Sebastian Fitzek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sebastian Fitzek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6/17/2020

Noah - Sebastian Fitzek

Haziran 17, 2020 1 Yorum
Noah - Sebastian Fitzek


  Sebastian Fitzek'in okuduğum tüm kitapları birbirinden güzeldi. Yazarın elimdeki kitapları bitesiye kadar her ay bir tanesini okumayı düşünüyorum. Bu ay Noah'ı okudum.

  Noah konusu itibari ile günümüz şartlarına çok uyan bir kitap . Her gün kanallarda Korona virüs haberleri görüp , bire bir pandemi şartlarını yaşarken benzer bir virüs salgınından bahsediyor kitap da . Kitabı okuyunca aklınızdaki soru işaretleri daha da artacaktır.

Sokaklarda yaşayan , kim olduğunu bilmeyen , hafızasını kaybetmiş bir adam ... Kimliği hakkındaki tek ipucu avucunda " Noah" yazan kötü yapılmış bir dövme .

  Kitapta ana konu ve karakter kim olduğunu hatırlamayan ve avucunda "Noah " yazdığı için Noah diye hitap edilen adam . Bunu haricinde kitap üç bölümden oluşuyor diyebiliriz : Filipinlerdeki barakalarda yaşayanlar , Amerika ve Almanya .

Filipinlerde başlayan ve tüm dünyaya yayılan " Manila " isminde bir virüs vardır . Bu ülkede çöplükteki barakalarda yaşayan bir aile üzerinden olanlar anlatılıyor .

  Almanya'da Noah ve onu yaralı halde bulup onu yanına alan , sokaklarda yaşayan Oscar . Noah bir gazetede gördüğü resim ile hafızası tetiklenir ve bir şeyler hatırlar gibi olur . Bunun üzerine resmin altındaki telefon numarasını arar ve olaylar bundan sonra karmakarışık bir hale gelir . Birileri Noah'ın peşine düşer ve onu öldürmeye çalışırlar.

 Aksiyon oranı aşırı olmasa da konu itibari ile ilginç bir kitap. Dünyayı etkisine alan virüs salgının nedeni , önlemek için yapılanlar , tedavi var mı yoksa kandırmaca mı , Noah bu olayların neresinde , küresel bir kandırmaca mı söz konusu , mutasyona uğramış bir virüs mü söz konusu yoksa laboratuvar kaçkını mı? gibi birçok soru cevap buluyor kitapta.

 Yazarın okuduğum kitaplarına göre bir tık geride kalsa da dediğim gibi günümüze uyan bir kitap Noah...



Noah Hakkındaki Övgüler :

“Sebastian Fitzek’in okuyucuyu tekrar tekrar şaşırtma, yanlış yollara sokma ve hiç beklemediği anda tüylerini diken diken etme konusunda eşine az rastlanır bir yeteneği var.”

                                                                                                                 -Oldenburger Onlinezeitung-

“Yüksek gerilim hattında geçen bir roman, kanınızı donduracak.”

                                                                                                                - Münstersche Zeitung-

“Dünyanın sonuna dair okuduğum en etkileyici romanlardan biri. Kalbi zayıf olanlar okumamalı.”

                                                                                                                - Ici Paris -

“Fitzek Almanya’nın Stephen King’i.”

                                                                                                                - RTL -

“Günümüz sorunlarına ışık tutan, aynı zamanda hızlı temposuyla sizi etkisi altına alacak bir gerilim.”

                                                                                                                - Woman -

“Başta tanıdık gibi görünen ama daha önce girilmemiş alanlara girmeyi başaran ve insanı dünyanın gidişatını sorgulamaya iten bir roman.”

                                                                                                               - Ostsee-Zeitung -

“Kitabı elinizden bırakamayacaksınız.”

                                                                                                             - Kölnische Rundschau -





Noah Kitabın Adı :Noah
Yazar :Sebastian Fitzek
Yayınevi :Pegasus Yayınları
Orjinal adı :Bastei Lübbe
Çevirmen :Fulya Aydınoğulları
Sayfa Sayısı :559

İsa doğduğunda gezegenimizde üç yüz milyon insan yaşıyordu. Günümüzde ise bu sayı yedi milyar. Buna dakikada yüz elli altı insan ekleniyor. Peki dünya bu yükü kaldırmaya hazır mı?

