İlknur Altıntaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlknur Altıntaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12/27/2018

Talkan-Emeviler 1 - İlknur Altıntaş

Aralık 27, 2018 5 Yorum
Talkan-Emeviler 1 - İlknur Altıntaş


   Tarihi kurgu alanında eserler veren - ki ben bu eserlere bayılıyorum - İlknur Altıntaş'ın yeni kitabı Talkan Emeviler -1- , Horus Yayınları etiketi ile yayımlandı.

“İnsanlar büyük yalanları severler… Çünkü… Gerçekler acıtır!”


İlknur Altıntaş kalemine ve anlatım tarzına hayran olduğum bir yazar. Tarih onun kalemi ile can bulurken hiç olmadığı kadar etkileyici oluyor. Yüzyılı bulan bir dönem , farklı ırklar ve devletler , 700 sayfayı geçen bir kitap daha ne olduğunu anlayamadan sizi esir alıyor ve kitabın içine öyle bir gömülüyorsunuz ki nasıl bittiği anlaşılmıyor.

Tarihi okumak hiç bu kadar istekli ve heyecanlı olmamıştı. Bu nedenle İlknur Altıntaş'ın kaleminden çıkan her kitabı gözüm kapalı alırım ve herkese tavsiye ederim. Tarihi gerçeklere dayanarak kurguladığı her bir eser etkileyici , öğretici ve kitaplığımın hazinelerinden birisi. Aynı zamanda bu kitaplar çocuklarıma bıraktığım en kıymetli mirasımdır.

"Savaş sizin haklı olup olmamanızla ilgilenmez, hiçbir önemi yoktur, suçlu olan kaybedendir, çünkü kaybetmiştir. "

Talkan denilince aklınıza ne geliyor ? Tarih ve Talkan kelimesi bir araya gelince bazılarımızın aklına eski Türk filmlerinde seyrettiğimiz Tarkan gelmiştir eminim. Hele de kapaktaki Kurt  bu benzetmeyi pekiştirmiştir. Kitapta bahsedilen Talkan bir şehir ismidir . Emevi kumandanı Kuteybe burayı almak için ordusuyla gelir , şehrin  meliki şehri savaşmadan terk eder. Bu savunmasız şehre giren Kuteybe eli silah tutan büyük ölümünü erkekleri öldürür , kalanları da Talkan yolundaki ağaçlara asar. Halk müslüman araplara karşı koymamıştır oysa. Emevilerin yaptığı en büyük Türk katliamıdır bu olay. 40.000  Türk öldürülmüştür.

 İşte kitap bu olaydan yıllar öncesinde anlatılmaya başlıyor  ve olaydan yıllar sonrasına kadar da uzanıyor.

Emeviler , Çinliler , Türkler , Türgişler , Soğdlar yer alıyor kitapta. Bu birbirine komşu , yakın ilişkiler içerisinde olan aynı zamanda da birbirinin zayıflıklarını gözeten halklar... İktidar ve para hırsıyla gözü kör olan yöneticiler, halka yapılan zulümler , her yaptığında kendini haklı gören zalimler , onların her daim yanında olan yalakalar , hiç yenilmeyeceğini düşünen bir komutan ve bu karışık ortamda filizlenen aşklar... Sadece zalimler mi vardır .. Bilge yöneticililer yanında  ne pahasına olursa olsun adalete inan ve Peygamberimizin yolundan ayrılmayanlar da vardır. İmparatoriçe olmak uğruna kendi bebeğini öldürenler de ...

  Okuyunca ne kadar kötü ve vahşet dolu diyoruz değil mi?? Günümüzde farklı mı pekii ... Kötülük şekil değiştirse de asla yok olmuyor. Kötü ve zalimler her daim var olacaklardır. Sadece şekil ve isim değiştirirler ve zulümlerin şekli değişir fakat kötülük her daim oradadır...


  Tarihi kurgu severler ya da bu türü daha önce okumamış olanlar bu kitabı mutlaka okuyun derim.

