12/12/2016

Her Gün - David Levithan || Kitap Yorumu

Aralık 12, 2016 6 Yorum
kozmokitap

Adı ve kapağı ile ilgimi çeken kitabı indirimde yakalayınca hemen aldım. Hele kapağındaki o söz merakımı daha da alevlendirdi...

                                      Her gün farklı bedende.
                                      Her gün farklı hayatta.
                                      Her gün aynı kıza aşık.. 

Kitabın ciltli olması va baskı kalitesi de çok güzeldi. Böyle kitapları okumak da ayrı bir zevk oluyor. Bu zevkle kitap naslı bitti anlamıyor insan:)))

    Kitaba konu olan bedenden bedene geçen A. O doğduğu günden beri böyle . Her gün başka bir bedende uyanıyor. Bir gün boyunca misafir olduğu bedeni zarar vermeden ve hayatını zedelemeden bırakmaya çabalıyor. Belki de A bir tür zihinsel enerji olabilir diye düşündüm. Her gün bu şekilde süren bu hayat bir gün Rhiannon ile tanışıncaya ve ona aşık olunca değişecektir. Aşık olduğu kıza kendini nasıl anlatacak ve bu karmaşık durumda aşkını nasıl yaşayacaktır....

   A hep benzer insanların içinde uyanmaz ya da içine gireceği kişileri kendisi seçemez. Bir gün kız diğer gün erkek olabilir, zayıf ya da şişman , engelli ya da bağımlı, şişman ya da futbolcu.... Sadece sabah gözlerini açtığında yeni bir bedendedir o kadar. Sindirella misali gece 12 ye kadar da o vucütta misafirdir.

   Konu bakımından ilginç olan kitap yazarın anlatımı ile daha da ilginç hale gelmiş. Her içine girdiği bedeni, yaşadıklarını , hissettiklerini ve o hayata dokunuşları çok güzel dile getirmiş yazar. bu bakımdan okumak çok ilginç oldu.

   Tek eleştirim beklediğim sona ulaşmamış olması kitabın. Bu kitabı o kadar uzun zamandır okumak istiyordum ki ister istemez beklentim tavan yaptı. Hal böyle olunca da beklentimin tam karşılığını alamadım.....


kozmokitap
Kitabın Adı :Her Gün
Yazar :David Levinthan
Yayınevi :Pegasus Yayınları
Orjinal adı :Every Day
Çevirmen :Derya İmer Aydınlık
Sayfa Sayısı :336


Her gün farklı bedende. Her gün farklı hayatta. Her gün aynı kıza âşık.

Uyandım. Anında kim olduğumu anlamam gerekti. Mesele sadece bedenim de değil… gözlerimi açtığımda kolumun renginin açık mı koyu mu olduğu, saçımın uzun mu kısa mı olduğu, şişman mı zayıf mı olduğum, kız mı erkek mi olduğum, yara bere içinde mi yoksa pürüzsüz mü olduğum… Her sabah farklı bir bedende uyanıyorsanız, vücut en kolay alışılan şey. Kavraması güç olabilen ise bedenin önceden yaşamış olduğu hayat. Her gün başka biriyim. Ben, kendimim; kendim olduğumu biliyorum ama ayrıca başka biriyim de. Hep böyle olageldi.




                                                     

12/10/2016

Kağıt Ev - Carlos Maria Dominguez

Aralık 10, 2016 2 Yorum
kozmokitap

                                     Kütüphane zamana açılan bir kapıdır.  - Borges


    Adını çokça duyup okumayı çok istediğim bir kitaptı Kağıt Ev. Konuyu hiç bilmeden sırf adından bir aile dramı geldi aklıma kitapla ilgili. Fakat bu tahminlerim ile kitabın konusunun uzaktan yakından alakası yoktu!...

     Sadece 94 sayfa,  incecik bir kitap Kağıt Ev. Okumaya başladığınız zaman en fazla bir günde bitebilecek bir kitap . Dışının bu inceliği sizleri aldatmasın , kitap dopdolu. İçi dışından büyük dersem yalan söylemiş olmam. Kitabın içerisinde altını çizdiğim , tekrar tekrar okuyacağım o kadar cümle var ki bu durum kitabı ne kadar beğendimi açıklıyordur.

