Epsilon Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Epsilon Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11/10/2017

Gece Fısıltıları - Judiht McNaught || Kitap Yorumu

Kasım 10, 2017 2 Yorum

Gece Fısıltıları - Judith McNaught

  İsmini sürekli duyduğum ve kitaplarını neredeyse herkesin sevdiği bir yazar olan Judiht  McNaught'ın okuduğum ilk kitabı Gece Fısıltıları .

  Kitabı kesin beğeneceğimi düşünerek okumaya başlamadım. Çünkü herkesin beğendiğini söylediği , sosyal medyada herkesiz ayılıp bayıldığı bazı kitaplar bende hayal kırıklığı yarattı . O yüzden kendim bir karar vermek için kitabı görünce satın aldım. Söylenenler gerçek olabilir mi , yoksa abartılıyor mu? Kendi gözlerimle görmemde fayda vardı. Migrosta kitabı indirimde görünce hemen aldım ve okumaya başladım.


  Yazarın kitaplarını tamamen pembiş romantik kitaplar zannediyordum. Okumaya başladıktan sonra ne kadar yanıldığımı anladım. Kitapta romantizmin yanı sıra gerilim polisiye karışımı bir şey vardı. Net olarak hangi sınıfa koyacağıma karar veremediğim için böyle bir tabir kullanıyorum .






   Sloan bir polis memurudur. O küçükken babası annesi ve onu bırakıp gitmiştir. Yıllar sonra gelen bir telefon ile babası tekrar hayatına girmek istiyor ve onun ile tanışmak istiyordur. Babasına karşı tepkili olan Sloan onunla tanışmak istememektedir. Fakat bir FBI ajanının babası ile ilgili bir soruşturma olduğu ve unun da kendilerine yardım etmesi gerektiğini söylemesi üzerine babasının yanına gitmeye razı olur Sloan . Farklı bir meslekten gibi yaparak babasının yanına giden Sloan , FBI ajanını da arkadaşı olarak tanıtır. Burada ailesinin bilmediği kısmını tanıyan Sloan aşkı da bulur. Fakat işler o kadar da toz pembe olarak devam etmez....

  Kitap konu olarak ve yazarın anlatımı bakımından çok hoşuma gitti. Yazar gerçekten de anlatıldığı kadar varmış. Şimdi yazarın diğer kitaplarına da denk gelirsem alıp okuyacağım. Özellikle Cennet kitabının çok güzel olduğu söyleniyor. Fakat kitabın basımı yok . Kitaba sahaflara gittiğimde hep bakıyorum. Nasıl olsa bir ara denk gelir. :)))

  Kitaptaki beğenmediğim noktalar yazardan değil yayınevinden kaynaklanıyor. Yayınevinin diğer kitapları kadar olmasa da bu kitapta da iki yerde yazım yanlışı vardı. Artık lütfen bu yanlışları yapmayalım .... Okuma sürecini çok kötü etkiliyor.

Kitap hakkında yazılanlar: 

* Popüler romanın en tanınmış yazarlarından olan Judith McNaught okuyucular için tam anlamıyla bir hazine.                     
               - Literary Times -

* Judith McNaught'ın, bir aşk romanın soluk kesici bir maceraya çeviren, eşi bulunmaz bir yeteneği var.
   
              - Naney R. E. O'Brien

Gece Fısıltıları - Judiht  McNaught
Kitabın Adı : Gece Fısıltıları
Yazar : Judiht  McNaught
Yayınevi : Epsilon Yayınları
Orjinal adı :Night Whispers
Çevirmen :Mine Atafırat
Sayfa Sayısı : 398


