8/31/2017

Çifte Tehlike - Osman Aysu || Kitap Yorumu

Ağustos 31, 2017 3 Yorum

Çifte Tehlike - Osman Aksu

  Çifte Tehlike , Osman Aysu 'nun okuduğum dördüncü kitabı.  Yazarın kitapları ile ilk olarak yıllar önce kütüphanede bir amca sayesinde de tanıştım.  Yeni gelen kitapları incelerken yanıma yaklaşık 60 yaşlarında bir amca geldi, sessizce "Osman Aysu 'nun kitaplarını tavsiye ederim , çok güzeldir " dedi ve gitti. Merakımdan hemen birkaç kitabını aldım  ve okudum :)))

   Yazarın şimdiye kadar okuduğum kitapları çok çok sevdiğimi söyleyemem.  Orta karardı bana göre.

  Çifte Tehlike iki kadın seri katili anlatıyor.  Diğer polisiye kitapların aksine katiller kim diye bulmaya uğraşmıyorsunuz.  Kitabın başında katilleri öğreniyorsunuz.  Bir yandan katillerin yaptığını okurken diğer taraftan polisin yakalamak için ne yaptığını okuyorsunuz.  Bir tenis maçı gibi top bir arada bir burada....

   İki kadın, kırkı yaşlarda, güzel, çekici, varlıklı.... Bu kadınlar ne mi yapıyor?  Genç erkekleri birlikte olma vaadi ile evlerine götürüyor, sabaha kadar kullanıp sonra boğarak öldürüyorlar.

  Polisler de adım adım ipuçlarını izliyorlar .

  Hızla okunan bir kitaptı.  Polisiye kitapları severim.  Fakat polisiyenin içine cinsellik öğelerinin yerleştirilmesini sevmiyorum.  Osman Aysu 'nun diğer kitaplarını de bu nedenle çok  sevmemiştim. Bu kitabı da çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim.  Okunsa da olur okunmasa da ... Karar sizin ;)





Çifte Tehlike - Osman Aksu Kitabın Adı : Çifte Tehlike
Yazar : Osman Aysu
Yayınevi :Epsilon Yayınları
Sayfa Sayısı :277


Bir süredir peş peşe birbirine benzer cinayetler işlenmekte ve İstanbul sahillerinde bulunan genç erkek cesetleri, seri cinayetler işleyen bir katili işaret etmektedir. Türkiye'de pek ender görülen bir durumdur bu. Asayiş Şubesi'nin emektar Baş Komiseri Hidayet'in bu soruşturmayı yürütmekte olan ekibi, hiçbir sonuca ulaşamamıştır. Derken, bir lise öğrencisinin cesedi bulunur ve genç komiser Barış Şahin, hayatını tehlikeye atarak cinayetlerin gizemini çözmek üzere devreye girer... Opel marka bir araba... Çok güzel iki kadın... Florya'da bir köşk... Yavaş yavaş ortaya çıkan ipuçları, genç komiseri, tüyler ürpertici katillere ve cinayetlerin çözümüne adım adım yaklaştıracaktır.


                                                            Kozmokitap

Sınırdaki Ev - William Hope Hodgson

Ağustos 31, 2017 2 Yorum

Sınırdaki Ev - William Hope Hodgson



Kitap Yurdu sitesinde İthaki Yayınlarında indirim olduğu gördüm.  Yayınevinin kitaplarını seviyorum ve hele de indirim varsa kaçırmıyorum .

   Kitapları incelerken Sınırdaki Ev dikkatimi çekti.  Lovecraft'ın başyapıt dediği kitabı mutlaka okumalıydım hele de fiyatı bu kadar ucuzsa ;)

   William Hope Hodgson 'ın ikinci kitabı Sınırdaki Ev. Yazar birçok da kısa öykü yazmış ve bu öykülerden ilham alınarak beyaz perdede yayınlanan filmler olmuş.  Aynı zamanda bu kısa öyküler tuhaf kurgunun öncüsü sayılır.

   İki arkadaş İrlanda'nın batısına kamp yapmaya giderler.  Burada etrafı araştırırken bir yıkıntılık bulurlar ve bu yıkıntıların altında bir el yazması kitap.

  Bu iki arkadaştan birisi kitabı okumaya başlar ve biz de kitapta yazanları öğreniriz.

   Yaklaşık elli yaşlarında olduğunu anlatışından anladığımız, kız kardeşi ve köpeği Biber ile birlikte yaşayan bir adamdır kitabı yazan.  Kasaba halkı tarafından lanetli olduğu söylenen bir evde yaşamaktadırlar.  Bu evde tuhaf olaylar olmuş ve o bütün detayları ile olayları not almıştır.

  Kitap kısa bölümlerden oluşuyor . Her bölümü büyük bir merak ve heyecanla okudum.

  Evin derinlerinden gelen tuhaf sesler, çukurdan gelen insan olmayan yaratıklar, zaman ve mekan sınırlarını zorlayan yolculuklar ve bu yolculuklarda gördükleri, mitolojik yaratıklar....

   Çok ilginç bir kitaptı ve kitabı bu kadar seveceğimi düşünmemiştim.  Korku, fantastik,  bilim kurgu, tuhaf kurgu ; bu kitap bu türlerin hepsini içeriyor.  İnce bir kitap ve dolu dolu.

  Yazarın anlatımı, kurgu, ayrıntılar harikaydı.  Yazar çok çok başarılı bir eser ortaya çıkarmış.  Çeviri de çok başarılı.

  Farklı tarzları seviyorsanız bu kitap kitaplığınızın baş köşesinde bulunsun derim ;)
 


Sınırdaki Ev - William Hope Hodgson
Kitabın Adı : Sınırdaki Ev
Yazar : William Hope Hodgson
Yayınevi : İthaki Yayınları
Orjinal adı :The House on the Borderland
Çevirmen : Sönmez Güven
Sayfa Sayısı : 200


Korku edebiyatının ustalarından William Hope Hodgson'ın en önemli eseri olarak kabul edilen Sınırdaki Ev, bilimkurgunun, gotik edebiyatın ve fantastik kurgunun iç içe geçtiği tekinsizbir öyküye sahne oluyor. Lovecraft'ın hayranlık duyduğu eserlerden biri olan bu kitap, yeraltı ile yeryüzünün,Dünya ile Kozmos'un, geçmiş ile geleceğin, gerçeklik ile fantastiğin arasında sıkışıp kalan bir münzevinin öyküsünü anlatıyor. Modern edebiyatın başlıca konuları arasına giren Zaman, Ev, Birey, Akıl gibi kavramlar hakkında yadırgatıcı birbakış açısı sunan Sınırdaki Ev, her zaman "sınırlar"la ilgilenmiş olan korku edebiyatının bize tuttuğu aynalardan biri. Hodgson'ın da gösterdiği gibi, sırlarımız sınırlarımızda gizli.