Talkan - Emeviler 1


Kitaptan alıntılar: 

"Zalim..." diyerek gülümsedi Haccac , guru duyar gibiydi daha çok , " Aslında Kuleyb diyorlar! Köpek Yavrusu . Sanırım Emevilere sadakatinden dolayı ... " diyerek dalga geçti Kuteybe ... "

"İnsanlar Haccac , fırsatların ayaklarına gelmesini beklerler , oysa fırsat gidilmesi gerekendir , Her köşe başında seni bekliyordur , seni çağırıyordur , sana yalvarıyordur , gör beni , gör beni diye. Çoğu insan arar , bakınır, homurdanır , lanet olsun der , ama göremez! Hayatım boyunca hiçbir zaman mazeretlerin ardına saklanmadım . Ben hep görmeye odaklandım ! Ve ben her zaman gördüm!"

"Askerlerim ben ne dersem onu yapar . Asker olmak böyle bir şeydir . Eğer herkes düşünürse , herkes karar verirse karmaşa olur . Birileri kazanır , birileri kaybeder . Aklı olan onu kullanır , ama en iyisi başkalarının da aklını kullanmaktır ki gerçek zeka budur!" 

"İnsanları kontrol edersen iyi bir politikacı olursun , askerleri kontrol edersen de iyi bir komutan . Her iki  durumda da onları ateşlemelisin , coşturmalısın ancak o zaman büyük bir yangın başlatabilirsin kalplerinde , bir nehir gibi akarlar sana..." 

"Oysa sevgi her şeyin ilacıdır , her şeyin. Nefretin açtığı yaraları nefretle tedavi edemezsiniz , insan ruhunda açılan yaraları tedavi edecek tek güç sevgidir, bu tek kuraldır , tek gerçektir,  sevgi yaşama sebebidir, sevgi nihai amaçtır , sonuçtur , sevgi her şeydir. Sözler boştur , insanı insan yapan verdiğin sözleri uygulayabilmektir ,yoksa sözün ne anlamı vardır?"

"Kelimeler silahtır efendim , ölümcül yaralar açar insan ruhunda ama merhemdir de . Yumuşak sözler , sevgi dolu sözler insanı iyileştirir. Şefkat ise ruhun ekmeğidir , suyudur. Kelimeler büyücüdür!"

"Bağlılık ve bağımlılık , fedakarlık ve feda etmek , sabır ve eziyet birbirinden ne kadar yakın ama ne kadar uzak ..." 

"Ayana , erkeklerin gurur duyulacak bir meziyetleri yoktur tatlım ! Onlar suyun üzerindeki çer çöptür!"






Talkan - Emeviler 1
Kitabın Adı :Talkan-Emeviler 1
Yazar :İlknur Altıntaş
Yayınevi : Horus Yayınları
Sayfa Sayısı :750

Yıl, 705

 Bir kuzgun kanatlanırken siyaha,

Gök kızıldı...

Çatlayan toprağın yarıklarına

Dolan katrandı kan!

Kayıp ruhların çığlığıydı, geceyi yırtan...

Ölümün davetçileriydi!

Cehennemin atlılarıydı!

Hazin bir şarkıydı rüzgârın uğultusu!

Olanları...

Unutmak zordu!

Unutturmayı seçtiler!



 ”Günahı tanır mısın peki? Onu fark edebilir misin? O ipek perdenin gizlediği kibri?”
                                            Ömer bin Abdülaziz

 “Ölüler sessizdir ve sessizlik iyidir”
                                           Haccac bin Yusuf es Sekafi

 “Adımı asla unutmayacaklar. Kim daha büyük komutanmış onlara göstereceğim, hepsine”
                                           Yezid bin Muhalleb

“Kök-Tengri Aşina Kutluk’u selamlıyor, İlteriş Kağan’ı...”
                                           Tonyukuk

“Taif bir kuyudur! Işığı görürsün, ama ona asla ulaşamazsın.”
                                           Mervan bin Hakem

“Bu yolculuk efendim kalbindir, vuslatsa sırlarındır.”
                                            İmam-ı Azam Ebu Hanife

“Baban halkına ihanet etmiş bir zavallıdır!”
                                           A-shih-na Chieh-she-erh

 “Ayrıca bir kereliğine mahsus olmak üzere 30.000 genci esir olarak vereceksiniz...”
                                           Kuteybe bin Müslim

