Sonsuz Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sonsuz Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8/03/2019

444 Basamak - Mario Mazzanti

Ağustos 03, 2019 8 Yorum
444 Basamak -  Mario Mazzanti


  Şah Mat ile tanıdığım ve sevdiğim bir yazar oldu  Mario Mazzanti . Şah Mat'tan sonra okuduğum Gördüğüne Asla İnanma  ve Ölümle Randevu 'yu sevsem de bir Şah Mat kadar olamadılar benim için . Bu sene içerisinde okuduğun On İçimdeki Katil ile tanışıncaya kadar. Benim gözümde Şah Mat'ın da üzerine çıktı On İçimdeki Katil444 Basamak da On İçimdeki Katil'in devamı niteliğinde.  On İçimdeki Katil'i blogumda yazmadığımı fark edince 444 Basamak yorumuna geçmeden önce ondan bahsetmek  istiyorum.

On İçimdeki Katil

 On İçimdeki Katil  bol miktarda gerilim ya da korku içeren bir kitap değil. Suç , araştırma ve psikoljik öğelerin yer aldığı bir kitap . 7 yıl önce cinayet zanlısı olarak tutuklanan Riondino tutulduğu rehabitasyon merkezinden yine vahşi cinayetler işleyerek kaçar. Polisin onu tekrar yakalama çabasını okurken , 7 yıl öncesine ve nasıl tutuklandığına yolculuk ediyoruz. Bu kitabı ilginç kılan ise suçlunun çoklu kişilik bozukluğuna sahip olması. Bir bedenin içinde on farklı kişilik ya da doktorun tabiri ile on farklı kişi. Tüm kişilikler cinayetlerden haberdar mı yoksa sadece biri mi katil ??? İşte bu ilginç konudan ve yazarın anlatım gücünden dolayı hızla okunup bitiyor kitap.

    444 Basamak'ta da yine başrolde Riondino ve Doktor Claps var. Ekvator'da  Amerikan vatandaşı genç bir kadın kaybolmuştur. Kadının fiziksel özellikleri Riondino'nun kurbanlarına benzemektedir. Hem kadını bulmak hem de Riondino orada mı araştırmak için Doktor Claps Ekvator'a gider. Orada yine bir araştırma süreci okuyoruz . Diğer taraftan da Riondino'yu ...

  Yine başarılı ve heyecanla okunan bir kitap oluşturmuş yazar. Bu iki kitap ile başarılı bir seri oluşturan yazarın kendini geliştirdiğini söyleyebilirim. Diğer kitapları çerez olarak nitelerken bu kitaplarını gerçek polisiye olarak görüyorum. Türü seven okuyuculara tavsiyemdir.








Kitabın Adı :444 Basamak
Yazar :Mario Mazzanti
Yayınevi : Sonsuz Kitap
Orjinal adı :I 444 scalini
Çevirmen :Güliz Akyüz Yıldırım
Sayfa Sayısı :400


Santa Ana Tepesi, Ekvador Quayaquil’deki en etkileyici yerlerden biridir. Ancak tepeye ulaşmak için her biri numaralandırılmış olan tam 444 basamağı aşmanız gerekir.
382. basamakta ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolan Amerikalı turist Sheila Ross gündeme bomba gibi düşer. Kadının kaybolduğu günün sabahında konuştuğu İtalyan adam, Doktor Claps’in okyanusları aşmasına yetecek ipucunu ona vermiştir. Bu durumda ona garip gelen, onu kâbusuna geri döndüren bir şeyin var olduğunu hisseden Claps, iki yıl önce ellerinden kaçıp giden, çoklu kişilik bozukluğu yaşayan acımasız katil Riondino’yu bulma umuduyla yola çıkar.