                                                            Kozmokitap

8/30/2017

Yaprak Dökümü - Reşat Nuri Güntekin || Kitap Yorumu

Ağustos 30, 2017 4 Yorum

Yaprak Dökümü - Reşat Nuri Güntekin


   Her ay bir Reşat Nuri etkinliğimizin son kitabı Yaprak Dökümü idi. Etkinlik süresine yazarın farklı kitaplarını okuduk ve Türk klasiklerinin sesin duyurmaya çalıştık.  Umarız sesimiz duyulmuştur.

  Yıllar önce çocukken hayal meyal televizyonda Yaprak Dökümü dizisinin yayınlandığını hatırlıyorum.  Konuyu hatırlayamasam da aklımda kalan tek şey hiç sevmediğimdi.

  Yıllar geçti ve televizyonda yine yayınlandı dizi.  Adından çokça söz ettirdi.  Ben diziyi seyretmedim.  Sadece bilmem kaçıncı tekrarı yayınlanırken sabah saatlerinde bir bölümüne denk geldim o da son bölümü imiş :)))

   Kitabı okumaya başlarken ne hissedeceğim bilemedim.  Sadece diziyi seyredenlerden duyduklarımı biliyordum. Kitabı bitirince anladım ki kitabın bu dizi ile uzaktan yakından alakası yok.....

   Kitabı sevdim ben. Bir memur olan Ali Rıza Bey ve ailesini anlatıyor kitap.  Ali Rıza Bey ve Hayriye Hanım beş çocuğa sahiptir.  Daima doğru yolda yürümeye çalışan Ali Rıza Bey , çocuklarını da bu doğrular üzerine yetiştirmeye çalışır.  Siz ne vermeye çalışırsanız çalışın , verdiğiniz karşınızdakinin anladığı kadardır.  İşte Ali Rıza Bey de ne kadar çabalarsa çabalasın karşılığını alamaz.  Modernlikti, cevreydi, paraydı derken bir ailenin nasıl parçalandığını okuyoruz kitapta.

   Yazarın Çalıkuşu 'ndan sonra en çok sevdiğim kitabı oldu Yaprak Dökümü.





Yaprak Dökümü - Reşat Nuri Güntekin
Kitabın Adı : Yaprak Dökümü
Yazar :Reşat Nuri Güntekin
Yayınevi :İnkılap Yayınevi
Sayfa Sayısı :160



'Yaprak Dökümü'nde Reşat Nuri Güntekin, bir memur ailesinin gelir darlığı ve ahlâk düşkünlüğü içerisinde parçalanıp çöküşünü, ustalıklı bir dille anlatıyor. Toplumsal yönü ağır basan bir roman. Eski görenek ve ahlâk anlayışına bağlı kalan bir küçük bürokratın, değişen sosyo-ekonomik koşulların belirlediği yeni hayatını yadırgaması başarıyla sergileniyor.


                                                            Kozmokitap

Fırtına Kokusu - Nancy Pickard || Kitap Yorumu

Ağustos 30, 2017 1 Yorum
Fırtına Kokusu - Nancy Pickard

Nancy Pickard adını hep övgü ile duyduğum bir yazardı.  Okumayı çok istememe rağmen şu ana kadar bir türlü sıra gelemedi.

  Kitabı okuduktan sonra kendime çok kızdım , neden kitap elimde olmasına rağmen bu kadar geç okudum diye.  Yazarın bir diğer kitabı Cinayetin Şifresi de kitaplığımda, onu bekletmeden okumayı düşünüyorum.

   Nancy Pickard 'ın iyi bir hikaye anlatıcısı olduğunu duymuştum.  Bence iyi demek az gelir, harika bir anlatıcı.

  Kitap ilk sayfalardan itibaren beni içine çekti.  Karakterler ve kurgu o kadar iyi ayarlanmış ki okurken kusur bulamıyorsunuz.  Her karakterin öyküsü tam üzerine oturmuş , ne eksik ne fazla. ..

   Jody üç yaşında anne ve babasını kaybetmiştir.  Babası öldürülmüş, annesinin ise akıbeti belli değildir ; öldürüldü mü, kaçtı mı yoksa kaçırıldı mı...

   Yirmi üç yıl sonra Jody artık genç bir hanımdır.  Çiftlikten, babaanne ve dedesinin yanından ayrılmış kasabadaki ailesinin evine taşınmıştır.  Kendi hayatını düzene sokmaya çalışırken babasının katilinin erken tahliye edildiğini öğrenir.  Bu haber onu sinirlendirir, öfkelendirir, bir taraftan da meraklandırır.

  Jody öfkelene dursun yazar bizi geçmişe götürür.  Anne ve babasının hayatını,  nasıl insanlar olduklarını gösterir.  Tabii hapisten çıkan Billy 'nın de! !!!

  Sakin , durağan bir kasaba hayatı gibi görünürken geçmişteki sırlar ortaya birer birer çıkıyor.  Bir cinayet, tutuklanan bir insan ve akıllardaki şüpheler. ..

  Yazarın anlatım tarzını ve olayı kurgulayış şeklini, sürekli merakı canlı tutmasını ve çok az ipucu vermesini sevdim.


Fırtına Kokusu - Nancy Pickard

Kitabın Adı : Fırtına Kokusu
Yazar : Nancy Pickard
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Orjinal adı :The  Scent of Rain and Lightning
Çevirmen :Süreyya Çalıkoğlu
Sayfa Sayısı :395


Jody Linder, güzel bir yaz gününde sarsıcı bir haber alır: Babasının katili olarak hapis yatan adam salıverilmiş, Kansas'taki küçük Rose kasabasına geri dönmektedir. Babasının vurularak öldürüldüğü, annesinin ise kaybolduğu ve cinayete kurban gittiğine hükmedildiği fırtınalı gecenin üzerinden yirmi üç yıl geçmiştir. Ne amcalarıyla eniştesinin kendisini koruyup bağırlarına basmaları ne de büyükannesi ile büyükbabasının güvenli bir limanı andıran çiftliği, o felaket gecesinde Billy Crosby'nin sebep olduğu acıları silebilmiştir.

Hayatını babasının masumiyetini kanıtlamaya adayıp avukat olan oğlu Collin'in çabaları sayesinde Billy Crosby artık serbesttir. Kasabanın küçük nüfusuna rağmen çocukluklarından beri birbirlerinden uzak durmaya çalışan Jody ile Collin, kaybettiklerinden dolayı duydukları üzüntünün ortak olduğunu keşfederler.

