Beyaz Balina Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beyaz Balina Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6/11/2019

Kadife Pantolonlu Çocuk - Nadia Hashimi

Haziran 11, 2019 3 Yorum
Kadife Pantolonlu Çocuk

    Siz " bacha posh" nedir bilir misiniz? Ben   taa ki bu kitabı okuyasıya kadar. Bazen ne kadar şanslı olduğumuzu unutuyoruz. Bu coğrafyada doğduğumuz için ve yaşam bizim için nispeten daha kolay olduğu için. Aynı havayı soluduğumuz  dünya üzerinde bizim kadar şanslı olmayan , bizim normal kabul ettiğimiz onlar için özgürlük demek olan insanların olduğunu unutuyoruz bazen .

 Afganistan'da bir adettir bacha posh . Erkek çocuğu olmayan aileler küçük kız çocuklarının saçlarını keserek , onları erkek gibi giydirerek ve onlara erkek çocuğu gibi davranarak bir erkek çocukları olacağına inanırlar . Bacha posh erkek gibi giyinmiş kız anlamına geliyor tam olarak . Ergenlik çağına gelmeden bu kız çocukları tekrar normal hallerine döndürülüyorlar.

On yaşında bir kız çocuğudur Obayda. Ailesinin erkek çocuğu yoktur. Yengesinin önerisi ve aslında bir tür baskısı ile annesini ikna eder Obayda'yı bacha posh yapmak için. Saçları kısacık kesilir , erkek kıyafetleri giydirilir ve Obayda artık Obayd'dır. Anne ve babası ona oğlum diye seslenmektedir. Artık kız kardeşleri gibi anneline yardım etmesine , ev işi yapmasına gerek yoktur çünkü artık bir erkektir. Dışarıya çıkıp erkek çocukları ile oynaması , ağaca tırmanması , bisiklete binmesi beklenir. Okulda da erkek tarafında okumalıdır bir de. Afganisan'da kız ve erkekler ayrı binalarda okumaktadırlar. Kızların bir çok yönden özgürlükleri kısıtlanmıştır. Bu nedenle bacha posh olan kızlar başta zorluk çekseler de kavuştuğu özgürlüklerden vazgeçmek sonra zor gelir.

Obayda'nın ailesi diğer ailelere göre daha hoşgörülü olsalar da yaşadıkları sıkıntılar onları bu tuhaf adeti yapmaya yönlendirmiştir. Her zaman bu yenge gibi bir insan çıkar ortaya. Hepimizin hayatında buna benzer bir figür vardır aslında. Kitabı okurken sürekli olarak bacha posh olan kızların psikolojisini düşündüm. Bir anda artık sen erkeksin ona göre davran deniyor. Toplumdaki herkes de bu " oyuna " ortak oluyor. Aslında onların kız çocuğu olduğunu fark eden yok mu ?? Çoğunluk farkında fakat bu oyuna devam ediyorlar. Erkek gibi davranmaya başlayan , erkekler ile arkadaşlık kurup onlardan biri olduğunu düşünmeye başlayan kıza ergenliğe dönmeden önce tamam artık geri eski haline dön sen kızsın dendiği zaman hissettiklerini düşünebiliyor musunuz? Aklıma gelen ilk şey kimlik karmaşası oluyor. Her ne kadar erkek giysileri giyen bir kız olsa da zamanla , etrafındaki herkesin davranışı ile o da kendisini erkek gibi hissetmeye başlayabilir. Offf , aklıma gelen ı kadar çok şey var ki!!! Bu çocuklara çok üzüldüm. Bu insanlar nasıl bir çaresizlik içinde ki böyle akla mantığa aykırı bir adeti devam ettiriyorlar. Daha önce de dediğim gibi dışarıdan onları eleştirmek çok kolay. İçinde olmadan , o şartlarda yaşamadan fikir üretmek ne kadar doğru olabilir.

  Kadife Pantolonlu Çocuk beni etkileyen , çok beğendiğim bir kitap oldu. Beyaz Balina Yayınları 'nın okuduğum tüm kitapları gibi bu kitap ta her yaşa hitap eden ve rahatça okunabilecek bir kitap. Yetişkinler kadar çocukların da okuyup , bu dünyada onlar kadar şanslı olmayan çocukların olduğunu öğrenmesi ve onlara yardım etmek için neler yapılabileceğini düşünmesi gerekir.


