Franz Kafka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Franz Kafka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11/23/2019

Dava - Franz Kafka

Kasım 23, 2019 2 Yorum
Dava - Franz Kafka

   Milena'ya Mektuplar kitabı ile tanıştım Franz Kafka'nın kalemi ile. Sonra hayran olduğum Dönüşüm kitabını okudum. Dönüşüm ile kendisine  , anlatımına , kalemine hayran oldum Kafka'nın . Bu kadar hayran olduğum yazarın ismini çok duyduğum ve henüz okumadığım eseri Dava'yı aldım hemen . Aldım almasına da kitapta bir bölüm ancak okuyabildim. Kitap akmadı bir türlü , ben de dikkatimi tam olarak kitaba veremedim derken kitabı yarım bırakmak zorunda kaldım. Hiç sevmem böyle yarım bırakmayı fakat olmadı mıydı olmuyor işte. Zamanı daha gelmedi diyerek bir kenara bıraktım kitabı. Bu olayın üzerinden tam dört sene geçti. r Dava - Franz Kafka esene sonra kitaplığıma bakarken tekrar gözüme ilişti Dava. Belki zamanıdır diyerek aldım ve o zaman kitabı okuyamamış olan ben üç günde kitabı bitirdim ve üstelik de çok sevdim. Bir kitap size de uzak geliyorsa zorlamayın zamanı gelince okursunuz siz de ....

Kafka öldükten bir yıl sonra basılmış Dava. Yazıldığı dönemin ötesinde bazı evrensel sorunlara ve değerlere de değiniyor kitapta Kafka. Birçok inceleme okuyabilirsiniz bu eserle ilgili. Farklı görüşlere göre ve metnin altında anlatılmak istenenleri , imgeleri ele alıyorlar. Ben profesyonel bir yorumcu değilim. Bu yazıda tamamen kendi düşündüklerimi ve kitabın bana hissettirdiklerini yazıya dökmeye çalışacağım.

Kitaptaki baş karakterimiz Josef  K . . Kitap boyunca K. olarak geçiyor ve gerçek ismini öğrenemiyoruz. Bir sabah uyandığında tutuklandığını öğreniyor. Aynı bir sabah Gregor Samsa'nın böceğe dönüşmüş olarak uyanması gibi . Tutuklanıyor ancak hapse koyulmuyor. Davasının konusu da bildirilmiyor kendisine. Bu noktada okuyucu olarak kendimi K. nın yerine koyunca çok kolostrofobik hissettim. Kapana sıkışmış ve çıkamıyormuş gibi.  Tutuklandığınız söyleniyor , hakkınızda bir dava var üstelik de zor bir dava olduğu söyleniyor ancak ne neden tutuklandığınız  ne de davanızın konusu belli değil ....

  K. başta çok önemsemiyor olanları ve hayatına aynı rutinde devam ediyor. Arada dava aklına gelse de yanlışlık olmuştur deniliyor. Bir gün gelen bir telefona kadar . O telefonda haftasonu davanın görüleceği kendisine bildirilir. İşin ilginç yanı davanın saati söylenmez. Üstelik dava bir mahkeme salonunda da değil kenar mahallelerden birisinde bir apartman dairesinde görülecektir. Ne yargıcın davranışları normaldir ne de K. kendisini savunmak için söyledikleri. Sanki trajikomik bir olayı seyrettiğimi hissettim.

  Aslında Kafka'nın anlattığı ortam ve olaylar distopik bir ortamı anlatmaktadır . Dikkatli olarak okunduğunda ise sistemin çarpıklığını vurguluyor yazar . Adaletin sadece isimde kaldığı bir düzen !!! Tüm bu sıkıntıların ortasında ise stajer avukat ve yargıcın şehvete düşkünlüğü de vurgulanıyor. Gittiği yerdeki kadınların K. yı baştan çıkarma çabaları da çabası ...

