Ocak ayında okuduklarım....

2015 yılının ilk ayını geride bırakırken bu ay neler okumuşuz bir bakalım. Bu ay içerisinde  18 tane yayın hazırlamışım blog için. Bu yayınlardan 6 tanesi okudum kitapların yorumları. Şimdi bunları tekrar hatırlayalım ve her kitaba verdiğim puanı görelim:

Ölümle Randevu:

Kozmokitap   

     Ölümle Randevu Mario Mazzanti'nin diğer kitaplarına nazaran  beni hüsrana uğratı. Çok fazla ayrıntılara yer verilen kitap benim için barajı geçemedi.
 Puanım:

                               kozmokitap
Kitapla ilgili yazımı okumak için tıklayınız : Ölümle Randevu


Kitap Tag - mim # 13

Kitap Tag

Merhaba, yine güzel bir etkinliğe Kitap Keyfim Davet etmişbeni. Kendisine çook teşekkür ediyorum, biraz geç de olsa cevaplıyorum:)

1- Kitap okumak için evde belli bir yerin var mı?

Belli bir yerim yok, hatta sürekli yer değiştiririm. O an neresi hoşuma giderse orada okurum.))

2- Ayraç mı yoksa rastgele bir kâğıt parçası mı?

Çoğunlukla ayraç diyorum. Bu çoğu zaman geçerli değil , bazen kağıt parçası ya da telefonum bile olabilir....

Küçük Dünyanın Büyük İnsanları - Osman Yamaç

   
Osman Yamaç
 

     Yazarın ilk kitabı Küçük Dünyanın Büyük İnsanları. Yazar geçmişe yönelik hatıraları, yetiştiği yörenin insanlarının yaşadıklarını öyküleştirmiş. Osman Yamaç Anadolu'nun ufak tefek olaylarla bile mutlu olmasını bilen , birbirlerine tabiri caiz ise eşek şakaları yapsalar bile kavga gürültü yapmadan gülüp geçen insanlarının öyküleri bize yansıtırken aralarda kendi anılarını ve fikirlerini de bize yansıtmış.

Kuşlar Sanatı - Pablo Neruda

 
Pablo Neruda
Kuşlar Sanatı
Pablo Neruda
Can Yayınları
Çeviri: ALOVA
93sf
    Kar , kış , soğuk derken evlerimize hapsolduk adeta. Güneşi, masmavi gökyüzünü , en çok da kuşların cıvıltısını özledim bu beyaz kar diyarının arasında. Bugün güneş yüzünü gösterir gibi oldu nihayetinde, havalar da ısınıyor mu ne? Tek eksiğimiz kuşlar kaldı. O eksiğimi de Pablo Neruda tamamlıyor Kuşlar Sanatı ile....

Şeytan Tohumu - Dean Koontz

Dean Koontz


Şeytan Tohumu
Dean Koontz
Demon Seed
İnkılap Kitapevi
Çeviri: Nejat Ebcioğlu
237 sf.
    Dean Koontz, Amerikalı  gerilim kitapları yazarıdır. Daha önce yazarın birçok kitabını okudum ve kitapları  son derece sürükleyici bulduğumu söylemeliyim. Kitapları insanın tüylerini diken diken yapan türendir. Bu kitaba  da başlamadan önce ismini okuyunca aklımda konusu ile ilgili bir çok fikirler geldi. "Şeytan Tohumu" denilince yine bir şeytan bebek olayı ya da şeyten ele geçirmesi aklıma geldi. Bu nedenle kitabı gece okumamaya karar verdim. 
     Kitaba başladıktan sonra tahminlerimde son derece yanıldığımı anladım. "Şeytan Tohumu "  kitabında sözlük anlamıyla şeytan yok.

Etkinlik: Kendi Kitabını Yarat - mim # 12

mim


Yine bir etkinlik ile buradayım. Sevgili Kitap Keyfim beni bu güzel etkinlik için etiketlemiş .Severek soruları cevapladım. Bakalım nelermiş sorularımız....

1) Bir kitap yazmaya karar verdiniz. Türü ne olurdu?

Sanırım psikolojik-gerilim ya da polisiye olurdu.

