Kitap Tanıtımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap Tanıtımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4/05/2022

Otların Kalbi -Kadir Aydemir’in Yeni Haiku Kitabı Yayımlandı

Nisan 05, 2022 2 Yorum
Otların Kalbi

Kadir Aydemir’in Yeni Haiku Kitabı Yayımlandı.
 Kadir Aydemir’in yeni kitabı Otların Kalbi, şairin 50 yeni haikusunu bir araya getiriyor. Haiku, dünya edebiyatında bilinen en kısa metin biçimlerinin başında geliyor. Şairin daha önce yayımlanan ve Japonca, Rusça, İngilizce, Fransızca, Bulgarca, Ermenice gibi dünya dillerine çevrilen Sessizliğin Bekçisi ve Soğuk Yazgı adlı eserlerindeki şiirler de bu türe katkı sunan çalışmalardı. Kadir Aydemir’in haikularından biri, AB-Japonya NewSpace2060 Uluslararası Resimli Haiku Yarışması’nı kazandı ve şiir bir uzay mekiği ile uzaya gönderildi. Şiir kitaplarının yanında öykü türünde de eserler veren Aydemir, 2006’da Kadıköy’de yayın hayatına başlayan ve Otların Kalbi’yle 400. kitaba ulaşan Yitik Ülke Yayınları’nın da kurucusu ve editörü. Kitap, naif yapısıyla doğanın ve insanın ruhuna seslenen güçlü bir esinti… Şiirlere, usta tasarımcı Savaş Çekiç’in desenleri eşlik ediyor. Haikuyu, bu şiir türünü merak eden, ilgi duyan herkese; bir solukta okunacak, uzun uzun düşündürecek yeni bir okuma önerisi Otların Kalbi.








                                                     

2/09/2022

İlker Mumcuoğlu’nun Dev Çalışması “Kadıköy Sözlüğü” Yayımlandı

Şubat 09, 2022 3 Yorum
Kadıköy Sözlüğü


İlker Mumcuoğlu’nun Dev Çalışması “Kadıköy Sözlüğü” Yayımlandı

Ünlü bulmacacı, araştırmacı yazar ve öykücü İlker Mumcuoğlu’ndan İstanbul’un en popüler semti Kadıköy’e dair benzersiz bir kült eser Kadıköy Sözlüğü. Kadıköy'ün mimarisini, kültürünü, tarihini, sanatçılarını, ünlü ünsüz sakinlerini, yaşanmış garip ama gerçek olayları ve ayrıntıları merak eden herkes bu arşivlik çalışmayı mutlaka edinmeli.

Mumcuoğlu’nun uzun yıllar üzerinde çalıştığı bu kitap; yazar-şair Turgay Kantürk editörlüğünde yayına hazırlandı. Kadıköylü sanatçı İsmail Taşbiçen de kitap için çektiği Kadıköy fotoğraflarıyla bu çalışmaya katkıda bulundu. İlker Mumcuoğlu’nun vefatının ardından bu vasiyet kitap yayına hazırlanırken İsmail Taşbiçen’i de sonsuzluğa uğurladık… Kadıköy Sözlüğü, bir “kent kültürü sözlüğü” olarak alanındaki ilk kitap olma özelliğini taşıyor. Kitap, yine Kadıköy’de temelleri atılan Yitik Ülke Yayınları tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlandı ve okurlarıyla buluştu.

İlker Mumcuoğlu, Kadıköy Sözlüğü’nün kapak arkası yazısında okurlarına şöyle sesleniyor: Çocukluğum Gönen ve Laleli’de geçti. Üniversite yıllarında Anadoluhisarı’na taşındım. Orda evlendim, çocuğum oldu. Oben, yedi yaşına gelince iyi bir okulda okusun diye Fenerbahçe’ye taşındık. Nurettin Teksan İlkokulu’na yazıldı. Kısa bir süre sonra Moda’ya kavuşacaktık. Fenerbahçe’deki ev yıkılacaktı. Moda’da ilk taşındığımız ev Moda Şifa Çıkmazı’nda yeşillikler içinde güzel bir evdi. Karşımdaki dairede yayıncı Ferdi Arutan oturuyor, arka bahçemizde Hüseyin Gezer, Atatürk heykelleri yapıyordu. Şifa Çıkmazı, ünlü Dr. Mahmut Ata’nın evinin yanındaki merdivenlerden denize kavuşuyordu. Çok güzel bir sahildi burası. Aşağıdaki güzel çay bahçesinde yaz geceleri oturuyor, oğlumla ve eşimle scrabble oynuyorduk. Sabahları kahvaltımızı masada serçelerle yapıyorduk. Hayatımızda hep Moda yer etmeye başlamıştı. Uzun sahil yürüyüşleri, Moda çay bahçeleri, dondurmacı Ali Usta, Koço, Kafe Kemal hayatımızda vazgeçilmez yerlerini alıyordu. Her gün çay bahçelerinde Buket Uzuner’i ya da Şener Üşümezsoy’u görmezsek işimiz rast gitmiyordu. Sonra Ziverbey’e, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin yan sokağındaki bir eve taşındık. Orda da güzel günlerimiz geçti. Her akşam üstü Fenerbahçe ve Kalamış parklarına “bir tatlı huzur” almaya gidiyorduk. Bafra Pidecisi dibimizdeydi; o güzel pideleri unutamam. Daha sonra Moda Mühürdar’da bir ev aldık. Uzun yıllar oturduk, oğlum burada büyüdü, kuş olup uçtu Türkiye’den. İzel Rozental’ın dediği gibi Moda Sevgilim olmuştu. Güzel Kadıköyümüzün her yeri gibi.

Kadıköy Sözlüğü, Kadıköy meyhanelerinden yeni-eski barlara, magazin dünyasını sarsan olaylardan renkli simaların bilinmeyen yaşamlarına, bir bulmaca çözercesine sizi Kadıköy tarihinde muhteşem bir geziye davet ediyor. Her kitaplıkta bulunması gereken temel eserlerden biri.

Kadıköy Sözlüğü, Hazırlayan: İlker Mumcuoğlu, Editör: Turgay Kantürk, sözlük, Yitik Ülke Yayınları, 350 sf, 60 TLinin yanındaki merdivenlerden denize kavuşuyordu. Çok güzel bir sahildi burası. Aşağıdaki güzel çay bahçesinde yaz geceleri oturuyor, oğlumla ve eşimle scrabble oynuyorduk. Sabahları kahvaltımızı masada serçelerle yapıyorduk. Hayatımızda hep Moda yer etmeye başlamıştı. Uzun sahil yürüyüşleri, Moda çay bahçeleri, dondurmacı Ali Usta, Koço, Kafe Kemal hayatımızda vazgeçilmez yerlerini alıyordu. Her gün çay bahçelerinde Buket Uzuner’i ya da Şener Üşümezsoy’u görmezsek işimiz rast gitmiyordu. Sonra Ziverbey’e, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin yan sokağındaki bir eve taşındık. Orda da güzel günlerimiz geçti. Her akşam üstü Fenerbahçe ve Kalamış parklarına “bir tatlı huzur” almaya gidiyorduk. Bafra Pidecisi dibimizdeydi; o güzel pideleri unutamam. Daha sonra Moda Mühürdar’da bir ev aldık. Uzun yıllar oturduk, oğlum burada büyüdü, kuş olup uçtu Türkiye’den. İzel Rozental’ın dediği gibi Moda Sevgilim olmuştu. Güzel Kadıköyümüzün her yeri gibi.

