Doğmamış Bir Çocuğa Mektup - Oriana Fallaci


Kozmokitap

    Bugün kitaplığımın başında durmuş incelerken,  yıllar önce , oğluma hamile iken okuduğum Doğmamış Bir Çocuğa Mektup kitabı gözüme ilişti. Kitabı elime aldığımda , o kitap kokusunu içine çekerken o günler, kitabı okuduğum zamanlar aklıma geldi. Zaman aslında hissettiğimizden de çabuk geçiyor. Geçmişten geriye kalan ise anılar ve bir kaç parça eşya...

kozmokitap

    Doğmamış Bir Çocuğa Mektup çok duygusal bir kitap. Ben de ne akla hizmet böyle duygusal bir kitabı en duygusal olduğum dönemde hamile iken okudum bilemiyorum. Hatırladığım bu incecik kitabı okumam tutamadığım gözyaşlarımla kısa sürede bitmemişti. İki gözü iki çeşme ağlaya ağlaya okumuştum kitabı. Hamile olmasaydım mutlaka yine kitaptan çok etkilenirdim ancak bu kadar ağlayacağımı düşünmüyorum.
                           
                            kozmokitap

   Kitap hamile kalan bekar bir annenin bebeğine yazdığı mektuplardan oluşuyor. Hamile olduğunu erkek arkadaşına söyleyince o da bebeği aldırmasını söylüyor. Ancak anne bebeğine kıyamıyor tek başına doğurup büyütmeye karar veriyor. Ancak dönemin şartlarında bu çok zordur. Kitabın yazıldığı yılın 1975 olduğunu düşünürsek bu zorlukları anlayabiliriz. Bebeği yavaş yavaş karnında şekillenirken o da bebeği ile konuşmaya devam ediyor. Ona masallar anlatıyor ve bu dünyanın zorluklarından bahsediyor. Hamilelikte riskli bir döneme girince yatak istirahati gerekiyor. Bu da çalışan ve yalnız birisi için çok zor oluyor. Anne - babasının tepkisinden çekinirken onlar da doğurmasını söylüyorlar. Ancak iş seyahatinde kötü yollarda araba ile giderken kan geliyor ve bu sonun başlangıcı oluyor.....

kozmokitap

1929-2006 yılları arasında yaşamış olan feminist yazar Oriana Fallaci 'nin önemli kitapları arasındadır Doğmamış Bir Çocuğa Mektuplar. 9 yaşında kısa hikayeler yazmaya başlayan yazar 17 yaşında gazetecilik yapmaya başlamıştır. Yazar bir çok ünlü liderle röportajlar yapmış ve bir dönem de savaş muhabirliği yapmıştır. Öfke ve Gurur adlı eseri İtalya'da 1 milyonu aşkın satmıştır.

Kozmokitap
Oriana Fallaci

Çok sevdiğim bu kitabı tüm kitap dostlarına tavsiye ederim. 



Doğmamış Bir Çocuğa Mektup                                                                      Oriana Fallaci                                                                                           Can Yayınları                                                                                           Çeviri: Pınar Kür                                                                                        127 sf.                                                                                                    "Senden korkuyorum. Seni hiçyokluktan zorla çekip alan, gövdeme ekleyen rastlantıdan. Seni çok beklediysem de karşılamaya asla hazır olmadım. Ama kendi kendime hep o kötü soruyu sordum: Ya doğmak hoşuna gitmezse? Ya günün birinde haykırıp suçlarsan beni: "Sana kim dedi beni dünyaya getir diye? Neden dünyaya getirdin beni, neden?" İtalyan yazar Oriana Fallaci böyle diyor derin izler bırakan kitabı "Doğmamış Bir Çocuğa Mektup"un başlarında. Erkeğinden ayrılmış bir kadının, gebe olduğunu anladığı andan başlayarak hissettiklerini, iç dünyasında kopan fırtınaları, yaşadığı korkuları, coşkusunu ve erincini başka hiçbir kitap bu kadar başarıyla yansıtamadı, okuru bu denli etkileyemedi. Bir kadının bedeninde filizlenen o küçücük canlıyla, onu karnında taşıdığı sürece yürüttüğü bir monolog bu kitap. İlk yayınlandığı 1975 yılından bu yana sayısız dile çevrilen bu çarpıcı kitap, Oriana Fallaci'nin ustalıklı ve şiirsel anlatımıyla haklı bir başarıya ulaşıyor; unutulmazlar arasında yerini alıyor.

kozmokitap



Popüler kitaplar her zaman iyi kitap mıdır?


