Kapı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kapı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5/11/2020

Akşam Yıldızı-Bir Göbeklitepe Romanı || İskender Pala

Mayıs 11, 2020 4 Yorum
Akşam Yıldızı

"Herkes bilirdi her akşam bütün yıldızlardan önce görünen bu yıldız gök ile yer arasındaki geçittir." 

  Katre-i Matem kitabı ile tanıştım İskender Pala'nın kalemi ile. Kitabın kurgusu ve yazarın anlatım tarzı hoşuma gittiği için diğer kitapları ile devam ettim okumaya. Günümüzde GöbekliTepe'nin adı daha fazla duyulmaya başlayınca ve 2019 yılı Unesco tarafından Göbeklitepe Yılı olarak belirlenince ben de bu konu ile ilgili bir kitap okumak istedim. Yanlış anlaşılmasın bilimsel olarak bu konuda kitap okuyup belgesel seyrettim . Bu konuda yazılan kurgulardan birisini okumak istedim. Bu konudaki kurguları araştırınca en güvendiğim isim olan İskender Pala'nın kitabını almaya karar verdim.

İskender Pala açıklayıcı bir önsöz yazarak başlamış kitaba. Bu önsözde Göbeklitepe'ye yaptığı ziyareti , burası hakkında yaptığı araştırmaları ve konuştu yetkin kişileri belirttikten sonra kitabı neden ve nasıl yazmış.

Akşam Yıldızı ile birlikte geçmişe avcı ve toplayıcı insanların yaşadığı devirlere tarihte bir yolculuk yapıyoruz. Kabile içinde doğan albino bir bebeğin lanetli olduğunu düşündükleri için onu öldürmek isterken yaşanan bir doğa felaketi sonrası kabileden sadece üç kişi hayatta kalır . Sarıca , albino bebek ( Tırnak) ve annesi Çıra . Sonrasında sorgulamaya başlar Sarıca . Bu bebek lanetli olduğu için mi başlarına bunlar gelmiştir. Lanetli olsa o da ölmez miydi? İşte ilk sorgulamalar böyle başlarken sonrasında hakikati arama serüvenine dönüşür.

Avcı toplumdan çiftçi topluma dönüş , bir iki kelimeden başka konuşamayan insandan alet yapıp ekip biçen , iletişim kuran insana , bütün olanların arasında filizlenen ve koca bir çınara dönüşen aşk , aşığının peşinden mecnun gibi yollara düşen maşuk ... Evet Sarıca , Çıra'nın peşinden yollara düşüyor fakat bu yolda hakikati arıyor ayını zamanda ve kendisini de buluyor ...

Kitap tarihi bir kurgu olsa da mistik ve tasavvufi yönleri de var . Çok tanrılı inançtan tek Tanrıyı bulma ve tek Tanrıya yönelme ,  Hz İdris ve Hz Nuh , İlk tapınak olan Göbeklitepe ve kutsal ağaç.

Kitabı ilgi ile okudum. Yazarın olayları ve olayları bağladığı sonuçlar güzeldi. Kitap sayfalarına yapılan çizimler de zenginlik katmış içeriğe . Ayrıca kitabın sonunda yazarın yararlandığı kaynaklar da belirtilmiş ki bu , kitabın nasıl bir araştırma sonucunda ortaya çıktığının göstergesi.  Yazarı takdir ettim . Göbeklitepe'yi merak edip araştırmak isteyenler için de güzel bir kaynak listesi olmuş.

 Yazarın okuduğum diğer kitaplarına göre daha sade bir dille yazılmıştı Akşam Yıldızı . Karşılaştırma yaparsak diğer kitaplara göre daha basit ve anlaşılır olduğunu söyleyebilirim. Yazarı okumaya başlamak isteyenler için iyi bir başlangıç kitabı olacaktır Akşam Yıldızı .

Akşam Yıldızı

Akşam Yıldızı Kitabından Alıntılar:

* ''Dünyanın kirlendiği için yıkanmaya değil, kirletenlerin kendilerini yıkamaya ihtiyaçları var. Eğer bir şans verilecekse Rab bunun için insanlığa değil, insana şans veriyor, hem de her gün, her an...''

* "Ağlamakta büyük lezzet vardır, çünkü gözler yaşla dolunca acılarda akar gider"

* ''İyilik yapmak yetmez , oğlum; iyi de olmak gerekir! ''

* "Ölenlere acınır da doğanlara neden acınmaz? "

* "İnsanın insanı avladığı bir dünya bozulmaya düzelmekten daha yakındır!"

