9/18/2019

Kalbim Pera - Birol İnan

Eylül 18, 2019 5 Yorum

Kalbim Pera

  " Kalbim Pera " Birol İnan'ın ikinci kitabı .
Hep Sevgili Kalalım "  kitabından sonra Kalbim Pera ile okuyucu ile buluşan Birol İnan 'ın kalemi ile benim de ilk tanışmam ve buluşmam .

  Arkadaşlık , dostluk , aşk ve hüznü bir arada bulunduran Kalbim Pera 'nın  içinde barındırdığı karakterlerde kendinizden bir parça bulabilirsiniz. Şahsen ben bazen kendimi bazen de yapmak istediklerimi buldum kitapta.

  İki yakın arkadaş ile tanışıyoruz kitabın başında . Arkadaştan da öte aslında ilişkileri. Arkadaşlık ilişkilerinin hüsrana uğradığı bu çağda böyle yakın arkadaşlıkları kitaplarda bile olsa okumak beni mutlu ediyor. Kim bilir belki birgün bu arkadaşlık ilişkilerini tekrar kurmayı sağlayabiliriz.



 Sinan ve Murat. Murat doktor ve evli . Sinan ise mimar . Eşinden boşanmış ve bir de kızı var. Kendisi de mimarlık eğitimi almış olan yazar eğitimini ve bilgi birikimini Sinan üzerinden bize yansıtıyor. Yansıttığı projelerinden bazıları bemin ileriki dönemler için planladığım yaşam tarzı ile uyuşuyor . Belki de bu yüzden sevdim Sinan'ı . Müşterisi Pınar için tasarladığı ve yavaş yavaş hayata geçen çiftlik evi ile benim hayalimdeki evi yansıttı Sinan . İlk defa bir romanda bu kadar fazla kendimden parça buldum. Bu nedenle daha da çok sevdim Kalbim Pera'yı ve Birol İnan'ın kalemini.






  Yaratıcı bir insan Sinan . Fakat bazı sıkıntıları var. Bu sıkıntılı doğasını kitabın başlarından itibaren anlıyoruz fakat tam nedeni ilerleyen sayfalarda ortaya çıkıyor. Neden ve sonuç beni üzdü. Fakat bu süreçte Sinan'ın hayalini gerçekleştirmesi ve bunun için çabalaması takdire şayandı. Teknesi Pera ile uzun bir seyahate çıkmak . Bu noktada Sinan ile uyuşuyoruz. Ben tekne ile değil ancak bir karavan ile Dünya seyahatine çıkmak isterdim. Karakterler ile bu kadar özleşince insan ,  kitap da ayrı bir tat veriyormuş bunu fark ettim okurken .

Yalnızca üç karakter yok kitapta. Her karakter ayrı bir dünya. Sinan'ın eski eşi ... Verdiği karar için tereddütte kaldım açıkçası . Ben bir anne olarak ne karar verirdim. Acaba Sinan ile hala evli olsalardı aynı kararı verir miydi ? Bu karar neydi merak ettiğinizi biliyorum fakat anlatırsam kitabı okumak isteyenlerin hevesini kırmış oluyorum. Bu nedenle sadece kendi fikirlerimi yazıyorum. Bazı kararlar gerçekten çok zor ...

Pınar ve eşi de ayrı bir dünya. Hayatın çetin yollarında yürürken aslında sevdiklerimizden ne kadar uzaklaştığımızı ve iletişim için yanlış yolları nasıl seçtiğimizi görüyoruz bu karakterlerde de ... Bir de Mustafa var. Seyahatinde Sinan'a yoldaşlık ve yardım ediyor.

   Sanat , müzik , doğa ve farklı karakterler ile renklendirilmiş bir romanı kaleme almış yazar. Hayatın taşıyacağımdan çok ağırlığı sırtıma yüklediği bu dönemde benim için bir kaçış , bir nefes molası oldu kitap. Kaleminize sağlık Birol İnan.






Kalbim Pera - Birol İnan
Kitabın Adı :Kalbim Pera
Yazar :Birol İnan
Yayınevi :Mona Yayınları
Sayfa Sayısı :96


Sinan denize ve doğaya âşıktı. Haftanın üç dört günü balığa çıkardı, usta balıkçılardan tüm teknikleri öğrenmişti. Mercanları, çipuraları çekerken oltasını ahşap küpeşteye yaslar, denizin sesini dinler, balıkların güneşte parlayan renklerini incelerdi. Kırmızının tonlarının oynaştığı Menteş ve Karaburun yarımadasını seyretmek onu hayata bağlıyor, yaşam sevgisiyle dolduruyordu. Ancak hiç ummadığı bir anda karşısına çıkan bir sorun onu mavi özgürlüğüne daha da çok yaklaştıracaktı!