Kadife Pantolonlu Çocuk Alıntılar : 

Bir erkek gibi davranmaya çalışmak , yeni bir dil öğrenmeye benziyordu ve ben kelimeleri bulmakta zorluk çekiyordum . 
Neden tuhaf görüneceğini düşünüyorsun? Kısa saçlı bir kız mı yoksa koltuk değnekli bir hayalet görecekleri için mi? Sana söz veriyorum ,görecekleri tek şey tek bacaklı kayıp bir ruhu yürüyüşe çıkarmayı başaran sihirli bir çocuk olacak .
Eğer bildiklerinizi paylaşmazsanız o şeyi bilmenizin hiçbir anlamı olmaz . Hiçbir şey bilmemekle aynıdır. 
En azından okula gidebildiğimiz için şanslı olduğumuzu bilirdik  çünkü bazı çocuklar okula gitmek yerine çalışıyordu. 
Sen daha yenisin. Kız olmanın ne demek olduğunu bildiğin anlamına geliyor. O şekilde yaşamaya değer mi? 
Bütün yetişkinler bir zamanlar çocuk olduklarını unutmuyor muydu sanki ?









Kadife Pantolonlu Çocuk
Kitabın Adı :Kadife Pantolonlu Çocuk
Yazar :Nadia Hashimi
Yayınevi :Beyaz Balina Yayınları
Orjinal adı :One Half From The East
Çevirmen : Yasemin Büte
Sayfa Sayısı :296


Bacha posh nedir bilir misiniz?

Afganistan’da, hiç erkek çocuğu olmayan aileler, genellikle ailenin en küçük kızını bir süreliğine erkeğe çevirirler. Böylece eve şans geleceğine ve bir sonraki bebeğin erkek olacağına inanırlar. Obayda ve ailesi de Kâbil’de kendi hâllerinde, mutlu bir hayat sürerken yaşanan bir kazayla her şey altüst olur. Bacağını kaybeden babası artık çalışamayacak durumdadır. Aile geçinebilmek için küçük bir köye, akrabalarının yanına yerleşir. Hiç erkek kardeşi olmayan Obayda, ablaları ile bu yeni hayata alışmaya çalışmaktadır. Ancak ailenin büyüğü olan yengeleri, Obayda ve ailesinin talihsizliğinden hoşnutsuzdur. Günün birinde Obayda’nın annesini, onu bir erkeğe çevirmesi için ikna edince, Obayda’nın bildiği her şey elinden alınır. Artık upuzun saçları, giymeye bayıldığı birbirinden güzel elbiseleri yoktur. Güzel Obayda, kadife bir pantolonun içindeki ürkek bir çocuk olup çıkmıştır. Bu hiç bilmediği yeni dünyada kaybolmaktan korkarken Rahim’le tanışır. Bu iki çocuğun sıra dışı dostluğu ve kesişen kaderleri, her şeyi değiştirecektir.


                                                            Kozmokitap

11/07/2018

Petey - Ben Mikaelsen || Kitap Yorumu

Kasım 07, 2018 2 Yorum
Petey

" Hepimiz , doğduğumuz andan itibaren ölüyoruz . Yaşamak , o yüzden bu kadar önemli . "

Gerçek yaşam öyküsü olan kitapları seviyorum. Daha etkileyici ve ders çıkarmamız gereken kitaplar oluyorlar. Fakat sürekli bu tarz kitapları da okuyamıyorum çünkü belli bir süre sonra depresif bir hale getiriyorlar beni . Ayda bir ya da bilemediniz iki tane bu tarz kitap bana kafi geliyor.

Petey de bir süredir kitaplığımda bekleyenler arasında idi. Kitap almayı seviyorum fakat bir süre ara versem iyi olacak çünkü okunacaklar birikti. Zaten kitap fiyatları fırladığı için de indirime giresiye kadar bekleyeceğim.

Petey gerçek bir yaşam öyküsü , yazarın kendi ifadeleri ile % 90 ı gerçek öykü. Yazar öyküyü kurgu haline getiriyor. Petey Corbin'in gerçek adı Clyde Cothern. 1922 yılında beyin felci ile dünyaya geliyor Petey. Bulundukları çevrede onun durumunun nedenini anlayamadıkları için yanlış teşhis koyuluyor ve zihinsel engelli kabul ediliyor. Ailesi tüm imkanlarını kullanarak iki yaşına kadar ona bakıyorlar. Tüm ilgi Petey'e yönlendiriliyor ve maddi imkanları da sonuna kadar zorlanıyor. Çünkü fizik tedavi ve doktor masrafları onların bütçelerini sarsıyor. Aile ellerindekileri satıyorr yine de çocuklarından vazgeçmiyorlar. Taa ki bir gün diğer çocuklarından birisi " Neden bizi de Petey gibi sevmiyorsun? " diyene  kadar... İşte o noktadan sonra aile yapacak bir şeylerinin olmadığını fark ediyor ve doktorların önerdiği gibi onu Warm Springs Akıl Hastanesi'ne gönderiyorlar.