Kadıköy Sözlüğü, Kadıköy meyhanelerinden yeni-eski barlara, magazin dünyasını sarsan olaylardan renkli simaların bilinmeyen yaşamlarına, bir bulmaca çözercesine sizi Kadıköy tarihinde muhteşem bir geziye davet ediyor. Her kitaplıkta bulunması gereken temel eserlerden biri.

Kadıköy Sözlüğü, Hazırlayan: İlker Mumcuoğlu, Editör: Turgay Kantürk, sözlük, Yitik Ülke Yayınları, 350 sf, 60 TL


                                                     

11/29/2021

Çöl Gezegen - Murat Ukray

Kasım 29, 2021 2 Yorum
 
Çöl Gezegen
    Selam ,  bilim kurgu kitapları okumayı sever misiniz??? Ben hem kitaplarını hem de filmlerini çok seviyorum. Her ikisini sevsem de kitaplar her zaman için bir adım daha önde oluyor . 

  Şimdi size bu türde bir kitaptan bahsetmek istiyorum : Çöl Gezegen  . Murat Ukray'ın kaleminden çıkan kitap e-kitap formatında satışta şu an . Bir çoğumuz basılı kitapları tercih ediyor . Kağıt kokusunu ve kitabı elimde bulundurmayı ve o şekilde okumayı ben de çok seviyorum . Ancak iki senedir eskiye nazaran daha fazla e-kitap alıp okuyorum . Bunda korona döneminin etkisinin yanı sıra kitaplığımın dolu olması ve evde yer kalmamasının da etkisi var. Ayrıca Çöl Gezegen gibi bazı kitaplar da basılı formatta yok sadece e- kitap formatında satılıyor . Böyle güzel kitaplardan mahrum kalmamak için siz de e-kitap formatındaki kitapları inceleyin derim... 

      Çocukluğumdan beri duyduğum , halk arasında bir söylenti vardır . Dünya'nın sonu sudan gelecek . Su o kadar azalacak ki insanlar sular için savaşacak ve birbirlerini öldürecekler . Zaman ilerledikçe insanların geçmişten geleceği adeta görerek uyarmaya çalıştığını düşünüyorum. Çünkü günümüze baktığımızda , iklim krizi her daim gündemde . Son zamanlarda da susuzluk gündemin en üstünde yer alıyor . Göllerimiz , ırmaklarımız kuruyor. Peki biz bunun için ne yapıyoruz....  İşte Murat Ukray da bu konuları kurgulaştırarak aktarıyor biz okuyuculara Çöl Gezegen'de. 

   Yıl 2199 ...  Dünya'da su bitmiş , çöl haline gelmiştir . Dünya'da biten ve azalan sadece su değildir. İnsan sayısı da çok azalmıştır . İnsanların nereye gittiği ya da neden sayılarının bu kadar azaldığı bilinmemektedir. Kalan insanlar da yeraltına sığınmak zorunda kalmışlardır . Sıcaklık artışı ve suyun olmayışı ile yangınlar her yere yayılmış ve savaşlar artmıştır . İnsanlık bir alternatif aramış ve uzayda bir koloni kurmaya karar vermiştir... 

   Dünya'da çoğalan yangınlar , suyun aniden azalması , ortadan kaybolan insanlar ... Bütün bu olanlar tesadüf müdür yoksa arkasında daha büyük bir güç , büyük bir plan mı vardır?...

 Dünya kıyamete doğru adım adım ilerlerken olanların nedenlerini ve olacakları heyecan içerisinde okuyacaksınız . Şahsen ben sayfaları birbiri ardına okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım . Bu tarz konular zaten her zaman ilgimi çekmiştir  .

Çöl Gezegen

   Kitabı kısaca özetle derseniz , yazarın kitabını anlattığı kendi sözleriyle karşılık veririm size: "Çöl Gezegen adını verdiğim kitabım, iklim ve su krizinin neden olduğu var oluş mücadelesine odaklanıyor. Bir kıyamet savaşı öyküsü olarak kaleme aldığım kitabım, bugünün sorunlarından yola çıkarak 2199 yılının dünyasını ortaya koyuyor. " Kitabı okurken bugünün sorunlarını düşünüp acaba ?? sorusu eminim bir çoğunuzun aklına gelecek , çünkü benim  geldi !!!! 

  Sizde "kaybolan insanların başına neler geldi ? ; insanlar uzayda koloni kurabildi mi? ;  kaçmak yerine dünyayı kurtarmaya çalışan yok muydu ? " gibi soruların cevaplarını merak ediyor ve kitabı incelemek istiyorsanız kobo.com sitesine bakabilir kitabı satın alabilirsiniz. 



Çöl Gezegen



Kitabın Adı
 : Çöl Gezegen 
Yazar : Murat Ukrak 
Baskı : ekitap Projesi
Sayfa Sayısı :474




Murat Ukray Kimdir? 

     
Murat Ukray

 Murat Ukray , Ukrayna göçmeni olan İstanbullu bir ailenin tek çocuğu olarak 17 Agustos 1976 tarihinde İSTANBUL'da doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini istanbul'da tamamladı. Bakırköy Anadolu Ticaret Lisesi'ni başarıyla bitirdikten sonra, YILDIZ TEKNİK üniversitesi ELEKTRONİK Mühendisliği Bölümünde 1995-2000 yılları arasında eğitim gördü ve 2000 yılında mezun oldu ve aynı Üniversitenin FEN BİLİMLERİ Enstitüsünde 2002-2004 yılları arasında Yüksek Lisans öğrenimi gördü, burada ileri teknolojik araştırmalara ve bilimsel çalışmalara katıldı. Daha sonraki yıllarda ise, AMERİKA'daki GÜNEY CALİFORNİYA ÜNİVERSİTESİ (University of Southern California)'da ileri araştırmalar enstitüsünde Bulanık Cebir (Fuzzy Lojik) yapay zeka temelli elektronik devre sistemleri ve Kaotik zaman serilerinin zaman domeni incelemeleri konusu ile Einstein'ın Birleşik Alan Kuramı üzerinde çalışmalar yaptı. Bu çalışmalarının önemli sonuçlarını Akademik makaleler ve Kitap olarak da 2007-2010 yılları arasında yine Amerikada tanıştığı POD (Print on Demand) sistemiyle yayınladığı gibi, bu yayıncılık sistemini 2011 yılından itibaren Türkiyeye getirmek ve modifiye etmek için, 2006 yılından beri yazdığı diğer eserlerle birlikte KLASİK yayıncılıkla eserlerini yayınevlerinde yayınlamak yerine, alternatif olacak bir yayıncılık sistemi şeklinde web yayıncılığının temellerini ilk kez atarak, web çalışmalarına da başlamış ve böylelikle ilk kez dijital ve basılı ortamda kitap yayıncılık hayatına da Türkiye'de başlamış oldu.

  Yazar hakkında daha fazla bilgiye https://www.ekitapyayincilik.com/collections/murat-ukray sitesinden ulaşabilirsiniz. 