“Ben koymadım, Tanrı koydu bunu aklıma Alya. Merak etme, sadece altı buçuk ay sürecek. Zaten zaman denilen olgu gerçekten var mı, yok mu kim bilir? Zaman denizde belki kayar, bilinmez. Zihinde bir fikirse pekâlâ kayabilir. Peki, Hindistan’a varacak mıyım? Göreceğiz. Eğer zaman ortama göre değişiyorsa, senin ve benim bu sürede yaptıklarımızı konuşur, yaşadığımız zamanı kıyaslarız.”


                                                            Kozmokitap

9/05/2019

Çırak - Alessia Gazzola

Eylül 05, 2019 3 Yorum
Çırak

İlk gördüğümden beri almak istediğim bir kitaptı Çırak. İlk olarak kitabın konusu beni cezbetti. Adli polisiye kitaplarını çok seviyorum. Tess Gerritsen de bu alanda favori yazarlarımdan . Kitabın adı da bana Tess'in Çırak kitabını hatırlattı. Kitap şeffaf ambalaj ile kapalı olarak satıldığı için kitabı açıp inceleme fırsatım olmadı . Bu nedenle büyük beklentiler ile kitaba başladım.

Kitabı açıp okumaya başladığım ilk sayfada hayal kırıklığına uğradım. Bu hayal kırıklığı bir kaç sayfada daha oldu . Neden derseniz aşağıya resmi de bırakacağım. Sayfayı aynı kağıda matbaada iki kere basmışlar sanırım. Gölgeli ve gözü oldukça yoran bir yazı ortaya çıkarmayı başarmışlar. Kitabı aldıktan sonra hemen inceleyemediğim ve araya zaman girdiği için iade de edemedim. Zaten kitapçılardan alırken de kitap ambalajlı olduğu için içini açıp almadan inceleyemiyoruz. Kitap bu hali ile elimde patladı ve sinir oldum ...

Çırak


Konusuna gelirsem adli tıpta staj yapan Doktor Alice'i anlatıyor aslında kitap. Polisiye ve adli kısmından çok Alice'in hisleri , özel yaşamı , sakarlığı , kendine güvensizliği konu ediliyor. Beklediğimi bu yönden de bulamadım kitapta .

Adli tıpa incelemek için gelen bir ceset Alice'i farklı hissettirir . Çünkü bir gün önce bu genç kadın ile karşılaşmış ve konuşmuştur. Bu nedenle bu kadın cesedi ile daha özel olarak ilgilenir ve onu neredeyse saplantı haline getirir. Adli tıp doktorundan çok acemi bir dedektif gibi çalışarak olayı ortaya çıkarmaya çalışır.

Serinin ilk kitabı olarak çok başarısız buldum ben kitabı . Biraz heyecan katılmak istenmiş pembe dizi kuşağı gibi geldi bana. Kitabın sonunda sürpriz ekleyip yeni kitabın daha hareketli olacağı izlenimi yaratsa da yazar ben sevmedim tarzını . Kitap benim için tam bir hayal kırıklığı oldu ,yazarın diğer kitaplarını okumayı düşünmüyorum .







Çırak
Kitabın Adı : Çırak
Yazar : Alessia Gazzola
Yayınevi :Fantastik Kitap
Orjinal adı :
Çevirmen :Yakup Şahin
Sayfa Sayısı :416


Alice Ailevi, genç bir adli tıp stajyeridir. Biraz kafası karışık ve sıklıkla aklı başka yerde olsa da mesleğiyle ilgili öğrenmesi gereken çok şey vardır. Çalıştığı enstitüde durmadan aşağılanmasına, üstleri tarafından mesleğe uygun görülmemesine karşın kesin olan şey, mesleğini çok sevdiğidir.
Alice, Roma'daki o lüks daireye girdiğinde, yerde yatan genç kızın cesedini ve kanlar içindeki başını görünce bu davanın diğerleri gibi olmayacağını anlar Çünkü bu sefer kurbanı tanımaktadır.
"Detaylar maalesef beni etkiliyor ve zaten genel olarak beni hep detaylar etkiliyor. Çıplak ve biraz da düztaban olan ayaklarıyla yerde yatıyor. Gulia'da gördüğüm şey beni gözyaşlarımı tutamayacak kadar etkiliyor. Kim bilir hangi işportadan aldığı renkli ve eskimiş bilekliği, önümde duran cesedin içinde bir zamanlar yaşam dolu genç bir kızın yaşadığını hatırlatıyor."