  Petey çevresindekilerin düşündüğü gibi  olup biteni anlamayan birisi değildir. O kendi vücudu içine hapsolmuş bir insandır. Her şeyi fark ediyor , normal düşünüyor fakat bunları ifade edemiyor ,kaslarını kontrol edemiyordur. Ne kadar zor bir hayat olduğunu az çok tahmin edebilirsiniz. Çevresindeki dikkatli insanlar sayesinde Petey az da olsa iletişim kurma imkanı buluyor. Arkadaş ediniyor , sağlam dostluklar kuruyor. Hayal etmekte bile zorlandığımız bu durumda hayata bağlı , umut dolu bir insan olarak yaşamını sürdürüyor.

Petey'i , hayatını okumak hayata farklı gözlerle bakmayı sağlıyor. Bazen o kadar basit sorunlar yüzünden hayata küsüyoruz ki Petey ve sorunlarını okuyunca aslında bu sorunların  çok da kötü olmadığını fark ediyoruz . Bazen hayatın çarklarına kapılıp şükretmeyi bile unutuyoruz.

  Kapakta da belirtildiği gibi sevgi , umut ve dostluk üzerine sımsıcak bir hikaye Petey. Hayata umutla bakmayı bir kez daha bize hatırlatıyor  , Aynı zamanda da çevremizdeki insanlara karşı daha duyarlı ve daha dikkatli olmamız gerektiğini fark ediyoruz .




Petey - Ben Mikaelsen
Kitabın Adı :Petey
Yazar :Ben Mikaelsen
Yayınevi :Beyaz Balina Yayınları
Orjinal adı : Petey
Çevirmen :Aslı Anar
Sayfa Sayısı :272


Sevgi, inanç ve dostluk üzerine sımsıcak bir hikâye…
Beyin felciyle doğup doktorların yanlış teşhisleri sonucu zihinsel engelli kabul edilen Petey, iki yaşındayken ailesi tarafından, akıl hastanesine gönderilmek üzere terk edilir. Ufacık yaşında terk edilse de hayata sımsıkı tutunur Petey. Ailesi ondan vazgeçmiştir belki ama o, hayattan vazgeçmez. Yeni evinde şartlar ne kadar ağır olursa olsun mutlu olmak için bir neden bulmakta hiç mi hiç zorlanmaz. Ve bu özelliğiyle etrafındaki herkesi kendine hayran bırakır.
Mevsimler değişir, yıllar geçer; Petey büyür, yaşlanır… Dostları istemeyerek de olsa onu birer birer terk eder. Petey de bir daha incinmemek için artık kimseyle arkadaşlık etmek istemez. Ta ki gönderildiği huzurevinde Trevor Ladd adındaki bir çocukla tanışana dek. Çok geçmeden ayrılmaz iki dost olan bu küçük çocuk ve yaşlı adamın birbirlerinden öğrenecekleri çok şey vardır.


                                                            Kozmokitap

6/28/2018

İyi Geceler Bay Tom - Michelle Magorian || Kitap Yorumu

Haziran 28, 2018 3 Yorum
İyi Geceler Bay Tom


  2. Dünya Savaşı ile ilgili birçok kitap yazıldı çizildi. Her biri farklı bir bakış açısı farklı bir kurgu ile. Kimi vahşeti ve çaresizliği kaleme aldı kimi yarım kalmış aşkları... İyi Geceler Bay Tom da 2. Dünya Savaşı ile ilgili bir kitap. Olaylar İngiltere'de geçiyor ve bu sefer kitapta dostluğu, aile sevgisini, çaresizliği ve bir anlamda da kurtuluşu okuyoruz.
 
    2.Dünya Savaşı sırasında İngiltere'de şehirlerde bulunan çocukların savaşta zarar görmemeleri için kırsal kesimlerdeki ailelerin yanına yerleştirmişler. Daha önce bu konu ile ilgili farklı bir kitap okumuştum. Bu çocuklardan köle gibi faydalanarak eziyet edenlerde varmış. İyi Geceler Bay Tom'da ise sımsıkı bir ilişkidir söz konusu. Bunun kitabın  çocuk kitabı olması ile de alakası var. Kitap sade ve duygu yüklü, Çocuk kitaplarını okumayı seviyorum. Dinlendiriyor beni. Çocuk kitabı dediysem de basite indirgemeyin. Her yaş grubuna hitap ediyor kitap, üstelik kitap birçok ödül sahibi.
 