Kitabı okumak isteyenler isminden yola çıkarak bir davanın anlatıldığını düşünmesinler. Bu kitap bir davadan çok daha fazlası . Josep K. nın bir nevi hayatı , kendisini sorgulaması ve çevresini eleştirel gözle incelemesi. Okuması kolay bir kitap demeyeceğim.  Zor bir kitap . Yeri gelip gülecek yeri gelip bunalacaksınız. Ama dediğim gibi kitabı zamanı gelince okursanız benim gibi büyük bir keyif alabilirsiniz.



Kitabın Adı :Dava
Yazar :Franz Kafka
Yayınevi :İş Bankası Kültür Yayınları
Orjinal adı :Der Prozess
Çevirmen : Gülperi Sert
Sayfa Sayısı :224



Dava yazılışından bir süre sonra dünya sahnesine çıkan, yurttaşlık haklarının askıya alındığı, bir sivil itaatsizlik imasının dahi zulümle karşılandığı totaliter rejimlere dair bir öngörü ve eleştiri olarak yorumlanır çoğunlukla. Nazi Almanya'sına dair bir "önsezi" barındırdığı söylenebilir belki. Erişilmez bir otorite tarafından yöneltilen ve ne olduğu hiçbir zaman açıklanmayan bir suçlamayla karşı karşıya kalan Josef K.'nın davasında, mahkemeye dinsel ya da metafizik bir otorite de atfedilebilir.

Kafka Dava'da suçu yalnızca bir eylem olarak tanımlamayıp zanlının "kötü niyeti"yle de ilişkilendiren ve suçtan çok suçluya odaklanan absürd bir hukuk sistemi paradigması inşa eder. Kuramsal olarak ortada yasadışı bir eylem olmaksızın suçu mümkün kılan bir sistemdir bu. Ancak Kafka suç, sorumluluk ve özgürlük üzerine yazarken bir sistem ya da doktrin ortaya koymaz, çözüm önermez. Okuru ister istemez içine çeken bu karanlık dünya tasavvurunun tartışmaya açık olmayan tek bir özelliği varsa, o da müphemliğidir.






Franz Kafka Kimdir ? 

Franz Kafka Yahudi asıllı Praglı yazar 3 Temmuz 1883 yılında doğdu. Liseden 1901 yılında mezun oldu ve ardından Prag’taki Karl-Ferdinand Üniversitesine girdi. Kafka, Hukuk tahsilli yazarlardan biriydi. Eserlerinde suç, özgürlük, yabancılaşma gibi dönemin edebiyatında sıklıkla işlenen temalara ve konulara değindi. Despot bir babası vardı ve Kafka’nın babasıyla ilişkisinin etkileri eserlerine yansımaktaydı. Kafka, 3 Haziran 1924’te 40 yaşında öldüğünde ardında birkaç eser bıraktı. Bu eserlerden en çok bilinenleri Dava, Dönüşüm, Şato ve Milena’ya Mektuplar adlı eserleriydi.

Kafka, yakın arkadaşı Max Brod’a eserlerinin hepsini yakmasını vasiyet etti. Kafka’nın vasiyetini yerine getirmeyen Max Brod, Kafka’nın dünya edebiyatında önemli bir konuma gelmesini sağladı.


 Franz Kafka'nın Okuduğum Diğer Kitapları :

Milana'ya Mektuplar 

Dönüşüm 

Aforizmalar



                                                     

8/22/2017

Yakılmamış Öyküler - Franz Kafka || Kitap Tanıtımı

Ağustos 22, 2017 3 Yorum

Kitabın Adı :Yakılmamış Öyküler
Yazar :Franz Kafka
Yayınevi : Yitik Ülke Yayınları
Çevirmen :Güneş Soybilgen
Editör: Bade Osma Erbayav
Sayfa Sayısı :170 sf
Fiyatı : 15 TL
Çıkış Tarihi : Ağustos 2017

Franz Kafka'dan “Yakılmamış Öyküler”

 “Üzüntü, özlem, yaşama olan bu bağlılığımla nasıl çıldırmıyorum daha? Çok yalnızım, dilsizlerin yalnızlığına benziyor yalnızlığım, onun için hoş görün bu gevezeliğimi, dinleyecek birini bulunca boşalttım içimi, susamazdım artık.”