                                                     

6/16/2021

33 Yazar “Köpek Öyküleri”nde Bir Araya Geldi

Haziran 16, 2021 0 Yorum
Köpek Öyküleri
33 Yazar “Köpek Öyküleri”nde Bir Araya Geldi

Yazar Kadir Aydemir’in editörlüğünde yayına hazırlanan özel bir derleme kitap “Köpek Öyküleri”. Yitik Ülke Yayınları’nca yayımlanan kitapta 33 yazar bir arada bulunuyor ve öykülerin ortak bir özelliği var: Her yazar, hayatına dokunan ya da yeryüzünde yolunun kesiştiği bir can dostun hikâyesini kaleme almış. Köpeklere dair bu yaşanmış öyküler, okundukça insanın yüreğine işliyor, insanı alıp başka bir evrene götürüyor. Kadir Aydemir, geçen yıllarda “Kedi Öyküleri” adlı derleme kitap projesine de imza atmıştı. “Köpek Öyküleri” kitabının kapak arkası metninde okura şöyle sesleniliyor: Bazen can dostumuz, bazen bir kardeş, bazen bir yoldaş, bazen sevinçlerimizin ya da dertlerimizin tek ortağı… Belki de yalnızlığın tek şahidi… Konuşamasa da dinleyen, gözlerindeki sevgi dolu bakışlarla bizi anlayan, içinde bir yerde bizi hissettiğini bildiğimiz o güzel can… Köpek… Kimi zaman bir insandan daha yakın değil mi bize?.. Mutlu anların, mutsuz anların, acılarımızın ve düşlerimizin şahidi o… İşte Köpek Öyküleri kitabında, birçok yazarın sahiplendiği, beslediği, birlikte yaşadığı, karşılaştığı ve özlediği o can dostun yüreğe işleyen, yer yer sizi eğlendirecek, yer yer gözyaşlarına boğacak gerçek, yaşanmış öykülerini bir arada bulacaksınız. Yeryüzü onların dostluğuyla daha güzel, daha yaşanası, değil mi?..

ÖYKÜLERİYLE KİTAPTA YER ALAN YAZARLAR:

Dilek Neşe Açıker, Rahim Arslan, Kadir Aydemir, Nazmi Bayrı, Yunus Bektaşoğlu, Onur Birgül, Mizgin Bulut, Ümit Coşkun, Ahmet Çağlayan, Yasemin Çalıkır, Deniz Çöğendezoğlu, Mert Çuhadaroğlu, Açelya Duran, Mehtap Erel, Sema Fener, Deniz Feyzan, Ayşen Gacan Gülbağ, Pınar Gözpınar, Dervişe Güneyyeli, Tülay Güzeler, Turgay Kantürk, Aslı Ilgın Kopuz, Julia Ortay, Burak Sarımehmetoğlu, Ali Deniz Uslu, Cüneyt Uzunlar, Mehmet Ünver, Mustafa Ünver, Atilla Yaşrin, Funda Yıldız, Gül Yıldız, Melih Yıldız, Turgay Yılmaz

“Köpek Öyküleri”, Hazırlayan: Kadir Aydemir, Öykü-Derleme, Yitik Ülke Yayınları, 156 sf, 25 TL










                                                     

6/14/2021

Dünyaca Ünlü Ressam Wassily Kandinsky’nin “Sanatta Maneviyat Üzerine” Adlı Eseri Yayımlandı.

Haziran 14, 2021 0 Yorum
Sanatta Maneviyat Üzerine
Dünyaca Ünlü Ressam Wassily Kandinsky’nin “Sanatta Maneviyat Üzerine” Adlı Eseri Yayımlandı.

 Resim sanatının gelmiş geçmiş en büyük isimlerinden Wassily Kandinsky’nin sanat ve hayat üzerine derinlikli düşüncelerini bir araya getiren benzersiz bir kitap “Sanatta Maneviyat Üzerine”. Gül Yıldız’ın özenli çevirisiyle Türkçeye kazandırılan kitap Yitik Ülke Yayınları’nca okurların beğenisine sunuldu. Modern sanatın gelişiminde büyük bir öneme sahip olan bu çalışma, Wassily Kandinsky (1866–1944) tarafından kaleme alındı. Yayımlandığı 1910 yılından bu yana halen günümüzde de sanatta bir rehber niteliği taşıyan bu eser, hem sanatçılara hem de sanatseverlere yol gösteriyor. Sanatı, geleneksel bağlarından koparıp özgürleştiren sanat hareketinin öncü kuramlarının yer aldığı bu yapıtta, resimdeki tinsel devrim olarak adlandırabileceğimiz, maddesel olandan uzaklaşıp soyuta yönelen dışavurumculuğun temelleri atılıyor. Kandinsky, bu kitabında, biçim ve rengin kendine özgü dilini ifşa ediyor. Kandinsky’nin “Sanatta Maneviyat Üzerine” adlı eseri, iyi okur için keyifli ve nitelikli bir okuma pratiği sunuyor. Kandinsky’yi, sanatçının iç dünyasını; sanata, estetiğe, felsefeye, hatta insana ve sokağa bakış açısını merak eden herkes okumalı. Oldukça başarılı ve alanında çığır açan farklı bir eser. Kitaplığınızda bulunsun.

“Sanatta Maneviyat Üzerine”, Wassily Kandinsky, Yitik Ülke Yayınları, Sanat, Çeviren: Gül Yıldız, 116 sf, 26 TL





                                                     

5/04/2021

"Pazar Günleri Dans" Yayımlandı

Mayıs 04, 2021 1 Yorum
                                   Pazar Günleri Dans


Fatma Ekeman’ın İlk Öykü Kitabı “Pazar Günleri Dans” Potkal Kitap etiketi ile  Yayımlandı

Yazar Fatma Ekeman’ın kaleme aldığı öykülerden oluşan ilk eseri “Pazar Günleri Dans”, geçen günlerde Potkal Kitap Yayınları etiketiyle yayımlandı. Kitapta Ekeman’ın uzun yıllar üzerinde çalıştığı birçok öykü bir arada bulunuyor. Öykülerinde insanı, karşılaşmaları, yaşam tanıklıklarını detaylıca anlatan yazar, yalın bir dil kullanırken okuruna içten bir şekilde sesleniyor. Hayatın içinden, gerçeğin sınırlarında dolaşan her anlatıda okur, zamanın içinde keyifli bir yolculuğa çıkıyor.




Kitabın arka kapak yazısında, ünlü yazar Mario Levi, kısa öykü okurlarına Fatma Ekeman’ı şöyle takdim ediyor: “Fatma Ekeman’ın bu öykülerini bir fikir olarak ortaya çıktıkları ilk günden beri biliyorum. Hepsi yılların akışında büyük bir özenle yazıldı. İnce, sanat eseri bir dantel nasıl işleniyorsa, öyle... Hayatın birçok unutulmayacak anı çok aranmış sözlerle değer kazanıyordu. Kısa hikâye türünün çarpıcı örnekleriyle karşı karşıyayız. Hayata dair ince dokunuşlar... Okuma zevki için...”

Öykü okurları için yeni ve lezzetli bir okuma önerisi “Pazar Günleri Dans”.

Pazar Günleri Dans, Fatma Ekeman, Öykü, Potkal Kitap Yayınları, 148 sf, 22 TL








                                                     

2/24/2021

Gümüş Serçe - Fiona Valpy

Şubat 24, 2021 2 Yorum
Gümüş Serçe


Kitabın Adı :Gümüş Serçe
Yazar :Fiona Valpy
Yayınevi : Arkadya Yayınları 
Orjinal adı : Dressmaker's Gift
Çevirmen :Yasemin Büte
Sayfa Sayısı :336
Satış Fiyatı: 30 TL
Satışa Çıkış Tarihi :  26 Şubatı 2021
Ön Sipariş Verebileceğiniz Satış Sitesi :  İstanbook


Karanlıkları ancak sevginin ışığı aydınlatabilir…

Mireille, Claire ve Vivienne… Savaşla pençeleşen Paris’in ortasındaki bir moda evinde kaderin bir araya getirdiği bu üç genç terzi, her şeye rağmen normal hayatlarına devam etmeye ve hayallerine tutunmaya çalışmaktadır. Fakat savaş acımasız yüzünü onlara da gösterdiğinde hepsi birer seçim yapmak zorunda kalır. Mireille, şahit olduklarına daha fazla katlanamayarak gizli faaliyetler yürüten

Direniş’e katılırken Claire, gönlünü düşmana, bir Alman askerine kaptırır. Vivienne ise öyle bir sır saklıyordur ki bildiklerini en yakın dostlarıyla bile paylaşamaz. Öte yandan vakti geldiğinde, hızla dünyalarını sarmakta olan karanlığı aydınlatmak için dostluğun, bağlılığın ve sevginin ışığına güvenmek zorunda kalacaklardır.

