Yılgın - Tülin Dursun || Kitap İncelemesi

Yılgın - Tülin Dursun


Kitabın Adı : Yılgın
Yazar : Tülin Dursun
Yayınevi : Yitik Ülke Yayınları
Sayfa Sayısı :190

Kitabın tanıtımını okumak için tık tık...

Yaşadıklarımız ve yaptıklarımız yarınlarımızın yatırımıydı.

  Yılın son günlerinde yoğunluklar arasında koştururken bir kitap daha bitti. Sevgili Tülin Hanım'dan biraz yüzsüzlük de ederek adıma imzalı istediğim kitabın Yılgın bitti.  İyi ki cesaretimi toplayıp kitabı istedim; kitaplığım çok güzel bir öykü kitabı kazanmış oldu...

   Kitap dört öyküden oluşuyor. Hayatın içerisinden gelmiş doğal, hatta o kadar doğal ki bazen karakterleri kucaklamak bazen de boğmak istiyorsunuz. Okurken yazarın kalemini sevdim. Okurken bazen hikayenin içerisinde bazen de yanı başında seyircisi oluyorsunuz. Her halükarda da öykülerden derinden etkileniyorsunuz. Beni etkileyen yılgın insanlardı. Mutlu hikayeler değil. Sonu abartılı bir mutlulukla bitmiyor. Zaten bu hayatta insan ne zaman tamamen mutlu oluyor ki! Bir taraftan mutlu olurken diğer taraftan bir eksiklik mutlaka oluyor.

Yılgın - Tülin Dursun

    İlk Öykü kitaba da adını veren Yılgın. Belki de kitapta sonu mutlu biten tek öykü yılgın. Ailesi sürekli göç edip farklı yerlere yerleşmek zorunda kalan Barış insanlardan çok hayvanlar ile yakınlaşır. Özellikle atlar ile. Tek hayali bir atının olması ve onu yetiştirmektir. Hayatını ve meslek seçimini de bu sevgisi etkileyecektir.

   İkinci öykü Eğri Kapılar. Kitapta beni en derinden etkileyen öykü oldu Eğri Kapılar. Bu öyküdeki Kader'in mutlu çocukluğu, güvende hissettiği ailesi bir anda yok olur. Kendini ait gördüğü dünyası biranda onu dışlar ve kendisini yapayalnız bulur. Fazla ipucu daha vermeden nasıl anlatabilirim bilmiyorum :(( Bir insan ancak bu kadar şanssız olur diyorum. Yeni hayatında güzel insanlar, sevgi biriktirirken hayat bizi öyle bir savuruyor ki mutluluk boğazımızda kalıyor. Bu öyküyü okuduktan sonra sindirebilmeme için kitaba bir süre ara vermem gerekti.

Yılgın - Tülin Dursun

   Üçüncü öykü Hüzün Gülüm. Mutsuz bir evliliği olan , eşinden şiddet gören aldatılan, aşağılanan bir kadın olan Şermin'i anlatıyor. Şermin'i okurken ona üzülebilirsiniz, Başına çok kötü olaylar gelmiş. Fakat emimin ki siz de okuyunca benim gibi kızgınlığınız üzüntünüzü bastıracaktır. Zeki , okumuş bir kadın olan Şermin kacasının tüm olumsuz davranışlarına katlanıyor ve oğlunu bu olumsuz ortamda büyütmeye çalışıyor. Şermin'e gıcık oldum!....

  Son bölüm ise Soma'ya Ağıt. Soma'da ki maden faciasının ardında oradaki insanları, onlara çevrenin davranış biçimlerini ve sıkıntılarını dile getirmiş yazar.

   Sonuç olarak güzel bir öykü kitabı Yılgın. Tavsiye ederim:))




                                                            Kozmokitap

Kağıttan Kalpler - Courtney Walsh

Kağıttan Kalpler


  Hayalleri tıpkı başka birinin düğün davetiyesine dökülen bir fincan kahve gibi masaya döküldü.

