4/05/2022

Otların Kalbi -Kadir Aydemir’in Yeni Haiku Kitabı Yayımlandı

Nisan 05, 2022 0 Yorum
Otların Kalbi

Kadir Aydemir’in Yeni Haiku Kitabı Yayımlandı.
 Kadir Aydemir’in yeni kitabı Otların Kalbi, şairin 50 yeni haikusunu bir araya getiriyor. Haiku, dünya edebiyatında bilinen en kısa metin biçimlerinin başında geliyor. Şairin daha önce yayımlanan ve Japonca, Rusça, İngilizce, Fransızca, Bulgarca, Ermenice gibi dünya dillerine çevrilen Sessizliğin Bekçisi ve Soğuk Yazgı adlı eserlerindeki şiirler de bu türe katkı sunan çalışmalardı. Kadir Aydemir’in haikularından biri, AB-Japonya NewSpace2060 Uluslararası Resimli Haiku Yarışması’nı kazandı ve şiir bir uzay mekiği ile uzaya gönderildi. Şiir kitaplarının yanında öykü türünde de eserler veren Aydemir, 2006’da Kadıköy’de yayın hayatına başlayan ve Otların Kalbi’yle 400. kitaba ulaşan Yitik Ülke Yayınları’nın da kurucusu ve editörü. Kitap, naif yapısıyla doğanın ve insanın ruhuna seslenen güçlü bir esinti… Şiirlere, usta tasarımcı Savaş Çekiç’in desenleri eşlik ediyor. Haikuyu, bu şiir türünü merak eden, ilgi duyan herkese; bir solukta okunacak, uzun uzun düşündürecek yeni bir okuma önerisi Otların Kalbi.








                                                     

2/09/2022

İlker Mumcuoğlu’nun Dev Çalışması “Kadıköy Sözlüğü” Yayımlandı

Şubat 09, 2022 3 Yorum
Kadıköy Sözlüğü


İlker Mumcuoğlu’nun Dev Çalışması “Kadıköy Sözlüğü” Yayımlandı

Ünlü bulmacacı, araştırmacı yazar ve öykücü İlker Mumcuoğlu’ndan İstanbul’un en popüler semti Kadıköy’e dair benzersiz bir kült eser Kadıköy Sözlüğü. Kadıköy'ün mimarisini, kültürünü, tarihini, sanatçılarını, ünlü ünsüz sakinlerini, yaşanmış garip ama gerçek olayları ve ayrıntıları merak eden herkes bu arşivlik çalışmayı mutlaka edinmeli.

Mumcuoğlu’nun uzun yıllar üzerinde çalıştığı bu kitap; yazar-şair Turgay Kantürk editörlüğünde yayına hazırlandı. Kadıköylü sanatçı İsmail Taşbiçen de kitap için çektiği Kadıköy fotoğraflarıyla bu çalışmaya katkıda bulundu. İlker Mumcuoğlu’nun vefatının ardından bu vasiyet kitap yayına hazırlanırken İsmail Taşbiçen’i de sonsuzluğa uğurladık… Kadıköy Sözlüğü, bir “kent kültürü sözlüğü” olarak alanındaki ilk kitap olma özelliğini taşıyor. Kitap, yine Kadıköy’de temelleri atılan Yitik Ülke Yayınları tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlandı ve okurlarıyla buluştu.

