İnkılap Kitabevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnkılap Kitabevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3/29/2021

Gündönümü Harekatı - Mustafa Ali Yurdupak

Mart 29, 2021 2 Yorum
 Gündönümü Harekatı
   Ölümden sadece aptallar korkar. İnsanı korkutan ölümden beter sonlardır.    

  İkinci Dünya Savaşı .... Kanlı ve birçok acının yaşandığı bir savaş. Bu savaş denilince çoğumuzun aklına   yahudilere yapılanlar ve Japonlara atılan Atom Bombası gelir. 

  İkinci Dünya Savaşında genç Türkiye tarafsız kalmayı tercih etmiştir. Buna rağmen savaşın ekonomik zorlukları ülkemizi vurmuş , yiyecek sıkıntısı baş göstermiş ve birçok ürün karne ile alınmaya başlanmıştır . 

   Bu dönemde birçok yahudi ve sosyalist bilim adamı Almanlardan ve yaptıklarından kaçmak için Türkiye'ye sığınmış sonra buradan Amerika'ya ya da farklı ülkelere geçiş yapmışlardır. Paul Winkler da bu bilim insanlarından birisidir. Kendisi sosyalist olduğu için Gestapo'nun listesine girmiş ve kurtuluşu Türkiye'ye kaçarak bulmuştur. Einstein'in daveti ile Amerika'ya gidecektir . Ancak izini bulan gestapo onun gidişine engel olmuş ve onu hala Almanya'da yaşayan kız kardeşi ile tehdit etmişlerdir. 

  Olaya Türk istihbaratı el atmış ve Paul Winkler'ı korumaları altına alıp ismini değiştirmişlerdir. İşte olaylar da bu noktadan sonra başlar ....

   Almanlar için Winkler çok önemli birisi haline gelmiştir . Onu Almanya'ya geri getirmek zorundadırlar. Bunun için de SS subayı Klaus Schramm'ı Türkiye'ye gönderirler. Sınırları olmayan psikopat bir kişiliktir Schramm. 1943 kışında Türkiye'ye gelirken kendisine son derece güvenmekte ve Türk Ajanlarını ve istihbaratını küçümsemektedir. Ancak henüz Amcabey ve Tarık Silahtar ile tanışmamıştır ...

İstihbarat yağlı güreş değil bir satranç oyunudur maksat rakibin hamlesine mani olmaktır.

  Heyecanla okuduğum bir kitap oldu Gündönümü Harekatı. Farklı ülkelerden istihbarat ajanlarının Türkiye'de cirit attığı ve ülkemizi bir şekilde savaşa sokmaya çalıştıkları dönemde istihbarat ajanlarımızın canları pahasına yaptıkları fedakarlıklar...  Ülkemizi seven ülkemiz için her şeyi yapmaya hazır insanımız olduğu gibi kimi para için kimisi taraftar olduğu için kimisi de birilerine iyi görünmek için karşı tarafa bilgi satan ve yardımcı olanlar ...  Casuslar , karşı casuslar ve çift taraflı ajanlar ... Kılık değiştirmeler , gizli haberleşmeler , güvenli evler . 

   Büyük bir heyecanla okuduğum kitaplardan birisi oldu Gündönümü Harekatı . Kesinlikle çerezlik bir kitap değil. Yazar Mustafa Ali Yurdupak'ın yaptığı araştırmalar sonucu kaleme aldığı , büyük bir emek sonu ortaya çıkan bir kitap . Okurken ne kadar dolu dolduğunu anlıyorsunuz . Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan birisi. 




Gündönümü Harekatı Kitabın Adı :Gündönümü Harekatı
Yazar : Mustafa Ali Yurdupak 
Yayınevi : İnkılap Kitabevi
Sayfa Sayısı :407

Stalingrad bozgunu sonrasında umutlarını içinde nükleer bir bombanın da olduğu mucize silahlara bağlayan Nazi Almanyası için, pençelerinden kaçarak Türkiye’ye sığınan parlak bilim insanı Paul Winkler uğruna çok şey feda edilebilecek birisi haline gelmiştir.

