Oscar Wilde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oscar Wilde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3/31/2020

Lord Arthur Savile'in Suçu - Oscar Wilde

Mart 31, 2020 3 Yorum
Lord Arthur Savile'in Suçu - Oscar Wilde


  Oscar Wilde sevdiğim yazarlardandır .  Çocuklarımla birlikte keyifle okuduğum Mutlu Prens Ve unutulmaz eseri Dorian Gray'in Portresi en sevdiklerimdendir. Babil Kitaplığı Serisinde tekrar Oscar Wilde ile yolumuz kesiştiği için çok mutluyum.

Beş öykü yer alıyor kitapta . İlk öykü kitaba adını veren ve kitaptaki en uzun öykü olan Lord Saville'in Suçu . Sosyetenin akşam toplantılarından birisine al okuyucu ( bizim tabirimizle el falcısı ) gelir. Birçok kimsenin elini okur ancak en çok etkilenen Arthur Saville olur . Elinde görülenlerden o kadar etkilenir ki kaderinde görülenlerden an az etkilenmek için hemen harekete geçer.  Bu tür insanların etkisi altında kalanlar ve olmayacak işler yapmaya çalışanların başlarına gelenleri kara mizah ile anlatıyor bu öyküde Oscar Wilde . Çok fazla ipucu da vermek istemiyorum zaten kısa olan kitabı yorumlayayım derken özetini çıkarmış olurum yoksa. Kitap okumayı seven değerli okuyucularım da bana çok kızarlar eminim .  İster sevgi , ister hastalık ya da farklı bir şey için olsun bu tarz dolandırıcıların oyununa gelmeyin diyerek kamu spotu da yaptıktan sonra diğer öyküye geçiyorum.

İkinci öykü Canterville Hortlağı . Bu öykü adı ile her ne kadar korku ya da gerilim gibi görünse de bu öykü de kara mizah türünde . Amerikan Orta Elçisi Mr  Otis  Canterville Chase'i almak ister. Sahibi Lord Canterville  konakta bir hortlak olduğunu ve konağı alırsa onunla birlikte hortlağı da almış olacağını söyler. Mr Otis bu tarz şeylerden korkmamaktadır . Konağı alır ve ailece taşınırlar. Konakta gerçekten bir hortlak vardır ve geceleri korkutmak için konakta gezinmektedir. Ancak bu Amerikalı ile bugüne kadar gördüğü ailelerden farklı olarak ondan korkmamaktadır . Eğlenceli anlatımı ile Oscar Wilde bu öykü ile bit trajediyi komedi olarak bize aktarıyor. Keyifle okudum bu öyküyü de . Üstelik okurken Amerikalı aileyi reklamlardaki meşhur Ayşe Teyzeye de benzettim.

Kalan üç öykü çok kısa . Onlara masal da diyebiliriz.  Mutlu Prens daha önceden okuduğum bir öyküydü .  Onun hüzünlü öyküsü beni yine etkiledi.

Bülbül ve Gül öyküsünde ise bülbüle gerçekten çok üzüldüm. İnsanların heveslerinin ne kadar geçici olduğunu anlatıyor yazar bu öyküde.

Son öykü ise Bencil Dev. Bu öykü de ders verir nitelikte idi. Sonunda bahsettiği çocuk için verilen işaretleri yorumlayarak acaba çocuk İsa olabilir mi diye aklıma geldi.

Borges'in Babil Kitaplığı Serisinin  6 .  kitabı olan Lord Arthur Savile'in Suçu sevdiğim kitapların arasına girdi. Öykü sever dostlarıma tavsiyemdir.





Lord Arthur Savile'in Suçu - Oscar Wilde
Kitabın Adı :Lord Arthur Savile'in Suçu
Yazar :Oscar Wilde
Yayınevi :Kırmızı Kedi Yayınları
Orjinal adı :Lord Arthur Savile's Crime and Other Stories
Çevirmen :Fatih Özgüven
Hazırlayan: Jorge Luis Borges
Sayfa Sayısı :132