Kozmokitap
   Merhaba, dün gece aklıma bu konu geldi. Sosyal medya hesaplarında - ister kişisel ister yayınevlerinin - bazı kitapların çokça paylaşıldığı, bazı sayfalarda abartılı yorumlar yapıldığını görüyoruz. Kitaplar son derece renkli, albenisi fazla... Arka kapak yazıları son derece ilgi çekici. Bir çok insan da kitabı okuyup beğendiklerini söylüyor ve yere göğe sığdıramıyorlar. Bu reklam kampanyalarını görüp de kitabı merak etmemek mümkün değil. Kitapçılara uğradığımda bu kitapları görüyorum ve acaba alsam mı diye uzun süre düşünüyorum. Ambalaj iyi, reklam iyi, fiyat pahalı peki ya içerik? Söylendiği kadar iyi mi?

Kozmokitap

   Bir iki sene önce olsa belki bu reklam kampanyalarına kanardım. Artık inanmıyorum... Nerede bir ürünün bolca reklamı yapılsa, birileri ayıla bayıla anlatsa aklımda soru işaretleri beliriyor. Bir ürün gerçekten iyi ise fazla reklama ihtiyacı yoktur. Kalite eninde sonunda kendisini belli eder.

 
Kozmokitap

    Popüler kültür balon misalidir çabuk söner ve bir yenisi hemen bulunur. Popüler olan kitapların çoğunu da ben böyle görüyorum. Hele son zamanlarda herkes yazar oldu, herkesin kitabı var. Hayranlar ayılıp bayılıyorlar, kitaplar yerlere göklere sığdırılamıyor. Bugünün şartlarında çok sevilen ve abartılan bu kitapların bir çoğu için gelecek göremiyorum.
Kozmokitap

    Popüler kitaplar her zaman iyi midir- değildir. Peki her zaman kötü müdür - o da değildir. Mühim olan elemeyi bilmek ve doğru kitabı bulabilmektir bana göre. İyi olarak bahsettiğim klasikler midir? Klasiklerin yanında bana göre iyi olan bir çok kitap vardır. Ancak kitabı okurken bana bir şeyler kazandırmalıdır. Bana bir duyguyu hissettirmelidir. İçi boş ve zaman kaybı olmamalıdır bir kitap. Okumaya devam ettikçe bir süre sonra daha iyisini istemeye başlıyoruz. Çok basit bir dille yazılmış, klişe haline gelmiş olaylar örgüsü içeren , kitabın başında  sonunu tahmin edebiliniyorsa o kitaplardan ben uzak duruyorum. Tamamen dinlenme amaçlı , kafa boşaltmak için okunan kitapların bile belli bir düzeyde olması gerektiğine inanıyorum.

Kozmokitap
   Sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz?



Manolya Kokulu Hikayeler

 
Kozmokitap
 
   Tam bahar aylarında okunacak , renkli ve mis kokulu bir kitap Manolya Kokulu Hikayeler. İlk başta kokusu biraz ağır gelse de bir süre sonra burnum kokuya alıştı hatta sevmeye bile başladım. Kitabın kapağı ise tek kelime ile muhteşem! Dizayna bayıldığımı söylemeliyim. Yakamoz Kitap'ın çıkarttığı kokulu kitap serisinin diğer kitaplarını okumadım ancak onların da kokularını merak ediyorum. İndirimde denk gelirsem almayı düşünüyorum diğerlerini de.