   Dış kapağı gibi çok şeker bir kitap Kağıttan Kalpler. İki günde bitiririm dediğim kitabı elime alınca hayat durdu sanki benim için sabah başladığım kitaba arada işim çıkmasına rağmen öğleden sonra bitirmiştim. Bitirince kendime kızdım, neden o kadar acelem vardı diye!... Başlayınca bırakamıyor ki insan... Kitap okuyucuyu öyle bir içine çekiyor ki ayrıl ayrılabilirsen. Kitabı okurken bir ara öyle duygulandım ki bir iki damla gözyaşı dökmüş olabilirim. Size diyorum ben sulu gözlüyüm diye. Kitapta ağlanacak bölüm yok fakat ben duygulandım:)))

  "Kimse gerçekten ne yaptığını bilmiyor. Fakat bir şeyler yaptıkları sürece bir yerlere varabiliyorlar. Ve bu , boş oturmaktan çok daha iyidir. "
 Dünya üzerinde Aşıklar Parkı Kasabası diye bir yer olduğunu biliyor muydunuz? Birbirlerine aşık bir çift kurmuş bu kasabayı. O günden sonra kasaba nesiller boyu romantizmi ile tanınmış ve bu orayı turistik bir yer haline getirmiş. Bu çiftin soyundan gelen Abigail ise bekar ve yalnız bir kadın. Otuzuna gelmiş ve evli ya da bir sevgilisinin olamaması başta annesi olmak üzere kasabanın hanımlarının canını sıkmaktadır. Babasından miras kalan kitapçıyı işleten Abigail, kitapların ve işinin arkasına saklanıp yalnızlığını unutmaya çalışmaktadır.


Kağıttan Kalpler

   Kasabaya yeni taşınan yakışıklı doktor Jacob aynı zamanda Abigail'in de işyerinin yeni sahibidir. Doktorum işyeri müdürü olan Kelly ise Abigail'i  işyerinden çıkartmakta kararlıdır. Kitapçı dükkanı için birşeyler yapmaya çalışan Abigail, Aşıklar Parkı kasabası postanesine gönderilmiş olan Kağıttan kalpler sayesinde dükkanın adını duyurmuştur. Bina sahibi ile arasında ise bir inatlaşmadan ziyade bir çekimdir.

O senin düşmanın. Hayallerini yıkıyor. Seni kapı dışarı edecek, o zaman ne yapacaksın? Hiçbir şey.
 Jacob'un işleri ile ilgilenen Kelly karakterine gıcık oldum. Hareket ve tavırları çok sinir bozucuydu. Gönül işi Gönüllüleri Derneğini okuduğum zaman ise güldüm. Aklıma kasabada herşeye burnunu sokan teyzeler geldi ki pek haksız sayılmazdım. Abigail'in işini kurtarmak için yardım ederken bir taraftan da ona müstakbel damat adayı arayışındaydılar. Kitabın son kısımlarına kadar doktorun sırrını ve sakladıklarını merak ettim. Aklıma farklı farklı senaryolar geldi ki hiçbirisi doğru değilmiş.

Kağıttan Kalpler

  Onu belli bir mesafeden gören herkes , adamın iyi biri olduğunu düşünebilirdi. Kimse onu hayal katledicisi olarak düşünmezdi. 

Kağıttan Kalpler aşk, dostluk, umut dolu sımsıcak bir kitap. Bu soğuk kış günlerinde içimizi ısıtacak cinsten. Sıcak çay ya da kahvemizi alıp battaniyeyi de dizlerinizze örtün ve öyle  okuyun derim bu kitabı.....

Kes şunu. Aşk, ihtiyaç duyduğum son şey.
Sen benim gerçekleşen hayalimsin.



Kağıttan Kalpler tanıtım yazısı için tık tık...




                                                            Kozmokitap

Kayıp Denklemler - Scott Baker

Kayıp Denklemler


"Bu günlük bundan iki bin yıldan daha fazla bir zaman sonra , M.S. 13 Haziran 2014'te bulunacaktır. Benim adım Gramer Fontaine ve ben herşeyi hatırlıyorum ."
   İsmini  duyduğun  anda "İşte tam bana göre bir kitap " diye geçirdiği Kayıp Denklermler'i kütüphane ziyaretimde görünce hemen aldım... Kitapta macera, bilim kurgu, aksiyon... hepsi mevcuttu ve hislerimde yanılmadığıma sevindim.

Scott Baker'ın ilk kitabı Kayıp Denklemler. Bu sıralar okuduğum kitaplar tesadüf eseri yazarların ilk kitapları oluyor. Yeni kalemler tanımaktan oldukça memnunum.