“Ölüm onurlu bir askerin sonsuzluğa yolculuğunda bir adımdır sadece”
                                            Su-lu Kağan

“Onu tanıyorum, neler yapabileceğini biliyorum, ama siz bilmiyorsunuz!”
                                           Zey el Abidin
“Onun kafasını kesip köpeklere yedireceğim.”
                                            Yezid bin Muaviye

“Yaşam dediğiniz şey kralım, bütün yaptıklarını yitirmek, yeniden kazanmak ve yeniden yitirip, yeniden kazanmaktır...”
                                            Rahip Bermek

“Ben artık bir köle değilim dostum...”
                                            Tarıq bin Ziyad

“Kök-Türkler Devleti’ni yeniden kuracağım ve bu lanet Çinlilerin hepsinin canına okuyacağım...”
                                            Aşina Kutluk

“Yüzyıllar boyunca kalacak, yüzyıllar boyunca tüm haşmetiyle zamana meydan okuyacak eşsiz bir yapı olacak Emevi Camii.”
                                            Halife Velid bin Abdülmelik

“Gök beni kutsuyor, gelişimi. Ben Çin’in yağmuruyum, bereketiyim...”
                                            İmparatoriçe Wu Zetian

“Yani dört yüz geri zekâlı kırk tane adamla başa çıkamadı öyle mi?”
                                            General Che-ch’ung Sun Wu-k’ai

“Ben sadece Allah’ın kitabı ve Peygamberin sünneti üzerine biat ederim...”
                                            Ebu Said el-Hudri

“Bu sıradan bir savaş değil! Bu bir istila!”
                                            Nizek Tarhan


Yazarın okuduğum diğer kitapları: 

Peçeli ve Köle Türkler 

Babek &Cennetin Kapısı Samarra Kurtuluş 

Hallac-ı Mansur Dai 

Hasan Sabbah & Ölümsüz 


                                                            Kozmokitap

2/07/2018

Hasan Sabbah & Ölümsüz - İlknur Altıntaş || Kitap Yorumu

Şubat 07, 2018 1 Yorum
Hasan Sabbah & Ölümsüz - İlknur Altıntaş


   Üç kitaptan oluşan Abbasiler Serisi'nden tanıdığım İlknur Altıntaş'ın İsmaililer Serisi'nin ilk kitabı Hasan Sabbah & Ölümsüz . Bu kitap da yazarın diğer kitapları gibi tarihi gerçeklerden esinlenerek kurgulanmış . Bulunduğumuz coğrafyanın tarihini anlatması ; bildiğimiz , duyduğumuz şahsiyetlere yer verilmesi ve yazarın şairane anlatımı kitabı daha da etkileyici hale getiriyor.

  Tarihin tozlu sayfalarından çıkan karakterler İlknur Altıntaş'ın kalemi ile tarih derslerinde sıkılanların bile zevkle okuyacağı bir kurguda bir araya geliyor kitapta. Kitabın adı " Hasan Sabbah " olsa da sırf onun hayatı üzerine yoğunlaşmıyor yazarımız . Hasan Sabbah'ın geçmişini ve tarihte iz bırakan bir şahsiyet olarak  nasıl " Hasan Sabbah" olduğunu anlatıyor. Bunu anlatırken de Alamut Kalesi , Melikşah, Kılıçarslan , Nizamülmülk, Ömer Hayyam da kitapta anlatılan tarihi şahsiyetlerden bir kaçı.  Hepimizin şiirleri ile tanıdığımız Ömer Hayyam , matematikçi kimliğinin ağır bastığı bir rolle karşımızda. Kitap okurken bu şahsiyetleri tekrar araştırdım , bu sayede bilgimi tazelediğim gibi bilmediklerimi de öğrendim.

Hasan Sabbah & Ölümsüz - İlknur Altıntaş


  Hasan Sabbah & Ölümsüz sadece bir kurgu değil , büyük bir araştırmanın ürünü. Yazar her karakteri büyük bir titizlikle araştırarak yer ver vermiş kitapta. Kitabı okurken bu durumu hemen fark ediyorsunuz.