Hediyem - küçük dünyanın BÜYÜK İNSANLARI

 
Osman Yamaç

    Bir süredir çekilişlere katılmadığım için kitap da hediye gelmiyordu. Bir gün biz gariban kitap bloglarına da hediyeler gelir mi bilemiyorum. Makyaj bloggerı arkadaşlara gönderilen hediyeleri gördükçe onların adına çok seviniyorum ve bize de birgün gelir mi diye düşünmeden de edemiyorum. Facebookta yazar sayın Osman Yamaç elinde kitaplarından bir miktar olduğunu ve isteyenlere ücretsiz sadece kargo ücreti alıcı ödemeli olarak gönderebileceğini söylemiş. Ben de mesaj atınca sağolsun gönderdi. Ktabım bugün elime geçti. Buradan Osman Yamaç Beye çook teşekkür ederim. Kitabı en kısa zamanda okuyup blogumda yayınlayacağım. İtabı okuduktan sonra çekilişle hediye etmeyi planlamıştım ancak yazarımız adıma özel imzaladığı için şansınıza küsün diyorum. Kitap ben de kaldı:))

   Kitabın kapağına da bayıldığımı söylemeden edemeyeceğim....

kozmokitapUyuyamadım. O gece ve sabahına kadar. Ayağıma yeni ayakkabılarımı giydiğim gibi okula koştum. Kendimi bildim bileli ilk defa normal ayakkabı giymiştim. Yürüyüşüm bile değişti. Herkes ayağına siyah lastik giyerken , benim ayağımda yeni potinler vardı. Arkadaşlarım koşu oynarken ben  eskimesin diye neredeyse elime alacaktım ayakkabılarımı. Tenefüs de Nehir öğretmenimiz ayakkabılarımı gördü. Nereden aldığımı sordu. Ben de ablamın Almanya'dan gönderdiğini söyledim.
    Kulağıma eğildi ve dedi ki . " Oğlum onlar kadın ayakkabısı giyme onları." Kadın ayakkabısı ile saatlerce dolaştım. Acı bir gerçek ki köyümüzde o ayakkabıların kadın ayakkabısı olduğunu kimse bilmiyordu...


Sevgilerle♥♥♥
kozmokitap

Hayvan Çiftliği - George Orwell

kozmokitap

Hayvan Çiftliği
Animal Farm
George Orwell
Can Yayınları
152 sf.

    1940'lardaki " reel sosyalizm "in eleştirisi olan bu kitap okumayı çok istediğim bir kitaptı. Son zamanlarda seyrettiğim filmlerde bile bu kitaba göndermeler olduğunu fark etmemle bir an önce okumalıyım, kitabı gördüğüm yerde alacağım diye kızıma bahsederken " bu kitap  bende var anne " demez mi! Çok istediğim kitap kızımın kitaplığındas varmış ve ben farketmemişim. Muhtemelen kitabı ben satın almış ve unutmuşum. Yaşlanıyor muyum ne..... Kitabı bulduğuma o kadar sevindim ki hemen okumaya başladım. 

      Kitap kapağında da bahsedildiği gibi bir peri masalı.(!) Çocuklar masal gibi okurlarken yetikinler anlatımın ve karakterlerin arkasındaki yergiyi fark edebilirler.

         Kitabın konusu  adından da anlaşılacağı gibi bir çiftlikte geçmektedir. Çiftliğin adı " Beylik Çiftliği". Çiftliğin sahibi Bay Jones son zamanlarda çiflik işlerini aksatır ve hayvanlara iyi davranmaz. Çiftlikte yaşayan bilge domuz Reis , diğer hayvanlara diğer insanların kölesi olmadan , kendi kendilerinin efendisi olabileceklerini bunun içinde uygun zamanda bir ayaklanma yapmaları gerktiğini söyler. Bu fikir hayvanların aklına yatar. Bunun sembnolü olarak da " İngiltere'nin Hayvanları" şarkısını ezberleyip her fırsatta söylerler. Bir akşam Bay Jones ve adamları hayvanları beslemeyi unuturlar. Sabaha kadar aç kalan hayvanlar planlamadıkları halde o gün ayaklanmayı gerçekleştirirler ve ve çiftlikteki insanları kovarlar.Çiftlik artık onlara aittir. Çiftliğin adını değiştirirler ve "Hayvan Çiftliği " koyarlar. 

