Sayfa6 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sayfa6 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9/28/2016

Şiddet - Dean Koontz || Kitap Yorumu

Eylül 28, 2016 10 Yorum
Şiddet - Dean Koontz || Kitap Yorumu


   En son okuduğum Dean Koontz'un kitabı Göz Ucuyla da hayal kırıklığuına uğramıştım. Sevdiğim ve beğendiğim bir yazar olunca beklentim de doğal olarak arttı. Yazarlar da her kitabında çok başarılı olmak zorunda değil , değil mi???  Bu nedenle bu kitabı yani Şiddeti okumaya başlarken herhangi beklenti oluşturmadım. Hızlı okunan ve dikkatini dağıtacak bir kitap istemiştim. Şiddet kitabını  , Göz Ucuyla'nın aksine çok beğendim.

Şiddet - Dean Koontz

    2-3 yıl önce iki bölümden oluşan bir film seyremiştim. Filmin Dean Koontz'un kitabından uyarlandığı yazıyordu ve gerilim dolu bir filmdi. Oyuncuları da çok başarılı bulmuştum. Hangi kitabı olduğunu hatırlamıyorum, hafızamdan silinmiş....  Şiddet'i okumaya başladığımda başlangıçta acaba mı? derken sayfaları çevirdikçe okuduğum filmin kitabı olduğunu anladım. Bazı yerler ve kitabın sonu filmde biraz değiştirilmiş olsa da ikisinin de çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Yazarın kitapta anlatımı, tasvirleri ,karakter yapıları ve olayların gedişatını çok başarılı olarak kaleme aldığını düşünüyorum. Oh!! Be sonunda sevdiğim Dean Koontz kalemi dedim , kitap bitince.  :)))

Şiddet - Dean Koontz

  Chyna tatil için okuldan arkadaşı Laura ile birlikte onun ailesinin yanına gitmiştir. Zor bir çocukluk geçiren Chyna sonunda hayatını yoluna koymayı başarmış ve kardeşi gibi diyebileceği bir arkadaş bulmuştur. Bazı insanlar için buldukları mutluluk sabun köpüğü gibidir. Tam yakaladıkları anda patlar.... İşte Chyna için de böyledir. Tam bir aile ortamındayım derken hayatı bir anda karabasana döner.

   Arkadaşının evinde kaldığı ilk gecede Laura'nın anne ve babasının öldürülmüş olduğunu görürür. Arkadaşı da bağlanmış ve tecavüze uğramıştır. Katil ise hala evdedir. Arkadaşını kurtarmaya çalışan Chyna , arkadaşını kaçıran katilin peşinden karavanına gizlice girer . Artık katilin peşindedir fakat bu gözğ dönmüş katilin elinden kurtulabilecek mi dersiniz?....

Heyecanlı, gerilim dolu , tüyleri diken diken eden bir kitap Şiddet. Gerilim kitapları sevenlere tavsiye edeilir.


Şiddet - Dean Koontz
Kitabın Adı :Şiddet
Yazar :Dean Koontz
Yayınevi : Sayfa 6
Orjinal adı :Intensity
Çevirmen :İsmail Tulçalı
Sayfa Sayısı : 400


Psikoloji öğrencisi Chyna Shepherd kısa bir tatil için en yakın arkadaşı Laura’nın Napa Vadisi’ndeki evine konuk olur. Çocukluğu boyunca şiddete maruz kalan Chyna’yı evdeki ilk gecesinde içgüdüsel olarak bir huzursuzluk kaplar ve uyuyamaz. Bu sırada sadist katil Vess eve girmiştir. Tüm ev halkını vahşice katleden Vess’ten bir şekilde saklanan Chyna’nın tek amacı bu beladan sağ çıkmayı başarmaktır.

Ancak Chyna tesadüfen Vess’in bir sonraki kurbanının, evinde esir ettiği on altı yaşındaki masum Ariel olduğunu öğrenir, bu yalnız ve çaresiz genç kıza ondan başka yardım edebilecek hiç kimse yoktur. Ariel’i bulup kurtarmaya karar vermesiyle Chyna psikopat katilin ölümcül yörüngesine girer.