                                                            Kozmokitap

9/04/2019

Oluşum - Murat Aloğlu

Eylül 04, 2019 3 Yorum
Oluşum


   Lawrence Myers serisinin ikinci kitabı olan Oluşum da hızla okudum bitti . İlk kitap Girdap öyle bir yerde kalmıştı ki dayanamayıp hemen serinin ikinci kitabı olan Oluşum'a başlamıştım.  Şimdi Oluşum da bittiğine göre serinin yeni kitabını büyük bir merak ve sabırsızlıkla bekleyeceğim çünkü henüz kitap yayınlanmadı .  Yazar beni fazla bekletmez umarım ;)

    Yazar Murat Aloğlu , Oluşum kitabının başında Girdap 'tan kısa bir özet sunuyor.  İlk kitabı uzun süre önce okumuş ve devam kitabını yeni okuyanlar için bu hatırlatma iyi olmuş.  Ben hemen okumaya başladığım için her detayı hatırlıyordum tabi ki :D

  İlk kitaptaki gölge ekip tasfiye olunca Üstad'ın gerçek ekibi gün yüzüne çıkıyor . Üç kişiden oluşan ve farklı ülkelerden gelen bu ekibin yeni bir görevi vardır.  Üç bilim adamının elinde olan kripto eşyaları ele geçirmek ...

Oluşum


  Bu ekibin karşısında da onlara engel olmak isteyen ve bilim adamlarını koruyan Anton'un adamları vardır. Zamanında   Sağlık Bakanı olan Anton 'u ilk kitaptan tanıyoruz .

Birbiri ile savaşan bu iki ekibin ortasında da LAPD vardır . Olayları çözmeye uğraşırken bu olayların bir yıl önceki olaylarla bağlantılı olduğunu düşünmektedirler.  Soruşturma yardım aldıkları kişi de Lawrence 'dır.

Yine şaşırtan , aksiyon ve heyecan düzeyi azalmaya bir kitaptı Oluşum . Serinin üçüncü kitabı ile olayları nasıl bağlayacak yazar çok merak ediyorum .





Oluşum
Kitabın Adı : Oluşum
Yazar : Murat Aloğlu
Yayınevi : Salon Yayınları
Serisi: Lawrence Myers #2
Sayfa Sayısı :320


Vahşice işlenen cinayetler... Geride kalan örtülü sırlar... Soluksuz süren gerilim tırmanarak kaldığı yerden devam ediyor. İntikam peşinde olan birisi belirlediği kişileri tek tek ortadan kaldırmıştır. Ancak bir kişi hala hayattadır ve yıllar öncesinden kurmuş olduğu şeytani planını harekete geçirmek üzeredir. Amerikalı bir iş adamı, İtalyan bir kardinal ve askeri eğitim almış Rus uyuşturucu baronu aynı çatı altında gizli Oluşum içinde seneler sonra tekrar bir araya gelirler.

Bu ekibin kurucusu büyük üstat ise kimsenin tahmin edemediği biri olarak nihayet kendini belli eder. Bu kişi çok eskiden tasarlanmış, gizli, bir o kadar da tehlikeli bir projeye vakıftır ve projenin içinde yer alan bilim adamlarının tek tek peşine düşmeye başlar. Bütün bunlar olurken kendisi hem intikam meleğine av olmamaya çalışacak hem de bilim adamlarının arkasındaki kişiye ulaşmak için elinden geleni yapacaktır.

Los Angeles polis teşkilatının da olaya dahil olması ile birlikte sırlar yavaş yavaş ortaya çıkarken çatlaklar meydana gelecek, şüphe en önemli silah olup ihanet gölgelerin ardında kol gezmeye başlayacaktır.


                                                            Kozmokitap

8/30/2019

Girdap - Murat Aloğlu

Ağustos 30, 2019 1 Yorum
Girdap

  KORKU. Onlarca duygu arasında belki de insanın hayatta kalmasını sağlayacak tek duyguydu.
   Lawrence Myers serisinin ilk kitabı Girdap.  Murat Aloğlu 'nun okuduğum ilk kitabı.  Yazarı ve tarzını bilmediğim için beklentisiz başladım kitaba.