Zalimliği ile nam salmış Gestapo’nun peşine taktığı SS’lerden kaçarken hayatını yeni bir kimlikle sürdüren muhalif bilim insanı Winkler, canı pahasına bir mücadeleye girişecek; bir yanda Nazilerin elindeki kız kardeşi, diğer yanda kaçmak zorunda kaldığı için ayrıldığı Cemile arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.

Mustafa Ali Yurdupak, dünya tarihine II. Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi’ndeki son Alman tank taarruzu olarak geçen Kursk Muharebesi öncesinde, 1943 yılının o tekinsiz kışında, İstanbul’a gelen Gestapo ajanı Klaus Schramm ile işinin ehli Türk ajanları Amcabey ve Tarık Silahtar’ın arasında yaşanan kıyasıya mücadeleyi anlatırken okurlarını heyecanlı bir maceraya davet ediyor.

Bu macerada kılık değiştirmeler gizli ittifaklar, hainlikler, işkence eşliğinde sorgular, faili meçhul cinayetler ve türlü casusluk numaralarıyla bezeli dolu dizgin bir hikâye sizleri bekliyor.








Mustafa Ali Yurdupak Kimdir? 

1978 yılında Samsun’da doğdu. İlk ve orta öğretimini bu şehirde tamamladı. 2001 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl, o zamanki adıyla, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı’na Uzman Yardımcısı olarak girdi. Sonraki yıllarda kamu kurumlarında Uzman, Şube Müdürü ve Daire Başkanı olarak çalıştı. 2007 yılında Harvard Üniversitesi’nden kamu yönetimi alanında yüksek lisans derecesi aldı. 2012-2016 yılları arasında New York’ta Ticaret Ataşesi olarak görev yaptı. Kariyerine uluslararası bir kuruluşta devam etmektedir. Edebiyata olan ilgisi küçük yaşlarda başladı. Üniversite yıllarında çeşitli öyküleri öğrencilerin çıkardığı dergilerde yayımlandı. 2018 yılında Ankara’da temel yazarlık ve yaratıcı yazarlık alanında kurslara katıldı ve bu alanlardan sertifika aldı. 2019 yılında ilk roman denemesi olan Gündönümü Harekâtı’nı yazdı.

                                                     

2/09/2021

Bobby Brown'un Olağan ve Üstü Öyküsü - Arzu Birol

Şubat 09, 2021 2 Yorum
Bobby Brown'un Olağan ve Üstü Öyküsü


" Gerçeğin tek olmadığını kendi gözlerinle gördün . Hatta gerçek nedir ? Camdaki buğu? Rüzgarın savurduğu kum tanesi? Sadece güçlülere ait olduğu iddia edilen bu gezegendeki en eski yalan , gerçeğim ta kendisi..."

Arzu Birol'un ilk kitabı Bobby Brown'un Olağan ve Üstü Öyküsü . Kitap fantastik tarzda olsa da verdiği alt mesajlar ile harika bir kitap ve hızla okunuyor. 

Havtor gezegeninden dünyaya ışınlanan Albay Algor 'un minik bir köpeğin bedeninde sevip , koruyacağı insanın bulma görevini yerine getirirken başından geçen olayları anlatıyor kitap. 

Bir köpeğin gözünden insanları , Sirius gezegeninden gelmiş olan kedileri , Orion'lu kargaları keyifle okurken ince ince işlenen mesajları okumak çok keyifliydi. 

Okurken bir hayvan olarak bu dünyada yaşamanın ne kadar zor olduğunu bir kere daha fark ettim . Sevgi ve bağlılık ise her zorluğu yeniyor , süreç ne kadar zorlu olsa da !! Sevmek bazen vazgeçmek , arkanı dönüp gidebilmektir. Bobby Brown bu yolculukta kendinden vazgeçmeyi öğrenirken , sevgi uğruna pişip olgunlaşıyor. 

Dostluk için hepimizin aynı olasına gerek yok . Farklılıklarımız eksi değil artılarımızdır aslında . Bu kitabı okuduğum zaman çevreme bakış açım farklılaştı. Artık bahçede kedileri beslerken bizim siriuslular geldi diyorum :DD Şaka bir yana bütün hayvanların da canlı olduğunu ve onların da duyguları olduğunu unutmayalım!!!!