   Manolya Kokulu Hikayelere gelirsek 42 adet hikaye derlemesinden oluşuyor. Hikayelerin aralarına da özlü sözlerin serpiştirilmesi çok güzel olmuş. Hikayeler sevgi, inanma ve başarma üzerine. Kitap yormadan akıp gidiyor ve gülümseyerek okuyorsunuz. Önünüze pespembe bir dünya seriyor. Hangi zorlukla karşılaşırsanız karşılaşın inancınız, azim, destek ve sevgi ile işler yoluna giriyor. Gerçek dünyada her şey mutlu sonla bitmese de kitabımızda mutlu sonlar var. Ayaklarımızı uzatıp günün yorgunluğunu atarken okunabilecek bir kitap. 
Kozmokitap

Manolya Kokulu Hikayeler
Derleyen: Ender Haluk Derince
Yakamoz Kitap
319 sf

"Her şey beklemesini bilen kişiye kendiliğinden gelir."
 Umudunu yitirme,
Şu hayatta bir şeyin bitişi
her zaman başka bir şeyin
başlamasına sebep olmuştur.
   Okurken içinizi huzurla dolduracak, yüreğinizi ısıtacak, iyilik, sevgi, dostluk ve mutluluğu dile getiren birbirinden güzel 42 adet hikâyeden derlenen bu kitapla hayata keyifli bir mola verip kargaşadan sıkıntılardan uzaklaşacaksınız.

kozmokitap



Mor Cepkanliler çekiliş sonucu

çekiliş sonucu

Bir haftalık süren çekiliş maratonunun sonuna geldik. Bol katılımlı bir çekiliş olsun istemiştim ancak sadece üç kitapsever katıldı çekilişe. Ve kazananımız Sevgi Söğüt. Kendisini tebrik ediyorum ve mail adresine bildiriyorum.


çekiliş sonucu


Çekilişe katılan diğer iki arkadaşa da bir sürprizim var. Blogumda bir blog satışı başlatmıştım ve şimdiye kadar sadece bir kitabı sattım. Diğer iki arkadaşa da bu kitaplarımdan bir tanesini isterler ise Ptt kargo ile ödemeli olarak gönderebilirim. İstedikleri kitapları bana mail ile bildirirlese postalayacağım:)))

Güncelleme: Çekilişin kazananı Sevgi Söğüt geri dönüş yapmadığı için hakkını kaybetmiştir. Çekilişin yeni kazananını yakında açıklayacağım.
Çekilişi iki kişi arasında yapmak istemediğimden dolayı yayınevi ile görüştüm ve sağolsunlar onların da desteği ile çekilişe katılan cangz ve umut sukran'ın ikisine de kitap göndereceğim. İletişim bilgilerini bekliyorum.
   Sevgiyle kalın.....



Alaca Dünya ve Yalnızlığım - Ali Ünal

 
Kozmokitap

    Daha önce " Son Aşk Çiçeği" kitabını okuduğum ve kalemini çok sevdiğim Ali Ünal'ın ilk kitabı "Alaca Dünya ve Yalnızlığım ". Bazen kitapları ters sıradan okumayı seviyorum. Yazarın son kitabını ilk önce okumak gibi.... Kitap bir çocuğun Ali'nin dilinden yazılmış. Ali o çocuksu sevecenliği, masumiyeti ile bize ailesini , çevresini ve hepsinden de önemlisi kendi öyküsünü anlatıyor. Ali bacaklarında sorunu olan bir çocuk. Hal böyle olunca da ailede en çok üzerine düşülen çocuk olmuş.Bu durumda kendisinin de naz niyaz yaptığını itiraf ediyor Ali. Babası oğlu için her şeyi yapıyor. Yakan güneşin altında uzun süre bacaklarına masaj yapmak, doktor doktor gezmek de dahil... Annesi fedakar, sevecen bir kadın. Arkadaşları ile rahatça koşup oynayamayan onları seyretmekle yetinen Ali. Ali'nin yalnızlığı da buradan kaynaklanıyor. Çok arkadaşı yok.