   Bir lise öğretmeni olan  Shaun bir konferan için davetiye gelince eşi ile birlikte hemen yola çıkarlar. Uçağa yetişebilmek için uzun bir araba yolculuğu yapmak zorundadırlar. Issız bir bölgede arabaları ile giderken bir adama çarparlar. Bir evsiz gibi görünen adamı hastaneye götürmeye çalışırken gizemli bir araç kendilerini takip etmeye başlar ve kısa bir süre sonra bu arabadakilerin kendilerini öldürmek istediklerini anlarlar. Bir yandan kaçıp hayatta kalmaya çalışırlarken bir yandan da çarptıkları gizemli yabancının elinde buldukları 2000 yıllık günlüğü okuyarak gizemi çözmeye çalışmaktadırlar...

   Geçmiş ve geleceğin birleştiği ;zaman yolculuğunun mümkün olduğu ; okuduklarınıza inanamayacağınız;  İsa'nın zamanında, gladyatör arenalarında ve afganistan dağlarında dolaşacağınız ilginç bir kitap Kayıp denklemler...

   Kitabı sevdim ve bu kitabı fda film haline getirirlerse hiç şaşırmam. Çünkü harika bir bilim kurgu filmi olur. Kitapta tek eleştirdiğim nokta günlüğün okunduğu kısımlarda konu gereksiz yere uzatılmıştı. Gladyatör sahnelerinin o kadar uzun anlatılmasına gerek yoktu ve bana göre sıkıcı olmuş bu bölümler. Bu bölümlerin uzatılması sayfa şişirilmesinden başka işe yaramamış. Onun haricinde ilginç bir konu ve okumaya değer.

Kayıp Denklemler
Kitabın Adı :Kayıp Denklemler
Yazar :Scott Baker
Yayınevi : Olimpos Yayınları
Orjinal adı :The Rule of Knowledge
Çevirmen :Esra Gül Coşkun
Sayfa Sayısı : 592

İki bin yıldır mühürlü kalmış bİr kİtap tüm sırları çözüyor...
İnanç, Tarih, Bilim ve Aşk hızla ilerleyen bu Aksiyon-Macera kitabında çarpışıyor.
 Lise öğretmeni Shaun Strickland yıllardır üzerinde çalıştığı uzay ve zaman arasındaki ilişki üzerine bir konuşma yapması için Cambridge Üniversitesi'den son dakikada bir davet alınca büyük şaşkınlık yaşar. Bu, onun çok istediği fırsat olabilirdi. Ancak eşiyle birlikte uçaklarını yakalamak için North Carolina'da yolculuk yaparlarken arabaları çalıların arasından fırlayan bir şeye çarpar. O andan itibaren akıl almaz bir sır çözülmeye başlar. Tuhaf bir paket tüm bunları çözecek anahtar gibi görünür. Mührü kıran Shaun İbranice, Yunanca ve Aramice dillerinde yazılmış, eski zamanlardan kalma bir deste el yazması bulur. Ama sayfalar arasında başka bir şey daha vardır: mükemmel bir İngilizceyle yazılmış, görünüşe göre bin yıldır hava almayacak bir şekilde mühürlü kalmış ve tarihi değiştirecek bir hikâye anlatan bir kitap. Kısa süre sonra Shaun başkalarının da kitabın peşinde olduğunu keşfeder ve bu kişiler hiçbir şeyin kendilerine engel olmasına izin vermeyeceklerdir.





                                                            Kozmokitap

Pembe Dünyam blogundan kazandığım hediyelerim geldi!...


hediye

   Pembe Dünyam blog çekilişinden kazandığım hediyelerim sabah elime ulaştı. Sevgili Ümran bana ayın 14 ünde göndermesine rağmen PTT kargo yeni getirebildi. Bu sıralar sitemlerimi duyanlar bilirler  Ptt kargodan hiç memnun değilim. Neyse bu durumun neşemi bozmasına izin vermeyeceğim. Güzel hediyelerimi sizlere de göstermek istiyorum.