Jody eski yaraları deştikçe ailesinin trajik geçmişine dair ürkütücü sırlar ortaya çıkmaya başlar. Bu mücadele ve zorluklara rağmen daha iyi bir geleceğe, hatta belki de aşka dair umutlar besleme cesaretini gösterir.


                                                            Kozmokitap

8/29/2017

Anna Kan Giyinmiş Kız - Kendare Blake

Ağustos 29, 2017 2 Yorum
Anna Kan Giyinmis Kız - Kendare Blake


   Anna ilk çıktığı günden beri dikkatimi çeken ve okumak istediğim bir kitap oldu. Bazen inadım tutuyor ve kitap indirime girmeden almıyorum. Özellikle , ne kadar okumak istesem de bekliyorum. İşte Anna için de böyle oldu. Her gördüğümde kitabı elime alıp inceledim ve yerine koydum. Taa ki markete alışverişe gidesiye kadar. Tüm internet sitelerindeki indirimlerden daha ucuza marketten satın aldım. Marketlerin amacı kitapçıları öldürüp tekel olmak olabilir fakat bir okuyucu ve anne olarak bütçemi ve cebimi düşünmek zorundayım.

 Anna Kan Giyinmiş Kız'ın kapak görselini fena bulmamıştım. Fakat orjinal görseli görünce onu daha çok sevdim. Orjinal görsel kalsa daha güzel olurdu.

Anna  Kan Giyinmiş Kız


 

Cas babası gibi bir hayalet yok edicidir. Kendisine hayalet avcısı denilmesinden hoşlanmıyor. Babasının ölümünden sonra bu görevi o devralmış ve sürekli oradan oraya annesi ile dolaşarak hayaletleri öldürmektedir. Bir ölüyü öldürmek ne kadar ironik değil mi??? Hayaletleri bu dünyadan yolluyo fakat nereye gidiyorlar kendisi de bilmiyor.

  Bu arada Cas daha lise öğrencisi bir ergen. Anna isimli bir hayalet ile ilgili bir ihbar alır ve annesi ile birlikte o kasabaya taşınırlar. Bu arada annesi de bir cadı!!! Kötü bir cadı değil tabii....  Yeni okuluna başlayınca hayalet  hakkında araştırma yapmak için bazı çocuklarla yakınlaşır. Carmel çok güzeş bir kızdır . Onunla yakınlaşınca eski erkek arkadaşı kıskanır. Hayaletli eve Anna 'nın evine gittiklerinde ise olaylar ve hareket başlar...

  Anna daha önce yok ettiği hayaletler gibi değildir. Cas ona karşı farklı duygular beslemeye başlar..

   Hayaletler, hayalet avcısı, cadılar, telepati , voodoo .... Farklı öğeleri barındaıran hılz okunan bir kitap Anna  Kan Giyinmiş Kız . Öyle korkutucu , tüylerinizi diken diken eden edeğil okurken zevk aldığınız farklı bir kitap.

  Kitabı ben çok sevdim ve yakın zamanda devam kitabı olan Anna - Lanetli Kızın Hayaleti kitabını da alıp okumayı düşünüyorum.

Anna  Kan Giyinmiş Kız



Anna  Kan Giyinmiş Kız hakkında araştırma yaparken kitabın filminin de yapılacağını öğrendim. 2016 Mayıs haberlerine göre filmi yapılacaktı kitabın . Fakat internet taramasında yapıldı mı iptal mi edildi öğrenemedim. Umarım vazgeçmezler de harika bir film seyrederiz:)))






Anna  Kan Giyinmiş Kız - Kendare Blake
Kitabın Adı :Anna  Kan Giyinmiş Kız
Yazar :Kendare Blake
Yayınevi : Martı Yayınları
Orjinal adı : Anna Dressed in Blood
Çevirmen : Gülfem Çırak
Sayfa Sayısı :351


   Düşünceler zamanla bulanıklaşıp kaybolur ama gözler hiçbir şeyi unutmaz…
     Cas Lowood, ihbarlar üzerine hayaletlerin peşine düşerek onları yok eden bir hayalet avcısıdır. Yeni görevi ise, evine adım atan herkesi acımasızca öldüren hayalet Anna Korlov'u yakalamak ve ondan kurtulmaktır.
    Fakat Cas bu kez daha önce hiç rastlamadığı türden bir hayaletle karşı karşıyadır. Anna'nın içindeki, insanları öldürme isteğinin nedenini öğrendiğinde onun hayatına ve ölümüne dair sırlarla örülü gerçekleri de su yüzüne çıkarır.

 Yirmi beşten fazla dile çevrilen ve birçok ödül alan Kan Giyinmiş Kız sizleri doğaüstü fantastik kurgunun romantik öğelerle harmanlandığı sıra dışı bir hikâyeyle tanıştırıyor.


                                                            Kozmokitap

8/27/2017

Kelebek ile Keman - Kristy Cambron || Kitap Yorumu

Ağustos 27, 2017 3 Yorum
Kelebek ile Keman - Kristy Cambron


  Sen hep benimleydin . Bir gün bana geri dönmeni diledim Kelebek...

Kelebek ile Keman İkinci Dünya Savaşı zamanını, Nazilerin yaptıklarını, acı ve gözyaşını farklı bir dille anlatan bir kitap.

O dönene ait çok fazla kitap yazıldı, film ve belgesel yapıldı. Bu yapıtları ne kadar izlersek de ya da ne kadar okursak okuyalım her seferinde o vahşete karşı hissettiklerimiz hiç değişmiyor...

Hep Yahudilerinin gözünden anlatılan kitaplar okumuştum Erik Ağacı 'na kadar. Erik Ağacı bir Alman kızın gözünden anlatıyordu olayları. Kelebek ile Keman da yine bir Alman kızın gözlerinden anlatıyor.

Kitap iki zaman arasında paslaşarak ilerliyor. Günümüz ve İkinci Dünya Savaşı.

Günümüzde Sera bir galeri sahibidir. Geçmişindeki büyük üzüntüden sonra kendisini işine vermiş ve çocukluğundan hatırladığı bir tabloyu aramaya başlamıştır. Elinde kemanı olan üzgün bakışlı bur kızın tablosu....

Bu tabloyu ararken yolları William ile kesişir. O da tabloyu aramaktadır , bambaşka sebeplerle.

Bu iki genç tabloyu ararken birburleri arasında oluşan çekim, Sera'nın erkeklere karşı olan güvensizliğini yenebilecek mi dersiniz ????

