Ephesus Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ephesus Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11/29/2019

Sakın Arkana Bakma - Jennifer McMahon

Kasım 29, 2019 5 Yorum

Sakın Arkana Bakma

   Elimde yayımlanmış tüm kitapları olan  sayılı yazarlardan bir tanesidir Jennifer McMahon . Yazarın tarzını ve kitaplarını çok seviyorum. Kimisini çok başarılı bulmuş kimisini de bir tık aşağıda bulsam da yazdıklarını sonuna kadar keyifle okudum. Fantastik ve gerilim öğelerini başarı ile birleştirmeyi başaran bir yazar bana göre Jennifer McMahon .

Yazarın yeni kitabının çıktığını görünce havalara uçmuştum. Gördüğüm olumsuz yorumdan sonra da "acaba mı? " diyerek bir süre kitabı almayı erteledim. Yazarın tarzını bilsem de yine de çizgisinden saptı mı diyerek bir süre tereddüt yaşadım. Eskişehir kitap fuarında kitabı internet fiyatında görünce dayanamayıp almıştım . Fuar sonrası yaşadığım üzücü olaylardan sonra kitap bir kenarda unutuldu . Geçen kitaplıkta gözüme çarpınca bekletmemeye karar verdim ve 24 saatte bitirdim kitabı .

 Yazar bu kitabında da fantastik ve gerilim öğelerini başarı ile harmanlamış. Bu sefer fantastik öğe olarak perileri tercih etmiş. Kitabın başında okumaya başlayınca bu perileri Tinkerbell tarzı düşünebilirsiniz. Çünkü 12 yaşlarında küçük çocuklar bahsediyorlar ve inanıyorlar . Kitabı okudukça daha çok süpernatural dizisinde gördüklerimiz gibi olduğu anlaşılıyor.

Kitap çift zamanlı ve iki farklı karakterin bakış açısı ve yaşadıkları ile anlatılıyor. Günümüzde Phoebe
, geçmişte ise Lisa .

Önce Phoebe'nin yirmi yaşındaki hali karşılıyor yazar bizi. Annesinden uzakta yaşamayı tercih etmiş bir genç kız olarak kaybolan küçük bir çocuğu duyar . Çocuğun kaybolduğu kasabaya gidince onun periler tarafından kaçıldığını düşündüklerini görür. Aradan on beş yıl geçer ve Phoebe otuz beş yaşındadır. Bir erkek arkadaşı vardır ve birlikte yaşamaktadırlar. Erkek arkadaşı Sam'in yıllar önce kaybolduğunu öğrendiği kız Lisa'nın kardeşi olduğunu öğrenir . Gelen telefon notlarla hayatları bir anda karışır. Lisa periler diyarından geri mi dönmüştür , onu kaçıran bırakmış mıdır yoksa bambaşka bir tuzağa mı çekilmektedirler ...

Geçmişte ise Lisa'yı , aile yaşamını ve onun kaçırılasıya kadar yaşadıklarını okuyoruz. Lisa ormanda perilerin yaşadığına inanmaktadır . Sadece o değil kasabalıların çoğu buna inanmaktadır . Lisa'nın annesi de bu inancı destekler nitelikte hikayeler anlatmaktadır. Babası hasta olan Lisa kafayı peri kralına takmaktadır . Ona hediyeler bırakır ve bir gün periler diyarına gideceğine inanır ...

Gerçekten periler var mıdır yoksa efsanelerle bambaşka bir kötülük mü saklanmaktadır ? Lisa kaçırıldı mı periler diyarına mı geçti ? Gelen not ve telefonların anlamı nedir ? Gibi bir çok soru kitapta cevaplanıyor.

 Kitabın ilk yarısını okurken yazarın bazı bölümleri gereksiz uzattığını hissettim. Bu ikinci yarısına geldiğim zaman ise heyecan dozu arttığı için tüm işlerimi bir kenara bırakıp kitaba yoğunlaştım ve elimden bırakamadım . Ne olacak merakı , acaba mı teorileri derken kitabı bitirdim. İyi ki farklı yorumları görmezden gelip kitabı alıp okudum dedim. Yazar beni hayal kırıklığına uğratmadı . Kitabı çok sevdim. Hatta sonundaki belirsizlik ile birlikte yazarın sonunu siz seçin dediğini düşündüm. İster fantastik dünyayı kabul edip o gerçekliğe inanın , ister bilim ve tıpa inanıp ona göre düşünün. Ben bilim ve tıp  alanını tercih ettim. Küçüklükten beri insan beynine yazılan efsaneler ve korkular yetişkinlik hayatını da nasıl etkiliyor Phobe üzerinden görüyoruz aslında . Ben çok sevdim  , okuyup okumamak size kalmış :)








Sakın Arkana Bakma - Jennifer McMahon
Kitabın Adı : Sakın Arkana Bakma
Yazar : Jennifer McMahon
Yayınevi :Ephesus Yayınları
Orjinal adı :Don't Breathe A Word
Çevirmen : Çiğdem Köfüncü
Sayfa Sayısı : 432


Bir yaz gecesi 12 yaşındaki Lisa evlerinin arkasındaki ormana gider ve bir daha geri dönmez. Bu gizemli olaya dair tek ipucuysa, Lisa’nın kayıplara karışmadan önce küçük kardeşi Sam’e büyülü dünyalara açılan bir kapıdan bahsetmiş olmasıdır. Lisa o kapıdan geçip Periler Kralı’yla tanışacağını ve kraliçe olacağını düşünmektedir.

Aradan 15 yıl geçer ve Sam, Phoebe isimli bir kızla sevgili olur ama ikilinin sıradan hayatları, Sam’in yıllar önce verdiği bir söz yüzünden çok geçmeden tepetaklak olur ve kendilerini gerçekle hayalin giderek birbirine girdiği, lanetli bir geçmişin gölgesinde yaşanan, tüyler ürpertici olayların içinde bulurlar.

Sakın Arkana Bakma! hem dünyada hem de Türkiye'de kendine kemik bir hayran kitlesi yaratan Jennifer McMahon'un en özgün yapıtlarından biri olarak görülüyor.

“Jennifer McMahon'un romanları her zaman okuru şaşırtmayı başarıyor. Bu kitap da bu başarının en somut örneklerinden."

- Randy Susan Meyers -
“Özgün bir dil, müthiş bir hayal gücü ve tüyler ürpertici bir evren. McMahon korku-gerilim konusundaki tüm hünerini ortaya koymuş."

- Publishers Weekly -






Jennifer McMahon Kimdir ?

Jennifer McMahon
 1968 yılında Hartford, Connecticut, ABD'de dünyaya gelmiştir. İlk kısa öyküsünü üçüncü sınıfta yazan yazar 1991 yılında Goddard College'da lisans eğitimini tamamlamıştır. Daha sonra Vermont College'daki Yazı Programı Yüksek Lisansında bir yıl şiir okumuştur.Bir şiir,bir romana dönüşen karasızlığı ile kendine biraz zaman ayırmaya karar vermiştir. Jennifer McMahon, evsiz barınak personeli, yetişkinler ve akıl hastalığı olan çocuklar için danışman olarak çalışmış, 2000 yılında tam zamanlı çalışmak için işinden ayrılmıştır.Halen Vermont'taki Montpelier'deki evinde yaşamaktadır.

Jennifer McMahon'ın Okuduğum Diğer Kitapları :

Kayıp Kızlar Adası 

29. Oda 

Söylemeyeceğine Söz  Ver

Neptün Cinayetleri

Şeytanın Eli

Eva'nın Çığlığı 


                                                            Kozmokitap

3/11/2019

Son Raunt - Liv Constantine

Mart 11, 2019 2 Yorum
Son Raunt - Liv Constantine

" Birini yakından tanımak için o kişiyle çıkmak bence biraz fazla abartılıyor. Hormon seviyeleri tavan yapmış ve karşı cinse duyduğun ilgi de kontrolden çıkmışsa, o zaman beyin zaten çalışmayı bırakır. "

  Mart ayının ilk bitirdiğim kitabı Son Raunt 'tu fakat yoğunluktan yeni paylaşabiliyorum. Kitap ilk çıktığı zaman almıştım ve okuma sırası yeni geldi kendisine .