 Chyna Shepherd’ın yürek isteyen mücadelesini unutamayacaksınız...

                                                     
Yazarın blogumda yer alan  diğer kitapları:

Göz Ucuyla 

Yüzyılın En Karanlık Gecesi 

Şeytan Tohumu 





                                                  Kozmokitap

1/20/2016

Her Şey Ben Yaşarken Oldu - Mustafa Becit

Ocak 20, 2016 0 Yorum
Herşey Ben Yaşarken Oldu - Mustafa Becit


Kitabın Adı :Her Şey Ben Yaşarken Oldu
Yazar : Mustafa Becit
Yayınevi : Sayfa 6 Yayınları
Sayfa Sayısı : 296


"Geçmişim, geleceğim içerisinde kazılmış derin bir kuyuydu. Bu kuyudan çıkmam için ancak Yusuf olmam gerekiyordu. Bunu başarabilirsem sonsuzluğu da geçebilirdim. Bu andan sonra da imkânsız olarak addedilen ne varsa hepsini mümkün kılabilirdim. Ancak biraz daha ölmemem gerekiyordu. İşte onun ne sınırı, ne de mümkünâtı vardı."
 Hangi deney gerçek aşkı yüreğin hafızasından silebilir ki?
 Bir kadın, üç adam… dört ayrı yürek.
Serap, Celal, Pars ve Doktor.
 Kimi aşk, kimi aşk kisvesi altında intikam, kimiyse akıldışı deneylerin objesi olarak yüreğine yerleştirir Serap'ı. Herkesin bir planı vardır.
 Bu romanda iyilerin yüzü kötülüğe, kötülerin yüzü beyaza boyalıdır. Bazıları portakal, bazılarıysa kurumuş kan kokar. Tüm bu intikam planları sadece Serap'ı elde etmek için mi, yoksa Serap sadece bir maşa mı?
Peki, Serap bu hikâyenin neresinde?
 Celal, aşkı için hayatını tamamen değiştirmiştir; ama bugünü değiştirse de geçmişi ve geçmişin şekillendireceği geleceği değiştirebilir mi? Ayın karanlık ve aydınlık yüzü gibi tek bedende iki ayrı hayat yaşayan Pars, kişisel hesaplaşmalarında Serap'a hangi yüzünü dönecektir? Sevdiği kadını bir türlü elde edemeyen Doktor, sinsi bir yılan gibi kaç hayatın içine akıtacaktır zehrini?
Freud mu haklıydı yoksa Jung mu? Peki Gazali bu romanın neresinde?
 Mustafa Becit'ten hayatın içinden karakterlerle kurulmuş bir olay örgüsünün aksiyon, intikam, aşk, felsefe ve hatta biraz delilik dolu, bir solukta okuyacağınız çarpıcı anlatımı…
Artık, köpüren hayatın sağanaklarında sancıyan bir namluya şakağınızı uzatma vaktidir…


Herşey Ben Yaşarken Oldu - Mustafa Becit



    İlk bakışta kapağı ile okuyucunun dikkatini çeken bir kitaptan bahsetmek istiyorum size bugün. İlk bakışta tek gözü dışında yüzü silik olan bir adam, elinde portakalı, odanın duvarında ise Freud ve Jung'un resimleri.... Gerek bu görsel tasarım gerekse renklerin çarpıcı olması beni kitaba çekti. Bu kitabı okumak ve almak istiyordum. Kitabı bana okumam için gönderen ve kitaplığıma kazandıran Sayfa 6 Yayınlarına ve İnkılap Yayıncılık'a teşekkür ederim.

  Genç bir yazarın ilk kitabı Her Şey Ben Yaşarken Oldu. 1990 doğumlu Mustafa Becit , İstanbul Üniversitesi psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mezunu. Eğitimini kitabının içerisinde başarılı bir şekilde harmanlamış yazar.  Kendisi ayrıca bazı dizilerin senarist ekibi içerisinde de yer almış. Bir ilk kitap için çok çok başarılı buldum ben yazarı ve bundan sonra yazacağı kitapları tereddütsüz alıp okurum.