Claps, yaşanan onca şeyden ve gerçekleşen kanlı cinayetlerden sonra Riondino’yu bulmayı takıntı haline getirmiştir. Ekvador’a vardığında kaybolan tek kadının Sheila Ross olmadığını öğrenmesiyle birlikte Riondino’nun oradaki varlığından neredeyse emin olan Claps için bu iş, samanlıkta iğne aramak gibi olacak.

Çoklu kişilik bozukluğu yaşayan on farklı kişiliğe sahip, vahşi bir katil...




                                                     

8/11/2016

Rehine - April Henry || Kitap Yorumu

Ağustos 11, 2016 3 Yorum
Rehine - April Henry

  Merhaba, kitaplarımı yorumladıkça fark ediyorum da takas ile normalde almayacağım farklı çeşitli kitaplar almışım. Pişman mıyım hayır:)) Bu yolla farklı yazarlar tanımış ve farklı kitaplar okumuş oldum. Bu kadar yazdıktan sonra tabii Rehine'yi de takas ile aldığımı anladınız....

    Kitapların arka kapak yazılarına her seferinde aldanmayacağımı söylüyorum fakat her seferinde aldanıyorum. Kitaplar ilgi çeksin ve daha fazla satılsın diye bazen biraz abartarak yazıyorlar bu tarz yazıları. Rehine de suç ve gerilim romanı fakat hiç de tırnaklarımı yedirecek cinsten değildi :)))

     Yazarın anlatım tarzı basit ve sade. Böyle olunca da kitap kendisini okutuyor. Konu olarak da biraz farklı olunca bendenizin ilgisini çekti ve bir de baktım ki bitmiş bile!...

    Kitap on altı yaşındaki Cheyenne'nin başına gelen olayı anlatıyor. Zatürre olan Cheyenne arabada üvey annesinin ilaçlarını eczaneden alıp gelmesini beklerken arabayı çalan bir yabancı tarafından kaçırılır. Arabanın arkasında battaniyeye sarılmış olan Cheyenne'i arabayı kaçıran adam görmez.  Arabaya birisi binince bir terslik olduğunu anlayan Cheyenne de tam olarak ne olduğunu anlamaz . Çünkü Cheyenne üç yıl önce bir kazada annesi ile birlikte görme yetisini de kaybetmiştir. Arabayı kaçıran adam arkadaki kızı fark edince panikler. Issız bir yerde kızı bırakmak niyetindedir fakat evine gidince planlar değişir . Artık Cheyenne bir rehinedir. Fidye karşılığı olarak göremediği insanlar tarafından rehin alınmıştır. Artık her adımını dikkatli atmalı ve tüm duyularını kurtulmak için kullanmalıdır.....

    Standart bir kaçırma vakasına benzese de kitap Cheyenne'in özel durumundan dolayı daha ilgi çekici halar gelmiş. Yazar benzer bir olayı gazetede okuyunca öyküyü biraz değiştirerek romanlaştırmış ve bence çok da iyi olmuş. Kitabın sonunda bulunan yazar ile soru cevap bölümünü de sevdim.

     Farklı, değişik , okunabilir bir kitap Rehine.








Kitabın Adı : Rehine
Yazar : April Henry
Yayınevi : Sonsuz Kitap
Orjinal adı : Girl Stoken
Çevirmen :Ali Orhan
Sayfa Sayısı :272

   Cheyenne birden KAÇIRILDIĞINI fark eder. Ama ne onu kaçıran adamı ne de NEREYE gittiklerini GÖREMİYORDUR. Çünkü son ÜÇ yıldır , Cheyenne hayatını gözleri GÖRMEDEN sürdürmektedir. 

    On altı yaşındaki Cheyenne Wilder, annesi onun reçetedeki antibiyotiklerini alırken arabanın arkasında uyuyordur. Cheyenne daha ne olduğunu bile anlamadan, arabaları kaçırılır. Griffin, Cheyenne'i kaçırmak istememiştir aslında ama babası, Cheyenne'in babasının güçlü bir şirketin genel müdürü olduğunu öğrenince, işler değişir; artık Cheyenne'i alıkoymaları için sebepleri vardır. Cheyenne bu kâbustan nasıl kurtulacak acaba? Çünkü o sadece zatürre değil aynı zaman da kördür de.

