Orhan Bahtiyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Orhan Bahtiyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11/11/2020

Vecihi - Kara Tehlike || Orhan Bahtiyar

Kasım 11, 2020 0 Yorum
Vecihi


"Onun için havada geçen her an toprağın altına girmeden cennette önceden geçirilmiş zaman demekti."

 "Uçmak özgürlük özgürlük de mutluluktur, ..."


Vecihi . Hayattaki en büyük aşkı uçmak ve vatan . Türk havacılık tarihine adını altın harflerle yazdırmış , istiklal madalyası sahibi Vecihi Hürkuş, nam-ı diğer "Kara Tehlike ".

İçimi coşku ile dolduran duygularla okudum kitabı. #vecihi 'nin hayatına misafir oluyoruz . Uçma aşkı ile dolu olan bu adam ilk önce hedefine ulaşamayınca makinist oluyor sonra da çok istediği pilotluk mertebesine ulaşıyor.

Önce Bağdat sonra Kafkas cephesinde görev alıyor, ardından da esaret günleri başlıyor. Çok üzücü bir bölümdü bu bölüm . İçim ezilerek okudum.

Sonrasında ise Anadolu ve Kurtuluş Savaşında aldığı rol. Hep karadan bakış açısı ile okuduğumuz tarihe bu sefer teyyarelerin üzerinden tanıklık ediyoruz. Vecihi ile birlikte uçtum ben de özgürce göklerde. Onun mucizelerine tanık oldum , her an onlar için korktum. Yunanlılar ile hava muharebesinde onun yanında , onlar için dua ediyordum. Bir film sahnesi değildi olanlar. Gerçekten orada , onlarlaydım. Bedenim orada değildi belki ancak benliğim ve ruhum zamanda geriye gidip destek oldu , umut vermeye çalıştı onlara . Gerçi Türk askeri umudunu hiç kaybetmemişti.

Tarihimizi Vecihi Hürkuş 'un gözünden görmek , o zamanlara tekrar uzanmak , Miralay İsmet Bey'in çadırına misafir olmak , kısa da olsa özellikle bugün Mustafa Kemal Paşa 'nın gözlerinin maviliğinde kaybolmak eşsiz bir deneyimdi.

Uçaklar ve uçuş konusunda benim bir deha olarak nitelendirdiğim Vecihi 'nin hayatına hızlı bir giriş yapıp , tarihimizi onun gözünden okumalısınız . Muhteşem bir kitaptı , tavsiyemdir .






Vecihi
Kitabın Adı : Vecihi - Kara Tehlike
Yazar : Orhan Bahtiyar
Yayınevi :İnkılap Kitabevi
Sayfa Sayısı :384

Gökyüzüne sevdalı bir milli değer: Vecihi Hürkuş.

Vecihi Kara Tehlike, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında yarattığı mucizelerle Kurtuluş Savaşı'na büyük katkı sağlayan, Türk havacılık tarihinin mihenk taşlarından Vecihi Hürkuş'un azmini ve sarsılmayan inancını anlatan belgesel niteliğinde bir roman. Vecihi Hürkuş, savaş dönemi bilinen adıyla "Kara Tehlike" yıkımın ve imkânsızlığın ortasında mavi gökyüzünde umudu yeşertiyor. Elinizdeki roman, esir düşse de teslim olmamayı şiar edinen Vecihi Bey'in, kadim topraklarımıza gösterdiği sayısız fedakârlığı anlatıyor. Ve, unutuluşa mahkûm edilerek sessiz sedasız ölüme giden bir milli kahramanı…








Orhan Bahtiyar Kimdir ?

Orhan Bahtiyar1973 yılında İstanbul'da doğdu. Sırasıyla Moda İlkokulu, Kenan Evren Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümlerini bitirdi.

1985-1992 yılları arasında Adalar Su Sporları Klübü'nün Lisanslı sporcusu olarak yüzdü. Ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceler aldı.

1998-2002 yılları arasında bir internet sitesinde yayınlanan mizahi denemelerini bir araya toplayarak, 2004 yılında Robdöşambr Kullanma Klavuzu isimli deneme kitabını yayımladı. 1998-2010 yılları arasında çeşitli Uluslararası firmalarda Satış temsilcisi, Eğitim Yöneticisi ve Satış Müdürü olarak çalıştı. 2010 yılında kurumsal kariyerine ara vererek, Romancılık ve Eğitim Danışmanlığı üzerine çalışmaya başladı. 2011 'de İdeon Tanrıların Yolu , 2013 Martta Elohim'in Çocukları , 2013 Kasımda  Hürkuş ile Göklerde, 2014 te Gece Teyyarede Açıkta kitapları yayımlanmıştır .  Evlidir, Öykü ve Kuzey'in babasıdır.