Küçük ve sakin bir kasabada polis olan Sloan Reynolds, güzel, akıllı, kendine güvenen ve herkesin sevdiği bir genç kadındır. Her zaman herkesin yardımına koşar; bir miniğin dallara takılan uçurtmasını indirmek için ağaca tırmanırken de, bir yaşlının kayıp köpeğini ararken de, hep aynı sevecenlik içindedir. Derken, otuz yıldır kendisini hiç aramamış olan babası, Sloan'ı, kız kardeşini ve kendisini yakından tanıyabilmesi için, son derece şık bir kasaba olan Palm Beach'e davet eder. Genç kız gitmek istemez, ancak FBI ajanı Paul Richardson devreye girer ve Palm Beach'te yapacağı bir araştırmaya yardımcı olabilmesi için, Sloan'ı bu teklifi kabul etmeye zorlar.
Sloan Palm Beach'e gider, yaşamı boyunca hiç karşılaşmadığı babasını, kız kardeşini, ninesini yakından tanır ve "Beyaz Atlı Prens"i ile karşılaşır. Yakıcı bir aşk yaşarken umulmadık gelişmeler olacak ve Sloan üzücü ikilemler yaşayacaktır.


                                                            Kozmokitap

8/31/2017

Çifte Tehlike - Osman Aysu || Kitap Yorumu

Ağustos 31, 2017 3 Yorum

Çifte Tehlike - Osman Aksu

  Çifte Tehlike , Osman Aysu 'nun okuduğum dördüncü kitabı.  Yazarın kitapları ile ilk olarak yıllar önce kütüphanede bir amca sayesinde de tanıştım.  Yeni gelen kitapları incelerken yanıma yaklaşık 60 yaşlarında bir amca geldi, sessizce "Osman Aysu 'nun kitaplarını tavsiye ederim , çok güzeldir " dedi ve gitti. Merakımdan hemen birkaç kitabını aldım  ve okudum :)))

   Yazarın şimdiye kadar okuduğum kitapları çok çok sevdiğimi söyleyemem.  Orta karardı bana göre.

  Çifte Tehlike iki kadın seri katili anlatıyor.  Diğer polisiye kitapların aksine katiller kim diye bulmaya uğraşmıyorsunuz.  Kitabın başında katilleri öğreniyorsunuz.  Bir yandan katillerin yaptığını okurken diğer taraftan polisin yakalamak için ne yaptığını okuyorsunuz.  Bir tenis maçı gibi top bir arada bir burada....

   İki kadın, kırkı yaşlarda, güzel, çekici, varlıklı.... Bu kadınlar ne mi yapıyor?  Genç erkekleri birlikte olma vaadi ile evlerine götürüyor, sabaha kadar kullanıp sonra boğarak öldürüyorlar.

  Polisler de adım adım ipuçlarını izliyorlar .

  Hızla okunan bir kitaptı.  Polisiye kitapları severim.  Fakat polisiyenin içine cinsellik öğelerinin yerleştirilmesini sevmiyorum.  Osman Aysu 'nun diğer kitaplarını de bu nedenle çok  sevmemiştim. Bu kitabı da çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim.  Okunsa da olur okunmasa da ... Karar sizin ;)





Çifte Tehlike - Osman Aksu Kitabın Adı : Çifte Tehlike
Yazar : Osman Aysu
Yayınevi :Epsilon Yayınları
Sayfa Sayısı :277


Bir süredir peş peşe birbirine benzer cinayetler işlenmekte ve İstanbul sahillerinde bulunan genç erkek cesetleri, seri cinayetler işleyen bir katili işaret etmektedir. Türkiye'de pek ender görülen bir durumdur bu. Asayiş Şubesi'nin emektar Baş Komiseri Hidayet'in bu soruşturmayı yürütmekte olan ekibi, hiçbir sonuca ulaşamamıştır. Derken, bir lise öğrencisinin cesedi bulunur ve genç komiser Barış Şahin, hayatını tehlikeye atarak cinayetlerin gizemini çözmek üzere devreye girer... Opel marka bir araba... Çok güzel iki kadın... Florya'da bir köşk... Yavaş yavaş ortaya çıkan ipuçları, genç komiseri, tüyler ürpertici katillere ve cinayetlerin çözümüne adım adım yaklaştıracaktır.