Bir adamın hafızası insanlığın kaderini değiştirebilir mi?

Adını bilmiyordu. Nereden geldiği konusunda hiçbir fikri yoktu. Neden Berlin’de olduğunu ya da neden bir metro istasyonunun tünellerinde uyuduğunu bilmiyordu. Sadece avucunda Noah yazılı bir dövme vardı, bu yüzden evsizler ona Noah diyordu. Kimliğine ulaşma çabası ise tam bir kâbusa dönecekti.

Aynı anda Manila’da yeni bir grip salgını global boyutlara ulaşmakta ve on binlerce kişinin hayatına mal olmaktaydı. Gölgelerde ise radikal bir grup dünyanın kaderini değiştirecek bir planı gerçekleştirmeye hazırdı ve insanlığı kurtaracak anahtar kim olduğunu bile hatırlamayan Noah’nın elindeydi.






Sebastian Fitzek :

Sebastian Fitzek


1971 doğumlu Alman gazeteci ve yazarın tam adı Sebastian Fitzek David'dir. Fitzek'in kitapları 24 dile çevrildi ve dünyada 8 milyondan fazla sattı . Almanya'nın en başarılı gerilim yazarlarından biridir.





Yazarın okuduğum kitapları :

*Terapi 

*Kıymık 

*Göz Koleksiyoncusu

* Uyurgezer




                                                     

5/14/2020

Uyurgezer - Sebastian Fitzek

Mayıs 14, 2020 2 Yorum
Uyurgezer


Sebastian Fitzek severek okuduğum psikolojik-gerilim yazarı. Wulf Dorn kitaplarını okuyup bitirdikten sonra herkesin çok güzel olduğunu söylediği Fitzek kitaplarını toplu olarak aldım. Ben aldıktan sonra yazarın yeni birkaç kitabı daha çıktı ancak elimdekileri bitirmediğim için onları almadım. Artık gördüğüm her kitabın üstüne atlamaktansa elimdekileri bitirmeye öncelik vereceğim.

Uyurgezer , Fitzek'in okuduğum dördüncü kitabı oldu ve her kitabında beni kendisine hayran bıraktı yazar.  Hayal gücüne ve kurgu yeteneğine saygı duyuyorum , bu büyük bir yetenek . 

  Uyurgezer kitabında adı üzerinde uyurgezer birisinden başkarakter. Leon çocukluğunda uyurgezer olduğu için tedavi görmüş ve yıllarca rahat bir şekilde yaşamıştır . Şimdi evli ve başarılı bir işi olan bir mimardır . Bir sabah uyandığında eşi eşyalarını toplamaktadır. Üstü başı perişan ve dayak yemiş görünüyordur. Acele ile eşyalarını toplar ve gider. Leon uyurgezerliği sırasında karısına şiddet uyguladığını düşünür , aklına başka bir açıklama gelmez. Eşine defalarca telefon etmesine rağmen telefonlarına cevap vermez. Ailesine ve arkadaşlarına da telefon eder , eşi hiçbirinin yanında değildir. 


Uyurgezer


Bu noktadan sonra işler daha da karışık ve bilinmez hale gelir. Leon kendisine baş kamerası taparak uyurken yaptıklarını kaydeder . Bu görüntüleri seyredince kendisi de yaptıklarına çok şaşıracak de karışık , tehlikeli bir araştırmaya girişecektir.

Son sayfalara kadar kitabı bırakamadan heyecanla okudum kitabı . Okurken aklıma rüyasında kelebek olduğunu gören adam geldi. "Zhuang Tzu düşünde bir kelebek olduğunu gördü, ama uyandığında, düşünde kendini bir kelebek olarak gören bir insan mı, yoksa düşünde kendini insan olarak gören bir kelebek mi, olduğunu bilemedi."

 İşte ben de kitabı okurken uyuyor mu yoksa uyanık mı çokça sorguladım karakteri. Olanlar hiç normal değildi. Aklımda yine komplo teorileri son sürat ürettim ancak tam benim ürettiğim gibi bir şey söz konusu değildi. Ancak yazar yine komplike olaylar dizisi tasarlamış. Bitince "vay be " dedim. "Muhteşemdi..."