   Will de kırsal kesime gönderilen çocuklardan birisiydi. Yaşına göre ufak, zayıf ve çekingen bir çocuk. Annesi çocuğunu kilisenin yanındaki dindar birisine verilmesini istemiştir. Bunun için kilisenin yanında evi olan ve mezarlık işleri ile ilgilenen Bay Tom'un yanına verilir Will, yalnız yaşayan daha doğrusu köpeği ile birlikte yaşayan birisidir. Bay Tom çocuk kendisine bırakılınca hareket ve tavırlarından hemen çözer çocuğu. Onun zorluk çekmiş olabileceğini fark eder ve onun yaşıtları gibi mutlu ve sağlıklı bir çocuk olması için elinden geleni yapar.
 
   Kasabadaki iyi insanlar, Will'in yeni arkadaşları, iyi kalpli Bay Tom çocuğa iyi gelir yaralarını kapatırlar. Tabii bir de şehirde yaşayan annesi tabii ona anne denirse. Çok fazla yazmak istemiyorum bu konuda fakat kitabı okursanız bana hak verirsiniz.
 
   Dostluğun ve aile sıcaklığının huzurun kitabı İyi Geceler Bay Tom. Bu kitabın bazı bölümleri sıkılmadan severek okudum. Dediğim gibi bizi yavaş tempo dinlendiriyor.




İyi Geceler Bay Tom
Kitabın Adı :İyi Geceler Bay Tom
Yazar :Michelle Magorian
Yayınevi :Beyaz Balina Yayınları
Orjinal adı : Good Night , Mr Tom
Çevirmen : Seda Çıngay
Sayfa Sayısı : 404


  2. Dünya Savaşı patlak vermek üzereyken İngiltere’de şehirli küçük çocuklar savaştan zarar görmemeleri için taşrada yaşayan ailelerin yanına yerleştirilir. Ürkek ve çelimsiz bir oğlan çocuğu olan Willie Beech de Londra’daki annesinin yanından alınıp İngiltere’nin küçük bir köyüne getirilir. Burada Thomas Oakley adındaki ihtiyar bir adamın himayesine verilen Willie hayatı boyunca hiç sevilmemiş ve annesinden sürekli şiddet görmüştür. Köye ilk geldiğinde etrafındaki her şeyden korkan Willie, Bay Tom’un sevgisi ve anlayışı sayesinde şiddet ve nefret dolu geçmişini zamanla unutmaya; sevgi, hoşgörü ve şefkat dolu bu yepyeni dünyada kendini ilk kez güvende hissetmeye başlar. Derken bir gün annesinden gelen bir telgrafla her şey değişir.


                                                           
                                                          Kozmokitap

5/27/2018

Başucu kitabı : Anne Baba Lütfen Beni Anla

Mayıs 27, 2018 4 Yorum
Anne Baba Lütfen Beni Anla


    Yıllarca gerek eğitimim sırasında gerekse sonrasında anne olunca birçok kişisel gelişim , çocuk yetiştirme ve büyüme -gelişme alanında kitap okudum. Okuduğum kitapların çoğu teoriden ibaret kalıyordu veya bir iki örnek ile kitap bitirilmişti. Kitaplar ne yazarsa yazsın ya da gittiğim staj yerlerinde ne görürsem göreyim anne olunca anladım ki her çocuk özeldir, birbirinden farklıdır ve kendi karakteri ile doğar. Bazı çocuk oyun hamuru gibidir , şekillendirebilirsin; bazısı ise kaya gibidir çok az yontabilirsin. Şimdiki anneler daha şanslı çünkü daha fazla kaynak var rehber olacak nitelikte. "Anne Baba Lütfen Beni Anla "da o kaynakların başında geliyor.


    İki çocukluk arkadaşının kaleme aldığı kitap hem kendi çocuklarından hem de toplantı grubundaki anne ve babaların yaşadığı örneklerle zenginleştirilmiş. Öyle sürekli şunu yapın bunu yapın diyen bir kitap değil aksine yaşanmış örnekler ve sonuçları ile tam bir hazine niteliğinde.