        Artık onlar insaların kölesi ya da işçisi değildirler tamamen kendileri için çalışırlar. Tarlaları sürerler, ekinleri biçerler. Bir de kindilerine yedi yasa oluştururlar. Başlarda işler iyi gitse da sonraları başta bulunup hayvanları yöneten domuzlar arasında çatlak sesler çıkmaya başlar. Ve domuzlardan Nopoleon iktidarı ele geçirir. Başta eşitlik ve özgürlük sözleri yola çıkan sistemin ne hale geldiğini okuyup görüyoruz.
Kozmokitap

     Kitap Stalin sosyalizmine eleştiri olarak masal tarzında yazılmıştır. Kitabın baş tarafında yazılmış olan önsözde bize bu durum açıklanmıştır. Napoleon karakterinin dde Stalin'i çağrıştırdığı da belirtilmiştir. Başta "Bütün hayvanlar eşittir " şeklinde yola çıkan düzenin zamanla değiştirilerek " bütün hayvanlar eşittir , ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir" şekline dönüşmüştür.Belki iyi bir amaçla yola çıkılarak zamanla iktidar hırsı, bazılarının diğerlerini yönlendirme ve yönetmedeki becerileri ; yönetilen kesimin sorgulamayıp verilenleri olduğu gibi kabul etmeleri, sisteme karşı çıkanların silinip gitmesi bizlere çok da yabancı gelmeyecektir.

    Bir masal tadında bir kitap olan Hayvan Çiftliği bir o kadar da düşündürücü bir kitaptır. Özellikle son kısmı oldukça korkutucudur. Herkesin mutlaka ama mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Sevgilerle♥♥♥
kozmokitap
        

A 101 Ganimetlerim #4

    
kozmokitap

     Marketler kitap sektörüne de el attılar ucuz kitap almaya başladık. Büyük ve zincir marketler açıldıktan sonra küçük esnaf yaşayamaz oldu ve birer ikişer kapanmaya başladılar. Böyle giderse aynı durum kitapçıların da başlarına gelecek. Etrafta onca kitapçı varken zincir marketlerin yaptığı indirimler sayesinde okuyucular da uygun fiyata kitap satın alabiliyorlar. Bugün de A 101 yeni kitaplar getirmiş. Ben saat 12 de gitmeme rağmen 5-6 kitap kalmıştı. Kitapların çabuk satılmış olması , okuyucu bir kesim olduğunu hatırlattığı için çok sevindim. Bir yandan da bu durum beni üzüyor. Böyle giderse kitapçıların sonu da küçük esnaf gibi olacak. 
   Bu hafta markete 4 kitap getirmişler.  Khaled Hosseini 'den Uçutma Avcı'sı ve İskender Pala'dan Od kitaplarını daha önce okuduğum için almadım.Ahmet Ümit'ten İstanbul Hatırası ve Ayşe Kulin'den Veda kitaplarını aldım. Kitaplar cep boy, fakat içlerine baktığımda yazı boyutları göz yormayacak şekilde olduğunu görünce aldım. 
     Şimdi kitaplarımızı tanıyalım:

İstanbul Hatırası - Ahmet Ümit
  Ahmet Ümit  Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven...
     Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi.
   "Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...
    İstanbul'a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alman hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk...

 Veda- Ayşe Kulin

Ayşe Kulin                                        Osmanlı'dan Günümüze
                                   İstanbullu Bir Ailenin Hikayesi -1
     Ayşe Kulin, Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde, işgal altındaki İstanbul'da bir konakta yaşananları anlatıyor bu kez. Son Maliye Nazırı ve ailesi aracılığıyla o dönemin resmini çizen Veda, çökmekte olan bir tarih ile yeni bir gelecek arayan Milliciler arasında sıkışan o dönem Osmanlı aydınının da öyküsünü dile getiriyor.
     Ayşe Kulin'in her zamanki ustalıklı ve sürükleyici üslubu ile okurlarının elinden bırakamayacakları bir kitap bu. Günümüz Türk edebiyatında neredeyse eşsiz olan, biyografik veriler ile roman tekniğini birleştirmekteki ustalığını bir kez daha sergileyen Kulin, bu kez bir İstanbul öyküsü bir imparatorluk tarihini birlikte ele alıyor.