Eyeshadows



                              

3K Mutluluk Postası

   Sevgili Heybemdeki Huzur blogunda bir hediyeleşme etkinliği başlattı ve ben de ensevdiğim üçlü bir araya gelince hemen katıldım. Bu üçlü ne derseniz kitap, kahve ve kupa. Bu etkinlik dahilinde ben O Bir Anne blogunun sahibesi Müge hanım ile eşleştik. Kendisi bana çok güzel hediyeler gönderdi. Hepisine bayıldığımı söylemeliyim. İşte İstanbul'da bana ulaşan hediyelerim:

3K Mutluluk Postası
3K Mutluluk Postası
3K Mutluluk Postası
3K Mutluluk Postası


Benim gönderdiklerimi merak ediyorsanız onlar da aşağıdaki resimdeler:

3K Mutluluk Postası


                                                            Kozmokitap

Lamia Kan Bağı - Orkide Ünsür

Lamia Kan Bağı

 
"Görünüşe aldanma. Bazen canavar, masum bir güzelliğin arkasına yerleşir, bazen şeytan sandığının içinde bir melek gizlenir!"

  Mart 2015 te Altınpost Yayıncılıktan çıkan Lamia Kan Bağı kitabının yazarı Orkide Ünsür kısa film/ belgesel dalında ödüllü bir yönetmen ve senaristtir. İstanbul Üniversitesi İşletme  mezunu olan Orkide Ünsür ulusal TV kanalları ve prodüksiyon firmalarında muhabir, yönetmen&prodüksiyon asistanı , metin yazarı, yardımcı yönetmen, yönetmen ve prodüktör olarak çalışmıştır . Kısacası çok becerikli bir bayandır Orkide Ünsür. Kendisine beni bu güzel kitap ile tanıştırdığı için bir kez daha teşekkür ediyorum.
Lamia Kan Bağı

    Lamia Kan Bağı 19.yy lın sonunda geçen gotik, romantik, heyecanlı ve çok güzel bir kitap . Zeki, güzel, yetenekli bir kız olan Lamia Paris'te Güzel Sanatlarda resim öğrencisidir. Annesi onun doğumundan hemen sonra ölmüş babasını ise hiç tanımamıştır. Onu anneannesi ve teyzesi büyütmüştür. Ağır hasta olan teyzesi ölmeden önce Lamia'yı İstanbul'a çağırır ve ona ailevi bir sırdan bahseder. Bu sırdan sonra Lamia'nın hayatı tamamen değişir. Vampir olduğunu düşündüğü babasını aramaya başlar ve bu yolda hayatının aşkı ile karşılaşır ve bu yol onu maceraya sürükler. İstanbul, Paris ve Bavyera'da dolaşıyoruz Lamia ile birlikte.

Lamia Kan Bağı

   Vampirlikle ilgili ipucu vermeye çekinmiyorum , zaten kapağa bakınca ne olduğu anlaşılıyor. Vampir efsanesine Orkide Hanım bambaşka bir yolla yaklaşmış ve yeni bir vampir efsanesi oluşturmuştur.

   Son zamanlarda özellikle Wattpad yazarları çoğaldıktan sonra yeni çıkan kitapların çoğu bana balon misali geliyor. Bu kitabı gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz , yazar çok güzel bir iş başarmış ve kalıcı bir kitap oluşturmuş. Kitap hediye geldi diye abarttığımı düşünmeyin çünkü yazar gerçekten de övgüyü hak ediyor. Farklı ülkemizde olmayan farklı bir konu üzerine yazdığı kitap Yurt dışında yazılan vampir kitaplarından daha güzel bana göre. Osmanlı 'nın son zamanlarında geçen kitap dönemin özellikleri ile şekillenmiş . Tasvirler , dönem insanlarının hareket ve düşünceleri yazıya büyük bir başarı ile yansıtılmış. Kitabı okurken ağır ağır tadını çıkara çıkara okudum.

Lamia Kan Bağı

   Sonuç olarak kitabın konusunu , gidişatını ve yazarın kalemini çok sevdim. Kaleminize sağlık Orkide Ünsür!...

"Yaşamımız boyunca kalbimizin kaç vuruş yapacağı , henüz biz dünyaya gelmeden önce belirlenmiştir. Yüreğin ne kadar hızlı atarsa, ölüme de o kadar çabuk yaklaşırsın...." 

