Ay Işığı Sokağı - Stefan Zweig || Kitap Yorumu

Ay Işığı Sokağı - Stefan Zweig


     Bir Zweig hayranı olarak  Ay Işığı Sokağı , İş Bankası Kültür Yayınlarından basılınca hemen almak istedim. Bu isteğimin bir kısmı da 3 al 2 öde kampanyasıydı. Her zaman böyle güzel kampanyalar ile karşılaşmıyoruz.

 
  Ay Işığı Sokağı beş kısa öyküden oluşuyor. Her bir öykü ne kadar kısa olsa da içerdiği duygu yükü ve karamsarlık bakımından kalın bir kitaptan daha yorucu oldu benim için.

   Ay Işığı Sokağı kitapta ilk yer alan öykü. Fırtına yüzünden geciken gemisi yüzünden gece trenini kaçıran birisinin gece için kendisine bir sohbet arkadaşı ararken gördükleri ve yaşadıklarını anlatıyor.

   Leporella da ise kimsesiz Crescentia'nın yaşadığı kasabayı terk edip gittiği yerde hizmetçi olarak yaşaması ve yaşadığı evin sahibine olan aşkını anlatıyor. Sizin hissettiğiniz sevgi karşıdaki insan için korkutucu olabiliyor. Ve hele bu sevginin de sınırı yoksa diğer insanlar da bu sevgiden zarar görüyor. Crescentia 'nın sevgisinin korkutucu yönünü okuyoruz öyküde.

   Nişan ,1810 yılında yapılan savaşta konvoyu saldırıya uğrayan bir albayın gördükleri ve yaşadıkları konu edilmiş.

  Leman Gölü Kıyısında Olay 'da Gölde bir balıkçının bulduğu çıplak bir adamı ve sonrasında yaşananları konu edilmiş.

Avare'de ise Bir öğretmen ve onun rencide etmekten hoşlandığı bir öğrencisinin yaşadıkları anlatılıyor.

  Zweig'in eserlerinde her zaman bir miktar karamsarlık ve onun duygu  çalkantılarını belli eden cümleler bulunur. Fakat şu ana kadar okuduğum Zweigler arasında en karamsar eserin Ay Işığı Sokağı Olduğunu düşünüyorum.

  Bütün öyküler kötü bir sonla bitiyor. Bu öykülerin arasında benim en sevdiğim Leporella oldu.

  Kitabı ince olduğu için şehirler arası otobüs seyahatinde okumak için yanıma almıştım. Yolda bitti kitap ve beni geride bir ağrısı ile bıraktı.

   Benim gibi Zweig severler bu kitabı de sevebilirler diye düşünüyorum.Benim için tüm Zweig kitaplarının gerisinde kaldı kitap.  Fakat yazarı yeni tanıyacaksanız ilk okuyacağınız kitap kesinlikle Ay Işığı Sokağı olmasın.




Ay Işığı Sokağı - Stefan Zweig

Kitabın Adı :Ay Işığı Sokağı
Yazar :Stefan Zweig
Yayınevi :İş Bankası Kültür Yayınları
Orjinal adı : Die Mondscheingasse
Çevirmen :Regaip Minareci
Sayfa Sayısı :74


    Fransa’nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi izleyerek tanımadığı insanların marazi hayatlarına dalan bir gezgin; patronuna kölece bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi; 1810 yılında İspanya’daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay; 1918 yılının bir yaz gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri; yaşıtları üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel. Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarıp en uç noktalara sürükleyen deneyimlerin izini sürerken, okuru da ister istemez karakterlerinin ruh çalkantılarının içine çekiyor…


                                                            Kozmokitap

6 yorum:

  1. Bende Stefan Zweig okumak istiyorum sizce ilk hangi kitabını okumalıyım ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Satranç ile başlamıştım Zweig okumaya ve çok sevmiştim. Siz de Satranç ile başlayabilirsiniz :)

      Sil
    2. Ben Satranç ile başlamıştım Zweig okumaya ve çok sevmiştim. Siz de Satranç ile başlayabilirsiniz :)

      Sil
  2. Kitabı okumaya gürültülü bir ortamda başlamıştım. Dolayısıyla okuduğumdan hiçbir şey anlamadım ama fazlasıyla betimleme olduğunu hatırlıyorum. Zweig'ın kısa öykülerinde daha fazla betimleme ve karamsarlık olduğunu düşünüyorum. Son okuduğum Mürebbiye isimli kitabı da 4 kısa öyküsünden oluşan kısa bir kitaptı ama yorucu ve karamsar bir dili vardı kitabın. Yine de Zweig okumaya devam :)

    YanıtlaSil
  3. Satranç var bende. Başlasam devamının geleceğini hissediyorum :)

    YanıtlaSil

Scroll To Top