Yılın En Karanlık Gecesi - Dean Koontz || Kitap Yorumu

 
Yılın En Karanlık Gecesi - Dean Koontz


  Ramazan başladığından beri pek hızlı kitap okuyamıyorum. Hem işlerim arttığı için hem de oruçlu olunca belli bir saatten sonra algılama düzeyi zayıfladığı için istediğim verimi alamıyorm. Ben de bu dönemde çok kafa yoracağım kitaplar daeğil de sürükleyici ve yormayacak kitaplar tercih ediyorum. Dean Koontz da kalemini çok sevdiğim ve okuyucuyu yormadan su gibi akıp giden kitaplar yazan bir yazar. Yazarın okuduğum kitaplarını çok sevdiğim için tereddütsüz başladım bu kitabına.

Gerek kitabın ismi gerek ise kapak görseli  gerilim çağrıştırıyor.  Kitapta çok fazla gerilim olmasa da fantastik ve ilginç bir yanı var .  Kapaktaki  köpek görseli de içerik ile tam uyumlu.

Yılın En Karanlık Gecesi - Dean Koontz


"Bazıları için geçmiş bir zincirdir; günler ise o zincirin halkaları. Zincir geriye doğru uzadıkça iyice dolaşık bir hal alır , iç içe geçer, herhangi karanlık bir yerdeki herhangi bir kancadan sabitlenir ve yarın , dünün kölesidir. "
   Kitaptaki ana karakter Amy. Amy köpekleri özellikle Golden Retriever cinsi köpekleri çok sevmektedir. Hayatını ve tüm parasını onları kurtarmaya adamıştır. Bir gece yarısı gelen ihbar ile yine bir köpeği kurtarmaya erkek arkadaşı Brian ile gider Amy. O gece kurtardığı köpek Nickie çok özel bir köpektir. Onda bir gariplik olduğunu  fark ederler  fakat tam olarak ne olduğunu anlamazlar. Kitap ilerledikçe hem Brian'ın hem de Amy'nin hayatında gizli kalmış sırlar açığa çıkar ve bu ikilinin sırları bir noktada kesişir. Peki Nickie'nin bunlar ile ya da Amy ve Brain'ın başına gelenlerle nasıl bir ilgisi vardır? Bu da kitabı okudukça açığa çıkacak bir durum.

Yılın En Karanlık Gecesi - Dean Koontz


   Dean Koontz kitapları okurken ortaya hep esrarengiz olaylar ortaya çıktığı için  bu kitabı da okurken köpek şeytan mı çıkacak diye düşünmedim değil:))))   Fakat bu kitap öyle bir şey değil. Biraz fantastik, biraz aksiyon. biraz da sevgi içeriyor. Yazar yine usta kalemini konuşturarak bizlere harika bir kurgu dünya yaratıyor .




Yılın En Karanlık Gecesi - Dean Koontz


Kitabın Adı :Yılın En Karanlık Gecesi
Yazar :Dean Koontz
Yayınevi : İnkılap Kitabevi
Orjinal adı :The Darkest Evening of the Year
Çevirmen : Levent Göktem
Sayfa Sayısı :352

      Dean Koontz, bu kitabında yine yeteneğini sergiliyor ve üstünde uzun süre çalıştığı bu romanını nihayet okuyucusuna sunuyor. Kitap, bir aşk hikâyesi olarak başlıyor, sonra heyecanlı bir maceraya ve korkularımızın sınırlarını tekrar çizen, bir yandan da gerçek sevgiyi yeni baştan tanımlayan usta işi bir gerilime dönüşüyor.
     Amy Redwing bütün hayatını, sahipleri tarafından terk edilmiş, zor şartlarda yaşayan golden retriever'ları kurtarmaya adamıştı. Amy ile uğruna hayatını tehlikeye attığı Nickie arasında çok kısa bir süre içinde esrarengiz bir bağ kurulmuştu. Ancak Nickie ile gelen mutluluk bir dizi garip olayla gölgelenecekti. Uğursuz bir yabancının ortaya çıkması ve evine yapılan gizemli bir ziyaret, Amy'nin her adımının karanlık adamlar tarafından takip edildiğinin kanıtıydı. Birileri Amy'yi, hayatını adadığı o zavallı hayvanların durumuna düşürmek için ant içmişti. Ama şimdi Amy'ye yardım eli uzatacak kimseler yoktu. Nefes kesen açılış sahnesinden şok edici finaline kadar heyecan ve gerilim dozunu maksimum düzeyde tutmayı başaran bu kitap, okuyucuyu, yarattığı kurgu dünyasının içine sürüklüyor.