     "Hızla sayfaları çevirmenize sebep olan bir merak duygusunun yanı sıra kötü şans, kötü adamlar, kötü bir köpek, kötü bir hava ve hastalıkla baş başa kalan zeki bir kadın kahraman; üstelik o bütün bunlara görmeden göğüs germek zorunda. Tırnaklarınızı yiyeceksiniz."

                                           -Gail Giles, What Happened to Cass McBride'ın çok satan yazarı-

    "Eşsiz ve zeki bir kurgu... Cheyenne son zamanların en becerikli kadın kahramanlarından birisi."

                                               -Todd Strasser , Wish You Were Dead'in çok satan yazarı-




                                                            Kozmokitap

4/01/2016

Ben Senin Bildiğin Kızlardan Değilim - Siobhan Vivian

Nisan 01, 2016 10 Yorum
Ben Senin Bildiğin Kızlardan Değilim - Siobhan Vivian

 

   Geleceğin neler getireceği önemli değildi: Yeni arkadaşlar, yeni sevgililer, yeni yönler... Bütün sevdiklerimin hayatında sonsuza kadar kalacağımı biliyordum. Değişim korkutucu bir şey değildi artık. Ve fotoğrafım duvarda asılı olsa bile nasıl hatırlanacağımı pek fazla önemsemiyordum. Unutulmamak yeterliydi.   

   Bir süredir işlerimin yoğunluğu yüzünden bloguma fazla paylaşım yapamadım. Bu demek değildir ki hiç kitap okumadım. Okudum fakat paylaşmaya, kitap hakkında yazmaya vaktim olmadı. Şimdi biraz boşluk yakalamışken okuduğum kitabı sizlerle paylaşıyorum.

   "Ben Senin Bildiğin Kızlardan Değilim" ne kadar klasik bir cümle değil mi? Eski Türk filmlerinde bu klasik söyleme sık sık rastlarız. Bu söylemi bir kitap ismi olarak görünce önce komedi tarzında yazılmış bir kitap olduğunu düşündüm. Fakat kitap gençlik kitabı. Liseli bir genç kızı ve onun çevresinde gelişen olayları anlatıyor.

   Amerikan lise hikayelerini okurken biz ne kadar şanslıyız diye düşündüm. Onlar için lise neredeyse bir kabus. Birçok insan lise yıllarında aldığı yaraları atlatamıyor Amerika'da. Aynı zamanda kız-erkek ilişkileri de orada çok karışık. 16 yaşında anne olan bir çok liseli bulunuyor Amerika'da. Bizim ülkemiz ve çocuklarımız onlara benzemediği için şükrediyorum....

   Natalia lise son sınıf öğrencisidir ve öğrenci konseyi başkanı seçilmiştir. Başkan olması ile görev ve sorumlulukları artmıştır ve arkadaşlarına eskisi kadar vakit ayıramamaktadır. Hep doğru seçimler yaptığını düşünen Natalia erkekler ile arasına da mesafe koymaktadır. Erkeklerin oyuncağı ve diğer öğrencilerin dalga geçtiği bir kız olmayacaktır. Bir yandan da üniversite için SAT sınavlarına hazırlanmaktadır. Bu son sınıf Natalia 'nın hayata bakışını değiştirecek ve kendisini daha iyi tanımasına yol açacak olaylar ile doludur.

  Boş vakitlerinizde okuyabileceğiniz eğlenceli bir gençlik kitabı  Ben Senin Bildiğin Kızlardan Değilim.