                                                            Kozmokitap

8/24/2017

Yanlış Zaman Doğru İnsan - Linda Howard || Kİtap Yorumu

Ağustos 24, 2017 2 Yorum

Yanlış  Zaman Doğru İnsan - Linda Howard


  Linda Howard çok sevdiğim yazarlardan bir tanesi. Kara Melek ile tanıştım yazarın kalemi ile ve o gün bu gündür de kitaplarını buldukça okumaya devam ediyorum .

  Linda Howard aşk ile gerilimi  başarılı bir şekilde beraber işleyen nadir yazarlardan bir tanesi. Herkes beraber işleyebilir fakat herkes bu kadar başarılı olamaz.

  Yanlış Zaman Doğru İnsan 'da benim okuduğum diğer kitaplarından farklı olarak zamanda yolculuk var. Bu kitabı daha da ilginç hale getirmiş.

   Grace bu hayatta kocası ve kardeşinden başka kimsesi olmayan bir genç kadın. Kendisi antik el yazmaları uzmanı. Bir akşam modemi bozulduğu için bilgisayar dehası bir arkadaşına modemi yaptırmaya gittiğinde hayatı sonsuza kadar değişir. Çok klasik bir laf sonsuza kadar değişmek fakat tam sözlük anlamı ile değişir Grace'in hayatı .

  Grace evine geldiği zaman içeride yabancı adamlar görür , silahlıdırlar. Yanlarında da patronu. Neler olduğunu anlamak için dışarıdan bir müddet izler . Karanlığın içerisinde kocası ve kardeşinin öldürülüşüne tanık olur. Sırada kendisi vardır. Polise gitse de kocası ve kardeşini o öldürmüş gibi gösterdikleri için tek kurtuluşu kaçmak ve neyin peşinde olduklarını bulmaktır.

  O güne kadar kendi halinde yaşamış olan Grace artık bir kaçaktır. Kendisini korumak, Ailesini katledenlerden hesap sormak zorundadır.

  Elinde yeni işi olan çevirilerin peşindedir patronu. Ne için bu belgeleri istediğini öğrenmek için bir an önce bu belgeleri çevirmek zorundadır.

  Grace'ten yaklaşık 700 yıl önce yaşamış Niall . Tapınak Şövalyelerinin gardiyanı. Kutsal eşyaları korumaktır onun görevi. Grace'in elindeki belgelerde de tam olarak Tapınak Şövalyelerinden bahsedilmektedir. Grace'in yardım çığlıkları Niall tarafından duyulacak mı dersiniz????

  Sürükleyici, nefes kesen bir romandı yine . Linda Howard her kitapta beni şaşırtmayı ve romanlarını hızla okutmayı başarıyor.

  Kitabın ilk 15 sayfasında sıkıldığımı itiraf ediyorum. Tapınak Şövalyelerinin anlatıldığı bölümde sıkıldım. Zaten bu şövalyeleri sevmiyorum. Bu sayfaları geçtikten sonra kitap su gibi aktı , nasıl bitti anlamadım.



Yazarın bloğumda yer alan diğer kitapları :

Gölge Kadın 

Aşk Tuzağı

Kara Melek

Gözyaşlarımı Sildiğim Gün 

Zamansız Fırtına 





Yanlış Zaman Doğru İnsan - Linda Howard
Kitabın Adı :Yanlış Zaman Doğru İnsan
Yazar :Linda Howard
Yayınevi :Epsilon Yayınları
Orjinal adı :Son of the Morning
Çevirmen : Güncem Topçu Güzel
Sayfa Sayısı :488


Linda Howard, modern zamanlarda dünyaya gelmiş bir kadının, geçmişe ait bir sırrı bizzat yaşayarak açığa kavuşturmasını ve son derece romantik hikâyesini anlatarak okuyucularını bir kez daha büyülüyor.
Antik el yazmaları üzerine uzmanlaşmış bir akademisyen olan Grace St. John, eline geçen birtakım eski belgelerin asırlar önce kaybolmuş bir Kelt hazinesinin aranan anahtarı olduğunu asla tahmin edemez. Ancak sınırsız gücün anahtarını elinde tuttuklarına inanılarak efsaneleştirilen Tapınak Şövalyeleri'nin ilgi çekici hikâyesini çözdüğü anda, söz konusu gücün peşine düşmüş acımasız bir katilin tek hedefi haline gelir.

