Milena'ya Mektuplar - Franz KAFKA

   
kozmokitap


    Milena Jesenska 23 yaşında yetenekli bir kadındır. O dönemde 36 yaşında olan Kafka'nın eserlerini Çekçeye çeviriyordu. Tanışmaları da bu vesile ile olmuştur. Başlangıçta sadece iş amacı ile olan bu yazışmaları zamanla kişiselleşmiş ve aralarında bir bağ oluşmasına sebep olmuştur. Yazışmaların olduğu dönemde Milena evlidir. Bu durum birbirlerini sevmelerine engel olmamıştır. Kafka mektuplarında günlük hayatından, hastalığından ( Kafka verem hastasıdır. Milena da bu hastalıktan muzdariptir. ) , Milena'ya duyduğu sevgiden ve özlemden bahsetmektedir, Mektuplarından birisinde "  Kalbimde sen varsan her şeye katlanabilirim " demektedir. 1920-1924 yılları arasında yazışmaları sürmüştür. Bu süre zarfında sadece 3 kez yüz yüze görüşmüşlerdir. Milena'nın mektuplarının akıbeti tam olarak bilinmediği için kitapta sadece Kafka'nın mektuplarına yer verilmiş. Milena'nın duygularının yansımalarını Kafka'nın yanıtlarından biraz anlıyoruz. "Evet , haklısın onu seviyorum. Ama Franz seni de seviyorum . " dediğini yine Kafka'nın mektubundan anlıyoruz. Kitabı okurken bu sebeple bir yarım kalmışlık , eksiklik hissi oluşuyor. Kafka'nın kendi monoloğu gibi geliyor bazen. Bazı bölümlerde Milena'nın bir sorusuna cevap yazdığı için konuya tam olarak adapte olunmuyor. "Korku ile ilgili yazmaya söz verdiğin şey beni de biraz korkutuyor." gibi. Burada yazmaya söz verdiği şey ne anlayamıyoruz. Kitabın sonunda 3 Haziran 1924'te ölen Kafka için yazdığı anma yazısı ve Max Brod'a yazdığı mektuplar sayesinde az da olsa Milena'nın sesini duymuş oluyoruz.
    Bu kitabı okurken bir roman ya da bir hikaye olmadığını unutmamak gerekiyor. Bu bir insanın en içten duygularını dile getirdiği özel mektuplarıdır. Bu nedenle sürükleyicilik beklenmemelidir. Doğruyu söylemek gerekirse kitabın başlarında sıkılmadım dersen yalan olur. Yaklaşık 40-50 sayfa okuduktan sonra bu tek yönlü  mektuplar beni etkilemeye başladı. Bizden yaklaşık 90 yıl önce yaşamış bir insanın özel yaşamını , duygularını öğrenmek biraz tuhaf bir duygu....


Milena'ya Mektuplar
Franz KAFKA
Tutku Yayınevi
Çev.:Derya Öztürk
391 sf.

kozmokitap

İyi Bayramlar

kozmokitap

        Umutla , özlemle beklediğimiz  Ramazan Bayramı nihayet geldi. Bu güzel günde sevdiklerimize onları bir kez daha ne kadar çok sevdiğimizi söyleyelim. Küslerin barıştığı, savaşların sona erdiği, çocukların artık ölmediği, barış içerisinde bir bayram diliyorum. BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN....

kozmokitap


Kitap Mimi (mim # 2)


mim


   Sevgili Kitap Keyfim beni mimlemiş. Çok keyifli sorulardan oluşan bu mime katılmamak olur mu? Keyif alarak cevapladım soruları. Bir kez daha Kitap Keyfim'e teşekkür ediyorum.
    Şimdi soruları cevaplamaya geçelim. Umarım okurken siz de benim kadar keyif alırsınız:))
 
-Ne sıklıkla kitap okursunuz?
Her gün az da olsa okuyorum.

Şans - Karen Kingsbury

 
kozmokitap

Bu kitap ile Karen Kingsbury ile tanışmış oldum. Yazarın yayınlanış 40 tan fazla romanı varmış, tanışmamız maalesef biraz geç oldu :(  Dilindeki sadeliği, konuyu okuyucuyu sıkmadan anlatış tarzını ve romandaki tüm duyguları bana hissettirmesini sevdim. İtiraf etmeliyim ki kitabın sonlarına doğru gözyaşlarımı tutamadım. Benim hassas bir dönemime mi denk geldi , kitap duyguları çok iyi mi yansıtıyor karar veremedim. Artık