Lamia Kan Bağı
Kitabın Adı : Lamia Kan Bağı
Yazar :Orkide Ünsür
Yayınevi : Altınpost Yayınları
Sayfa Sayısı : 320
' Lamia-Kan BAĞI, benim daima desteklediğim, Türkiye'de çıkmasını arzu edip beklediğim türde yazılmış ve bu açıdan öncü olması gerektiğini düşündüğüm bir ilk roman.Orkide Ünsür'ün dili ise etkileyici ve oldukça sinematografik.'
 -Giovanni Scognamillo Yazar , Araştırmacı, Sinema Tarihçisi , Eleştirmen , Çevirmen , Eğitmen-


                                                            Kozmokitap

Konuş Benimle - Laurie Halse Anderson

Konuş Benimle


Bu sabah liseye başlıyorum. Yedi tane yeni defterim , nefret ettiğim bir eteğim, bir de karın ağrım var.

  Liseye yeni başlayan gencecik bir kızın öyküsü Konuş Benimle. Amerika filmlerinden hepimiz biliriz, oralarda lise hayatı acılı bir süreçtir. Birçok insan bu dönemde girdiği depresyondan hayatı boyunca kurtulamıyor. Allah'tan bizim ülkemizde lise hayatını gülümseyerek hatırlıyoruz.

     Nefes al , nefes al! Hiçbir şey söyleme! Nefes al! 
   Melinda'nın bir sorunu vardır ve o bu sorununu dile getirmek yerine susmayı tercih etmiştir. Onun suskunluğu en büyük tepkidir. Sessiz çığlıklar atmaktadır fakat onun çığlıklarını duyabilen kimse yoktur. Annesine bile derdini söyleyememiştir  çünkü gerçekten dinleyeceğinden endişeleri vardır.

Konuş Benimle

Tek istediğim uyumaktı. O konuda konuşmamanın,  anıları susturmanın asıl amacı onlardan kurtulmaktı. Kurtulamayacaktım. 
   8. sınıfta sosyal , mutlu ve birçok arkadaşı olan Melinda ; sene sonunda olan bir olay yüzünden dışlanmış , içine kapanmış , kimse ile duygularını paylaşamamış ve onun tercihi de susmaktan yana olmuştur. Ailede zorunlu olmadıkça kimse ile konuşmamaktadır. Depresiftir , yalnızdır, güvensizdir. Kendisi bile kendi başına gelenleri tam olarak kabullenememişken bunu başkalarına nasıl anlatacaktır.

İletişim kurmakla ya da duygularını ifade etmekle ilgili televizyondan duyduğunuz bütün o saçmalıklar yalandan ibaret. Aslında kimse ne söyleyeceğinizi duymak istemiyor. 
   Melinda'nın durumu bir anne olarak beni gerçekten üzdü. Hele o yardım çığlıklarını kimsenin tam olarak anlamamış olması da ayrı bir konu. Bu kadar mı birbirlerinden uzaklar. Hele çok yakın arkadaşları ... Sebebini tam olarak anlamadan , arkadaşlarını dinlemeden onu dışlamaları...

Konuş Benimle

Duygusuz sanat, şekersiz çikolatalı pasta gibidir.Mideni bulandırır.
  Yazar kitabı on iki yıl önce yazmış. Bu on iki yıl boyunca konu ile ilgili aldığı mektup ve e-postalardan kitabın başında yer alan şiir oluşmuş.
    Derim yanmıştı sanki. Bir dikenli çalıdan diğerine sekip duruyordum... Birbirinden nefret eden annemle babam, benden nefret eden Rachel, beni tüy yumağı gibi kusan bir okul. Bir de Header.
Kitabın son otuz sayfası yazarın kitabın nasıl ortaya çıktığını anlattığı , soruları cevaplandırdığı ve Amerika gerçeğini yazdığı bir bölüm olmuş. Bu bölümü okuyunca kitaba daha farklı bir gözle bakmaya başladım ve Amerika'nın aslında gösterildiği gibi bir cennet olmadığını da daha iyi anlıyoruz.
O ŞEY olmuştu. Kaçamazdım. Unutamazdım. Kaçamazdım, uçamazdım, gömemezdim, saklanamazdım...
...Benim suçum değildi bu. Canımı yakmıştı. Ve ben bu anın beni öldürmesine izin vermeyecektim. Büyüyebilirdim. 