                                                           
Yazarın blogumda yer alan  diğer kitapları:

Şiddet 

Göz Ucuyla 

Şeytan Tohumu 
                                             


                                                    Kozmokitap

Gözümü korkutan kitaplar || Mim #17

Gözümü korkutan kitaplar

 Uzun bir aradan sonra tekrar bir mim yazısı ile karşınızdayım. Bu yazıyı yazarken mimleri özlemiş olduğumu fark ettim. Beni davet ettiği için Kore Fenomeni'ne teşekkür ederim. Kendisinin yazdığı cevapları  buradan okuyabilirsiniz.

İlginç ve beni zorlayan bir mim oldu gözümü korkutan kitaplar. Şimdi sorulara geçelim:

1.Okuyamadığın bir kitap? 


Gözümü korkutan kitaplar


Şimdiye kadar okuyamadığım bir kitap olmadı. Ne kadar beni zorlasa ve sevemesem de bütün kitapları bitiririm.

2) Zaman olmadığı için okuyamadığın bir kitap?

Gözümü korkutan kitaplar


Zaman olmadığı için değil fakat sıra gelmediği için okuyamadığım kitaplarım var:))


3) Bir serinin devamı olduğu için okuyamadığın bir kitap? 

Gözümü korkutan kitaplar

Başladığım serileri genellikle sevdim ve bitirdim. Nora Roberts'ın Son Sevgili kitabını aldıktan sonra bir seriye ait olduğunu öğrendim. Bu kitabını okudum fakat serinin diğer kitaplarını alıp okumayı düşünmüyorum.

4) Yeni çıkan ve okumadığın bir kitap?

Buz İkizler

Buz İkizler konusunu öğrendikten sonra en çok okumak istediğim kitap şu anda ve bu kitap bende yok :((


5) Okuduğun bir kitabı beğenmediğin için o yazardan okuyamadığın bir kitap? 

Gözümü korkutan kitaplar


Bir yazarı bir kitabı ile değerlendirmem. Farklı kitaplarına da şans vermek gerektiğini düşünürüm tabii almadan önce araştırmak şartı ile!..

6) Havanda olmadığın için okuyamadığın bir kitap?

Gözümü korkutan kitaplar


Ursula K. Le Guin'in Mülksüzler kitabı. Ne zaman kitabı elime alsam onun zamanı olmadığını düşünüyorum. Ne zaman havamda olurum bilemem.

7) Çok büyük olduğu için okuyamadığın bir kitap? 

Kralların Yolu

Bu kitap büyük olamsına büyük de okumama sebebim tam olarak büyük olması değil serinin tamamlanmasını beklemem. 

8) Kapağını beğenip aldığın ama kötü yorumlar okuduğun için okumadığın bir kitap? 

Kuğu


Öyle bir kitap olmadı şimdiye kadar. Kuğu kitabını okumadan önce yorumları okusaydım bu madde için aday olurdu:))

9) Okumaktan en çok çekindiğin kitap? 


Gözümü korkutan kitaplar


Bu soruya cevap vermek için uzun süre düşündüm ve çekindiğim bir kitap bulamadım.

10) Uzun zamandır okunmayı bekleyen kitap?


Gözümü korkutan kitaplar


Uzun zamandır değil fakat kitaplığımda okunmayı bekleyen epeyce bir kitabım var. -Saymadığım için sayı belirtmedim:))) -

Bu yazıyı okuyan  herkesi mimi yapmaya davet ediyorum.....