    Kitap Celal'in hikayesi ile başlıyor ve yine Celal ile son buluyor. Arada ise Yusuf, doktor ve Serap'ın da kendi ağzından öykülerini okuyoruz.  Bir gökdelenin tepesinde başlayan kitabın ilk sayfasını açıp okumaya başladığımda yazarın tarzı farklı gelince " Eyvah, çok istediğim kitap bana uymayacak mı yoksa! " diye düşünmeden edemedim. İlk sayfayı bitirip ikinciye geçince kitap beni öyle bir içine çekmeye başladı ki daha ne olduğunu anlayamadan 70 sayfa okumuştum bile... Üstelik de işaretlediğim bir çok cümle olmuştu. Her sayfanın ardında acaba şimdi ne olacak , gerçekten Serap var mı yoksa hayal ürünü mü gibi birçok soru geldi aklıma. Her soru ve belirsizlik ile daha fazla sarıldım kitaba. Yazar merakı ve gizemi uygun dozlarda tutunca okumak da ayrı bir keyif oluyor.

   İlk cinayetini bilmeden doğumda annesini öldürerek işlediğini söylüyor Celal. Babası bu konuda onu suçladığı için belli bir süre sonra o da kendisini suçlu olarak görmeye başlıyor ve insanlardan özellikle de kendisinden hoşlanmamasına sebep oluyor bu düşünceleri. Bu da bir çocuğun hayatını şekillendiriyor. Dış görünüşü ile insanları korkutan birisi Celal. Hayatı Serap ile değişiyor, düzeliyor ve yine Serap'ın kızını da alıp onu terk etmesi ile altüst oluyor. Artık Celal Serap'ı ve kızını bulabilmek için her yola başvuruyor , adam öldürüyor , Yusuf , karısını arama sürecinde Celal ile yolları kesişen bir genç. Doktor, gizemli adam. Yardım mı ediyor yoksa başka planları mı var? Peki Serap , bu tablodaki yeri ve konumu ne?

    Birbirleri ile çalışan ve fikir alışverişi yapan iki psikiyatristin çatışmaya başlaması ile birçok insanın hayatları altüst olur. İnsanlar maşa ya da oyuncak olarak kullanıldıklarını ya da bu oyunun amacını anlayabilecekler mi dersiniz? İlginç bir konusu olan kitabı okurken Freud, Jung ve Gazali'nin fikirleri hakkında da serpiştirilmiş bilgileri alıyoruz. İnsan psikolojisini ve verdiği tepkileri çok iyi bilen birisi tarafından yazılan kitap, beni kendisine hayran bıraktı.

    Tüm kitapseverlere tavsiye ederim.....

Yayınevinin linkleri:
                                                   Sayfa6 Yayınları
                                       https://www.instagram.com/sayfa6/
                                                 twitter.com/sayfa_6
                                         facebook.com/Sayfa6Yayinevi