   Her bölümde önce sorunlara yönelik örnekler veriliyor, sonra doğru ve yanlış hareket karikatür olarak gösteriliyor ve son olarak ise hatırlatma bölümünde kısa bir özet geçiliyor. Her türlü soruna değinildiğini gördüm kitabı okurken. Küçük çocukları olanlar, ebeveyn olacak olanlar ve büyükanne ve büyükbabalar için harika bir kaynak. Hatta çocuk bakıcılığı yapanların da kitaptan çok faydalanacaklarını düşünüyorum. Böyle eşsiz bir kaynak her kitaplıkta bulunmalı.  Üstelik okuması da çok zevkli . Daha ne olsun değil mi ?






Kitabın Adı : Anne Baba Lütfen Beni Anla
Yazar : Joanna Faber & Julia King
Yayınevi :  Beyaz Balina Yayınları
Orjinal adı :How to Talk so Little Kids Will Listen: A Survival Guide to Life with Children Ages 2-7
Çevirmen : Esra Çetin
Sayfa Sayısı :464



Uyumayı, banyo yapmayı, dişlerini fırçalamayı reddeden, araba koltuğuna oturmak istemeyen, markette, toplu taşımada çığlıklar atan, kardeşiyle anlaşamayan, sebze yemeyi reddeden çocukları… İki, üç, dört, beş, altı yaş derken asla bitmek bilmeyen sendromları unutun!  
  Çocuklarınızı yetiştirirken nefes almayı başarabileceğiniz, yorulmadan, bağırmadan ve çıkmaza girmeden onlarla işbirliği içinde olabileceğiniz bir alan var: Çocuklarınızın duygularını anlamak ve onların da sizi anlamasını sağlamak. Alanlarının en iyilerinden olan ebeveyn koçları Joanna Faber ve Julie King, bu kitapta sizlere çocuklu hayatın en büyük problemlerinin üstesinden gelebilmek için birbirinden pratik yöntemlerle dolu bir acil durum çantası sunuyor. Anne Baba Lütfen Beni Anla, anlayarak, anlaşarak, kavgasız, gürültüsüz çocuk yetiştirmek isteyen herkes için bir baş ucu kitabı. 
  “Bu harika kitap çocukların iç dünyasına açılan eşsiz bir kapı. Birbirinden faydalı öneriler ve eğlenceli çizimleri sayesinde çocuklarımızın gelişimsel süreçleri boyunca onlara yol gösterebilmemizi kolaylaştırıyor. Anlayarak ve anlaşarak büyümüş, kendinden emin, güçlü ve nazik bir nesil yetiştirmek isteyen herkes bu kitabı okumalı.”

     Daniel J. Siegel – Bütün Beyinli Çocuk kitabının yazarı


                                                            Kozmokitap

5/19/2018

Iyi Geceler Bay Tom - Michelle Magorian || Kitap Tanıtımı

Mayıs 19, 2018 1 Yorum
İyi Geceler Bay Tom



Michelle Magorian'ın kaleminden İyi Geceler Bay Tom, Beyaz Balina Yayınları tarafından yayımlandı.

İyi Geceler Bay  Tom ,savaşın eşiğindeki bir dünyada yeşeren sımsıcak bir sevgi ve dostluk hikâyesi…

2. Dünya Savaşı patlak vermek üzereyken İngiltere’de şehirli küçük çocuklar savaştan zarar görmemeleri için taşrada yaşayan ailelerin yanına yerleştirilir. Ürkek ve çelimsiz bir oğlan çocuğu olan Willie Beech de Londra’daki annesinin yanından alınıp İngiltere’nin küçük bir köyüne getirilir. Burada Thomas Oakley adındaki ihtiyar bir adamın himayesine verilen Willie hayatı boyunca hiç sevilmemiş ve annesinden sürekli şiddet görmüştür. Köye ilk geldiğinde etrafındaki her şeyden korkan Willie, Bay Tom’un sevgisi ve anlayışı sayesinde şiddet ve nefret dolu geçmişini zamanla unutmaya; sevgi, hoşgörü ve şefkat dolu bu yepyeni dünyada kendini ilk kez güvende hissetmeye başlar. Derken bir gün annesinden gelen bir telgrafla her şey değişir.






                                                            Kozmokitap

9/04/2017

Çöplük Kralı - Elizabeth Laird || Kitap Yorumu

Eylül 04, 2017 3 Yorum
Çöplük Kralı - Elizabeth Laird


   Bol ödüllü bir yazar olan Elizabeth Laird'in kaleminden Çöplük Kralı gerçek hayat öykülerinden esinlenmiş bir roman. Bir yaş grubuna değil yediden yetmişe hitap ediyor kitap.