Kitaplığımın yeni üyelerini sıralarını beklemek üzere kitaplığıma koyuyorum. Eğer bu kitapları okumadı iseniz fiyatlar çok uygun. Sizler de alabilirsiniz:)
Sevgilerle♥♥♥
kozmokitap


Gündüzsefası - Sarah Jio

Kozmokitap

 Gündüzsefası
Sarah Jio
Morning Glory
Arkadya Yayınları
357 sf.


     Sarah Jio'nun Arkadya Yayınlarından çıkan son kitabı Son Kamelya'yı okumuş bulunmaktayım. Biraz yavan olduğuna dair eleştiriler okusam da kitap hakkında, ben genel olarak sevdim. Eleştirdiğim, farklı olsa daha iyi olurdu dediğim bölümler olmadı dersem yalan olur. Yazarın yazı stili hep aynı kaldığı için bu tarza alışıyoruz ve ilk kitabı ile bizi etkileyen yazar diğer kitapları ile şaşırtmayı başaramıyor. Tarzını biraz daha geliştirmesi ve okuyucuyu şaşırtması daha iyi olur diye düşünüyorum. 

      Kitabı büyük bir zevkle okudum. Kış aylarında okunabilecek romantik kitaplardan. Sonu ve gidişhatı beni çok şaşırttı diyemeyeceğim çünkü okurken az çok bazı şayler tahmin edilebiliyor. En çok sevdiğim şey ise konunun yüzen evlerde geçmesi. Öyle bir yerde yaşamak isterdim:)) Kitabın isnimden dolayı daha fazla gündüzsefa'sından bahsedileceğini düşünmüştüm. Fakat sonunda kitabın isminin neden Gündüzsefası olduğunu anlıyoruz. Bundan sonra Sarah Jio'nun kitaplarının Pena Yayınevinden çıkacağını da buradan hatırlatmış olayım.
çiçek
Gündüzsefası


   Standart Sarah Jio kitaplarındaki gibi Gündüzsefası da geçmiş ve günümüzdeki iki karakteri , yaşamlarını, acılarını ve ikisinin ortak noktalarını anlatıyor. Ortak noktaları Seattle'daki Tekneler Caddesinde bulunan yüzen ev.  İki bayan karakter Ada ve Penny. Penny geçmişten Ada ise günümüzden bir karakter. 

    Ada bir dergide gezi yazıları yazmaktadır. Son zamanlarda kendini sadece işine vermiştir. Düşünmemek için sürekli çalışır. Geceleri ise hiç uyuyamaz. Bunun çok acıklı bir sebebi vardır. Bir kazada Ada, eşi ve küçük kızını kaybetmiştir. Bu acı ile yaşaması çok zordur. Bu konuda psikolojik destek almaktadır ve kendini sadece işine vermiştir. Bu şekilde nefes almasının ne kadar zor olduğunu fark edince New York'tan uzaklara gitmeye karar verir. Bir nevi aslında kendisinden kaçmaktadır. Nereye kaçarsak kaçaçalım kendimizi de hep yanımızda götürürüz. Kaçmak bir çözüm müdür? Ada'nın Tekneler Caddesindeki serüveni de böylece başlar. 

     Penny annesinin isteği ile bir hanımefendi yetiştirme okuluna gitmektedir. Bir gün kahve almak için dışarı çıktığı sırada Yakışıklı bir adam ile tanışır. Dexter bekar ünlü bir ressamdır. Kısa zamanda evlenirler ve Tekneler Caddesinde yaşamaya başlarlar. Dexter ile evlilikleri başlarda iyi ise de sonraları sürekli resim yapma bahanesi ile başka bir yerde kalmaya başlar. Yalnız kalan Penny vaktini yemek yaparak geçirir. Taa ki komşuları Colin ile tanışana kadar.