İlker Mumcuoğlu, Kadıköy Sözlüğü’nün kapak arkası yazısında okurlarına şöyle sesleniyor: Çocukluğum Gönen ve Laleli’de geçti. Üniversite yıllarında Anadoluhisarı’na taşındım. Orda evlendim, çocuğum oldu. Oben, yedi yaşına gelince iyi bir okulda okusun diye Fenerbahçe’ye taşındık. Nurettin Teksan İlkokulu’na yazıldı. Kısa bir süre sonra Moda’ya kavuşacaktık. Fenerbahçe’deki ev yıkılacaktı. Moda’da ilk taşındığımız ev Moda Şifa Çıkmazı’nda yeşillikler içinde güzel bir evdi. Karşımdaki dairede yayıncı Ferdi Arutan oturuyor, arka bahçemizde Hüseyin Gezer, Atatürk heykelleri yapıyordu. Şifa Çıkmazı, ünlü Dr. Mahmut Ata’nın evinin yanındaki merdivenlerden denize kavuşuyordu. Çok güzel bir sahildi burası. Aşağıdaki güzel çay bahçesinde yaz geceleri oturuyor, oğlumla ve eşimle scrabble oynuyorduk. Sabahları kahvaltımızı masada serçelerle yapıyorduk. Hayatımızda hep Moda yer etmeye başlamıştı. Uzun sahil yürüyüşleri, Moda çay bahçeleri, dondurmacı Ali Usta, Koço, Kafe Kemal hayatımızda vazgeçilmez yerlerini alıyordu. Her gün çay bahçelerinde Buket Uzuner’i ya da Şener Üşümezsoy’u görmezsek işimiz rast gitmiyordu. Sonra Ziverbey’e, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin yan sokağındaki bir eve taşındık. Orda da güzel günlerimiz geçti. Her akşam üstü Fenerbahçe ve Kalamış parklarına “bir tatlı huzur” almaya gidiyorduk. Bafra Pidecisi dibimizdeydi; o güzel pideleri unutamam. Daha sonra Moda Mühürdar’da bir ev aldık. Uzun yıllar oturduk, oğlum burada büyüdü, kuş olup uçtu Türkiye’den. İzel Rozental’ın dediği gibi Moda Sevgilim olmuştu. Güzel Kadıköyümüzün her yeri gibi.

Kadıköy Sözlüğü, Kadıköy meyhanelerinden yeni-eski barlara, magazin dünyasını sarsan olaylardan renkli simaların bilinmeyen yaşamlarına, bir bulmaca çözercesine sizi Kadıköy tarihinde muhteşem bir geziye davet ediyor. Her kitaplıkta bulunması gereken temel eserlerden biri.

Kadıköy Sözlüğü, Hazırlayan: İlker Mumcuoğlu, Editör: Turgay Kantürk, sözlük, Yitik Ülke Yayınları, 350 sf, 60 TLinin yanındaki merdivenlerden denize kavuşuyordu. Çok güzel bir sahildi burası. Aşağıdaki güzel çay bahçesinde yaz geceleri oturuyor, oğlumla ve eşimle scrabble oynuyorduk. Sabahları kahvaltımızı masada serçelerle yapıyorduk. Hayatımızda hep Moda yer etmeye başlamıştı. Uzun sahil yürüyüşleri, Moda çay bahçeleri, dondurmacı Ali Usta, Koço, Kafe Kemal hayatımızda vazgeçilmez yerlerini alıyordu. Her gün çay bahçelerinde Buket Uzuner’i ya da Şener Üşümezsoy’u görmezsek işimiz rast gitmiyordu. Sonra Ziverbey’e, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin yan sokağındaki bir eve taşındık. Orda da güzel günlerimiz geçti. Her akşam üstü Fenerbahçe ve Kalamış parklarına “bir tatlı huzur” almaya gidiyorduk. Bafra Pidecisi dibimizdeydi; o güzel pideleri unutamam. Daha sonra Moda Mühürdar’da bir ev aldık. Uzun yıllar oturduk, oğlum burada büyüdü, kuş olup uçtu Türkiye’den. İzel Rozental’ın dediği gibi Moda Sevgilim olmuştu. Güzel Kadıköyümüzün her yeri gibi.

Kadıköy Sözlüğü, Kadıköy meyhanelerinden yeni-eski barlara, magazin dünyasını sarsan olaylardan renkli simaların bilinmeyen yaşamlarına, bir bulmaca çözercesine sizi Kadıköy tarihinde muhteşem bir geziye davet ediyor. Her kitaplıkta bulunması gereken temel eserlerden biri.

