Kozmokitap

5. Cinayet - J. D. Barker

5. Cinayet - J. D. Barker

Şeytan'ı bilmeden Tanrı'yı oynayamazsın . 

  Sürükleyici , başladığınız zaman elinizden bırakamayacağınızı garanti ettiğim , tüyleri diken diken eden bir kitap Beşinci Cinayet. 4 MY  serisinin ikinci kitabında yazar J.D. Barker yine beni hayal kırıklığına uğratmadı. Yazıyı sonuna kadar okumak istemeyenler için baştan belirteyim gerilim sevenlere kesinlikle tavsiyemdir kitap. Fakat önce serinin ilk kitabı 4. Maymun'u okumalısınız .

  Kitap hakkında söylemek istediğim birçok şey bulunmasına rağmen kitabı okumak isteyenler için hepsini yazmamaya gayret edeceğim. Kimsenin bana kızmasını istemiyorum.

 Dedektif Porter ve ekibi ile yine beraberiz kitapta. Bir cinayeti araştırıyorlar. Dedektif Porter ise 4 MY katilini saplantı haline getirmiş durumda. Gizli olarak bu konuda bir araştırma yapmaktadır. Birçok meslektaşı katilin ellerinden kurtulması konusunda onu suçlamaktadırlar. Hatta onunla haberleştiğini bile söyleyenler vardır. Bütün bu baskı ve suçluluk duygusu Barker'ı etkilemektedir.

"Bazen en iyi saklanma şekli açıkta durmaktır."

  Evinde FBI ın yaptığı aramada yaptığı araştırma ve belgeler ortaya çıkar. Davadan uzaklaştırılan Porter serbest olarak elindeki ipuçları ile tekrar 4 MY katilinin peşine düşer.

  İlk kitaptaki günlük de ona ipucu olmaktadır. Bu günlükte yazılanların hepsi doğru mudur yoksa sahte ipuçları ile mi doludur???

  Bu olayı ve katili takıntı haline getiren Porter önündeki gerçekleri fark edebilecek mi yoksa katilin oyununa mı gelecektir?

  Her an ne olacak merakı ile kitabın sayfalarını çevirirken dış gözlemci olarak olayları bazen daha erken fark edebiliyorsunuz . Olayın içinde olan Porter ise çoğu zaman  geç tepki veriyor ya da geç fark ediyor. Saplantısı o kadar gözünü kör etmiş ki olacakları sezemiyor.

  Kitapta hem Porter hem de katil hakkında daha fazla bilgi ediniyoruz. Araştırma ekibi genişliyor ve onları da daha yakından tanıma fırsatımız oluyor bu kitapta.

Ruh olmadan beden sadece bir kabuk gibidir ve beyin bir şekilde bunu bilir.

 Kitabın sonu ise tam bir bomba!!!!! Yazar okuyucuyu şoka sokarak serinin diğer kitabını merakla beklemesi için elinden geleni yapmış. Şimdi nasıl bekleyeceğim bilemiyorum.

Serinin ilk kitabını merak ediyorsanız  → 4 Maymun ← incelememi okuyabilirsiniz . Bu kitapla ilgili tek eleştirim ciltli olmaması olacak . İlk kitap ciltli iken ikinci kitabın ciltsiz olması olmamış . Seri nasıl başladıysa aynı şekilde devam etmeliydi :D






Kitap Hakkında Övgüler :

“J. D. Barker, o az bulunur, gizli yeteneğe sahip şahsına özgü yazarlardan. İnsanın aklına Stephen King geliyor ya da Lee Child veya John Sanford. Tamamıyla özgün biri. J. D.’nin kaleminden çıkan hiçbir şeyi kaçırmayın.”
                     - James Patterson - 
 “Bu kitaptaki yetenek en üst düzeyde. Hikâye okuru sıkmadan girift olmayı başarıyor, karakterler son derece belirgin, diyaloglar akıcı ve sonuna gelince… Olanca hızıyla dağa çarpan bir trendeymiş gibi hissettiriyor: beklenmedik, ani, acı dolu. Macera, daha da iyi olacağı şimdiden belli olan sonraki kitaplarda devam edeceğe benziyor.”
                           - Booklist -