                                                            Kozmokitap

Kuğu - Gudbergur Bergsson || Kitap Yorum

Kuğu - Gudbergur Bergsson

   İnstagramda yaptığım takastan aldım Kuğu'yu . Kitabın resmini görür görmez ba-yıl-dımm. Kapak dizaynı bana göre harika olmuş. Kitabın bir  de İskandinav Edebiyat Ödülü aldığını öğrenince tamam , bu kitabı okumalıyım dedim.

  İsimsiz karakterler kitaptakiler. Kız , anne, baba, çiftçi, karısı, ırgat, çiftçinin kızı...  Dükkanlardan mal aşırdığı için ceza olarak köydeki bir çiftliğe gönderilir kız. Tamamen başka bir ortamda yabancılarla baş başa kalır kız... Bu yeni dünyadaki farklılıkları gözlemlerken hayal gücüne dizgin vuramaz. Gerçek ile hayali iç içe girer. Belki de gerçeklerden kaçışın en kolay yoludur hayal alemine dalmak. Zaten çocuklar için hayal kurmak ve bu hayallerin derinliğini arttırmak hiç de zor değildir. Çiftliği , oradaki yaşamı ve oradaki işlere yardımcı olmayı öğrenir kız.

"Yine de, televizyon kapalı olduğunda kitap okumayı düşünebilirdi, ama basılı ortamda öykünün gelişmesi o kadar uzun sürüyordu ki, zihnini hızla dolduran bereketli malzemeye boyun eğmek zorunda kalıyordu. Öyküyü aceleye ve sözcükleri geçiştirerek keyifli hale getirmeyi denediğinde olayın bütünlüğü bozuluyor ve anlaşılmaz oluyordu; yine de en eğlenceli kısmı buydu. Eğer zihni kurgunun ötesine doğru uçuşa geçmişse, sayısız sözcük ve sıkıcı cümleler arasından büyük çabalar sonucu ulaştığı final, hayal ettiğinden daha da basmakalıp oluyordu.”

   Çiftlikte çalışmaya gelen bir de ırgat vardır. Bu ırgat ki beni sinir etti. Dokuz yaşında , ailesinden  uzağa  gönderilmiş ve ilgiye muhtaç küçük bir kız çocuğunu taciz etmekten çekinmez. Bu nasıl bir akıldır öyle. Çocuk -adı üstünde çocuk- kendisine yapılan tacizi , içeriğini fark etmez. Irgatın söylediklerine inanır.


    Kitapta kısaca kızın köy hayatında yaşadıkları ve kurduğu hayaller anlatılıyor. Bana kitap hakkındaki fikrimi sorarsanız sevemedim!... Demek ki bir kitabın kapağına aşık olmak, kitabın ödüllü olması ve arka kapak yazısını sevmeniz kitabı sevmek için yeterli olmuyormuş.....







Kuğu - Gudbergur Bergsson

Kitabın Adı :Kuğu
Yazar :Gudbergur Bergsson
Yayınevi : Martı Yayınları
Orjinal adı : The Swan
Çevirmen : Nilgün Birgül
Sayfa Sayısı : 207


   "Evren ona doğru süzülüyordu. Hava, onu kendi isteği dışında toprağa doğru bastırıyordu. Bitkin halde otların üstünde uzanırken, zihninde toprağın onu nasıl kucakladığını canlandırdı ve insanın her şeyi kendi isteğiyle yaptığını hissetti. Kendinizden daha iyi ve gerçek bir dostunuz yoktur."

    Hırsızlık yaptığı için cezalandırılarak ailesi tarafından başkentten bir balıkçı kasabasına gönderilen dokuz yaşındaki bir kızın öyküsüdür Kuğu. Yaz boyunca kalacağı kasabanın mesafeli insanları arasında hayallerine sığınan küçük kız, hiç hissetmediği duyguları keşfetmeye başlar. Çirkin ile güzelin, komedi ile dramın, huzur ile gerilimin iç içe olduğu bu dünyada kendini doğanın büyüsüne teslim eden kızın yolculuğunu okurken, özgürlüğün heyecan verici sesiyle buluşacaksınız.




