
Ölümden sadece aptallar korkar. İnsanı korkutan ölümden beter sonlardır.
İkinci Dünya Savaşı .... Kanlı ve birçok acının yaşandığı bir savaş. Bu savaş denilince çoğumuzun aklına yahudilere yapılanlar ve Japonlara atılan Atom Bombası gelir.
İkinci Dünya Savaşında genç Türkiye tarafsız kalmayı tercih etmiştir. Buna rağmen savaşın ekonomik zorlukları ülkemizi vurmuş , yiyecek sıkıntısı baş göstermiş ve birçok ürün karne ile alınmaya başlanmıştır .
Bu dönemde birçok yahudi ve sosyalist bilim adamı Almanlardan ve yaptıklarından kaçmak için Türkiye'ye sığınmış sonra buradan Amerika'ya ya da farklı ülkelere geçiş yapmışlardır. Paul Winkler da bu bilim insanlarından birisidir. Kendisi sosyalist olduğu için Gestapo'nun listesine girmiş ve kurtuluşu Türkiye'ye kaçarak bulmuştur. Einstein'in daveti ile Amerika'ya gidecektir . Ancak izini bulan gestapo onun gidişine engel olmuş ve onu hala Almanya'da yaşayan kız kardeşi ile tehdit etmişlerdir.
Olaya Türk istihbaratı el atmış ve Paul Winkler'ı korumaları altına alıp ismini değiştirmişlerdir. İşte olaylar da bu noktadan sonra başlar ....
Almanlar için Winkler çok önemli birisi haline gelmiştir . Onu Almanya'ya geri getirmek zorundadırlar. Bunun için de SS subayı Klaus Schramm'ı Türkiye'ye gönderirler. Sınırları olmayan psikopat bir kişiliktir Schramm. 1943 kışında Türkiye'ye gelirken kendisine son derece güvenmekte ve Türk Ajanlarını ve istihbaratını küçümsemektedir. Ancak henüz Amcabey ve Tarık Silahtar ile tanışmamıştır ...
İstihbarat yağlı güreş değil bir satranç oyunudur maksat rakibin hamlesine mani olmaktır.
Heyecanla okuduğum bir kitap oldu Gündönümü Harekatı. Farklı ülkelerden istihbarat ajanlarının Türkiye'de cirit attığı ve ülkemizi bir şekilde savaşa sokmaya çalıştıkları dönemde istihbarat ajanlarımızın canları pahasına yaptıkları fedakarlıklar... Ülkemizi seven ülkemiz için her şeyi yapmaya hazır insanımız olduğu gibi kimi para için kimisi taraftar olduğu için kimisi de birilerine iyi görünmek için karşı tarafa bilgi satan ve yardımcı olanlar ... Casuslar , karşı casuslar ve çift taraflı ajanlar ... Kılık değiştirmeler , gizli haberleşmeler , güvenli evler .
Büyük bir heyecanla okuduğum kitaplardan birisi oldu Gündönümü Harekatı . Kesinlikle çerezlik bir kitap değil. Yazar Mustafa Ali Yurdupak'ın yaptığı araştırmalar sonucu kaleme aldığı , büyük bir emek sonu ortaya çıkan bir kitap . Okurken ne kadar dolu dolduğunu anlıyorsunuz . Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan birisi.
Kitabın Adı :Gündönümü Harekatı
Yazar : Mustafa Ali Yurdupak
Yayınevi : İnkılap Kitabevi
Sayfa Sayısı :407
Mustafa Ali Yurdupak Kimdir?
1978 yılında Samsun’da doğdu. İlk ve orta öğretimini bu şehirde tamamladı. 2001 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl, o zamanki adıyla, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı’na Uzman Yardımcısı olarak girdi. Sonraki yıllarda kamu kurumlarında Uzman, Şube Müdürü ve Daire Başkanı olarak çalıştı. 2007 yılında Harvard Üniversitesi’nden kamu yönetimi alanında yüksek lisans derecesi aldı. 2012-2016 yılları arasında New York’ta Ticaret Ataşesi olarak görev yaptı. Kariyerine uluslararası bir kuruluşta devam etmektedir. Edebiyata olan ilgisi küçük yaşlarda başladı. Üniversite yıllarında çeşitli öyküleri öğrencilerin çıkardığı dergilerde yayımlandı. 2018 yılında Ankara’da temel yazarlık ve yaratıcı yazarlık alanında kurslara katıldı ve bu alanlardan sertifika aldı. 2019 yılında ilk roman denemesi olan Gündönümü Harekâtı’nı yazdı.
Kitabın Adı :Gündönümü HarekatıYazar : Mustafa Ali Yurdupak
Yayınevi : İnkılap Kitabevi
Sayfa Sayısı :407
Stalingrad bozgunu sonrasında umutlarını içinde nükleer bir bombanın da olduğu mucize silahlara bağlayan Nazi Almanyası için, pençelerinden kaçarak Türkiye’ye sığınan parlak bilim insanı Paul Winkler uğruna çok şey feda edilebilecek birisi haline gelmiştir.
Zalimliği ile nam salmış Gestapo’nun peşine taktığı SS’lerden kaçarken hayatını yeni bir kimlikle sürdüren muhalif bilim insanı Winkler, canı pahasına bir mücadeleye girişecek; bir yanda Nazilerin elindeki kız kardeşi, diğer yanda kaçmak zorunda kaldığı için ayrıldığı Cemile arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.
Mustafa Ali Yurdupak, dünya tarihine II. Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi’ndeki son Alman tank taarruzu olarak geçen Kursk Muharebesi öncesinde, 1943 yılının o tekinsiz kışında, İstanbul’a gelen Gestapo ajanı Klaus Schramm ile işinin ehli Türk ajanları Amcabey ve Tarık Silahtar’ın arasında yaşanan kıyasıya mücadeleyi anlatırken okurlarını heyecanlı bir maceraya davet ediyor.
Bu macerada kılık değiştirmeler gizli ittifaklar, hainlikler, işkence eşliğinde sorgular, faili meçhul cinayetler ve türlü casusluk numaralarıyla bezeli dolu dizgin bir hikâye sizleri bekliyor.
Mustafa Ali Yurdupak Kimdir?
1978 yılında Samsun’da doğdu. İlk ve orta öğretimini bu şehirde tamamladı. 2001 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl, o zamanki adıyla, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı’na Uzman Yardımcısı olarak girdi. Sonraki yıllarda kamu kurumlarında Uzman, Şube Müdürü ve Daire Başkanı olarak çalıştı. 2007 yılında Harvard Üniversitesi’nden kamu yönetimi alanında yüksek lisans derecesi aldı. 2012-2016 yılları arasında New York’ta Ticaret Ataşesi olarak görev yaptı. Kariyerine uluslararası bir kuruluşta devam etmektedir. Edebiyata olan ilgisi küçük yaşlarda başladı. Üniversite yıllarında çeşitli öyküleri öğrencilerin çıkardığı dergilerde yayımlandı. 2018 yılında Ankara’da temel yazarlık ve yaratıcı yazarlık alanında kurslara katıldı ve bu alanlardan sertifika aldı. 2019 yılında ilk roman denemesi olan Gündönümü Harekâtı’nı yazdı.