Kadıköy Sözlüğü, Hazırlayan: İlker Mumcuoğlu, Editör: Turgay Kantürk, sözlük, Yitik Ülke Yayınları, 350 sf, 60 TL


                                                     

12/01/2021

Fırçadaki Son Şiir - Bir Orhan Veli Romanı || Hanife Mert

Aralık 01, 2021 6 Yorum
Fırçadaki Son Şiir

Hiçbir şeyden çekmedi dünyada 
Nasırdan çektiği kadar; 
Hatta çirkin yaratıldığından bile 
O kadar müteessir değildi; 
Kundurası vurmadığı zamanlarda 
Anmazdı ama Allah'ın adını, 
Günahkâr da sayılmazdı. 
 Yazık oldu Süleyman Efendi’ye.
     - Orhan Veli - 

   Orhan Veli'nin şiirlerini sever misiniz ? Ben çok seviyorum. Arada okumaktan keyif aldığım şairlerden Orhan Veli . Hayatı hakkında biraz bilgi sahibi olsam da yeterli değildi bildiklerim. Yazar Hanife Mert'in Fırçamdaki Son Şiir kitabında Orhan Veli'yi anlattığını görünce mutlaka okumalıyım dedim. 

   Yazar Fırçamdaki Son Şiir kitabı biyografik roman türünde. Düz biyografidense bu tarz kitapları tercih ediyorum. Olaylara dahil olarak anlatılan şahsiyeti daha yakından tanıdığımı hissediyorum okurken . Sizler hangi türü tercih edersiniz??

    1950 yılında birgün Orhan Veli arkadaşlarının yanından ayrıldıktan sonra karanlık sokakta ilerlerken belediyenin kapatmayı unuttuğu bir çukura düşer . Burada kurtulmayı beklerken bir köpek gelir başına ve havlamaya başlar . Köpek sesini duyanlar onu çukurdan kurtarırlar . Orhan Veli buradan anne ve babasının evine gider . Orada akşam ailece geçmişi yad etmeye başlarlar ve onlarla birlikte biz de geçmişe doğru bir yolculuğa çıkarız...
Orhan Veli

    Henüz küçük bir çocukken şiire ilgi duyan şair üniversitede de Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü tercih etmiştir. Üç yıl okumuş ancak devam etmeyip bırakmıştır . O sadece şiirle ilgilenmek istemektedir. Bu nedenle devlet memurluğu görevi de onu rahatsız etmiştir. O masa başı işi değil şiir istemektedir tüm hayatında . Ancak geçinebilmek için de paraya ihtiyaç vardır sonuçta... 

  Arkadaşları Melih ve Oktay ile birlikte şiiri sıkışıp kaldığı dar kalıplardan çıkarmak istemektedirler. Bu nedenle kendi tarzlarını belli eden şiirler yazıp bunlar da dergilerde yayımlandıktan sonra tepkiler alırlar. Onların karşısında olanların sayısı yanında olanlardan fazladır. Garipler denilen bu üç arkadaş yollarından dönmezler. Azimleri takdire şayandır. 

Şiir aşkı uğruna yaptıklarını , dostluklarını okumak çok güzeldi kitapta. Bu kadar emek ve azim karşısında Orhan Veli halk tarafından sevilmiş ancak çoğu dönem para sıkıntısı çekmiştir. Pantolonlarını eskiciye satıp oradan aldığı para ile bir süre geçinmesini okurken üzüldüm şair adına . Hele son zamanlarında çok parasızlık çekmiştir. 

  Çok genç bir yaşta - 36 - yaşında kaybettiğimiz Orhan Veli ile satırlar sayesinde de olsa tanışmak büyük mutluluktu. Okurken arkadaşları olan şair ve yazarlarla karşılaşmak , dönem olaylarının onları ve ülkeyi nasıl etkilediğini okumak kitabı daha da etkileyici bir hale getirmiş. Ben kitabı büyük bir ilgi ve sevgi ile okudum. Orhan Veli'nin şiirlerini sevenler eminim bu kitabı da çok sevecekleridir. 







Fırçadaki Son Şiir
Kitabın Adı :Fırçadaki Son Şiir - Bir Orhan Veli Romanı 
Yazar : Hanife Mert
Yayınevi :Gece Kitaplığı
Sayfa Sayısı : 412

Derler ki; " Dünya sevgi üzerine kurulmuştur." Sevgiyle yeşerir gönüllere ektiğimiz umutlar. Sevgiyle can bulur tüm evren. O öyle güçlü bir duygudur ki Şirin`ine kavuşmak için Ferhat’a dağları deldirmiş, Leyla’sını ararken Mecnun’a Mevla`sını buldurmuş, Yunus Emre’yi Hak ateşiyle diyar diyar gezdirmiş, Orhan Veli’ye de yüzyıllardır süregelen Türk şiir geleneğini kökünden sarsarak hatırı sayılır bir devrim yaptırmıştır.