Tabloda olan o kız Adele 'dir. Adele İkinci Dünya Savaşı sırasında İmparatorluk ordusunda generaldir. Kendisi ise üniversite öğrencisi, aynı zamanda da orkestra üyesidir. Bir keman virtiözü....

Arkadaşı olan bir Yahudi ailesinin kaçmasına yardım etmeye çalıştığı için toplama kampına gönderilir. En büyük ve korkunç kamplarda birisi olan Auschwitz'e.

Oradaki zorlu şartları, insanların nasıl muamele gördüğünü Adele'nin gözleri ile görüyor, onun yüreği ile hissediyoruz. Sevdiği adamın yaşadığını bile bilmeden içindeki müziğe tutunarak yaşamaya çalışır genç kız.

Kitabı okurken ne kadar üzülüp, etkilendim de ikinci şansların olduğunu görmek umut verici oldu.

Yazar konuyu derinlemesine araştırıp harika bir kitap ortaya çıkartmış. Kalemine ve yüreğine sağlık diyorum.


Kelebek ile Keman - Kristy Cambron
Kitabın Adı : Kelebek ile Keman
Yazar :Kristy Cambron
Yayınevi : Arkadya Yayınları
Orjinal adı :The Butterfly and The Violin
Çevirmen : Esra Yüksel
Sayfa Sayısı :456


Yüreğinin en ıssız köşesinde bile bir kelebeğin umuda kanat çırptığını duyabilirsin…

Manhattan’da bir sanat galerisi işleten Sera James’in çocukluğundan bu yana içinde taşıdığı tek bir tutkusu vardır. Hüzünlü mavi gözlere sahip, güzel bir keman virtüözünü tasvir eden gizemli tabloyu yeniden görmek…
Araştırmaları onu tablonun sırrını çözmesinde yardımcı olabilecek birine götürecektir. Söz konusu resimdeki kızın hikâyesini ise birlikte öğreneceklerdir. Avusturyalı keman virtüözü Adele Von Bron’un hikâyesini…
1942 yılında yüksek rütbeli bir Nazi subayının kızı olan Adele, hayallerini ve yüreğinde sakladığı aşkı riske atarak Viyena’daki masum insanlara kaçması için yardım ediyordur. Ancak kendisini tel örgülerle çevrili bir toplama kampında bulacaktır. Ve esir kemanın gözyaşları artık neşeyle değil, hayatları gaz odasında son bulan masumlar için hüzünle akacaktır.
Sera, Adele’in yürek burkan bu hikâyesinin ayrıntılarını keşfettikçe umudun yok olduğu yerlerde bile güzelliklerin açabildiğini öğrenecektir. Tıpkı toplama kampında ve kendi kederli kalbinde açabildikleri gibi…

Kelebek ile Keman, savaşın ürkütücü yanını, sonsuz fedakârlığı ve inancın yüceliğini muhteşem bir dille ortaya koyan bir başyapıt. Ağlayan kemanın sesine kulak verin…


                                                            Kozmokitap

8/24/2017

Yanlış Zaman Doğru İnsan - Linda Howard || Kİtap Yorumu

Ağustos 24, 2017 2 Yorum

Yanlış  Zaman Doğru İnsan - Linda Howard


  Linda Howard çok sevdiğim yazarlardan bir tanesi. Kara Melek ile tanıştım yazarın kalemi ile ve o gün bu gündür de kitaplarını buldukça okumaya devam ediyorum .

  Linda Howard aşk ile gerilimi  başarılı bir şekilde beraber işleyen nadir yazarlardan bir tanesi. Herkes beraber işleyebilir fakat herkes bu kadar başarılı olamaz.

  Yanlış Zaman Doğru İnsan 'da benim okuduğum diğer kitaplarından farklı olarak zamanda yolculuk var. Bu kitabı daha da ilginç hale getirmiş.

   Grace bu hayatta kocası ve kardeşinden başka kimsesi olmayan bir genç kadın. Kendisi antik el yazmaları uzmanı. Bir akşam modemi bozulduğu için bilgisayar dehası bir arkadaşına modemi yaptırmaya gittiğinde hayatı sonsuza kadar değişir. Çok klasik bir laf sonsuza kadar değişmek fakat tam sözlük anlamı ile değişir Grace'in hayatı .

  Grace evine geldiği zaman içeride yabancı adamlar görür , silahlıdırlar. Yanlarında da patronu. Neler olduğunu anlamak için dışarıdan bir müddet izler . Karanlığın içerisinde kocası ve kardeşinin öldürülüşüne tanık olur. Sırada kendisi vardır. Polise gitse de kocası ve kardeşini o öldürmüş gibi gösterdikleri için tek kurtuluşu kaçmak ve neyin peşinde olduklarını bulmaktır.

  O güne kadar kendi halinde yaşamış olan Grace artık bir kaçaktır. Kendisini korumak, Ailesini katledenlerden hesap sormak zorundadır.

  Elinde yeni işi olan çevirilerin peşindedir patronu. Ne için bu belgeleri istediğini öğrenmek için bir an önce bu belgeleri çevirmek zorundadır.

  Grace'ten yaklaşık 700 yıl önce yaşamış Niall . Tapınak Şövalyelerinin gardiyanı. Kutsal eşyaları korumaktır onun görevi. Grace'in elindeki belgelerde de tam olarak Tapınak Şövalyelerinden bahsedilmektedir. Grace'in yardım çığlıkları Niall tarafından duyulacak mı dersiniz????

  Sürükleyici, nefes kesen bir romandı yine . Linda Howard her kitapta beni şaşırtmayı ve romanlarını hızla okutmayı başarıyor.

  Kitabın ilk 15 sayfasında sıkıldığımı itiraf ediyorum. Tapınak Şövalyelerinin anlatıldığı bölümde sıkıldım. Zaten bu şövalyeleri sevmiyorum. Bu sayfaları geçtikten sonra kitap su gibi aktı , nasıl bitti anlamadım.