Psikolojik-gerilim türündeki kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde Amber 'ı ve yaptıklarını okurken ikinci bölümde Daphne 'yi ve onun davranışlarının nedenlerini ve sonuçlarını okuyoruz.

 Amber 'ın hikâyesini okumaya başladığımda seyrettiğim bazı filmlere benzettim. Her şeyi planlayan ; sinsi , kurnaz bir kadın. Hedefinde zengin ve mutlu bir aile ve yakışıklı bir adam var. Kadının hassas noktasından faydalanıp onunla yakınlaşır ve aralarına karışır. Sonra ise sıra kocayı ayartmaya kalır.

Daphne'nin anlattığı bölümde ise kızdığım , bazen de sinir olduğum bazı davranışlarının nedenlerini ve olayların gelişimini onu gözünden görüyoruz. Onun bakış açısı ile okumak , yaptıklarına birebir tanık olmak çok güzeldi. Olayların aslında göründüğü gibi olmadığını ve perde arkasının ne kadar da üzücü olduğunu fark ediyoruz onun hayatını okurken . Amber'ın anlattığı bölümlerde bazı ip uçları olsa da derinden konuyu işlemek bambaşka...


Kitabı okumaya başladığımda bu klasik bir hikaye inşallah yazar böyle ilerlemez ve farklı bir seyir alır kitap derken yazar beni duymuş gibi olayın çizgisini değiştirdi. İşte dedim aradığım kitap ve aradığım yazar. Daha bir zevkle okumaya devam ettim kitabı. Bazı bölümlerde nedeni kesinlikle bu dedim ki yazar da beni doğruladı. Sonuna kadar zevkle okudum ve benim düşündüğüm çizgide ilerledi kitap. Fakat son üç -dört sayfada olanları ben de tahmin edememiştim. Kitap tam puan aldı benden . Kesinlikle tavsiyemdir .

 Son olarak "ava giden avlanır" atasözü çok uygun bu kitap için. Fakat bu kitapta ava giden bir kişi değil ve bu kitabı daha da çekici hale getiriyor !!






Kitap hakkında yazılanlar : 

“Zekice kaleme alınmış bir gerilim romanı. Sayfaları çevirmeden duramadığım gibi, sürprizleri de aklımı başımdan aldı.”
                                       - John Green - 
“Son Raunt herkesin birbirine okuyup okumadığını sorduğu türden bir kitap. Çünkü okuru hiç beklemediği bir yerden vuruyor.”
                                      - New York Times - 
“Kıskançlığa, ihanete ve güce dair muazzam bir anlatı. Ve Tanrım, o nasıl bir son!”
                                         - Reese Witherspoon - 
“Çok şaşıracağınızdan ve soluk soluğa kalacağınızdan şüpheniz olmasın.”
                                         - People -





Son Raunt - Liv Constantine Kitabın Adı :Son Raunt
Yazar :Liv Constantine
Yayınevi :Ephesus Yayınları
Orjinal adı :The Last Mrs. Parrish
Çevirmen :Ahmet Bora Pekiner
Sayfa Sayısı :464


Yayımlandığı andan itibaren büyük yankı uyandıran, kısa sürede New York Times bestseller olan ve pek çok dile çevrilen Son Raunt’da, gözü dönmüş bir kadının zafer uğruna yaptıklarına, beklenmedik gelişmelerle kontrolden çıkan hayatlara ve insan doğasının en vahşi haline tanık olacak; kötülük, intikam ve aşk gibi konular üzerine tekrar düşüneceksiniz. Liv Constantine’in tempoyu bir an bile düşürmediği bu karanlık hikâye, şoke edici finali, eşsiz üslubu ve sürprizlerle dolu olay örgüsüyle psikolojik gerilim meraklılarının yeni gözdesi olmaya aday.


Liv Constantine : 

Liv Constantine

Liv Constantine, USA Today'in, Wall Street Journal'ın ve uluslararası çok satan kitapların yazarı olan   Lynne Constantine ve Valerie Constantine kız kardeşlerin kalem adıdır. Kardeşler  karanlık hikayelerini ve  uydurma yeteneklerini Yunan büyükannelerinin  hikayelerini dinlemek için harcadıkları zamana bağlıyorlar.


Lynne bir sonraki kitabı üzerinde çalışan kahve tiryakisi ve twitter bağımlısı bir yazardır.

Valerie ise kitap okumayı çok seviyor. Çoğu gece  üçe kadar yatak baş ucu lambasının ışığında kitap okuyor.

Yazarlar ile ilgili daha fazla bilgi almak için sitelerini ziyaret edebilirsiniz : http://livconstantine.com



                                                            Kozmokitap

9/10/2018

Eva'nın Çığlığı - Jennifer McMahon

Eylül 10, 2018 6 Yorum
Eva'nın Çığlığı


“Bazen gerçek görmek istemeyeceğin kadar korkunç olabilir Bazen gerçeği bilmemek daha iyidir.”

Bütün kitaplarını çok sevdiğim , bayıla bayıla okuduğum Jennifer McMahon 'un son kitabı Eva'nın Çığlığı 'nı da sonunda okuyabildim. Her kitabı ile beni farklı bir dünyaya götüren yazar bu kitabı ile de hayal gücümün sınırlarını zorladı.

Geçmişte yaşanan bir felaket ile başlayan kitap Eva'nın ailesinin başına gelen farklı bir felaket ile devam ediyor. Bu bölümü okurken dikkatimi çeken bir tuhaflık kitabın sonlarına doğru aydınlanıyor. Ben yazar mı ne yazdığını unuttu diye düşünürken şaşırtıcı bir yol izlediğini okuyarak anlamış oldum.

Kitap birçok farklı karakteri barındırıyor. Ateş yiyen kız, Necco. .. İlerleyen bölümlerde kim olduğu ortaya çıksa da yazar bize ipucu vermiyor ve bu kız da nereden çıktı diye düşünmeme sebep oldu. Diğer karakterleri de kendi anlatımından okuyoruz . İlk başta bu karakterlerin konu ile ne alakası var derken yazar ince işçilik ile konu ve karakterleri dokuyarak birbirine bağlıyor.

Kitap gerilim kitabı olarak kayıtlara geçse de aslında gerilim değil. Gizem, doğaüstü olaylar , heyecan ve sürükleyici bir anlatım var kitapta.
    Bazı olayları ve katili kitabın ortasında tahmin etmiş olsam da Jennifer McMahon 'ın kalemine bayılıyorum. Her yazdığını gözü kapalı alır ve okurum.

Umarım yazım sizin için faydalı olmuştur.

Kitaptan Alıntılar :

"Ben asla başkalarının beklentilerini yerine getirmek için yaşayan koyun sürüsüne dahil olmayacağım."

"İnsanların neler yapabileceğini hiçbir zaman tam olarak bilemezsiniz. Dış görünüşlerinin ardında hiç ummadığınız bir kişilik taşıyor olabilirler. "

"Kimin ne yapıp yapamayacağını asla bilemezsin. Annem her zaman kimsenin farkında bile olmadığı silik insanların süprizlerle dolu olduklarını söylerdi."

Kitap Hakkında Yazılanlar : 

“McMahon Eva’nın Çığlığı’nda korku-gerilim türünde ne kadar başarılı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Kesinlikle okumalısınız!” – The New York Times

 "McMahon'ın son kitabında gizem ve hayal gücü yine akıl almaz bir uyum içinde. Sizi uykusuz geceler bekliyor.” - Booklist -

 “Eva’nın Çığlığı, McMahon’ın yarattığı muhteşem atmosferi ve merak uyandıran anlatımıyla kesinlikle yılın en iyi gerilim romanlarından biri.” - Kirkus Review -


  Kitabın Adı : Eva'nın Çığlığı
Yazar :Jennifer McMahon
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Orjinal adı : Burntown
Çevirmen : Elif Bulanalp
Sayfa Sayısı :400



Eva babasının şaşırtıcı şeyler icat etmesine tanık olarak büyümektedir. Bu icatların en ilginci ise insanları ölülerle konuşturduğu iddia edilen, Edison’un mirası da sayılabilecek bir makinedir.
Ama bir gece kasabada çıkan fırtına Evaların nehir kenarındaki evlerini vurur ve aile bu felaketle paramparça olur. Eva’nın o geceden hatırladığı tek şeyse, Edison’a ait makineden gelen bir sesin, “Tehlikedesiniz!” diye bağırmasıdır. Üstelik çok geçmeden Eva tehlikenin kendisine düşündüğünden de yakın olduğunu anlayacaktır.
Korku-gerilim türünde yazdığı pek çok kitapla hem okurlar hem de eleştirmenler tarafından ilgiyle takip edilen Jennifer McMahon son kitabı Eva’nın Çığlığı’nda da kan donduran, sürprizlerle örülü, karanlık bir hikâyenin peşine düşüyor.