Orhan Veli, yaşamı boyunca yalnızlık, yoksulluk ve parasızlıkla mücadele ederken bile çok sevdiği şiirle soluklanmayı bilmiş, sevdasıyla yaşama tutunmayı başarmış bir şairdir. O, şiiri yakın dostu Melih Cevdet’in deyimiyle; "âşık olduğu bir kızı sever gibi severdi..."

"Ölürsek biz de iyi adam oluruz." diyen Orhan Veli’nin ölümünün ardından Sabahattin Eyüboğlu’ya teslim edilen özel eşyaları hüzünlü yaşamının bir özetidir. Bunların arasında öyle bir parça vardır ki bu kitaba ilham kaynağı olmuştur.

Şair "Giderayak"/ yazdığı ancak tamamlayamadığı diş fırçasına sarılı "Aşk Resmî Geçidi" adlı son şiiriyle bu kitapta yaşayacaktır. Bu yaklaşımla Orhan Veli’yi bir de, Hanife Mert’in gözüyle, onun hayal gücüyle ve bakış açısıyla okumaya, tanımaya, anlamaya var mısınız?










                                                     

11/29/2021

Çöl Gezegen - Murat Ukray

Kasım 29, 2021 2 Yorum
 
Çöl Gezegen
    Selam ,  bilim kurgu kitapları okumayı sever misiniz??? Ben hem kitaplarını hem de filmlerini çok seviyorum. Her ikisini sevsem de kitaplar her zaman için bir adım daha önde oluyor . 

  Şimdi size bu türde bir kitaptan bahsetmek istiyorum : Çöl Gezegen  . Murat Ukray'ın kaleminden çıkan kitap e-kitap formatında satışta şu an . Bir çoğumuz basılı kitapları tercih ediyor . Kağıt kokusunu ve kitabı elimde bulundurmayı ve o şekilde okumayı ben de çok seviyorum . Ancak iki senedir eskiye nazaran daha fazla e-kitap alıp okuyorum . Bunda korona döneminin etkisinin yanı sıra kitaplığımın dolu olması ve evde yer kalmamasının da etkisi var. Ayrıca Çöl Gezegen gibi bazı kitaplar da basılı formatta yok sadece e- kitap formatında satılıyor . Böyle güzel kitaplardan mahrum kalmamak için siz de e-kitap formatındaki kitapları inceleyin derim... 

      Çocukluğumdan beri duyduğum , halk arasında bir söylenti vardır . Dünya'nın sonu sudan gelecek . Su o kadar azalacak ki insanlar sular için savaşacak ve birbirlerini öldürecekler . Zaman ilerledikçe insanların geçmişten geleceği adeta görerek uyarmaya çalıştığını düşünüyorum. Çünkü günümüze baktığımızda , iklim krizi her daim gündemde . Son zamanlarda da susuzluk gündemin en üstünde yer alıyor . Göllerimiz , ırmaklarımız kuruyor. Peki biz bunun için ne yapıyoruz....  İşte Murat Ukray da bu konuları kurgulaştırarak aktarıyor biz okuyuculara Çöl Gezegen'de. 

   Yıl 2199 ...  Dünya'da su bitmiş , çöl haline gelmiştir . Dünya'da biten ve azalan sadece su değildir. İnsan sayısı da çok azalmıştır . İnsanların nereye gittiği ya da neden sayılarının bu kadar azaldığı bilinmemektedir. Kalan insanlar da yeraltına sığınmak zorunda kalmışlardır . Sıcaklık artışı ve suyun olmayışı ile yangınlar her yere yayılmış ve savaşlar artmıştır . İnsanlık bir alternatif aramış ve uzayda bir koloni kurmaya karar vermiştir... 