Altını çizdiğim cümleler: 
"Boyunlarında ilmek , ellerinde hap, bileklerinde jilet, şakaklarında tabanca olan insanlar yaşamayı beceremeyenlerdi. Oysa ben becerdim. "
"Zayıfları ezmek soytarıların, güçlüleri ezmek ise asillerin işidir."
"İradesini tekmeleyen , bir önceki gününden nefret edip bir sonraki gününe övgüler dizen insanın kafa karışıklığı nankörlüğünden gelir."
"Biz Serap'la kesişim noktasının iki kaybedeni, iki sonu, iki başlangıcıydık. Benim sonum , Serap'ın başlangıcı; Serap'ın sonu benim sonumdu. Ben bitersem Serap bitmiyordu; ama Serap biterse ben ondan önce bitiyordum. "
" Ya varsındır ya yoksundur. Yani sıfırın sağına bir virgül atıp binlerce sayı yazabilirsin ama asla bire ulaşamazsın. Çünkü sıfır ile bir arasında sonsuzluk vardır. Sıfır yokluktur, bir ise varlık. "
"Ölümü sorma bana bir daha Celal... Yalnız adamlar için ölüm teferruattır. Tuvalete gitmek gibi bir detaydır sadece. Ama şunu iyi bil ki Celal, aşklar da ölür, yıkılmaz denen devletler de... Ama acılar ölmez. "
"Hayatın anahtarını bulmak için kendini zorlama, bunun yerine eline tutuşturulan anahtarın hikmetini öğren. Eğer öğrenirsen, hayat dahil sonsuz alemin bile kapısını açabilirsin."
" Erkeğin sıkıntılar karşısında hastalanan ruhunu, kadınların bir cümlesi iyi edebilirdi. Şifa niyetine gelecek bir cümle, kalpten kopan ve samimiyetle yıkanan bir cümle her şeyi çözebilirdi. "
"Hepimiz deliyiz! Hepimiz egolarımızın elinde birer hamuruz."
"Bizi acılarımız öldürecekti. Sahip çıkmadığımız duygularımız ve düşüncelerimiz hançerleyecekti. Yanıp kül edeceklerdi. Neye sırt döndüysek, o sırtımızdan vuracaktı. İşte bu yüzden insan sevdiklerinin arkasından değil , yanından yürümeliydi."
"İnsan kaybedince ölmüyor, yaşama heyecanı bitince ölüyor."


                                                          Kozmokitap

6/17/2015

Gitmek Gerek Bazen - Özgür Aras

Haziran 17, 2015 2 Yorum

kozmokitap
 
    İletişim uzmanı Özgür Aras'ın yedinci kitabı Gitmek Gerek Bazen. İsmi ile beni cezbeden bir kitap. Bütün kış yorgunluğundan sonra bir tatile ihtiyaç duyduğumu düşünürken kitabın ismini duymak bile bana ilham oldu. Evet yoruldum ve uzaklaşmaya ihtiyacım var.... Çevremdekilere bolca söylediğim bir söz oldu  "gitmek gerek bazen " Tabii kitabın konusu ile benim gitme nedenimin bir alakası yok :) Ancak kitabı okurken kitap karakteri ile ben de bulunduğum ortamdan uzaklaştım ve uzaklara gittim. Bu tur ana karakterimize olduğu kadar bana da iyi geldi. Bu nedenle kitabı bir çırpıda bitirmedim. Ağır ağır, sindire sindire, tadını çıkara çıkara okudum.
Kozmokitap

   Kitap ana karakterin ağzından yazıldığı için daha etkili oluyor. Duygularını, acılarını, kafa karışıklığını, umutlarını, çelişkilerini okuyucuyla rahat bir şekilde paylaşıyor ve duygu transferi çok etkileyici oluyor.
kozmokitap

   Kitabı okurken bir ara benimde kafam karıştı. Çınar ismi ilk geçtiğinde ben erkek zannetmiştim. Meğer Çınar bayanmış...
kozmokitap

     Bir heykeltıraş olan kahramanımız kız arkadaşı tarafından aldatılmış ve terk edilmiştir. Aslında çok da düzgün bir ilişkileri yoktur. Ancak kafasında öyle bir kız yaratmıştır ki ona delicesine aşıktır. Onun kusurlarını , hatalarını, bencilliklerini görmezden gelir. "Aşkın gözü kördür " derler ya,  o da tam anlamıyla kör olmuştur. Fakat son olaylardan sonra gerçekler acı bir darbe ile kendini belli ederler. O andan sonra da bir yıkım başlar. Soğukkanlı kişiliği ve polyannacılığı ile tanınan insandan eser kalmaz. Adeta bir harabe olmuştur. İşte bu harabenin acısı, serzenişlerinin yanı sıra kendisini kurtarma çabasını, adım adın kendisini onarmasını ve yeni bir aşka yelken açmasını okuyoruz Özgür Aras'ın kaleminden.