Jennifer McMahon Kimdir ?

Jennifer McMahon
 1968 yılında Hartford, Connecticut, ABD'de dünyaya gelmiştir. İlk kısa öyküsünü üçüncü sınıfta yazan yazar 1991 yılında Goddard College'da lisans eğitimini tamamlamıştır. Daha sonra Vermont College'daki Yazı Programı Yüksek Lisansında bir yıl şiir okumuştur.Bir şiir,bir romana dönüşen karasızlığı ile kendine biraz zaman ayırmaya karar vermiştir. Jennifer McMahon, evsiz barınak personeli, yetişkinler ve akıl hastalığı olan çocuklar için danışman olarak çalışmış, 2000 yılında tam zamanlı çalışmak için işinden ayrılmıştır.Halen Vermont'taki Montpelier'deki evinde yaşamaktadır.

Jennifer McMahon'ın Okuduğum Diğer Kitapları :


Şeytanın Eli 

Neptün Cinayetleri

Söylemeyeceğine Söz Ver

29. Oda

Kayıp Kızlar Adası






                                                            Kozmokitap

6/07/2018

Şeytanın Eli - Jennifer McMahon

Haziran 07, 2018 1 Yorum

Şeytanın Eli


Bir insan yazdığı tüm kitaplarla da başarılı olabilir mi demeyin olabiliyor . Jennifer Mcmahon okuduğum tüm kitapları ile gönlümü fetheden bir yazar. Her yazdığı kitapla konu olarak farklı bir konu seçse de gerilim öğesi vazgeçilmezidir. Okuyucuyu duygudan duyguya sürüklemeye gerilimi tüm hücrelere kadar hissettirme iyi başarıyor. Bu konuda vazgeçemediğim bir yazar kendisi.

Eva'nın Çığlığı hariç tüm kitaplarını okudum yazarın. Şeytanın Eli 'de kitaplığımda bekleyen bir kitaptı, artık zamanıdır diyerek okudum bitti. Gerek kitabını ismi gerekse kapak görseli ile çok etkileyici bir kitap. Fakat okuduktan sonra içinin çok çok daha etkileyici olduğunu söyleyebilirim, kolay kolay unutulmayacak bir kitap.

Jennifer Mcmahon alışıldık üslubundan vazgeçmeyecek çift zamanlı olarak ilerletiyor yine kitabı . 1908 ve günümüz arasında gidip geliyor . Olaylar merkezi ortak, West Hall kasabası ve kasabanın kıyısındaki orman. Ormanın içerisinde ele benzeyen kayalıklar bulunmaktadır . Bu kayalıklara Şeytanın Eli demektedir kasabalılar. Kitap da ismini bu kayalıklardan almıştır.

Kitapta aslında iki kitabı aynı anda okuyoruz . Jennifer' ın yazdığı Şeytanın Eli kitabını okurken kitabın içerisinde ayrı bir kitap olan Sara'nın günlüğünü de okuyoruz. Sara'nın günlüğü ile 1908 yılında yolculuk yapıp başından geçenleri, gördüklerini ve hissettiklerini öğreniyoruz . Günümüzde ise benzer olaylar tekrarlanarak Sara'nın günlüğü yol gösterici olmaktadır.

Sara küçükken annesini kaybetmiştir . Onlara bakan ve babasına bazen arkadaşlık yapan bir kadın vardır , Sara ona teyze diye hitap etmektedir. Bu kadını ve kadınla olmayı çok seven Sara ondan çeşitli otları, büyü benzeri şeyleri öğrenmenin yanı sıra ölümden kısa süreliğine geri dönen uyuyanları da öğrenir ve nasıl uyandırılacağını da.

Günümüzde Ruthie'nin annesi kaybolmuştur. Ruthie annesini ararken kasabada daha önce kaybolup bulunamayan insanlar gibi olmasından korkmaktadır. Annesini ararken Sara'nın günlüğünün parçaları ile yolları kesişir . Araştırmaları parça parça tüm sırları gerçekleri ve tüyleri diken diken edecek olayları ortaya çıkartacaktır.

Her yörenin kendine ait bir efsanesi vardır. Bu kitabı okurken de çocuklara ormana girmemelerini söyleyen, orada bir canavar yaşadığını vurgulayan anne ile karşılaşıyoruz. Ne kadar çocukları vahşi hayvanlardan korumak için söylediği düşünüyor isek de söylediklerinin arkasında büyük bir gerçek payı vardır . Kitabı okuduktan sonra acaba diye düşünüyor insan , Yöresel tuhaf efsanelerinde gerçeklik payı olabilir mi???

Büyük bir merak gerilim ile okudum kitabı kesinlikle tavsiyemdir. Korkmayı ve gerilmesi göze alıyorsanız mutlaka okuyun derim.

Kitap hakkında yazılanlar : 

"Heyecanlı, gizemli ve korkutucu…"
                       -USA Today-

"Klasik bir hayalet öyküsünde arayacağınız her şey bu kitapta."
                       -Chris Bohjalian-

"Bu yılın en ürpertici romanlarından biri… İnsanı âdeta içine çekiyor."
                       -The Miami Herald-

"Tüylerinizi ürpertecek bir hayalet hikâyesi. Şahsen evimin arkasındaki ormana bir daha asla aynı gözle bakamayacağımı söylemeliyim."
                        -Heather Gudenkauf-





Şeytanın Eli
Kitabın Adı : Şeytanın Eli
Yazar : Jennifer McMahon
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Orjinal adı : The Winter People
Çevirmen : Deniz Beril Bacaklılar
Sayfa Sayısı : 432


West Hall'da insanlar gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor ve bu vakalara dair kasabada çeşitli efsaneler dolaşıyordur. En tuhaf olaysa 1908 yılına dek uzanır. Sara Harrison Shea, biricik kızının ölümünden birkaç ay sonra evinin arkasındaki tarlada ölü bulunur.

Bugünse on dokuz yaşındaki Ruthie, annesi ve kız kardeşiyle birlikte Sara'nın evinde yaşamaktadır. Genç kızın annesi Alice, daima insanlardan uzak olmak konusunda ısrarcı bir tavır sergilemiştir. Ne var ki bu kararı, acı verici sonuçlara yol açar. Ruthie bir sabah uyandığında, annesinin kaybolduğunu fark eder. İpuçlarının peşine düşen genç kız, annesinin yatak odasındaki döşeme tahtalarının altına gizlenmiş bir kitap bulur. İçinde yazılanlar Sara Harrison Shea'ya aittir. Ruthie bu tarihi gizemin içine çekildiğinde, annesini arayan tek kişinin kendisi olmadığını da fark eder.



Jennifer McMahon Kimdir ?

Jennifer McMahon
 1968 yılında Hartford, Connecticut, ABD'de dünyaya gelmiştir. İlk kısa öyküsünü üçüncü sınıfta yazan yazar 1991 yılında Goddard College'da lisans eğitimini tamamlamıştır. Daha sonra Vermont College'daki Yazı Programı Yüksek Lisansında bir yıl şiir okumuştur.Bir şiir,bir romana dönüşen karasızlığı ile kendine biraz zaman ayırmaya karar vermiştir. Jennifer McMahon, evsiz barınak personeli, yetişkinler ve akıl hastalığı olan çocuklar için danışman olarak çalışmış, 2000 yılında tam zamanlı çalışmak için işinden ayrılmıştır.Halen Vermont'taki Montpelier'deki evinde yaşamaktadır.