Yıllar sonra ise Claire’in torunu Harriet, şans eseri kendisini Paris’te, üstelik büyükannesinin yıllar önce yaşamış olduğu binada bulur. Fakat ailesi hakkındaki gerçeklerden oluşan bulmacayı çözerek yalnızlığını, çaresizliğini geçmişine ait herhangi bir parçayla doldurabilmeyi umarken, sandığından çok daha karanlık ve acı dolu bir hikâyeyle karşılaşır.

Washington Post, Wall Street Journal ve Amazon olmak üzere birçok çok satanlar listesinde adından söz ettiren Gümüş Serçe, gerçek hayatlardan esinlenen kurgusuyla kalplerde ve hafızalarda silinmeyecek izler bırakmaya aday.





Fiona Valpy Kimdir?

Fiona Valpy
    


     Eserleri, dünya çapında yirmiden fazla dile çevrilmiş olan FIONA VALPY,  yedi yıl Fransa’da yaşadıktan sonra tekrar İskoçya’ya dönmüştür ve hâlen orada yaşamaktadır. Kitaplarında güçlü kadın karakterlere yer vermekten hoşlanan yazarın bu iki ülkeye olan sevgisi de eserlerinde açıkça görülür.
                 www.fionavalpy.com






                                                     

11/10/2020

Sema Fener'den Yeni Roman "Hastanede Cinayet "

Kasım 10, 2020 1 Yorum
Hastanede Cinayet
Polisiye Roman Okurlarına Yeni Bir Öneri: “Hastanede Cinayet” Yazar Sema Fener’in yeni romanı “Hastanede Cinayet”, Yitik Ülke Yayınları etiketiyle yayımlandı. 


  Sema Fener, daha önce “İngilizceden Türkçeye Açıklamalı Sinema, Televizyon, Video Terimleri Sözlüğü”, “Sinemanın Özü Kısa Film” ve “Sinema Senaryoları Nasıl Yazılır?” adlı kitapları kaleme almıştı. Yazar, okurlarını bu kez polisiye ve psikolojik gerilim türünde bir eserle selamlıyor. 

Sürükleyici yapısı ve akıcı diliyle merak uyandıran romanın kapak arkası yazısında okurlara şöyle sesleniliyor: “Kötülüğün eli kolu çok uzundur; inanç ve ülke tanımadan her yere ulaşır, gölge gibi süzülüp çoğalır. Her kılığa girip, her kimliğe bürünebilir. Tuhaf bir çekiciliği vardır onun, bir şekilde çeker insanı. Ne olduğunu anlamadan içine düşersiniz; ya av olursunuz ya da avcı. Kötülük tüm zamanlar boyunca örgütlü ve planlı olmuştur... Bazı insanlara doğuştan ekilen bir tohum gibidir o; bir gün tüm günahların üstünü örtecek bir tarlaya dönüşür bu tohum. Kötü, kötülüğün kefaretini mutlaka öder. Tıpkı hastanemizde olduğu gibi…” 

 Sema Fener’den sürükleyici bir polisiye-gerilim romanı “Hastanede Cinayet”. Polisiye edebiyat okurlarına önerilir. 

 Hastanede Cinayet, Sema Fener, Yitik Ülke Yayınları, polisiye roman, 240 sf, 26 TL








                                                     

10/27/2020

Mehtap Erel’den Yeni Bir Gizemli kitap: “Ürperti”

Ekim 27, 2020 1 Yorum
Ürperti


Korku Edebiyatının Kraliçesi Mehtap Erel’den Yeni Bir Gizemli kitap: “Ürperti”

“Yatır” ve “Sır” adlı gerilim romanlarının yazarı Mehtap Erel, yeni romanı “Ürperti” ile okurlarına merhaba diyor. Yitik Ülke Yayınları’nca yayımlanan eser, korku-gizem ve psikolojik gerilim türünde okumalar yapanlar için çarpıcı ve güçlü bir okuma önerisi. Kitabın arka kapak yazısı şöyle:

“Her şey beklenmedik bir telefon görüşmesiyle başladı. Hattın diğer ucundaki kadın Mehtap’a büyükannesinin kendisiyle görüşmek istediğini söyledi, oysa Mehtap her iki büyükannesini de yıllar önce kaybetmişti. Gerilim romanları yazan bir yazar, yalnız yaşayan bir kadın ve huzurevine yerleşmiş sırlarla dolu yaşlı bir ebenin hayatı bu telefon görüşmesinin ardından iç içe geçer.”

“Ürperti”; gizemli bir hikâyenin içinde yolunu arayanları, şehrin girmek istemediğimiz tehlikeli sokaklarına davet ederken, umulmadık şekilde hayatları iç içe geçen üç kadının ürkütücü hikâyesini anlatıyor. Gerilim ve gizem türündeki bu roman, okuru ilk satırdan son satıra dek diken üstünde tutuyor. Okuma listenize ekleyiniz.

Ürperti, Mehtap Erel, Yitik Ülke Yayınları, Korku-Roman, 208 sf, 24 TL










                                                     

Dilek Neşe Açıker’den Yeni Roman “Yanardöner’in Sıradan Mucizesi”

Ekim 27, 2020 2 Yorum
Yanardönerin Sıradan Mucizesi


Dilek Neşe Açıker’in Yeni Romanı “Yanardöner’in Sıradan Mucizesi” Yayımlandı

Yazar Dilek Neşe Açıker’in yeni eseri “Yanardöner’in Sıradan Mucizesi”, Yitik Ülke Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Açıker, daha önce “Gündüz Kelebeği”, “Şarkısı Güzel”, “Denizin Hikâyesi” gibi romanları yazmış, Bozkurt K. Yılmaz’la beraber “Evladıma Miras Bu Sevda” adlı çok yazarlı bir kitabı yayına hazırlamıştı. Sürükleyici yapısı ve akıcı diliyle dikkat çeken “Yanardöner’in Sıradan Mucizesi”nin kapak arkası yazısında okura şöyle sesleniliyor:

“Eski trapezci, sonra da epey tuhaf işler yapmış ölü bir kocam var ki onun da eski karısı tarihi eser kaçakçısı, çılgın bilim insanı ve katil bir teyze ekleyelim buna, ben de bir kukla yapımcısıyım. Bu kadarını İtalyan edebiyatında bile zor bulursun. Tabii bunlar en üst katmanda görünenler. Alttakilere Dante baksa cehennemine birkaç kat daha eklerdi. Yani ben olsam ben de kendimi takip ederdim.”

“Önyargılı biri değilimdir.”

“Sana haklıydın diyorum Marlin…”

Kocasını öldürmediği anlaşıldıktan sonra nihayet sıradan bir hayata adım atacağını zanneden Mora’yı bekleyen sürprizler vardı. En yakın arkadaşı Sedna, teyzesi Narel, Balıkçı ve hikâyeye zamansız giren Marlin her şeyi altüst etmişti. Üstelik gerçekle kurgu birbirine girmiş, Mora’nın tuhaf kuklalarından daha ucube bir hayatı yaşamaları için önlerine koymuştu. Peki, “Yanardöner’in Sıradan Mucizesi” tüm bunların çözümü olabilir miydi? Cevabı, romanın sayfalarında sizi bekliyor.