Onu durdurmaya karar veren Grace'in, Şövalyeler'in sırrını sonsuza dek tutmakla görevlendirilen şöhretli bir savaşçının yardımına ihtiyacı vardır: karanlık bir öfkeye ve dizginlenemeyen tutkulara sahip vahşi İskoçyalı Niall. Onu bulmak ve kendi hayatını kurtarmak için Grace'in zamanda yolculuk yapması, on dördüncü yüzyıl İskoçya'sına geri gitmesi gerekmektedir.


                                                            Kozmokitap

2/17/2017

Öyküler - Anton Çehov || Kitap Yorumu

Şubat 17, 2017 2 Yorum
kozmokitap


Anton Çehov okumayı çok istediğim bir yazardı. İnternette öyküleri kitabı üstelik de ciltli olarak çok uygun bir fiyata görünce hemen aldım. Kargo ile minicik bir kitap gelince ilk başta şok olsam da karakter puntosu büyük olunca rahatladım. Aslında çantada rahat taşınır diye sevindim bile:)))

  Kitapta beş adet öykü bulunuyor. Çehov'un anlatım tarzını sevdim. Bazı öyküler vardım bitince havada kalmış gibi bir his bırakır .Çehov'un öykülerinde bunu hissetmedim. Anlatmak istediğini anlatıyor ve olayı noktalıyor. O yönden de benden tam puan aldı.

Kozmokitap

Bu beş adet öyküden en çok ilk iki öyküyü sevdim. İLk öykü kara keşiş'de Bulunduğu çevreden uzaklaşmak için bir tanıdığının çiftliğine giden Edebiyat öğretmeninin çiftliğin kızı ile evlenmesi ve delirmesi konu ediliyor. Asma katlı ev de ise yine bir tanıdığının evine misafirliğe giden kahramanımızın yan evdekiler ile ilişkisi anlatılıyor. Köylüler öyküsü ise en sevmediğim öykü oldu.... Böğürtlen ve Oyuncak Köpekli Kadın ise olmasa da olurdu:)))

   Sanırım içinden çok dışını sevdiğim bir kitap oldu benim için Anton Çehov Öyküler kitabı....




kozmokitapKitabın Adı :Öyküler
Yazar :Anton Çehov
Yayınevi :Epsilon Yayınları
Çevirmen :Mehmet Harmancı
Sayfa Sayısı :238




                                                            Kozmokitap

4/06/2016

Son Sevgili - Nora Roberts

Nisan 06, 2016 2 Yorum
   
Son Sevgili - Nora Roberts

  
   Nora Roberts'ın daha önce kitaplarını okumamıştım. Sadece kitaplarından uyarlanan birkaç filmi seyrettin ve çok beğenmiştim. Filmleri sevdiysem kitaplarını daha çok severim diyerek bu ki,tabını görünce hemen aldım.

    Öncelikle belirtmeliyim ki kitap bir serinin ikinci kitabı imiş. Kitabın içerisinde serinin ikinci kitabı olduğu belirtilmiş olsaydı alır mıydım , bilemiyorum. Okurken bir eksiklik hissettim mi diye sorarsanız hayır hissetmedim. Fakat kitap bittikten sonra aklımda bazı soru işaretleri kaldı. Kitabı okumaya başlamadan önce araştırmamıştım. Bitirince araştırayım neden böyle , yoksa yazarın kitapları hep böyle mi dedim. Meğer kitap Inn Boonsbora üçlemesinin ikinci kitabı imiş ve benim aklımdaki soru işaretleri üçüncü kitapta cevaplanıyormuş. Kitabın künyesinin olduğu sayfada kitabın üçleme olduğu belirtilmemiş diye yayınevine sitem etmedim dersem yalan söylemiş olurum.