      Çoğunlukla bir kitaptan kurtulmak ona sahip olmaktan daha zordur. Kitaplar sanki asla geri dönemeyeceğimiz bir anın tanıkları gibi , bir ihtiyaç ve unutkanlık anlaşmasıyla tutunurlar insana. 

    Kitap 1998 yılında kitapçıdan aldığı Dickinson'nın Şiirler isimli kitabındaki ikinci şiiri okumaya başladığında bir köşe başında araba altında kalan Bluma'nın ölmesi ile başlıyor ve yazar bize hep faydalarından bahsedilen kitapların kurbanları da olduğunu örnekleyerek anlatıyor. Bu kurbanlar tıpkı Bluma gibiler.... Kitabın bu şekilde başlaması bile okuyucuyu başta şok edip kitaba daha çok bağlıyor.

                     “Kitaplar insanların kaderlerini değiştirir,”    

    Üniversitede Bluma'nın yerine bakmaya başlayan yazar gelen bir paket ile öyküye başlar. Bu paket Bluma'ya gelmiştir ve içerisinden çimento kaplı bir kitap çıkar. Bu kitap neden gelmiştir, neden çimento kaplıdır ve öyküsü nedir. Bu araştırma  bizi sahil kenarında tuğlalarını kitapların oluşturduğu bir eve kadar götürür....
 
        Kitap müptelalarını,  parşömen misali derilerinden anlayabilirsiniz. 
Kitapta kitap sevgisini gördüğümüz kadar, kitap satın alma ve onları istiflemenin de bir tür rahatsızlığa sebep olduğunu da anlıyoruz. Her şey kararında güzeldir diyorum ve ben de bu okuduklarımdan sonra kitap alma isteğimi minimuma indirmek için daha fazla gayret ediyorum.)))

            Tavsiye ettiğim bir kitap, okumanızı isterim.))



kozmokitap
Kitabın Adı :Kağıt Ev
Yazar :Carlos Maria Dominguez
Yayınevi :Jaguar Kitap
Orjinal adı :La casa de papel
Çevirmen :Seda Ersavcı
Sayfa Sayısı :94


Bazı insanlar kitap okumaz, bazıları okur ve kimileriyse okumakla kalmayıp onlarla birlikte yaşar. Kâğıt Ev, işte bu kitap tutkunlarından Carlos Brauer'in ve onun -bir edebiyat profesörü olan- Bruma Lennon'la olan gizemli ilişkisinin, bu ilişkinin gün yüzüne çıkmasına neden olan bir Joseph Conrad cildinin, kitap ve okuma aşkıyla dolu yaşamların hikâyesi...





                                                     

12/09/2016

Ateşin Şarkısı - Tess Gerritsen || Kitap Yorumu

Aralık 09, 2016 6 Yorum
kozmokitap

     Ah Tess Ah!.... Bayılıyorum bu kadının kalemine, hayal gücüne, anlatım tarzına!... Kitaba başladığım zaman elimden bırakamıyorum. Yarım günde bitiyor kitap... Bittikten sonra da bir pişmanlık... Neden daha yavaş , sindire sindire okumadım diye. Olmuyor işte , kitabı aldığım zaman elimden bırakamıyorum.

   Cerrah ile tanıştım Tess'in kalemi ile. En sevdiğim seri kitaplar arasına girdi Rizzoli - Isles serisi. Bu seri haricinde farklı kitaplar yazsa da yazar, benim favori kitapları hep seriye aitti.

    Ateşin Şarkısı da seriye ait bir kitap değil. Buna rağmen seri dışı diye kategorize ettiğim kitapların içerisinde en çok sevdiğim kitap oldu.

   Kitapta yine gerilim ve aksiyon var. Son ana kadar gerilimin dozu düşmüyor ve açıkça söylemeliyim ki tahminlerimden farklı çıktı sonuç.

kozmokitap


   Kitapta iki farklı olay anlatılıyor ve ikisi de birbirleri ile bağlantılı. Birisi günümüz de geçerken diğer olay da nazi yahudi katliamı zamanında geçiyor.

   Julia bir keman sanatçısıdır. Konser için gitti Roma'da bir antikacıdan çingene şarkılarını içeren bir kitap alır. Bu kitabın içinden bir kağıda yazılmış notalar düşer. Daha önce duymadığı bir valsin notaları vardır kağıtta.