5. Cinayet - J. D. Barker

Kitabın Adı :5. Cinayet
Yazar :J. D. Barker
Yayınevi : Nemesis Kitap
Orjinal adı : The Fifth to Die
Çevirmen : Tolga Toprak
Sayfa Sayısı : 664
Serisi : 4 MK #2


Annecik. Biliyorum hep sana anne dememi istedin ama gerçekten
sana annecik demek istiyorum. Bu yanlış mı?
Annecik... Annecik... Annecik... Annecik...
Üzgünüm, anne.
Çok üzgünüm. Beni arkada bırakıp gitmene sebep olacak
her ne yaptıysam çok üzgünüm.
O adamlar eve geldiğinde başka bir şansın olmadığı için mi
beni bırakıp gittin? Öyle, değil mi? Yoksa beni bırakıp gitmezdin.
NOT: Bayan Carter'a selam söyle, uzun sarı saçlı adama da. Eminim bir gün hepinizi yeniden göreceğim. O güne kadar bıçağım yanımda ve keskin olacak. Onu bana geri verdiğin için teşekkür ederim.


Yazarın Okuduğum Kitapları:

 4 Maymun






J.D. Barker : 

5. Cinayet - J. D. Barker   1971 doğumlu olan yazarın tam adı Jonathan Dylan Barker 'dır. Genel olarak korku , suç , gizem , bilim kurgu ve doğaüstü konuları içeren kitaplar yazan uluslararası çok satan Amerikalı bir yazardır.

 Tam bir kitapkurdu olan J.D. Barker altı yaşına kadar Hardy Boys ve Nancy Drew serilerini okuyup bitirmişti. Küçük yaşta yazdığı ilk hikayeleri evlerinin yakınındaki ormanda yaşayan cadılar ve hayaletler hakkında idi.
Yazarın şu anda yayımlanmış dört kitabı bulunuyor ve yeni kitap projeleri de var. Yazar hakkında daha fazla bilgi almak için kendi sitesi J.D. Barker  ' a bakabilirsiniz.


                                                            Kozmokitap




Lotus'un İzinde ( Kehanet Serisi #1 ) - Pınar Uzun

Lotus'un İzinde  ( Kehanet Serisi #1 ) - Pınar Uzun

"Tek istediğim, hiç kimsenin benden beklentisi olmadan normal bir hayat sürmekti..."

Merhaba  , bu ay bol kitap okumaya verdim kendimi. Hatta kitap okumaktan yorumları girmeye vaktim kalmıyor dersem yalan olmaz :)) Bol bol gerilim kitapları okurken araya fantastik türünde bir kitap olan Lotus'un İzinde'yi ekledim. Fantastik kitaplar bu dünyadan ve kurallarından sıyrılarak hayal gücünün gelişmesini ve dinlenmeyi sağlıyor bana göre .

Lotus'un İzinde , Kehanet Serisinin ilk kitabı ve yazar Pınar Uzun'un ikinci kitabı . İlk olarak kitabın kapağını gördüğüm anda çok sevdiğimi söylemeliyim . Fantastik bir türe yakışan bir kitap ve bana animasyonları hatırlattı ki çok severim animasyon seyretmeyi .İkinci olarak son zamanlarda yayınevlerinin çoğunda rastladığım yazım hatalarının bu kitapta olmaması beni çok sevindirdi. Çünkü hata dolu bir kitabı okumak sinir bozucu oluyor. Yanlışlar mı düzeltilecek yoksa konuya mı adapte olunacak . Kitabın edisyonunun çok başarılı olduğunu gönül rahatlığı ile söylüyorum.


Lotus'un İzinde


   Kitabı okumaya başlayıp sayfalar ilerlemeye başladıkça "vay be " demekten kendimi alamadım. Buradan yazar Pınar Uzun'u tebrik ediyorum çünkü kitap beklentimden çok çok güzeldi. Ba-yıl-dımmmm!!! Kitabı elimden bırakamadım ve her an ne olacak beklentisi ile sayfaları çevirmeye devam ettim. Beni şaşırtan , sürükleyen harika bir kitaptı. Devamını da şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum ;)

Zalim bir hükümdarın insanlara zulmettiği bir ülkede geçiyor konu. Bir kahinin kehanetine göre doğan bir kız çocuğu hükümdarın sonuna neden olacaktır . Bu kehanetten sonra her doğan kız çocuğunu öldürtmektedir hükümdar.