Jennifer McMahon'ın Okuduğum Diğer Kitapları :

Kayıp Kızlar Adası 

29. Oda 

Söylemeyeceğine Söz  Ver

Neptün Cinayetleri

Eva'nın Çığlığı 



                                                            Kozmokitap

1/29/2018

Kutup Yıldızı 1 - Mehtap Fırat

Ocak 29, 2018 16 Yorum
Kutup Yıldızı 1 - Mehtap Fırat


"Evrenin en parlak yıldızı sadece Kutup Yıldızı değil Nisa. Onu gerçekten görebilmek için hissederek bakmalısın. Ancak o zaman gerçek Kutup Yıldızı 'nı keşfeder ve sana kestirme bir yol göstermesini sağlarsın. "



1994 doğumlu genç yazarlarımızdan birisi Mehtap Fırat. Wattpad sitesinde yazılarını yayımlayan yazarın ilk kitabı Kutup Yıldızı.

Kitabı okumaya başlarken bir ergen kitabı belki basit bir kitap yani yaş grubu olarak küçük yaşlara hitap edebilir diye düşündüm. Kapak ve ciltli olması hoşuma gitse de tereddütlerim vardı. Bu tereddütlerimin yok olması için çok beklememe gerek kalmadı . Birinci bölümü bitirmeden kitabı sevdim ve öyle basit bir kitap olmadığını anladım. Yazarın dili ve duyguyu aktarımı , karakter yerleştirmesi ve onların davranışlarını şekillendirmesini çok başarılı buldum. Konu olarak da ilgi çekici ve duygusal bir kitap Kutup Yıldızı.


" Neden Kutup Yıldızı peki?"
" Çünkü her ne kadar yolumu şaşırıp kaybolmak istesem de ben sadece o inatçı, huysuz keçinin gözlerindeki ışıltıya bakmak istiyorum. "
" Romeo şu halini görse, Shakespeare 'e beni yeniden yaz derdi. "


Yetimhanede büyüyen iki kız Nisa ve Senem. Birbirlerine kardeş kadar yakınlardır. Acıların , sevinçlerini , hayallerini paylaşırlar birbirleri ile. On yedi yaşındadır genç kızlar. Bir gün Senem 'i evlat edinmek isteyen bir aile çıkar. Senem , Nisa olmadan gitmek istemez. İki kızı da evlat edinir aile. Bu iki çok yakın kız artık resmen iki kardeş olmuşlardır ...





Yeni aile, yeni ortam ve yeni okul kızların yaşamlarını nasıl etkileyecektir? Arkadaşlıklarını devam ettirebilmek mi yoksa daha da yakınlaşacaklar mıdır?

Kutup Yıldızı


Evlat edinen aileyi çok sevdiğimi söylemeliyim. Kızların hayatlarında olanları okumak çok keyifliydi. 570 sayfalık kitapta sıkıldığım bir bölüm olmadı. Kitabın başlarında yazar biraz uzatmış diye düşünsem de sayfalar ilerledikçe tarzına alıştım ve her duyguyu , olayı ve detayları anlatmasını sevdim. Bu sayede kitabı gözümde canlandırmak daha kolay oldu.

" İyi geceler Kutup Yıldızı. "
Son cümleyi söylediğimde ondan bir karşılık geleceğini beklemiyordum ama beni yine şaşırttı.
" İyi geceler Kedi Yavrusu. "

Serinin ilk kitabı Kutup Yıldızı. İkinci kitap wattpad de yayımlanıyor şu an . Yakın zamanda kitap olarak ellerime alıp okumak isterim. Kitap öyle bir yerde bitiyor ki az çok devamını tahmin etsem de okumak bambaşka olacak .





Kutup Yıldızı 1 - Mehtap Fırat
Kitabın Adı : Kutup Yıldızı
Yazar : Mehtap Fırat
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı : 576


Fedakârlık...
Dört hecelik basit bir kelime gibi görünse de, aslında onun hayatında bir dönüm noktasıydı.
Geçmişe dair kırgınlıklarını yetimhanede unutmaya çalışan Nisa, bir gün aynı kaderi paylaştığı arkadaşıyla farklı bir dünyanın kapısını aralar. İki dost, bu kapı aralığından uzatılan sıcacık ellere, kimsesizliğin soğuk rüzgârından korunmak ümidiyle sarılır. Nisa ve Senem sonunda o yetimhane odasının duvarlarına fısıldadıkları hayalleri gerçekleştirme şansı elde ederler.

İki dost, daha önce hiç karşılaşmadıkları sıcaklığın ve zenginliğin onları değiştirmesine izin verecekler mi? Hiç tatmadıkları aşkı yeni hayatlarında bulabilecekler mi?


                                                            Kozmokitap

1/26/2018

Kara Kış Beyaz Düş - Fatma Erdek || Kitap Yorumu

Ocak 26, 2018 0 Yorum
Kara Kış Beyaz Düş

 

   Erzurum'un Narman ilçesine atanan bir hakim Zeynep. İnsanlara adalet dağıtmak için uğraşır fakat yıllardır en büyük adaletsizliğe uğrayan , yıpranan , çıkmazda kalan kendisidir. Yanına yardımcı olarak aldığı Akgül... Henüz on altı yaşında ... Oysa Zeynep'le o kadar ortak noktaları var ki henüz farkında olmasalar bile. Onlar masum, onlar suçsuz... İkisi de benzer kabusları yaşadılar yaşıyorlar...

  Güven ... adı gibi güven dolu. İlk olarak adı geçince gerçekten güven verecek mi diye endişelensem de endişem yersiz çıktı.

   Hele Selim... Üvey baba Selim... Onun için söylemek istediğim o kadar çok şey var ki terbiyem müsaade etmiyor maalesef....



Kara Kış Beyaz Düş

      Yazar geçmiş ile bugünü , yaşananı ve hissedileni kelimelere öyle bir dökmüş ki okumuyor adete yaşıyorsunuz. Karakterler, tahliller çok yerindeydi. Verilmek istenen bütün duyguları hissediyor , Zeynep ile birlikte kapana sıkışmış hissini siz de yaşıyorsunuz. Benzer olay karşınızda aynı tepki verilir mi o tartışılır tabii.... Bazı konularda kitabın sonuna kadar hep bir soru işareti bırakmış yazar. Okuyor ,meraklanıyor, acaba mı diyorsunuz. Soruların tüm yanıtı ise kitabın sonunda cevaplanıyor. . Zeynep'i kara kışına tanıklık ederken bu kışın bir sonu gelecek mi diye merak ediyoruz okurken.

  Harika bir kurgu, harika bir anlatım ve muhteşem bir eser Kara Kış Beyaz Düş. Okuyun derim ...

Kitaptan alıntılar : 

"Bana uzak değildi korku; bana memleket, benim içimde, benim evimdi."

"Ne kadar süreyle olursa olsun, bazen bir yudum nefes, bir avuç mavi ve bir tutam özgürlük, bir ömre bedeldi."

" O an en çok istediğim şey, az önce geri gelen bilincimin beni sonsuza kadar terk edip gitmesiydi. " 

"Oysa ne kadar savaştım kendimle , bilsen nasıl unutmak istedim bu ayıbı" 

"Aşk unutulacak bir şey değil. Aşk insanın kararlarıyla gelen ya da giden bir şey değil Zeynep. Aşk, gerçek anlamda bir zehir. Bir kez içtikten sonra, geriye dönüş yok."








Kitabın Adı :Kara Kış Beyaz Düş
Yazar :Fatma Erdek
Yayınevi :Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı :400


Annesinin mutluluğu için kendininkini feda eden Zeynep, hiç ummadığı bir ateş çemberi içinde kalmıştır ve susmak zorundadır. Tek kurtuluşunun evinden ve Selim'den uzaklaşmak olduğunu düşünür. Bu karar onu hiç bilmediği yabancı ve soğuk bir memlekete sürükler. Fakat mesleğinin ilk tayin yeri olan Narman'da hayat, kaçtığı dünyadan çok daha çetin ve acımasızdır. Evinden yüzlerce kilometre ötedeki bu yerde karşılaştığı Karkız ve Güven, onun hasarlı ruhunun farklı yönlerine ayna tutacaktır.

