12/12/2015

Güneş Çavması 2 - Esra van der Wiel

Güneş Çavması 2
 

  Blogumu açarken bu kitabı okuyordum. İkinci yaşı da yine aynı kitabın devamına denk geldi. İlk kitabı okuyunca çok sevmiştim. O kadar sevdim ki yakınlarıma ve sosyal medyada bu sevgimden ve ne kadar beğendiğimden bahsettim. Benim yorumlarımı beğenip kitabı okuyanlardan çok güzel geri dönüşler aldım. Fakat eleştirilmedim mi? Evek hem de ağır bir şekilde eleştiriler de aldım. Bu kitabı nasıl bu kadar beğenebilirmişim? Zevkler ve renkler tartışılmaz. Ben nasıl bir başkasının okuduğu kitaba neden okudun ya da neden beğendim demiyor isem bana da neden beğendin diye bir soru sorulamaz. Kitabı beğenmeye bilirsiniz , size uymaz anlarım. Ya da yazarın yazım tarzını sevmezsiniz . O zaman da kitabı ya da yazarın kitaplarını okumazsınız. Fakat bir okuyucuya bu kitabı nasıl beğenirsin deyip ağır eleştirilerde bulunmak bana göre çok yalnış. Yazar ilk kitabı yayınlandıktan sonra internett sitesinde ikinci kitabının bir kaç bölümünü yayımlamıştı. Ben de bu siteyi paylaşıp okumak isteyenlere haber vermek istedim. Fakat beni yazarla ortak çalışmak ile suçladılar, işi biraz daha ileriye götürüp para aldığımı bile iddia ettiler. Bir kitabı sevmek ve kitapseverlerle paylaşmak suç mu diye düşünmüş ve o zamanlar çok sinirlenmiştim. Zaman geçtikçe sosyal medyada bu tarz çıkış yapanları görüp önemsememeyi öğrendim. Bu kadar dert yanmak yeter kitabımıza gelelim.
Güneş Çavması 2

İlk kitabı okuyanlar bilirler, bilmeyenler için ise kısaca açıklayayaım. İlk kitapta avukat olarak çalışan Handan en yakın arkadaşı Güneş ölünce işini ve yaşadığı şehri bırakıp Egenin sıcacık bir kasabasına yerlerşir. Buradaki insanlarla olan sımsıcak ilişkileri anlatan kitap bize dostluğu ve o insanların sıcaklığını hissettiriyor.

  İkinci kitabımız ise kaldığı yerden devan ediyor. Handan ve Yannis'in ilişkisi daha da sağlamlaşırken Mecnun ve Ece de yavaş adımlarla ilerliyorlar. Uğur ,Meriç'in acısına dayanmaya çalışırken karısı Aysel de olanlar karşısında değişmeye başlıyor.

  Kitabı okurken artık unutulan sıcacık komuşuluk ilişkilerini hatırladım. Şimdi herkes günü kurtarma derdinde... Yakın ilişkiler kalmadı ve artık kime güvenebileceğimizi de bilemiyoruz. Zaman ve şartlar insanlara olan güvenimizi de alıp götürüyor.

    Her mahallede olan dırdırcı ve dedikoducu teyzeleri de görüyoruz Güneş Çavması' nda.  İkinci kitapta hayatın onları getirdiği noktada kendilerini eleştirerek geliştiriyorlar. Bizim dedikoducu teyze dedikoduyu bırakıp kendini değiştiriyor ve hatta 50 yaşından sonra arkadaşı ile iş bile kuruyor.

   Ben bu kitapta dert ettiğimiz şeylerin aslında ne kadar gereksiz olduğunu, süper egomuzun sesini biraz kıstığımız zaman daha mutlu olduğumuzu gördüm.
 
   Bu kitabın neresini bu kadar sevdin derseniz belki de basitliğini sevdim. Sıradan insanlar... Günümüzde etrafımızda bulamadığımız sıcaklığı kitap sayfaları arasında buluyoruz. Aralara serpiştirilmiş minik hikayeleri de sevdim ben . İki kitabı karşılaştırmak gerekirse ben Güneş Çavması 1 i daha çok sevdim.

Kozmokitap



Kitabın Adı : Güneş Çavması 2
Yazar : Esra van der Wiel
Yayınevi :Epsilon Yayınları
Sayfa Sayısı : 448

    Eskiden... Çok eskiden... İnsanlar kavganın varlığından habersizken... Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken... Para icat olmamışken... Fakir ya da zengin yokken... Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken... Ormanlar neşeli, sular berrakken... İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken... Dünya sevgiden ibaretken...
Yani hayat basitken, doğum kadar sevilirmiş ölüm... Doğum gibi parçasıymış hayatın... Ve doğum gibi kabul edilirmiş... Gülümseyerek... Ölüm, saklanmazmış o zamanlar...
İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren, güzel mi güzel, huzurlu mu huzurlu, çiçek kokulu bir ışıkmış... Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış... Ve herkes bu ışığı görürmüş... İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar...
Güneş Çavması... Düşmüşken ve düşsüzken yokluğa meydan okuyanların... Dünyayı yıldızlardan dinleyenlerin... Kalbi dellenip delirirken insanlığı bütün olanların... Bir nefes fesleğene ihtiyaç duyanların... Zorluk vaktinde nazının geçtiği maziye sığınanların... Maviyle yeşili bölüşüp bahar olanların... Uzak hatıraların yakınına düşenlerin... Yağmuru anlayanların... Aynaya bakınca kendini bulabilenlerin... Aşkı kimsesiz bırakmayanların hikâyesi…




                                                            Kozmokitap

2 yorum:

  1. Bu kitapla güzel yorumlar okuduğumu hatırlıyorum.Zevkler tartışılmadığı gibi eleştiri kişinin bakış açısına göre değişkenlik gösterir.Çok ünlü bir Türk yazarın bir kitabını övmüşlerdi ben yarıda bıraktım bu kalp ve mantık arasında nerede olduğunuza bağlı sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Bana gelen eleiştirilerde en çok üzüldüğüm kitabı beğendiğim içinm yazarla anlaştığımın söylenmesi idi.

      Sil

Scroll To Top