* "Göbektepe hayat ile ölümün göbek bağı, ikisi arasındaki geçişin dehliziydi. Göbektepe ölümleri hayata gönderen geçit, Göbektepe hayatlar harmanıydı."







Akşam-yıldızı

Kitabın Adı :Akşam Yıldızı-Bir Göbeklitepe Romanı
Yazar : İskender Pala
Yayınevi : Kapı Yayınları
Sayfa Sayısı : 250


“Sana Kervankıran derler
Bana dertli Kerem derler
Yare ikrar veren derler
Niye doğdun sarı yıldız, mavi yıldız
Evler yıkan, beller büken
Kanım döken, Kervankıran”
Dün ve bugün…
İyi ve kötü…
Aşk ve inanç…
Akşam Yıldızı, okurlarını bugünden alıp asırlar öncesinin Göbeklitepe’sine götürüyor. İyi ile kötünün mücadelesinde bir aşk yolculuğu bu… Sevginin inanca, inancın tutkuya, tutkunun hayata adım adım karıştığı noktadan Göbeklitepe hakkında bilinen her şeye yeni bir bakış, bir ters yüz ediş…
On iki bin yıl önce yaşayan kadim insandan günümüzün modern insanına evrilen anlam arayışı… Duymak istediğimiz belki de ilk insanın var oluş hikâyesi…

İskender Pala’nın yetkin kalemi ve ustaca kurguya dönüşen hayal gücü, Göbeklitepe üzerine herkesi yeniden düşündürecek; Akşam Yıldızı kendi gerçekliği ile ezber bozacak.








İskender Pala Kimdir?

İskender-Pala
1958, Uşak doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi (1979). Divan edebiyatı dalında doktor (1983), doçent (1993) ve profesör (1998) oldu. Divan edebiyatının halk kitlelerince yeniden sevilip anlaşılabilmesi için klasik şiirden ilham alan makaleler, denemeler, hikâyeler ve gazete yazıları yazdı. Düzenlediği Divan Edebiyatı seminerleri ve konferansları geniş kitleler tarafından takip edildi ve “Divan Şiirini Sevdiren Adam” olarak anıldı. Bazı çalışmalarıyla Türkiye Yazarlar Birliği Dil Ödülü’nü (1989), AKDTYK Türk Dil Kurumu Ödülü’nü (1990), Türkiye Yazarlar Birliği İnceleme Ödülü’nü (1996) aldı. Hemşehrileri tarafından “Uşak Halk Kahramanı” seçildi. Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk, Katre-i Matem, Şah&Sultan, OD, Efsane, Mihmandar, Karun ve Anarşist adlı romanlarının baskıları yüz binlere ulaştı, bu romanları pek çok ödül aldı ve yabancı dillere çevrildi. Türk Patent Enstitüsü tarafından marka ödülüyle taltif edilip adı tescillendi. 2013 yılı Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülü’ne edebiyat dalında layık görüldü. Bülbülün Kırk Şarkısı adlı kitabını ömrünün en güzel çabası sayan İskender Pala evli ve üç çocuk babası olup İstanbul Kültür Üniversitesi öğretim üyesidir.


İskender Pala'nın Okuduğum Diğer Kitapları:

* Karun ve Anarşist

* Katre-i Matem

* İki Darbe Arasında


                                                     

3/23/2017

Karun ve Anarşist - İskender Pala || Kitap Yorumu

Mart 23, 2017 7 Yorum
Karun ve Anarşist - İskender Pala


   Katre-i Matem ile tanıştığım yazarla yollarımız İki Darbe Arasında ve Mihmandar ile devam etti. Son olarak da Karun ve Anarşist kitabını okudum ve okuduğum her kitabı birbirinden güzeldi.

  Kitabı instagramda kalabalık bir grup olarak okuduk. Grup olarak okumak çok zevkli oluyor ve kitap bittikten sonra kitap hakkında karşılıklı konuşup bilgi alışverişinde bulunmak ise harika.... Kitaba başladığımız zaman ben rahatsızdım ve ilk iki gün sadece 14 sayfa okuyabildim. Benim hastalığımın yanı sıra kitabın ilk sayfaları da gerçekten ağır ilerliyor. Lidyalıların son dönemlerinde başlayan kitapta çok fazla isim geçince doğal olarak okuma hızı da düşüyor. Kitaba başlamamın üçüncü günü ben kendimi biraz toparlayıp kitap da açılınca aynı gün bitirdim kitabı.

