Tolstoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tolstoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8/27/2018

İtiraflarım - Tolstoy || Kitap Yorumu

Ağustos 27, 2018 8 Yorum
İtiraflarım


  Doğu edebiyatında en sevdiğim yazarlardandır Tolstoy. Kendimce bulduğum bütün kitaplarını okuyup , kitaplığımda yer vermeye çalışıyorum. İyi - kötü Tolstoy külliyatına sahip oldum. Kitaplardan bazılarını çok eski tarihlerde aldığımdan dolayı farklı yayınevlerine aitler. Bazılarının çevirilerinden çok memnun olmasam da yaşanmışlıkları ve hatıralarından dolayı kitaplığımda bulunuyor. Belki ileri tarihlerde farklı yayınevlerinden düzgün çeviri ve basımlı olanlarını eklerim kitaplığıma.

Lev Tolstoy'un bütün kitaplarını çok sevmeme rağmen Anna Karenina benim için çok özeldir. Tolstoy kelimeleri ile ruha dokunmayı bilen ve sıkmadan konuyu aktarabilen yazarlardandır.


  Kelimelerini , anlatım tarzını çok sevdiğim Tolstoy'u bir de kendi ağzından dinlemek için İtiraflarım'ı okudum. Kitabı bitireli neredeyse bir hafta olmasına rağmen kelimelerimi yeni toparlayıp kitap yorumunu yeni girebiliyorum.

  96 sayfalık ince bir kitap İtiraflarım . İnce olmasına rağmen Tolstoy'u daha yakından tanımak için ara vere vere ve yavaş yavaş okunmalı bana göre kitap. Ben şahsen bu şekilde okudum.

İtiraflarım

  Çocukluk döneminden kendisini anlatmaya başlıyor Tolstoy. Hissettikleri , yaşadıkları, çevresindekiler ve özellikle de hayatı sorgulayışı yer alıyor kitapta. Geçen yıllarda birlikte kendisi büyüse ve fikirleri az çok değişse de hayatı sorgulayışı , mutluluğu arayışı değişmiyor. Kitaptan edindiğim izlenime göre dönem dönem depresif bir ruh haline bürünüyor yazar. Bu halleri de oldukça uzun sürüyor. Yazar ve edebi kişiliği sebebi ile daha hassa bir karaktere sahip olduğu için yaşamdan ve olaylardan daha çok etkilenmiş olabilir diye düşünüyorum. Sonuçta hayata bakış açısı ve beklentileri çok farklı.

  Hepimiz dönem dönem depresif ruh hali içerisinde bulunuruz. Fakat umut bizi ayakta tutar. Bir şeylerle uğraşmak ve bazen düşüncelerden uzaklaşabilmek kendimizi iyi hissettirir.

  Tolstoy'u kelimelerin arasında rahatça bulabileceğimiz kitap yazarın felsefi ve dini düşüncelerini ve bu fikirleri yer yer eleştirmesini de içeriyor.

 Kendi kaleminden Tolstoy'u anlamak eşsiz bir deneyimdi benim için . Siz de Tolstoy'u merak ediyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun. Kitabın çeviri ve basım açısından da kaliteli olduğunu belirtmeliyim.


İtiraflarım

Kitaptan Alıntılar : 

Şimdi geçmişe dönüp baktığımda hayvan içgüdülerinin dışında yaşamını etkileyen , sahip olduğum tek gerçek inancın mükemmeliyete duyduğum inanç olduğunu açıkça görüyorum. 

Yazılarımda hayatıma anlam katan iyi şeylere dair o özlemleri , ilgisizlik ve hatta latife kisvesi altında saklamak üzere defalarca plan yapardım. Bunda başarılı oldum ve takdirle karşılandım. 

Yazdıkça kendimce tek gerçek olan şeyi öğrettim: Kendimiz ve ailemiz için en iyisini yaşamamız gerekiyor. 

İnsanın ulaşabildiği tek mutlak bilgi , hayatın anlamsız olmasıdır.