Murat Aloğlu   Kitaba geçmeden önce yazardan bahsetmek istiyorum.  1987 İstanbul doğumlu olan Murat Aloğlu genç yazarlarımızdan . Türkiye Polisiye Yazarlar Birliği web sitesinde yazar kendi hakkında bilgi vermiş.  5 yaşında kendi kendine okumayı öğrenen Murat Aloğlu on yaşında Agatha Christie kitapları okumaya başlamış.  O günlerden bugüne olan birikimi ve doğal yeteneği ile de harika bir kitap ortaya çıkarmış ki bu cümle benim fikrim . Çünkü Girdap'a bayıldım:D

 Ölümün kendisinde bir şey yoktur. O sadece anlık bir yaşayıştır. İnsanları korkutan ona yaklaşma ve onu yaşama şeklidir. 

    Bir rahibin öldürülmesi ile başlıyor olaylar Girdap'ta.  Vahşice öldürülse de rahip , ekipler icin standart bir cinayet soruşturmasıdır başta olay.    Yapılan adlı tip incelemesinde rahibin aynı zamanda zehirlendiği de ortaya çıkar . Vahşice öldürülmeseydi zaten zehir yüzünden ölecekti.  Bu durumla birlikte soruşturmanın da yönü değişir.  Ortada iki katil vardır ve ipucu yoktur . İşlenen başka cinayetlerle birlikte olaylar iyice karışmaya başlar ...




   Basit bir seri katil olayı değildir olanlar.  Bir tarafta intikam peşinde olan bir adam , diğer tarafta ise devlet adına iş yapan çok gizli bir örgüt ...

  Polisin işi çok zordur.  Ekmek kırıntılarını takip ederken katilin sürekli onların bir adım önünde olması işleri çok zorlaştırır.

  Son sayfasına kadar heyecanla okuduğum , sürükleyici ve harika bir kurguydu Girdap.  Yazar karakterleri , kurguyu ve olayların gidişatını büyük bir başarı ile kaleme alırken okuyucuyu da kitaba büyük bir ustalıkla bağlıyor . Heyecan ve merak duygusunda  azalma bir tarafa sayfalar ilerledikçe daha da artıyor.  Kitabı bitiresiye  kadar elimden bırakamadım . Yalnız şunu da belirteyim örgütün başındaki ismi tahmin ettim ;)

Bir uğursuzluk rastlantıdır. Ardından gelen ikincisi tesadüftür. Ancak üçüncüsü de karşına çıkarsa dikkatli olman gerekir!


   Bu kadar çok sevdiğim kitap hakkında ufak bir de eleştirim olacak.  İngilizce yazılmış bazı yerler okurken beni rahatsız etti.  Türkçe olsa daha çok severdim. Örneğin ;  Friday the 13th yerine 13. Cuma ; Church of Prophecy yerine Prophecy Kilisesi yazılsa bu kadar rahatsız olmazdım.  Bu gibi örnekler çok olmasa da beni rahatsız etti . Bunu dışında kitabı çok sevdim ve devam kitabı olan Oluşum 'u okumaya hemen başlıyorum :)




Girdap
Kitabın Adı :Girdap
Yazar :Murat Aloğlu
Yayınevi :Salon Yayınları
Sayfa Sayısı :320


Los Angeles şehrinde sakin geçen bir akşam, bir rahibin vahşice katledilmesiyle bozulur. Wolfgang Beauregard evine aldığı birisi tarafından sıra dışı şekilde öldürülmüştür. Polis teşkilatı ve adli tıbbın incelemeleri sonucu olay daha da şaşırtıcı hale gelir. Rahibin kanında ölümünden saatler önce verilmiş bir örümcek türünün zehrine rastlanır. Kısa süre sonra ortada ikinci bir katilin varlığından kuşku duyulurken Wolfgang'ın geçmişi araştırılmaya başlanır.

İşlenen cinayetler artar ve çok geçmeden yıllar öncesine uzanan gizli bir birim ortaya çıkar. İntikam arayışında olan birisi, bu birimin üyelerinin tek tek, kana susamış halde peşine düşerken diğer yandan olayları örtbas etmeye çalışan birileri karşısına çıkan herkesi ortadan kaldırmaktadır.
Serinin ilk romanı olan Girdap her anı tüyler ürperten, kararlılıkla ilerleyen bir intikam avı olması ile beraber karşınıza her sayfayı çevirdiğinizde ayrı bir sürpriz çıkarıyor ve sizi gizemli bir okuma şöleninin içine hapsediyor.


