Tanrısal Güzelliğin Simgesi Dorian Dray'in Portresi

Dorian Gray'in Portresi

   Hep aynı tür kitaplar okumaktansa farklı tür kitaplar okumayı tercih ediyorum. Farklı kitaplar okumak farklı düşünce yapılarını anlamamızı sağladığı kadar kendi düşünce yapımızla aradaki farkları ortaya çıkarıyor ve bazen de kendimizi geliştirmemize olanak sağlıyor. Dorian Gray'in Portresi de farklı kitaplardan bir tanesi.

   1854 yılında Dublin'de doğan Oscar Wilde roman, öykü ve oyun yazarı , şair ve eleştirmendir. Cerrah bir baba ve gazeteci bir annenin çocuğudur. Estesizm ve sosyalizm hayatı boyunca etkilendiği başlıca akımlardır.

   İlk kez Lippincott's Monthly Magazine editörü tarafından görevlendirilen Oscar Wilde bir peri masalı olan " The Fisherman and His Soul " - Balıkçı ve Ruhu - nu kaleme almış fakat bu yazı geri çevrilmiştir. Nisan 1890 da " Dorian Gray'in Portresi" ni tamamlayan yazar Lippincott'un editörüne teslim etmiştir. Editör şu anki haliyle masum bir kadının bir istisna yapacağı bir dizi şey olduğunu belirtir. Bu hafif bir eleştiri olmuştur daha sonra yapılacaklara göre.

   20 Nisan 1890 da 13 fasikül olarak basılan kitap bazı İngiliz eleştirmenler tarafından ahlaksızlık kitabı olarak nitelendirildi. Bu durum o kadar tartışmalı bir hal aldı ki kitap toplatıldı Lippincott tarafından. Bu eleştirilen kitap aslında Wilde'nin haberi olmadan içinden 500 kelimenin çıkarıldığı baskısıydı. Bu olaylardan sonra yazar bazı bazı pasajlar kesti , bazı bölümleri genişletti ve " sanat için sanat " savunmasını içeren bir ön söz ekledi . Kitabın bu yeni hali 1891 nisanda Ward Lock & Co tarafından basıldı. Günümüzde kitabın bu baskısını okuyoruz.  ( Kaynak : The Guardian )



  Oscar Wilde'nin ilk ve tek romanıdır Dorian Gray'in Portresi . Bu onu daha da özel bir hale getirmektedir. Eşcinsel olduğunu saklamayan yazar dönemin en önemli ahlak meselesi olarak dava edildi ve hapse mahkum edildi. Bu yıllardan sonra eskiden yaşadığı hayatın aksine yazar Paris'te sefalet içinde ölmüştür.

    Kitabın isminde Dorian Gray'den bahsedilse de kitapta tek başına ana karakter değildir. Kitapta üç ana karakterden bahsedilebilir. Dorian Gray , onun tablosunu yapan ressam Basil Hallward  ve Lord Henry.

   Dorian Gray ile tablosu yapılırken tanışıyoruz. Gençliğinin baharında olan genç çok yakışıklı ve tanrısal bir güzelliğe sahiptir. İlk başlarda güzelliğinden habersiz gibi bir imaj çizse de konuşmalardan onun her şeyin farkında olduğunu ve kibir dolu bir yapıya sahip olduğunu anlıyoruz.

   Basil Hallward 'a göre ise en güzel resmi Dorian Gray'in Portresi'dir. Bu tablodan sonra resim yeteneği de daha özel hale gelmiştir. Dorian onun ilham kaynağıdır. Ona karşı büyük bir hayranlık ve büyük bir aşk duymaktadır. Onu diğer bütün gözlerden saklamak istemektedir.

  Lord Henry ... Şahsına münhasır birisidir Lord Henry. Düşünmeden aklına geldiği gibi konuşan ve kendi fikrini doğru olmasa bile karşısındakine empoze edebilen birisi . Onun yönlerdirmeleri ile-  ki bence bu Dorian için bir bahane oldu - Dorian gece hayatı , ahlaksızlık gibi kötü huyları benimsemiştir.

"Hissedilerek resmedilmiş bir portre , ressamın kendi portresidir , modelin değil. Model yalnızca bir araç , bir vesiledir. Ressamın ortaya çıkardığı kişi o değildir ; aksine, tuvale renk verirken ortaya çıkardığı , ressamın kendisidir. "

  Kendinden bir şeyler katarak harika bir tablo yaratan Basil , bu tabloyu Dorian Gray'e hediye eder. Tabloya baktıkça kendisini daha çok beğenen Dorian , bir gün yaşlanıp tablonun hep genç kalacağı aklına gelince endişelenir ve bir dilek tutar. Hep genç kalmak ister ve kendisi yerine tablo yaşlanacaktır ... Bu dilek ise kabul olur!!!