   Kitaptaki baş karakterler Montgomery kardeşler. İlk kitapta kardeşlerden Becket'ın hikayesi anlatılırken Son Sevgili kitabında Owen ve Avery'nin ilişkisi anlatılıyor. Son kitapta da üçüncü kardeş Ryder ve aşkı anlatılıyormuş....

    Üç kardeşin anneleri ile birlikte restore ettikleri Boonsbora oteli ve pizzaları ile meşhur Avery - ki kendisi ve Owen'ın aşkı anlatılıyor kitapta - , Otelin yöneticisi Hope, Becket'in müstakbel eşi Claire arasında geçiyor olaylar. Kardeşler kitap boyunca otelin işleri, Becket'in evinin tamiratı, fırın inşaatı derken sürekli meşgul
, sürekli koşturuyorlar. Onlar meşgul ben meşgul derken kitabı bitirmem biraz uzun sürdü:))) Bir de birinci kitabı okumamış olanlar için söyleyeyim otelimizde bir de hayaletimiz var!...   Lizzy - hayaletin ismi- etrafta dolaşırken hanımeli kokusu yayılıyor. Lizzy sayesinde Avery ve owen'ın ilişkisi başlıyor da diyebiliriz. Owen'ın fazla programlı birisi olması sinir bozucu iken Avery'nin bazı tepkileri de oldukça sinirdi.

    Kitap akıcı olmasının yanı sıra okuyunca size bir şey katmayacak kitaplar kategorisinde. Devam kitabını ise almayı düşünmüyorum. Benim için Son Sevgili ortalama bir kitap olmaktan ileriye gidemedi:((




Son Sevgili - Nora Roberts
Kitabın Adı :Son Sevgili
Yazar : Nora Roberts
Yayınevi :Epsilon Yayınları,
Orjinal adı : The Last Boy
Çevirmen : Deniz Güçlü
Sayfa Sayısı :392


   Ortak bir geçmiş, yeni bir başlangıç ve ömür boyu sürecek bir aşk hakkında yepyeni bir roman. New York Times çoksatan yazarı Nora Roberts, yaşadıkları kasabaya sıcak ve sevimli bir otel inşa eden Montgomery kardeşlerle -Beckett, Ryder ve Owen- sizleri tanıştırıyor. 
 Owen, Montgomery ailesinin organizatörü, ailenin inşaat şirketini demir yumrukla yöneten idarecisidir - ve bir hesap tablosundan bile daha az esnektir. Kardeşleri onun liste yapma huyundan yaka silkseler de BoonsBoro Oteli tam planlandığı vakitte açılacaktır. Owen’ın planlarında öngöremediği tek şey ise AveryMcTavish’tir...

   Avery’nin popüler pizza mekânı otelin tam karşısında olduğundan, genç kadın otelin yenileme çalışmalarını oldukça yakından takip eder – ve Owen’ı bir kez daha takdir eder. Owen çocukken onun ilk sevgilisi olduğundan, aslında Avery’nin aklından çıkmamıştır. Ancak ona karşı hissettiği çekim pek de masumane değildir. Avery ve Owen ilişkilerini yeni bir boyuta tedbirli bir biçimde taşırken, otelin açılması da Boonsboro kasabası halkına kutlama yapmak için bir neden verir. Fakat Owen’ın daha yapması gereken çok şey vardır. Avery’nin etrafına ördüğü duvarları yıkmak sandığından daha uzun sürecektir – ve bu olurken Avery ilk sevgilisinin son sevgilisi olacağını anlayacaktır...