 Kitabı okurken yaşayan bir tarihe tanıklık ettim. Kanlı-canlı karşımda duran karakterler, yaptıkları,  davranışları ve nedenleri ... Bazı noktalarda "ben bile bu kadarını tahmin edemezdim " dediğim noktalar da oldu , kahkaha attığım yerler de ...

   Büyük bir zevkle ve merakla okudum kitabı. Diyebilirim ki tarihi sevin ya da sevmeyin bu kitabı seveceksiniz ...

Hasan Sabbah & Ölümsüz - İlknur Altıntaş


 Kitaptan Alıntılar:

* " Amaç bu değil ki ? Övgü mü istiyorsun? Hakikat mi ? Övgü seni dibe çeker , hakikat ise yukarıya , kanatlanırsın! "    - sf 150 -

* " Ordumuzu yetersiz mi görüyorsunuz ? Binlerce asker ... "

" Sayının bir önemi yok , karıncaların da sayısı çok fazla ama en güçlüsü kartal ! Ayrıca önemli olan sadakattir... "  - sf 292 -

" Beden , ruh ve zihin arasında bir bağ vardır . Çoğu insan bunu bilmez , oysaki sessizlik en büyük öğretmendir , tüm sırları fısıldar kulağına ... "   - sf 293 -

* " İsyanlar her zaman olur... "

  " İsyanlar sadece adaletin olmadığı yerde olur..."   - sf 294 -

*  "O bir kapı gibi , nereye açılacağını bilemezsin , sırlarla doludur. Asla kışkırtmak istemeyeceğin bir düşman , hayal bile edemeyeceğin bir dost . Sanki !"

" Sanki efendim..."

"İçindeki karanlıkla savaşmış , onu yenmiş gibi ... Korku yok, endişe yok! Aklın sınırı yok, yapabileceklerinin de ... "   - sf 361-






Hasan Sabbah & Ölümsüz - İlknur Altıntaş
Kitabın Adı : Hasan Sabbah & Ölümsüz
Yazar : İlknur Altıntaş
Yayınevi : Anatolia Kitap
Sayfa Sayısı :592


İftiranın Kor Demirleriyle Dövülüp...
Nefretin Soğuk Suyunda Yıkanmış…
Ve...
Adı Kirletilmiş Bir Adam!
Rüzgârın Savurduğu Kum Tanelerinde Acımasız Dillere Düşen...
Öfkenin Ruhu Arsız Sarmaşık Gibi Sardığı, Sahte Sözlerin Büyüttüğü, Korkunun Ete Sindiği...
Ve...
Yalanın Gerçeği Yendiği Zamanlar!
Oysa...
Yağ Gibidir Hakikat!
Suyun İçindedir De Dağılmaz.
Bir Gün Her Şey Bilinir Olur!
“Onlar Yürüdükçe Yer Sallanıyor; Bak, Gök Yere Düşse Askerlerim Mızraklarıyla Tutarlar; Bu Güçle Beni Yenecek Kimse Var Mı, Ha? “
Sultan Alparslan
“Hele Bir Denesin, Bu Devleti Onun Başına Yıkarım. Devlet Benim!”
Nizamülmülk
“Zamanın Rüzgârları Serttir. “
Kiya Buzurg Umid
“Benim Sultanım Karahan Hükümdarı Nasr!”
Yusuf Harzemi
“Sonrası Yaşayacağındır, Senin Kaderindir…”
Ebral
“Gözlerime Bak İhtiyar, Tanrı’nın Benimle İlgili Çok Büyük Planları Var…”
Kılıçarslan
“Günahkâr, Hepiniz Günahkârsınız!”
Gazzali
“Akıl Tanrı’dan Fışkırmıştır”
Abdulmelik Bin Attaş
“İnsanın Kökleri Topraktadır, Ama Gözü Hep Yüksektedir.”
Ebu Mansur Nizar
“Ben Tanrı Değilim! O Affeder, Ben Değil!”
Sholeh
“İnsanlara Önyargıyla Yaklaşmayız, Diğerleri Gibi.”
Halife Mustensir
“Devlet İçinde Devlet Ha?”
Sultan Melikşah
“Ben Bir Şair Değilim, Bir İlim Adamıyım, Bir Matematikçi!”
Ömer Hayyam
“Bu Devlet Yok Vezir! Türk Devleti! Selçuklu Bir Türk Devleti’dir, Türk!”
Terken Hatun
“Eğer Bir Davan Yoksa Hayatının Da Bir Anlamı Yoktur...”
Hasan Sabbah


                                                            Kozmokitap

9/12/2017

Babek & Cennetin Kapısı ve Samarra Kuruluş - İlknur Altıntaş || Kitap Yorumu

Eylül 12, 2017 1 Yorum
Babek & Cennetin Kapısı ve Samarra Kuruluş

               " Geçmiş geleceğe açılan kapıdır efendim ; geçmişi bilen geleceği öngörebilir..."