  Speak filmini seyrettikten sonra kitabı okuyunca aklıma hep filmdeki karakterler geldi. Aslında kitabı okurken karakterlerin kafamda kitaptaki haliyle canlanmasını severim. Buradaki şansızlığım iki yıl önce filmi seyredip kitabını yeni okumuş olmamdı. Melinda'yı okurken Kristen Stewart canlandı zihnimde. Söz oradan açılmışken bana göre rolünün hakkını vermiş. Normalde Kristen Stewart'ın oyunculuğunu pek sevmem, fanları bana kızmasın lütfen:)) Bakışlarını donuk ve hareketlerini tutuk buluyorum. Onun bu doğal hali içine kapanık, konuşmayan Melinda ile çok iyi özdeşleşmiş. Tabi bunlar benim şahsi fikirlerim... Her filmde olduğu gibi kitabın birebir yansıması değildi. Kitap daha etkili ve ayrıntılı... Ayrıca filmdeki patates pürelerini tabaklara koyan kadının yazarımız olduğunu öğrendim. Şimdi filmi bu yüzden tekrar seyredeceğim:))

  Yazar gördüğü bir kabus üzerine bu kitabı yazmaya başladığını söylüyor kitapta. Farklı yazarlara baktığımızda da aslında yazma öykülerinin çok ilginç olduğunu fark ettim. Mesela Dostoyevski en yaratıcı metinlerini epilepsi nöbeti sonrası yazarmış .

Etkileyici, sürükleyici ve hüzünlendirici bir kitap Konuş Benimle. Yazar sade dili  , gençlerin duygu ve davranışlarını kaleme alış şekli ile çok iyi bir iş başarmış. Kitap tavsiye edilir.


Kitabın tanıtım yazısı ve ön okuması için tık tık...

Speak film fragmanı:




                                                            Kozmokitap

Güneş Çavması 2 - Esra van der Wiel

Güneş Çavması 2
 

  Blogumu açarken bu kitabı okuyordum. İkinci yaşı da yine aynı kitabın devamına denk geldi. İlk kitabı okuyunca çok sevmiştim. O kadar sevdim ki yakınlarıma ve sosyal medyada bu sevgimden ve ne kadar beğendiğimden bahsettim. Benim yorumlarımı beğenip kitabı okuyanlardan çok güzel geri dönüşler aldım. Fakat eleştirilmedim mi? Evek hem de ağır bir şekilde eleştiriler de aldım. Bu kitabı nasıl bu kadar beğenebilirmişim? Zevkler ve renkler tartışılmaz. Ben nasıl bir başkasının okuduğu kitaba neden okudun ya da neden beğendim demiyor isem bana da neden beğendin diye bir soru sorulamaz. Kitabı beğenmeye bilirsiniz , size uymaz anlarım. Ya da yazarın yazım tarzını sevmezsiniz . O zaman da kitabı ya da yazarın kitaplarını okumazsınız. Fakat bir okuyucuya bu kitabı nasıl beğenirsin deyip ağır eleştirilerde bulunmak bana göre çok yalnış. Yazar ilk kitabı yayınlandıktan sonra internett sitesinde ikinci kitabının bir kaç bölümünü yayımlamıştı. Ben de bu siteyi paylaşıp okumak isteyenlere haber vermek istedim. Fakat beni yazarla ortak çalışmak ile suçladılar, işi biraz daha ileriye götürüp para aldığımı bile iddia ettiler. Bir kitabı sevmek ve kitapseverlerle paylaşmak suç mu diye düşünmüş ve o zamanlar çok sinirlenmiştim. Zaman geçtikçe sosyal medyada bu tarz çıkış yapanları görüp önemsememeyi öğrendim. Bu kadar dert yanmak yeter kitabımıza gelelim.
Güneş Çavması 2

İlk kitabı okuyanlar bilirler, bilmeyenler için ise kısaca açıklayayaım. İlk kitapta avukat olarak çalışan Handan en yakın arkadaşı Güneş ölünce işini ve yaşadığı şehri bırakıp Egenin sıcacık bir kasabasına yerlerşir. Buradaki insanlarla olan sımsıcak ilişkileri anlatan kitap bize dostluğu ve o insanların sıcaklığını hissettiriyor.