Yazar Hakkında: 1979 yılı New York doğumlu olan yazar Sanat Üniversitesi Sinema ve film yazarlığı bölümünü derece ile tamamladı. Yazar halen Pittsburgh Üniversitesinde yaratıcı yazarlık dersleri vermektedir.
Yazarın diğer kitaplarını merak edenler internet sitesine bakabilirler: www.siobhanvivian.com



Ben Senin Bildiğin Kızlardan Değilim - Siobhan Vivian Kitabın Adı : Ben Senin Bildiğin Kızlardan Değilim
Yazar : Siobhan Vivian
Yayınevi : Sonsuz Kitap
Orjinal adı : Not That Kind of Girl
Çevirmen : Elif Yüksel
Sayfa Sayısı : 296


   Hayat seçimlerden ibarettir…
    Ve Natalie Sterling doğru seçimler yapmaktan gurur duyuyordu. Lisedeki aptal erkek nüfusundan uzak duruyordu, her zaman onur listesinin ilk sıralarındaydı ve öğrenci konseyi başkanı olmaya hazırdı.
    Oysa mantıklı ve güçlü olmak kolay değildi. Özellikle en yakın arkadaşı Autumn ile kavga edip yalnız kaldığında ve sürekli aşağıladığı okulun futbol takımından bir çocuğa gönlünü kaptırdığında…
    Tabii bir de eskiden bakıcılığını yaptığı Spencer vardı. Natalie onu seviyordu; ama o hoppa bir kız gibi davranarak sürekli sinirlerini bozuyordu. Natalie için iyiyle kötü arasındaki çizgi bulanıklaşıyor. Bu sınırı aşmak felaketle de sonuçlanabilir, hayatında yaptığı en doğru seçim de olabilir.




                                                            Kozmokitap

2/04/2016

Tatlı Düşler Yeşeren Umutlar - Sue Moorcroft

Şubat 04, 2016 2 Yorum

Tatlı Düşler Yeşeren Umutlar - Sue Moorcroft




Kitabın Adı :Tatlı Düşler Yeşeren Umutlar
Yazar :Sue Moorcroft
Yayınevi :Sonsuz Kitap
Orjinal adı :Starting Over
Çevirmen :Mehtap Gün
Sayfa Sayısı :320


Sue Moorcroft, kadınların içindeki gücü ortaya çıkarıyor...
Nişanlısı tarafından düğünden bir gün önce terk edilen bir kadının inzivaya çekildiği kasabada yaşadığı dostluklar, cesaretini ve gücünü keşfetmesi, âşık olması… Bazen her şeyi unutup baştan başlamak gerekir.
"Canlandırıcı, yüreğinizi ısıtacak ve eğlenceli, elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Tatlı Düşler, Yeşeren Umutlar yeni başlangıçların büyüleyici hikâyesi."
Single Titles"Tatlı Düşler, Yeşeren Umutlar kendinize verebileceğiniz en güzel hediye."
The Truth About Books


  Hoş , eğlenceli bir kitap daha bitti. Bazen hiçbir konuda düşünmek istemeyiz, tek istediğimiz kafamızı boşaltmak ve biraz olsun uzaklaşmaktır. İşte tam da böyle bir zamanda okunabilecek bir kitap Tatlı Düşler Yeşeren Umutlar.

  Düğün öncesi hem de bir e-posta ile terk edilen Tess , bir kasabaya yerleşir. Hem iyileşmek hem de hayatına devam etmesini sağlayacak bir mola olacaktır bu ona. Yerleştiği kasabada ilk karşılaştığı kişi olan Ratty ile birbirlerine karşı iyi bir ilk izlenim bırakmazlar. Fakat zamanla birbirlerinden etkilenirler, Tess için bu durumu kabul etmek özellikle tekrar bir erkeğe güvenmek zor olacaktır.