Evinden ayrılırken, her şeyi geride bıraktığını sanan Zeynep için kara kış yeni başlamıştır aslında. Ve bu, onu beyaz bir düşe götürecek olan zorlu yoldaki ilk adımdır.


                                                            Kozmokitap

8/30/2017

Fırtına Kokusu - Nancy Pickard

Ağustos 30, 2017 1 Yorum
Fırtına Kokusu - Nancy Pickard

Nancy Pickard adını hep övgü ile duyduğum bir yazardı.  Okumayı çok istememe rağmen şu ana kadar bir türlü sıra gelemedi.

  Kitabı okuduktan sonra kendime çok kızdım , neden kitap elimde olmasına rağmen bu kadar geç okudum diye.  Yazarın bir diğer kitabı Cinayetin Şifresi de kitaplığımda, onu bekletmeden okumayı düşünüyorum.

   Nancy Pickard 'ın iyi bir hikaye anlatıcısı olduğunu duymuştum.  Bence iyi demek az gelir, harika bir anlatıcı.

  Kitap ilk sayfalardan itibaren beni içine çekti.  Karakterler ve kurgu o kadar iyi ayarlanmış ki okurken kusur bulamıyorsunuz.  Her karakterin öyküsü tam üzerine oturmuş , ne eksik ne fazla. ..

   Jody üç yaşında anne ve babasını kaybetmiştir.  Babası öldürülmüş, annesinin ise akıbeti belli değildir ; öldürüldü mü, kaçtı mı yoksa kaçırıldı mı...

   Yirmi üç yıl sonra Jody artık genç bir hanımdır.  Çiftlikten, babaanne ve dedesinin yanından ayrılmış kasabadaki ailesinin evine taşınmıştır.  Kendi hayatını düzene sokmaya çalışırken babasının katilinin erken tahliye edildiğini öğrenir.  Bu haber onu sinirlendirir, öfkelendirir, bir taraftan da meraklandırır.

  Jody öfkelene dursun yazar bizi geçmişe götürür.  Anne ve babasının hayatını,  nasıl insanlar olduklarını gösterir.  Tabii hapisten çıkan Billy 'nın de! !!!

  Sakin , durağan bir kasaba hayatı gibi görünürken geçmişteki sırlar ortaya birer birer çıkıyor.  Bir cinayet, tutuklanan bir insan ve akıllardaki şüpheler. ..

  Yazarın anlatım tarzını ve olayı kurgulayış şeklini, sürekli merakı canlı tutmasını ve çok az ipucu vermesini sevdim.


Fırtına Kokusu - Nancy Pickard

Kitabın Adı : Fırtına Kokusu
Yazar : Nancy Pickard
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Orjinal adı :The  Scent of Rain and Lightning
Çevirmen :Süreyya Çalıkoğlu
Sayfa Sayısı :395


Jody Linder, güzel bir yaz gününde sarsıcı bir haber alır: Babasının katili olarak hapis yatan adam salıverilmiş, Kansas'taki küçük Rose kasabasına geri dönmektedir. Babasının vurularak öldürüldüğü, annesinin ise kaybolduğu ve cinayete kurban gittiğine hükmedildiği fırtınalı gecenin üzerinden yirmi üç yıl geçmiştir. Ne amcalarıyla eniştesinin kendisini koruyup bağırlarına basmaları ne de büyükannesi ile büyükbabasının güvenli bir limanı andıran çiftliği, o felaket gecesinde Billy Crosby'nin sebep olduğu acıları silebilmiştir.

Hayatını babasının masumiyetini kanıtlamaya adayıp avukat olan oğlu Collin'in çabaları sayesinde Billy Crosby artık serbesttir. Kasabanın küçük nüfusuna rağmen çocukluklarından beri birbirlerinden uzak durmaya çalışan Jody ile Collin, kaybettiklerinden dolayı duydukları üzüntünün ortak olduğunu keşfederler.

Jody eski yaraları deştikçe ailesinin trajik geçmişine dair ürkütücü sırlar ortaya çıkmaya başlar. Bu mücadele ve zorluklara rağmen daha iyi bir geleceğe, hatta belki de aşka dair umutlar besleme cesaretini gösterir.


                                                            Kozmokitap

6/24/2017

Neptün Cinayetleri - Jennifer McMahon

Haziran 24, 2017 0 Yorum

Kozmokitap


"Bu kitap gerilim türünün benzersiz bir örneği. Kurgusu , karakterleri ve anlatımıyla dört dörtlük bir yapıt. "
              - Publishers Weekly - 


    Jennifer McMahon'ın son kitabı Neptün Cinayetleri. Yazarın bizde basılmış tüm kitaplarını okudum ve söylemeliyim ki hepsi birbirinden harika idi. Hepsi gerilim kitabı olması dışında konular ve işleyiş tarzı bütün kitaplarında farklıydı yazarın. Bu nedenle de okurken daha fazla lezzet alıyorum. Kendisini tekrar etmiyor ve beni şaşırtmayı her seferinde başarıyor. Şaşırtmak neden bu kadar önemli derseniz anlatayım. Çek fazla gerilim ve polisiye kitap okuyunca bir süre sonra katili, suçluyu ve kitabın sonunu tahmin etmeye başlıyorsunuz. Bazı yazarlar ve olayların işlenişi genellikle benzerlikler gösteriyor ya da bir süre sonra kendini tekrar etmeye başlıyor. Her ne kadar okuma süreci güzel olsa da sonunu tahmin ettiğiniz bir kitabı okumak ile sizi şaşırtan ve sürpriz bir sonla biten kitabı okumak arasında dağlar kadar fark oluyor. Ben her zaman şaşırmayı seviyorum çünkü her defasında hayal gücüm fazla mesai yapıyor ve yazarların kendini geliştirmesi hoşuma gidiyor. Neptün Cinayeetleri'nde de yazar beni şaşırttı ve tahmin ettiğim kişi çıkmadı , olaylar farklı yönde gelişti ve bu durum da okuma sürecimi daha keyifli bir hale getirdi.

   Kitap üç farklı bölümün birleştirilmesi ile oluşturulmuş.  Neptün Cinayetleri ile ilgili bir kitaptan bölümler ; cinayetlerin işlendiği 1985 yılında Reggie , arkadaşları ve ailesi ; 2010 yılında olanlar.....

kozmokitap


   1985 yılında polis karakolunun önüne bırakılmış süt kutusu içerisinde kadın eli bulunur. Bu bir sağ eldir. El bulunduktan beş gün sonra kadınların cesetleri  çıplak ve bağlanmış vaziyette halka açık bir yerde bulunur. Polis araştırma yapmasına rağmen bir ipucuna ulaşamaz. Cinayetlerin işlendiği yer sessiz , sakin ve olaysız bir banliyödür. İnsanlar şaşkındır. Neptünün son kurbanı da Reggie'nin annesidir. Fakat bu son kurbanda bir değişiklik olmuştur. Çünkü el polis karakolunun önüne bırakılmış fakat ceset asla ortaya çıkmamıştır....

   Reggie ve arkadaşları o dönem bu olayı saplantı haline getirmişler fakat bir sonuca ulaşamamışlardır. 2010 yılında Reggie artık büyümüş ve ünlü bir mimar olmuştur. Aldığı bir telefonla tüm hayatı değişir . Annesi bulunmuştur. 25 yıl sonra hayattadır ve ortaya çıkmıştır. Fakat çok hasta ve akli dengesi de bozuktur.

    Geçmişte yaşananlar bir çocuk olan Reggie'nin gözü ile bize anlatılırken , 25 yıl sonrası da bu sefer bir yetişkin olan Reggie'nin gözü ile anlatılıyor. Yaşananlar, katili arama süreci ve bu süreçte aslında Reggie'nin çevresindeki insanları özellikle de annesini tanıma sürecini okuyoruz.

   Sayfaları hızla çevirdiğim ve nasıl bittiğini anlamadığım bir kitaptı Neptün Cinayetleri. Yazarın kalemine bir kere daha hayran kaldım. Beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı. Gerilim kitapları sevenlere tavsiyemdir.