    Franz Kafka bu öykülerde tüm yalnızlığını, kederini döküyor sayfalara. Hoş görmenin ötesinde seviyoruz onun gevezeliğini. Yakın dostu Max Brod’a tekrar tekrar teşekkür etmeli Kafka’nın yakılası bulduğu kimi öykülerini bizlere kazandırdığı için. Dünya edebiyatının olmazsa olmazlarından Franz Kafka’nın öyküleri “Yakılmamış Öyküler” adlı kitapta bir araya geliyor.

   Yitik Ülke Yayınları'nca yayımlanan “Yakılmamış Öyküler”i Güneş Soybilgen dilimize çevirdi, Bade Osma Erbayav ise kitabın karşılaştırmalı editörlüğünü yaptı. Kısa öykü sevenler için farklı bir yolculuk fırsatı “Yakılmamış Öyküler”. Bu ilginç kitap, kitaplığınızda mutlaka bulunmalı. Kafka’nın da dediği gibi, “Kafesin biri kuş aramaya çıkmış.” Öyküseverlere şimdiden iyi okumalar.



                                                            Kozmokitap

9/17/2014

Dönüşüm -Franz Kafka

Eylül 17, 2014 1 Yorum

 
Franz Kafka

      Kafka bu kitabında bir sabah böcek olarak uyanan Gregor Samsa'yı anlatmaktadır. Gregor uyandığında kendi odasındadır. Ancak kendisinde bir tuhaflık fark eder. Acınacak inceliğinde pek çok bacağı ve kabuklu , yay şeklinde sert bir sırtı vardır. Yatağından kalkabilmek bile  çok zor gelmiştir Gregor'a. Gregor'un babası iflas etmiştir ve borçlu olduğu insana  borçlarını ödeyebilmek için Gregor onun yanında çalışmaktadır. 5-6 yıl çalışsa ancak borçlarını ödeyebilecektir. Gregor bu işi sevmez fakat borçları yüzünden çalışır. Böceğe dönüşmesi Gregor için işten bir kaçış olmuştur. "Belki de böyle olması daha iyi oldu " diye düşünür.

     Gregor konuşulanları anlamakta , bir insan gibi düşünebilmekte fakat konuşamamaktadır. Sesi bir böceğin vızıltısı gibidir. Kendini ifade edemez. Böcek vücuduna sıkışmış bir insandır Gregor. Ailesi ona bakmaya bile dayanamaz. Sadece kız kardeşi ona yiyecek getirmekte ve odasını temizlemektedir. Bu hikayede Dönüşüm geçiren Gregor'dur fakat ailesi de bu olaydan sonra çok değişmiştir. Özellikle kitabın sonunda kız kardeşinin davranışları okuyucuyu çok şaşırtır.

Dönüşüm -Franz Kafka
   
  Beklenmedik bir değişim sonrasında insanların verdiği tepkiler, geçim sıkıntısı ile boğulan bir ailenin çabaları, aile içi iletişimler ve bir böceğin gözünden evde yaşananlar ustalıkla anlatılmış. Kafka'nın eşsiz tasvirleri ve anlatım tarzı ile Luis Scafati'nin hayal gücünün çizime dönüşümü ile birleşince muhteşem bir kitap ortaya çıkmış. Kafka'nın eserlerini okuduktan sonra diğer kitaplar arasından nasıl öne çıkarak neden klasikler arasında yer aldığını anlıyoruz.

     Sırf Kafka okumayı sevenler değil tüm kitapseverleri bu kitabı okumaya davet ediyorum.