   Dünya'da çoğalan yangınlar , suyun aniden azalması , ortadan kaybolan insanlar ... Bütün bu olanlar tesadüf müdür yoksa arkasında daha büyük bir güç , büyük bir plan mı vardır?...

 Dünya kıyamete doğru adım adım ilerlerken olanların nedenlerini ve olacakları heyecan içerisinde okuyacaksınız . Şahsen ben sayfaları birbiri ardına okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım . Bu tarz konular zaten her zaman ilgimi çekmiştir  .

Çöl Gezegen

   Kitabı kısaca özetle derseniz , yazarın kitabını anlattığı kendi sözleriyle karşılık veririm size: "Çöl Gezegen adını verdiğim kitabım, iklim ve su krizinin neden olduğu var oluş mücadelesine odaklanıyor. Bir kıyamet savaşı öyküsü olarak kaleme aldığım kitabım, bugünün sorunlarından yola çıkarak 2199 yılının dünyasını ortaya koyuyor. " Kitabı okurken bugünün sorunlarını düşünüp acaba ?? sorusu eminim bir çoğunuzun aklına gelecek , çünkü benim  geldi !!!! 

  Sizde "kaybolan insanların başına neler geldi ? ; insanlar uzayda koloni kurabildi mi? ;  kaçmak yerine dünyayı kurtarmaya çalışan yok muydu ? " gibi soruların cevaplarını merak ediyor ve kitabı incelemek istiyorsanız kobo.com sitesine bakabilir kitabı satın alabilirsiniz. 



Çöl Gezegen



Kitabın Adı
 : Çöl Gezegen 
Yazar : Murat Ukrak 
Baskı : ekitap Projesi
Sayfa Sayısı :474




Murat Ukray Kimdir? 

     
Murat Ukray

 Murat Ukray , Ukrayna göçmeni olan İstanbullu bir ailenin tek çocuğu olarak 17 Agustos 1976 tarihinde İSTANBUL'da doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini istanbul'da tamamladı. Bakırköy Anadolu Ticaret Lisesi'ni başarıyla bitirdikten sonra, YILDIZ TEKNİK üniversitesi ELEKTRONİK Mühendisliği Bölümünde 1995-2000 yılları arasında eğitim gördü ve 2000 yılında mezun oldu ve aynı Üniversitenin FEN BİLİMLERİ Enstitüsünde 2002-2004 yılları arasında Yüksek Lisans öğrenimi gördü, burada ileri teknolojik araştırmalara ve bilimsel çalışmalara katıldı. Daha sonraki yıllarda ise, AMERİKA'daki GÜNEY CALİFORNİYA ÜNİVERSİTESİ (University of Southern California)'da ileri araştırmalar enstitüsünde Bulanık Cebir (Fuzzy Lojik) yapay zeka temelli elektronik devre sistemleri ve Kaotik zaman serilerinin zaman domeni incelemeleri konusu ile Einstein'ın Birleşik Alan Kuramı üzerinde çalışmalar yaptı. Bu çalışmalarının önemli sonuçlarını Akademik makaleler ve Kitap olarak da 2007-2010 yılları arasında yine Amerikada tanıştığı POD (Print on Demand) sistemiyle yayınladığı gibi, bu yayıncılık sistemini 2011 yılından itibaren Türkiyeye getirmek ve modifiye etmek için, 2006 yılından beri yazdığı diğer eserlerle birlikte KLASİK yayıncılıkla eserlerini yayınevlerinde yayınlamak yerine, alternatif olacak bir yayıncılık sistemi şeklinde web yayıncılığının temellerini ilk kez atarak, web çalışmalarına da başlamış ve böylelikle ilk kez dijital ve basılı ortamda kitap yayıncılık hayatına da Türkiye'de başlamış oldu.

  Yazar hakkında daha fazla bilgiye https://www.ekitapyayincilik.com/collections/murat-ukray sitesinden ulaşabilirsiniz. 