Kozmokitap



Kitabın Adı :Neptün Cinayetleri
Yazar :Jennifer McMahon
Yayınevi :Ephesus Yayınları
Orjinal adı :The One I Left Behind
Çevirmen : Ataol Sarıçiçek
Sayfa Sayısı :448


1985 yazında Reggie’nin hayatı, okulun dışlanmış öğrencilerinden Charlie ve Tara’yla karanlık bir sırra ortak olunca, derinden sarsılır. Yine aynı yaz Neptün adıyla tanınan seri katil, kaçırdığı kadınların ellerini polis merkezinin basamaklarına koyup cesetlerini halka açık yerlere bırakmaya başlar. Reggie’nin annesi, küçük kızın kendisine en çok ihtiyaç duyduğu esnada ortadan kaybolur ve kadından bir daha haber alınamaz.

   Yaşadığı korkunç yazı ve doğduğu yeri ardında bırakıp meşhur bir mimar olarak hayatına devam eden Reggie, başına gelenler yüzünden kimseye güvenmemekte ve hiçbir şeye bağlanamamaktadır. Ve bir gün kendisine gelen telefonla genç kadın, geçmişten gelen hayaletlerle yüzleşip Neptün’le hesaplaşmak zorunda kalır.

Jennifer McMahon yine okurlarını kendine has üslubuyla, rahatsız edici sırlarla örülü, ihanetin ve beklenmedik olayların yaşandığı karanlık bir yolculuğa çıkarıyor.




Jennifer McMahon Kimdir ?

Jennifer McMahon
 1968 yılında Hartford, Connecticut, ABD'de dünyaya gelmiştir. İlk kısa öyküsünü üçüncü sınıfta yazan yazar 1991 yılında Goddard College'da lisans eğitimini tamamlamıştır. Daha sonra Vermont College'daki Yazı Programı Yüksek Lisansında bir yıl şiir okumuştur.Bir şiir,bir romana dönüşen karasızlığı ile kendine biraz zaman ayırmaya karar vermiştir. Jennifer McMahon, evsiz barınak personeli, yetişkinler ve akıl hastalığı olan çocuklar için danışman olarak çalışmış, 2000 yılında tam zamanlı çalışmak için işinden ayrılmıştır.Halen Vermont'taki Montpelier'deki evinde yaşamaktadır.

Jennifer McMahon'ın Okuduğum Diğer Kitapları :

Kayıp Kızlar Adası 

29. Oda 

Söylemeyeceğine Söz  Ver

Şeytanın Eli

Eva'nın Çığlığı 




                                                            Kozmokitap

6/13/2017

Sözlemeyeceğine Söz Ver - Jennifer McMahon

Haziran 13, 2017 0 Yorum

kozmokitap

Yazarın Kayıp Kızlar Adası ve 29. Oda kitaplarını okumuş ve çok sevmiştim . Söylemeyeceğine Söz Ver kitabını aldıktan sonra yorumlarda diğer kitaplarının gerisinde kaldığı yazıyordu. Bu nedenle kitabı okumayı ertelemiştim , sonunda dayanamadım ve okudum.

   Kitabı ben diğer kitaplarının gerisinde bulmadım hatta daha çok sevdim 😍😍 Sürükleyici ve kurgusu sağlam bir kitap Söylemeyeceğine Söz Ver.

  Alzheimer hastası olan annesine bakmak için Kate 'ın döndüğü ilk gece cinayet işlenir. Bu cinayet yıllar önce onun çocukluk arkadaşının cinayetine çok benzemektedir. Cinayet araştırmaları devam ederken ara ara geçmişe dönen Kate arkadaşı Del'i ve anılarını hatırlar. Polisin şüpheli gözüyle baktığı Kate olayları çözebilecek mi dersiniz 😉

Yazarın kalemini gerçekten çok seviyorum. Hiç bir kitabını okuduğum için pişman olmadım . Yeni kitabını da okumayı dört gözle bekliyorum 🤗🤗 . . .



kozmokitap

Kitabın Adı :Sözlemeyeceğine Söz Ver
Yazar :Jennifer McMahon
Yayınevi :Ephesus Yayınları
Çevirmen :Bahar Karakaş



Jennifer McMahon'un sıra dışı romanı Söylemeyeceğine Söz Ver arkadaşlık, aile, bağlılık ve ihanet üzerine yazılmış gerilim dolu, derin iç görüsü ve güzelce örülmüş geçmişiyle kesinlikle unutulmaz bir kitap ve bir cinayet romanından fazlası. Bu unutulmaz güzellikteki romanda, bir kadının geçmişi ve geleceği karşı karşıya gelerek beklenmedik sonuçlara yol açıyor. Kırk bir yaşındaki okul hemşiresi, Alzheimer hastası olan annesi ile ilgilenmek için kırsaldaki evine dönmüştür. Geldiği ilk gece bir cinayet olur ve küçük bir kız öldürülür. Bu olay, kadının çocukluğunda yaşanan bir başka cinayete esrarengiz biçimde benzemektedir. Sınıf arkadaşları tarafından "Patates Kız" denilerek alay edip dışlanan yoksul arkadaşı Del de otuz yıl önce aynı şekilde öldürülmüştür. Del'in katili asla bulunamamış, o günden sonra küçük kız, hayalet hikâyeleri ve efsanelerde ölümsüzleşmiştir. Şimdi, yeni cinayetin soruşturması kahramanımızı karşı konulamaz bir şekilde içine çekerken, geçmişi ve geleceği korkunç, beklenmedik bir şekilde bir araya geliyor. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değil… Ve gençliğinin hayaletleri unutulmaktan çok uzak.



Jennifer McMahon Kimdir ?

Jennifer McMahon
 1968 yılında Hartford, Connecticut, ABD'de dünyaya gelmiştir. İlk kısa öyküsünü üçüncü sınıfta yazan yazar 1991 yılında Goddard College'da lisans eğitimini tamamlamıştır. Daha sonra Vermont College'daki Yazı Programı Yüksek Lisansında bir yıl şiir okumuştur.Bir şiir,bir romana dönüşen karasızlığı ile kendine biraz zaman ayırmaya karar vermiştir. Jennifer McMahon, evsiz barınak personeli, yetişkinler ve akıl hastalığı olan çocuklar için danışman olarak çalışmış, 2000 yılında tam zamanlı çalışmak için işinden ayrılmıştır.Halen Vermont'taki Montpelier'deki evinde yaşamaktadır.

Jennifer McMahon'ın Okuduğum Diğer Kitapları :

Kayıp Kızlar Adası 

29. Oda 

Neptün Cinayetleri

Şeytanın Eli

Eva'nın Çığlığı 



                                                            Kozmokitap

3/21/2017

29. Oda - Jennifer McMahon

Mart 21, 2017 1 Yorum
29. Oda

   Kayıp Kızlar Adası kitabını okuduğumda yazarın anlatım gücüne ve kalemine hayran olmuştum. 29. Oda kitabı çıktığı zaman bu kitabı da kesin okumalıyım diye düşündüm ve internetten 29. Oda ile birlikte Jeniffer McMahon'un bir diğer kitabı Söylemeyeceğine Söz Ver kitabını da aldım.

   Öncelikle kitabı ciltli ve uygun fiyata bulduğum için çok sevindim. Kitabın kapağı da içeriği ile tam uyuşmuş diyebilirim . Bu nedenle kapağını da sevdim. Kitap ise rahat, göz yormadan okunuyor.

  Bir canavar olabilirsiniz ve siz bile bunun farkında olmayabilirsiniz. Canavarlar tıpkı insanlar gibi görünür ve insan olduklarını düşünürler. Aslında içlerinde saklı bir canavar vardır. 

    Üç farklı zaman diliminde anlatılıyor olaylar. Farklı karakterlerin çerçevesinde anlatılan olayda her bölümde minik ip uçları ile ilerliyor ve şok bir son ile bitiyor. Hayal gücümüzü son demine kadar çalıştıran ve bizi merakta bırakmaktan zevk alan Jennifer McMahon 'un bu kitabını okumaktan son derece keyif aldım. Akıcı , gizem dolu ve sürükleyici bir kitaptı 29. Oda.