1973 yılında İstanbul'da doğdu. Sırasıyla Moda İlkokulu, Kenan Evren Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümlerini bitirdi.

20 Haziran 1946 yılında Konya’da doğan yazarın gerçek adı Ömer Zülfü Livaneli’dir. Küçük yaşlarından itibaren müziğe ilgi duymaya başladı ve saz çalmayı öğrendi. 1964 yılında Ülker Tunçay ile evlenmiştir ve bu evlilikten Aylin Livaneli dünyaya gelmiştir.

Stephen Edwin King, 21 Eylül 1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Maine eyaletindeki Portland şehrinde dünyaya geldi.1970 yılında Maine Üniversitesi’nde Edebiyat Fakültesi’ne girdi. Kendisi gibi bir yazar olan Tabitha Spruce ile evlendi ve üç çocukları oldu.

İlköğretim ve lise eğitimini Ankara’da alan Beyhan Budak üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tamamlamıştır.


1982 yılında Ankara’da doğdu. 2000 yılında eğitimine başladığı Doğu Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 2004 yılında mezun oldu. Mimarlık fakültesini bitirdikten sonra Kıbrıs’ta kalıp Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları’nda çalışmaya başladı.

1983 yılında Eskişehir’de doğan ama aslen Kütahyalı olan, oralarda da hiç yaşamamış olup asker kızı olmanın gerekliliğini sonuna kadar yerine getiren ve şehir şehir gezen Aslı, Dokuz Eylül Üniversitesi ÇEKO bölümünden 2006 yılında mezun olduktan sonra öğrenimine Dudley College’da devam etmiştir. Firmaların pazarlama ve kurumsal iletişim departmanlarında 7 yıl görev aldıktan sonra, “9-6 çalışmaya yeter” deyip kendi işini kurma aşamasına geçmiştir. 5 yıldır AKA ile ilgilenmekte, daha çok sosyal medyada algı yönetimi üzerine uzmanlaşmaktadır. Aynı zamanda kendi sosyal medya hesapları için de içerikler üretmektedir. Yazarın İnkılâp Kitabevi’nden çıkan diğer kitabı: Benden Ne Olur?