Yazar bu kitabı ile de beni hayal kırıklığına uğratmadı . Tam bir psikolojik - gerilim ustası kendisi. Bakalım bundan sonraki kitaplarını da okurken aynı şeyleri düşünecek miyim??? 



"Uyurgezer "Hakkında Yazılanlar:

“Kâbusunuz olacak bir gerilim. Labirentlerin arasında kaybolacaksınız. Hatta kitabı okuduktan sonra bir daha uyumak bile istemeyebilirsiniz.” -Kirkus Reviews-

“Eternal Sunshine of the Spotless Mind ile Inception’ın karışımı gibi!” -The Guardian-

“Bu kitap Fitzek’in gerilim türünün en büyük yıldızlarından biri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.”
-Freundin-

 “Fitzek uzun süre akıllardan çıkmayacak bir gerilim yazmış.” -Publishers Weekly-

“Fitzek’in gerilimleri nefes kesici. Her an her şeyle karşılaşabilirsiniz.” -Harlan Coben-

“Muhteşem bir psikolojik gerilim.” -The Times-

“Muazzam… Kitabı bir an bile elinizden bırakabilirseniz, hayranlık uyandıracak derecede disiplinli birisiniz demektir. Uyurgezer, ilk sayfasından son kelimesine kadar size nefes almayı unutturacak harika bir psikolojik gerilim.” -Booksection.de-



Uyurgezer
Kitabın Adı :Uyurgezer
Yazar :Sebastian Fitzek
Yayınevi :Pegasus Yayınları
Orjinal adı :Der Nachtwandler
Çevirmen :Ebru Akyürek Ersin
Sayfa Sayısı :312

Taşınanların Bir Süre Sonra Delirdiği
Veya İntihar Ettiği Bir Ev,
Nereye Açıldığı Bilinmeyen Bir Kapı
Ve Dehlizlerden Oluşan Karanlık Bir Labirent…

Leon bir sabah uyandığında, karısının eşyalarını toplayıp kaçarcasına evden ayrıldığını görür. Kadının yüzünde ve kollarında morluklar vardır. Leon’un aklına gelen ilk şey artık geride kaldığına inandığı hastalığı olur: uyurgezerlik. Yoksa yine geceleri ikinci benliği devreye girip insanlara zarar vermeye mi başlamıştır? 

Bu soruya bir cevap bulabilmek için uykuya dalmadan önce başına hareket sensörlü bir kamera yerleştirir. Sabah görüntüleri izlediğindeyse dehşete düşer: Yatak odasındaki gardırobun arkasında daha önce hiç görmediği gizemli bir kapı vardır. Onu bilinçaltının en karanlık köşelerine girmeye zorlayan bir kapı…

Hayal ile gerçeği ayıran çizgi bulanıklaştığında, insan kendini, kendisinden bile korkacak bir hale getiren ürkütücü bir kâbusun içinde bulabilir mi?









Sebastian Fitzek :

Sebastian Fitzek


1971 doğumlu Alman gazeteci ve yazarın tam adı Sebastian Fitzek David'dir. Fitzek'in kitapları 24 dile çevrildi ve dünyada 8 milyondan fazla sattı . Almanya'nın en başarılı gerilim yazarlarından biridir.





Yazarın okuduğum kitapları :

*Terapi 

*Kıymık 

*Göz Koleksiyoncusu



                                                     

2/27/2019

Göz Koleksiyoncusu - Sebastian Fitzek

Şubat 27, 2019 8 Yorum
Göz Koleksiyoncusu - Sebastian Fitzek


 
   Her ay bir kitabını okuduğum Sebastian Fitzek'in Göz Koleksiyoncusu kitabını okudum şubat ayında. Psikolojik -gerilim kitaplarını seviyorum. Hem oturduğum yerden adrenalini son sürat hissetmiş oluyorum hem de beynim son sürat çalışmış oluyor.