  İlknur Altıntaş'ın Anatolia Yayınları'ndan çıkan yeni kitabı Babek Cennetin Kapısı ve Samarra Kuruluş . Yazara ait iki kitabını okudum daha önce Hallac-ı Mansur Dai , Peçeli ve Köle Türkler.  Kitapları sıra ile okumak isteyenler için Abbasiler serisini  listeliyorum:

 * Babek Cennetin Kapısı ve Samarra Kuruluş
* Peçeli ve Köle Türkler
* HAllac-ı Mansur Dai

  Serinin diğer iki kitabını daha önce okuduğum için yazarın anlatım tarzına aşinaydım ve karakterlerin bir çocuğunun çocuğunu , torununu tanıyordum. Seriyi sondan başa okumanın avantajı olarak:))

    "Tereddüt öldürür oğlum! Tereddüt öldürür. Kararsızlık da öyle!"

808 yılında başlayan kitabımız 864 yılında bitiyor. Bugünkü Irak, Suriye, Türkiye, İran, Libya , Mısır , Tacikistan 'da geçiyor. Abbasiler ,Türkler, Tahiriler, Romalılar, Ermeniler, Mazdekler..  Kitap çok büyük bir coğrafyayı, bir çok milleti ilgilendiren tarihi gerçekleri kurgulayarak anlatıyor bize.

Babek & Cennetin Kapısı ve Samarra Kuruluş



    Çocuk Babek ile tanışıyoruz önce. Bilge ve cesur. Tam da kenahetlerde bahsedildiği gibi birisi oluyor Babek büyüdüğü zaman; cesur, gözükara ve daima doğrunun yanında. Ona kafir diyorlar. O insanların eşit olduğunu ve kimsenin köle olamayacağını söylüyor. Kadın ve erkeğin eşit olduğunu vurguluyor. Adalet istiyor, barış istiyor. Şimdi bu adamı kafir diyerek aşağılayanlara gelelim. Onlar inançlı olduklarını söylüyorlar. Yalan ,iftira, dolandırıcılık, insanları aşağılama, mal , mülk sevdası bunlarda... Ortadaki ironik durum yeterince gözler önünde.



   Abbasiler ve abbasi halifeleri... Doğruyu söylemek gerekirse onları hiç sevmedim. Adil olmaya çalıştıklarını söylediler fakat halk perişan haldeyken onlar zevküsefa içindeydiler. Halife Me'mun çok okumuş ve bilgili bir adam. Aynı zamanda da bilgiye aç .Böyle bir insanın topraklarını daha adil yönetmesini beklerdim. Ondan sonra gelen Ebu İshak ise ayrı bir konu ; ondan nefret ettim. Annesi Türk olduğu için daha iyi olur demiştim fakat tam bir hayal kırıklığı idi.

    Bölgelerini korumak isteyen beyler, açlıktan kırılan bir halk, vergi diye zorlayan bir devlet, köle olarak kaçırılan çocuklar, kaçırılıp cariye olarak satılan genç kızlar, gelecek nesil için savaşıp dünyayı düzeltmeye uğraşanlar...

   Bütün bu karışık olayların arasında filizlenen aşklar, umut olan bebekler... Onların üstlerine karanlık gibi çöken kıskanç ,öfkesini ve hırsını frenleyemeyen bir aşık...

Babek & Cennetin Kapısı ve Samarra Kuruluş


    Kitap hakında yazmak istediğim o kadar çok şey var ki! Sanırım yazmaya başlasam bu konudan da bir kitap çıkar... En iyisi mi siz kitabı okuyun. Ben çok sevdim. İlknur Altıntaş kaleminize yüreğinize sağlık....