"Alfonso Reyes'in İspanyolcaya çevirdiği Ciddi Olmanın Önemi Üzerine adlı eseri gibi 'Lord Arthur Savile'in Suçu' da İyi ve Kötü'nün ötesinde bir yapıt. Bir cinayetin öyküsünü anlatır; ama cinayet, uçarılığından dolayı Binbir Gece Masalları'nda kasten yaratılan fantastik ortamdan daha az gerçek olmayan bir dünyada işlenir. Bu benzerliği vurgulamak için Stevenson ve Chesterton'ınkilerle kıyaslanabilecek düşsel bir Londra'da geçen öyküye, İslam dinine özgü kader anlayışının hâkim olduğunu eklemek gerek. Dünyevi komedyalarında olduğu gibi bu öyküde de Wilde karşımıza aptal kahramanlar çıkarır, ancak bu kahramanların aptallığı iğneleyicidir, çünkü bunlar aslında yazarın gülümseyen maskeleridir. Hüzünlü bir yazgısı ve neşeli bir ruhu olan bu büyük İrlandalı bizim çağdaşımız ve gelecek kuşakların da çağdaşı olacak. Derin ve yenilmez mutluluğu, onu belleklerimizde Danimarka prensi gibi trajik bir züppe olarak yaşamaktan kurtarıyor."
                                       -Jorge Luis Borges-







Oscar Wilde Kimdir? 

Oscar Wilde 16 Ekim 1854 yılında doğdu, Ünlü cerrah William Wilde'ın oğludur. Dublin'de Trinity College'ta okudu, 1874'te Oxford'a girdi. 1881 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti orada estetik üzerine bir dizi konferans verdi. İlk tiyatro oyunu Vera New York'ta sergilendi. Bir süre Paris'te yaşadı, orada Verlaine ve öbür sembolist şairlerle tanıştı. İngiltere'ye dönünce Mutlu Prens'i (1888) yazdı. Oscar Wilde, 1884 yılında Constance Lloyd'la evlendi. Wilde, İngiltere'de estetizmin ve 'sanat sanat içindir' hareketinin başlıca temsilcisi olmuştur. Wilde, eşcinsellikle suçlanarak iki yıl cezaevinde yatmıştır. Daha sonra Fransa'ya sürgün olarak gitmiş, 30 Kasım 1900 yılında yoksulluk içinde ölmüştür. Yapıtları; Mutlu Prens (1888), Sosyalizmde İnsan Ruhu (1890), Yönelimler (1891), Dorian Gray'in Portresi (1891), Narlı Ev (1892), Lady Windermere'in Yelpazesi (1892), Ehemniyetsiz Bir Kadın (1893), Salomé (1893), İdeal Bir Koca (1895), Ciddi Olmanın Önemi Üzerine (1895).


Oscar Wilde'nin Okuduğum Kitapları :

* Mutlu Prens

* Dorian Gray'in Portresi 


                                                     

7/31/2018

Tanrısal Güzelliğin Simgesi Dorian Gray'in Portresi

Temmuz 31, 2018 3 Yorum
Dorian Gray'in Portresi

   Hep aynı tür kitaplar okumaktansa farklı tür kitaplar okumayı tercih ediyorum. Farklı kitaplar okumak farklı düşünce yapılarını anlamamızı sağladığı kadar kendi düşünce yapımızla aradaki farkları ortaya çıkarıyor ve bazen de kendimizi geliştirmemize olanak sağlıyor. Dorian Gray'in Portresi de farklı kitaplardan bir tanesi.

   1854 yılında Dublin'de doğan Oscar Wilde roman, öykü ve oyun yazarı , şair ve eleştirmendir. Cerrah bir baba ve gazeteci bir annenin çocuğudur. Estesizm ve sosyalizm hayatı boyunca etkilendiği başlıca akımlardır.

   İlk kez Lippincott's Monthly Magazine editörü tarafından görevlendirilen Oscar Wilde bir peri masalı olan " The Fisherman and His Soul " - Balıkçı ve Ruhu - nu kaleme almış fakat bu yazı geri çevrilmiştir. Nisan 1890 da " Dorian Gray'in Portresi" ni tamamlayan yazar Lippincott'un editörüne teslim etmiştir. Editör şu anki haliyle masum bir kadının bir istisna yapacağı bir dizi şey olduğunu belirtir. Bu hafif bir eleştiri olmuştur daha sonra yapılacaklara göre.