   İki farklı hayattan , iki zıt kutuptan iki çocuk : Mamo ve Dani. Etiyopya'nın yürek burkan gerçekleri .....

   Asker olan babasını çok küçükken kaybetmiştir Mamo. Annesi de bir barda çalışıyordur ve iyi kötü ablası ile Mamo 'ya bakıyordur. Şimdi annesi de ölünce iki kardeş, derme çatma bir barakada beş kuruşsuz kalmışlardır. Ablası iş bulamazsa ev sahibi onları dışarı atacaktır .



  Ablasının iş aramaya gittiği gün barakaya bir yabancı gelir ve Mamo'ya dayısı olduğunu söyler. Ona iş bulacaktır sözde ve çocuğu yanına alıp gider. Bu adam çocuk satıcısıdır. Çocukları kaçırıp köle olarak satar....

Çöplük Kralı - Elizabeth Laird


   Dani zengin bir ailenin oğludur. Annesi kalp hastası , babası ise otoriter bir adamdır. Dani çoğu dersinde başarılı olamayan bir çocuktur. Babası onu bir türlü istediği kalıba sokamaz. Annesi operasyon için İngiltere'ye gidince, derslerinde başarısız olan Dani'yi okuldan alıp eski bir asker olan arkadaşının yanına göndermeye karar verir. Gitmek istemeyen Dani ise evden kaçar. .. Bu iki farklı çocuğun yolu bir mezarlığın karanlık köşesinde kesişir. Beraber hayatta kalmaya çalışırken hayatın gerçeklerini fark ederler , kendilerini daha iyi tanırlar, dostluğu ve yardımlaşmayı öğrenirler.

   Gerçek hayattan parçalar içerdiği ve başrolde çocuklar olduğu için kitap etkileyici, sarsıcı ve dokunaklı olmuş. Yazar işin duygusal boyutuna kaçmadan olanları tüm gerçekliği ile sade olarak önümüze sunuyor . Bu çıplak gerçek karşısında ülkemizin şartları ve çocuklarımız için şükrettim, o coğrafyada hâlâ hayatta kalmaya çalışan, sokakta yaşayan ya da köle olarak satılan bir çok çocuk var . Kitaptan çıkartılacak o kadar çok ders var ki!... Sırf halimize şükretmek değil o çocuklar için de ne yapabiliriz düşünmemiz gerekiyor.


Çöplük Kralı - Elizabeth Laird
Kitabın Adı : Çöplük Kralı
Yazar : Elizabeth Laird
Yayınevi : Beyaz Balina Yayınları
Orjinal adı : Garbage King
Çevirmen : Zarife Biliz
Sayfa Sayısı :396


   Dani ile Mamo normal koşullarda asla karşılaşmayacaktı. Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa'daki hayatları bambaşkaydı. Dani kocaman bir villada yaşıyordu, Mamoʼnun ise evi yoktu. Ama bu iki çocuk şimdi şehrin sokaklarında kaçak. Biri despot babasından, ötekiyse bir insan tacirinden kaçıyor. Tesadüf onları bir araya getirince yetişkinlerin bencil dünyasında hayatı birlikte göğüslemek zorunda kalıyorlar.


                                                            Kozmokitap

7/20/2017

Nils ve Uçan Kaz - Selma Lagerlöf || Kitap Yorumu

Temmuz 20, 2017 1 Yorum
Nils ve Uçan Kaz - Selma Lagerlöf


    Çocukluğumda en sevdiğim çizgi filmlerden birisiydi Nils ve Uçan Kaz. Sadece eğlenceli bir vakit geçirme aracı değil aynı zamanda da bilgilendiriciydi. Yıllar sonra kitabını görünce karşımda dayanamadım ve hemen aldım. Hem eski günleri hatırlattı bana hen de çocuklarımın da Nils ile tanışmasını istedim.


   Ciltli bir kapağa sahip kitap . Böyle olunca albenisi daha fazla oluyor:)) İçindeki çizimler de çok güzel . Kitabı okurken aynı zamanda resimleri de incelemek çok keyifli.

  Bazı kitaplar her zaman dediğim gibi her yaşa hitap ediyor, zaman ve mekan sınırlaması olmuyor. Nils ve Uçan Kaz da bu kitaplardan birisi. Kitabı önce ben okudum sonra oğlum . Şimdi de kızımın kitaplığında...