  Pegasus Yayınlarının kitaplarını seviyorum fakat çok pahalılar . Bu nedenle kitapları yeni çıktıkları zaman almak yerine indirime girdiği zaman ya da sahaftan almayı tercih ediyorum . Yazarın görselde görünen kitaplarının hepsini internette yayınevinin kendi yaptığı kampanyadan %50 indirimli olarak aldım. Nasıl mutlu oldum anlatamam. Sonuç olarak o fiyata da satabiliyorlarsa neden okuyucuya eziyet edip o kadar yüksek fiyatlar ile satıyorlar anlamıyorum. Fiyatı düşür sürümden kazan değil mi?? Kazan kazan durumu olur ;) Yazarın son çıkan kitabı Paket eksik şu anda bende . Onun hakkında pek olumlu yorum okumasan da yine de alıp okumak isterim.

  Göz Koleksiyoncusu yazarın okuduğum üçüncü kitabı.  ( Yazarın okuduğum diğer kitaplarını yazımın sonunda bulabilirsiniz. Kitap isimlerine tıkladığınızda o kitaplarla ilgili yazılarıma ulaşabilirsiniz. )

Yazarın yazım tarzına ve konularını anlatışına diğer kitaplarını okurken hayran olmuştum . Yazarın sağ gösterip sol vurduğunu bildiğim için bu kitabı daha dikkatli okudum ki beni kandıramasın.

  Ortada yine hastalıklı bir katil var. Dünyanın en eski oyunlarından olan , hepimizin çocukken çok severek oynadığı Saklambaç oyununu oynuyor çocuklar ile . Fakat bu oyuna kendi hastalıklı kurallarını da dahil ediyor.

  Çocuğu kaçıran katil anneyi ise öldürüyor. Öldürdüğü annelerin eline ise bir kronometre bırakıyor. 45 dakika 7 saniyeden geri saymaya başlıyor. Bu süre içerisinde çocukları sakladığı yeri babanı bulup çocuğu kurtarması gerekmektedir . Bu süre içerisinde baba çocuğu bulamazsa katil çocuğu öldürüp , sol gözünü çıkarıp bir yere bırakmaktadır. İşte çocukların gözünü çıkardığı için zaten gazeteciler ona "Göz Koleksiyoncusu " ismini takmışlardır zaten.




  Zorbach eski bir polistir. Yaşadığı bir olaydan sonra mesleğini bırakmış ve gazetecilik yapmaktadır. Dinlediği polis telsizi ile olayları takip edip haber yapmaktadır. Son yazı dizisi de Göz Koleksiyoncusu ile ilgilidir. Hem tecrübesi hem de eski meslektaşlarından aldığı bilgiler sayesinde haberi rahatça takip edip yazısını hazırlamaktadır. Son kaçırılma olayını polis telsizinde duyduğunda hemen olay yerine gider . Fakat bu sefer ters giden bir şeyler vardır çünkü birisi onu bu olaya karıştırmak istemektedir. Hem çocuğu bulup katili yakalamak hem de kendi masumiyetini ispat etmek için Zorbach hem kaçmak hem de bir taraftan olayı araştırmak zorundadır.

  Zorbach'ın en büyük yardımcısı kör bir fizyoterapist olacaktır. Bir gün saklandığı mekanda ortaya çıkan bu kadın Göz Kolleksiyoncusu'nu gördüğünü söylemektedir. Kör bir kadın nasıl görmüş diyebilir siniz? Kadın bazı durumlarda dokunduğu insanların geçmişini görebildiğini söylemektedir. Kendisine masaj için dokunduğu adamın da geçmişini görmüş ve onun neler yaptığını görmüştür. Şimdi bu ikili azılı bir katile karşı birleşmiş ve zamanla yarışmaktadırlar.