   " Yağmurlu bir gecede dünyaya gelecek bir kız çocuğu
   
      Gümüşten parlak saçları ile aydınlatacak gecenin karanlığını
      Menekşe rengi gözleri ile dindirecek yağmurları ..."

   Hirna'nın bir kızı olur . Tıpkı kehanetteki gibi gümüş rengi saçlara ve menekşe gözlere sahiptir. Kızının yaşaması için kız kardeşi Harni'ye vererek oradan hemen gitmelerini ve kızını korumasını ister. Minik kız Kutana'nın iyiliği için teyze Harni evden ayrılır ve bebekler saklanarak uzaklara kaçmaya çalışır. Kimsenin yerini bilmediği gizli bir köyde bulur bir şekilde kendisini . Kutana burada güvendedir . Savaş eğitimi alarak ve dış dünyanın gerçeklerinden uzak büyür. Herkes onun kehanetteki kız olduğunu düşünse de o ve teyzesi buna inanmaz daha doğrusu inanmak  istemezler.

   Kitabı üç bölümden oluşuyor diyebilirim. İlk bölümde Kutana'nın gözünden olanları ve başına gelenleri okuyoruz. İkinci Bölümde Lili'nin gözünden okuyoruz. Lili , Kutana 'nın ilk kez dış dünyaya açıldığında karşılaştığı kendi yaşında , yakışıklı bir adam .Kutana'nın ilk aşkı da diyebiliriz.

 Çok fazla konuya girmeden nasıl anlatabileceğimi bilemiyorum açıkçası. Büyük aşk ve duyulan güvenin boşa çıkması desen biraz açıklamış olurum sanırım. Madalyonun iki yüzü olduğunu da unutmamak gerek tabii ki. Birinci bölümde Kutana'nın gözünden ve onun bakış açısından okurken , ikinci bölümde olayları bir kez de Lili'nin bakış açısından ve onun nedenleri ile okuyoruz.

   Üçüncü bölüm ise tam olarak sürpriz !!! Lotus ortaya çıkıyor ve kehanet yerini buluyor . Kehanet yerini bulsa da serinin ikinci kitabı için merakı ayakta tutacak şekilde bitiriyor kitabı yazar. Şİmdi bana da büyük bir merakla beklemek kaldı ki umarım fazla beklemem :D





Lotus'un İzinde  ( Kehanet Serisi #1 ) - Pınar Uzun
Kitabın Adı :Lotus'un İzinde
Yazar :Pınar Uzun
Yayınevi : La Kitap
Sayfa Sayısı :334
Serisi : Kehanet Serisi #1


Gelecekte yaşanacak tüm olayların ağırlığı başkaları tarafından omuzlarına yüklenen Gümüş Saçlı Kız, bu yükü taşımayı reddederek kendi umuduna doğru yola koyuldu. Bu yolda hem ezeli düşmanını hem de ebedi aşkını bulurken, güvenebileceği tek şeyin “güvensizlik” olduğunu öğrendi. Attığı her adım bilmediği bir diyara doğru götürüyordu onu. Tüm yaşanacaklar yaşanıp bittiği anda, kanlı bir savaşın ve acıyla kabullenmek zorunda kaldığı ölümlerin tam ortasında can buldu. Kehanet söylenmişti, kader yazılmıştı… Değiştirilemezdi. Peki, gerçek bilinenden mi ibaretti, yoksa hiç açılmamış kapıların ardında mı gizliydi?