 Kitaptan alıntılar:

" İnsanlar ilginçtir efendim. Sürekli erdemlerden bahsederler. Bu onların en süslü sözcükleridir. Gerçek çoğu kez başkadır! Ve en çok gerçek gizlenir. Sözcüklerse genellikle bu sırrın saklanması için kullanılır. Çünkü gerçeğin söze ihtiyacı yoktur. O fışkırır; gözlerden , ellerden , dudaklardan. Her yerden. Ama sözler onu durdurur ; zihni karıştırır; sözler anlaşılmak için değildir; gizlenmek içindir."

" Unutma ki herkesi mutlu etmen mümkün değil! Sen Tanrı değilsin. Adil ol yeter ; bazen acımasız olman gerekecek . Ve asla unutma! Merhamet aklın zehridir..."

"Dikkat yanıltır ; tek bir noktaya odaklanırsan diğerlerini göremezsin! Hepsini görmelisin ! Yani dikkatli değil , farkında olmalısın! "

" Ama büyü diye bir şey yok; büyüleyici olansa zeka ve hayattır. Sürprizlerle doludur; her şey içinde muazzam bir sır gizler ve sırrın ifşası ise hayatın anlamı çocuk!"

"Korku iyidir ; korkusuzluk kötüdür. Cesaretse korkuya rağmen direnmektir."

"Zor kararlar yoktur, kararlar kolay alınır ; zor olan onlarla yaşamaktır Komutan!"

"Mutluluk dediğin şey bir anlıktır Vezir; Gün doğumunda bir çiçeğin yaprağındaki çiğ tanesi gibi!"


 


                    




Kitabın Adı :Babek - Cennetin Kapısı ve Samarra Kuruluş
Yazar :İlknur Altıntaş
Yayınevi : Anatolia Kitap
Sayfa Sayısı :598


    BİR ADAMIN CESARETİYDİ

   MEYDAN OKUMASIYDI

   İSYANIYDI

   DİRENİŞİYDİ

   AYDINLIK VE KARANLIĞIN SAVAŞIYDI!

  TAŞ DUVARLARA KAZINAN, TOPRAĞA KARIŞAN, TARİHİN SARKACINDA İNSANLIK ONURUYDU, UMUDUN BAŞLANGICIYDI.

   GELECEK YAZILIRKEN, GÜN VE GECE BİRBİRİNE KARIŞTIĞINDA, ZAMANIN HAKEMLİĞİNDE, BİR KAHRAMANIN DOĞUMUYDU!


                                                            Kozmokitap

7/05/2017

Peçeli Ve Köle Türkler - İlknur Altıntaş || Kitap Yorumu

Temmuz 05, 2017 1 Yorum
Peçeli Ve Köle Türkler - İlknur Altıntaş




   " Etrafında çok fazla acı varsa, etrafında adaletsizlik varsa nasıl mutlu olabilirsin ki ? " 


   Mayıs  ayında harika bir tarihi kurgu okudum ve yorumunu blogumda yazmıştım. Hallac-ı Mansur Dai .Kitap beni çok etkilemişti ve yazarın olayları ele alış tarzı ve kaleminin gücü beni kendisine hayran bıraktı. Kitabı bitirip yorumunu girdikten sonra yazardan kitabın bir serinin ikinci kitabı olduğunu öğrendim. Normalde kitapları okumadan önce araştırma yaparım. Fakat kitabın anlattığı  tarihi şahsiyet beni o kadar etkilemişti ki  araştırma yapmak aklıma dahi gelmedi.... Bu yüzden utanıyor ve biraz da kendime kızıyorum. Yazar sevgili İlknur Altıntaş kitabın yorumunu girdikten sonra beni bu konuda bilgilendirdi sağolsun ve bana serinin ilk kitabını hediye etti. Peçeli ve Köle Türkler... Ne kadar mutlu oldum anlatamam:)))

   Haziran ayınının ramazana denk gelmesi sebebi ile kitabı okumayı erteledim. Daha sakin bir kafa ile okumak istiyordum. Kitap da 704 sayfa ... Elimde süründürmek istemedim. Fakat kitabı okumaya başlayınca fark ettim ki kitap aynı Hallac-ı Mansur Dai gibi hızla okunuyor. İnanır mısınız 704 sayfayı bir günde bitirdim.