   Ratty ise bir tamir atölyesi işletmektedir. Bekar , çapkın biraz da sinir bir tip! Baştan beri birbirlerine açık olsalardı ilişkileri daha farklı olabilirdi. Bu duruma bu sıralar takmış durumdayım. Sinir olduğun nokta yine iletişim kopukluğu!... Hala birbirimizle doğru bir iletişim kurmayı beceremiyoruz. Bana kalırsa toplumdaki sorunların çoğu bu iletişim kuramama sorunundan kaynaklanıyor. Bu sıralar okuduğum bütün kitaplarda ve çevremde de aynı sorun ve konu ile karşılaşıyorum. İnsanın en büyük özelliği olan iletişimi kurmayı bile beceremeyen bir insanlıktan bahsediyoruz.

   Ratty kendi çapında oyunlar oynaması çok saçmaydı. Hangi yaştasın. Karşındaki kadında güven uyandırmakla işe başlayabilirdin. Ve Tess! Hareketlerin çok saçma. Güvensizlik anlaşılabilir , fakat karşındaki seninle konuşmadan e-posta ile terk etti diye kızarken ,senin de açıklama dahi yapmadan kaçman daha berbat bir davranıştı.

 Kitaba başlayıp bitirmem birkaç saatimi aldı. Çabuk ilerleyen, arada gülümseten , çoğu yerde sinir eden bir kitap. Benden tam puan alamasa da keyifli vakit geçirmek için okunabilir.




                                                            Kozmokitap

10/01/2015

Göçebe - Jamil Ahmad

Ekim 01, 2015 0 Yorum
Kozmokitap

Yüzyıllarca hiç değişmeyen geleneklerin ve aşiretlerin acımasız baskısı altında ezilen insanların öyküsü...
Farklı ortamlarda , farklı işlerde , farklı insanlarla çalışan insanların çoğunun başına ilginç olaylar gelmiştir ya da ilginç olayları, diyalogları gözlemlemişlerdir. Bu insanlardan bir kısmı ise bu gözlemlerini kısa notlar alarak kaydetmeyi seçmişlerdir. İşte Jamil Ahmad de yıllar boyunca gözlemlediği olaylar hakkında kısa notlar aldı. Aldığı notları bir araya getirdi ve 30 yıl beklemek üzere bir kenara bıraktı.  2008 yılında 75 yaşında iken memuriyetten emekli oldu ve Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yaşamaya başladı. O dönemde kardeşinin desteği ve önayak olması ile 35 yıllık notlarını tekrar düzenleyerek Penguin editörlerine gönderdi ve 78 yaşında bir yazar oldu.


                                     kozmokitap

   Göçebe bir roman olarak görünse de aslında kısa hikayelerden oluşuyor .Aşiret reisinin kızı iktidarsız bir adam ile zorla evlendirilir. Bu durum karşısında kız sevdiği deve çobanı ile kaçmayı tercih eder. Altı yıl boyunca arkalarını kollayarak yaşarlar. Bir oğulları olur bu arada. Bir gün izlerinin bulunduğunu anlarlar ve bulundukları yeri terk ederler ancak kaçabilecekler midir?...

   Kitap kısa öykülerden oluşmasına rağmen bütün hikayelerde ortak karakter Tor Baz yani Göçebe Şahin'dir. Gezdiği yerlerde kimsenin hangi aşiretten olduğunu bilmediği göçebe olarak yaşayan ve farklı işler yağan Tor Baz.

   Afganistan ve pakistan sınırında göçebe olarak yaşan aşiretlerin o çetin şartlarda nasıl hayatta kaldıkları, bu halka yerleşik düzende yaşayanların bakış açısı, kadın pazarları, insan ticareti, uyuşturucu, bilgi satıcılığı ve fidye karşılığında insan kaçırılması..... Sadece kurgu olmasını istediğimiz ancak farklı bir coğrafyanın farklı insanların gerçekleri....

