6/13/2017

Kalbimde Bir Yara Bozcaada - Tolga Aydoğan || Kitap Yorumu


kozmokitap



                                   " İnsan yaşarken de ölümü tadabilirmiş , sensizlik buymuş... " 

   Harika bir kitabı daha bitirdim. Nasıl güzel , naif bir kitaptın sen Kalbimde Bir Yara Bozcaada . Okurken duygu seli içerisinde sürüklendim. Aynı zamanda da Bozcaada 'nın müthiş atmosferini soldum, huzuru hissettim, manzaranın tadını çıkarttım. Ben hayatım boyunca Bozcaada 'ya adım atmadım . Buna rağmen kitabı okurken sokaklar gözümde canlandı, dostluklara yakından tanık olmuş gibi hissettim. Bir gün Bozcaada 'ya gidip orada dolaşmak isterim .

    Kitap bir dedenin bir torununun ağzından, onların gözü ile anlatılıyor. . Rüzgar ve ailesi İstanbul'da yaşamaktadırlar. Yaz tatili için Rüzgar 'ı Bozcaaada'ya, dedesinin yanına bırakırlar. Dedesi Mehmet'in iki sene önce ölen eşinin arkasından giderek yalnızlaştığı ve fazla içki içtiğini söylemektedir halası. Oysa dedesi oldum olası yalnız bir adamdır. Rüzgar dedesinin hareketlerinden kuşkulanır ve onu takip eder. Sırların ve geçmişin saklandığı kutuyu bulur ve sırlar bir bir açığa çıkar.... . Mehmet dedenin geçmişinde acı ; büyük ve unutamadığı bir aşk vardır. Kitabın sayfalarını çevirdikçe aşkın büyüklüğüne şahit oluyoruz. Sevginin dili, dini olmuyor fakat çevrenin oluyor ... Birbirlerini delice seven insanların arasına siyasi olaylar, din ve milliyet farkı giriyor. Zorla doğduğu topraklardan koparılan Dafne ve hayatı boyunca onu Bozcaada 'da bekleyen Mehmet.... Bu iki aşığa ne kadar üzülsem de onlarla evlenen insanlara daha fazla üzüldüm. Sevdiğiniz insanın bir başkasını sevdiğini ve bir gün belki beni sever ümidi ile yaşadığınızı bir düşünün. .. Çok kötü bir durum

    Beni çok etkileyen bir kitap oldu Kalbimde Bir Yara Bozcaada . Kitabı herkese tavsiye ederim , çok seveceksiniz.




kozmokitap
Kitabın Adı :Kalbimde Bir Yara Bozcaada
Yazar :Tolga Aydoğan
Yayınevi :Minval Yayınları
Sayfa Sayısı :224


Bir adamın kalbi konuşursa aşk olur; peki ya bir adanın kalbi konuşursa ne olur?

 Hani sana geçmişte Ayazma'da otururken elime bir mızıka alıp neşeli şarkılar çalardım. Yine yapacağım Dafne'mı... Belki bu sefer geçmişteki gibi neşeli olmayacak, hüzünlü ve eksik melodilerle sesleneceğim karşı kıyıya...Pencereni açacaksın o gece, ay ışığı tozlarını dökmüş denize, denizse çarşaf gibi olacak, yakamozlar ışıldayacak... Sen benim melodilerimi duyup gözlerini kapatıp uykuya dalacaksın. Belki beni göreceksin düşlerinde...


                                                            Kozmokitap

0 yorum:

Yorum Gönder

Scroll To Top