Yazarın Okuduğum Diğer Kitapları :

Barut Kokulu Çiçekler 

Ateş Kırmızı 




                                                     

10/22/2019

Barut Kokulu Çiçekler - Orhan Bahtiyar

Ekim 22, 2019 1 Yorum
Barut Kokulu Çiçekler - Orhan Bahtiyar

    Tarihi kurguları çok seviyorum. Tarih tekerrürden ibarettir. Tarihi dümdüz bir şekilde , duygusuz olarak okumaktansa yaşananları , olayları  , insanlar üzerinden , hissettiklerini hissederek , yaşadıklarını o duyguları yürekten hissederek deneyimlemeyi seviyorum. O zaman sararmış yaprakların arasında kalan naftalin kokulu tarih bir anda kanlı canlı olarak karşımda beliriyor. Bir film sahnesinden fırlamışcasına yaşananları seyretmekle kalmıyor onlarla birlikte yaşıyor ve onlar kadar olmasa da hissedebildiğim kadarıyla acılarını yaşadıklarını paylaşıyorum.

" Açlık vardı, sefalet de ... Ama okumaya en çok ihtiyaç duyulan zamanlar böyle zamanlardı. Karanlığın aydınlık üzerindeki hükmünü yıkmak, prangaları kopartmak için en az yemek, içmek kadar önemliydi okumak. Aydınlanmanın ışığını böyle zamanlarda karanlığa taşımak gerekiyordu. Çünkü aydınlanma umuttu ve umut , içinde bulundukları zaman diliminde ekmekten çok daha kıymetliydi."

  Kalemini kuvvetli bulduğum ve yazdığı kitapları severek okuduğum Orhan Bahtiyar'ın yeni kitabı Barut Kokulu Çiçekler içerisindeki duyguları ve yaşananları bazen kızarak , çoğunlukla üzülerek ve etkilenerek okuduğum bir kitap oldu. İkinci Dünya Savaşı zamanında geçen olaylarda Yunanlar , Türkler , İtalyanlar ve Almanlar yer alıyor.


Barut Kokulu Çiçekler - Orhan Bahtiyar


  İkinci Dünya Savaşında  Önce İtalya sonra da Almanya Yunanistan'a saldırmış , ülkenin içlerine kadar ilerlemişlerdir. Bu savaş ve vahşet dolu atmosferin içerisinde zamanında birbirlerine karşı savaşmış olanların yaşadıkları ülkeyi kurtarmak için bir araya gelmelerini ve birlikte yaşadıkları topraklarını canlarıyla kanlarıyla savunduklarını okuyoruz kitapta. Savaş sadece karşı tarafın askerleri arasında olmuyor. Dost zannettiğiniz , aynı tarafta savaştığınızı düşündüğünüz insanların da sizi sırtınızdan nasıl bıçaklamaya çalıştığını , tamamen tesadüfler eseri bu komplodan nasıl kurtulduklarını başarılı bir şekilde kaleme almış yazar.

    Binbaşı Çekuras ailesini koruyabilmek için anlara yakın bir yerde olan birliğe katılmak istemektedir. Onu sevmeyen ve ondan kurtulmak isteyen komutanı onun ailesinin yanına gitmek istediğini bilmeden oradaki birliğe gönderir onu. Aslında bu onun için bir tuzaktır. Tuzaklarla dolu bir yoldan birliğe ulaşınca iyice fark eder bu olayı. Bu birlik sadece Türklerden oluşmaktadır  - bir asker hariç - . İtalyanlar karşısında şansları olmadıklarını düşündükleri için kurtulmak istediklerini o birliğe göndermişlerdir. Komutan aslında bir Türk düşmanıdır. Aynı safhada çalışmaları ya da Türklerin Yunanistan için savaşmalarının önemi yoktur onun gözünde. Savaş aslında sadece cephede olmuyor...

  Albay rütbesine terfi olan Çekuras ve askerleri herkesi yanıltır ve kahraman olurlar. İtalyanlar çekilse de sırada Almanlar vardır ...

 Sadece savaş ve savaşta yaşananlar değil , arka planda yaşananlar , küçük çocukların ve yaşlıların yaşadıkları , insan görünen canavarlar , kendi çıkarı için insanlıktan vazgeçenler , her şeye rağmen birbirlerine karşı zamanında savaşmış olanların bu zor günlerde  birbirlerine nasıl destek olduklarını okuyoruz Barut Kokulu Çiçekler'de . İkinci Dünya Savaşının dışında kalan Türkiye'nin de komşu sıfatıyla Yunanistan'a nasıl destek olup , nasıl yardım ettiğini okuyunca çok duygulandım. Hele Çekuras'ın küçük kızı Anatola'nın yaşadıkları yüreğimi burktu. Kitabın sonuna yazarın kaynakça kısmı koyması da aklıma takılanlara cevap niteliğindeydi .