Yanardöner’in Sıradan Mucizesi, Dilek Neşe Açıker, Yitik Ülke Yayınları, Roman, 206 sf, 24 TL










                                                     

9/21/2020

Aydınoğulları Beyliği’nin Hikâyesi Tarihi Bir Romana Konu Oldu: “Fetretin Kartalı”

Eylül 21, 2020 2 Yorum
                                Fetretin Kartalı


Aydınoğulları Beyliği’nin Hikâyesi Tarihi Bir Romana Konu Oldu: “Fetretin Kartalı” yayımlandı

  Ege kültürüne, efelik ve Kurtuluş Savaşı dönemine ışık tutan “Mor Cepkenliler” ve “Menderes’in İki Yakası” adlı tarihi romanların yazarı Ahmet Zeki Muslu, yeni romanı “Fetretin Kartalı – Aydınoğlu Cüneyt Bey” ile okurlarının karşısında. Muslu, bu romanında Aydınoğlu Cüneyt Bey’in hayatını ve Aydınoğulları Beyliği’ni romanlaştırırken, okuru tarihin derinliklerine de davet ediyor.

  Türk tarihinin en renkli simalarından biri de Aydınoğlu Cüneyt Bey’dir. Fetret Devri’nin tüm önde gelen şahsiyetleriyle yan yana ya da karşı karşıya gelen tek siyaset ve devlet adamı odur. Yıldırım Bayezid’den Timur’a, Şeyh Bedreddin’den Börklüce Mustafa’ya, Veziriazam Bayezid Paşa’dan Rumeli akıncıları beyi Mihailoğlu Mehmet Bey’e kadar, Fetret Devri’nin pek çok önemli siması ile tanışıklığı, aynı sofrada yemek yemişliği vardır.

  Yıldırım Bayezid’in taht kavgasına tutuşan beş oğlu ile ya işbirliği yapmış ya da çarpışmıştır. Osmanlı’ya boyun eğdiğinde, Ohri’de ve Niğbolu’da sancak beyi olarak görevde de bulunmuştur. Bir dönem Edirne’de yönetimi ele geçiren Şehzade Mustafa’nın “düzmece” vezirliğini de yapmıştır.

  Osmanlıların Anadolu’da yayılma politikasına karşı, en fazla direnen Aydınoğlu Cüneyt Bey’di. Doksan yıla yaklaşan ömrünün son yirmi beş yılını bu mücadele ile geçirdi. Anadolu Türkmen Beyleri arasında, çok saygın bir yeri vardı. Yönetici ve yönlendirici kimliği ile Germiyan, Saruhan, Menteşe ve Karamanoğulları beylerini çevresinde toplamıştır.  

Ahmet Zeki Muslu, Yitik Ülke Yayınları etiketiyle yayımlanan “Fetretin Kartalı” adlı çarpıcı romanında, Aydıneli’nin kartalı olarak bilinen bu ünlü Türkmen Beyi Aydınoğlu Cüneyt Bey’in serüvenden serüvene sürüklenen, siyaset ve kavga ile geçen son yirmi beş yılını bizlere anlatıyor. Tarihi roman okurlarına önerilir.

Fetretin Kartalı – Aydınoğlu Cüneyt Bey, Ahmet Zeki Muslu, Yitik Ülke Yayınları, Tarihi roman, 434 sf, 44 TL

7/06/2019

"Türkiye'den Gitmek: İtalya'ya Uzanan Bir Göç Hikâyesi” Yayımlandı

Temmuz 06, 2019 4 Yorum


Gökhan Kutluer’in yeni kitabı “Türkiye'den Gitmek: İtalya'ya Uzanan Bir Göç Hikâyesi” yayımlandı

  Yaşadığımız günlük koşuşturmacalar içinde, bazen, bir türlü hissedemediğimiz o aidiyet duygusu, hepimizin zaman zaman tadını kaçırmıştır. İç huzursuzluklar, sosyo-kültürel dengesizlikler, temel yaşam haklarına dokunan olaylar ve hepsinin sonunda gelen sonsuz yenilenme arzusu… Bambaşka sabahlarda, bambaşka topraklarda güneşi selamlama isteğiyle içinize dolan; o yeni yerlere ait olma umudu… Her şeyi bırakıp gitme hayalleri… Bunlar kulağa hoş geliyor, ama emin olun ki “gitmek” hiç kolay değil... Hepsi doğup büyüdüğünüz topraklardan yepyeni bir hayata atılma heyecanınızı körükleyen birer sebep olabilir. Ancak önemli olan o zor kararı verebilmektir.

   Bu kararı verenlerden biri olan Gökhan Kutluer, bisiklet öyküleriyle bezediği ilk kitabı “Bulut Fabrikası”ndan sonra, ikinci kitabında da bu kararını verdiği ve uygulamaya koyduğu süreçten tutun, bu sürecin sonuna kadar yaşadığı ve elbette ki yaşamaya da hâlâ devam ettiği her şeyi, tüm detaylarıyla okurlarıyla paylaşıyor. Kimi zaman hayallerinden dem vuruyor; “Pırıl pırıl gecelerde, kayan kaç yıldızın peşine takıldığımı bilmiyorum” diyor, kimi zamansa kaybolduğu anlardan bahsediyor. Okurken yer yer hayatınızdan parçalara da rastlayacağınız “Türkiye’den Gitmek”, hayaller için ısrarcı olmanın yaşattığı zorluklar kadar, onları bir bir gerçekleştirmenin yaşattığı zafer duygusuna da değiniyor.

“Peki, ya ben de gitmek istersem, başımı alıp başka diyarlara…” diye iç geçireceğinizi tahmin eden Kutluer, kitabının ikinci bölümünde, göçmenlik üzerine tecrübelerini bir yol haritası şeklinde okurlara sunuyor. Bu haritayı takip ederken yalnız olmadığınızdan emin olmanız için, o dönemlerde yazmaya devam ettiği günlüklerinin en özel kısımlarını da okurlarıyla paylaşıyor.

Gökhan Kutluer, Yitik Ülke Yayınları’ndan çıkan “Türkiye’den Gitmek” isimli ikinci kitabında, göç etmeyi kafasına koymuş herkes için, doğup büyüdüğü ülkesinden, yabancısı olduğu bambaşka bir kültür ve coğrafyaya uzanan, her satırında yaşanmışlık barındıran, buram buram tecrübe ve duygu yüklü bir göç hikâyesini okurlarıyla buluşturuyor. Özel bir yol arkadaşı bu kitap. Deneyimlerle oluşan, yanınıza bulunması gereken bir kılavuz.

Türkiye’den Gitmek, Gökhan Kutluer, Yitik Ülke Yayınları, Gezi-Anı, 246 sf, 28 TL


Yazarın diğer kitabı "Bulut Fabrikası " tanıtım yazısına buradan bakabilirsiniz. 




                                                            Kozmokitap

4/11/2019

Tiyatro’dan Sinema’ya Başrolde Darülbedayi-Anılar || Kitap Tanıtımı

Nisan 11, 2019 2 Yorum
Başrolde Darülbedayi-Anılar



   Ünlü sanatçı Suphi TEKNİKER’in kaleminden " Tiyatro’dan Sinema’ya Başrolde Darülbedayi-Anılar" Atatürk Vakfı Yayınları tarafından yayımlandı. Mart 2019 da yayımlanan kitap 304 sayfadır.