    Ali'nin başına bazı gizemli olaylar gelmeye başlıyor. Kimsenin görmediği bazı şeyleri görüyor. Tanıştığı Mahiyar ile birlikte hem sevginin hem de bu gizemin  kapıları açılıyor. Mahiyar sayesinde Alaca Dünya ile tanışıyor Ali ve bizi de bu gizeme ortak ediyor. Alaca Dünya yıllardır burada olan ve sevgi ile yaşayan bir dünya....

    Alaca Dünya ve Yalnızlığım kitabı ile çocukluğumuzu, şimdilerde pek sık rastlamadığımız samimiyet ve dostluğu buluyoruz satırlar arasında. Yardımlaşmayı ve sevginin önemini vurguluyor yazar Ali'nin dudaklarında. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen güzel bir kitaptı. Eksikleri yok muydu ? Vardı , ilk kitap olduğu belli oluyordu. Olayları Ali'nin ağzından okurken bir bakıyorsunuz başka birisi anlatıyor. Farklı bir olay var , "bu da ne? Bunlar da kim?" derken adapte olmak uzun sürüyor.  Arada konular bağlanırken havada kalan konular olmuş gibi bir his yaratılıyor ; özellikle Alaca Dünya ile bağlantılı bir olay anlatılırken. Bunlara rağmen kitabı sevdim. Tavsiye edilir:)))

   
KozmokitapAlaca Dünya ve Yalnızlığım
 Ali Ünal
Potkal Kitap
143 sf.
   Gerçek hayat ile gerçek üstü bir hayatın zaman zaman kesiştiği, içinde yaşanılan dünya ile öte dünyalara özlemin ortaya çıkardığı bir roman Alaca Dünya ve Yalnızlığım...Tüm romanlar gibi hayal, tüm hayaller gibi gerçek...
    Antakya'nın tam ortasında geçen bir fantastik kurgu.Çocukluğumun en özgün, en tatlı tebessümler yayıcı, en çapkın, en sevinçli ve en üzgün anları bir araya gelse ancak bu kadar uzun olurdu. Zor geçen ama hiç yaşayamadığım çocukluğum, bir gün kapısını çaldı yalnızlığımın. Uzun soluklu bir hezeyan fotoğrafı gibi asılı kaldı kalbimdeki koca duvarda. Bu duvarda Antakya'da yaşayan bir avuç insanın, Alaca Dünya ile kurduğu iletişimin en can alıcı anları da resmedildi.Her fırça darbesi, bu resmin karakterlerini ortaya koyuyor. Yaşamın sert gerçekleri ile Alaca Dünya'nın hayalleri içiçe geçiyor.
    Mahiyar'a duyduğum çocuksu aşk, mektup arkadaşım Jeanne'in tahmin edemediğim fırtınalarla dolu iç yüzü, Hristo Amca'nın sevgi dolu sarraf yüreği, Şayeste Hanım'ın, kendisine bahşedilen gençlik hülyalarıyla dolu Rıfat Bey aşkı, her geçirdikleri günü keseden yiyen sıradan yaşlılar: Mualla Nine ve Nihat Dede, Menekşe ve yaralı geçmişi... Antakya'da çekilen, her karesinde şiş kebap mutluluğunu, humus lezzetini, biber salçası hüznünü ve semavi aşkın 3 ayrı lisanını göreceksiniz.


kozmokitap






Gitmek Gerek Bazen - Özgür Aras


kozmokitap
 
    İletişim uzmanı Özgür Aras'ın yedinci kitabı Gitmek Gerek Bazen. İsmi ile beni cezbeden bir kitap. Bütün kış yorgunluğundan sonra bir tatile ihtiyaç duyduğumu düşünürken kitabın ismini duymak bile bana ilham oldu. Evet yoruldum ve uzaklaşmaya ihtiyacım var.... Çevremdekilere bolca söylediğim bir söz oldu  "gitmek gerek bazen " Tabii kitabın konusu ile benim gitme nedenimin bir alakası yok :) Ancak kitabı okurken kitap karakteri ile ben de bulunduğum ortamdan uzaklaştım ve uzaklara gittim. Bu tur ana karakterimize olduğu kadar bana da iyi geldi. Bu nedenle kitabı bir çırpıda bitirmedim. Ağır ağır, sindire sindire, tadını çıkara çıkara okudum.
Kozmokitap