                                                            Kozmokitap

8/29/2019

Silas Marner - George Eliot

Ağustos 29, 2019 1 Yorum

Silas Marner - George Eliot

    Her ayın on beşinde yaptığımız #1nobel1klasik etkinliğinde ağustos ayı kitabımız Silas Marner idi . Kitabı hızla okumama rağmen yorumu yeni girebiliyorum . Biten kitaplarım bir yığın oluşturmaya başlayınca yorum girme zamanının  geldiğini anladım . Bu kadar bekletmem inanın tembellikten değil.  Bu dönem kafam öyle yoğun ki hakkıyla yorum yapamam diye beklemeyi tercih ettim .

George Eliot

  Mary Ann Evans 'ın George Eliot takma ismiyle yazdığı romanlardan bir tanesi Silas Marner.  1819 İngiltere doğumlu olan Mary Ann Evans Hristiyan bir toplumda yetişmesine karşın Ateist olmuştur.  81 yaşında hayata gözlerini kapatan Evans'ın romanları dışında şiirleri, bilimsel çalışmaları da bulunmaktadır . Dönemine göre hakkında söylenenleri ve çevresini önemsemeden evlilik dışı ilişkisini sürdürmesi de tarihe dipnot olarak geçmiştir .



    Silas Marner klasik bir kitap  olmasının haricinde İstanbul ziyaretimde canım Sema'mın hediyesi olduğu için çok değerli benim için.  Kitabı okuyan bazı arkadaşlar kitaba girmekte zorlandıklarını ve kitaba giremediklerini hatta biraz da sıkıldıklarını söyleseler de ben ilk sayfadan itibaren kitabı çok sevdim . Kitaptaki üslup , detaylar ve betimlemeler çok güzeldi.  Klasik bir eserden beklediğim hazzı tam olarak aldım kitaptan .

  Bir anlatıcının dilinden okuyoruz kitabı.  Dini bir toplulukta yaşayan Silas Marner hırsızlık ile suçlanır . Üstelik suçu üzerine yıkan  en yakın arkadaşı , üstelik de aynı evi paylaştığı kişidir . Bu olaydan kısa süre sonra nişanlısı da ondan ayrılır ve onu sırtından vuran arkadaşı ile evlenir . Suçsuzluğunu ispat edemediği gibi kasabadan da sürülür .





   Farklı bir kasabaya yerleşip burada dokumacılık yapmaya başlar.  Kimse nereden geldiğini bilmemektedir.  Sadece işine yoğunlaşır , insanlara ve dine güveni kalmamıştır.  Yıllar boyunca parasını biriktirir ve günün birisinde evine giren birisi paraları çalar.  Bu olayın üzerinden çok geçmeden de evine sığınan küçük bir kızı yanına alır ve baba-kız olarak yaşamaya başlarlar ...

 Okurken Silas Marner karakter özellikleri bakımından kızdığım birisi olsa da başına gelenler yüzünden yaşadıklarını ve insanlara karşı kuşkucu olmasını anlayabiliyorum . Bu yalnız adamın çok iyi bir baba olduğunu görmek de beni mutlu etti.  Dostluk ve yardımlaşma kadar sırtından bıçaklanmayı , para ve unvan derdinin nelere sebep olduğunu yazan Evans  dini ve dini kullanan insanları da eleştiriyor kendi tarzında.

  Bittikten sonra düşündüren ve damakta nefis bir tat bırakan bir kitap oldu Silas Marner .





Silas Marner
Kitabın Adı : Silas Marner
Yazar : George Eliot
Yayınevi : İş Bankası Kültür Yayınları
Orjinal adı : Silas Marner
Çevirmen : Fadime Kahya
Sayfa Sayısı :240


George Eliot (1819-1880): Asıl adı Mary Ann Evans olan yazar, Wallingstons'da okudu, iyi bir eğitim aldı. The Westminster dergisinde çalıştığı yıllarda çeviriler yaptı, eleştiri yazıları yazdı. Eliot'ın din ve felsefe konularına ilgisi öğrencilik yıllarında başladı. İnce bir mizahla örülü kötümser bir gerçekçilik ve sık karşılaşılan dinsel motifler eserlerinin başlıca özelliklerindendir. Gündelik yaşamı gerçekçi ayrıntılarla yansıttığı romanlarında Victoria döneminin bütün sosyal sınıflarından kişiler yer alır, iç içe gelişen konular, karşıtlık ve paralellikle birbirini güçlendirir. George Eliot, psikolojik çözümlemelere verdiği önemle çağdaş romanın gelişimini etkileyen belli başlı yazarlar arasında yer almıştır. Özlü anlatımı ve yapısal yetkinliği ile dikkati çeken Silas Marner yazarın en ünlü romanıdır.