  “Tiyatro'dan Sinema'ya Başrolde Darülbedayi-Anılar” kitabında, yıllarını İstanbul Şehir Tiyatrosu ve Yeşilçam’da geçirmiş usta oyuncu Suphi Tekniker; İstanbul Şehir Tiyatrosunda, Yeşilçam’da, Sanat dünyasının ortak yaşam mekânlarında, sahnede, film çekimlerinde ve kulislerde yaşanmış ilginç, güldüren, düşündüren, hüzünlendiren, dönemine ışık tutan birçok anısını okurlarıyla paylaşıyor…

   Atatürk Vakfı’nın yayını olan “Tiyatro'dan Sinema'ya Başrolde Darülbedayi-Anılar” kitabının tüm geliri Atatürk Vakfı yararına kalıyor, Atatürk Vakfı da bu gelirle fakir çocuklara karşılıksız burs veriyor.

   “Tiyatro'dan Sinema'ya Başrolde Darülbedayi-Anılar” kitabı, seksenine gelmiş bir tiyatro aşığının özeti, birlikte çalıştığı Darülbedayi oyuncularının kurucularıyla birlikte oluşturduğu sevimli, unutulmaz anıları çağdaşlarının ve yeni kuşakların beğenisine sunuyor.

   Bu kitabı okurken –başından sonuna kadar- çok eğlenecek, çok güleceksiniz. Tiyatronun ve sinemanın ünlü oyuncuları ve yönetmenleriyle birebir yaşanmış gerçek olayları okuyacaksınız.

“Bu olağanüstü büyülü güzel insanlar, sadece tiyatro sanatıyla uğraşarak; dünya klasiklerinden çeşitli oyunlar oynayarak, içine kapanık toplumu açıp aydınlanmakla kalmadılar, gülmesini bilmeyen, beceremeyen insanımıza neşelenmeyi, hayatı zevkle yaşamayı, yaşam sevincini de yaşam biçimleriyle örnek olarak gösterip, öğretmeye çalıştılar.”/ Suphi Tekniker

Suphi Tekniker Özgeçmiş

Suphi Tekiner Mersin’de 1940 yılında doğdu. Ortaokul yıllarından itibaren, amatör tiyatro faaliyetleri ve sanat dergilerinde öykü yazma çalışmalarına başladı. İstanbul’da üniversitede okurken bir yandan da 1960 yılında Muhsin Ertuğrul’un seçimiyle Şehir Tiyatrolarında profesyonel tiyatro oyunculuğuna başladı. 46 yılda yüze yakın tiyatro oyununda oynadı. 1969 yılında Kenter Tiyatrosunda konuk oyuncu olarak Hamlet ve Kırk Kırat’ta oynadı. Bir yıl sonra Şehir Tiyatrosuna döndü. Tiyatro oyunculuğunu bırakmadan 1962’den itibaren film teklifleri alıp oynamaya başladı. Atıf Yılmaz, Memduh Ün, Halit Refiğ, Süreyya Duru, Orhan Aksoy, Orhan Elmas, Ertem Eğilmez, Osman Seden, Zeki Öktem, Tunç Başaran, Feyzi Tuna gibi bir çok yönetmenle, önce oyuncu olarak yüze yakın filmde oynadı. Sonrada aynı ustalarla senaryo yazarı olarak çalıştı. Yüzü aşkın senaryo yazdı. Tiyatro oyunları yazdı, oynandı. Kim Kime Dum Duma, Bakireler, Ne Yazık Ki Namuslu, At Kuyruğunda Sinek oynanan oyunları arasında.. Televizyonda Kanal D’ye Ah Geceler, ATV’ye Suyu Arayan Adam, TRT’ye Yalı dizilerini yazdı. Yoğun tiyatro oyunculuğu çalışmaları ancak bu kadarına izin verebildi.








                                                            Kozmokitap

11/20/2018

Carys Davies'ın ödüllü kitabı Kuytu ilk kez Türkçede!

Kasım 20, 2018 4 Yorum
Kuytu

İnsanın, ailenin ve toplumun kuytularında gezinen sürprizli öyküler...

Galli yazar Carys Davies, Frank O’Connor Öykü Ödülü’nü kazanan eseriyle ilk kez Türkçede!

Kahramanlarının karanlıkta kalmış yanlarını bütünüyle aydınlatmadan, söylenmemiş sözler bırakarak anlatan Davies’in öyküleri, karlar altındaki Sibirya’dan Avustralya kırsalına, Viktorya dönemi Britanya’sından günümüz ABD’sine dek, zaman ve mekân bakımından hayli geniş bir uzamda geçiyor.



Hayırsever bir kadın, idama mahkûm bir hükümlüyü ziyaret ediyor. Dulların yaşadığı bir kıyı kasabasına bir balıkçı cesedi vuruyor. Haitili bir dadı, beyaz yakalı patronlarından tuhaf bir istekte bulunuyor. Ücra bir çiftlikte yaşayan bir kadın, sırrını umulmadık bir kişiyle paylaşıyor. Kendi halinde bir belediye meclisi üyesi, Kraliçe Victoria’ya kalbini açıyor. Birmingham’lı bir kadın, Sibirya’da hayatını değiştirecek bir olaya tanık oluyor.

Gücünü, olay akışının öngörülemezliğinden alan Davies’in öyküleri, çekildiğimiz ücralarda yaşamaya çalışırken başka hayatlar hakkında ne kadar az şey bildiğimizi ifşa ederek, bizi sadece mekânın değil, insanın, ailenin ve toplumun kuytularına da götürüyor.

"Tıpkı Çehov’un o muhteşem öyküleri gibi Davies’inkiler de şaşırtıcı bir basitliğe sahip. Çetrefilli anlam katmanlarını görebilmek için bir kez daha okunması gereken kitaplardan."

--Ladette Randolph

"Davies, edebi gücünü öykünün sonuna saklayarak kendi çapının ötesinde yansımaları olan bir mikro dünya kurmayı çok iyi biliyor."

--Sarah Hall



Carys Davies KUYTU  , 136 Sayfa, Kasım 2018 ÖYKÜ Özgün adı: The Redemption of Galen Pike Etiket fiyatı: 19 TL


                                                            Kozmokitap

11/05/2018

Bülbülü Öldürmek ABD'nın en sevilen romanı seçildi!

Kasım 05, 2018 4 Yorum
Bülbülü Öldürmek


    1961 Pulitzer ödülü , 1962 Altın Küre ve 3 oscar ödülü alan Bülbülü Öldürmek, Harper Lee'nin ilk romanı. Bülbülü Öldürmek için 20 yüzyılın romanı olarak bahsediliyordu ve bu roman dilimize Sel Yayıncılık tarafından kazandırıldı . Bülbülü Öldürmek ve yazarın elli beş yıl  aradan sonra çıkardığı ikinci romanı Tespih Ağacının Gölgesinde 'yi severek okumuştum. .   (Bülbülü Öldürmek yorumum için →  burayı ←  , Tespih Ağacının Gölgesinde yorumum için ise →  burayı ←  tıklayabilirsiniz. )


   Kamusal Yayın Hizmeti televizyon ağının (PBS) düzenlediği ve milyonlarca okurun katıldığı oylamanın sonuçlarına göre, Bülbülü Öldürmek ABD’nin en sevilen romanı seçildi.


Ülke çapında 4.2 milyon okurun katıldığı ve altı ay süren anket sonucunda, Harper Lee’nin klasik romanı Bülbülü Öldürmek, final oylamasına aday gösterilen 100 kitap arasından ABD okurlarının en sevdiği kurgu eser olarak seçildi. 100 kitaplık oylama listesinde George Orwell, Mark Twain, John Steinbeck, Jane Austen ve Charlotte Brontë gibi isimlerin eserleri de yer alıyordu.