   Kitap ana karakterin ağzından yazıldığı için daha etkili oluyor. Duygularını, acılarını, kafa karışıklığını, umutlarını, çelişkilerini okuyucuyla rahat bir şekilde paylaşıyor ve duygu transferi çok etkileyici oluyor.
kozmokitap

   Kitabı okurken bir ara benimde kafam karıştı. Çınar ismi ilk geçtiğinde ben erkek zannetmiştim. Meğer Çınar bayanmış...
kozmokitap

     Bir heykeltıraş olan kahramanımız kız arkadaşı tarafından aldatılmış ve terk edilmiştir. Aslında çok da düzgün bir ilişkileri yoktur. Ancak kafasında öyle bir kız yaratmıştır ki ona delicesine aşıktır. Onun kusurlarını , hatalarını, bencilliklerini görmezden gelir. "Aşkın gözü kördür " derler ya,  o da tam anlamıyla kör olmuştur. Fakat son olaylardan sonra gerçekler acı bir darbe ile kendini belli ederler. O andan sonra da bir yıkım başlar. Soğukkanlı kişiliği ve polyannacılığı ile tanınan insandan eser kalmaz. Adeta bir harabe olmuştur. İşte bu harabenin acısı, serzenişlerinin yanı sıra kendisini kurtarma çabasını, adım adın kendisini onarmasını ve yeni bir aşka yelken açmasını okuyoruz Özgür Aras'ın kaleminden.

    Kitabın anlatım tarzını, içeriğini ben çok sevdim. Tavsiye edilir:))

kozmokitap


Gitmek Gerek Bazen                                                                                              Özgür Aras                                                                                                                 Sayfa 6 Yayınları                                                                                                             248 sf.
"Uzaklara gitmek, beni üzen her şeyi, herkesi ardımda bırakmak istiyorum… Fakat biliyorum ki kafa aynı kafa, ruh aynı ruh, kalp aynı kalp… Ne yaparsam yapayım benden farklı bir ben çıkmayacak ortaya."
 Bazen gitmek, düşünmeyi bırakıp gitmek gerek… Sadece gitmek. Hesapsızca… Yolun nereye varacağını bilmeden, bilinmeyene doğru yol almak gerek…
Kaçımız gitmeyi; her şeyi, herkesi geride bırakıp bir daha dönmemek üzere kaçmayı başardı bu hayatta? Kaçımız karalanmış defter misali hayatında beyaz bir sayfa açabildi? Ve kaçımız geçmişin tüm ağırlığını terk ettiği şehirde bırakabildi?
Özgür Aras son kitabı Gitmek Gerek Bazen ile acı aşklarla yoğrulsa da kalplerin bir gün iyileşebileceğine dair cesaret yüklü bir aşk hikâyesi anlatıyor. Çünkü gerçek aşklar ancak kırık kalplerde filizlenir...


kozmokitap




Çekiliş #5 - Yitik Ülke Sponsorluğunda (15-21 Haziran) / Kapandı


Kozmokitap


  Merhaba, yine yeniden bir çekiliş ile buradayım. Bir önceki çekilişten sonra tereddütte kalsam da Yitik Ülke Yayınlarından Sayın Kadir Aydemir yeni çekilişi "Mor Cepkenliler " kitabına yapabilirsin deyince hemen hazırlıklara başladım.Teşekkür ederim Kadir Bey :)  Çekilişleri seviyorum. Umarım bu sefer bol katılımlı bir çekiliş olur.  Okullar tatil oldu ,  ders sınav stresi kalmadı . Artık rahat bir nefes alıp kitap okuma va okutturma zamanı. Güzel bir kitap size hediye gelsin istemez misiniz? O zaman hadi çekiliş zamanı....