                                                     

7/25/2021

İlk Yılların Ekmeği - Heinrich Böll

Temmuz 25, 2021 2 Yorum
İlk Yılların Ekmeği

  
Almanya'nın en tanınmış , en ünlü yazarlarındandır Heinrich Böll. 1917 yılında Almanya'da dünyaya gelmiştir. Hiç katılmak istemese de subay olarak askere alınmış ve buradan ayrılmak için elinden geleni yapmıştır . Savaş dönemini ve sonrasını , açlığı ve sefaleti birçok insan gibi kendisi ve ailesi de yaşadığı için çok iyi bilmekte bu nedenle de kitaplarında olduğu gibi yansıtmaktadır. 

  İlk Yılların Ekmeği , İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya'sında geçiyor . Tamirci olarak çalışan Fendrich'in bir gününü anlatıyor. Babasından Müller'in kızı Hedwig'in öğretmen olmak için oraya geldiğini ve onu karşılamasını söyleyen bir not alır sabah yataktan kalkar kalkmaz. İlk başta kendi çelişkilerini ele alır . Bekleyen müşteriler mi yaksa Hedwig'i karşılamak mı? Çok istekli değildir açıkçası . Kararsızlık içinde işlerini hallederken istasyona gider Hedwig'i karşılamaya . Hedwig'in onda uyandırdığı hisler sonucu bugününü ve geçmişini öğreniyoruz Fendrich'in.  Ailesini ve yaşadıkları zorlukları . Ekmeğe muhtaç oldukları yılları . Ekmek alabilmek için gizli gizli babasının kitaplarını satmasını ve aslında bu kitapların ne kadar değerli olduğunu sonradan öğrenince hissettiklerini. Açlık o kadar kötü bir şey ki babası onun bu yaptığını fark ettiği halde sesini çıkarmıyor ve sonrasında kendisi kitapları seçip satmaya başlıyor . Annesi ise hasta , hastanede. Onu ziyarete gittikleri zaman kendi yiyeceğini çocuğu için veriyor ve burada karısı ölen bir kocanın bir gün önce getirdiği yiyeceği bulamayınca ortalığı nasıl dağıttığını da yine sayfalar arasında okuyoruz. Açlık öyle bir şey ki karısının ölmesinin üzüntüsünün önüne geçiyor . 

İlk Yılların Ekmeği



  Fendrich çırak okulunu bitirince çamaşır makinesi tamircisi olarak çalışmaya başlıyor ve iyi de para kazanıyor . Ancak çektiği açlığı ve ekmek bulamamanın acısını hala içinde çekiyor . Bu nedenle mutlaka cebinde ekmek taşıyor . Geçmişte kendilerinden ekmeği kısan ve onlara çok gören patronlarının nasıl bolluk içinde yaşadığını ve onların halinden anlamadığını de aktarıyor. Bütün bu duygu ve düşünceler arasında Hedwig ve ona hissettikleri de var tabii. 

  Yirmi dört saatlik bir zaman dilimi içerisinde bize yılları ve acıları aktarıyor Böll. Yalnız bunu yaparken duygu sömürüsü yapmıyor. Bu tür kitapların çoğunu okurken aşırı duygusal bölümlerle karşılaşmaya alışanlar bu kitapta duygu eksikliği hissedebilirler . Yazar Heinrich Böll 'ün okuyucuya duygu sömürüsü yapmak , onun içini titretmek ve gözyaşlarını akıtmak gibi bir derdi yok . O olduğu gibi aktarıyor olanları . Sade anlatımı ve iki genç üzerinden işlenen konuda kapsamının çok ötesinde ve derininde duygular gizli . O ekmeği cebinde taşımasında , karısının dolabındaki eti bulamayınca etrafı birbirine katan adamın davranışlarında , ekmeksiz çorba içtikten sonra yolda mideleri mahvolan işçilerde , babasının kitaplarını gizli gizli satan çocuğun davranışlarında gizli bu duygular. 

   Hızla okunan , kısa bir kitap olsa da İlk Yılların Ekmeği boyutundan büyük anlamlar içeriyor bana göre. 