Sessiz Oda - Lori Schiller

    Konusu hakkında bilgi sahibi olmadan, arka kapak yazısını okumadan sadece kapak resminden etkilenip aldığım nadir kitaplardan birisidir. Doğruyu söylemek gerekirse gerilim romanı olduğunu düşünerek almıştım ki bu konuda yanılmışım.
kozmokitap

   Kitabın yazarı olan Lori aynı zamanda kitabın baş kahramanı. Lori gerçek öyküsünü tedaviler sanrası hatırlayabildiği kadarıyla dile getirmiş. Hatırlayamadığı kısımlarda ise ailesi, arkadaşları ve doktorlar devreye giriyor. Lori sağlıklı bir genç kızken bir gün sesler duymaya başlar. Bu şizofrenin başlangıcıdır. Evet Lori bir şizofren hastasıdır ve bize bu hastalığı tanımamız, şizofren hastası olanların neler hissedebileceğini göstermek

Son Kamelya - Sarah Jio

    Sarah Jio'nun son kitabı olan Son Kamelya'yı biraz gecikmeli de olsa sonunda okuyup bitirdim. Bu kadının kalemini seviyorum. Okumaya başlayınca bütün dertler , sorunlar bitiyor ve farklı bir aleme dalıyorum sanki.
kozmokitap
    Kitabın kapak tasarımı her zamanki  gibi çok hoş. Yazarın ilk olarak Böğürtlen Kışı romanını okuduğum zaman çok etkilenmiştim. Zamanla diğer kitaplarını da okudukça tarzına alıştım sanırım. Bu yazarın okuduğum dördüncü romanı ve beni çok da şaşırtmadı. Aynı melodinin üzerine yazılmış  farklı sözleri olan bir müzik bestesi gibi. Hoş vakit geçirmek için güzel bir kitap fakat beklentinizi fazla yüksek tutmamanızı öneririm.

Soğuk Taşlar - Osman Aysu

       
    Başlamışken elimdeki bütün ( 2 adet) Osman Aysu kitaplarını sırası ile bitireyim dedim. Kitapları okurken çok fazla kafa yormaya gerek olmadığı için su gibi akıyorlar. Bu kitabı da bir günde bitirdim. Yine polisiye-gerilim tarzında bir kitap Soğuk Taşlar. Arada birkaç nadir kullanılan kelime ( örneğin kaşane )olsa da genel olarak sade bir dille yazılmış. Sıkılmadan okunacak bir kitap.

kozmokitap

Casus - Osman Aysu

      
    Osman Aysu ile ilk defa At Kuyruklu Adam kitabı ile tanıştım. Çok sevdiğim Türk yazarlardan birisidir kendisi. Anlatım tarzındaki sadeliği, konuyu gereksiz uzatmamasını seviyorum. Gereksiz tasvirler ya da karakterlerin en ince ayrıntısına kadar anlatımı yok. Mühim olan konunun aslı ve onu da çok güzel anlatmış yazar.

 

İlk Gün - Marc Levy


  Marc Levy'nin okuduğum ilk kitabıdır İlk Gün. Son olur mu hayır. Bir kitapçıda 5 tl lik kitapların arasında görüp arka kapağını çok beğendiğim için aldığım bir kitap. Böyle güzel bir kitabı değerinin çok altında almış olduğum için çok mutluyum.
    Kitabın kapak tasarımı çok etkileyici. Beni kendisine çeken de biraz kapak oldu. Ben kapak tasarımını çok başarılı buluyorum.
    " Gün doğumu nerede başlar ? " kitap bu soru ile başlıyor. Astrofizikçi olan Adrian'ın günlüğünü okuyoruz kitapta. Çocukluğundan beri Adrian'ın aklındaki sorudur bu "gün doğumu nerede başlar " . Astrofizikçi olunca da bu konuyu araştırmaya başlar, evrendeki ilk gün ışığını. Bir paleoantropolog olan Keira

Gördüğüne Asla İnanma - Mario Mazzanti

kozmokitap


    Şah Mat'ın yazarının ikinci kitabı olur kendileri. Yazarımızın tıp doktoru olduğunu biliyor muydunuz? Tıp fakültesinden her şey çıkar kırk yılda bir de doktor çıkar derlerdi haklılarmış. Mario Mazzanti  severek okuduğum ikinci doktor yazar. Diğeri ise Tess Gerritsen. İtalya'da tüm üniversite bitirenlere doktor denildiğini biliyor muydunuz? Kitabı okurken bu yüzden şaşırmayın , herkese kitapta doktor diye hitap ediyorlar.

Scroll To Top