   20 Nisan 1890 da 13 fasikül olarak basılan kitap bazı İngiliz eleştirmenler tarafından ahlaksızlık kitabı olarak nitelendirildi. Bu durum o kadar tartışmalı bir hal aldı ki kitap toplatıldı Lippincott tarafından. Bu eleştirilen kitap aslında Wilde'nin haberi olmadan içinden 500 kelimenin çıkarıldığı baskısıydı. Bu olaylardan sonra yazar bazı bazı pasajlar kesti , bazı bölümleri genişletti ve " sanat için sanat " savunmasını içeren bir ön söz ekledi . Kitabın bu yeni hali 1891 nisanda Ward Lock & Co tarafından basıldı. Günümüzde kitabın bu baskısını okuyoruz.  ( Kaynak : The Guardian )



  Oscar Wilde'nin ilk ve tek romanıdır Dorian Gray'in Portresi . Bu onu daha da özel bir hale getirmektedir. Eşcinsel olduğunu saklamayan yazar dönemin en önemli ahlak meselesi olarak dava edildi ve hapse mahkum edildi. Bu yıllardan sonra eskiden yaşadığı hayatın aksine yazar Paris'te sefalet içinde ölmüştür.

    Kitabın isminde Dorian Gray'den bahsedilse de kitapta tek başına ana karakter değildir. Kitapta üç ana karakterden bahsedilebilir. Dorian Gray , onun tablosunu yapan ressam Basil Hallward  ve Lord Henry.

   Dorian Gray ile tablosu yapılırken tanışıyoruz. Gençliğinin baharında olan genç çok yakışıklı ve tanrısal bir güzelliğe sahiptir. İlk başlarda güzelliğinden habersiz gibi bir imaj çizse de konuşmalardan onun her şeyin farkında olduğunu ve kibir dolu bir yapıya sahip olduğunu anlıyoruz.

   Basil Hallward 'a göre ise en güzel resmi Dorian Gray'in Portresi'dir. Bu tablodan sonra resim yeteneği de daha özel hale gelmiştir. Dorian onun ilham kaynağıdır. Ona karşı büyük bir hayranlık ve büyük bir aşk duymaktadır. Onu diğer bütün gözlerden saklamak istemektedir.

  Lord Henry ... Şahsına münhasır birisidir Lord Henry. Düşünmeden aklına geldiği gibi konuşan ve kendi fikrini doğru olmasa bile karşısındakine empoze edebilen birisi . Onun yönlerdirmeleri ile-  ki bence bu Dorian için bir bahane oldu - Dorian gece hayatı , ahlaksızlık gibi kötü huyları benimsemiştir.

"Hissedilerek resmedilmiş bir portre , ressamın kendi portresidir , modelin değil. Model yalnızca bir araç , bir vesiledir. Ressamın ortaya çıkardığı kişi o değildir ; aksine, tuvale renk verirken ortaya çıkardığı , ressamın kendisidir. "

  Kendinden bir şeyler katarak harika bir tablo yaratan Basil , bu tabloyu Dorian Gray'e hediye eder. Tabloya baktıkça kendisini daha çok beğenen Dorian , bir gün yaşlanıp tablonun hep genç kalacağı aklına gelince endişelenir ve bir dilek tutar. Hep genç kalmak ister ve kendisi yerine tablo yaşlanacaktır ... Bu dilek ise kabul olur!!!

   Güzelliğin ve ilgi çekmenin  bir insanı nasıl değiştirdiğini okuyoruz kitapta. Aslında tam olarak değişmek denemez. Çünkü bir insanın içinde zaten kötülük ve kibir tohumu yoksa her ne olursa olsun değişmez. Dorian'un içinde kibir zaten vardı. Etrafın özellikle de Lord Henry'nin fikirlerini kendisine örnek almasıyla birlikte bu tohum yeşermiş ve bir çeşit akıl hocası olan Lord Henry'yi bile geçmiş durumdadır. Ne kadar kötü olursa olsun bazen sevgi gözü kör eder ve çok yakınımızdaki insanların gerçek yüzlerini göremeyebiliriz. Aynı Dorian'ın gerçek yüzünü gösteren tabloyu odaya kilitlemesi ve kimseye göstermemesi gibi.





  Kibirli , yozlaşmış , kötülük dolu bir adam olan Dorian Gray'i yazar kaleminin ustalığı ile o kadar güzel yansıtmış ki hayran olmamak elde değil. Kitap yavaş yavaş , sindirerek okunmalı ki hiç bir detay gözden kaçmasın.

 Çoktandır okumayı istediğim ve okuma listemin üst sıralarında olan Dorian Gray'in Portresi' ni Zeplin Kitap kalitesi ile okudum. Son zamanlarda kitaplığımda çokça yer verdiğim  yayınevinin baskı kalitesini ve çevirisini seviyorum. Okurken basım hatası ya da anlatım bozukluklarına denk gelmedim. Farklı bir yayınevinden kitabı okumadığım için karşılaştırma yapamıyorum fakat ben sevdim.