Bobby Brown'un Olağan ve Üstü Öyküsü
Kitabın Adı :Bobby Brown'un Olağan ve Üstü Öyküsü
Yazar :Arzu Birol
Yayınevi :İnkılap Kitabevi
Sayfa Sayısı :216

“Evet Albay. Şanslısınız. Gördüğüm kadarıyla insan türü bir varlıkla direkt iletişime geçme hakkı verilmiş size... Bakalım… Bu bir dişi. Yirmili yaşlarının sonunda… Üstelik bu kadının sana evini açacağı da yazılmış. Biliyorsun senin gibi Dünya gezegenine ışınlanma hakkı kazanan pek çok kardeşimizin atandığı özel bir insan olmuyor. Genelde bu zorlu gezegende kendi başlarına hayatta kalıp evrimleşme mücadelesi veriyorlar. Dünya gezegeni buraya benzemez Algor. Orası tahmin ettiğinden daha tehlikeli bir yer.”

Albay Algor, Havtor gezegeninden insanını bulmak üzere Dünya’ya gönderilir. Kendini kahverengi küçük bir köpek bedeniyle Şişli Cami’nin avlusunda bulur… İnsanını bulana kadar geçecek olan süre tam bir serüvenler silsilesidir. Arzu Birol’dan fantastik bir roman.









                                                     

2/08/2021

Alıştığımız Gibi Değil - Pandemi Döneminde Ebeveyn Olmak Sorunlar ve Çözümler

Şubat 08, 2021 1 Yorum
Alıştığımız Gibi Değil


Korono hiç beklenmedik bir anda hayatımıza girip tüm hayatımızı ve hayatın olağan akışını değiştirdi. 

Önce bilinmeyen bir hastalık ve ya bulaşırsa endişesi... Sonra okulların geçici tatil olup bir daha açılmaması ... Maskenin hayatın bir gerçeği haline gelmesi ve sokakta insanlardan uzak kalma çabası ...  Tabii bu çaba çoğunlukla tek taraflı oldu . Kişisel olarak , kendi tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki ne kadar uzak durmaya çabalarsam insanlar o kadar yaklaşmak için uğraştılar , marketlerde dibime girdiler. Maskelerini düzgün takmadılar çoğunlukla . Her uyardığımla da tartışma derecesine geldik ve ne hikmetse kendilerini hep haklı görme çabası içindeydiler . Bahaneleri yaptıkları eylemden beterdi!!!! Bu tarz insanları gördükten sonra düşündüm de aslında bizim ülkemizdeki yayılım gerçekten az... Allah'ın hikmeti... 

   İşte bu dönemde rehber olacak nitelikte bir kitap Alıştığımız Gibi Değil . Pandemi döneminde yaşananları kaleme alan yazarlar , bu dönemi daha rahat atlatabilmek için neler yapılabilir anlatıyorlar kitapta. Çocuklar , ebeveynler ve öğretmenler için verilen tavsiyelerin yanında etkinlik örnekleri ile de keyifli vakit geçirecek önerilerde bulunuyorlar . 

  Benim de iki çocuğum var ve ikisi de üniversite öğrencisi . Biz bu dönemi rahat atlattık ve evde sıkıntı olmadı. Daha küçük yaş grubunda çocuğu olanlar bu dönemde zorlanmışlar . Çocuklar parka gidip oynamak , arkadaşları ile bir arada olmak istediler ve online eğitim onlar için zor oldu . Çünkü ya uyanmak istemediler ders için ya da online ders için oyunlarını bozmak .  Evden çıkmayınca artan kardeş kavgaları da anne-babayı bunaltmış durumda. İşte siz de böyle zorluklar yaşıyor ya da bu yaş grubu çocukların öğretmeni iseniz bu kitap tam da sizlere göre. 