                                                            Kozmokitap

12/12/2015

Güneş Çavması 2 - Esra van der Wiel

Aralık 12, 2015 2 Yorum
Güneş Çavması 2
 

  Blogumu açarken bu kitabı okuyordum. İkinci yaşı da yine aynı kitabın devamına denk geldi. İlk kitabı okuyunca çok sevmiştim. O kadar sevdim ki yakınlarıma ve sosyal medyada bu sevgimden ve ne kadar beğendiğimden bahsettim. Benim yorumlarımı beğenip kitabı okuyanlardan çok güzel geri dönüşler aldım. Fakat eleştirilmedim mi? Evek hem de ağır bir şekilde eleştiriler de aldım. Bu kitabı nasıl bu kadar beğenebilirmişim? Zevkler ve renkler tartışılmaz. Ben nasıl bir başkasının okuduğu kitaba neden okudun ya da neden beğendim demiyor isem bana da neden beğendin diye bir soru sorulamaz. Kitabı beğenmeye bilirsiniz , size uymaz anlarım. Ya da yazarın yazım tarzını sevmezsiniz . O zaman da kitabı ya da yazarın kitaplarını okumazsınız. Fakat bir okuyucuya bu kitabı nasıl beğenirsin deyip ağır eleştirilerde bulunmak bana göre çok yalnış. Yazar ilk kitabı yayınlandıktan sonra internett sitesinde ikinci kitabının bir kaç bölümünü yayımlamıştı. Ben de bu siteyi paylaşıp okumak isteyenlere haber vermek istedim. Fakat beni yazarla ortak çalışmak ile suçladılar, işi biraz daha ileriye götürüp para aldığımı bile iddia ettiler. Bir kitabı sevmek ve kitapseverlerle paylaşmak suç mu diye düşünmüş ve o zamanlar çok sinirlenmiştim. Zaman geçtikçe sosyal medyada bu tarz çıkış yapanları görüp önemsememeyi öğrendim. Bu kadar dert yanmak yeter kitabımıza gelelim.
Güneş Çavması 2

İlk kitabı okuyanlar bilirler, bilmeyenler için ise kısaca açıklayayaım. İlk kitapta avukat olarak çalışan Handan en yakın arkadaşı Güneş ölünce işini ve yaşadığı şehri bırakıp Egenin sıcacık bir kasabasına yerlerşir. Buradaki insanlarla olan sımsıcak ilişkileri anlatan kitap bize dostluğu ve o insanların sıcaklığını hissettiriyor.

  İkinci kitabımız ise kaldığı yerden devan ediyor. Handan ve Yannis'in ilişkisi daha da sağlamlaşırken Mecnun ve Ece de yavaş adımlarla ilerliyorlar. Uğur ,Meriç'in acısına dayanmaya çalışırken karısı Aysel de olanlar karşısında değişmeye başlıyor.

  Kitabı okurken artık unutulan sıcacık komuşuluk ilişkilerini hatırladım. Şimdi herkes günü kurtarma derdinde... Yakın ilişkiler kalmadı ve artık kime güvenebileceğimizi de bilemiyoruz. Zaman ve şartlar insanlara olan güvenimizi de alıp götürüyor.

    Her mahallede olan dırdırcı ve dedikoducu teyzeleri de görüyoruz Güneş Çavması' nda.  İkinci kitapta hayatın onları getirdiği noktada kendilerini eleştirerek geliştiriyorlar. Bizim dedikoducu teyze dedikoduyu bırakıp kendini değiştiriyor ve hatta 50 yaşından sonra arkadaşı ile iş bile kuruyor.

   Ben bu kitapta dert ettiğimiz şeylerin aslında ne kadar gereksiz olduğunu, süper egomuzun sesini biraz kıstığımız zaman daha mutlu olduğumuzu gördüm.
 
   Bu kitabın neresini bu kadar sevdin derseniz belki de basitliğini sevdim. Sıradan insanlar... Günümüzde etrafımızda bulamadığımız sıcaklığı kitap sayfaları arasında buluyoruz. Aralara serpiştirilmiş minik hikayeleri de sevdim ben . İki kitabı karşılaştırmak gerekirse ben Güneş Çavması 1 i daha çok sevdim.