  İkinci kitabımız ise kaldığı yerden devan ediyor. Handan ve Yannis'in ilişkisi daha da sağlamlaşırken Mecnun ve Ece de yavaş adımlarla ilerliyorlar. Uğur ,Meriç'in acısına dayanmaya çalışırken karısı Aysel de olanlar karşısında değişmeye başlıyor.

  Kitabı okurken artık unutulan sıcacık komuşuluk ilişkilerini hatırladım. Şimdi herkes günü kurtarma derdinde... Yakın ilişkiler kalmadı ve artık kime güvenebileceğimizi de bilemiyoruz. Zaman ve şartlar insanlara olan güvenimizi de alıp götürüyor.

    Her mahallede olan dırdırcı ve dedikoducu teyzeleri de görüyoruz Güneş Çavması' nda.  İkinci kitapta hayatın onları getirdiği noktada kendilerini eleştirerek geliştiriyorlar. Bizim dedikoducu teyze dedikoduyu bırakıp kendini değiştiriyor ve hatta 50 yaşından sonra arkadaşı ile iş bile kuruyor.

   Ben bu kitapta dert ettiğimiz şeylerin aslında ne kadar gereksiz olduğunu, süper egomuzun sesini biraz kıstığımız zaman daha mutlu olduğumuzu gördüm.
 
   Bu kitabın neresini bu kadar sevdin derseniz belki de basitliğini sevdim. Sıradan insanlar... Günümüzde etrafımızda bulamadığımız sıcaklığı kitap sayfaları arasında buluyoruz. Aralara serpiştirilmiş minik hikayeleri de sevdim ben . İki kitabı karşılaştırmak gerekirse ben Güneş Çavması 1 i daha çok sevdim.

Kozmokitap



Kitabın Adı : Güneş Çavması 2
Yazar : Esra van der Wiel
Yayınevi :Epsilon Yayınları
Sayfa Sayısı : 448

    Eskiden... Çok eskiden... İnsanlar kavganın varlığından habersizken... Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken... Para icat olmamışken... Fakir ya da zengin yokken... Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken... Ormanlar neşeli, sular berrakken... İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken... Dünya sevgiden ibaretken...
Yani hayat basitken, doğum kadar sevilirmiş ölüm... Doğum gibi parçasıymış hayatın... Ve doğum gibi kabul edilirmiş... Gülümseyerek... Ölüm, saklanmazmış o zamanlar...
İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren, güzel mi güzel, huzurlu mu huzurlu, çiçek kokulu bir ışıkmış... Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış... Ve herkes bu ışığı görürmüş... İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar...
Güneş Çavması... Düşmüşken ve düşsüzken yokluğa meydan okuyanların... Dünyayı yıldızlardan dinleyenlerin... Kalbi dellenip delirirken insanlığı bütün olanların... Bir nefes fesleğene ihtiyaç duyanların... Zorluk vaktinde nazının geçtiği maziye sığınanların... Maviyle yeşili bölüşüp bahar olanların... Uzak hatıraların yakınına düşenlerin... Yağmuru anlayanların... Aynaya bakınca kendini bulabilenlerin... Aşkı kimsesiz bırakmayanların hikâyesi…




                                                            Kozmokitap

Yeni kitaplarım...

kozmokitap

   Çoktandır yeni kitaplarımı yazmadığımı farkettim. Hazır ı verdiğim siparişlerim de gelmişken ben de yazayım aradan çıksın dedim. Yeni çıkan ve okumak istediğim  o kadar çok kitap çok ki !... Hepsini almam imkansız. Araştırıp sepete atıyorum sonra da eleme yapıyorum almak için. Şu an bilgisayar da sorun yarattığı için zor yazıyorum. Yeni yüklenen güncellemelerden sonra yazarken kelimeleri değiştiriyor, yazdıklarımı siliyor ya da farklı sayfalar açıyor. Yazı yazmak da benim için işkenceye dönüşüyor. Yazılarımda hata olusa kusuruma bakmayın . Sorun bilgisayardan kaynaklanıyor.
kozmokitap