" Bilge insan hayatı boyunca ölüme arar , bu yüzden ölüm onun için korkutucu değildir." 

Kıyı Tanrı'ydı , akıntı gelenekti ve kürekler , Tanrı ile buluşacağım yer olan kıyıya ulaşmam için bana verilen özgür iradeydi . Böylece içimdeki hayat enerjisi yenilendi ve bir kez daha yaşamaya başladım. 

Ne istediğimi kendim de bilmiyordum; hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum ama gene de hayattan bir şeyler bekliyordum.

O zaman şimdi olduğu gibi Ortodoks inancının açıkça iddiası ve itirafı, ağırlıklı olarak kendi kibirine kapılan dar görüşlü, acımasız ve ahlaksız insanlar arasında görülürdü. Öte yandan anlayış, onur, doğruluk, iyi huyluluk ve ahlaklılık daha çok inançsız olduğunu iddia eden insanlar arasında görülüyordu.

Tüm mezheplerin din adamları ,akidelerinin en iyi temsilcileri hep bana aynı şeyi söyledi: şöyle ki onlarınki hakiki inançtır ve tüm diğerleri hatalıdır; diğerleri için yapabilecekleri tek şey, onlar için dua etmektir.

Cinayetin kötü olduğu ve tüm inançların en temel ilkesine ters düştüğü yadsınamazdı. Buna rağmen, kiliselerde silahlarımızın başarısı için dua ediyorlar ve inanç öğretmenleri cinayeti inancın bir neticesi olarak görüyorlardı.

Yalnızca Tanrı’ya inandığım zaman yaşamış olduğumu hatırladım. Kendime şöyle dedim: Öyleyse bundan sonra’ Tanrı’yı bildiğim sürece yaşıyorum; unuttuğum zaman, ona inanmadığım zaman ise ölüyorum.

Artık kendimiz ile tımarhanede yaşayanlar arasında hiçbir fark olmadığını görüyorum; o dönem bu hususta yalnızca belli belirsiz şüphelerim vardı ve her deli gibi, benim dışımdaki herkes delidir diye düşünüyordum.

Kitabın Adı : İtiraflarım
Yazar :Lev Tolstoy
Yayınevi :Zeplin Kitap
Orjinal adı : Исповедь
Çevirmen :Burçin Karabolat
Sayfa Sayısı :96


Lev Tolstoy, Savaş ve Barış’ı ve Anna Karenina’yı dünya edebiyatına kazandırdıktan sonra, 51 yaşında hayatına dönüp bakar ve yaşamının anlamdan yoksun olduğunu fark eder. İtiraflarım, büyük Rus yazarın estetik ideallerin peşinden gitmeyi bırakıp dinî ve felsefi meselelere yönelişine dair öngörülerle dolu, kısa ama çok güçlü bir kitaptır. Bir anlamda Tolstoy’un manevî orta yaş krizini anlatan İtiraflarım son derece özgün ve etkileyici bir metin olmasının yanında, hayatın anlam ve değeri üzerine yazılmış en önemli eserlerden biridir.


Tolstoy'un blogumda yer alan diğer kitapları  :

* Şeytan 


                                                            Kozmokitap

1/31/2017

Şeytan - Lev Tolstoy || Kitap Yorumu

Ocak 31, 2017 5 Yorum
kozmokitap


  En sevdiğim yabancı klasik eserler Tolstoy'un kaleminden çıkmıştır. Genellikle ağır ilerleyen ve çoğu kişi tarafından okurken sıkıldıklarını itiraf ettikleri klasikler Tolstoy'un kaleminden çıkınca daha sürükleyici oluyor. Yazarın yaşam öyküsü de beni etkilediği için belki kitaplarını bu kadar çok seviyorum.

  Şeytan yazarın ölümünden sonra bulunan bulunmuştur. İncecik olan bu kitap hızla bitiyor. Bu kitabın önemli bir özelliği de yazarın bu kitap için iki farklı son yaratmış olması. Belli bir noktaya gelince yazar seçimi bize bırakıyor. Hangi sonu okumak istersek ona yönlendiriyor ya da sırası ile ikisini de okuyabileceğimizi belirtiyor.