"...Adamın kucağına oturup bir insanın nasıl bu kadar yaşlanabileceğini sormuştun. ... Yaşlı adamın verdiği cevabı hatırlıyor musun ? ... 'İşin sırrı çiğ soğanda. Ben çiğ soğan yiyerek bu yaşa geldim, 'dedi. Ardından, senin başının üzerinden bana doğru baktı; gözlerimiz buluştuğunda birbirimizi anladık biz. O gün sana söylediği şey hayatın sırrıydı. İnsan acı ve nahoş şeyleri yutabiliyor ve sindirebiliyorsa hayatını sürdürebilir."

Kozmokitap


Bir tarafta İngilizler diğer tarafta Almanlar arasında sıkışmış insanlar. Bu devletlere bilgi satarak , onların lehine kendi insanlarını ikna etmeye çalışarak yaşayan ve bu sayede para kazanan insanlar... Okuma yazma bilmeye ancak ellerine geçirdikleri bir broşür ile devletin kurumlarına gidip göçebe hayatları ile ilgili bir anlaşmaya varmak isteyen aşiret adamları. Anlaşma için gidip kendilerini mahkemede bulmaları ve daha ne olduğunu anlayamadan hapse düşmeleri. Kendilerini ifade edememek ve iletişim kopukluğu çok güzel ve hazin bir şekilde anlatılmış kitapta.
"... Ben ilerliyorum. Develer ölmemeli. Başımın üzerine Kur'an koyarak yürüyeceğim. Hiçbir şey yapamayacaklar bana." .... Daha 50 metre bile gidememişlerdi ki makineli tüfeklerle ateş başladı ve develeri kurşun yağmuruna tuttu. Ateş ayrım yapmıyordu. Adamlar , kadınlar ve çocuklar öldüler. Gul Jana'nın inandığı gibi Kur'an da kurtaramadı onu...
Kitapta  aslında sadece oralarda değil dünya düzenindeki haksızlık ve insanların nasıl olayları görmemezlikten geldiğine de yer verilmiş.
Belucilerin davaları, hayatları ve ölümleri üzerine tam bir sessizlik vardı. Hiçbir gazete editörü onların yanında yer alarak ceza alma riskine giremiyorlardı. Pakistanlı gazeteciler; Güney Afrika'da , Endonezya'da, Filistin'de ve Filipinler'de yapılanları yazarak vicdanlarını rahatlatmaya çalışıyorlardı ama kendi insanı ile ilgili hiçbir şey yazmıyorlardı. Hiçbir politikacı hapse atılmayı göze alamıyordu; kişi hakları, insan haysiyeti, yoksulların sömürülmesi üzerine konuşmaya devam ediyor ama hemen gözlerinin önünde yaşanan yanlışları ortaya çıkaramıyorlardı. Hiçbir bürokrat görevden alınmayı göze alamıyordu. Gücünü, incir çekirdeğini doldurmaz konular hakkında kullanarak vicdanlarını rahatlatmaya devam ediyorlardı.
Doğru söze ne denir!... Farklı bir kültürlere ait özellikle doğuya ait kitapları okumayı seviyorum. Güzel bir kitaplıkta her kültüre ait eser olması gerektiğine inanıyorum. Farklı bir coğrafyadaki zorlu yaşamlara kısa bir an da olsa bakmak isteyenler bu kitabı seveceklerdir.

                                                                   Puanım: 
                             