   Evine döndüğü zaman bu notaları çalmaya başlayınca tuhaf olaylar gelir başına Julia'nın . Bu notaların kızını değiştirdiğine inanır. Ailesi ise onun bir psikiyatriste görünmesini istemektedir. Bu olayların notalar ile bağlantılı olduğunu düşünen Julia, besteciyi araştırmaya başlar.....

kozmokitap


    Kitapta anlatılan diğer olay da bu besteci Lorenzo'nun hayatıdır. İtalya'da yaşayan Lorenzo, yahudi kampları, onlara yardım etmek isteyen insanlar....

    Kitabı okurken aklıma bir sürü paranormal olay aklıma gelse de yazar yine beni şaşırtmayı başardı. Aslında kitaba kendimi kaptırmasam  tahmin edebilir miydim diye düşünüyorum da, hayır sanırım edemezdim.....

   Kalemine sağlık Tess:))) Kitabı çok sevdim. En kısa sürede yeni Rizzoli- Isles serisinden bir kitap yazmasını istiyorum artık, özledim seriyi....






Kozmokitap
Kitabın Adı :Ateşin Şarkısı
Yazar : Tess Gerritsen
Yayınevi :Martı Yayınları
Orjinal adı :
Çevirmen :Cumhur Mısırlıoğlu
Sayfa Sayısı :304


"Ona baktığınızda ne görüyorsunuz?" "Kızım o benim. Tabii ki her açıdan mükemmel olduğunu düşünüyorum. Fakat"... "Fakat?" Artık ondan korkuyorum.

Üç yaşındaki kızının saldırısına uğradığında Julia'nın hissettiği tam da budur. Genç kadın, dünyalar tatlısı kızı Lily'ye ne olduğunu anlayamaz, ama onu bu hale neyin getirdiğini biliyordur. Ya da bildiğini sanıyordur.

"Her şey o zaman değişti işte. Kâbus o zaman başladı. Incendio'yu ilk çaldığım zaman. Bu müzikle ilgili bir şey hayatımıza bulaştı ve kızımı, her gördüğümde kanımı donduran birine dönüştürdü."

Julia, bir antikacıda bulduğu Incendio adlı bestenin, kızı üzerindeki ürkütücü etkisinin sırrını çözmek zorundadır. Bu uğurda yalnızlığı göze alıp, yabancı bir şehrin karanlık geçmişine uzanan sokaklarında kaybolsa bile.


                                                            Kozmokitap

12/08/2016

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

Aralık 08, 2016 1 Yorum
haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.
haydar-colakoglu
YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.
haydar-colakoglu-teb-genel-mudur
Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;
“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.
YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.
Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.
haydar-colakoglu-yolo-turkiye
Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.
Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”
GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

12/07/2016

Kuklacı - Günay Gafur || Kitap Yorumu

Aralık 07, 2016 5 Yorum
 
kozmokitap


" İyi oyuncular bulmak kolaydır, zor olan, birlikte oynatabilmektir. "
                                                                                                Casey Stengel 

    Polisiye gerilim , psikolojik - gerilim kitapları okumayı seviyorum. Bunun nedeni korkmayı  sevmek, adrenalin hissi ya da suçlu kovalamaktan hoşlanma değil farklı düşünmeye sevk etme ve düşünce sınırlamasını zorlaması...

   Bu tarz kitapları okuyarak hayal gücümün sınırlarını zorlamayı ve tahmin kapasitemi arttırmayı seviyorum. Genellikle bu tarz kitaplarda yabancı yazarları tercih ederim. Çok severek okuduğum birkaç yazar var bu konuda ve onların kitaplarının çoğunu bayılarak okudum. Günay Bey'in kitabını ve özellikle kapağını gördüğümde konusunun daha farklı , daha vahşi olduğunu düşünmüştüm. Bin bir türlü teoriler oluştu kafamda kitap ile ilgili. Benim gibi bir fikre kapılanlara söylemek isterim ki kitap vahşi bir kitap değil, psikolojik gerilim türünde ve enfes bir kitap. Benim beklentimin çok çok üzerinde çıktı kitap ve benim çok sevdiğim o yabancı yazarların bir çoğunu büyük bir farkla solladı geçti!....