Yazarın bu kitabı okuduğum diğer iki kitabından oldukça farklıydı. İlk olarak kitabın sayfa numaraları sondan başlayıp geriye doğru akmaktadır. Aynı zamanda da kitap kapanış bölümü ile başlayıp giriş bölümüne doğru ilerliyor. Bir nevi kronometre geriye doğru akıyor bizim için de . Heyecan ve tempo son sayfaya kadar durmadan devam ediyor. Kitabın başında yazar bu kitabı  okumamanızı öneriyorum diyor ve ne kadar haklı olduğunu anlıyoruz. Baş karakter olaylar olurken ne kadar "kör " olduğunu vurguluyor kitabın sonunda . Bazen olayların içerisindeki kişi gözünün önündeki ip uçlarını fark edemez. Olayların dışındaki bir göz daha rahat fark eder. O göz de ben oluyorum. Göz Koleksiyoncusu kim buldum , sonunu tahmin ettim :)) Bir noktada ikilemde kaldım ki beni kandıran yazarın önceki kitaplarındaki tarzı oldu . Fakat bu ikilemdeki tahminimin de doğru olduğunu söylemekten gurur duyuyorum. Birçok noktayı tahmin etmemin kitaba etkisi oldu mu derseniz hayır , bir nebze bile heyecanı azaltmadı . Son sayfayı bitiresiye kadar hızla okudum kitabı . Bittiği zaman hadi ya!!! diyerek oturdum kaldım. Şimdi ne olacak ??? Kitabın devamı da var "Göz Koleksiyoncusu 2 " . Bu kitap bizde henüz çevrilmemiş. Yayınevine ısrarla rica ediyorum devam kitabı bir an önce çevrilip yayımlansın yoksa meraktan öleceğim ...







Kitaptan Alıntılar: 

"Oyuncuların kazanma şansı olmazsa bu bir oyun olamaz..."

"Eğer babamız bizi hala seviyorsa bizi arar, ne kadar çok seviyorsa o kadar çabuk bulur."

"Yalnızca içinde bulunduğumuz anı yaşamayı başarabildiğimiz pek az zaman vardır - geçmişin ya da geleceğin olmadığı, yalnızca şimdinin önem arz ettiği zamanlar."

"Gördüklerimi görmemiş olmak için neler vermezdim."


Kitap Hakkında Yazılanlar:

“Sebastian Fitzek’in yazdığı en muhteşem gerilim kitabı.” -Der Spiegel-

“Korkunç, korkunç, korkunç: Sebastian Fitzek’in yeni kitabı yüreğinize indirecek.” -Freundin -“Zekice ve akıcı bir dille yazılmış muhteşem bir psikolojik gerilim. Net, hızlı ve harika fikirlerle dolu.”  -Big Issue -

“Bu muhteşem Alman gerilim romanında kitaba ismini veren katil, kulağa geldiğinden çok daha kötü.” -Daily Telegraph -

“Ürpertici… Ustaca… Dahice.” -The Times -

“Nefes kesici.” -Sunday Times -

“Elinizden bırakamayacaksınız.” -Morning Star -





Kitabın Adı :Göz Koleksiyoncusu
Yazar :Sebastian Fitzek
Yayınevi :Pegasus Yayınları
Orjinal adı : Der Augensammler
Serisi : Der Augensammler #1
Çevirmen :Gültekin Yılmaz
Sayfa Sayısı : 392


Göz Koleksiyoncusu ilk önce anneleri öldürüyor. Sonra da çocuğu kaçırıyor. Annenin cesedinin elindeki kronometre zamana karşı bir yaşam savaşının başladığını haber veriyor.
Soğukkanlı katil şimdiye dek hiçbir iz bırakmamıştı ama hiçbir suç kusursuz değildir. Gizemli bir tanık, katilin tüm planlarını altüst edebilir: Kör fizyoterapist Alina Gregoriev, Göz Koleksiyoncusu’nun neler yaptığıyla ilgili bilmemesi gereken birçok şeyden haberdardır. Bunun sebebi ise vücutlarına dokunduğunda hastalarının geçmişini görebilmesidir. Ve son hastası da Göz Koleksiyoncusu’dur. Ancak kim ona inanacak kadar aklını oynatmış olabilir ki?







Sebastian Fitzek :




1971 doğumlu Alman gazeteci ve yazarın tam adı Sebastian Fitzek David'dir. Fitzek'in kitapları 24 dile çevrildi ve dünyada 8 milyondan fazla sattı . Almanya'nın en başarılı gerilim yazarlarından biridir.