                                                     

8/27/2019

Son zamanlarda kitaplığıma eklenenler ...

Ağustos 27, 2019 3 Yorum
Kitaplık


Merhaba, iki aydır yeni kitaplarımı bir araya getirip bir türlü sizlerle paylaşmadım . Hazır fırsat bulmuşken ve yine araya bir şeyler girmeden paylaşayım istedim :D  Her ne kadar okunmayı bekleyenler olsa da yeni kitap sahibi olmak beni çok mutlu hissettiriyor . Eminim tüm kitapseverler aynı duyguları paylaşıyorlardır . Kendimi oyuncak almış küçük çocuk gibi hissediyorum . Her bir kitabı ayrı ayrı incelemek , kağıt kokusunu içime çekmek kendimi harika hissettiriyor .

Yeni Kitap


  Simon Beckett 'ın kalemini Ölümün Kimyası kitabı ile tanımış ve çok sevmiştim.  Eskiden İthaki 'den çıkan kitaplar baskısı tükenmiş ve sahaflarda uçuk fiyatlara satılmaya başlamıştı . Sonra Yabancı Yayınları kitapları bastı ve bizde normal fiyata alma imkanına sahip olduk . Tabi normal fiyatlar da bize fazla gelir indirim kovalarız :D Hepsi burada internet sitesi %50 indirim yapmıştı kitaplara . Kaçar mı ... Benim de böylece David Hunter serisinin  tamamlanmış oldu.  Mezarın Çağrısı , Ölülerin Fısıltısı , Kemiklerin Şifresi yeni kitaplarım ...

Yeni Kitap


  Doğum  günüm dolayısı ile Kitapyurdu kargo bedava hediyesi verdi bana.  Aslında çok değil %10 indirim bile verse yine de çok sevinirdim ya neyse.  İşte bu kampanyadan çok istediğim Fahrenheit 451 ve Çırak kitaplarını aldım . Çırak'ı okuduğum zaman seversem yazarın diğer iki kitabına da bakacağım.

Yeni Kitap


N11 de Pegasus yayınlarında %50 indirim vardı.  Biliyorsunuz en pahalı yayınevlerinden birisi Pegasus . Öyle çok indirime de girmiyor.  Böyle birkaç kitap almış olabilirim ; ) Zihin Girdabı  , Orkide Evi , Kesit , Uçurumun Kenarındaki Kız,  Kaplumbağa Kabuğunda Dünya yeni kitaplarım ...

Yeni Kitap


Joe Hill'in kaleminden İtfaiyeci ilk çıktığı günden beri merak ettiğim bir kitap . Sürekli listemde fakat istediğim indirim denk gelmediği için bekliyordum . Gün bugünmüş; ) İtfaiyeci ile birlikte Yol 'da kitaplığıma yeni eklenenlerden. ...

Yeni Kitap


Çınar Yayınları instagram hesabından Akbabaların Ağıdı kitabını çekilişle kazandım . O da böylece eklendi kitaplığıma.  Son zamanlarda fazla çekiliş kazanamaz oldum . Şansım mi küstü yoksa eskisi kadar katılmadığım için mi bilemedim şimdi ...



Yeni kitap


Kitaplarını çok sevdiğim ve kaliteli işlere imza atan Salon Yayınlarının en yenileri de kitaplığıma eklenenlerden . Evreni Yutan Çocuk , Mutluluğa Geri Dönüş , Girdap , Oluşum.  Yeni kitaplarımı sizlerle paylaşasıya kadar Evreni Yutan Çocuk hızla okundu bile ..... Kitap hakkındaki düşüncelerimi buradan okuyabilirsiniz . Şu an da Girdap 'ı okuyorum. Onun da çok sürükleyici olduğunu belirtmeliyim .

Yeni Kitap


D&R internet sitesinde de 9.90 kampanyasından kendime iki kitap aldım.  Camilla Lackberg - Saklı Çocuk ve Jo Nesbo - Hayalet . İki yazarın kalemi ile de yeni tanışacağım.  CamillaLackberg 'ın elimde üç kitabı daha var , fakat henüz okumadım  .