Harper Collins yayın grubundan Amy Baker, haberi heyecanla karşıladıklarını belirtti: “Bülbülü Öldürmek’in Amerika’nın en sevilen romanı olarak seçilmesi, bu kitabın Amerikan edebiyatının en değerli klasiklerinden biri olma vasfını daha da güçlendirdiğine inanıyoruz.” 1961’de Pulitzer Ödülü’ne de layık görülen Bülbülü Öldürmek kırktan fazla dile çevrildi ve dünya çapında 40 milyon kopyadan fazla satıldı. Çağdaş dünya klasiklerinin en önemlilerinden biri olan bu roman, korkunç önyargılarla ve ırkçılıkla zehirlenmiş Güney’de büyüyen bir çocuğun olağanüstü, dramatik ve sürükleyici hikâyesine odaklanıyor; vahşi adaletsizleri ve büyüleyici bir dünyayı, genç bir kızın gözünden inceliyor.




                                                            Kozmokitap

10/24/2018

Arkadya'dan yeni kitap : " Beyaz Filin Gözyaşları "

Ekim 24, 2018 2 Yorum

   Ardımda Kalanlar , Kara Nehir ve Erik Ağacı kitaplarının  yazarı Ellen Marie Wiseman 'ın yeni kitabı Beyaz Filin Gözyaşları ,  Arkadya Kitap etiketi ile 31 Ekimde raflarda. 464 sayfadan oluşan ve çevirmenliğini Dilek Parsadan'ın yaptığı romanın etiket fiyatı 28.00 TL .


 - Tanıtım Bülteninden  - 

Beyaz Filin Gözyaşları  - Ellen Marie Wiseman


Hiç sahip olmadığınız bir sevgiyi özlediniz mi?


 Dört duvar arasına hapsedilmek nasıl bir duygu bilir misiniz? Benim tanıdığım tek dünya, bu tavan arası. Keşke pencere açık olsaydı da dışarının havasını içime çekebilseydim dediğim ne çok zaman oldu. Bir teleskobum var, dışarıyı ancak bu şekilde görebiliyorum. Anneme göre sokağa çıksam insanlar benden korkarmış. Lanetli, ucube bir çocukmuşum ben. Odamda kendime bakabileceğim bir ayna yok. Bedenimden tenimin bembeyaz, saç uçlarımdan da saçlarımın sarı-beyaz renginde olduğunu görebiliyorum. Gerçekten çok mu çirkinim?

   En çok istediğim şey kitaplarda resimlerini gördüğüm sirke gitmekti. Ama hayalini kurduğum o sirkin benim kâbusum olacağını nereden bilebilirdim ki? Rüzgârın ilk kez tenime değdiği o akşamda bir sirke satıldım. Hem de öz annem tarafından… Keşke ailem beni sevseydi. Keşke annem kızım deyip saçlarımı okşasaydı ama ben bir ucubeyim… 


   Şimdi en yakın arkadaşım bir fil. Farklı olsak da tutsak edildiğimiz dünyada döktüğümüz gözyaşı bile aynı. Kim miyim? Ben, Lilly Blackwood, ne kadar görmezden gelirseniz gelin benim gibi dışlananların sesi olmaya devam edeceğim…

 Beyaz Filin Gözyaşları… Yine bir toplumsal olayı konu alan Ellen Marie Wiseman, birbirimizden ne kadar farklı olsak da hissettiğimiz duyguların aynı olduğunu, hayallerimizi yakalamak için mücadeleyi bırakmamamız gerektiğini yürek parçalayan bir dille anlatıyor…

 “Wiseman, sevgiye muhtaç iki küçük kızı içeren aile sırlarıyla örülü, elinizden düşüremeyeceğiniz bir hikâyeye daha imza atmış. Filler İçin Su’yu sevenler, bu kitaba da bayılacak.” Library Journal








                                                            Kozmokitap

8/16/2018

Temiz Türkçe Kılavuzu

Ağustos 16, 2018 3 Yorum
Temiz Türkçe Kılavuzu


 Ünlü filozof Konfüçyüs " Bir milleti yok edeceksen önce dilini yok et " demiştir. Dili yok olan bir milletin kültürü ve onları bir arada tutan bağları da yavaş yavaş kayboluyor. Osmanlı'nın son zamanlarında nasıl bir Fransızca özentisi varsa, cümlenin içerisine kattıkları Fransızca kelimelerle kendilerini havalı, kültürlü , üstün hissediyorlarsa günümüzde de güzel Türkçemizin içine ingilizce kelimeler katarak aynısını yapıyorlar. Kimi özentiden, kimi cahillikten kimisi de kasti olarak dili bozmak için yapıyor. İşte bu konulara dikkat çekmek isteyen ve bir açığı kapatmaya çalışan bir kitap Temiz Türkçe Kılavuzu.

 Dragoman yaz stajyerlerinin ödevlerinden derlenmesinden oluşturulan ilk taslak genişletilerek oluşturulmuş ikinci baskı elimdeki. Yedi bölümden oluşuyor kılavuz .S

Bu bölümler :

Plaza Türkçesi
E-posta Yazım İncelikleri
Yazıda Akıcılık ve Sadelik
Yazım Kuralları
Sosyal Medyada Türkçe
Cinsiyetçi ve Ayrımcı Sözler
Dil,Üslup ve Etik Üzerine Denemeler

Sokakta olsun sosyal medyada olsun dilimize yapılan katliam beni çok üzüyordu. Özellikle harfleri söylerken ingilizce olarak söylemeleri ve bunu karşısındakini küçümsemek ister gibi bir ifade ile söylemeleri sinirimi bozuyordu. "Aferin ne güzel ingilizce biliyorsun " dememizi mi istiyorlar anlamadım. Artık ilkokula giden herken zaten o dilin alfabesini biliyor. Açılımı yabancı dilde bile olsa kısaltma karşılığı olan harfler Türkçe söylenmelidir bana göre. Örneğin : ADSL   A- DE-SE-LE  Türkçe böyle söylenir . EY-Dİ-ES-EL değil. USB U- SE-BE denir. YU-ES-Bi değil. Ya da 3G Üç Ge diye okunur THREE Cİ diye değil. Tükçede A vardır EY yoktur. Bunlar en basit örnekler. Dilimize ve köklü kültürümüze sahip çıkalım.

Temiz Türkçe Kılavuzu


  Tam da bozulma sorunundan dert yanarken karşıma çıktı Temiz Türkçe Kılavuzu. kitap 7 den 70 e herkesin okuması gereken başlıca kitaplardan birisi diye düşünüyorum. Öyle ki sadece konuşma esnasında değil yazışma, öz geçmiş hazırlama, iş başvurusu gibi her alanda rehberlik yapacak nitelikte. Başlangıç amaçları ve gelinen nokta çok güzel. Eminim kitaba olan ilgi artıkça kapasitesi daha da genişletilecektir.

Bence her evde , her kitaplıkta olması gereken kaynaklardan bir tanesi. Hatta okulda çocuklara da dilimizin önemi üzerine bastırılarak anlatılmalı ve onlara da kaynak olmalı.

Özlü sözler ve alıntılarla zenginleştirilmiş , gerekli yerlerde kaynakça belirtilmiş , sade anlatımı ile rahat okunabilir bir kitap Temiz Türkçe Kılavuzu. Tavsiyemdir , sizin de kitaplığınızda bir tane bulunmalı. Süs olarak değil okumak ve faydalanmak için tabii ki  :))



Kitabın Adı : Temiz Türkçe Kılavuzu
Editör: Ümit Özaydın , Dila Balça Öğün
Yayınevi :Dragoman Yayınları
Sayfa Sayısı :147

Bilgiyi üretme ve tüketme araçlarımız değişiyor. Yılda 2.5 milyon yeni kitap yayımlanıyor; 50 milyon yeni websitesi açılıyor; 10 milyarlarca e-posta gönderiliyor; 100 milyarlarca sosyal medya güncellemesi yapılıyor. Içeriğin üretilmesi hızlandıkça, yayımlanması kolaylaştıkça, dil yanlışları da çoğalıyor ve görünürleşiyor.