kozmokitapKitabın Adı: Göçebe
Yazar: Jamil Ahmad
Yayınevi: Yakamoz Kitap / Sonsuz Kitap
Orjinal adı: The Wandering Falcon
Çevirmen: Elif  Yüksel
Sayfa Sayısı: 256
Yıllarca Afganistan ile Pakistan sınırının kesiştiği yerdeki aşiretler bölgesinde görev yapmanın ve yaşamanın ardından Jamil Ahmad, bu vahşi ve çetin yeri yazmak için oturdu. Seksen yaşındaki yazar, o dünyada yaşayan insanları, hem kültürel hem de coğrafi açıdan sürekli uçlardaki şartlara maruz kalan bir halkı kaleme alarak dikkate değer bir çıkış yaptı.
Göçebe, aşiretin aşk ve evlilik konusundaki katı kurallarına karşı çıkmanın getireceği acımasız cezadan kurtulabilmek için kaçan genç bir çiftle başlıyor. Aşiret reislerinin ve kanun karşıtlarının soyundan gelen oğulları Tor Baz, aşiret köylerinin ve çadırlarının arasında, dağlarda ve ovalarda yaptığı yolculuklarla Göçebe Şahin olur.
Jamil Ahmad klasik anlamda bir hikâye anlatıcısıdır. Yazdıklarında başka zamanlara uzanan bir gerçeklik ve bilgelik vardır. Göçebe bize neden okuduğumuzu, kurgunun hayal ve algımıza yeni dünyalar açmadaki yaşamsal önemini hatırlatır.
Muhteşem. Kurguladığı dünyada yaşamış, okurlarına örneğine az rastlanır bir anlayış, bilgelik ve hepsinin ötesinde keyif sunan yetenekli bir yazarın elinde çıkma.  -Mohsin Hamid-


1/05/2015

Ölümle Randevu - Mario Mazzanti

Ocak 05, 2015 5 Yorum
Ölümle Randevu


Ölümle Randevu
Il Segreto Degli Humiliati
Mario Mazzanti
Çeviri: Gülüz Akyüz Yıldırım
Sonsuz Kitap
391 sf



    Daha önce Şah Mat ve Gördüğüne Asla İnanma kitaplarını okuduğum İtalyan yazar Mario Mazzanti'nin kitabı olan Ölümle Randevu  elimde biraz sürünse de sonunda bitti. Yaklaşık son iki haftadır elimde olan kitabı bitirmem biraz benim kitap okuma havasında olmamam biraz da kitabın tarzından dolayı uzun sürdü. Oysa ki Mario Mazzanti'nin diğer iki kitabını çok sevmiştim ve bir çırpıda bitirmiştim. 
   
               Şah Mat yazımı okumak için tık tık...
               Gördüğüne Asle İnanma yazımı okumak için tık tık...

    Üniversitede kürsü başkanı, profesör ve Ortaçağ araştırmalarında en uzman kişi olan Profesör Valeriani

7/12/2014

Soğuk Taşlar - Osman Aysu

Temmuz 12, 2014 0 Yorum
       
    Başlamışken elimdeki bütün ( 2 adet) Osman Aysu kitaplarını sırası ile bitireyim dedim. Kitapları okurken çok fazla kafa yormaya gerek olmadığı için su gibi akıyorlar. Bu kitabı da bir günde bitirdim. Yine polisiye-gerilim tarzında bir kitap Soğuk Taşlar. Arada birkaç nadir kullanılan kelime ( örneğin kaşane )olsa da genel olarak sade bir dille yazılmış. Sıkılmadan okunacak bir kitap.

kozmokitap

7/10/2014

Casus - Osman Aysu

Temmuz 10, 2014 0 Yorum
    Casus
    
   Osman Aysu ile ilk defa At Kuyruklu Adam kitabı ile tanıştım. Çok sevdiğim Türk yazarlardan birisidir kendisi. Anlatım tarzındaki sadeliği, konuyu gereksiz uzatmamasını seviyorum. Gereksiz tasvirler ya da karakterlerin en ince ayrıntısına kadar anlatımı yok. Mühim olan konunun aslı ve onu da çok güzel anlatmış yazar.