İlk Yılların Ekmeği
Kitabın Adı :İlk Yılların Ekmeği
Yazar Heinrich Böll :
Yayınevi : Can Yayınları 
Orjinal adı :Das Brot der frühen Jahre
Çevirmen :Zeyyat Selimoğlu
Sayfa Sayısı :112

İkinci Dünya Savaşı sonrası Alman yazarlarının en ünlülerinden biri olan Heinrich Böll, bu ünlü romanında, savaştan hemen sonra baş gösteren zor yıllardaki ekmek kavgasından bir kesit veriyor. Savaşın yıkıcı bir güçle sarsmış olduğu değerler ne olursa olsun, romanın baş kişisi, insanca yaşamak için zor yılları deneme, zorlama, üstesinden gelme çabası içindedir. Savaş sonrası Almanyasının yoksulluk ve güçlükler ortamında kendine nasıl bir yol seçecektir? Almanya'nın en bunalımlı dönemi ve bu ezici dönem içinde, bir şey istemeye, istemek için el uzatmaya alışmamış bir insanın var olma çabasıdır bu. "İlk Yılların Ekmeği" yazılış bakımından kısa tutulmuş, ama Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış ünlü yazarın en önemli romanlarından biri.










                                                     

6/20/2021

Kirpik Lifting Nedir?

Haziran 20, 2021 2 Yorum
Kirpik

   Gözler çağlar boyunca insanların ilgi alanı olmuştur . Gözlere bakıp ruhu okuyabildiklerini söyleyenler yanında ruhun aynası olduğunu söyleyenler de olmuş hatta şarkılara konu olmuştur . " Gözler kalbin aynasıdır , yalan bilmez onlar ..." 

    Güzelliğe güzellik katan gözleri daha da güzel gösteren kirpiklerdir. Kirpikler daha uzun , gür , kıvrık ve belirgin görünsün diye birçok işlem uygulayarak , yağlarla kirpikleri besleyerek ve farklı marka maskaraları deneyerek saatler harcanmasının yanında oldukça da masraf yapılmaktadır . Bu kadar zaman ve para harcamadan daha güzel ve uzun kirpiklere sahip olmanın bir yolu var mı dersiniz ? Şimdi rahat bir yere oturun ve bana kulak verin . Size uzun kirpiklere kavuşmanın harika bir yolunu anlatacağım : Kirpik Lifting 



Kirpik Lifting Nedir? 

Kirpikleri yukarıya kaldıran ve kıvıran yarı kalıcı bir işlemdir Kirpik Lifting. Bu sayede kolay ve acısız bir yolla istediğiniz kirpiklere kavuşabilirsiniz. Üstelik her gün ayna karşısında kirpik kıvırıcılarla uğraşmak zorunda kalmazsınız . Doğal kirpiklerinizin beslenmesini de sağlayan bu işlemde kimyasallar kullanılmaz . Doğal bir şekilde uzun ve kıvrık kirpiklere kavuşursunuz . 

Kirpik Lifting



Kirpik Lifting Nasıl Uygulanır? 

 Ortalama 30 - 40 dakika süren işlem acısızdır ve kişiye göre değişmekle birlikte yaklaşık olarak 3 ay kalıcıdır . Suya dayanıklı olan lifting işleminin uygulama aşamalarına geçebiliriz:

   İlk önce kirpiklerinizin temiz olması gerekmektedir. Hassas olan göz altlarını korumak için de göz altı pedleri koyabilirsiniz.

     Lifting için kullanılan pedlerin boyları farklıdır ve kirpik uzunluğuna göre seçilir. Pedler göz kapaklarına yerleştirildikten sonra kirpikler bu pede tek tek özel bir losyon ile yapıştırılır. Daha sonra her bir kirpiğe özel solüsyondan sürülür . Kirpiklerin hem beslenmesi hem de kıvrılması sağlanır. Yaklaşık 30 - 40 dakika süren bu işlemden sonra kıvrık ve kalkık kirpikleriniz olur. 

Kirpik Lifting İşleminin Sonucunu Ne Zaman Görebiliriz? 


Sonucu işlem biter bitmez hemen görebilirsiniz.  

Kirpik Lifting Uygulamasını Kimler Yaptırabilir? 


Cansız , düz , kısa kirpik sahibi olanlar yaptırabileceği gibi rutin bakım yaptırmak isteyenler ve daha canlı ve sağlıklı kirpiklere kavuşmak isteyen herkes yaptırabilir. 

 Kirpik Lifting İşlemi Kimlere Önerilmez ?