  




Alıştığımız gibi değil
Kitabın Adı :Alıştığımız Gibi Değil - Pandemi Döneminde Ebeveyn Olmak Sorunlar ve Çözümler 
Yazar :Seçil Akaygün Cüntay - Şükran İlimsever Başarır
Yayınevi :İnkılap Kitabevi
Sayfa Sayısı :176

“Alıştığınız gibi değil, üstelik sadece alıştığınız gibi değil değil, bildiğiniz gibi de değil. O nedenle yeni bilgilerle dönemin gerekliliklerine uygun yeni alışkanlıklar geliştirirken pusulalarımızı ayarlayacağımız ilkelere ihtiyacımız var.

Çocuklarınızın gelecekte bugünlerden hatırlayacakları şeyin sıcak, kabul edici, gerçekçi bir ev ortamı olmasını istediğinizden kuşkum yok. Bu isteğiniz yönünde adımlar atarken çok yararlanacağınız bu kitap, su gibi akıp gidecek.”

Prof. Dr. Yankı Yazgan










                                                     

11/11/2020

Vecihi - Kara Tehlike || Orhan Bahtiyar

Kasım 11, 2020 0 Yorum
Vecihi


"Onun için havada geçen her an toprağın altına girmeden cennette önceden geçirilmiş zaman demekti."

 "Uçmak özgürlük özgürlük de mutluluktur, ..."


Vecihi . Hayattaki en büyük aşkı uçmak ve vatan . Türk havacılık tarihine adını altın harflerle yazdırmış , istiklal madalyası sahibi Vecihi Hürkuş, nam-ı diğer "Kara Tehlike ".

İçimi coşku ile dolduran duygularla okudum kitabı. #vecihi 'nin hayatına misafir oluyoruz . Uçma aşkı ile dolu olan bu adam ilk önce hedefine ulaşamayınca makinist oluyor sonra da çok istediği pilotluk mertebesine ulaşıyor.

Önce Bağdat sonra Kafkas cephesinde görev alıyor, ardından da esaret günleri başlıyor. Çok üzücü bir bölümdü bu bölüm . İçim ezilerek okudum.

Sonrasında ise Anadolu ve Kurtuluş Savaşında aldığı rol. Hep karadan bakış açısı ile okuduğumuz tarihe bu sefer teyyarelerin üzerinden tanıklık ediyoruz. Vecihi ile birlikte uçtum ben de özgürce göklerde. Onun mucizelerine tanık oldum , her an onlar için korktum. Yunanlılar ile hava muharebesinde onun yanında , onlar için dua ediyordum. Bir film sahnesi değildi olanlar. Gerçekten orada , onlarlaydım. Bedenim orada değildi belki ancak benliğim ve ruhum zamanda geriye gidip destek oldu , umut vermeye çalıştı onlara . Gerçi Türk askeri umudunu hiç kaybetmemişti.

Tarihimizi Vecihi Hürkuş 'un gözünden görmek , o zamanlara tekrar uzanmak , Miralay İsmet Bey'in çadırına misafir olmak , kısa da olsa özellikle bugün Mustafa Kemal Paşa 'nın gözlerinin maviliğinde kaybolmak eşsiz bir deneyimdi.

Uçaklar ve uçuş konusunda benim bir deha olarak nitelendirdiğim Vecihi 'nin hayatına hızlı bir giriş yapıp , tarihimizi onun gözünden okumalısınız . Muhteşem bir kitaptı , tavsiyemdir .






Vecihi
Kitabın Adı : Vecihi - Kara Tehlike
Yazar : Orhan Bahtiyar
Yayınevi :İnkılap Kitabevi
Sayfa Sayısı :384

Gökyüzüne sevdalı bir milli değer: Vecihi Hürkuş.

Vecihi Kara Tehlike, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında yarattığı mucizelerle Kurtuluş Savaşı'na büyük katkı sağlayan, Türk havacılık tarihinin mihenk taşlarından Vecihi Hürkuş'un azmini ve sarsılmayan inancını anlatan belgesel niteliğinde bir roman. Vecihi Hürkuş, savaş dönemi bilinen adıyla "Kara Tehlike" yıkımın ve imkânsızlığın ortasında mavi gökyüzünde umudu yeşertiyor. Elinizdeki roman, esir düşse de teslim olmamayı şiar edinen Vecihi Bey'in, kadim topraklarımıza gösterdiği sayısız fedakârlığı anlatıyor. Ve, unutuluşa mahkûm edilerek sessiz sedasız ölüme giden bir milli kahramanı…








Orhan Bahtiyar Kimdir ?