Yazarın bloğumda yer alan diğer kitapları :

Gölge Kadın 

Aşk Tuzağı

Kara Melek

Gözyaşlarımı Sildiğim Gün 

Zamansız Fırtına 





Yanlış Zaman Doğru İnsan - Linda Howard
Kitabın Adı :Yanlış Zaman Doğru İnsan
Yazar :Linda Howard
Yayınevi :Epsilon Yayınları
Orjinal adı :Son of the Morning
Çevirmen : Güncem Topçu Güzel
Sayfa Sayısı :488


Linda Howard, modern zamanlarda dünyaya gelmiş bir kadının, geçmişe ait bir sırrı bizzat yaşayarak açığa kavuşturmasını ve son derece romantik hikâyesini anlatarak okuyucularını bir kez daha büyülüyor.
Antik el yazmaları üzerine uzmanlaşmış bir akademisyen olan Grace St. John, eline geçen birtakım eski belgelerin asırlar önce kaybolmuş bir Kelt hazinesinin aranan anahtarı olduğunu asla tahmin edemez. Ancak sınırsız gücün anahtarını elinde tuttuklarına inanılarak efsaneleştirilen Tapınak Şövalyeleri'nin ilgi çekici hikâyesini çözdüğü anda, söz konusu gücün peşine düşmüş acımasız bir katilin tek hedefi haline gelir.

Onu durdurmaya karar veren Grace'in, Şövalyeler'in sırrını sonsuza dek tutmakla görevlendirilen şöhretli bir savaşçının yardımına ihtiyacı vardır: karanlık bir öfkeye ve dizginlenemeyen tutkulara sahip vahşi İskoçyalı Niall. Onu bulmak ve kendi hayatını kurtarmak için Grace'in zamanda yolculuk yapması, on dördüncü yüzyıl İskoçya'sına geri gitmesi gerekmektedir.


                                                            Kozmokitap

8/23/2017

Bir Sonraki Hayatımız - Lauren James

Ağustos 23, 2017 4 Yorum
Bir Sonraki Hayatımız - Lauren James


   İsmi , kapak dizaynı, konusu ile çok ilgimi çeken Bir Sonraki Hayatımız , müthiş bir indirimde denk gelince hemen kaptım.

  Hakkında olumlu olduğu kadar olumsuz da yorum okumuştum kitabın. Bu nedenle beklentimi yükseltmedim .

Katherine ve Matthew baş karakterlerimiz. Dört farklı zaman diliminde karşımıza çıkıyorlar.

1745 - Carlisle bir hanım ve şoförü
1854 - bir gazeteci ve onun erkek kılığına girmiş asistanı - Kırım Savaşı
2019 - bir laboratuvarda çalışan bilim insanları
2039 - üniversite öğrencileri

 Kitapta bir tarihte olanlardan  kısaca bahsedilip sonra diğer tarihe geçiyor. Böylece zaman süreçleri arasında sürekli seyahat ediyoruz.

 Bölümler arasında dip not olarak  " >Müdahale önerildi . >Müdahale reddedildi " gibi yazılar okuyoruz . Bunlar da aklımda soru işaretleri oluşturdu. Acaba bunlar bir laboratuvar ortamındaki denekler mi , yoksa sanal bir ortam mı diye????

  Eğlenceli karakterler. Tarihin farklı bölümlerinde zamanlarına özgü davransalar da iki karakteri de çok sevdim.

 2039 yılında Katherine yeni laboratuvar partneri Matthew'i merak eder . İnternette onu araştırırken 2019 yılında yaşamış olan aynı isimlerde ve aynı görünüşte iki bilim insanı görür. Bu bilim insanlarını ve başlarına ne geldiğini araştırdıkça kendi geçmiş yaşamlarını da hatırlarlar. Ve bu yaşamdaki amaçlarını bulup gerçekleştirmek isterler.

   Her dönemde amaçlarının dünyayı kurtarmak olduğunu düşünürler. Fakat kitabın sonunda maçlarını öğrenince ben şok oldum  : D))

  Kitap bitince hadi ya böyle bitemez , nasıl bitti derken kitabın devamı olduğu müjdesini gördüm. Bir an önce çevrilip yayınlanmasını bekliyorum. Kitap farklı bir tarzda yazılmıştı ve benim ilgi alanımı cezbetti. Kitabı çok sevdim.





Kitabın Adı :Bir Sonraki Hayatımız
Yazar :Lauren James
Yayınevi :Yabancı Yayınları
Orjinal adı :The Next Together
Çevirmen : Merve Solmaz
Sayfa Sayısı :351


Sevdiğiniz insanı kaç kere kaybedebilirsiniz? Katherine ve Matthew'nun kaderinde asırlar boyunca tekrar tekrar doğmak vardı. Her seferinde birbirlerine umutsuzca âşık oluyor ve trajik bir şekilde ayrılığı tadıyorlardı. Belki de bir sonraki hayatlarında her şey farklı olacaktı…

"Eğlenceli, romantik ve okumadan duramayacağınız bir roman." -The Bookseller-

"Komik, benzersiz, tutkuyla ve tehlikeyle bezenmiş, kesinlikle bağımlılık yaratacak olan Bir Sonraki Hayatımız, yılın en iyi gençlik romanlarından biri. James okurlarını tanıyor ve deneyimli bir yazarın güveniyle ve eksiksiz hayal gücüyle yazıyor. Kendine saygısı olan hiçbir genç bunu kaçırmak istemez!" -Lancashire Evening Post-

"Bu kitabın bitmemesini istedim ama aynı zamanda çiftin, Katherine'in de 'dehşet verici, güzel dans' olarak tarif ettiği üzere, tarihin farklı dönemlerinde neden tekrar tekrar ortaya çıktığını öğrenmek istedim. Kitabın, soruların cevaplandığı ve okuru büyük bir sürprizin beklediği sonu da mükemmeldi. Bu yetenekli genç yazarın yazacağı kitapları okumak için sabırsızlanıyorum." -The Scholl Librarian- "Gerçek aşk ve reenkarnasyon üzerine eğlenceli, sürükleyici ve inanılmaz yaratıcı bir hikâye." -Louise O'Neill, Kusursuzlar'ın yazarı-


                                                            Kozmokitap

8/22/2017

Yakılmamış Öyküler - Franz Kafka || Kitap Tanıtımı

Ağustos 22, 2017 3 Yorum

Kitabın Adı :Yakılmamış Öyküler
Yazar :Franz Kafka
Yayınevi : Yitik Ülke Yayınları
Çevirmen :Güneş Soybilgen
Editör: Bade Osma Erbayav
Sayfa Sayısı :170 sf
Fiyatı : 15 TL
Çıkış Tarihi : Ağustos 2017

Franz Kafka'dan “Yakılmamış Öyküler”

 “Üzüntü, özlem, yaşama olan bu bağlılığımla nasıl çıldırmıyorum daha? Çok yalnızım, dilsizlerin yalnızlığına benziyor yalnızlığım, onun için hoş görün bu gevezeliğimi, dinleyecek birini bulunca boşalttım içimi, susamazdım artık.”