  Kitapta enteresan bir kurgu ağı kurulmuş. Her an her şey olabilir diye bekliyorsunuz ve bu beklenti , ne olacağını bilememe, bu planın arkasında kimin olduğunu tahmin etme süreci kitabı elimizden bırakmayı zorlaştırıyor. Oldukça kalın bir kitap olmasına rağmen nasıl bittiğini anlayamadım .

kozmokitap


Türkiye ve Amerika arasında geçen bir macera. Olaya Amerikan ve Türk polisi de karıştığı bir bulmaca...

"Zaman işlemeya başladı! Herşey sona erdiğinde insanoğlunun kaderini değiştireceksiniz... Sonsuza kadar... Ve... BU SİZİN YARGINIZ! " 

Simonize Rexton bir otel odasında yatağa kelepçelenmiş olarak uyanır. Yattığı yerden ona projeksiyon ile bazı şeyler söyleyen şahıs dört cinayet şüphesi ile arandığını söyler ve kendisini aklayabilmek için oyuna dahil olması gerekmektedir.
Eylül Belen... Trabzon'da bir gazeteci olan Eylül kendisini farklı bir yerde uyanır,  bir kulübede . Buraya nasıl geldiğini bilmemektedir ve ona da bazı talimatlar verilir. Bu yine bir oyunla ilgilidir. Katılmak ya da katılmamak elindedir, fakat katılmamayı tercih ederse sonuçlarına katlanmak zorundadır.

   Dr Gregory bir psikiyatristtir. O da Amerikalıdır ve uyandığında Türkiye'de bulur kendisini. Yine o da bir oyuna dahil edilmiştir....

   Bu nasıl bir oyundur? Bu oyunu kuran kişi iki farklı ülkeden bu insanları nasıl bulmuş ve oyunu nasıl koordine etmiştir. Birçok bilinmeyenli bir denklem gibi ....

kozmokitap


   Kitabın sonuna kadar tahmin sınırlarımı zorlayan kitap hiçbir bölümünde beni hayal kırıklığına uğratmadı. Bu kitabın bir Türk yazarına ait olması beni gururlandırdı. Üstelik de yazarın ilk kitabı ve muhteşem!.... Şimdi yazarın ikinci kitabı " Kahin" i daha çok merak ediyorum. En kısa zamanda onu da alıp okumayı düşünüyorum. Psikolojik- Gerilim sevenlere tavsiye ederim:)))








Kozmokitap
Kitabın Adı :  Kuklacı
Yazar :Günay Gafur
Yayınevi : Fantastik Kitap
Sayfa Sayısı :400


     Evinden çok uzakta, hiç tanımadığı karanlık bir odada, kelepçeler içinde uyanan Simonize Rexton, kendini vahşi ve kusursuz bir oyunun içinde bulur. Siyah zarflardaki talimatları yerine getirmeyi ve hayatta kalmayı başarabilirse, oyunun sonunu görebilecektir. Tıpkı kendisinden çok uzaklarda uyanan ve aynı korkuları yaşayan diğer kuklalar, Eylül Belen ve Dr. Gregory gibi…
    Birbirinden habersiz bu üç sıradan oyuncu; gizemi çözmek ve kuklacıyla yüzleşmek için müthiş bir gerilimin ortasına atılırlar. Böylece San Franscisco-Türkiye-New York üçgeninde oynanan ve insanoğlunun yazgısını değiştirecek esrarengiz bir oyun başlar.
    Psikolojik-gerilim ya da polisiye-gerilim, Türk okurları tarafından oldukça rağbet görmesine rağmen, Türk yazarlarının yeterince üretken olmadıkları bir tür. Bir Türk yazarın kaleminden çıkan 'KUKLACI'nın, özgün konusu ve çarpıcı kurgusuyla, bu türe farklı bir soluk getireceğine inanıyoruz.


                                                            Kozmokitap

12/05/2016

Kasım Ayı Kitap Alışverişim -Yeni Kitaplarım

Aralık 05, 2016 7 Yorum
kozmokitap


Merhaba , kasım ayını geride bıraktığımız bu günlerde yeni kitaplarımı sizlerle paylaşmak istedim. Her alışverişten sonra bir post yayımlamaktansa ay sonunda bütün kitapları bir arada paylaşmak daha doğru geldi.  İnstagram hesabımı takip edenler yeni kitap resimlerini görmüşlerdir.  Alır almaz oraya resimlerini koyuyorum.