 Dönem kitapları ve tarihi kurgu okumayı seviyorsanız bu kitaba bayılacaksınız ve çok etkileneceksiniz .





Barut Kokulu Çiçekler - Orhan Bahtiyar
Kitabın Adı :Barut Kokulu Çiçekler
Yazar :Orhan Bahtiyar
Yayınevi : Aya Kitap
Sayfa Sayısı :304


“Türk'ün Ateşle İmtihanı” adlı eserinde Halide Edip Adıvar, Türk İstiklal Harbi'nde Yusuf Akçura'nın tanık olduğu bir sahneye dikkat çekerek, şu düşüncelerini aktarır:

“Biri Türk, biri Yunan askerinin birbirlerine sarılmış olduklarını görmüş. Acaba birbirlerini boğazladıktan sonra, insanların kardeş olduğunu mu hissetmişti? Yoksa, aralarında artık hiçbir siper kalmayan ve ölüme giden iki insan gibi birbirlerine mi sarılmışlardı?”

Bu sır, şüphesiz o iki askerle birlikte sonsuzluğa yitip gitti ve asla öğrenemeyeceğiz.

Ama 1940 yılında tüm Avrupa'yla birlikte Yunanistan'ı da çiğneyen faşizme karşı omuz omuza direnen Türkler ve Yunanların mücadelesi hakkında, bu kitabın anlattığı çok öykü var.

Bu öykülerin hepsi de kalbe dokunan öyküler. Tıpkı asker bir babanın savaşın yıkıntılarından, sefaletinden ve ölümün kollarından kurtarmaya çalıştığı kızı Anatola'nın hazin öyküsünde olduğu gibi.





Orhan Bahtiyar Kimdir ?

Orhan Bahtiyar1973 yılında İstanbul'da doğdu. Sırasıyla Moda İlkokulu, Kenan Evren Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümlerini bitirdi.

1985-1992 yılları arasında Adalar Su Sporları Klübü'nün Lisanslı sporcusu olarak yüzdü. Ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceler aldı.

1998-2002 yılları arasında bir internet sitesinde yayınlanan mizahi denemelerini bir araya toplayarak, 2004 yılında Robdöşambr Kullanma Klavuzu isimli deneme kitabını yayımladı. 1998-2010 yılları arasında çeşitli Uluslararası firmalarda Satış temsilcisi, Eğitim Yöneticisi ve Satış Müdürü olarak çalıştı. 2010 yılında kurumsal kariyerine ara vererek, Romancılık ve Eğitim Danışmanlığı üzerine çalışmaya başladı. 2011 'de İdeon Tanrıların Yolu , 2013 Martta Elohim'in Çocukları , 2013 Kasımda  Hürkuş ile Göklerde, 2014 te Gece Teyyarede Açıkta kitapları yayımlanmıştır .  Evlidir, Öykü ve Kuzey'in babasıdır.

Yazarın Okuduğum Diğer Kitapları :

Ateş Kırmızısı  

Vecihi - Kara Tehlike 





                                                     

10/19/2019

Ateş Kırmızısı - Orhan Bahtiyar

Ekim 19, 2019 1 Yorum
Ateş Kırmızısı


   " Güç , eğer kendisine neden verildiğini özümseyemez ve anlayamazsa sahibini esir alır, aziz dostum. " 

Yaklaşık bir yıl önce okudum Ateş Kırmızısı 'nı . Orhan Bahtiyar 'ın yeni kitabı Barut Kokulu Çiçekler 'i okurken blogu inceleyince Ateş Kırmızısı 'nı sadece instagramda paylaşıp burada paylaşmadığımı fark ettim.  Böyle harika bir kitap blogumda da bulunmalı diyerek paylaşımı buraya da aktarıyorum.

  - Zor bir yıl geçirdim arkadaşlar.  Bu nedenle bazı kitapları buraya aktaramadım, sizlerle ve blogumla yeterince ilgilenemedim . Bu durumu telafi etmeye çalışacağım . Blogumu okuyarak ve yorumlarınızla bana destek okdugunuz için teşekkür ederim :) -

  " Tarih boyunca birbirini katletmiş, onarılması güç acılar yaşatmış, aynı Tanrı'ya farklı şekillerde inanan ve körü körüne, sorgulamadan , öğrenmeden bağlanmış oldukları inançları için dünyayı birbirleri için yaşanmaz hale getirmeye uğraşan bu insanları bir araya getiriyor olması akıl alacak şey değildi. " 

   Ateş Kırmızısı  ressam Fausto Zonaro 'yu ve onun ekseninde eski İstanbul'u,  Osmanlı' yı, meşrutiyeti,  sarayı,  haremi ve  tulumbacıları anlatıyor.