Nils ve Uçan Kaz - Selma Lagerlöf


 Haylaz ve hayvanlara kötü davranan bir çocuk Nils. Birgün anne ve babası evde yokken bir orman cini yakalar ve ona da kötü davranır. Bu davranışı karşısında cezalandırılır Nils. Bu kötü davranışının sonunda küçülmüş ve parmak çocuğa dönüşmüştür. Ne yapacağını şaşırır Nils. Hayvanlar da ona yardım etmez çünkü o kötü kalpli bir çocuktur.  Yaban kazlarına katılıp göç etmek isteyen evcil kaz Martin uçarken onu yakalamak isteyen Nils bir anda kendisini havada bulur . Martin ile birlikte olan maceraları da böylece başlar. Hayvanlar alemini , dostluğu ve Nils'in kendisini nasıl geliştirip değiştiğini okuyoruz kitapta.


   Her kitaplıkta olması gereken eğlenceli ve öğretici bir kitap olduğunu düşünüyorum Nils ve Uçan Kaz'ın.


Nils ve Uçan Kaz - Selma Lagerlöf
Kitabın Adı :Nils ve Uçan Kaz
Yazar :Selma Lagerlöf
Yayınevi :Beyaz Balina Yayınları
Orjinal adı :Nils Holgersson
Çevirmen :Seadet Bağçacı
Sayfa Sayısı :120


1909 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Selma Lagerlöf’ten unutulmaz bir klasik…

Nils Holgersson, insanları kızdıran ve hayvanlara eziyet eden bir çocuktur. Günün birinde cüce bir büyücü onu parmak çocuğa dönüştürür ve Nils, harika bir yolculuğa çıkar. Çiftliklerindeki genç erkek kaz Martin ile yaban kazlarından oluşan bir sürüye katılarak kuzeye uçar ve heyecan dolu bir macera yaşar.

Küçülünce hayvanların dilini anlamaya başlayan Nils, onlara daha sevecen yaklaşan, bambaşka bir çocuk olur. Bir sincap ailesine yardım ettikten, Gümüş Tüy adlı dişi kazı kurtardıktan ve kartal Gorgo’yu özgürlüğüne kavuşturduktan sonra, yeniden gerçek bir insan olma fırsatını yakalar.

Ancak bunun da bir bedeli vardır. Nils, nasıl bir karar verecek?


                                                            Kozmokitap

1/02/2017

Suya Kavuşuncaya Dek - Linda Sue Park || Kitap Yorumu

Ocak 02, 2017 0 Yorum
kozmokitap

    Kırık Çömlek Parçası ile tanıştığım yazarın okuduğum ikinci kitabı Suya Kavuşuncaya Dek.  Yaşanmış bir olaya dayanan kitap duygusal ve etkileyici...

   Sayfa sayısı az ve puntosu büyük olan kitap yazarın anlatım tarzı da eklenince çok çabuk - bir iki saate - bitiyor.

   2008-2009 ve 1985 yıllarında geçen kitap birbirlerini tamamlayan olayları anlatıyor. 1985 yılında Güney Sudan'da Müslüman ve müslüman olamayanlar arasında bir savaş vardır. Her savaşta olduğu gibi su savaşta da masum halk zarar görmektedir. Salva'nın okuluna ateş açılması ile bütün çocuklar oradan ayrılırlar. Kalabalıkla birlikte uzaklaşan Salva evine geri dönemeden savaştan uzağa zorlu bir yolculuğa çıkar.

  2008 yılında Güney Sudan'da küçük bir çocuk olan Nya evlerinde ya da yakınlarında su olmadığı için en yakın su kaynağına her gün bazen de günde birkaç defa su almaya gitmek zorundadır. Burada yaşayan insanlar için en büyük zorluk su bulabilmektir. Buldukları su da sağlıklı olmadığı için çoğu zaman hasta olmaktadırlar.

   Kitapta aynı bölgelerde farklı zamanlarda yaşayan insanların yaşadıkları zorluklar ve yıllar sonra bölgeye getirilen suyun hikayesini anlatıyor Linda Sue Park.