Orhan Bahtiyar1973 yılında İstanbul'da doğdu. Sırasıyla Moda İlkokulu, Kenan Evren Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümlerini bitirdi.

1985-1992 yılları arasında Adalar Su Sporları Klübü'nün Lisanslı sporcusu olarak yüzdü. Ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceler aldı.

1998-2002 yılları arasında bir internet sitesinde yayınlanan mizahi denemelerini bir araya toplayarak, 2004 yılında Robdöşambr Kullanma Klavuzu isimli deneme kitabını yayımladı. 1998-2010 yılları arasında çeşitli Uluslararası firmalarda Satış temsilcisi, Eğitim Yöneticisi ve Satış Müdürü olarak çalıştı. 2010 yılında kurumsal kariyerine ara vererek, Romancılık ve Eğitim Danışmanlığı üzerine çalışmaya başladı. 2011 'de İdeon Tanrıların Yolu , 2013 Martta Elohim'in Çocukları , 2013 Kasımda  Hürkuş ile Göklerde, 2014 te Gece Teyyarede Açıkta kitapları yayımlanmıştır .  Evlidir, Öykü ve Kuzey'in babasıdır.

Yazarın Okuduğum Diğer Kitapları :

Barut Kokulu Çiçekler 

Ateş Kırmızı 




                                                     

11/05/2020

Son Ada'nın Çocukları - Zülfü Livaneli

Kasım 05, 2020 3 Yorum
Son Adanın Çocukları


"Babam bana ' İyiler her zaman kötüleri yenecek kadar güçlüdür, ' derdi . ' Yeter ki , güçlerinin farkına varıp birleşşinler .' 

" '... dünyada kötülük daha planlı , iyiliğin içindeki saflık , planlı olmamasına neden oluyor , onu güçsüz yapıyor. Bu yüzden dünyanın her yerinde kötülük saflığı yeniyor. '

Zülfü Livaneli'nin, İnkılap Kitabevinden  çıkan Son Ada kitabının son baskısını Eylül ayının sonunda okumuş ve çok sevmiştim . O kadar çok sevdim ki herkese tavsiye etmiş ve her yerde ne kadar beğendiğimi belirtmiştim. Yaşar Kemal'in muhteşem ön sözü ile başlayan kitap ütopya olarak başlayarak distopyaya dönüşüyordu. Okurken Hayvan Çiftliği , 1984 , Sineklerin Tanrısı 'nı hatırladım. Klasik eserleri okurken aldığım lezzeti aldım kitaptan . 

 Son Ada'da olan olayları bu sefer bir çocuğun gözünden , onun yaşadıklarını ve hissettiklerini okuyoruz Son Ada'nın Çocukları 'nda. 

Hayallerimin adası olarak nitelediğim son ada ile tekrar buluştuğum için çok mutluyum . İnsanların barış içinde yaşadığı , doğa ve hayvanlar ile iç içe geçmiş bir ortam .  Huzur ve mutluluk akıyor adadan. Öyle bir yer gerçekten olsa da orada yaşasam... 

  Kırk hanenin olduğu bu cennet adada evlerden birisinin satılması ve Başkan denilen kişinin adaya gelmesi ile başlıyor olaylar. İnsanların merakla ve sevecenlikle kucakladığı bu yeni komşularının adaya " medeniyet " , yönetim " , " düzen " adı altında yaptıkları , doğayı ne hale getirdiği ve insanların bu olanlara tepkisi küçük bir çocuğun gözünden ve bakış açısından yazılmış. Daha sade bir dille yazılan kitap akıcı ve her yaş grubu rahatça okuyabilir. Çocukların bakış açısından olduğu için kitabın sonu da çocuklar gibi umut dolu . Bu sonu çok sevdim . Hayatın tekrar yolunu bulacağı ve her kötülüğün ardından umudun olduğunu hatırlattı bana .  