    Franz Kafka bu öykülerde tüm yalnızlığını, kederini döküyor sayfalara. Hoş görmenin ötesinde seviyoruz onun gevezeliğini. Yakın dostu Max Brod’a tekrar tekrar teşekkür etmeli Kafka’nın yakılası bulduğu kimi öykülerini bizlere kazandırdığı için. Dünya edebiyatının olmazsa olmazlarından Franz Kafka’nın öyküleri “Yakılmamış Öyküler” adlı kitapta bir araya geliyor.

   Yitik Ülke Yayınları'nca yayımlanan “Yakılmamış Öyküler”i Güneş Soybilgen dilimize çevirdi, Bade Osma Erbayav ise kitabın karşılaştırmalı editörlüğünü yaptı. Kısa öykü sevenler için farklı bir yolculuk fırsatı “Yakılmamış Öyküler”. Bu ilginç kitap, kitaplığınızda mutlaka bulunmalı. Kafka’nın da dediği gibi, “Kafesin biri kuş aramaya çıkmış.” Öyküseverlere şimdiden iyi okumalar.



                                                            Kozmokitap

8/21/2017

Sherlock'un Kadınları - Michelle Birkby || Kitap Yorumu

Ağustos 21, 2017 7 Yorum
Sherlock'un Kadınları - Michelle Birkby

    Merhaba :)) Bu ay matbaadan yeni çıkan , henüz kağıt kokusunu üzerinden atamamış çok yeni bir kitap ile karşınızdayım. Arkadya yayınlarından yeni çıkan Sherlock'un Kadınları....

   Kitabın ismini ilk duyduğum zaman aklıma bir harem görüntüsü geldi :)) İsim öyle ki Sherlock'un Kadınları deyince ona aşık olan kadınlar ya da Sherlock'un sevgilileri geldi aklıma... Orjinal ismi ile kaldaydı kitap " Baker Sokağındaki Ev " olarak böyle yanlış anlaşılmalara olanak vermezdi , diğer yönden de bu isim kadar çarpıcı olmazdı...

   Kitabın kapağına gelirsem ise Arkadya yine harika bir iş başarmış. Kapağı çok sevdim ,içerik ile ilgili her şeyi tek bir karede toplamış.

Sherlock'un Kadınları - Michelle Birkby

   Yazar Michelle Birkby bir Sherlock Holmes hayranıdır ve tüm kitapları defalarca okumuştur. Kitabı tekrar okurken sürekli arka planda kalan Bayan Hudson'ı fark eder ve onun da kendi hikayesini anlatması gerektiğini hisseder. Böylece Sherloc'un Kadınları doğmuş olur.

   Sherlock'un Kadınlarındaki baş kahramanlar Bayan Hudson ve Bayan Watson yani Mary .

  Kitabı okurken Bayan Hudson'un geçmişini , 221B ye geliş öyküsünü ve Sherlock ile tanışmasını da okuyoruz. Yazar konu içerisinde ilerlerken geriye dönüş yaparak bize Watson'un gelişini, Mary ile evlenişini ve evde yaşanan olayları da anlatıyor. Bu şekilde anlatması benim çok hoşuna gitti .

    Konu Sherlock'tan yardım istemeye gelen bir kadın ile başlıyor. İstediği bilgileri tam olarak anlatmadığı için kadın ile ilgilenmez Sherlock. Kadın üzgün bir şekilde ayrılırken konuşulanları mutfak havalandırmasından dinleyen Bayan Hudson ve Mary kadına yardın etmeye karar verirler. İki kadının dedektiflik serüvenleri de böylece başlamış olur.

   Bu olayı kendi başlarına çözmeye kararlıdırlar . Ne Sherlock'tan ne de Dr Watson'dan yardım alacaklardır. Hatta kalkıştıkları bu işten onların haberi dahi olmayacaktır.

   İki kadın dedektifimiz araştırmaya başlayınca olayın çok karışık olduğu ve onları zorlayacakları ortaya çıkar...

  Yazarın anlatım tarzı ve konuyu çok sevdim. Bugüne kadar Sherlock kitabı okumadım fakat tüm dizilerini seyrettim. Çok da severim. Farklı bir bakış açısı ile Sherlock'un geri planda kaldığı bir kitabı okumak çok keyifliydi. Eğlenceli bir anlatım dili var yazarın. Kitabın sonunda yer alan röportaj kısmında kitabın devamının da olduğunu öğreniyoruz.

   Eğlenceli, sürükleyici ve çok güzel bir kitaptı. Tavsiye ederim:)))





Sherlock'un Kadınları - Michelle Birkby
Kitabın Adı :Sherlock'un Kadınları
Yazar :Michelle Birkby
Yayınevi :Arkadya Yayınları
Orjinal adı : The House at Baker Street
Çevirmen :Dilek Parsadan
Sayfa Sayısı :352
Etiket Fiyatı :22 TL
Türü :Roman


Her dâhi dedektifin arkasında dâhi bir kadın vardır…

Baker Sokağı sakini Bayan Hudson’ın, sığınağı olarak gördüğü mutfağında yapmayı en çok sevdiği şey, çay demlemek ve kek pişirmektir. Ta ki dâhi dedektif Sherlock Holmes, bir gün ondan yardım istemek için gelen Laura Shirley adında bir kadını geri çevirene dek…

Laura Shirley’nin merdivenin başında ağladığını gören Bayan Hudson, kadını mutfağına davet eder ve ne sıkıntısı olduğunu öğrenir. O an karar verir. Bu zamana kadar güvenli liman olarak gördüğü 221B numaralı evinin mutfağından çıkma vakti gelmiştir. Davanın izini kendisi sürecektir… Doktor John Watson’ın sevgili eşi Mary Watson da ona yardım edecektir. Daha fazla gölgede durmayacak aydınlığa çıkacaklardır. Ancak işler sandıkları gibi kolay gitmez, tamamlamaları gereken yapbozun parçalarını bulmak tehlikeli sulardan geçmeyi gerektirecektir…

Bu bir Bayan Hudson ve Mary Watson macerasıdır… Çayınızı elinize alın ve koltuğunuza kıvrılın. Oyun başlıyor!

Michelle Birkby’nin kaleme aldığı Sherlock’un Kadınları, her işin üstesinden gelebilecek kadınların dayanışmasını, içlerindeki gücü ve merhameti müthiş bir dille anlatıyor. Orijinal hikâyelerin lezzetini aratmayacak olan bu kitaba bayılacaksınız.