Yazarın okuduğum kitapları :

*Terapi 

*Kıymık 

*Göz Koleksiyoncusu

* Uyurgezer




                                                     

2/25/2019

Kıymık - Sebastian Fitzek || Kitap Yorumu

Şubat 25, 2019 5 Yorum
Kıymık - Sebastian Fitzek


"Çünkü mutluluk hissi ne olursa olsun tekrar üretilebilir bir his değildir. "

   Psikolojik gerilim kitapları arasında açık ara fark attığı söylenen ve her okuyanın kitaplarını büyük bir övgü ile bahsettiği Alman yazar Sebastian Fitzek ile tanışma kitabım oldu Kıymık. Kitabın adını okuyunca hakkında araştırma yapmadan aklıma nedense uzun tırnakları olan psikopat bir katil geldi:)) Neden böyle bir izlenime kapıldım bilmiyorum ancak gözümde canlanan görüntü buydu :D Kitabı okuyunca alakası dahi olmadığını fark ettim.

  Marc Lucas otuz iki yaşında , hukuk fakültesini bitirmiş ve sosyal yönden mağdur olmuş çocuk ve gençler için sosyal sokak görevlisi olarak çalışmaktadır. Marc bir trafik kazası geçirmiş ve bu kaza sonucunda karısı ve doğmamış bebeğini kaybetmiştir.

"Kazalar, aşk acıları, trajediler; bize acı veren bütün her şeyi sonsuza dek unutabilmek nasıl olurdu?"

Kıymık
Bu olaydan sonra hayata tutunmakta zorlanan Marc bir merkezin reklamını görür dergide. Acı veren olayları unutturmayı vaat ediyordur bu merkez. Seçici bir amnezi durumu , sadece istenmeyen , acı veren olayların unutturulması sağlanıyordur bu merkezde. Marc buraya başvurur fakat tam olarak deneysel olan bu uygulamaya katılmaz. Bu merkezden çıktıktan sonra da hayatı altüst olmaya başlar. Ölmüş karısını görür, kendi telefonunu aradığında Marc Lucas olduğunu iddia eden birisi telefona bakar ve elindeki anahtar evinin kapısını açmaz .... gibi. Kafası karmakarışık hale gelir Marc'ın . Bu olanların anlamı nedir? Hafızasını mı kaybetmiştir yoksa aklını mı?????

"Gerçekten aklımı yitirip yitirmediğimi kontrol edeceğim. Ve bunun için yardıma ihtiyacım var."

 Marc ile birlikte adım adım olanları okurken bir taraftan da yan karakterleri ve yaşananları okuyoruz. Okuduğum kitapların çoğunda konunun gidişatını ve sonunu nokta atışı tahmin edebilmeme rağmen bu kitapta tahminlerim doğru çıkması. Yazar beni şaşırtmayı ve kalemine hayran bırakmayı başardı.

Kıymık - Sebastian Fitzek


Kitabın başında kısa olarak yazılan giriş bölümü kitabın sonunda ayrıntılı anlatılarak kitap boyunca anlatılan olaylar bir anlam kazanıyor.

"Eğer geleceği görebilseydik yaşam yolunda yürümeye devam edebilir miydik?"

 Kitabın konusu ve yazarın anlatım tarzını çok beğenmiş olsam da puanı kırmama sebep olan bir cümle vardı kitapta . Bu cümleyi yorumsuz olarak sizlerle paylaşıyorum :

 " Örneğin Soldin'deki kenar mahalle , büyümüş olduğu çevre , Galatasaray , memleketleri Türkiye'de gol attığı zaman balkondan kalaşnikofuyla havaya ateş eden komşuların olduğu yer. "

  Yazarın elimde okunmayı bekleyen diğer kitapları da var. Umarım onlar da sürükleyicidir ve puan kırmama sebep olan cümlelere yer vermemiştir.




Kıymık - Sebastian Fitzek

Kitabın Adı :Kıymık
Yazar :Sebastian Fitzek
Yayınevi : Pegasus Yayınları
Orjinal adı :Splitter
Çevirmen :Firuzan Gürbüz
Sayfa Sayısı :352


Marc Lucas hayatında yaşayabileceği en kötü şeyi yaşar: Kendisinin sebep olduğu bir trafik kazasında karısını ve doğmamış çocuğunu kaybeder. Kazada yaralandığı zaman ensesine batan kıymığı her an hissediyor, ama gerçek yaraları daha derinde. Hayatı her geçen gün daha katlanılmaz hâle gelirken bir ilanla karşılaşır. Yeni bir deney için bir Psikiyatri Kliniği travma geçirmiş gönüllüler aramaktadır.