Yazarın okuduğum diğer kitapları :

Aşk Vursun Kalbinden


                                                            Kozmokitap




Kendinle Savaşma Sanatı - Fumitake Koga / Ichiro Kishimi

Kendinle Savaşma Sanatı


    "Kendinle Savaşma Sanatı " içsel keşif, kendini özgür bırakma ve daha anlamlı bir hayat için mutluluk psikolojisi rehberi olarak belirtiliyor kitapta. Freudyen psikolojinin ön planda olduğu günümüzde ona göre nispeten daha geri planda kalan "Adler Psikolojisi "ni anlatıyor kitap.

Japonya'da 3,5 milyon satan kitap milyonlarca insanın hayatını değiştirmiş. Yazar Fumitake Koga 1999 yılında bir kitapçıda bulduğu ve Ichiro Kishimi 'nin yazdığı Adler Psikolojisine Giriş kitabı ile hayatının değiştiğini belirtiyor. Yirmili yaşlarda okuduğu bu kitap onun için çok özel olmuş. Adler psikolojisi onun ilgisini çekerken onun esas ilgisini çeken Ksihimi ve Adler fikirlerinin karışımı imiş . Bu nedenle Ichiro Kishimi ile bağlantıya geçerek kitap fikriden bahsetmiş . İkili karşılıklı olarak fikir alışverişi ile ortaya Kendinle Savaşma Sanatı çıkmış.


Kendinle Savaşma Sanatı


   İki kişi arasındaki  diyaloglar halinde ilerleyen kitap bu özelliği nedeni ile okuyucuyu sıkmıyor. Genellikle kişisel gelişim , felsefe ya da psikoloji kitapları tür itibari ile pür dikkat okumayı gerektiren ve sıkıcı olabilecek kitaplar oluyorlar. Ben bu tür kitapları beyin yakan kitaplar olarak nitelendiriyorum. Bu kitap bu üç kategori içerisine girse de onlardan farklı olarak sıkmadan , dikkat dağınıklığına sebep olmadan ilerliyor.

   Genç öğrenci sorular sorarken filozof bu sorulara cevaplar veriyor ; cevap ve örneklemeler ile genci aydınlatırken Adler psikolojisini ve temellerini de anlatmış oluyor. Sadece basit bir soru cevap değil kitapta olanlar . Genç her cevabı kabul etmiyor ve sorguluyor, anlamaya uğraşıyor. Ben okuyucu olarak kendimi bazen yanlarında misafir , bazen soru soran ve sorgulayan genç bazen de yol gösteren filozof olarak hissettim.


Kendinle Savaşma Sanatı


Beş gece olarak bölümlenen  kitabı ben de ona uyarak beş günde okudum. Mola vererek ve düşünerek... Ben daha önceden Adler Psikolojisi hakkında bilgi sahibi olduğum için kitap benim için bilgi pekiştirmesi oldu. Psikoloji ve felsefe konuları ilginizi çekiyorsa bu kitaba kesinlikle bakın , bu kitabı  seveceksiniz .




Kitaptan Alıntılar :

"İnsanlar için itici güç , geçmişte aldıkları sonuçlar değil , kendi belirledikleri hedefe doğru ilerlemektir. "

"Değişimin ilk adımı bilmektir."

"Bilgiler er ya da geç atılana dek bilgi olarak birikecek."


Önemli olan kişinin nasıl dünyaya geldiği değil , elindeki malzeme  ile ne yaptığıdır."

Yaşam tarzlarımızı değiştirmeye çalıştığımızda , cesaretimizi sınarız . Değişim endişe yaratır , değişmemekse hayal kırıklığı."

Adler , " Kişinin sorunlarından kurtulmak için yapabileceği tek şey , evrende tek başına yaşamasıdır, " der .

"Şu an" denen bir dizi andan ibarettir. Sadece burada ve şu anda yaşayabiliriz. Hayatımız sadece anlarda var olur.







Kendinle Savaşma Sanatı
Kitabın Adı :Kendinle Savaşma Sanatı
Yazar :Fumitake Koga - Ichiro Kishimi
Yayınevi :Koridor Yayınları
Orjinal adı: The Courage to be Disliked
Çevirmen : Belgin Selen Haktanır
Sayfa Sayısı :296


Bir filozof ve genç bir adamın, Freud ve Jung’la birlikte on dokuzuncu yüzyılın en önemli isimlerinden Avusturyalı psikoterapist Alfred Adler’in önünü açtığı yolda deneyimledikleri beyin fırtınası, Japonya’da milyonlarca insanın hayatını değiştiren bir fenomene dönüştü ve şimdi de size duygularınızdan korkmadan yaşamanız, geçmişin zincirlerini kırarak özgürleşmeniz ve kendiniz olmanın önündeki en büyük engele yani kendinize karşı savaştan galip çıkmanız için gerekli strateji ve felsefeyi sunuyor.