    869 yılını anlatıyor kitap. Ortadoğuda Türkler , Abbasiler , Karmatiler ... Halife , adamları, saray kadınları ve oynanan  oyunlar... Bu oyunlar ki öyle masum değil, insanların hayatlarıma mal oluyor!...

     Ali Bin Muhammed .... Kölelerin ve mazlumların dostu , zalimlerin acımasız düşmanı... Siyah bir peçe ile dolaşıyor , yüzünü görenler sadece güvendikleri. Fakat gözleri! ... Yemyeşil ve ışıl ışıl parlıyor. Onları unutmak mümkün değil...

   Komutan Boğa oğlu Musa... Heybetli , adil ve çok iyi bir komutan . Türk ordularının başında. Abbasi halifesinin hizmetindeler. Kendileri özgür olduklarını düşünüyorlar fakat herkes onlara köle Türkler diyor. Zamanında köylerinden , ailelerinden koparılıp gelmişler ve köle olarak satılmışlar... Fakat şimdi bir orduları var.  Korkulan ve çekinilen adil askerler. ...

    Shahla ... Bir ubbak. Güzel ve tehlikeli bir kız. Kendisini korumayı ve düşmanlarını yok etmeyi çok iyi biliyor. Rüyasında gördüğü yeşil gözlerin sahibini görebilmek için yola düşüyor : Ali Bin Muhammed 'i .

    Taht için birbirine düşman olan öldürülen halifeler ve saman altından su yürüten anneleri... Güvendikleri ve sırtlarından bıçaklayanlar. Aynı kadını seven iki güçlü adam...

      "Bana bak ! Sen binlerce insanı zincirlerinden kurtardın ... Binlerce!  Ne yapsaydık yani, dizlerimizin üzerinde merhamet mi dilenseydik!  O aşağılık heriflerin, evlerimizi, ekmeğimi, toprağımızı çalmalarına izin mi verseydik!  Günün birinde hepimiz öleceğiz Ali. Sorun ölmekte değil!  Nasıl öleceğimizde. .. Özgür adamlar olarak mı?  Yoksa horlanmış, aşağılanmış , sahip olduğumuz ne varsa elimizden alınmış korkak adamlar olarak mı ? " 


   Kitap bir yılda olanları o kadar güzel anlatıyor ki ben bu konu üzerine saatlerce konuşabilirim. Hallac-ı Mansur Dai'de tanıdığım Laila'nın ailesini bu kitap ile öğrenmiş  ve onun nasıl  öksüz kaldığını okumuş oldum. Bütün karakterlere aşinaydım ve kitabı okurken tanıdık bir ortamda hissettim kendimi. Çok rahattım sanki hepsini tanıyordum ve bana hikayelerini anlatmalarını , kendilerini açmalarını bekliyordum. Yazarın tarzını anlamam da bu konuda çok etkiliydi. Tanıdık bir ortamda olunca yabancılık çekmedim , böyle olunca da sayfalar su gibi akıp gitti.

   Tadı damağımda kalan harika bir kurgu idi. Gerçek ve kurgunun bir araya girdiği kitapları çok seviyorum.. Hele bu kitap kendi tarihimizi anlatıyorsa daha çok seviyorum .

  Kaleminize sağlık İlknur Altıntaş . Yazarın diğer kitaplarının da yanımlanmasını dört gözle bekliyorum. Yazarın yeni kitapları hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz sitesini ziyaret edebilirsiniz: http://www.ilknuraltintas.com











Peçeli Ve Köle Türkler - İlknur Altıntaş
Kitabın Adı :Peçeli Ve Köle Türkler
Yazar : İlknur Altıntaş
Yayınevi : Anatolia Kitap
Sayfa Sayısı :704


Yıl, 869
O yıl neler olduğunu hiç bilmiyorsunuz!

Onları hiç tanımıyorsunuz!

İsimleri unutuldu! Unutturuldu!
Onlar...
İsyan topraklarında ,henüz petrole

“Karakan” denildiği zamanlarda yaşadılar!