  Kitabı okumadıysanız daha fazla bekletmeden okumanızı tavsiye ederim. Umarım yazım size fikir verebilmiş ve sizin için faydalı olmuştur.

Kitaptan alıntılar :

" Müzik dinlerken alsa konuşmam, en azından müzik iyiyse . Kötü müzik duyduğumuzda onu konuşarak bastırmak görevimizdir. "

"Erkek yorgun düştüğü için evlenir , kadınsa merak ettiği için. Sonunda ikisi de hayal kırıklığına uğrar. "

"Sevgili oğlum , asıl sığ olanlar ömürleri boyunca yalnızca bir tek aşk yaşayanlardır. Onların  vefa veya sadakat dedikleri şeyi ben ya alışkanlığın verdiği rahatlığa ya da hayal gücünün yokluğuna bağlarım . Zihinsel yaşam için tutarlılık neyse , duygusal yaşam için de sadakat odur : basit bir yenilgi itirafı. "

"Ne hazin! Yaşlanıp çirkinleşecek , iğrenç biri olacağım . Ama bu resim hep genç kalacak . Şu haziran günündeki yaşından öteye hiç gitmeyecek ... Keşke bunun aksi olsaydı ! Hep genç kalan ben olsaydım da resim ihtiyarlasaydı !Bunu için  ... Bunun için neler vermezdim! Evet , dünyada bunun için vermeyeceğim şey yok! Bunun için ruhumu bile satardım!"


------------------

Kitaptan esinlenerek bir çok film çekilmiştir. En son 2009 yapımı Oliver Parker 'ın yönettiği , Ben Barnes, Colin Firth ve  Rebecca Hall'ın başrollerini paylaştığı Dorian Gray filminin fragmanını ekliyorum. Seyretmek isteyenler için bir fikir oluşturur.

 




Dorian Gray'in Portresi
Kitabın Adı :Dorian Gray'in Portresi
Yazar :Oscar Wilde
Yayınevi :Zeplin Kitap
Orjinal adı :The Picture of Dorian Gray
Çevirmen : Berna Kabacaoğlu
Sayfa Sayısı :248


Başarılı bir ressam ile İngiliz sosyetesinin gözde yakışıklılarından genç Dorian Gray’in bir araya gelişi, onun hayatındaki felaketlerin de başlangıcı olur. Güzellik, ahlak, soyluluk gibi kavramlara ilişkin yerleşik algılarımızın hayatımızı etkileyen inançlara dönüşmesinin ardında yatan tehlikelerin farkında mıyız?

İnsanın kötücül yanının sanat ve estetikle bir araya gelmesinin oluşturduğu lezzet: Oscar Wilde’ın ilk ve tek romanı olan Dorian Gray’in Portresi’nin uzun yıllar okurlar ve eleştirmenler tarafından beğenilerek okunmasının asıl sebebi, kötülük probleminin kitaptaki ele alınış biçimidir.







Oscar Wilde Kimdir? 

16 Ekim 1854 yılında doğdu, Ünlü cerrah William Wilde'ın oğludur. Dublin'de Trinity College'ta okudu, 1874'te Oxford'a girdi. 1881 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti orada estetik üzerine bir dizi konferans verdi. İlk tiyatro oyunu Vera New York'ta sergilendi. Bir süre Paris'te yaşadı, orada Verlaine ve öbür sembolist şairlerle tanıştı. İngiltere'ye dönünce Mutlu Prens'i (1888) yazdı. Oscar Wilde, 1884 yılında Constance Lloyd'la evlendi. Wilde, İngiltere'de estetizmin ve 'sanat sanat içindir' hareketinin başlıca temsilcisi olmuştur. Wilde, eşcinsellikle suçlanarak iki yıl cezaevinde yatmıştır. Daha sonra Fransa'ya sürgün olarak gitmiş, 30 Kasım 1900 yılında yoksulluk içinde ölmüştür. Yapıtları; Mutlu Prens (1888), Sosyalizmde İnsan Ruhu (1890), Yönelimler (1891), Dorian Gray'in Portresi (1891), Narlı Ev (1892), Lady Windermere'in Yelpazesi (1892), Ehemniyetsiz Bir Kadın (1893), Salomé (1893), İdeal Bir Koca (1895), Ciddi Olmanın Önemi Üzerine (1895).



                                                     
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.