 Çocuklar üzerinden anlatılan hikaye trajik. Bu insanların yaşadıkları zorlukları okudukça elimizin altında bulunanların kıymetini daha iyi anlıyoruz....


kozmokitap
Kitabın Adı :Suya Kavuşuncaya Dek
Yazar :Linda Sue Park
Yayınevi :Beyaz Balina Yayınları
Orjinal adı : A Long Water to Walk
Çevirmen :Tahire Firuze Başar Özkan
Sayfa Sayısı :136


    Güney Sudan'da ailesiyle mutlu bir hayatı varken 1985 yılında iç savaş nedeniyle yerinden yurdundan olan Salva Dut'un gerçek yaşam öyküsü…
    Ailesinden kopan Salva, Sudan'dan Etiyopya'ya, Etiyopya'dan Kenya'ya sürüklenerek yıllarca mülteci kamplarında yaşamak zorunda kalır. Ancak günün birinde tanışacağı İrlandalı yardım görevlisi Michael, Salva'nın hayatını tümüyle değiştirecektir.
   Kitapta Güney Sudan'daki başka bir kabileye mensup küçük bir kız olan Nya'nın 2008'de başlayan öyküsü, Salva'nınkine paralel bir şekilde anlatılıyor. Aslında iki düşman kabileden olan bu iki kişinin yolları, sürprizli bir sonla kesişiyor.


                                                            Kozmokitap

11/10/2016

Kırık Çömlek Parçası - Linda Sue Park || Kitap Yorumu

Kasım 10, 2016 2 Yorum
kozmokitap


     İnstagram kitap hakkındaki yorumları ve tanıtımları görünce merak ettiğim bir yazar oldu Linda Sue Park . Kırık Çömlek Parçası da şiddetle tavsiye edilince ben de hemen aldım.

   Kırık Çömlek Parçası ince bir kitap ve yazarın anlatımı da su gibi akınca bir günde bitirdim kitabı.

   Bazı kitapların aksine kitapta çok az karakter ve bir sakinlik var. Sanırın bu sakinlik Asya kültürüne ait. Asya filmleri de çoğu avrupa ve özellikle Amerika filmlerine göre daha sakin ve vahşetten uzaktır.

    Kitap 12.yy ın sonlarında Kore'nin batı kıyılarında küçük bir köyde geçiyor. Ana karakterimiz ise küçük bir çocuk: Ağaçkulak. Anne ve babası hummadan ölünce keşişler bebeği tapınağa götürürlerken yolda Turnaadam'ın yanına bırakmak zorunda kalırlar. Turnaadam köprü altında yaşamaktadır ve çöplerden bulduğu yiyeceklerle , bazen de balık tutarak hayatını geçirmektedir. Tek ayağından engellidir Turnaadam. Kendi kısıtlı şartları altında Ağaçkulak'ı çok iyi, terbiyeli yetiştirmiştir. Bulundukları kasaba çömlek yapımı ile geçimlerini sağlamaktadır. Ağaçkulak da özellikle Min'i izlemekte işin özelliklerini çok merak etmektedir. Birgün Min'in eserlerinden birini yanlışlıkla kırınca borcunu ödemek için onun yanında çalışmaya başlar....

 Dönemin özelliklerini çok güzel yansıtmış kitap. Özellikle öksüzler ile bir arada bulunmayı ve konuşmayı uğursuzluk saymaları beni sinir etti. Bu çocuklar için çok üzüldüm.  Duygusal bir kitaptı. Min'e başlarda sinir olsam da sonradan aslında nasıl birisi olduğunu fark edip ona da sempati duymaya başladım.

    Linda Sue Park'ı okumadıysanız bu kitap iyi bir başlangıç olur derim. Kitabı sevdim ve tavsiye ederim:))

 


kozmokitap
Kitabın Adı :Kırık Çömlek Parçası
Yazar :Linda Sue Park
Yayınevi :Beyaz Balina Yayınları
Orjinal adı :A Single Shard
Çevirmen :Aslı Anar
Sayfa Sayısı :164
Kore'nin küçük bir köyü... 12. yüzyıl...


Ağaçkulak'ın bir hayali vardır. Her gün gizli gizli çömlek ustası Min'in bir avuç kilden bir şaheser yaratmasını izler. Bu, ona göre bir mucizedir. Kendisi de bir gün böyle bir mucize gerçekleştirmek için can atar. Fakat bu küçük köyde, gidip bir çömlek ustasından size sanatını öğretmesini istemek olanaksızdır.



Hele de Ağaçkulak gibi bir yetimseniz. Ağaçkulak, öncelikle kendisini ustasına kanıtlamak zorundadır. Bunun için Min ustanın yanında çalışmaya başlayan Ağaçkulak, böylece hayaline bir adım daha yaklaşır. Ama bazen bir hayal öylesine uzak gelir ki adeta görünmez olur. Ama belki Ağaçkulak her seferinde bir tepeyi, bir vadiyi aşarak hayaline kavuşacaktır.


                                                            Kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.