Arap çölünde…

Basra bataklıklarında...
Bağdat’ta,

Samarra’da,

Daylam’da…
El Katai’de,

Dmaşk’ta…

Aşklarına, hayallerine ve

öfkelerine tanıklık edeceksiniz!

Onların cesaretlerine hayran olacaksınız!

Ve…

Onları bir daha asla unutmayacaksınız.



                                                            Kozmokitap

6/13/2017

Hallac-ı Mansur Dai - İlknur Altıntaş || Kitap Yorumu

Haziran 13, 2017 0 Yorum
kozmokitap




   Ortaçağda, Orta Asya'daki geçen bir kitap Hallac-ı Mansur Dai. Kitap sadece Hallac-ı Mansur Dai'yi değil dönemdeki işleyişi, yönetimi, isyanları ve en önemlisi dönem insanlarını anlatıyor . Kısacası kalabalık bir kadrosu var kitabın. Başlarda karakterlerin yoğunluğundan gözüm korktuysa da sayfalar ilerledikçe bütün karakterler , özellikleri ve kim oldukları daha belirgin hale geldi ve korkmama gerek kalmadı . . İftiralarla insanların hayatlarının nasıl altüst olduğunu , entrikaları, sabır ve cesareti , başına ne gelirse gelsin doğrudan şaşmayan bir adamı okuyoruz kitapta. Aynı zamanda haremdeki kadınların zekasını ve kurnazlığını da okuyoruz. Kitap bir serinin parçasıymış ve ben ilk kitabı okumadan direk Hallac-ı Mansur Dai' yi okumuş olduğumu sevgili yazar İlknur Altıntaş sayesinde fark ettim. Şimdi ilk kitap olan Peçeli ve Köle Türkler ı de haziran ayında okuyacağım. . Tarihi kurgu sevenlere tavsiye ederim .

kozmokitap

Kitaptan alıntılar: 

 " Çok şeye sahip olursan mutsuz olursun; çok şey istersen mutsuz olursun; çok ararsan bulamazsın !"

 " Verin , sizde olduğu için verin. Çiçekler gibi saçın kokunuzu. .. Yapraklarınızı dökün, yenileri yeşersin. Kuşlar gibi konun yabancı pencerelere; şarkınız umut olsun onlara. Verin , sizde olduğu için verin; geri almak için değil; bir şey beklediğinizden değil. Sadece olduğu için verin Sevginizi verin, gülüşünüzü , kahkahanızı. .. Verin , sizden dolup taştığı için verin. Göreceksiniz ki hiçbir şey azalmayacak; çoğalacak. O zaman korkular, güvensizlikler terk edip gidecek uzaklara. "





KozmokitapKitabın Adı :Hallac-ı Mansur Dai
Yazar :İlknur Altıntaş
Yayınevi : Anatolia Kitap
Sayfa Sayısı :536


Ortaçağ'da , Ortadoğu’da Türkler, Araplar, Farsiler, Karmatiler! Ve… Bir büyük oyun!
« O aydınlandı; artık onun gözlerindeki perde tamamen kalktı. » Ebu Yakub el Akta
 « Sahip olunan her şey çekiciliğini kaybeder! » Kusva bin Hadid
“Sarayda yakın akrabalık birinci derece düşmanlık sebebidir evlat!” Komutan Hüseyin bin Hamdan.
« Ölüm zaferimizi gölgeleyemez! » Hamdan Karmati
« Ateşi orada yakacağız; tohumu orada atacağız; Rakkade’de. » Ubeydullah el Mehdi
 « Çeliğin kılıca dönmeden, son imtihanıdır ateş! »Ebu Said al Cannabi
 « Yüce halkımın önünde yemin ederim ki akıl süzgecinden geçmeyen her türlü bilginin düşmanı olacağım!» Laila
« Hakkım olan tahtı almaya gidiyoruz… » Halife Muktefi
 « Yalan söylemek günahtır Vedud. Yoksa cehenneme gidersin! Tabi öldükten sonra! Şimdi cehennemin benim! » Şağab Hatun
 « Bedenin Kâbe'sini yıkın! » Hallac-ı Mansur


                                                            Kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.