İkili arasında geçen diyaloglarda, kendi içinize dönüp cevaplamak isteyeceğiniz ve her cevapta gerçek ‘siz’ olmaya yaklaşacağınız soruların olduğu bu kitapla, artık rüzgarın önüne kattığı başıboş savrulan bir yaprak gibi hissetmeyecek, kendini tanımanın sonsuz okyanusundaki değerli sırra erişerek yaşam bilgeliğini kavrayacaksınız.


Fumitake Koga :

Fumitake Koga


1973 Japonya doğumlu , ödüllü bir  yazardır. Kurgusal olmayan  , çok satan kitap Kendinle Savaşma Sanatı'nı yazdı. Yirmili yaşlarında karşılaştığı Adler Psikolojisinden derinden etkilendi . Daha sonra Koga , Kishimi'yi Kyoto'da ziyaret etti ve Adler psikolojisinin özünü öğrendi ve  Yunan Felsefesindeki gibi  klasik diyalog yöntemi ile kitabı kaleme aldı.
                                                     




                                                         Kozmokitap




Kafes - Josh Malerman

Kafes - Josh Malerman


"İnsanoğlu aslında korktuğu yaratığın ta kendisidir. "

 Gölün Dibindeki Ev ile tanıştım yazarın kalemi ile. Kitaplarının sonlarını tamamlama işini okuyucunun hayal gününe bırakan farklı bir yazar Josh Malerman. Bazı okuyucular tarafından bu yönüyle eleştirilse de ben kitabını sevmiştim. Yazarın farklı tarzını sevince hazır indirimdeyken tüm kitaplarını topladım ben de  :)

  İlk olarak da hazır filmi çıkmışken önce Kafes'i okumak istedim. Bu arada heyecanı kaçmasın diye ne arka kapak yazısını ne de filmin konusunu okudum. Sadece fragmanı biraz izlemiş olabilirim :D Orada da Sandra Bullock ve yanındaki iki çocuğun gözlerinin bağlı olduğunu gördüm ve aklıma kitap ile ilgili binlerce teori geldi. Kitabı bitirdikten sonra fragmanın tamamını seyrettim. Yani ipucu olabilecek şeyler görmemiştim. Hayal ettiğimden oldukça farklı bir kitap buldum. Tür olarak korku yazsalar de bana göre korku değil sadece gerilim vardı . Ben korkmadım şahsen...

Bird Box


 Filmin fragmanı biraz  seyrettiğim için Malorie gözümde Sandra Bullock olarak canlandı ki kendisini de zaten çok severim. Hızla okuduğum farklı bir kitaptı. Ne olduğu belli olmayan yaratıklar vardır dünyada. Ne olduğu belli olmayan diyorum çünkü gören herkes deliriyor, etrafındakileri öldürüp sonra da intihar ediyorlar. Dünyaya açılan tek organımız göz artık tehlikelidir. Bu yaratıkları görmemek için göz kapalı olarak dolaşmak zorundadır insanlar ; evlerinde de dış dünyaya kapalı , dış dünyayı görmeden yaşamalılardır. Bu nedenle camlar battaniye ya da farklı şeyler ile tamamen kapatılarak dışarıyı göremeyecek hale getiriliyor.


   Bulunduğu evden iki küçük çocuk ile ayrılıp gözleri kapalı olarak nehirden güvenli bir yere girmeye çalışan Malorie ile tanışıyoruz kitapta. Başta anlatımında tam olarak ne olduğu anlaşılmıyor. Fakat Malorie ara ara geçmişe dönerek bize o güne kadar olanları  ,insanların nasıl o hale geldiğini ve dünyaya bildiği kadarı ile ne olduğunu anlatıyor. Gözleri kapalı gezen insanları okudukça aklıma Jose Saramago'nun körlük kitabı geldi nedense. Oysa hiç alakası yoktu.

