10/22/2019

# Aya Kitap # Barut Kokulu Çiçekler # Kitap Yorumu # Orhan Bahtiyar

Barut Kokulu Çiçekler - Orhan Bahtiyar

Barut Kokulu Çiçekler - Orhan Bahtiyar

    Tarihi kurguları çok seviyorum. Tarih tekerrürden ibarettir. Tarihi dümdüz bir şekilde , duygusuz olarak okumaktansa yaşananları , olayları  , insanlar üzerinden , hissettiklerini hissederek , yaşadıklarını o duyguları yürekten hissederek deneyimlemeyi seviyorum. O zaman sararmış yaprakların arasında kalan naftalin kokulu tarih bir anda kanlı canlı olarak karşımda beliriyor. Bir film sahnesinden fırlamışcasına yaşananları seyretmekle kalmıyor onlarla birlikte yaşıyor ve onlar kadar olmasa da hissedebildiğim kadarıyla acılarını yaşadıklarını paylaşıyorum.

" Açlık vardı, sefalet de ... Ama okumaya en çok ihtiyaç duyulan zamanlar böyle zamanlardı. Karanlığın aydınlık üzerindeki hükmünü yıkmak, prangaları kopartmak için en az yemek, içmek kadar önemliydi okumak. Aydınlanmanın ışığını böyle zamanlarda karanlığa taşımak gerekiyordu. Çünkü aydınlanma umuttu ve umut , içinde bulundukları zaman diliminde ekmekten çok daha kıymetliydi."

  Kalemini kuvvetli bulduğum ve yazdığı kitapları severek okuduğum Orhan Bahtiyar'ın yeni kitabı Barut Kokulu Çiçekler içerisindeki duyguları ve yaşananları bazen kızarak , çoğunlukla üzülerek ve etkilenerek okuduğum bir kitap oldu. İkinci Dünya Savaşı zamanında geçen olaylarda Yunanlar , Türkler , İtalyanlar ve Almanlar yer alıyor.


Barut Kokulu Çiçekler - Orhan Bahtiyar


  İkinci Dünya Savaşında  Önce İtalya sonra da Almanya Yunanistan'a saldırmış , ülkenin içlerine kadar ilerlemişlerdir. Bu savaş ve vahşet dolu atmosferin içerisinde zamanında birbirlerine karşı savaşmış olanların yaşadıkları ülkeyi kurtarmak için bir araya gelmelerini ve birlikte yaşadıkları topraklarını canlarıyla kanlarıyla savunduklarını okuyoruz kitapta. Savaş sadece karşı tarafın askerleri arasında olmuyor. Dost zannettiğiniz , aynı tarafta savaştığınızı düşündüğünüz insanların da sizi sırtınızdan nasıl bıçaklamaya çalıştığını , tamamen tesadüfler eseri bu komplodan nasıl kurtulduklarını başarılı bir şekilde kaleme almış yazar.

    Binbaşı Çekuras ailesini koruyabilmek için anlara yakın bir yerde olan birliğe katılmak istemektedir. Onu sevmeyen ve ondan kurtulmak isteyen komutanı onun ailesinin yanına gitmek istediğini bilmeden oradaki birliğe gönderir onu. Aslında bu onun için bir tuzaktır. Tuzaklarla dolu bir yoldan birliğe ulaşınca iyice fark eder bu olayı. Bu birlik sadece Türklerden oluşmaktadır  - bir asker hariç - . İtalyanlar karşısında şansları olmadıklarını düşündükleri için kurtulmak istediklerini o birliğe göndermişlerdir. Komutan aslında bir Türk düşmanıdır. Aynı safhada çalışmaları ya da Türklerin Yunanistan için savaşmalarının önemi yoktur onun gözünde. Savaş aslında sadece cephede olmuyor...

  Albay rütbesine terfi olan Çekuras ve askerleri herkesi yanıltır ve kahraman olurlar. İtalyanlar çekilse de sırada Almanlar vardır ...