                                                            Kozmokitap

Benimle Asla Tanışamayacaksın - Leah Thomas || Kitap Yorumu

Beni Asla Tanışamayacaksın - Leah Thomas

        Eskişehir kitap fuarında Benimle Asla Tanışamayacaksın 'ı görünce merak ettiğim bir kitap olduğu için  hemen aldım.  Kitabın tanıtımı, kapağı ve de ciltli olması ilgimi çekmişti. Fuardan aldığım , internetten sipariş verdiğim ve takas yaptığım kitaplar birikince okuma sırası da doğal olarak yeni geldi kitaba:))  Kitabın konusuna başlamadan önce kitabın başına gelen talihsizlikten de bahsetmek istiyorum. Havalar ısınmaya başlamış ve yağmurlar dinmişken balkon sefası yapayım dedim geçen hafta. Balkon masasına kitabı koydum, yanına kahvemi yerleştirdim. Diğer eşyaları da masaya yerleştirirken nasıl oldu anlamadan kahve fincanı yana devrildi ve özenle baktığım kitabına kahve döküldü:((( Ben ki kitaplarına çok dikkat eden ve kitapları ilk aldığı günkü gibi muhafaza eden birisi olarak bu talihsizlik beni ne kadar üzdü anlatamam. İlk seksen sayfada şimdi kahve izi var. Bu da bir hatıra , bir yaşanmışlık diye kendimi avutmaya çalışsam da olmuyor. Sinir oluyorum. Belki kitabı bitirmemim bu kadar uzun sürmesinde bu olayın da etkisi vardır!....

   Kitap iki çocuğun - Ollie ve Moritz - birbirlerine yazdığı mektuplardan oluşuyor. Bu mektuplar ile çocukların iç dünyalarını , yaşadıkları zorlukları , çevrelerini, zaman içerisinde birbirlerine duymaya başladığı güveni ve gelişen arkadaşlıklarını anlatıyor.  Bu iki çocuk çok farklılar. Ollie Amerikalı. Bir ormanın içerisinde annesi ile birlikte teknolojiden uzakta münzevi bir şekilde yaşıyorlar. Çünkü Ollie'nin elektriğe alerjisi var. Elektriğe yaklaştığı zaman nöbet geçiriyor. Moritz ise Alman . İki gözü doğuştan olmayan ve kalp pili ile yaşayan bir çocuk. İki çocuk birbirleri ile asla tanışamayacaklar çünkü Ollie elektriğe yaklaşamıyor , Moritz ise elektriksiz yaşayamıyor.

    Başlarda kitap yavaş ilerliyordu. Mektupları okudukça çocukları tanımaya başladım. Birisi çok konuşan diğeri sel verip sır vermeyen bir karakterde iken kitabın sonlarına doğru iyi iki dost oluyorlar. Bu ikilinin yaşamına dair bilinmeyenleri de kitabın sonuna doğru öğreniyoruz.

   Ağır bir tempoda ilerleyen kitap bilim kurgu ve fantastik öğeler de içeriyor. Kitabı okurken bir yabancı ile yazışırken hayatımıza dair bütün detayları anlatmak daha kolay mı olur yoksa detay vermez miyim diye düşündüm. Kitabın kapağında " Bazı gerçekler yalnızca bir yabancıya söylenebilir" yazıyor. Ben bu söze katılmıyorum. Kitapta böyle olsa da gerçek hayata uygulanabilir olduğunu düşünmüyorum. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

   2016 William C. Morris ödülü finalisti olan Benimle Asla Tanışmayacaksın yazarın ilk romanıymış. Benim düşüncem ise ortalamanın üzerinde olan bir kitap . Fakat çok da fazla beni etkilediğini söyleyemeyeceğim.




Beni Asla Tanışamayacaksın - Leah Thomas

Kitabın Adı :Beni Asla Tanışamayacaksın
Yazar : Leah Thomas
Yayınevi : Novella Dinamik Yayınevi
Orjinal adı : Because You'll Never Meet Me
Çevirmen : Aslı Tümerkan
Sayfa Sayısı : 400

Ollie ve Moritz... 
Onlar bizden çok farklılar. 

Hayal bile edemeyeceğiniz özellikleri olan bu iki yakın arkadaşın buluşması imkânsız. Çünkü Ollie'nin elektriğe olan alerjisi hayatını tehdit ediyor, Moritz'in zayıf kalbi de bir pil sayesinde atıyor. Bir araya gelmeleriyse ikisinden birinin ölümüne neden olacak.
 