     Vemont'un kırsal kesiminde 28 odalı bir otel vardır: Kule Oteli. Otelin sahibinin eşi için bahçede inşa ettiği kuleden ismini almaktadır. Otelin sahiplerinin iki kızlar vardır. Kızlardan Sylvia 18 yaşında ortadan kaybolur. Rose ise akıl hastanesine girip çıkmaktadır.

  Kim olduğunu ve ne yaptığını biliyorum. Durmak zorundasın . Eğer durmazsan ben seni durdurmak zorunda kalacağım. 

     Rose'un kızı Amy yıllar sonra Kule otelinde eşi ve çocukları ile yaşamaktadır. Bir gece tuhaf bir olay olur otelde. Sabah polis geldiğinde Amy'nin ailesini öldürüp sonra da intihar ettiğini düşünür. Bu katliamdan sadece küçük kızı kurtulmuştur. Amy'nin elinde geçmişten gelen bir resim bulunur ve bu resimde 29. Oda yazmaktadır....

  Kule Otelindeki korkunç cinayatler  ile başlayan kitap bu vahşetin araştırılması ; Rose'un çocukluğu ;  Amy ve arkadaşlarının çocuklukları ve buldukları tuhaf sandık ile ilerler. Sürekli zaman değiştirip anlatılan olayları çok sevmesem de yazarı çok sevdiğim ve konu ilginç geldiği için sıkılmadan hatta kitabı elimden bırakamadan okudum. Gerilim, gizem , fantastik olayları sevenler bu kirtabı da çok seveceklerdir.

 Ölüm gelip kapını çaldığında,

onun soğuk yüzünü daha önceden 

görmüş olduğunu düşüneceksin.

O, merdivenlerinden yukarı tırmanırken,

onu en korkunç kabuslarından hatırlayacaksın.

Ve o sana ayna tuttuğunda ,göreceksin, 

O sensin ve sen O'sun.... 

   29. Oda ile ilgili çeşitli senaryolar üretsem de hiçbirisi tutmadı. Sonuna doğru bazı olayları tahmin ettim ,  beni son dakikaya kadar merakta bırakması , konunun tahmin edilemez olması ve karanlık sırlar okumayı daha da ilginç hale getirdi. Kalemine sağlık Jennifer McMahon. Diğer kitabını da zevkle okuyacağım.....


29. Oda

Kitabın Adı :29. Oda
Yazar :Jennifer McMahon
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Orjinal adı : The Night Sister
Çevirmen :Elif Bulanalp
Sayfa Sayısı :448


Bir zamanlar kırsal Vermont bölgesinin cazibe merkezlerinden biri olan, şimdinin harap Kule Oteli, sadece Amy, Piper ve Piper'ın küçük kız kardeşi Margot'nun anılarında o eski ihtişamlı hâliyle yaşıyordu. Otelin geçmişine ait karanlık, korkunç bir sır dostluklarını bir daha asla düzelmeyecek şekilde bozana dek üç kız çocukluklarının en güzel günlerini o otelde oynayarak geçirmişlerdi.

Şimdi birer yetişkin olan Piper ve Margot, hayatları boyunca, o yaz keşfettikleri dehşet verici sırrı geçmişe gömmeye çabaladılar. Ama bir gece yarısı Margot'nun, Piper'ı arayarak ona tüyler ürpertici bir vahşeti bildirdiği telefon konuşması, bu konudaki kararlılıklarını ve hayatlarını sonsuza dek değiştirecekti.




Jennifer McMahon Kimdir ?

Jennifer McMahon
 1968 yılında Hartford, Connecticut, ABD'de dünyaya gelmiştir. İlk kısa öyküsünü üçüncü sınıfta yazan yazar 1991 yılında Goddard College'da lisans eğitimini tamamlamıştır. Daha sonra Vermont College'daki Yazı Programı Yüksek Lisansında bir yıl şiir okumuştur.Bir şiir,bir romana dönüşen karasızlığı ile kendine biraz zaman ayırmaya karar vermiştir. Jennifer McMahon, evsiz barınak personeli, yetişkinler ve akıl hastalığı olan çocuklar için danışman olarak çalışmış, 2000 yılında tam zamanlı çalışmak için işinden ayrılmıştır.Halen Vermont'taki Montpelier'deki evinde yaşamaktadır.

Jennifer McMahon'ın Okuduğum Diğer Kitapları :

Kayıp Kızlar Adası 

Söylemeyeceğine Söz  Ver

Neptün Cinayetleri

Şeytanın Eli

Eva'nın Çığlığı 




                                                     

2/28/2017

Paranoya - John Rector

Şubat 28, 2017 4 Yorum
Kozmokitap


    Bir süredir Kitap Dostum android uygulaması ile kitap takası yapıyorumç Takas kitap için seçim yaparken Paranoya dikkatimi çekti. Gerilim kitaplarında beyaz kapak olunca bana albenisi daha fazla geliyor. 2016 basımı görünce kitabı da tamam bu kitap daha yeni , temizdir diye düşünerek takas yapmıştım. Bana gelen kitap 2011 basımı ve kapak kenarları bantlanmıştı. Açıkçası böyle gelince kızdım. Kitabı bitirdiğime göre  geri gönderip farklı kitap isteyeceğim. Ben kitabı kitaplığımda bulundurmaya niyetlenmiştim, bu nedenle biraz hüsran yaşadım....

  Kitap kapağının kenarları zarar görmesin diye bantlanmıştı muhtemelen ve kitapta da problem yoktu. Fakat benim istekte bulunduğum kitap ile bunun basım yılı da farklı gelince isteksizlik oldu bende....

 Kitabın konusu ve yazarın anlatım tarzına gelirsem yazarın tarzını basit buldum. Okuyucuyu yormayan çerez
türü kitaplardandı. Okurken beyninizi yormanız gerekmiyor. Size bir şey katmadığı gibi bir şey de kaybetmiyorsunuz...

Kitabın kahramanı tarafından birinci tekil şahıs ile yazıldığı için kitap daha samimi geliyor. Konu ise biraz yavaş ilerliyor. Çok fazla aksiyon beklemeyin kitaptan. Ayrıca gerilim de yok kitapta. Şahsen ben gerilmedim.)))

   Kızının ölümünden sonra ilaçlarını bırakan bir adam olan Dexter, dengesiz hareketleri yüzünden karısı tarafından da terk edilir. İlaçlarını almadığı zaman kendinden geçen ve hiçbir şey hatırlamayan Dexter bahçesinde ceset bulunca ne yapacağını bilemez ve katili kendisi aramaya karar verir. ...

  Görsel ve işitsel sanrıları olan bir adam ne kadar doğru karar verecektir ve katil kimdir? Gördüğü sanrı da öldürülen kız olunca ceset Dexter için daha da önemli hale gelecektir.

   Hızla okunan , ilginç bir kitap oldu benim için . Kitabın ismi konuya uygun değil bana göre. Paranoya ismini okuyunca daha farklı bir gidişat beklemiştim. O yönden hayal kırıklığı oldu.... Orijinal ismi kitaba daha uygun




Kozmokitap



Kitabın Adı :Paranoya
Yazar :John Rector
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Orjinal adı :The Grove
Çevirmen :Barış Satılmış
Sayfa Sayısı :287


İyileşmiş eski bir hükümlü cinayet işlediğinden kuşkulanırsa ne olur?
   John Rector'un karanlık ve büyüleyici psikolojik gerilim romanı Paranoya'da, Çiftçi Dexter McCray hem şüpheli hem dedektif oluyor. Sorunlu geçmişinden kaçmaya çalışan bu adam, evi terkeden karısını ölümle tehdit ettiğinin ertesi günü mısır tarlasının yanındaki kavak korusunda genç bir kızın cesedini bulur. Masumiyetini kanıtlama umuduyla gerçeği tek başına aramaya çıkar. Şimdi, ailesinden ve arkadaşlarından ayrı ve cinayet sırasında nerede olduğunu kanıtlayacak bir mazeretten yoksunken dağılmış bir hayatın parçalarını toplamasında ona yardım edebilecek tek bir kişi vardır: Ölü kızın kendisi…
  Rector, hikâyenin ve 'Katil kim?' tarzının karmaşıklığını anlamış, okuyucularını hem akılda kalıcı hem de huzursuz edici bir yolculuğa çıkarıyor...