Çekiliş kuralları yine çok basit:

  • GFC den beni takip etmek.
  • Sosyal medya hesaplarınnızdan birisinde paylaşmak.Paylaşımlarınızı herkese açık yapmalısınız.
  • Yorum olarak beni takip ettiğiniz ismi, paylaşım linkinizi ve güncel bir mail adresinizi yazmak.

Önemli noktalar:
18 yaşından küçükler ailelerinden izin almalıdırlar.
Çekilişin kazananı yine bir önceki çekilişimdeki gibi kitabı hangi yolla almak istediğini belirtmelidir.( posta yolu ile veya alıcı ödemeli olarak kargo yolu  ) Bu sefer kargo yolu ile isteyenlere bir sürpriz var! Kazanan şanslı kişi kitabı kargo yolu ile ister ise Mor Cepkenliler kitabının yanında sürpriz 2 kitap daha hediye!!!  Tercih sizin:)))

 Katılan tüm arkadaşlara bol şanslar dilerim.
21 Haziran saat 22.00 da çekiliş sonlanacaktır. Kazanan arkadaşı en kısa zamanda açıklayacağım.


kozmokitap     Mor Cepkenliler                                                                               Ahmet Zeki Muslu                                                                             Yitik Ülke Yayınları                                                                                      440 sf.
                                                                                                                       30 yılda yazılan unutulmaz bir efe romanı! Yörük Ali Efe ve Kıllıoğlu Hüseyin Efe'nin "Mor Cepkenliler"i!                                                                  İzmir'in işgalinden "Milli Mücadele"ye geçiş dönemi, Kurtuluş Savaşı'nın önemli bir evresidir. Bu dönem, eşraf ile din adamının, yurtsever subay ile aydının el ele verdiği arayış dönemidir. Ve bu dönemin en önemli öznelerinden biri de kuşkusuz "mor cepkenli" Batı Anadolu zeybekleridir. Onlar saf ve gerçek bir yurtseverlikle hareket ettiler. Gecikmeden silaha sarılıp Yunan işgalini durduran, bu mor cepkenlilerin verdiği mücadele, Türk romanında gerektiğince yer almadı. Dahası onları savaşmaya iten nedenler ve bu saf gerçek toplumsal bellekten ha silindi ha silinecek. Anımsayalım, örgütlenmede, Yörük Ali Efe, Kıllıoğlu Hüseyin Efe, Kozalaklı Mehmet Efe ve Demirci Mehmet Efe gibi her biri birer eşkıya olan bu mor cepkenlilerin, köylü kitleleri üzerindeki nüfuzundan yararlanılmaya çalışıldı. Kuvayi Milliye adı altında toplanan bu birlikler, Denizli yönünde ilerleyen Yunan ordusunun karşısına demiryolu boyunca dikildiler. Yörük Ali Efe ve Demirci Mehmet Efe, iki farklı dünyanın iki efesi.
    Ahmet Zeki Muslu, işte bu direnişi ve coğrafyayı, otuz yıllık bir araştırmadan sonra "Mor Cepkenliler"de anlattı. Pek çok kişiyle konuştu, onlarca yazılı kaynağı taradı. Kitabın ikinci cildiyse "Menderes'in İki Yakası" adını taşıyor. Yazarımız, işgal ordusuna ilk kurşunu sıkan, Çineli "Kıllıoğlu Hüseyin Efe" ekseninde, onları ve "Kurtuluş Savaşı"nın bu cephesini, bir kez daha ölümsüzleştirdi.
















Çekiliş #4 sonucu

kozmokitap

  Merhaba, bir çekiliş daha bitti. Bu sefer ki çekilişe maalesef çok katılım olmadı, bu durum beni biraz üzdü. Çekilişi mi beğenmediniz , şartlar mı hoşunuza gitmedi yoksa farklı bir kitap mı bekliyordunuz bilemiyorum. Açıkcası bu durum beni kırdı ve bir daha çekiliş yapıp yapmamak konusunda tereddütlerim var. Büyük bir ihtimalle de bir daha çakiliş yapmayacağım...
  Çekiliş sonucunu açıklamadan önce sizlerden bir isteğim var. Çekilişe katılmamanızın özel bir sebebi mi vardı? Yorum olarak yazmak istemezseniz iletişim formundan bana yazabilirsiniz ki ben de bir şeyleri mi eksik yaptım öğreneyim.