    Kitabın anlatım tarzını, içeriğini ben çok sevdim. Tavsiye edilir:))

kozmokitap


Gitmek Gerek Bazen                                                                                              Özgür Aras                                                                                                                 Sayfa 6 Yayınları                                                                                                             248 sf.
"Uzaklara gitmek, beni üzen her şeyi, herkesi ardımda bırakmak istiyorum… Fakat biliyorum ki kafa aynı kafa, ruh aynı ruh, kalp aynı kalp… Ne yaparsam yapayım benden farklı bir ben çıkmayacak ortaya."
 Bazen gitmek, düşünmeyi bırakıp gitmek gerek… Sadece gitmek. Hesapsızca… Yolun nereye varacağını bilmeden, bilinmeyene doğru yol almak gerek…
Kaçımız gitmeyi; her şeyi, herkesi geride bırakıp bir daha dönmemek üzere kaçmayı başardı bu hayatta? Kaçımız karalanmış defter misali hayatında beyaz bir sayfa açabildi? Ve kaçımız geçmişin tüm ağırlığını terk ettiği şehirde bırakabildi?
Özgür Aras son kitabı Gitmek Gerek Bazen ile acı aşklarla yoğrulsa da kalplerin bir gün iyileşebileceğine dair cesaret yüklü bir aşk hikâyesi anlatıyor. Çünkü gerçek aşklar ancak kırık kalplerde filizlenir...


kozmokitap

12/02/2014

1 Rüya 2 Yanlış - Peter Rosch

Aralık 02, 2014 3 Yorum
 
1 Rüya 2 Yanlış

    Ödüllü bir yazar olmasının yanı sıra reklam filmi yönetmenliği de yapan Peter Rosch'un ilk kitabı 1 Rüya 2 Yanlış. Alkol problemi olan yazar bu bağımlılığından kurtulma sürecini ve yazılarını level9paranoia.com blogunda paylaşmaktadır.  Yazar 2014 yılında " But I Love You " isminde bir roman daha yazmıştır ve bu roman bildiğim kadarı ile henüz Türkçeye çevrilmemiştir.

     Her insan hatırlasın veya hatırlamasın uyurken rüya görür. Rüyaların tam anlamı günümüzde bile hala çözülemediği için gizemlerini korumaktadırlar. Bazıları rüyalarımızın yaşadıklarımızın ve tecrübelerimizin yansıması olduğunu savunuyorlar. Bazı rüyaların gelecekten ipucu olabileceği de düşünülmektedir. Bazen ise bir olay ya da durum karşısında ben bunu daha önce rüyamda görmüştüm diye düşünürüz. Bu sebeple rüyalar her zaman ilgi konusu olmuştur, en çok satılan kitaplardan bir tanesi de bu sebeple rüya tabirleridir.

     Yazar da bu ilginç konuyu baz alarak hareket etmiş kitabında. Alkol sorunu olan Max, bu sorunundan kurtulmak için Adsız Alkolikler toplantılarına katılmaktadır. Max 'ın tekrarlayan bir rüyası vardır . Bu rüyasında bir kadın kaçırılmaktadır ve Max onun öldürüldüğünü bilmektedir. Rüyasının sürekli tekrarlanması sonucu Max böyle bir kadın olup olmadığını düşünmeye başlar ve bir gün tesadüfen yolda bu kadını görür , Sarah... Önceleri bu kadını takip eden Max , sonra tesadüfen karşılaşmış gibi yaparak onunla tanışmaya karar verir. Tanışmalarının ardından Max rüyasını anlatmaya karar verse de bir türlü anlatamaz. Sarah ise Max'a aşık olmuştur. Max'ın evli olduğunu bilmesi aşık olmasını etkilemez. Max rüyalarını polise anlatmaya karar verir ve kayıtlara geçmesinde ısrar ederek polise anlatır. Polis ise Max'a bir suçlu gözü ile bakmaktadırlar. Sarah ortada yoktur ve o ortadan kaybolmadan önce birisi gelip onun kaçırılacağını rüyasında gördüğünde ısrar etmiştir. Polis bunun bir çeşit plan olduğunu ve Max'ın kendileri ile dalga geçtiğini düşünür.