  Kitabın yine yazarın tarzına uygun olarak nokta atışı bir sonu yoktu. Noktalandığı yerden siz hayal gücünüzü kullanarak devamını getirebilirsiniz. Kesin sonlu kitapları sevsem de yazarı beni rahatsız etmeden bitiriyor kitaplarını .

Kitabı gerçekten çok sevdim. Fakat abartıldığı kadar da çok muhteşem olduğunu düşünmüyorum. Kitap bittiği zaman aklımda hala tek bir şey vardı : Bu yaratıklar nereden geldi ve neye benziyor ????


Kitaptan Alıntılar : 

Fırtınada sığınak bulma, yağmurda dans etmeyi öğren.

Bir insanı kazanmak zaman meselesi, kaybetmek ise an meselesidir.

"Oradan ayrıldık çünkü bazı insanlar gelecek en küçük bir haberi beklerken bazıları kendi haberlerini yazar."




 Ödüller :

This Is Horror Ödülü - En İyi Roman

 Michigan Notable Book

Bram Stoker Ödülü - En İyi İlk Roman Finalisti

Goodreads En İyi Korku Romanı Finalisti

James Herbert Korku Ödülü Finalisti

Shirley Jackson Korku Ödülleri Finalisti

Kitap hakkında yazılanlar : 

"Bir oturuşta ve parmakların arasındaki çıtırtılar hissedilerek okunması gereken bir kitap. Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor."
                                      -Hugh Howey-
"Çok iyi, çok başarılı ve doğrudan yazılmış büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman. Josh Malerman, işini hızlı konuşan ve ne yaptığını bilen bir meleğin edasıyla yapıyor."
                                     -Peter Straub-
"Tüyler ürperten bir ilk kitap. Malerman okuyucuyu soğukkanlı ve acımasız anlatımıyla diken üstünde tutuyor. Hitchcock'un Kuşlar'ı, Stephen King'in en iyi işleri ve Jonathan Caroll'la karşılaştırılmayı hak eden sarsıcı bir macera."
                                      -Kirkus Reviews-
"Stephen King hayranları bayılacak."
                                     -Publishers Weekly-








Kafes - Josh MalermanKitabın Adı : Kafes
Yazar :Josh Malerman
Yayınevi : İthaki Yayınları
Orjinal adı : Bird Box
Çevirmen : Aslı Dağlı
Sayfa Sayısı :336

Dışarıda bir şey var…

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?

Bird Box Film Fragmanı : 





Josh Malerman :

Josh Malerman

24 Temmuz 1975’te doğdu. Çıkış kitabı olan Kafes, 2014’te yayımlandı. Michigan’da yaşamakta olan Malerman, “The High Strung” grubunun solistidir.










                                                            Kozmokitap




Son Raunt - Liv Constantine

Son Raunt - Liv Constantine

" Birini yakından tanımak için o kişiyle çıkmak bence biraz fazla abartılıyor. Hormon seviyeleri tavan yapmış ve karşı cinse duyduğun ilgi de kontrolden çıkmışsa, o zaman beyin zaten çalışmayı bırakır. "

  Mart ayının ilk bitirdiğim kitabı Son Raunt 'tu fakat yoğunluktan yeni paylaşabiliyorum. Kitap ilk çıktığı zaman almıştım ve okuma sırası yeni geldi kendisine .

Psikolojik-gerilim türündeki kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde Amber 'ı ve yaptıklarını okurken ikinci bölümde Daphne 'yi ve onun davranışlarının nedenlerini ve sonuçlarını okuyoruz.

 Amber 'ın hikâyesini okumaya başladığımda seyrettiğim bazı filmlere benzettim. Her şeyi planlayan ; sinsi , kurnaz bir kadın. Hedefinde zengin ve mutlu bir aile ve yakışıklı bir adam var. Kadının hassas noktasından faydalanıp onunla yakınlaşır ve aralarına karışır. Sonra ise sıra kocayı ayartmaya kalır.