Şimdi çekilişin sonucuna gelelim. Çekilişe tam dört kişi katıldı. Kendilerine katılım için teşekkür ediyorum. Çekilişi kağıtlara yazarak kızıma çektirdim.

Veeee kazanan: Durubaby . Tebrikler , kitabı keyifle oku. Mail adresine hemen bildiriyorum.

kozmokitap
kozmokitap
kozmokitap
kozmokitap
kozmokitap



Kahve Kokusu - Sevda Kıdeyş

 
Kozmokitap

   Klasik bir söylem vardır " Çay kalabalık sever ama kahve  yalnızlık ..." diye. Buram buram kokan kahve kokusu bizi bizden alır. O davetkar koku bizi büyülü dünyalara götürür. Sıkıntımızı bir nebze olsun alır ve bizi kendimizi tanımaya yöneltir. Kahve içerken bir taraftan da içsel söylemimiz başlar. Kahve yalnızlığı sever çünkü kahve içtiğimiz zaman dilimi sadece bize aittir. Dinleniriz, kendimizi eleştiririz, sorunları kafamızda çözeriz, bazen de farklı diyarlara yolculuk ederiz kitaplarımız sayesinde. Benim kahveme dostluk , yarenlik eden bu sefer "Kahve Kokusu" idi. Sevda Kıdeyş'in kaleminden çıkan deneme tarzında yazılmış bir kitap Kahve Kokusu.

Kahve Kokusu

   Kitabın kapağına bakıldığı zaman kahvenin o sıcaklığını, kokusunu, aromasını alabiliyorsunuz. Kitabın içeriğini, konusunu , türünü bilmeden önce kapağı beni kendisine çekti. Bu konuda Lore Kitap'ı tebrik ederim.
Kozmokitap

   Deneme tarzı çoğumuzun uzak durduğu bir edebiyat türü. Genellikle romanlar tercih ediliyor. Yaşamın zorluğundan bunalanlar , bir nebze farklı ortamda bulunmak isteyenler ya da evimizin sıcak ortamında kısa bir tatile çıkmak isteyenler kaçamak olarak romanlara sığınıyorlar , bu gruba ben de dahilim. Deneme türü yazıların çoğunu sevmiyorum. Dürüstçe itiraf edeyim, burada biz bizeyiz.... Deneme türünde okuduğum ilk kitabım - eminim çoğunuzun da böyledir- Montaigne'nin Denemeler'idir. Bu kitap dışında sevdiğim denemeler bir elin parmakları kadardır.  Kahve Kokusu hakkında da dediğim gibi deneme türü olduğunu bilmeden sırf kapağının çekiciliğinden dolayı istediğim bir kitap. Kitap gelince ve deneme olduğunu öğrenince biraz tereddütte kaldım. Acaba sıkılacak mıyım? diye bir düşüncedir aldı beni. Okumaya başlayınca ise bütün tereddütlerim silindi. Sanki çoğu yerinde kendi içsel sesim konuşuyormuş gibi hissettim. Kitapların altlarını çizmeyi sevmediğimi bilirsiniz , bir çok kez belirtmiştim. İlk defa bu kitapta bazı yerlerin altlarını çizdim.

Kahve Kokusu

    Kitabın bölümlerini yazarken yazar, şairlerin, yazarların sözleri ile yazılarını süslemesi, içtenlikle yazması çok hoşuma gitti. Anlatım şiirseldi. Çoğu  yerde cümleler basit ve yormayandı. Nadir de olsa bazı cümleler takibi zor olmuş, okurken yordular beni.