  İsmi Şeytan olsa da kitabın bu bir gerilim kitabı değil öncelikle onu belirteyim. Aslında bir dram kitap. Biraz psikolojiye de girersem id ile süper egonun tartışması da diyebiliriz.

   Yergeni babasından miras kalan çiftliği borçlarından kurtarıp büyük babasının zamandaki bolluğuna ve refahına kavuşturmak istemektedir. Bunun için şehirden ayrılıp çiftliğe annesinin yanına yerleşir ve çiftlik için elinden geleni yapmaya başlar. Bu arada da bekar ve genç bir erkek olduğu için hanım arkadaşlarla görüşmek ister. Bu küçük çevrede bunu nasıl yapacağını düşünürken bir aracı vasıtası ile köylü ve evli bir genç hanım ile görüşmeye başlar.....

kozmokitap


     Yevgeni bu ilişkiyi bitirip evlenir. Fakat bir süre sonra bu hanımı aklından çıkaramamaya başlar ve bu nokta da sorunlar başlar...

   İdin sürekli hatırlattığı tutku ve süper egonun direttiği toplumsal baskı ya da adına vicdan diyelim. Yevgeni bu iki etken arasında kimseye belli edemediği bir cehennem yaşamaktadır.

  Bu kitapta Tolstoy da bu ikilemi ve Yevgeni'nin tercih edebileceği iki farklı sonu da kendi üslubu ile bize aktarıyor. Ben de kalemine sağlık büyük üstat diyorum!.....







Kitabın Adı :Şeytan
Yazar :Lev Tolstoy
Yayınevi :Paris Yayınları
Çevirmen :Osman Çakmakçı
Sayfa Sayısı :80


"Tolstoy'un ölümünden sonra bulunan kitap!"
 Lev Tolstoy daha çok Rus toplumunu analiz eden epik romanlarıyla tanınır, ama elinizde tuttuğunuz Şeytan adlı bu novella onun en kişisel, kendisini, açığa vuran kitabıdır. Kitabın yaratacağı skandaldan korkarak sağlığında yayımlamamış ve kitaplığındaki çekmecelerden birinde saklamıştır. Kitap ancak ölümünden sonra bulunup yayımlanabilmiştir. Kitapta anlatılan hikâye kendi mülkünden köylü bir kadınla yasak ilişkiye giren toprak sahibi Tolstoy'un kendi yaşadığı bir ilişkiyle benzerlik gösteriyor. Her ne olursa olsun, kitapta cinsel çekim ve insan arzuları derinlemesine bir bakışla ele alınıyor. "Her şeyden önce Yevgeni fethedilmiş olduğunu, kendi iradesinin efendisi olmadığını ama içinde başka bir gücün ona hükmettiğini, sadece iyi talihin kendisini içinde bulunduğu durumdan kurtarabileceğini, bugün değilse bile yarın ya da ertesi gün her halükarda mahvolacağını hissediyordu. 'Evet, mahvolacağım,' başka türlü olması mümkün değildi: sevgili genç karısını köylü bir kadınla aldatmak, hem de herkesin önünde - bu mahvolmaktan başka neydi ki, bütünüyle mahvolmak, öyle ki yaşamak imkânsız olacaktı. Hayır, bir şeyler yapılmalıydı."



                                                            Kozmokitap

12/12/2014

Doğu Edebiyatı Mı, Batı Edebiyatı Mı?

Aralık 12, 2014 6 Yorum



   Sabah kitaplığımın önünde durmuş kitapların tozlarını almam ve yeniden düzenlemem gerektiğini düşünürken gözüm kitaplardaki farklara takıldı. Kapak tasarımı, yayınevi ya da sayfa  sayısından bahsetmiyorum. Konudan , yazarların yaşadığı kültür ve ortamdan , bu kitaplardan aldığım lezzetten bahsediyorum...

 
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.