En karanlık zamanlarında birbirlerine yazdıkları mektuplarla hayatı, hissetmeyi ve sevmeyi öğrenen Ollie ve Moritz için tüm dengeler ortak geçmişlerinin açığa çıkmasıyla değişiyor.Acaba arkadaşlıkları bu değişimi kaldırabilecek kadar güçlü mü?





                                                            Kozmokitap

Vizyona Giren Filmler || 03.06.2016

Vizyona Giren Filmler  || 03.06.2016



Warcraft: İki Dünyanın İlk Karşılaşması Warcraft: İki Dünyanın İlk Karşılaşması 

Yönetmen : Duncan Jones
Oyuncular : Travis Fimmel, Dominic Cooper, Paula Patton
Tür : Aksiyon
Ülke : ABD
Süre : 123 dk


     Barışçıl Azeroth krallığı, bir anda kendisini yok olan ülkelerini terk edip yeni bir koloni kurma arayışında olan Ork savaşçılarıyla savaşın eşiğinde bulur. Bu iki dünya ile bağlantılı kapı açıldığında bir ordu yıkımla karşılaşırken, diğeri ise yok olma ile karşılacaktır. Bu zıt gruplardan iki kahraman, ailelerinin, halklarının ve ülkelerinin kaderini belirleyecek bir çatışmaya girerler.







Benim Çılgın Düğünüm 2


Benim Çılgın Düğünüm 2 (My Big Fat Greek Wedding 2) 

Yönetmen : Kirk Jones
Oyuncular : Nia Vardalos, John Corbett, Michael Constantine
Tür : Romantik, Komedi
Ülke : ABD, Kanada
Süre : 94 Dk.


    14 yıl aradan sonra komedi hız kesmeden devam ediyor! 2002 yılında vizyona giren ilk filmde, Toula Amerikalı Ian’a aşık olmuş ve geleneklerine son derece bağlı ailesi ile unutulmaz bir Yunan düğünü yaşamıştı. Bu kez sırada yine, çılgın ve unutulmaz bir Yunan düğünü var! Toula, kızı Paris’i bir saniye olsun yanından ayırmak istemezken, Paris geleneksel ailesinin bu ilgisinden sıkılmış, başka bir şehirde üniversite okumak istemektedir. Tam da ailesini buna ikna etmeye çalışırken tanıştığı yakışıklı Amerikalı ile kahkaha dolu bir Yunan düğününe adım atar!





Sen Benimsin (A Bigger Splash )

Sen Benimsin (A Bigger Splash )

Yönetmen: Luca Guadagnino
Oyuncular: Matthias Schoenaerts, Dakota Johnson, Tilda Swinton, Ralph Fiennes
Süre: 124 dk
Tür: Suç

  Dünyaca ünlü bir rock yıldızı olan Marianne  sevgilisi Paul ile yaz tatilini İtalya’da volkanik bir adada bulunan evlerinde geçirmektedir. Marianne’in eski sevgilisi Harry’nin  baştan çıkarıcı güzellikteki kızı Penelope  ile yaptığı beklenmedik ziyaret, bu dörtlü arasında aşk, kıskançlık ve sırlarla dolu eski hesaplaşmaların ortaya çıkmasına neden olur.







Şeytanın Çocukları : El Ebyaz


Şeytanın Çocukları : El Ebyaz 

 Yönetmen: Oya Köksal,Vedat Dikmetaş
Oyuncular: Merve Sevi, Cenk Torun, Fırat Çöloğlu
Süre: 92 Dakika
Tür: Korku

    Arkeoloji çalışmaları yapan bir ekibin yolu esrarengiz bir gemide kesişir. 2 yıl önce bu gemide korkunç olaylar yaşanmıştır ama görevi alan yeni ekipten yalnızca bir kişi bu olayların iç yüzünü bilmektedir. Genç ekip için ilgi çekici olduğu kadar ürkütücü de olan gemi demir aldıktan sonra esrarengiz olaylar yaşanmaya başlar. Bu esrarengiz olaylar genç ekipten kimileri için her şeyin sonu, içlerinden biri için kendisiyle yüzleşme olacaktır.