Göz hassasiyeti bulunan , alerjik kişilerin yanı sıra regl döneminde olanlara da bu işlem önerilmemektedir. 

Kirpik Lifting Etkisi Ne Kadar Sürer?

    Kişiden kişiye değişmekle birlikte yaklaşık 90 gün sürer. 


Este Lorien

  
    Eskişehir'de veya yakın illerde yaşıyorsanız  ve kirpik lifting yaptırmak istiyorsanız  size harika bir yer tavsiye etmek istiyorum :  Este Lorien Güzellik Stüdyosu Eskişehir 

    Kirpik lifting nedir, keratin bakımlı kirpik lifting  nasıl yapılır öğrenmek istiyorsanız  https://www.estelorien.com.tr/kirpik-lifting-eskisehir/  web  sitesine bakabilir , merak ettiklerinizi sorabilir ve güncel fiyatları öğrenebilirsiniz. 

    





                                                     

6/16/2021

33 Yazar “Köpek Öyküleri”nde Bir Araya Geldi

Haziran 16, 2021 0 Yorum
Köpek Öyküleri
33 Yazar “Köpek Öyküleri”nde Bir Araya Geldi

Yazar Kadir Aydemir’in editörlüğünde yayına hazırlanan özel bir derleme kitap “Köpek Öyküleri”. Yitik Ülke Yayınları’nca yayımlanan kitapta 33 yazar bir arada bulunuyor ve öykülerin ortak bir özelliği var: Her yazar, hayatına dokunan ya da yeryüzünde yolunun kesiştiği bir can dostun hikâyesini kaleme almış. Köpeklere dair bu yaşanmış öyküler, okundukça insanın yüreğine işliyor, insanı alıp başka bir evrene götürüyor. Kadir Aydemir, geçen yıllarda “Kedi Öyküleri” adlı derleme kitap projesine de imza atmıştı. “Köpek Öyküleri” kitabının kapak arkası metninde okura şöyle sesleniliyor: Bazen can dostumuz, bazen bir kardeş, bazen bir yoldaş, bazen sevinçlerimizin ya da dertlerimizin tek ortağı… Belki de yalnızlığın tek şahidi… Konuşamasa da dinleyen, gözlerindeki sevgi dolu bakışlarla bizi anlayan, içinde bir yerde bizi hissettiğini bildiğimiz o güzel can… Köpek… Kimi zaman bir insandan daha yakın değil mi bize?.. Mutlu anların, mutsuz anların, acılarımızın ve düşlerimizin şahidi o… İşte Köpek Öyküleri kitabında, birçok yazarın sahiplendiği, beslediği, birlikte yaşadığı, karşılaştığı ve özlediği o can dostun yüreğe işleyen, yer yer sizi eğlendirecek, yer yer gözyaşlarına boğacak gerçek, yaşanmış öykülerini bir arada bulacaksınız. Yeryüzü onların dostluğuyla daha güzel, daha yaşanası, değil mi?..

ÖYKÜLERİYLE KİTAPTA YER ALAN YAZARLAR:

Dilek Neşe Açıker, Rahim Arslan, Kadir Aydemir, Nazmi Bayrı, Yunus Bektaşoğlu, Onur Birgül, Mizgin Bulut, Ümit Coşkun, Ahmet Çağlayan, Yasemin Çalıkır, Deniz Çöğendezoğlu, Mert Çuhadaroğlu, Açelya Duran, Mehtap Erel, Sema Fener, Deniz Feyzan, Ayşen Gacan Gülbağ, Pınar Gözpınar, Dervişe Güneyyeli, Tülay Güzeler, Turgay Kantürk, Aslı Ilgın Kopuz, Julia Ortay, Burak Sarımehmetoğlu, Ali Deniz Uslu, Cüneyt Uzunlar, Mehmet Ünver, Mustafa Ünver, Atilla Yaşrin, Funda Yıldız, Gül Yıldız, Melih Yıldız, Turgay Yılmaz

“Köpek Öyküleri”, Hazırlayan: Kadir Aydemir, Öykü-Derleme, Yitik Ülke Yayınları, 156 sf, 25 TL










                                                     
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.