                                                            Kozmokitap

8/20/2017

Ay Işığı Sokağı - Stefan Zweig || Kitap Yorumu

Ağustos 20, 2017 6 Yorum
Ay Işığı Sokağı - Stefan Zweig


     Bir Zweig hayranı olarak  Ay Işığı Sokağı , İş Bankası Kültür Yayınlarından basılınca hemen almak istedim. Bu isteğimin bir kısmı da 3 al 2 öde kampanyasıydı. Her zaman böyle güzel kampanyalar ile karşılaşmıyoruz.

 
  Ay Işığı Sokağı beş kısa öyküden oluşuyor. Her bir öykü ne kadar kısa olsa da içerdiği duygu yükü ve karamsarlık bakımından kalın bir kitaptan daha yorucu oldu benim için.

   Ay Işığı Sokağı kitapta ilk yer alan öykü. Fırtına yüzünden geciken gemisi yüzünden gece trenini kaçıran birisinin gece için kendisine bir sohbet arkadaşı ararken gördükleri ve yaşadıklarını anlatıyor.

   Leporella da ise kimsesiz Crescentia'nın yaşadığı kasabayı terk edip gittiği yerde hizmetçi olarak yaşaması ve yaşadığı evin sahibine olan aşkını anlatıyor. Sizin hissettiğiniz sevgi karşıdaki insan için korkutucu olabiliyor. Ve hele bu sevginin de sınırı yoksa diğer insanlar da bu sevgiden zarar görüyor. Crescentia 'nın sevgisinin korkutucu yönünü okuyoruz öyküde.

   Nişan ,1810 yılında yapılan savaşta konvoyu saldırıya uğrayan bir albayın gördükleri ve yaşadıkları konu edilmiş.

  Leman Gölü Kıyısında Olay 'da Gölde bir balıkçının bulduğu çıplak bir adamı ve sonrasında yaşananları konu edilmiş.

Avare'de ise Bir öğretmen ve onun rencide etmekten hoşlandığı bir öğrencisinin yaşadıkları anlatılıyor.

  Zweig'in eserlerinde her zaman bir miktar karamsarlık ve onun duygu  çalkantılarını belli eden cümleler bulunur. Fakat şu ana kadar okuduğum Zweigler arasında en karamsar eserin Ay Işığı Sokağı Olduğunu düşünüyorum.

  Bütün öyküler kötü bir sonla bitiyor. Bu öykülerin arasında benim en sevdiğim Leporella oldu.

  Kitabı ince olduğu için şehirler arası otobüs seyahatinde okumak için yanıma almıştım. Yolda bitti kitap ve beni geride bir ağrısı ile bıraktı.

   Benim gibi Zweig severler bu kitabı de sevebilirler diye düşünüyorum.Benim için tüm Zweig kitaplarının gerisinde kaldı kitap.  Fakat yazarı yeni tanıyacaksanız ilk okuyacağınız kitap kesinlikle Ay Işığı Sokağı olmasın.




Ay Işığı Sokağı - Stefan Zweig

Kitabın Adı :Ay Işığı Sokağı
Yazar :Stefan Zweig
Yayınevi :İş Bankası Kültür Yayınları
Orjinal adı : Die Mondscheingasse
Çevirmen :Regaip Minareci
Sayfa Sayısı :74


    Fransa’nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi izleyerek tanımadığı insanların marazi hayatlarına dalan bir gezgin; patronuna kölece bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi; 1810 yılında İspanya’daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay; 1918 yılının bir yaz gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri; yaşıtları üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel. Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarıp en uç noktalara sürükleyen deneyimlerin izini sürerken, okuru da ister istemez karakterlerinin ruh çalkantılarının içine çekiyor…


                                                            Kozmokitap

8/19/2017

Emma - Jane Austen || Kitap Yorumu

Ağustos 19, 2017 3 Yorum
Emma - Jane Austen


   Emma , Jane Austen’in ölmeden önce yazdığı son romanıdır ve kendisi en çok sevdiği romanı olduğunu söyler. Benim ise yazara ait okuduğum ikinci kitap Emma. Aşk ve Gurur' u okumuştum daha önce. Kitabı kızım hediye etmişti , onun için onun yeri apayrı bende ;) 


    1800 lü yıllarda küçük bir kasabada geçiyor kitap. Başrolde de Emma var. Emma zeki, zengin , eğitimli ve bekar bir kız. Ailesine son derece bağlı , babası ile ilgilenen, konağı idare eden , kendince iyi bir insan. Sayılı insanlardan oluşan komşularının her birini ise ayrıntılı olarak tanıyoruz kitapta. Dans partileri, ziyaretler, yemekler....

Emma -Jane Austen


    Emma mürebbiyesi Miss Taylor evlendikten sonra çöpçatanlığa kaptırır kendini. Ona göre Miss Taylor ile müstakbel kocasının arasını o yapmıştır. Genç bir kız olan Harriet için çöpçatanlık yapma işine soyunur , yeni hedefini belirlemiş olur böylece ....

   Emma karaterini ben sevdim işin aslı. Çünkü yazar karakteri tam oturtmuş üzerine. Eğrisi doğrusu ile o zamanın üst tabakadan genç kızı. Herkesi kendilerine layık görmeyen ve insanları sınıflara ayıran. Bunun yanında da yardımsever ve dost canlısı.

Emma  - Jane Austen


    O zamanlardan bahsetmişken evliliklerin çoğunda aile , çeyiz ve gelinin kendine ait bir gelirinin olması çok önemli. Çoğu kitapta gördüğüm sevgiden çok statü önemli .... 

Emma - Jane Austen


  Çöpçatanlık işinde Emma başarılı olabilecek mi dersiniz;)) Kitabı sonu ise benim için bir sürpriz olmadı. Bekliyordum böyle bir sonu .... Emma'yı çok sevdim. Fakat yazarın kitapları arasında hala favorim Aşk ve Gurur.
Emma - Jane Austen


Kitabın Adı :Emma
Yazar : Jane Austen
Yayınevi : Can Yayınları
Orjinal adı : Emma
Çevirmen : Nihal Yeğinobalı
Sayfa Sayısı :480


   Jane Austen, 1815’te, 39 yaşındayken tamamladığı Emma’nın en sevdiği romanı olduğu söyler. Aşk ve Gurur ve Mansfield Parkı gibi romanların yazarının gözbebeğidir Emma. Bir taşra kasabasındaki üç genç kızın "gerçek aşk"ı arayışını anlatan roman, bir yandan insan yaradılışının zayıf yönlerini, bir yandan da 19. yüzyıl İngiliz toplumunun katı ve ikiyüzlü geleneklerini inceden inceye alaya alır.
   Büyük İngiliz şairi Lord Tennyson, Jane Austen’ı, "Shakespeare’den sonra en büyük İngiliz yazarı" diye nitelemişti. Jane Austen külliyatı, Sir Winston Churchill’in başucundan eksik olmazdı. Yapıtları çoktan Dünya Klasikleri arasındaki yerini almış olan Austen günümüzde "İngiliz edebiyatının Mozart’ı" olarak tanınıyor. .