Dönüşüm -Franz KafkaKitabın Adı :Dönüşüm
Yazar :Franz Kafka
Yayınevi :Kolektif Kitap
Orjinal adı : Die Verwandlung
Çevirmen : İlknur İgan
Sayfa Sayısı :132

"Gregor Samsa bir sabah yatağında huzursuz düşlerden uyandığında kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu. Kabuklu sert sırtının üzerinde yatıyor, başını birazcık yükselttiğinde, kayıp düşmek üzere olan yorganın tepesinde zar zor tutunduğu kahverengi, bombeli ve yay şeklinde şeritlerle bezeli karnını görüyordu. Gövdesine göre acınacak incelikteki pek çok bacağı gözlerinin önünde çaresizlikle titreşiyordu."

Kafka işte bu sarsıcı, tuhaf cümlelerle başlıyor yirminci yüzyılın en etkileyici eserleri arasında yer alan Dönüşüm'e. Keskinliği ve yalınlığıyla Kafka'nın edebi yoğunluğunu en iyi anlatan bu başyapıt, Arjantinli çizer Luis Scafati'nin hayal gücüyle birleşince, ortaya seyre doyulmaz bir edebi ziyafet çıkıyor.

"Kafka'nın sanatı okuyucuyu onu yeniden okumaya zorluyor. Eserlerinin sonları -ya da olmayan sonları- açık açık ifade edilmeyen, ama hikayenin başka bir bakış açısıyla yeniden okunmasını gerektiren açıklamalar sunuyor." Albert Camus

"[Kafka] ziyadesiyle bürokratikleşmiş bir toplumun şiirsellikten yoksun kumaşını romanın o muazzam şiirine; bir adamın gayet sıradan öyküsünü... bir mite, destana, daha önce görülmemiş bir güzelliğe dönüştürüyor." Milan Kundera





Franz Kafka Kimdir ? 

Franz Kafka Yahudi asıllı Praglı yazar 3 Temmuz 1883 yılında doğdu. Liseden 1901 yılında mezun oldu ve ardından Prag’taki Karl-Ferdinand Üniversitesine girdi. Kafka, Hukuk tahsilli yazarlardan biriydi. Eserlerinde suç, özgürlük, yabancılaşma gibi dönemin edebiyatında sıklıkla işlenen temalara ve konulara değindi. Despot bir babası vardı ve Kafka’nın babasıyla ilişkisinin etkileri eserlerine yansımaktaydı. Kafka, 3 Haziran 1924’te 40 yaşında öldüğünde ardında birkaç eser bıraktı. Bu eserlerden en çok bilinenleri Dava, Dönüşüm, Şato ve Milena’ya Mektuplar adlı eserleriydi.

Kafka, yakın arkadaşı Max Brod’a eserlerinin hepsini yakmasını vasiyet etti. Kafka’nın vasiyetini yerine getirmeyen Max Brod, Kafka’nın dünya edebiyatında önemli bir konuma gelmesini sağladı.


 Franz Kafka'nın Okuduğum Diğer Kitapları :

Milana'ya Mektuplar 

Aforizmalar



                                                            Kozmokitap            

7/31/2014

Milena'ya Mektuplar - Franz KAFKA

Temmuz 31, 2014 0 Yorum
   
Milena'ya Mektuplar - Franz KAFKA


    Milena Jesenska 23 yaşında yetenekli bir kadındır. O dönemde 36 yaşında olan Kafka'nın eserlerini Çekçeye çeviriyordu. Tanışmaları da bu vesile ile olmuştur. Başlangıçta sadece iş amacı ile olan bu yazışmaları zamanla kişiselleşmiş ve aralarında bir bağ oluşmasına sebep olmuştur. Yazışmaların olduğu dönemde Milena evlidir. Bu durum birbirlerini sevmelerine engel olmamıştır. Kafka mektuplarında günlük hayatından, hastalığından ( Kafka verem hastasıdır. Milena da bu hastalıktan muzdariptir. ) , Milena'ya duyduğu sevgiden ve özlemden bahsetmektedir, Mektuplarından birisinde "  Kalbimde sen varsan her şeye katlanabilirim " demektedir. 1920-1924 yılları arasında yazışmaları sürmüştür. Bu süre zarfında sadece 3 kez yüz yüze görüşmüşlerdir. Milena'nın mektuplarının akıbeti tam olarak bilinmediği için kitapta sadece Kafka'nın mektuplarına yer verilmiş. Milena'nın duygularının yansımalarını Kafka'nın yanıtlarından biraz anlıyoruz. "Evet , haklısın onu seviyorum. Ama Franz seni de seviyorum . " dediğini yine Kafka'nın mektubundan anlıyoruz. Kitabı okurken bu sebeple bir yarım kalmışlık , eksiklik hissi oluşuyor. Kafka'nın kendi monoloğu gibi geliyor bazen. Bazı bölümlerde Milena'nın bir sorusuna cevap yazdığı için konuya tam olarak adapte olunmuyor. "Korku ile ilgili yazmaya söz verdiğin şey beni de biraz korkutuyor." gibi. Burada yazmaya söz verdiği şey ne anlayamıyoruz. Kitabın sonunda 3 Haziran 1924'te ölen Kafka için yazdığı anma yazısı ve Max Brod'a yazdığı mektuplar sayesinde az da olsa Milena'nın sesini duymuş oluyoruz.