 Sadece savaş ve savaşta yaşananlar değil , arka planda yaşananlar , küçük çocukların ve yaşlıların yaşadıkları , insan görünen canavarlar , kendi çıkarı için insanlıktan vazgeçenler , her şeye rağmen birbirlerine karşı zamanında savaşmış olanların bu zor günlerde  birbirlerine nasıl destek olduklarını okuyoruz Barut Kokulu Çiçekler'de . İkinci Dünya Savaşının dışında kalan Türkiye'nin de komşu sıfatıyla Yunanistan'a nasıl destek olup , nasıl yardım ettiğini okuyunca çok duygulandım. Hele Çekuras'ın küçük kızı Anatola'nın yaşadıkları yüreğimi burktu. Kitabın sonuna yazarın kaynakça kısmı koyması da aklıma takılanlara cevap niteliğindeydi .

 Dönem kitapları ve tarihi kurgu okumayı seviyorsanız bu kitaba bayılacaksınız ve çok etkileneceksiniz .





Barut Kokulu Çiçekler - Orhan Bahtiyar
Kitabın Adı :Barut Kokulu Çiçekler
Yazar :Orhan Bahtiyar
Yayınevi : Aya Kitap
Sayfa Sayısı :304


“Türk'ün Ateşle İmtihanı” adlı eserinde Halide Edip Adıvar, Türk İstiklal Harbi'nde Yusuf Akçura'nın tanık olduğu bir sahneye dikkat çekerek, şu düşüncelerini aktarır:

“Biri Türk, biri Yunan askerinin birbirlerine sarılmış olduklarını görmüş. Acaba birbirlerini boğazladıktan sonra, insanların kardeş olduğunu mu hissetmişti? Yoksa, aralarında artık hiçbir siper kalmayan ve ölüme giden iki insan gibi birbirlerine mi sarılmışlardı?”

Bu sır, şüphesiz o iki askerle birlikte sonsuzluğa yitip gitti ve asla öğrenemeyeceğiz.

Ama 1940 yılında tüm Avrupa'yla birlikte Yunanistan'ı da çiğneyen faşizme karşı omuz omuza direnen Türkler ve Yunanların mücadelesi hakkında, bu kitabın anlattığı çok öykü var.

Bu öykülerin hepsi de kalbe dokunan öyküler. Tıpkı asker bir babanın savaşın yıkıntılarından, sefaletinden ve ölümün kollarından kurtarmaya çalıştığı kızı Anatola'nın hazin öyküsünde olduğu gibi.





Orhan Bahtiyar Kimdir ?

Orhan Bahtiyar 1973 yılında İstanbul'da doğdu. Sırasıyla Moda İlkokulu, Kenan Evren Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümlerini bitirdi.

1985-1992 yılları arasında Adalar Su Sporları Klübü'nün Lisanslı sporcusu olarak yüzdü. Ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceler aldı.

1998-2002 yılları arasında bir internet sitesinde yayınlanan mizahi denemelerini bir araya toplayarak, 2004 yılında Robdöşambr Kullanma Klavuzu isimli deneme kitabını yayımladı. 1998-2010 yılları arasında çeşitli Uluslararası firmalarda Satış temsilcisi, Eğitim Yöneticisi ve Satış Müdürü olarak çalıştı. 2010 yılında kurumsal kariyerine ara vererek, Romancılık ve Eğitim Danışmanlığı üzerine çalışmaya başladı. 2011 'de İdeon Tanrıların Yolu , 2013 Martta Elohim'in Çocukları , 2013 Kasımda  Hürkuş ile Göklerde, 2014 te Gece Teyyarede Açıkta kitapları yayımlanmıştır .  Evlidir, Öykü ve Kuzey'in babasıdır.

Yazarın Okuduğum Diğer Kitapları :

Ateş Kırmızısı  



                                                            Kozmokitap

1 yorum:

Yorumlarınızda link vermemeye dikkat ediniz. Link verdiğiniz yorumları yayımlamıyorum maalesef :(

Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.