Tekrar ada ile kavuşmak , martılara konuk olmak çok güzeldi. Tavsiyemdir... 




Son Ada'nın Çocukları
Kitabın Adı : Son Ada'nın Çocukları
Yazar :Zülfü Livaneli
Yayınevi : İnkılap Kitabevi
Sayfa Sayısı :164

“Gazetelerin birinde ‘Yeryüzü cenneti adada satılık ev’ başlığı altında, adamızla ilgili övgülere yer veriliyordu. Bu gazete ilanı, yıllardır herkesten sakladığımız Son Adamızın, küçük topluluğumuzun herkes tarafından bilinmesi ve huzurumuzun bozulması anlamına geliyordu. Kim bilir, evi nasıl biri alacaktı?” 

 Ada sakinlerinin karmaşadan uzak kardeşçe yaşadığı son insani köşeye, son sığınağa, Son Ada’ya bir gün bir adam gelir. Adalıların o güne dek süren hayatları, huzuru ve mutluluğu bir anda yerle bir olur. 

 Bu beklenmedik durum karşısında adanın çocukları ne yapacaklar? Büyüklerin kararlarının sonuçlarına razı mı olacaklar, yoksa adadaki hayatı koruyabilecekler mi? 

 Kitapları 40’tan fazla dilde yayımlanan usta yazar Zülfü Livaneli’nin kaleminden genç okurlar için muhteşem bir roman. Son Ada’nın Çocukları, adalı çocukların barış ve özgürlük adına verdikleri ilham verici mücadeleyi anlatıyor.








Zülfü Livaneli Kimdir? 

Zülfü Livaneli 20 Haziran 1946 yılında Konya’da doğan yazarın gerçek adı Ömer Zülfü Livaneli’dir. Küçük yaşlarından itibaren müziğe ilgi duymaya başladı ve saz çalmayı öğrendi. 1964 yılında Ülker Tunçay ile evlenmiştir ve bu evlilikten Aylin Livaneli dünyaya gelmiştir.

Müziği sayesinde yurt içinde ve yurt dışında birçok ödül almıştır. John Baez, Maria Farandouri gibi sanatçılar tarafından bazı eserleri yorumlanmıştır. Özgün film müzikleri de yapan Zülfü Livaneli çeşitli konserler vermiştir.

Kendine has yorumları sayesinde dünyaca tanınmaya başlandı. Müziği kadar yazdığı hikaye kitaplarıyla da oldukça sevilen ve ilgi gören yazar 1997 yılında verdiği konsere 500.000 kişi gelerek o dönemin en büyük rekorunu kırmıştır.

Zülfü Livaneli’nin şarkıları edebiyat ve şiirle iç içe geçmiştir. Nazım Hikmet, Orhan Veli, Yaşar Kemal, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Sabahattin Ali ve Ataol Behramoğlu’nun şiirlerini şarkı yapmıştır. Müzisyen kimliğinin yanı sıra deneme, hikaye ve roman da yazmıştır.

Kitapları Türkiye’nin yanı sıra Çin, İspanya, Güney Kore ve Almanya’da en çok satanlar arasına girmeyi başlamıştır. İlk romanı Engereğin Gözündeki Kamaşma olan Zülfü Livaneli bu romanıyla Balkan Edebiyat Ödülünü kazanmıştır. Kitabı daha sonra İspanya, Çin Kore ve Almanya’da satışa çıkarılmıştır.

2001 yılında yazdığı Bir Kedi Bir Adam Bir Ölüm romanı Yunus Nadi Yayımlanmamış Roman Ödülünü kazanmıştır. 2006 yılında ise Mutluluk romanıyla birlikte Barnes & Noble Yeni Büyük Yazarları Ödülünü kazanmıştır. 2009 yılında Son Ada romanıyla birlikte Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazanmıştır. Farklı alanlarda yazdığı eserleri otuzdan fazla uluslararası ödülle taçlanmıştır.


                                                     

Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.