Evrim (Evolution)

Evrim (Evolution) 

Yönetmen : Lucile Hadzihalilovic
Oyuncular : Max Brebant, Roxane Duran, Julie Marie
Tür : Korku
Ülke : Fransa, Belçika, İspanya
Süre : 81 dk

 On yaşındaki Nicolas, yalnızca kadınların ve erkek çocuklarının barındığı bir adada annesiyle birlikte yaşamaktadır. Bir hastanede tüm erkek çocuklara gizemli bir tedavi uygulanmaktadır. Bu tedaviyi ve etraflarında olanları sorgulamaya başlayan Nicolas, annesinin kendisine yalan söylediğini fark eder. Bir gece annesini sahile kadar takip eder ve gördükleri karşısında büyük bir şok yaşar.





Vurgun

Vurgun (The Trust) 

Yönetmen: Alex Brewer,Benjamin Brewer
Oyuncular: Nicolas Cage, Elijah Wood
Süre: 92 dk
Tür: Suç
Ülke: ABD

 Waters ve Stone, sıkıcı idari işlerde görevli ve fazladan para kazanabilmek için çaldıkları Sivil Servis Sınav sorularını diğer memurlara satan polis memurlarıdır. Stone, bir eroin satıcısının, çok yüksek bir kefalet ile serbest kalması hakkında bir duyum alır. Bu kadar fazla miktarda nakitin kaynağını bulmak için plan yapar. Özenli bir araştırmadan sonra ulaştıkları ipuçları, onları bir marketin arkasındaki, içine banka kasası yapılmış soğuk hava deposuna götürür. Kasanın içinde her ne varsa soymak ve ikiye bölüşmek üzere bir plan yaparlar. Ancak kasanın neler içerdiğini öğrendiklerinde, geriye dönmek için artık çok geç olmuştur.






Yaz Kampı (Summer Camp)

Yaz Kampı (Summer Camp) 

Yönetmen: Alberto Marini
Oyuncular: Diego Boneta, Jocelin Donahue
Ülke: ABD, İspanya
Süre: 81 dk
Tür: Korku

   Eğlence ve yeni deneyimler arayan dört genç Amerikalı, yurtdışında geçirecekleri ilk yaz kampı için Avrupa’yı seçer. Bu kampın aslında onların son tatili olduğunu bilmemektedirler. Bu son hızla ilerleyen ve son derece tuhaf olayların meydana geldiği macerada, büyük bir hızla yayılan bir enfeksiyonun etkisi altındaki bir grup genç kendilerini korku ve delilik dolu karanlık bir girdabın içine kapılmış bulacaktır. Zaman zaman birbirleriyle yarışacakları, bu korku dolu anlarda bu enfeksiyonun kaynağını ve kendilerini hayatta tutmanın yollarını arayacaklar.





   
Sokak Köpekleri Bal ile Betty

Sokak Köpekleri Bal ile Betty 

Yönetmen : Fedai Çakır
Oyuncular : Sinem Göz, Yiğit Türken, Esila Sönmez
Tür : Aile

 Sokağa terk edilen iki köpeğin daha sonrasında üç kardeş ve mahalledeki çocuklar ile olan ilişkilerini, yetişkin insanların bakış açılarının işlendiği film, sokak köpeklerinin kahramanlıklarını ve çocukların maceralarını anlatıyor.






Arama Moturu Arama Moturu 

Yönetmen : Atalay Taşdiken
Oyuncular : Mehmet Çiğdem, Mahmut Uyanık, Rahim Yalçın
Tür : Komedi

 Film, medeniyetler beşiği Anadolu coğrafyasının orta yerinde, sevimli bir kasabada geçen ve her biri kendileri için yaşamsal değerdeki bir şeyleri arayan bir avuç insanla birlikte, bu arayışları paraya dönüştüren girişimci ruhlu yeni yetme bir gencin öyküsünü anlatıyor; binlerce yıldır damıtılarak sonraki kuşaklara aktarılan saf ve özgün Anadolu kültürünün kuşaklar arasındaki geçişlerinin bugünlere kadar nasıl ulaştığına da dikkat çekiyor.