Milena'ya Mektuplar - Franz KAFKA

    Bu kitabı okurken bir roman ya da bir hikaye olmadığını unutmamak gerekiyor. Bu bir insanın en içten duygularını dile getirdiği özel mektuplarıdır. Bu nedenle sürükleyicilik beklenmemelidir. Doğruyu söylemek gerekirse kitabın başlarında sıkılmadım dersen yalan olur. Yaklaşık 40-50 sayfa okuduktan sonra bu tek yönlü  mektuplar beni etkilemeye başladı. Bizden yaklaşık 90 yıl önce yaşamış bir insanın özel yaşamını , duygularını öğrenmek biraz tuhaf bir duygu....

Kitabın Adı :Milena'ya Mektuplar
Yazar :Franz Kafka
Yayınevi :Tutku  Yayınları
Orjinal adı :Briefe an Milena
Çevirmen : Derya Öztürk
Sayfa Sayısı :392

Kafka Prag'da tanıştığı gazeteci Milena'nın öykülerini Çekçe'ye çevirmesini ister. Kafka'nın bu isteği ilişkilerinin başlangıcı ve aralarındaki yazışmaların toplandığı "Milena'ya Mektuplar" adlı eserin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Kafka'nın hayatının sonuna kadar süregelen ve bir roman havasında ortaya çıkan bu yazışmalar ümitsizliğin, çaresizliğin ve tıkanmışlığın tasvirine dönüşmüştür.

Kafka'nın de altını çizdiği gibi, "Mektup yazmak, hayaletlerin önünde soyunmak demektir, çünkü onlarda aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. Yazıya dökülen öpücükler yerlerine ulaşamaz, hayaletler yolda yalayıp yutarlar onları."







Franz Kafka Kimdir ? 

Franz Kafka Yahudi asıllı Praglı yazar 3 Temmuz 1883 yılında doğdu. Liseden 1901 yılında mezun oldu ve ardından Prag’taki Karl-Ferdinand Üniversitesine girdi. Kafka, Hukuk tahsilli yazarlardan biriydi. Eserlerinde suç, özgürlük, yabancılaşma gibi dönemin edebiyatında sıklıkla işlenen temalara ve konulara değindi. Despot bir babası vardı ve Kafka’nın babasıyla ilişkisinin etkileri eserlerine yansımaktaydı. Kafka, 3 Haziran 1924’te 40 yaşında öldüğünde ardında birkaç eser bıraktı. Bu eserlerden en çok bilinenleri Dava, Dönüşüm, Şato ve Milena’ya Mektuplar adlı eserleriydi.

Kafka, yakın arkadaşı Max Brod’a eserlerinin hepsini yakmasını vasiyet etti. Kafka’nın vasiyetini yerine getirmeyen Max Brod, Kafka’nın dünya edebiyatında önemli bir konuma gelmesini sağladı.


 Franz Kafka'nın Okuduğum Diğer Kitapları :

Milana'ya Mektuplar 

Aforizmalar



                                                            Kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.