   Ada komşuları ile tanışır ve evin geçmişini ve orada kaybolmuş olan bir kadını öğrenir. Bu olay merakını cezbedince araştırmaya başlar. Bu araştırmalarını sonucuna ulaşacak mıdır? Ya da Ada acısını biraz olsun hafifletip tekrar hayatına devam edebileck midir? Bu sorulara yazarımız akıcı uslubu ile cevaplarını kitabımızda veriyor. Ben kitabı sevdim. Sarah Jio kitaplarını okumayı sevenler de,  tarzını hiç bozmayan yazarın bu kitabını seveceklerdir. 

     Sevgilerle♥♥♥ 
kozmokitap
    

Etkinlik : Şimdi Mevsimi - mim # 11

Hareketli_kar_yagarken_k_resimleri.gif

Kış mevsimine uygun bu mime beni davet ettiği için Kitap Keyfim sana çok teşekkür ederim:))

1. Kışın okumalık favori bir kitabın var mı?

Kışın depresif havasından dolayı romantik kitapların daha iyi gittiğini düşünüyorum.

High School Musical Book Tag - Mim # 10

mim


Merhaba, yine eğlenceli bir mim var. Beni bu etkinliğe davet ettiği için sevgili Kitap Keyfim'e teşekkür ediyorum:)) Gelelim sorulara...

1.Yeni Bir Şeye Başlangıç - Yeni  favori tür / yazar / seri? 
Geçtiğimiz yıl içerisinde başladığım seri Ted Dekker ve Tosca Lee'den Faniler üçlemesi. Serinin ilk kitabı Yasaklı'yı okuyup çok sevmiştim. Henüz diğer kitaplarını alamadım maalesef. :(

2.Öyle bir kitap arıyorum ki - içinde istediğim her şey var?

Şahmelek - Merve Akıncı

Merve Akıncı


Şahmelek
Merve Akıncı
Müptela Yayınları
485 sf.

"Sana aşık olacağım.... Sen beni sevmek zorunda değilsin. Ama ben senin olacağım..."
    Kapak resmi , bu güzel alıntı ve ismi ile dikkat çeken bir kitap Şahmelek. Yazar Merve Akıncı akıcı, okuyanı bağlayan , etkisi uzun süre silinmeyen bir kitap yazmayı başarmış. Kitabı bir günde okumayı bitirdim. Ancak etkisinden çıkıp yeni kitaba başlamam ve hislerimi bir nebze olsun yazıya dökmem zaman aldı. Kitap matbaadan çıkıp reklamları, okuyan resimleri , abartılı yorumları yayınlanmaya başladığı zaman o kitabı okuma isteğim azalıyor ne hikmetse. Çok abartılan , çok fazla reklam yapılan kitapların büyük kısmı fos çıkıyor bana göre. Bu kitap için de acaba öyle mi diye düşünmüştüm.

Bu facebook hesabı sahte mi.....

      Merhaba, bir kitap blogunda bu konu ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Dün başıma gelen ilginç olaydan sonra bu yazıyı yazmaya karar verdim. Aslında dün sinirle bambaşka şeyler yazmaya karar vermiştim . Öfke ile kalkan zarar ile oturur demişler. Bu nedenle biraz sakinleşince yazmaya karar verdim. Sinirle yazı yazsam kendi seviyemi de düşürmüş olurdum ki bu da beni daha çok üzerdi. Neyse konumuza dönelim. Bu yazıyı elimde resimlerle yazmayı düşünmüştüm. Olayın geçtiği yazışmaların hepsinin resmini aldım ve şu anda bilgisayarımda kayıtlı durumdalar. Yani her şey ispatlı. Her şey oğlumun facebookta kitap kazanması ile

Kitaplığı düzenlemek


Merhaba, çoktandır yapmak istediğim fakat bir türlü elimin ermediği işi nihayet yaptım. Bu iş ne mi? Kitaplığı düzenlemek... Yeni yıl öncesi yeni alınan kitaplar, etkinlik için çıkarılan kitaplar, çocukların okulda okuması gerekenlerin çıkarılması vs vs... sebeplerden kitaplığım yerle bir olmuştu. Tamamen toparlamak için kardeşime verdiklerimin de gelmesini bekliyordum. Kardeşim yoğunluğundan kitaplarımı bir türlü okuyup getirmeyince ben de daha fazla dayanamayıp işe koyuldum.

Öncelikle nişinin içerisindeki kitaplığımla işe başladım.