İki farklı dönemde geçiyor kitap. Lidyalıların son dönemleri (MÖ 549) ve yakın geçmiş zaman
(1980 ler ) . Bir dönemde başlayan olaylar başka bir dönemde , farklı karakterler ile devam ediyor. Yer, zaman ve insan farklı olsa da olaylar ve insan doğası tamamen benzer.... İkiyüzlülük, sırtından vurma, iftira...  Her dönemde para ve menfaat yüzünden insanların nasıl en yakınları harcadığını okuyoruz kitapta.

  İki dönemde de üç erkek var. Kurban, avcı , hayatı mahvedilen... Üçünde de genç bir kız var . Bu üç erkeğin de aşık olduğu... Güzel , farklı bir kurgu yaratmış İskender Pala. Tarihi dokudan da yazarlanmış kitabında. Sayfalara serpiştirilmiş arkeolojik eser resimlerini ve yazarın kitabı yazmadan önce büyük bir araştırmaya girişmesini çok takdir ettim. Kaleminize sağlık İskender Pala....





Karun ve Anarşist - İskender Pala
Kitabın Adı :Karun ve Anarşist
Yazar : İskender Pala
Yayınevi : Kapı Yayınları
Sayfa Sayısı :320

Tarih bir ayna… Aynayı kaplayan bir dilemma…

Kutsal Hermos’un suyuna karışan altının rengi hızla kan kızılına dönüşürken; kâhinler yaklaşan büyük savaşın haberini vermiş, tekinsiz bir hava zengin Lidya diyarını sarıp sarmalamıştı. Bir cephede güçlü askerleri ve görkemli hazineleriyle Aslan Kral Krezüs —nam-ı diğer Karun; diğer cephede terk edildiği ölümü alt edip Pers diyarına hükmedecek olan Keyhüsrev.

Ve aynada sır dolu bir yansıma; tarihin öteki yüzünde devam eden karanlık…

Bir darbeye koşan Türkiye’de polis sirenleri yeri göğü inletiyor, silah sesleri sloganlara karışıyordu. Günleri ve geceleri esir alan terör, sokak çatışmaları, soygunlar, cinayetler her şehirde, her sokaktaydı. Kültür ve sanat kana bulanacaktı. Savrulan hayatlar, imkânsız aşklar…

Kim haklıydı? Ah!..

Karun ve Anarşist, tarihin akışını belirleyen hırsların ve tarihi aşan aşkların romanı. Coğrafyamızın kaderine bilgece bir bakış. İskender Pala’nın hep zevkle okunan usta kaleminden…








İskender Pala Kimdir?

İskender-Pala
1958, Uşak doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi (1979). Divan edebiyatı dalında doktor (1983), doçent (1993) ve profesör (1998) oldu. Divan edebiyatının halk kitlelerince yeniden sevilip anlaşılabilmesi için klasik şiirden ilham alan makaleler, denemeler, hikâyeler ve gazete yazıları yazdı. Düzenlediği Divan Edebiyatı seminerleri ve konferansları geniş kitleler tarafından takip edildi ve “Divan Şiirini Sevdiren Adam” olarak anıldı. Bazı çalışmalarıyla Türkiye Yazarlar Birliği Dil Ödülü’nü (1989), AKDTYK Türk Dil Kurumu Ödülü’nü (1990), Türkiye Yazarlar Birliği İnceleme Ödülü’nü (1996) aldı. Hemşehrileri tarafından “Uşak Halk Kahramanı” seçildi. Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk, Katre-i Matem, Şah&Sultan, OD, Efsane, Mihmandar, Karun ve Anarşist adlı romanlarının baskıları yüz binlere ulaştı, bu romanları pek çok ödül aldı ve yabancı dillere çevrildi. Türk Patent Enstitüsü tarafından marka ödülüyle taltif edilip adı tescillendi. 2013 yılı Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülü’ne edebiyat dalında layık görüldü. Bülbülün Kırk Şarkısı adlı kitabını ömrünün en güzel çabası sayan İskender Pala evli ve üç çocuk babası olup İstanbul Kültür Üniversitesi öğretim üyesidir.


İskender Pala'nın Okuduğum Diğer Kitapları:

* Akşam Yıldızı - Bir Göbeklitepe Romanı

* Katre-i Matem

* İki Darbe Arasında


                                                     
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.