Yeni kitap


Son olarak da Eskişehir 'de İnsancıl Kitaptan aldıklarım var . Hepsini bir seferde değil de kampanya dönemlerinde aldığım için uygun oldu . Salman Rushdie - Soytarı Şalimar ; Paul Auster - Leviathan , Yanılsamalar Kitabı;   İsabel Allende - Cinayet Oyunu ;  Gözlerini Sımsıkı Kapat, Aklından Bir Sayı Tut , Şeytanı Uyandırma - John Verdon ; Witold Gombrowicz - Kozmoz;  John Fowles - Koleksiyoncu  yeni kitaplarım ...

Yeni Kitap


Yine çok merak ettiğim Korkunun Anatomisi - Jonathan Santlofer ,  Bir Bedenin Gerçeği - Alexandria Marzano Lesnevich ,  Bizsiz Dünya - Heinz Helle okumam için beni bekleyenlerden .

 
Yeni Kitap

Eskişehir Vega Outlet Alışveriş Merkezinde yeni açılan Ada Kitapevi'ni gezmek için girince de oradan üç kitapla çıktım. Balzac - Yaşamda Bir Başlangıç , Platon - Sokrates'in Savunması , Nietzsche - Bilim ve Felsefe aldığım kitaplar ... 

Yeni  Kitap

 Linwood Barclay çok sevdiğim yazarlardandır .  Vedaya Zaman Yok ve Issız Ev yazarın okuduğum ve çok sevdiğim kitaplarından . Yeni kitabının İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan bir çocuk kitabı olduğunu öğrenince merak etmiştim. Yolum da İş Bankası Kültür Yayınları Satış Noktasından geçince de kitabı aldım ve en kısa zamanda okuyacağım .

Kitaplığı doldurdum yine ... Hala elime aldığımda almak istediklerim oluyor ama uzun bir süre frenleyeceğim kendimi . Mutlaka okumalısın dediğiniz kitap ya da yazarlar varsa yorum olarak yazarsanız sevinirim ... Hemen satın almasam da listeme ekleyeceğim kitaplar :)



                                                            Kozmokitap

8/23/2019

Kan İzlerinin Peşinde - Graeme Macrae Burnet

Ağustos 23, 2019 4 Yorum
 Kan İzlerinin Peşinde

 Oldukça farklı , okuyanın aklında soru işaretleri oluşturan bir kitap olan Kan İzlerinin Peşinde'yi yayımlanır yayımlanmaz almıştım . Fakat okumak için aradan zaman geçmesi gerekti. Bildiğimiz polisiye kurgulardan farklı olan kitap bir solukta okunmak yerine durup düşünerek okunuyor ve kitap boyunca benim de sürekli aklımda olan bir konu vardı : Acaba bu yazılanlar gerçek mi?

  Kitabın balında yazar geçmişini araştırmak için bir projeye giriştiğini ve bu araştırmalarının sonucunda 1869 yılında atalarından birisi olan on yedi yaşındaki Roderick Macrae'nin üç kişiyi öldürdüğü için yargılandığını öğrenir. Bu olayın ayrıntılarını , resmi belgeleri , tanık ifadelerini , Roderick'in kendi ağzından biyografini ve mahkeme tutanaklarını bir araya getirerek kitabı oluşturur.

Culduie Köyü
Culduie Köyü

Olay Culduie köyünde geçer. Önce tanık ifadeleri ile başlıyor kitap.  Roderick'i kanlı elbisesi ile görenler , linç edilmesin diye polis gelesiye kadar kilitli bekletenler ve onu tanıyanlar . Onu kanlı görenler ne olduğunu sordukları zaman Roderick olay inkar etmek ya da kaçmak yerine Lachlan Broad'ı öldürdüğünü itiraf eder. Fakat tek öldürdüğü o değildir . Kızı ve üç yaşındaki oğlunu da öldürmüştür.

 Tanık ifadelerinden sonra avukatının istemesi ile Roderick'in yazdığı kendi biyografisini okuyoruz. Aile yaşamları , köydeki yaşamları ve öldürdüğü adamdan ve onları öldürmeye adım adım nasıl yaklaştığını anlatıyor bu biyografide. Mahkeme safhasına geçmeden önce Lachlan Broad'ı neden sevmediğini hatta ondan neden nefret ettiğini anladım. Fakat bu yine de çocukları öldürmesini haklı kılmıyor.