kozmokitap


İlk alışverişim babil.com sitesinden oldu. Bu ayki alışverişim biraz problemli oldu. Temin süresi uzadı, aradığımda gönderileceği söylendi. Sonra kargo parçalı olarak geldi ki bu durum bana telefon açtığımda belirtilmemişti. Bir de bana size söyledik kabul ettiniz demezler mi???  Neyse ilk başta çok sinirlenmeme rağmen sonra sakinleştim. Bundan sonra sadece stoktan hemen teslim yazanlardan sipariş etmeyi düşünüyorum. Fullmetal ve Naruto kızıma aldığım kitaplar. Arka kapak dergisi okumayı sevdiğim bir dergi. Kör Baykuş çoktandır okuma listemde olan bir kitaptı, sonunda aldım. Aşk Dersleri ise gördüğüm ilk anda kapağına bayıldım ve onu da hemen kaptım . Salambo  Papersense tarafından babil.com aracılığı ile okumam için gönderildi.

kozmokitap


İkinci alışverişim ise Kitapyurdu 'ndan. Bu siteyle de problem yaşamış ve uzun süre alışveriş yapmamıştım. İstediğim kitapları uygun fiyatlı ve kargoyu da bedava bulunca hemen sipariş verdim. Tabi önce stoktan hemen teslim olmasına dikkat ettim. Artık problem yaşayıp yıpranmak istemiyorum.
Tess Geritsen'in yeni kitabı Ateşin Şarkısı, Lisa Gardner 'ın yeni kitabı Affet ama Unutma ve Otomatik Portakal aldığım kitaplar.

kozmokitap


Eskişehir'de çok sevdiğim bir kitapçı olan İnsancıl üçüncü alışveriş noktam oldu bu ay. Çoğu kitabın fiyatı internetteki kadar veya daha uyguna bulabiliyorum. Oraya uğramışken Arkadya'nın yeni güzeli Matilda'nın Son Valsi , Kalp Yalnızca İçeriden Açılan Bir Kapıdır ve Buradayım kitabını aldım.

kozmokitap


Son noktam ise İş Bankası Kültür Yayınları satış yeriydi. Tüm kitaplarda %20 , haftanın kitabında ise %40 indirim vardı. Zweig den Olağanüstü Bir Gece ve Yakıcı Sır kitabını, Kafka'dan Şato'yu ve kızım için de Shakespeare 'den Yanlışlıklar Komedyası'nı aldım.

kozmokitap


   Gitmesen Olmaz Mı?  Aralık ayının 18 inde instagramda yapacağımız fidan için geldi. Kitabı bizimle okumak isterseniz beklerim.




















    Kuklacı yazarı Günay  Gafur tarafından adıma imzalı olarak gönderildi. Bu yazıyı yazdığım sırada bu kitabı okuyorum ve tek kelime ile mükemmel:)))


kozmokitap


Bir Köpeğin Gözlerinden kitabı ise yine kızım için DR dan aldım.  Bu ay daha önce ödünç verdiği bir kitap çok üzülmesine neden oldu. Ben de bir nebze olsun onu mutlu etmek istedim.

Kasım ayında  gerçekten fazla kitap aldım.  Bu ay kendimi frenlemeyi düşünüyorum;))





                                                     

12/02/2016

Dilaltı Kitap Yorumum Yaşama Açılan Pencere .com'da

Aralık 02, 2016 1 Yorum
kozmokitap


Minval Yayınları'ndan yeni çıkan deneme tarzında bir kitap Dilaltı. Deneme tarzını sevmem, okumam diyenlerin bile bu kitabı rahatça okuyabileceğini düşünüyorum . Çünkü kitap çok akıcı ve eğlenceli bir dille yazılmış. Dilaltı kitap yorumum Yaşama Açılan Pencere  sitesinde yayınlandı. Okumak  İsteyenler → burayı ← tıklayabilirler.

 Bu yazıda Yaşama Açılan Pencere  sitesinden bahsetmek istiyorum. Kitap, sinema, müzik, tiyatro ve sanata dair her şeyi bulabileceğiniz site Blogger arkadaşlarımız Elmas ve Şafak tarafından hazırlandı. Bu siteye siz de yayınlarınızı, kitap yorumlarını göndererek yayımlatabilir, blogunuza trafik artışı sağlayabilirsiniz.

  Benim yazımı da okuyarak destek verirseniz sevinirim. Sevgiler:))




                                                            Kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.