Kozmokitap



Kitabın Adı : Güneş Çavması 2
Yazar : Esra van der Wiel
Yayınevi :Epsilon Yayınları
Sayfa Sayısı : 448

    Eskiden... Çok eskiden... İnsanlar kavganın varlığından habersizken... Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken... Para icat olmamışken... Fakir ya da zengin yokken... Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken... Ormanlar neşeli, sular berrakken... İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken... Dünya sevgiden ibaretken...
Yani hayat basitken, doğum kadar sevilirmiş ölüm... Doğum gibi parçasıymış hayatın... Ve doğum gibi kabul edilirmiş... Gülümseyerek... Ölüm, saklanmazmış o zamanlar...
İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren, güzel mi güzel, huzurlu mu huzurlu, çiçek kokulu bir ışıkmış... Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış... Ve herkes bu ışığı görürmüş... İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar...
Güneş Çavması... Düşmüşken ve düşsüzken yokluğa meydan okuyanların... Dünyayı yıldızlardan dinleyenlerin... Kalbi dellenip delirirken insanlığı bütün olanların... Bir nefes fesleğene ihtiyaç duyanların... Zorluk vaktinde nazının geçtiği maziye sığınanların... Maviyle yeşili bölüşüp bahar olanların... Uzak hatıraların yakınına düşenlerin... Yağmuru anlayanların... Aynaya bakınca kendini bulabilenlerin... Aşkı kimsesiz bırakmayanların hikâyesi…




                                                            Kozmokitap

11/27/2015

Siyah Kadife - Rita Hunter

Kasım 27, 2015 0 Yorum
kozmokitap

Bu kızdaki bastırılmış ihtiras, uyanmayı bekleyen volkanlarda olabilirdi ancak.
   Uzun bir zaman sonra romantik bir kitap okumak iyi geldi bana. Bu sıralar o kadar farklı türlerde kitap okudum ki biraz dinlenmeye ihtiyacım vardı. Zihnin ve ruhun dinlenmesi için romantik bir kitaptan daha iyisi yoktur.

"Günah kadar karşı konulmazsın," dediğinde kim günaha girmeden durabilirdi ki?

    Bu kitabı bilerek mi seçtiğimi sorarsanız " Hayır!.." . Rita Hunter daha önce okumadığım bir yazar. Bu zamana kadar niye okumadığımı da bilmiyorum. Belki de sebep kitapların kapaklarıdır. Ben roman karakterleri hakkında hayal kurmayı, onları kafamda şekillendirmeyi severim. Kapak resminde karakter resimleri varsa bana diretme gibi geliyor ve hoşlanmıyorum. Bu tarz kitapların kapağına da bakmamaya çalışıyorum.

"Kıskanıyor musun Emily?"
Hem de deli gibi. " Hayır, sadece aptal yerine konmak istemiyorum."

   Rita Hunter ile bu kadar geç tanıştığıma üzüldüm çünkü kitap bir harikaydı... Kitapta olan olaylardan çok hissettirdikleri ve verdiği duygular çok güzeldi. Yazar duyguları okuyucuya hissettirmeyi, onu etkisi altına almayı başarmış. Bundan sonra mı ? Rita hunter kitapları okumaya devam....

   Emily'nin düğün günü ile başlıyor kitabımız. Emily çok güzel bir kız olmasa da kendine has bir çekiciliği vardır. Ailesi onuı kendisinin neredeyse iki katı yaşında bir vikont ile evlendirirler. Annesin gerdek gecesi ile ilgili anlattıkları yüzünden endişeli olan Emily odasına çıkarken yanından geçen yabancıdan bazı titreşimler alır. Bu yabancı daha sonra öğrendiği üzere eşinin ortağı, Marcus'tur. Onu karanlık olarak niteler Emily. Gerdek gecesi ve sonrası da Emiliy için acılı bir süreçtir. Eşi iktidarsız ve acımasız birisidir.

   Ortaçağda İngiltere'de geçen kitabımızda da bu dönemi anlatan birçok kitabın ortak özelliği olarak kadınlar geri plandadır. Önce babasının baskı ve dayaklarına maruz kalan Emily sonra da kocasının dayak ve aşağılamasına maruz kalmaktadır. Evde başına gelen bazı olaylar sonucu Marcus'a karşı bir çekim hisseden Emily bir hanımefendi olarak yetiştiği için eşine asla ihanet etmez. Onun ,ktidarsız olduğunu da kimseye söylemez.