Ölümle Randevu - Mario Mazzanti

Ölümle Randevu


Ölümle Randevu
Il Segreto Degli Humiliati
Mario Mazzanti
Çeviri: Gülüz Akyüz Yıldırım
Sonsuz Kitap
391 sf



    Daha önce Şah Mat ve Gördüğüne Asla İnanma kitaplarını okuduğum İtalyan yazar Mario Mazzanti'nin kitabı olan Ölümle Randevu  elimde biraz sürünse de sonunda bitti. Yaklaşık son iki haftadır elimde olan kitabı bitirmem biraz benim kitap okuma havasında olmamam biraz da kitabın tarzından dolayı uzun sürdü. Oysa ki Mario Mazzanti'nin diğer iki kitabını çok sevmiştim ve bir çırpıda bitirmiştim. 
   
               Şah Mat yazımı okumak için tık tık...
               Gördüğüne Asle İnanma yazımı okumak için tık tık...

    Üniversitede kürsü başkanı, profesör ve Ortaçağ araştırmalarında en uzman kişi olan Profesör Valeriani

Kargo ile gelen kitabım...

Kozmokitap


   Aralık ayı benim için son zamanların en güzel ayı oldu. Hiç kazanmadığım kadar çok kitap, çekilişlerden kazandım. Bu hızla devam ederim diye düşünürken yılbaşı çekilişlerinden hiçbir şey kazanamadım. Kendi kendime hayıflanırken İnstagramdan Ülker Laviva'dan bir koli kazandığımı öğrendim. Umarım yakın zamanda elimde olurlar. Yine de kitap kazanamamış olmak biraz içime oturmuştu. Bugün ev işleri ile uğraşırken eşim elinde bir kargo paketi ile yanıma geldi. Sana kitap gelmiş deyince şaşırdım. Bir yerden kitap

Yeni Kitaplarım #3


kozmokitap


Herkese merhaba:)
Yeni yılın ilk kitap alışverişini yapmış bulunmaktayım.  Alınacaklar listem bir hayli kabarık bütçem ise listeye göre kısıtlı. Hal böyle olunca da istediğim her kitabı anında alamıyorum. Bir çoğunuz benimle aynı fikirde olursunuz sanıyorum. Kitap bloglarının çoğuna okuma kopyası kitap hediye edilmediği için kendi bütçemiz ile kitapları alıyoruz. Okuduğumuz kitaplar bir yerlerden geliyor zannedilmesin diye açıklama gereği hissettim. Durum böyle olunca da ya birer ikişer kitap alıyoruz ya da indirim ve fuar peşinde koşuyoruz.

Goodreads 2015 hedefim....

kozmokitap




Yeni bir yılın ilk gününden herkese merhaba...
Yeni yıl hepimize sağlık, mutluluk ve huzur getirsin:) 2014 yılında goodreads te kendime 50 kitap hedef koymuştum. Bu hedefi ayarlarken de 50 kitap bana fazla geldi çünkü şimdiye kadar okuduğum kitapları hiç saymamıştım. Hedefim 50,  ancak ben bu kadar kitabı okuyamam diye düşündüğümü hatırlıyorum. Gözümde ne kadar büyütmüşsem artık....
kozmokitap

   Resimde de gördüğünüz gibi 50 yi bir hayli geçmiş bulunuyorum. %162 kitap.... Bu rakamı görünce mutlu olmak mı havalara uçtum. ( Bu da biraz abartı oldu sanırım) Kendimi biraz küçümsediğimi anladım. Aslında fena kitap okumuyorum demek ki. Gelelim 2015 hedefime.....

  Çok abartı bir sayı yazmak istemiyorum. Çünkü kitap okuma hızı sağlık durumuma, çocukların sınavlarına, ya da akla gelmeyen aksiliklere göre değişiyor. Geçen seneki çıtayı biraz yukarıya kaldırıp ortalama okuduğum kitap sayısı yani 80 diyorum bu seneki hedefim. Bu sayı ile işimi biraz garantiye almış oldun sanki ! Ne dersiniz? 
kozmokitap


Peki sizin yeni yıl hedefleriniz var mı? 2015 yılında ne kadar kitap okumayı planlıyorsunuz?

Sevgiler♥♥♥
kozmokitap

Scroll To Top