   Güzelliğin ve ilgi çekmenin  bir insanı nasıl değiştirdiğini okuyoruz kitapta. Aslında tam olarak değişmek denemez. Çünkü bir insanın içinde zaten kötülük ve kibir tohumu yoksa her ne olursa olsun değişmez. Dorian'un içinde kibir zaten vardı. Etrafın özellikle de Lord Henry'nin fikirlerini kendisine örnek almasıyla birlikte bu tohum yeşermiş ve bir çeşit akıl hocası olan Lord Henry'yi bile geçmiş durumdadır. Ne kadar kötü olursa olsun bazen sevgi gözü kör eder ve çok yakınımızdaki insanların gerçek yüzlerini göremeyebiliriz. Aynı Dorian'ın gerçek yüzünü gösteren tabloyu odaya kilitlemesi ve kimseye göstermemesi gibi.




  Kibirli , yozlaşmış , kötülük dolu bir adam olan Dorian Gray'i yazar kaleminin ustalığı ile o kadar güzel yansıtmış ki hayran olmamak elde değil. Kitap yavaş yavaş , sindirerek okunmalı ki hiç bir detay gözden kaçmasın.

 Çoktandır okumayı istediğim ve okuma listemin üst sıralarında olan Dorian Gray'in Portresi' ni Zeplin Kitap kalitesi ile okudum. Son zamanlarda kitaplığımda çokça yer verdiğim  yayınevinin baskı kalitesini ve çevirisini seviyorum. Okurken basım hatası ya da anlatım bozukluklarına denk gelmedim. Farklı bir yayınevinden kitabı okumadığım için karşılaştırma yapamıyorum fakat ben sevdim.

  Kitabı okumadıysanız daha fazla bekletmeden okumanızı tavsiye ederim. Umarım yazım size fikir verebilmiş ve sizin için faydalı olmuştur.

Kitaptan alıntılar :

" Müzik dinlerken alsa konuşmam, en azından müzik iyiyse . Kötü müzik duyduğumuzda onu konuşarak bastırmak görevimizdir. "

"Erkek yorgun düştüğü için evlenir , kadınsa merak ettiği için. Sonunda ikisi de hayal kırıklığına uğrar. "

"Sevgili oğlum , asıl sığ olanlar ömürleri boyunca yalnızca bir tek aşk yaşayanlardır. Onların  vefa veya sadakat dedikleri şeyi ben ya alışkanlığın verdiği rahatlığa ya da hayal gücünün yokluğuna bağlarım . Zihinsel yaşam için tutarlılık neyse , duygusal yaşam için de sadakat odur : basit bir yenilgi itirafı. "

"Ne hazin! Yaşlanıp çirkinleşecek , iğrenç biri olacağım . Ama bu resim hep genç kalacak . Şu haziran günündeki yaşından öteye hiç gitmeyecek ... Keşke bunun aksi olsaydı ! Hep genç kalan ben olsaydım da resim ihtiyarlasaydı !Bunu için  ... Bunun için neler vermezdim! Evet , dünyada bunun için vermeyeceğim şey yok! Bunun için ruhumu bile satardım!"


------------------

Kitaptan esinlenerek bir çok film çekilmiştir. En son 2009 yapımı Oliver Parker 'ın yönettiği , Ben Barnes, Colin Firth ve  Rebecca Hall'ın başrollerini paylaştığı Dorian Gray filminin fragmanını ekliyorum. Seyretmek isteyenler için bir fikir oluşturur.

 




Dorian Gray'in Portresi
Kitabın Adı :Dorian Gray'in Portresi
Yazar :Oscar Wilde
Yayınevi :Zeplin Kitap
Orjinal adı :The Picture of Dorian Gray
Çevirmen : Berna Kabacaoğlu
Sayfa Sayısı :248


Başarılı bir ressam ile İngiliz sosyetesinin gözde yakışıklılarından genç Dorian Gray’in bir araya gelişi, onun hayatındaki felaketlerin de başlangıcı olur. Güzellik, ahlak, soyluluk gibi kavramlara ilişkin yerleşik algılarımızın hayatımızı etkileyen inançlara dönüşmesinin ardında yatan tehlikelerin farkında mıyız?

İnsanın kötücül yanının sanat ve estetikle bir araya gelmesinin oluşturduğu lezzet: Oscar Wilde’ın ilk ve tek romanı olan Dorian Gray’in Portresi’nin uzun yıllar okurlar ve eleştirmenler tarafından beğenilerek okunmasının asıl sebebi, kötülük probleminin kitaptaki ele alınış biçimidir.


                                                            Kozmokitap




4 yorum:

  1. Uzun yıllar önce okumuştum. Bitirmek için çok zorlandığımı hatırlıyorum. Konusunu sevmemiştim. Bu gün okusam belki farklı düşünürüm.

    YanıtlaSil
  2. Benim çok severek ve etkilenerek okuduğum bir kitaptı. Oscar Wilde'ın başka eserleri de olsaydı keşke. Aslında filmini de izleyecektim ama nedense arada kaynamış gitmiş.

    YanıtlaSil
  3. Okunacak kitaplar listeme not aldım. Klasik bir yapıt, yorumuz da beni etkiledi. Kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
  4. Asırlık bir kitap..ilgi çekici bir konu..Ama ben şu kitap alıntılarından 2.sine bayıldımmmm :)))))

    YanıtlaSil

Yorumlarınızda link vermemeye dikkat ediniz. Link verdiğiniz yorumları yayımlamıyorum maalesef :(

Scroll To Top