Kozmokitap

  Kitapta benim en sevdiğim bölüm "Çocuktan al haberi" bölümü oldu. Okuken kendi çocukluğumu ve günümüz çocuklarının çokluk içerisindeki yokluklarını düşündüm. Herşey bol, imkanlar daha geniş ancak çocuklar daha mutsuz....


Kozmokitap

Arada farklı tarzları , farklı yazarları, farklı yayınevlerini denemek lazım... Bu denemelerde şiirsel bir anlatımla yazılmış, size bir şey kaybettirmeyecek ancak size çok şey kazandıracak bir kitap kazanabilirsiniz, tıpkı Kahve Kokusu gibi....


Kahve Kokusu                                                                                                                    Sevda Kıdeyş                                                                                                                    Lore Kitap                                                                                                                          213 sf.                                                                                                                           Montaigne ile başlayan ve dünya edebiyatına yayılan deneme türünün Türk Edebiyatı'ndaki ünlü temsilcilerini; mesela Refik Halit Karay'ı,Nurettin Topçu’yu, Çetin Altan’ı ve bu konuda haklı bir üne kavuşmuş birçok deneme yazarlarını incelemeden, kısa bir yazı türüdür diye bu işe kalkışılmamalı. Ama belli ki Sevda Kıdeyş bu konuda donanımlı...
                                                                                                                                                                                                                                        Sadettin KAPLAN                          Her birimizin anılarında var olan o güzelim kahve kokusu tıpkı çarşılardan geçerken, pazarlardan, aktarlardan geçerken burnumuzu yalayıp ruhumuza inşirah veren dokusuyla bir faslı muhabbete, bir faslı huzura davet edercesine içimizde genişler. Kitap böyle bir havayı taşıyor bize. Kahve eşliğinde okuyorsunuz hissiyle kendinize bir kahve hazırlamak durumunda kalıyorsunuz. Okudukça çok şey bulacağınız Sevda Kıdeyş’in bu eserinde; kelimelerin yer yer bir yağmur damlası, yer yer bir şiir atmosferi ve yer yer bir çiçek bahçesinde muhabbeti kahve tadında yapmış bulacaksınız.
                                                                                                                     Recep GARİP 
       Çok şey düşünmenin, çok şey yaşamak kadar yorucu olduğu inancını yitirmeden mümkün olduğunca’’ tek dilde’’ yani sevgi dilinde toparlamış Sevda Kıdeyş. Elinize aldığınız andan itibaren muhabbetiniz aşırı hale gelecek birbirinize sarılacağınız, el ele saatlerce oturacağınız bu buluşmanızın içindeki sevgi akışı ‘kahve kokusu’’nun peşinde ellerinizden tutup sizi anlayacak bir nehrin kıyısına indirecek…
Akıl ve kalp dağınıklığınızı suya vereceğiniz bir kitap…

                                 
Kozmokitap




Mayıs ayında okuduklarım....

 
kozmokitap

   Bir ayı daha geride bıraktık. Mayıs ayına ilkbahar ayı demek zor oldu. Daha çok sonbahara benzedi. Soğuk ve üşüyerek geçirdik bu ayı. Bir ara kar bile yağdı, bahçedeki ağaçların çiçekleri dökülecek, donacak diye korktum. Geçen sene ki kadar bol meyvesi olmasa da ağaçların donmadılar ya ona çok sevindim. Bu ay sadece 7 kitap okudum:( Gelelim okuduğum kitaplara:
1-Karadeniz Kitabı - Yağmurlar Ülkesinde Çocuk Olmak
2-Şeytan Disko - Yaprak Öz
3-Karanlıktakiler- Kathleen Peacock
4-Bana Her Şey Seni Hatırlatır - Beth Harbison
5-Diriliş - Tess Gerritsen
6-Burası Tekin Değil - Sine Ergün
7-Gölgesizler - Hasan Ali Toptaş

                Haziran ayına ve bu ayın getireceği güzelliklere Hoşgeldin diyorum.....

Sevgilerle♥♥♥
kozmokitap



Scroll To Top