     Casus polisiye-gerilim türünde bir kitap. Baş kahramanımız Samim ismimde yirmi yıl önce MİT' ten emekli olmuş yetmiş yaşında birisi. Eski bir KGB ajanının ülkede olduğu düşünülüyor ve Samim Beyden onu teşhis etmesi isteniyor ve maceramız böylece başlıyor. Bu KGB ajanı otuz yıl önce Samim Beye bir hafta inanılmaz işkenceler yapan bir sadist. Ajanı teşhis etmesinin sonrasında Samim eski bir arkadaşının kızı olan MİT ajanı Hazal'ın yardım istemesi ile birlikte olayların ve bir sürek avının içerisinde kendisini bulur. Sonrasında ise olaylar farklı pencerelerden bize aksettiriliyor. Samim'in gözünden olaylara bakarken farklı bir bölümde Hazalın ya da peşlerinde oldukları kimselerin gözünden olayları görüyoruz. Sıkılmadan, keyifle okuyacağınız bir kitap olmuş. Ben bir günde kitabı bitirdim. Başlayınca sizi yormadan akan bir öykü. Tavsiye edilir:)))







Kitabın Adı : Casus
Yazar : Osman Aysu
Yayınevi : Sonsuz Kitap
Sayfa Sayısı :320


“…Onu tanıyamamak sinsi bir korku gibi yüreğini kapladı. Aradan otuz sene geçmişti; zamanın yaratacağı değişiklik inkâr edilemeyecek kadar önemliydi. Onu KGB’nin sorgu odasındaki son hâliyle gözlerinin önünde canlandırdı. Beklediği kişi o tarihlerde gencecik bir görevliydi. ince, zayıf ve sarışın. Ama tanıdığı en acımasız ve gaddar ajanlardan biriydi. Tam bir hafta kendisini sorgulayıp, işkence etmişti…” Emekli ve yaşlı bir ajan: Samim Vardar. Teşkilat ondan bir şüpheliyi teşhis etmesini istiyor. şüpheli, bir işkence tezgâhında ona hayatının en büyük kâbusunu yaşatan kişi olabilir. Ve Samim Vardar, geçmişte yarım kalmış gibi görünen hesapların, bir gün tamamen kapanmak üzere insanın karşısına çıkabileceğinin gerçeğiyle yüzleşiyor.


                                                            Kozmokitap

7/02/2014

Gördüğüne Asla İnanma - Mario Mazzanti

Temmuz 02, 2014 2 Yorum
kozmokitap


    Şah Mat'ın yazarının ikinci kitabı olur kendileri. Yazarımızın tıp doktoru olduğunu biliyor muydunuz? Tıp fakültesinden her şey çıkar kırk yılda bir de doktor çıkar derlerdi haklılarmış. Mario Mazzanti  severek okuduğum ikinci doktor yazar. Diğeri ise Tess Gerritsen. İtalya'da tüm üniversite bitirenlere doktor denildiğini biliyor muydunuz? Kitabı okurken bu yüzden şaşırmayın , herkese kitapta doktor diye hitap ediyorlar.

6/16/2014

Şah Mat- Mario Mazzanti

Haziran 16, 2014 1 Yorum
kozmokitap

           Kapağı ve ismi dikkatimi çektiği için aldığım bir kitaptı. Polisiye romanları çok sevdiğim için ve de yok fiyatına  (4.95) satın aldığım bu kitabı bir solukta okudum. Son zamanlarda okuduğum polisiye romanlar arasında en iyilerden biri olduğu kesin. Kitap beni öyle bir sardı ki her boş vaktimde kitabın başında buldum kendimi. Bazı kitaplarda başta suçu işleyeni, katili, olayların gelişimini az-çok tahmin edebiliyorum. Eminim bir çoğunuz da tahmin ediyorsunuzdur. Durum böyle olunca da kitap okumak sıradanlaşıyor ve bize bir şey katmıyor. Bu kitap ise beni şaşırtmayı başardı. Olayların akışı okuyanı şaşkınlık için de bırakıyor ve meraklanıyorsunuz. Sonunda da kitaba daha çok bağlanıyorsunuz.  Sabırsızlıkla ipuçlarının ortaya çıkmasını bekliyorsunuz .

Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.