  Memleketi İtalya'dan İstanbul'a gelen Zonaro, burada tanınan ve sevilen bir ressam olur ve saray ressamlığına kadar yükselir. En başarılı resimlerini İstanbul ve İstanbul renkleri süslerken, kendisi de birçok çevrede kabul gören sevilen ve sayılan birisi haline gelir. İmparatorluğun çöküş dönemi hızlandıkça Zonaro 'nun da yaşamı zorlaşır ve çok sevdiği şehir ile bağları yavaş yavaş kaybolur ....


   Kitaba başladığım zaman ilk 10- 15 sayfada adapte olmam zor oldu. Merakla başladığım kitabı sevemeyecek miyim diye korkarken Zonaro 'nun  İstanbul 'a ayak basması ile konu açılmaya başladı ve her sayfası , her kelimesi ile beni kendine bağladı.

 Tarihi kurguları çok seviyorum. Ateş Kırmızısı da konu, yazarın anlatım tarzı ve sadeliği ile çok sevdiklerimin arasına karıştı. Yazarın okuduğum ilk kitabı. Kaleminize sağlık  Orhan Bahtiyar , harika bir eser ortaya çıkmış. Kitabın içerisinde yer alan çizimleri de çok sevdiğimi söylemeliyim. Çizimler  Can Ersal 'a aitmiş .

Kitap tarihi dokusu ve anlatımı ile kesinlikle okunmaya değer.  Özellikle kampanya dönemlerinde kitapçılarda çok çok uygun fiyata bulabilirsiniz . Okumak isteyenler için not düşmüş olayım ...

"Bir yanda korkularıyla bir millete kabus yaşatan bir sultan, diğer yanda sanatı, dini hurafelere yem etmeyen bir entelektüel. Nasıl bir adamdı bu ? "



Ateş Kırmızısı
Kitabın Adı : Ateş Kırmızısı
Yazar : Orhan Bahtiyar
Yayınevi : İnkılap Kitabevi
Sayfa Sayısı :384


Sahipsiz gökyüzünün maviye bulanan aşkları...
II. Abdülhamit'in saray ressamlığına yükselen Fausto Zonaro, Osman Hamdi Bey gibi dönemin ünlü isimlerinin, büyükelçilerin, padişahın yakın çevresinin, Avrupa kültürüne hâkim İstanbul beyefendilerinin, İttihat ve Terakki liderlerinin yanı sıra sıradan tulumbacılarla bile yakın dostluklar kurmuştu; ki bu alışılmadık dostluklar onu Ayasofya'nın derinliklerinde bilinmeyen bir odaya kadar sürükleyecekti…
Saray duvarlarının arasında yaşanan kısacık, ama hüzünlü bir aşk hikâyesi, Direklerarası'nda işlenen ünlü bir cinayet, Bizans imparatorlarının soyundan gelen son adamla kurulan dostluk, İttihat ve Terakki'nin zorlamasıyla ilan edilen meşrutiyetin İstanbul sokaklarına getirdiği kanlı ve belirsiz günler…

Tarihle kurgunun iç içe geçtiği, bu güzel roman sizleri İstanbul'un belki de en az bilinen sırrını öğrenmeye çağırıyor.





Orhan Bahtiyar Kimdir ?

Orhan Bahtiyar1973 yılında İstanbul'da doğdu. Sırasıyla Moda İlkokulu, Kenan Evren Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümlerini bitirdi.

1985-1992 yılları arasında Adalar Su Sporları Klübü'nün Lisanslı sporcusu olarak yüzdü. Ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceler aldı.

1998-2002 yılları arasında bir internet sitesinde yayınlanan mizahi denemelerini bir araya toplayarak, 2004 yılında Robdöşambr Kullanma Klavuzu isimli deneme kitabını yayımladı. 1998-2010 yılları arasında çeşitli Uluslararası firmalarda Satış temsilcisi, Eğitim Yöneticisi ve Satış Müdürü olarak çalıştı. 2010 yılında kurumsal kariyerine ara vererek, Romancılık ve Eğitim Danışmanlığı üzerine çalışmaya başladı. 2011 'de İdeon Tanrıların Yolu , 2013 Martta Elohim'in Çocukları , 2013 Kasımda  Hürkuş ile Göklerde, 2014 te Gece Teyyarede Açıkta kitapları yayımlanmıştır .  Evlidir, Öykü ve Kuzey'in babasıdır.

Yazarın Okuduğum Diğer Kitapları :

Barut Kokulu Çiçekler 

Vecihi - Kara Tehlike

                                                     
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.