Daphne'nin anlattığı bölümde ise kızdığım , bazen de sinir olduğum bazı davranışlarının nedenlerini ve olayların gelişimini onu gözünden görüyoruz. Onun bakış açısı ile okumak , yaptıklarına birebir tanık olmak çok güzeldi. Olayların aslında göründüğü gibi olmadığını ve perde arkasının ne kadar da üzücü olduğunu fark ediyoruz onun hayatını okurken . Amber'ın anlattığı bölümlerde bazı ip uçları olsa da derinden konuyu işlemek bambaşka...


Kitabı okumaya başladığımda bu klasik bir hikaye inşallah yazar böyle ilerlemez ve farklı bir seyir alır kitap derken yazar beni duymuş gibi olayın çizgisini değiştirdi. İşte dedim aradığım kitap ve aradığım yazar. Daha bir zevkle okumaya devam ettim kitabı. Bazı bölümlerde nedeni kesinlikle bu dedim ki yazar da beni doğruladı. Sonuna kadar zevkle okudum ve benim düşündüğüm çizgide ilerledi kitap. Fakat son üç -dört sayfada olanları ben de tahmin edememiştim. Kitap tam puan aldı benden . Kesinlikle tavsiyemdir .

 Son olarak "ava giden avlanır" atasözü çok uygun bu kitap için. Fakat bu kitapta ava giden bir kişi değil ve bu kitabı daha da çekici hale getiriyor !!






Kitap hakkında yazılanlar : 

“Zekice kaleme alınmış bir gerilim romanı. Sayfaları çevirmeden duramadığım gibi, sürprizleri de aklımı başımdan aldı.”
                                       - John Green - 
“Son Raunt herkesin birbirine okuyup okumadığını sorduğu türden bir kitap. Çünkü okuru hiç beklemediği bir yerden vuruyor.”
                                      - New York Times - 
“Kıskançlığa, ihanete ve güce dair muazzam bir anlatı. Ve Tanrım, o nasıl bir son!”
                                         - Reese Witherspoon - 
“Çok şaşıracağınızdan ve soluk soluğa kalacağınızdan şüpheniz olmasın.”
                                         - People -





Son Raunt - Liv Constantine Kitabın Adı :Son Raunt
Yazar :Liv Constantine
Yayınevi :Ephesus Yayınları
Orjinal adı :The Last Mrs. Parrish
Çevirmen :Ahmet Bora Pekiner
Sayfa Sayısı :464


Yayımlandığı andan itibaren büyük yankı uyandıran, kısa sürede New York Times bestseller olan ve pek çok dile çevrilen Son Raunt’da, gözü dönmüş bir kadının zafer uğruna yaptıklarına, beklenmedik gelişmelerle kontrolden çıkan hayatlara ve insan doğasının en vahşi haline tanık olacak; kötülük, intikam ve aşk gibi konular üzerine tekrar düşüneceksiniz. Liv Constantine’in tempoyu bir an bile düşürmediği bu karanlık hikâye, şoke edici finali, eşsiz üslubu ve sürprizlerle dolu olay örgüsüyle psikolojik gerilim meraklılarının yeni gözdesi olmaya aday.


Liv Constantine : 

Liv Constantine

Liv Constantine, USA Today'in, Wall Street Journal'ın ve uluslararası çok satan kitapların yazarı olan   Lynne Constantine ve Valerie Constantine kız kardeşlerin kalem adıdır. Kardeşler  karanlık hikayelerini ve  uydurma yeteneklerini Yunan büyükannelerinin  hikayelerini dinlemek için harcadıkları zamana bağlıyorlar.


Lynne bir sonraki kitabı üzerinde çalışan kahve tiryakisi ve twitter bağımlısı bir yazardır.

Valerie ise kitap okumayı çok seviyor. Çoğu gece  üçe kadar yatak baş ucu lambasının ışığında kitap okuyor.

Yazarlar ile ilgili daha fazla bilgi almak için sitelerini ziyaret edebilirsiniz : http://livconstantine.com



                                                            Kozmokitap




Scroll To Top