Korkunç anıların pençesinde kıvranmadığınız bir hayat düşünün. Marc Lucas, bunun son şansı olduğunu anlar; artık karısını ve bebeğini unutması gerekiyor. Sonsuza dek. Ancak gerçek dehşet geçmişinde değil, geleceğinde yatmakta. Hastanedeki ilk testleri yaptırıp evine döndüğünde dünya artık onu unutmuş gibidir. Anahtarları kapıyı açmaz, kapısının üzerinde yabancı bir isim vardır ve kapı açıldığı zaman korkunç bir kâbusa uyanacaktır.


"Fitzek akıcı, yürek burucu ve derin bir üslupla yazıyor. Kitaplarının etkisinden son sayfayı bitirdikten çok sonra bile kurtulamıyorsunuz." -John Katzenbach




Sebastian Fitzek :




1971 doğumlu Alman gazeteci ve yazarın tam adı Sebastian Fitzek David'dir. Fitzek'in kitapları 24 dile çevrildi ve dünyada 8 milyondan fazla sattı . Almanya'nın en başarılı gerilim yazarlarından biridir.







Yazarın okuduğum kitapları :

*Terapi 

*Göz Koleksiyoncusu 

*Göz Koleksiyoncusu

* Uyurgezer



                                                     

Terapi - Sebastian Fitzek

Şubat 25, 2019 3 Yorum

Terapi

En zeki insanlar bile arada sırada çok budalaca ve gülünç , mantıksızca davranış biçimleri gösterirler. 

  Ocak ayında Kıymık kitabı ile tanıştım Sebastian Fitzek'in kalemi ile . Yazarın kalemi ile tanıştıktan ve o muhteşem hayal gücünü gördükten sonra neden bu kadar sevildiğini anlamış oldum. Yazarın kitaplarını seri halinde %50 indirimli bulmuşken almıştım ve her ay bir tanesini okuyacağım. Art arda okuyup sıkılmamak için:)) Bu ay sıradaki kitap Terapi idi . Elime alıp okumaya başlamamla birlikte sanki hipnotize olmuşçasına kitabın başından kalkamadım ve hızlıca bitti kitap. Kıymık'tan daha da sürükleyici olduğunu söylemeliyim.

Tıbbi-gerilim , psikolojik- gerilim kitapları her zaman ilgimi çekmişlerdir. Piyasada bu türden fazlaca bulunsa da ağız tadı ile okunacak çok fazla olmuyor maalesef. Ya gerilim dozu az geliyor ya da çok kolay tahmin ediliyor. Bu kitap ise tam kıvamında idi.

Viktor bir psikiyatristtir. Josy adında on iki yaşında bir kızı vardır. Josy sürekli hastalanmaktadır ve kesin tanısı koyulamamaktadır. Viktor onu yine doktora götürdüğü bir gün Josy kaybolur ve bir daha da bulunamaz.

Aradan dört yıl geçmiştir ve hala Josy'den bir iz yoktur. Viktor kızının arkasından çalışmaya devam edemez ve işinden ayrılır. Bir röportaj teklifini kabul eder ve ham yalnız kalmak hem de röportaj için vereceği cevapları hazırlamak üzere ailesinin adadaki evine gider.

Tahmin etmekle bilmek arasında yaşam ve ölüm bulunmaktadır.

Bu evde Anna ismimde bir kadın gelir Viktor'un yanına . Ona tedavi olmak istemektedir. Vİktor onu göndermek istese de kadının hikayesi ona ilgi çekici gelir. Bu hikayenin kızının kayboluşu ile arasındaki benzerlik ta onun bu olayın üzerine gitmesine sebep olur...

Yazarın ilk kitabından tarzını az çok çözdüğüm için bu kitabı okurken aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını aklımda tuttum. Ne kadar bir çok şeyi tahmin etsem de yazar ne merakımın azalmasına izin verdi, ne de sıkılmama. Son sürat  ,hiç mola vermemecesine okudum kitabı.