  Temiz Türkçe Kılavuzu Türkçemizi daha güzel kullanmanın çağdaş yollarını arıyor. 



                                                            Kozmokitap

7/21/2018

Masallar Gerçek Olsa - Kristan Higgins || Kitap Tanıtımı

Temmuz 21, 2018 1 Yorum
Masallar Gercek Olsa


Er ya da geç mutlu bir hayat sürmenin anahtarını bulacağıma, güzel günler göreceğime ve her şeyin uyum içinde olacağına inanırdım hep. Ama hayat, böyle değil maalesef…

İnsanları en mutlu gününe hazırlayan gelinlik tasarımcısı Jenny Tate, her ne kadar eşinden boşanmış bir kadın olsa da eski kocası ve onun yeni, muhteşem ailesinin hâlâ etkisi altındadır. Bu samimiyetten dolayı artık kendi hayatına yön veremediğini düşünen Jenny, Manhattan’ı ardında bırakarak doğduğu yere Hudson’a gider. Orada hem kendi gelinlik dükkânını açacak hem de kız kardeşi Rachel ve mutlu ailesine yakın olacaktır. Böylece kalbini dinlendirme yollarını ararken gerçek ailenin ne demek olduğunu anlayacaktır.

Rachel Carver, üçüz bebekleri ve evliliğiyle gurur duyan mutlu bir annedir. Ta ki derinden sevdiği eşinin onu aldattığını öğrenene kadar… Kız kardeşine destek olacakken kendisinin bu duruma düşmesi, kadınlık gururunu incitmiştir. Rachel, kız kardeşi Jenny ile birlikte bu zorlu süreci atlatmaya çalışırken hayattan neler istediğine karar verecektir.

Kristan Higgins’in kaleminden dökülen Masallar Gerçek Olsa, günümüz ilişkilerini irdeleyen, kâh hüzün kâh neşe kâh gözyaşıyla yoğrulmuş bir kardeşlik hikâyesi.

“Higgins duygusal açıdan güçlü bu hikâyeyle kadın edebiyatına kusursuz ve etkili bir geçiş yapıyor. Aşk, evlilik, kardeşlik ve sadakat üzerine kapsamlı bir araştırmayı destekleyen bir karakter ekibiyle karşımıza çıkıyor. Güçlü, duygusal ve başarılı bir yapıt.” KIRKUS DERGİSİ

Kitabın Adı :Masallar Gerçek Olsa
Yazar :Kristan Higgins
Yayınevi : Arkadya Yayınları
Orjinal adı :If You Only Knew
Çevirmen :Bahar Yaldız Çelik
Sayfa Sayısı : 528
Etiket Fiyatı : 24.00 TL
Türü : Roman
Baskı Tarihi : Temmuz 2018
Çıkış Tarihi : 20 Temmuz



                                                            Kozmokitap

5/26/2018

Matthias Göritz’dan Yeni Roman " Hayalperest ve Günahkar "

Mayıs 26, 2018 2 Yorum

Matthias Göritz’in Robert-Gernhardt Ödülü’nü kazanan yeni romanı “Hayalperestler ve Günahkârlar” Türkçede.


Hayalperest ve Günahkar


     Alman edebiyatının başarılı ve tanınmış yazarlarının başında gelen Matthias Göritz’in ödüllü yeni romanı “Hayalperestler ve Günahkârlar”, Yasemin Yelbay Yılmaz’ın özenli çevirisiyle Yitik Ülke Yayınları’ndan yayımlandı.

   Matthias Göritz, bu eseriyle edebiyat alanındaki saygın ödüllerden Robert-Gernhardt Ödülü’ne layık görülmüştü. “Hayalperestler ve Günahkârlar” sürükleyici ve şaşırtıcı bir sinema romanı. Bir film için perde arkasında yaşananları heyecanla önümüze seriyor bu eser.

   Kitabın konusu kısaca şöyle: Genç bir gazeteci, Alman sinemasının önemli figürlerinden biriyle bir röportaj yapma şansı yakalar. Bu kişi sektörün renkli simalarından, artık yaşlanmakta olan bir yapımcıdır. Yapımcı ciddi bir hastalıkla mücadele etmektedir, bütün fikirlerini ve mal varlığını İkinci Dünya Savaşı’nın nasıl asılsız bir hikâyeye dayandırılarak çıkarıldığını anlatan “Gleiwitz” adlı filme yatırmıştır. Ridley Scott’ın rejisör koltuğunda olduğu bu filmde başrolü Nicole Kidman oynayacaktır. Proje çeşitli engelleri aşmaya çalışır ve basın film hakkında ön bilgi elde edebilmek için baskıyı gittikçe artırırken yaşlı adam genç röportajcı ile bir kedi-fare oyunu oynamakta, genç adam ise bu işten kendi çıkarlarına uygun bir sonuç elde etmeyi ummaktadır. Gerçekten Tarantino’ya tokat atmış mıdır? Ancak yapımcının hayatındaki sırlar zamanla bir bir ortaya çıkarken yaşlı adamla röportajcı arasında daha sonra bambaşka bir yöne evrilecek bir yakınlık da doğmaya başlar.

   Bu sürükleyici ve canlı diyalog romanında Matthias Göritz alışılmadık bir baba-oğul hikâyesi etrafında sinema endüstrisinde sanatın, izleyici kitlelerinin ve gerçeğin yerini heyecanlı bir üslupla sorguluyor.


                                                            Kozmokitap

5/24/2018

Polisiye edebiyat okurları için Verda Pars’tan nefes kesici yeni bir roman!

Mayıs 24, 2018 2 Yorum
Ölüm Fısıldar Geceye  


    Verda Pars’ın yeni romanı “Ölüm Fısıldar Geceye”, Yitik Ülke Yayınları’nca yayımlandı.

  Polisiye roman okurlarının yakından takip ettiği yazar Verda Pars, uzun bir aradan sonra “Ölüm Fısıldar Geceye” ile okurlarını selamlıyor. Kitabın konusu kısaca şöyle: Birbirleriyle alakasız hayatlara sahip insanlar art arda vahşice öldürülmekteydi. Cinayetlerin işleniş biçimleri arasındaki benzerlikler, onlara katilin bıraktığı işaretleri takip etmekten başka şans bırakmıyordu. İpuçlarının açtığı yoldan ilerlemek onları bir sonraki kurbana mı, yoksa katilin kendisine mi götürecekti? Ölü bedenlerin arasından açılan yollar, İstanbul’un arka sokaklarında dönen uyuşturucu ticaretinden, yakılan yıkılan doğu köylerine, dağılan ailelere ve kıskanç sevgililerin yok edici takıntılarına kadar uzanıyordu.

    Kendini birdenbire bu devasa kan gölünün ortasında bulan Misli’ninse hayatta kalabilmek için yapacağı tek bir şey vardı. Kendi hijyenik orta sınıf hayatının düğümlerini çözmeye çalışmaktan vazgeçip katilin peşine düşmek...

   Sürükleyici bir polisiye roman okumak isteyen herkesin soluksuz okuyacağı yeni bir okuma önerisi “Ölüm Fısıldar Geceye”. Mutlaka keşfedin.




                                                            Kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.