   İçkici aynı zamanda da uyuşturucu kullanan Emily'nin eşi  bu alışkanlıkları yüzünden bir gün aniden ölür. Emily artık bir duldur. Kocasının yerine geçen Vikont da Emily ile evlenmek istemektedir. Emily'nin babası ise para için kızını bu adama vermek ister. Pek çok zaman herşeye boyun eğen Emily   bu durum karşısında sessiz kalamaz ve evden kaçar....

Daha alçak sesle özür dilemeni ve bunu yüreğinden gelerek söylemeni istiyorum. Ama her şeyden çok aşkını istiyorum. Seni sevdiğimin yarısı kadar bile olsun beni sevdiğini bilmek istiyorum. Tutkunu istiyorum ama şefkatini de istiyorum. Bir bebeğimiz olacağını söyleyebilmem için beni cesaretlendirmeni istiyorum. Bana dokunmanı istiyorum ama baştan çıkartman için değil... Bana dokunmadan duramadığın için parmaklarını yüzümde hissetmek istiyorum. Beni öpmeni ve bir daha asla üzülmeyeceğimi söymeni istiyorum. 

    Son derece sürükleyici ve başladığım zaman elimden bırakamadığım bir kitap Siyah Kadife. Sabah başladım kitaba ve öğleden sonra bitmişti. Bittikten sonra da kitabın etkisinden kurtulamadım. Neden sürekli okurken bir sonraki olayı merak ederken sayfalar hızlıca çevrilir de bitince hiç bitmeseydi denir? Her güzel kitapta bu olay tekrarlanır?

" Seni bana bağlayan şey soyadımdan çok daha fazlası, Emily... Kan kadar kuvvetli..." Elini Emily'nin hızla çarpan kalbinin üzerine koyup bir fısıltıyla sürdürdü sözlerini. " Ve bunun kadar gerçek..." 

Marcus her ne kadar bazen gıcık bir tip olup duygularını saklasa da ben onu sevdim. Emily bilgili ve akıllı bir kız. Fakat ona sürekli aptal muamelesi yapılmış ve karşı gelmesi fikirlerini söylenmesi engellenmiş. Onun zaman zaman bu kendini kapatması ve tepkisiz kalması beni sinir etti. En çok da Emily'nin kocası William ve babasına sinir oldum kitapta...

Historical sevenler mutlaka okuyun....


kozmokitapKitabın Adı : Siyah Kadife
Yazar : Rita Hunter
Yayınevi : Epsilon Yayınları
Sayfa Sayısı : 479

Asla Sahip Olamayacaklarını Hatırlatan Bir Hüzün… Ve Simsiyah Kadifemsi Bir His
 Kusursuz bir leydi olmaya adanmış bir hayat, çoğu zaman dışına çıkılması güç sınırlarla çevrilirdir. Fakat bazı anlar gelir ki, bastırılmış bir tutku ve cesaret, kalıpların tutamayacağı bir okyanusa döner. Emily, kurallar ve baskı içindeki gösterişsiz hayatının en önemli gününde, yeni yaşantısını sürdüreceği odaya korkakça ilerlediği sırada gördü o adamı. Karanlık varlığını gölge gibi arkasından sürükleyen yabancı, Emily'yi hem korku hem de fırtınalı duygularla baş başa bırakarak yanından geçip gittiğinde kaderleri çoktan mühürlenmişti...
Hayatına aniden giren bu esrarengiz adam dünyasını sarsarken Emily ne ondan kaçabiliyor ne de ona dokunabiliyordu. Biliyordu ki Marcus onun için günahtı… O ise Marcus için ihanet…
 Ve zaman geldi, şartlar değişti…
Marcus artık umuttu… Emily ise aşk…




                                                           
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.