  Duruşma tutanakları ve adli tıp raporlarını okuduktan sonra aklım karıştı. Hiçbir olaya tek tarafın gözünden bakmamak gerektiğini bir kez daha anladım.

Avukatın akli dengesinin bozuk olduğunu ispatlamaya çalışması takdire değerdi. Mahkemenin de ne olursa olsun çocuğun bakış açısını da anlamaya çalışması , o noktaya gelinceye kadar yaşadıklarını ortaya dökme ve anlama çabaları da çok hoşuma gitti . Hele de o devirleri düşünürsek...

Kan İzlerinin Peşinde - Graeme Macrae Burnet Kitap boyunca resmen bir davanın içerisinde adım adım ilerledim. Soru işaretleri , kızgınlık ve merak duyguları arasında gidip geldim. Hele bazı köylülerin davranışları , soruları cevaplama şekilleri çok ilginçti .

Kitap boyunca benim de merak ettiğim, kitaptaki olayların gerçek olup olmadığını internette araştırdım. Bu bilinmezliği sevmemiştim. BBC yayımlanan bir haberde yazar kendi ağzı ile kitap hakkında bilgi veriyordu ve sonunda merakımı yenmiştim. Benim gibi merak edenler için son olarak bu hususu aydınlatmak istedim.

Culduie köyü gerçektir ve romandaki karakterlerin birçoğu ve yazarın  anlattığı hikaye ise bir kurgu.
Burnet şöyle diyor:
“Okuyucunun kitabın dünyasına girmesini, özellikle karakterlerin gerçek olduğuna inanmasını istiyorum. Bununla birlikte, bunun bir kurgu eseri olduğunu anlamalarını istiyorum. İnsanların belgeleri gerçek olarak gördüğü zaman, bunu yazıya iltifat olarak kabul ediyorum.”

 Köy için ise “kötü niyetli” olarak değil   “tamamen coğrafi” nedenlerle seçtiğini söylüyor yazar.

Farklı kitap arayışında olan polisiye severlere tavsiyemdir.




Kan İzlerinin Peşinde - Graeme Macrae Burnet
Kitabın Adı :Kan İzlerinin Peşinde
Yazar :Graeme Macrae Burnet
Yayınevi :Monokl Yayınları
Orjinal adı :His Bloody Project
Çevirmen :Aslı Dağlı
Sayfa Sayısı :288


Bir suç ve gizem romanının Man Booker Finali'ne kalabildiği olgusu karşısında herkes şaşkınlığa sürüklenmişti. Graeme Macrae Burnet, orijinal olduğu kadar sarsıcı da bir kurgu sunan 'Kan İzlerinin Peşinde' romanıyla bu şaşkınlığın hiç de tesadüfi olmadığını sayısız kez ispat ediyor.

"Kelimeler yetersiz kalıyor: sürükleyici, karanlık ve dahiyâne bir kurgu."

- Edmund Gordon, Sunday Times. -

"Bu yazıyı, Inverness’e kapatıldığım günden beri bana hiç hak etmediğim kadar nazik davranan avukatım Bay Andrew Sinclair’in ısrarı üzerine yazıyorum. Kısa ve önemsiz bir hayatım oldu ve suçsuzluğumu ispatlamaya çalışmak niyetinde de değilim. Yaşadıklarımı kâğıda aktarmamın yegâne nedeni, avukatımın bana karşı gösterdiği nezaketin altında kalmak istemiyor oluşumdur. Bay Sinclair, Lachlan Mackenzie ve diğerlerinin cinayetini saran sis perdesinin şartlarını etraflıca ortaya koymamı istedi. Bunu elimden gelen en iyi şekilde yapmaya çalışacağım. Kelime dağarcığımın yetersizliğinden ve yazım şeklimin kabalığından ötürü şimdiden özür dilerim.

Sözlerime, gerçekleştirdiğim eylemin tek amacının babamı son zamanlarda yaşadığı sıkıntılardan kurtarmak olduğunu söyleyerek başlamalıyım. Bu sıkıntıların nedeni, komşumuz Lachlan Mackenzie olduğundan ailemin iyiliği için onu yeryüzünden silip atmalıydım.

Ayrıca dünyaya geldiğim günden beri babama yalnızca sıkıntı getirdiğimi ve hane halkından ayrılışımın onun için lütuftan başka bir şey olmayacağını da sözlerime eklemeliyim..."


                                                            Kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.