   Sarah da problemli bir insandır. Annesinin kendisini hiç sevmediğini düşünür. Sürekli intihar etmeyi düşündüğünü çevresindekilere söyler. Psikoloğu ile her hafta görüşmektedir ve yalan söylemek onda bir alışkanlık haline gelmiştir.

    İki kişinin yani Max ve Sarah'ın ağzından yazılan kitap değişik konusu ile elimizden bırakamayacağımız bir kitap olacaktır. Karakterlerin anlatımı olayların yanı sıra bize psikolojik profilleri halkkında da bilgi vermektedir. Orjinal adı My Dead Friend Sarah olan kitabı ilgiyle ,  merakla  ve zevkle okudum, olay bir alkoliğin zihin oyunu olabilir mi diye de düşündüm.  Kitabı sizlere de tavsiye ederim ve zihniniz farklı alternatiflere açık olsun diyorum.


1 Rüya 2 Yanlış
Kitabın Adı :1 Rüya 2 Yanlış
Yazar :Peter Rosch
Yayınevi :Sayfa 6
Orjinal adı :My Dead Friend Sarah
Çevirmen :Murat Sağlam
Sayfa Sayısı : 230

Ya sizde her gece aynı rüyayı görseydiniz...Her seferinde tanımadığınız bir kadın zorla bir arabaya bindirilip kaçırılıyor ve muhtemelen öldürülüyor… Max her gece aynı rüyayı gören eski bir alkoliktir. Alkolü bıraktığından beri gerçek ile hayal arasındaki çizgiyi görmekte zorlanan Max, bu rüyanın anlamını çözmek için rüyasındaki kadını bulmalıdır. Herkes rüyalarının gerçekleşmesini ister, ama Max rüyası gerçekleştiğinde tek bir şey dileyecektir: "Tüm bunlar keşke bir rüya olsa…"


                                                     

11/19/2014

Hediyem... (Sayfa 6 yayınları twitter yarışmasından...)

Kasım 19, 2014 0 Yorum

Aynı gün içerisinde ikinci mutlu haberi sizlerle paylaşıyorum:) 5 Kasımda Sayfa 6 yayınlarının twitter sayfalarında yapmış oldukları yarışmada kazanan olmuştum. O günden bu güne sabırsızlıkla beklediğim kitabım sonunda geldi. Teşekkür ederim Sayfa 6 ekibi.... Eee ben bu kadar sevindikten sonra yarın da sizleri sevindirecek bir haber vermeyi planlıyorum. Planlarda değişiklik olmaz ise yarın yeni postta görüşmek üzere....

   Ya siz de her gece aynı rüyayı görseydiniz...
Her seferinde tanımadığınız bir kadın zorla bir arabaya
bindirilip kaçırılıyor ve muhtemelen öldürülüyor...
Max her gece aynı rüyayı gören eski bir alkoliktir. Alkolü
bıraktığından beri gerçek ile hayal arasındaki çizgiyi görmekte
zorlanan Max, Bu rüyanın anlamını çözmek için
rüyasındaki kadını bulmalıdır.
Herkes rüyalarının gerçekleşmesini ister, ama Max
rüyası gerçekleştiğinde tek bir şey dileyecektir:
"Tüm bunlar keşke bir rüya olsa..."

9/09/2014

Sabırsız Yürek - Stefan Zweig

Eylül 09, 2014 0 Yorum
 
Stefan Zweig

    Stefan Zweig'in tek romanıdır Sabırsız Yürek. Yaptığı betimlemelerle, anlatım tarzı ile, psikolojik tahlilleri ile çok başarılı bulduğum ve okumaktan ayrı bir keyif aldığım yazarın bu kitabı da insanı hayran bırakıyor. İnsan doğasını, hislerini, olaylar karşısında verilebilecek tepkileri ve kapana kısılmışlık hissini kelimelere muhteşem bir ustalıkla dönüştürmüş yazar. Birinci tekil şahsın ağzından anlatılmış kitap, okuyucuyu adeta kitabın içerisine çekiyor ve okuyucu yalnızca kitabı okumuyor adeta yaşıyor. Kalemine , emeğine , yüreğine sağlık Stefan Zweig.
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.