 

                                                        Kozmokitap

15 Saniye - Andrew Gross || Kitap Yorumu

15 Saniye - Andrew Gross


 15 saniyenin hayatımızdaki önemini hiç düşündünüz mü? Bu kadar kısa süre içerisinde neler kazanacağımızı ya da kaybedeceğimizi!  Bu kadar kısa bir süre belki bize hayatımızı sevdiklerimizi geri kazandıracak ya da kaybettirecek, yüzümüzü güldürecek ya da ağlayacak.... Normal şartlarda normal bir hayat süren birisinin aklına bu tarz sorular geleceğini tahmin etmiyorum. Fakat benim gibi fazla miktarda polisiye, gerilim kitapları okursanız aklınıza en olmadık şeyler bile gelir:))

    Kitabımız 15 saniye'de çok kısa bir sürede meydana gelen bir olayın birden fazla insanın hayatını nasıl değiştirdiğini okuyoruz. Hayat domino taşları gibidir. Bir olay olur ve taşlar düşmeye başlar. Bazen taşları durdurmak çok zor olur ve nelere mal olacağını tahmin edemeyiz.

  Doktor Henry Steadman   başarılı bir plastik cerrahtır. Boş vakitlerinde Afrika'ya gidip oradaki insanlara yardım eden sınır tanımayan bir doktordur. Bir gün hayatı değişinceye kadar. Doktor bir konferans için Jacksonville'e gidinceye kadar. Yolda bir devriye polisi onu durdurur ve yapmadığı şeyler için onu suçlar. Onu kelepçeler , korkutur. Sonunda bir yanlış anlaşılma olduğunu söyler ve ve ona ceza yazarken bir araba yanaşıp polise ateş açıp öldürür. İşte doktorun hayatındaki terslikler de böylece başlamış olur. Bir polis cinayeti üzerine kalmıştır ve bütün polis teşkilatı peşindedir....

    Son ana kadar heyecanı, aksiyonu hiç kesilmeyen  adrenalin yüklü bir kitap 15 Saniye. Kitabı çok sevdim. Başladınız mıydı duramadığınız, elinizden bırakamadığınız , bazı şeyleri tahmin etseniz de okumaya devam ettiğiniz bir kitap. Yazarın tarzını sevdim. Kesinlikle polisiye okumayı sevenlere tavsiye ederim:))



15 Saniye - Andrew Gross

Kitabın Adı :15 Saniye
Yazar : Andrew Gross
Yayınevi :Arkadya Yayınları
Orjinal adı : 15 Seconds
Çevirmen : Bahar Yaldız Çelik
Sayfa Sayısı :440


              Bütün hayatını elinden alması için 15 saniye yeterdi…
Ancak ölüm kadar basit bir sonun peşinde değildi. Peşinde olduğu, hayatından çok daha fazlasıydı. Ne de olsa atacağı her adımı avucunun içi gibi biliyordu. 
Başarılı doktor Henry Steadman konuşmacı olarak katılacağı konferansa doğru yol alırken birkaç saniye içinde başına geleceklerden habersizdir. Kırmızı ışıkta geçtiği gerekçesiyle polis tarafından durdurulduktan sonra sorgulamanın boyutu da değişir. Belediye binasında ne işi vardır? Beraberindeki kadın kimdir?

Henry neyin içine düştüğünü anlayamadan olay yerine bir araç yaklaşır ve açılan ateşle polis memuru öldürülür. Görgü tanıklarına göreyse katil doktordan başkası değildir. Başka bir cinayetin de üzerine yıkılmasıyla soğukkanlı bir psikopatın, dâhice kurguladığı bir labirentin içinde sıkışıp kaldığını anlayacaktır.

Üstelik söz konusu olan artık yalnızca kendi hayatı değildir. Sevdiklerini kurtarmak için bu oyunu oynamak zorundadır.
Oyununsa tek bir kuralı vardır: Hayatta kalmayı başar ve asla teslim olma.




                                                            Kozmokitap
Scroll To Top