Olay tahlilleri , karakter analizleri ,karakterlerin olaylara verdiği tepkileri muhteşem olarak kaleme almış yazar. Kitap ve işleyiş biçiminden de okuyucu profilini çok iyi anladığı ve okuyucunun beklentisini nasıl karşılayacağını bildiğini çıkarıyorum. Sonuç olarak muhteşem bir kitap çıkmış ortaya. Tavsiye kitaplarımın arasına ekliyorum kitabı ...


Umut, insanın ayağına batan bir cam kırığı gibidir. Ayağında bulunduğu müddetçe, attığın her adımda canını yakar. Çıkarılıp atıldığında ise bir müddet kanar, iyileşmesi biraz zaman alır fakat sonunda yürümeye devam edersin.


Kitap Hakkında Övgüler  :

"Sebastian Fitzek'in Terapi'si, karakterlerinin iç dünyalarındaki gerilimleri ve konu ile tempo arasındaki etkileşimi çok iyi yakalayan sofistike ve edebi bir gerilim. Doğrudan, rahatsız edici ve akıcı bir üslupla yazılan bu kitap, eline entrika dolu bir polisiye alıp yatağa kıvrılarak kitap okumayı sevenler ve daha derin bir anlayış düzeyine ulaşmak isteyenler için eşi bulunmaz bir kitap."  -John Katzenbach-

"Terapi, aslında akıl almaz bir muamma içinde saklı bir bilmece. Okuyucunun elinden bırakamayacağı ve onu sürekli tahminler yapmaya zorlayacak bir gerilim. Psikolojinin ve gerilimin büyüleyici bir karışımı." -Paul Carson-

"Altında yatan gotik gerilim öğelerinin okuyucuyu tahmin edilmesi imkânsız bir sona doğru götürdüğü dâhiyane bir psikolojik gerilim." -Publishers Weekly-

"Bu yıl içinde okuduğum en iyi suç romanı, insanı kendine esir eden bir hikâye." -The Bookseller-

"Her sayfayı eliniz heyecandan titreyerek çevireceksiniz." -Alex Dengler, Bild-

Terapi - Sebastian Fitzek

Kitabın Adı :Terapi
Yazar :Sebastian Fitzek
Yayınevi :Pegasus Yayınları
Orjinal adı :Die Therapie
Çevirmen : Atilla Dirim
Sayfa Sayısı :320


Kendinizle yüzleşmeye hazır mısınız?

Tanık yok.
12 yaşındaki Josy tanımlanamayan bir hastalığın pençesindedir. Doktor muayenehanesindeki tedavisi sırasında, ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur. Dört yıl sonra, Josy'nin babası psikiyatrist Viktor Larenz, bu trajediyle başa çıkabilmek için Kuzey Denizi'nde bir adada inzivaya çekilmiştir.
Ceset yok.
Bir gün güzel bir yabancı, ona sürpriz bir ziyarette bulunur. Anna Spiegel olağandışı bir şizofreni türünden muzdariptir: Kitaplarında yarattığı karakterler gerçek hayatta karşısına çıkmaktadır. Son romanında da, tanımlanamayan bir hastalığa sahip küçük bir kızın, ardında hiç iz bırakmadan ortadan kayboluşunu yazmıştır.

Kız nerede?
Anna'nın hayalleri Josy'nin son günlerini anlatıyor olabilir mi? Viktor, istemeden de olsa, kızının kayboluşunun ardındaki sırrı çözmek için, son şansı olarak Anna'yı hastası olarak kabul etmeye razı olur. Ama kısa bir süre sonra, geçmiş su yüzüne çıktıkça, terapi seansları çarpıcı bir şekilde değişir - hem de korkunç sonuçlarla birlikte.




Sebastian Fitzek :




1971 doğumlu Alman gazeteci ve yazarın tam adı Sebastian Fitzek David'dir. Fitzek'in kitapları 24 dile çevrildi ve dünyada 8 milyondan fazla sattı . Almanya'nın en başarılı gerilim yazarlarından biridir.







Yazarın okuduğum kitapları :

*Kıymık

*Göz Koleksiyoncusu 

*Göz Koleksiyoncusu

* Uyurgezer




                                                     
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.