   İlk olarak takas kitaplarımdan bahsetmek istiyorum. İnstagramdan bir arkadaş ile takas yaptık. Arkadaş diyorsam ilk defa takas sayesinde tanıştık. Daha önce blogda bazı kitaplarımı satışa çıkarmıştım fakat takas için güvenemediğim için bu işe kalkışmamıştım. İnstagramdan takas için benimle iletişime geçilince neden olmasın dedim. Kitaplar da okumayı istediğim kitaplar olunca hemen kabul ettim. Bana gelecek olan kitaplar PTT kargo sayesinde 3 gün geç gelse de sonunda kavuştum. Üçü de çok güzel kitaplar.
kozmokitap

Konuş Benimle kitabı Go! Kitap tarafından çıkarılan yeni bir kitap. Okuyup yorumlamam için hediye olarak gönderdiler. Kitabı en kısa zamanda okumaya başlayacağım. Kitabın filmi olan Speak filmini yaklaşık bir yıl önce seyretmiştim. Başrolde Kristen Steward oynuyordu. Filmi izledikten sonra şimdi kitabını daha çok merak ediyorum.

kozmokitap

Kağıttan Kalplar , Arkadya kitap tarafından hediye olarak gönderildi. Kitabın kapağı çok şirin. Kitabın yanında hediye olarak da bir kutu içerisinde kalp mesaj kağıtları göndermişler. Hepsine bayıldım.
kozmokitap

Lamia Kan Bağı kitabı nın yazarı sayın Orkide Ünsür , instagram üzerinden irtibata geçerek bana imzalı kitabını göndermek istediğini söyledi. Tabii ki hemen kabul ettim. İnstagram paylaşımlarında yeni keşfettiğim bu kitabı merak ediyordum. Kitabı bu ay içerisinde okumayı planlıyorum. Yazarımız Orkide Ünsür'e tekrar teşekkür ederim.
kozmokitap

Yitik Ülke Yayınları mail olarak "Yılgın " kitabının basın bültenini gönderirken yazarı Tülin Dursun'un mail adresini de yazmışlardı. Ben de yüzsüzlük ederek yazara bana imzalı kitabını göndermesini rica ettim. O da sağ olsun beni kırmadı ve gönderdi. Bu kitabı da çok merak ediyorum. Tekrar teşekkür ederim Tülin Hanım:))

kozmokitap

Yakamoz yayınlarının instagram hesabından kazandığım kitabım. "Ben senin bildiğin kızlardan değilim " çok eğlenceli bir kitaba benziyor. Kitabın yani da bir de kokulu defter göndererek Jest yapmışlar , çok mutlu oldum. Defteri kızıma hediye ettim.
Twitterda April yayınları ve Carpe Diem kitaptan da hediye kazandım ne zaman gelir bilmiyorum. Farklı bir yerden de blogumun doğum günü hediyesi olarak 3 kitap gelecekti. Ancak oradan da ses seda çıkmıyor. Onlarda geldiği zaman sizlerle paylaşırım. Ya da tekrardan kazandığım gelmeyen kitaplar isimli bir post yayınlarım.
Gelelim satın aldığım kitaplara:
kozmokitap

Çocuklar için test kitabı almak için dışarıya çıkmıştım ve gittiğim kitapçıda Kafka'nın Bir Kardeş Cinayeti kitabını görünce dayanamadım onu da kendime hediye aldım.
kozmokitap

Yeni yıl gelirken okullarda da çekiliş heyecanı başladı. Kızım okulda çekilişle hediye vereceği arkadaşı Dr Who hastası olunca ona hediye olarak Dr Who Siluet kitabını aldık. Yanına da Tardis kumbara aldık. Umarım arkadaşı bu hediyeye sevinir. Ben de 3k mutluluk postası için bir kitap siparişi verdim. O sürpriz olduğu için burada yazmıyorum. Mutluluk postası için ayrı bir post olarak sizlerle paylaşacağım. Hazır internetten sipariş verirken kitap yurdunun ilk 100 kitap 5 tl kampanyasından 18 Saat kitabını da aldım. Doğan kitap'ın 5 tl kampanyasını görünce Menüde Aşk Var kitabını da ekledim sepete. Kitapların temini biraz uzun sürse de dün hepsi elime geçti. Ben de vakit kaybetmeden sizlerle paylaşmak istedim.
  Şimdilik bu kadar...  Bir sonraki alışveriş yazısında görüşmek üzere:))






                                                            Kozmokitap
Scroll To Top