                                                            Kozmokitap

8/18/2017

Yeni Kitaplarım || Kitap Alışverişi

Ağustos 18, 2017 2 Yorum
Yeni Kitaplarım  || Kitap Alışverişi

   Merhaba , uzun süredir yeni kitaplarımı paylaşmadığımı fark ettim. Oysa ben yeni kitap yazılarını okumayı ve yazmayı çok seviyorum. Bu yaz oldukça yoğun olduğum için blogumu ve sizleri biraz ihmal ettim. Fakat bundan sonra bu konularda daha aktif olmaya gayret edeceğim.

   Geçmişe dönük aldığım bütün kitapları burada paylaşıp sizleri sıkmak isteniyorum. Bu nedenle temmuz ve ağustos ayında aldıklarımı ve hediye gelenleri paylaşmak istiyorum. Beni instagramdan takip edenler neler aldığımı daha iyi bilirler. Hemen bir resim çekip iki satır paylaşmak bazen daha kolay geliyor. Blog yazmak daha çok emek gerektiriyor. Bu nedenle ben de blogu olmayanlara blogger denilmesine karşıyım.  Bunu da buraya dipnot olarak bırakayım.


Yeni Kitaplarım  || Kitap Alışverişi


  İlk olarak Oku Oku alışverişim.  Her ay yaptıkları 9.90 kampanyalarını sabırsızlıkla bekliyorum. İndirime giren kitaplardan istediklerim varsa hemen alıyorum. Bu ay istediğim bir kitap daha vardı fakat sepete eklemeyi umutmuşum ve ağustos ayında farklı bir kampanya başladığı için indirimi kaçırdım. Neyse ben beklemeye devam edeyim. Resimdeki kitaplardan Kapan'ı okuyup yorumladım . Bakmak isterseniz tık tık .. 

  Emma ve Bir Sonraki Hayatımız da bitti . Yorumlarını yakında gireceğim.  Jane Casey'ler her ayın 5 inde yaptığımız fidan için eksik olan kitaplarımdı. Nancy Pickard okumak istediğim bir yazar. Elimde Fırtına Kokusu kitabı da var. Bu ay okumayı planlıyorum da sıra gelirse:)) Liane Moriarty'nin Yeniden Başlamak İçin Güzel Bir Gün kitabını çok sevmiştim. Sırrını Derine Göm kitabını da indirimde görünce dayanamadım ve aldım.  Keyifli bir alışveriş oldu. Gönderilen ayraçlara ve kahveye de bayıldım....

Yeni Kitaplarım  || Kitap Alışverişi

   Eskişehir'de olanlar İnsancıl Sahaf'ı bilirler. Her çarşıya gittiğimde mutlaka uğrarım. Bir şey almasam bile dolaşmak beni rahatlatıyor. Bu gittiğimde çok çok uygun fiyatlara istediğim kitapları bulunca hemen aldım. Her ayın 25 i bir Reşat Nuri etkinliğinde bu ay son olarak Yaprak Dökümü okuyoruz. Kitabı yeni ve 10 tl ye bulunca hemen aldım. Hayalet çocuk gerçek bir yaşam öyküsü . Kitabı çok sevdim. Yorumum için tık tık.. 
Lauren Kate'in düşüş serisini çok sevmiştim. Bu kitabını da görünce merak edip aldım. Yanlış hatırlamıyorsam 4 tl cıvarında idi.

Yeni Kitaplarım  || Kitap Alışverişi


Sayfa 6 Yayınlarının instagram hesabından çekiliş le kazandığım kitaplarım . Stephen King çok sevdiğim bir yazardır. Kitapları hele de üçünü birden kazanınca çok sevindim.

Yeni Kitaplarım  || Kitap Alışverişi


  İş Bankası Kültür Yayınlarında bu ay 3 al 2 öde kampanyası vardı. Hazır indirim varken çok istediğim kitaparı aldım buradan. Sheakspeare ise kızım için. Kendisi Sheakspeare'in eserlerini çok seviyor. İnstagramdan tanıştığım ve çok sevdiğim kitap dostlarım Eskişehir'e geldiler bu ay. Onlarla buluştum ve harika vakit geçirdim. İçimdeki Müzik ve Cam Kent kitapları onlardan hediyeydi. Çok mutlu oldum. New York üçlemesinin diğer iki kitabını da ben aldım ve seriyi tamamlamış oldum:))) İçimdeki Müzik okudum bitti bile. Yorumum için tık tık.. 

Yeni Kitaplarım  || Kitap Alışverişi


Artık çoğu markette kitap satmaya başladı ve bazen kitaplar kitapçı ve internetten daha ucuza satılıyor. Hal böyle olunca da marketten ekmek almaya gidince bir de kitap alıp çıkıyoruz. Anna da benim bu ayki market ganimetim:))

Yeni Kitaplarım  || Kitap Alışverişi


Bu ayki Kitap Yurdu.com alışverişim de görselde gördüğünüz kitaplar vardı. Bu kitapların yayında kızıma manga da almıştım fakat o odasına götürdüğü için resme dahil olamadılar. Her ay kitap Yurdundan alışveriş yapınca ayrıcalıklı müşteri kategorisine yükselttiler ve %5 indirim uyguluyorlar. Böyle olunca daha avantajlı bir alışveriş oluyor. Bu hafta Gülün Adı %50 indirimli olunca daha da avantajlı oldu benim için alışveriş. İstediğim bir kitaptı ve indirim bekliyordum. %50 yi görünce hemen aldım ben de :))))

Yeni Kitaplarım  || Kitap Alışverişi


 Sherlock Holmes'i çok severim . Özellikle Benedict Cumberbatch'ın oynadığı Sherlock Holmes dizisi benim için bir numaraydı. Arkadya Yayınlarının yeni gözdesi Sherloc'un Kadınları çıkınca çok merak etmiştim. Kitap daha yeni elime geçti ve yarın okumaya başlamayı düşünüyorum. Bu konuda çok heyecanlıyım , umarım hayal kırıklığına uğramam...

   Okunmayı bekleyen kitaplarım çoğaldı. Azaltmadan başka almayacağım diyorum fakat olmuyor:))) Kitaplarım arasında sizin okuduklarınız var mı? Bana önermek istediğiniz kitaplar olursa yorumlarınızı bekliyorum. Bol kitaplı , mutlu günler!....



                                                            Kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.