                                                            Kozmokitap

2/21/2017

Paravan - Tim Weaver

Şubat 21, 2017 4 Yorum
kozmokitap

 
                                              ya ölüm bir son değilse? 

   İsmini çok duyduğum bir yazardı Tim Weawer. Polisiye kitapları çok sevdiğim için kitaplarını   merak etmiştim. Farklı bir kitap aramak için kitapçıya gidince şans eseri elime Paravan denk geldi ve kitabı hemen aldım. Yazarın ilk kitabının Paravan olduğunu bilmiyordum. Aynı zamanda kitap David Raker serisinin de ilk kitabı. Bilmeden doğru kitabı alıp okumaya başladım:))) Merak edenler için belirteyim David Raker serisinin yedi kitabı var şu anda....

  David Raker bir gazeteci. Eşini kanser yüzünden yakın zamanda kaybetmiş ve henüz kendisini toparlayamamıştır. Çok sevdiği karısının arkasından normal hayata uyum sağlamak çok zordur. O günden bu yana yatak odasında bile yatamamaktadır. Psikolojisi kötü durumdadır.

   Eşi ölmeden önce kayıp çocukların bulunmasına yardım eden David tekrar çalışmaya başlamakta zorlanmaktadır. Gazetecilik bağlantıları kullanarak bir tür gayri resmi dedektiflik yapmıştır ve bu işte de başarılıdır.

   Bir gün kapısını komşusu Mary çalar. Bir yıl önce araba kazasında yanarak ölen oğlu Alex'in aslında ölmediğini düşünmektedir. Çünkü oğlunu görmüştür. Oğlunu bulması için David'ten yardım ister. David bu işe şüphe ile yaklaşsa da araştırmaya başladıktan sonra işler umduğundan daha karışık bir hale gelir. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir ve bu işlerinin arkasında ummadığı insanlar vardır.....

kozmokitap

   Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen çok başarılıydı. Bu sıraları bir çok yazarın ilk kitabını okudum ve gerçekten başarılıydılar. Bir iki ufak aksaklığı saymıyorum. Sonuçta profesyonel okuyucu olunca bazı hataları daha rahat fark ediliyor:))))

   Anlatım tarzı ve dili sade yazarın. Konuyu işleyişi de merak yandırıcı. Bazı bölümlerde çok fazla aksiyon olmasa da ne olacak  merakı kitabı okutuyor ve kitabı elinizden bırakmak istemiyorsunuz.

David Raker'ı ve Tim Weawer'ın ona verdiği karakteri sevdim. Devam kitaplarını da alıp okumak istiyorum. Kİtapta tek sevmediğim olay kötü karakterlerin ikide bir David'in ölmüş olan karısından bahsetmeleriydi. Kayıb kişiyi  araştırmasını hep karısının geri dönme umuduna bağlayıp sürekli bunu tekrar etmelerini sevmedim. Çünkü bu kadarı fazla oldu. Bunu dışında belirttiğim gibi kitabı çok sevdim. Polisiye severlere tavsiyemdir....





Kozmokitap
Kitabın Adı :Paravan
Yazar :Tim Weaver
Yayınevi :Ephesus Yayınları
Orjinal adı : Chasing The Dead
Çevirmen : Dilek Kodal
Sayfa Sayısı :379


Bir yıl önce, Alex Towne'nın cesedi bulundu.
Bir ay önce, annesi Alex'i sokakta gördü.
Bir hafta önce, David Raker onu aramaya karar verdi.
Şimdi ise, bu kararı almamış olmayı diliyor.

   Mary Towne'nın oğlu Alex, altı yıl önce ortadan kaybolmuştur. Beş yıl sonra nihayet ortaya çıkar, ancak bir arabanın enkazı içindeki yanmış bir ceset olarak. Kayıp insanları araştıran dedektif David Raker işi almak istemez çünkü bunun, oğlunun anılarına takılıp kalmış mutsuz bir annenin yaşadığı göz yanılsaması olduğunu düşünür. Fakat kendi kaybının kapanına kısılmış olan Raker, istemeyerek de olsa işi kabul eder. Büyük bir hata yapmıştır.

   Raker derinlere indikçe Alex'in hayatının, annesinin sandığı gibi masum bir hayat olmadığını keşfeder. Alex'in geçmişinde, hiçbir zaman ortaya çıkmaması gereken bazı sırlar gömülüdür. Ve bu sırları korumak için cinayet işlemeye kararlı, karanlık ve tehlikeli bir adam peşindedir artık.

     Kısa zamanda Raker, ölümden daha beter şeyler olabileceğini öğrenir.


                                                            Kozmokitap

11/09/2015

Devlet Sırrı - Osman Aysu

Kasım 09, 2015 6 Yorum
 
Kozmokitap
  
   Osman Aysu kitaplarını geçen yıl kütüphanede bir amcanın tavsiyesi ile keşfettim. Bir Türk yazarın kitaplarını hele de bu kadar güzel yazan bir yazarı neden bu kadar geç keşfettim diye kendime kızmadım değil. O gün bu gündür yazarın bulduğum kitaplarını okumaya çalışıyorum. Yazarın bu kitabı da beni hayal kırıklığına uğratmadı. Oldukça sürükleyici ve güzel bir kitap Devlet Sırrı.

Yine kitabın içerisinde heyecan, ajanlar, romantizm var.
Kozmokitap

İstanbul'da bir gazeteci olan Pınar, erkek arkadaşı Orhan ile birlikte gittiği Moskova seyahatinde Olga isimli bir çiçekçi kadınla karşılaşır. Bu kadının öldürülmüş dedesinin babasının aşık olduğu kadın olduğunu öğrenir . Bu olaydan etkilenen Pınar dedesinin hikayesini yazmaya karar verir. İşte bundan sonra olaylar biraz karışır...
Kozmokitap

   Pınar dedesinin babası olan Bekir Sami Beyi araştırırken "çok gizli" ibaresi ile MİT arşivinde bulunan bir dosyanın yeniden gündeme gelmesine sebep olur. Bu olaydan sonra Pınar MİT tarafından taki edilmeye başlar. Olga ile tekrar görüşmek için Moskova'ya giden Pınar ve arkadaşı Orhan burada sadece Mit değil CIA ve FSB nin de takibinde olacaktır. Uluslararası bir telaşa sebep olan Pınar araştırmalarını sonlandırabilecek midir? Bu  "çok gizli " dosyanın içerisinde aslında ne vardır? Dedesinin ölümündeki gizemi çözebilecek midir Pınar?

    Okumayanınız varsa Osman Aysu kitaplarını denemenizi isterim. Bence seveceksiniz...

Kozmokitap





Kitabın Adı : Devlet Sırrı
Yazar :  Osman Aysu
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı : 512

  Pınar sevgilisi ile çıktığı Rusya gezisinde yetmiş yıl önce ölen büyük dedesini tanıyan yaşlı bir çiçekçi kadın ile tanışır. Gazeteci olan genç kız, Türkiye'ye döndüğünde ailesi hakkında bir kitap yazmaya karar verir.    
 Rusya'da, Türk istihbarat ajanı olarak görevliyken bir cinayete kurban giden dedesi Bekir Sami, kitabının başkahramanı olacaktır.  Dedesinin geçmişini araştırmaya başlayan Pınar, yetmiş yıllık bir devlet sırrının yeniden gündeme gelmesine sebep olur. Bekir Sami'ye ait bilgiler ÇOK GİZLİ mührü ile saklanmaktadır. Ve bu dosyanın açılması üç devletin istihbarat örgütlerini harekete geçirir. 
 Çiçekçi kadını bulmak için tekrar Rusya'ya giden Pınar, bir anda MIT, CIA ve FSB ajanları tarafından göz hapsine alınır.
 Üç devleti ilgilendiren yetmiş yıllık bu büyük sır nedir? 
 Neden gerçekler saklanmak zorundadır? 
 Pınar'la birlikte, bu gizemin tehlikeli yollarında koşmaya hazır mısınız?





                                                           
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.