Destek Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Destek Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3/23/2021

İbni Haldun - Coğrafya Kaderdir || Mesud Topal

Mart 23, 2021 2 Yorum
İbni Haldun

   İbni Haldun bu sene okuma listemde olan ve hayatını , felsefesi okuma listemde olan bir isimdi. Aslında o bir isimden çok daha fazlası . Pandemi öncesi son Eskişehir Kitap Fuarından Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın satış stantından İbni Haldun'un Mukaddime eserini almıştım. Onu okumaya geçmeden önce bir giriş olarak Mesud Topal'ın yayına hazırladığı İbni Haldun - Coğrafya Kaderdir kitabını okudum. 

   Destek yayınlarının hazırladığı biyografi ve felsefe serilerini okumayı seviyorum. İbni Haldun - Coğrafya Kaderdir kitabı yayınevinin felsefe serisi arasında yer alıyor. 

   İnsanın niyeti bazen sürekli karşısına çıkıyor . Ben de İbni Haldun'u okumaya karar verdikten sonra sürekli okuduğum ve araştırma yaptığım makalelerde karşıma İbni Haldun çıktı . Öncelikle kendisinin sosyoloji alanında yaptıkları ile karşılaştım. Sosyolojinin atası kabul ediliyor kendisi ve o sosyoloji ismi koyulmadan önce bu bilime "Ümran Bilimi" adını vermiştir. 

   Eski bilim adamı ve filozofları incelediğimizde hep çok yönlü olduklarını görürüz. Tek bir alan ile ilgilenen neredeyse yoktur. - Keşke günümüzde de insanlar farklı alanlarda kendilerini geliştirseler!!- 

  Asıl adı Ebu Zeyd Abdurrahman bin Muhammed bin Haldun el Hadrami olan İbni Haldun 14.yy tarihin en büyük düşünür ve tarihçilerindendir. Soylu bir aileden gelmiş ve iyi bir eğitim almıştır.  İbni Haldun - Coğrafya Kaderdir kitabı İbni Haldun'un düşünce yapısını ve fikirleri en büyük eseri Mukaddeme çerçevesinden ele almış ve ana başlıklar halinde yalın bir dilde okuyucuya aktarmıştır. 

  Dikkatli düşünen insan doğruyu ve yanlışı birbirinden ayırt eder. 

"Coğrafya Kaderdir" sözü İbni Haldun'un en büyük tespitlerinden birisidir. Peki gerçekten de coğrafya kader midir? Yaşadığımız ortam , olanaklar , gelenek ve görenekler birçok yönden önümüzü açar ya da kısıtlar bu hepimiz tarafından kabul edilen  bir gerçektir  . Ancak insanın kaderi tamamen bu doğrultuda çizilemez. Allah insana akıl vermiştir , kullansın ve çözüm yolları belirlesin diye. İnsan değişime kendisinden başlamalı ve yavaş yavaş çevresine yönelmelidir. 

 Fazla tevazuun sonu vasat insandan nasihat dinlemektir. 

İbni Haldun öze bakmanın öneminden bahsediyor bize. Tarih, ahlak , eğitim ,devlet , şehir hayatı gibi birçok konuda önemli fikirleri vardır bu filozof ve devlet adamının . Onun fikirlerini öğrendiğim zaman nasıl zamandan bağımsız olduğunu ve hala geçerliliklerini koruduğunu şaşırarak fark ettim. Onun bütün fikirlerini içeren Mukaddime adlı eseri birçok dile çevrilmiş ve ders kitabı olarak da okutulmuştur.

  Mukaddime'ye bir ön başlangıç niteliğinde okuduğum kitabı çok sevdim . Size birkaç  alıntı bırakıyorum: 

 * Kişinin kıymeti yaptığı işin kalitesinden belli olur.

*  İlmi engelleyenler ve insanları yalanlarla meşgul edenler , insanlığın en büyük düşmanlarıdır.

* Gönlünü bu dünyaya kaptıran yorulur. 

* İnsanı açlık değil alıştığı tokluk öldürür.

* Merhamet masum olduğu için her kalbe misafir olmaz. 

* İnsan, aklın idrak edemediklerini inkar eden bir varlıktır . 

* Her şey hareket halindedir , her şey değişir ve her şey gelişir. 

* Mantık ilminde esas olan söylediğini ispat emektir. 


  



İbni Haldun
Kitabın Adı :İbni Haldun - Coğrafya Kaderdir
Yayıma Hazırlayan :Mesud Topal
Yayınevi :Destek Yayınları
Sayfa Sayısı :120

"Adaletsizlik medeniyeti mahveder."

Modern tarih aktarıcılığının, sosyolojinin ve iktisadın öncülerinden kabul edilen bir filozof ve devlet adamıdır İbni Haldun... Tunus, Fas ve Mısır'da görev yaptığı zorlu dönemlerde iki yıl hapis de yatan büyük filozof, adını tarihe yazan yedi ciltlik dünyaca ünlü eseri Mukaddime'yi siyasetten çekildiği yıllarda kaleme almıştır. Çoğunlukla yalana ve dedikoduya dayanan dönemin tarih aktarıcılığı sistemini tamamen yıkan İbni Haldun, "tarih ilmini inşa eden kişi" olarak anılmaktadır ki onun tarihçiliğinde yalana ve safsatalara katiyen yer yoktur.

Coğrafyanın insan üzerindeki etkilerini siyasi ve fiziki açıdan derinlemesine incelediği çalışmaları sayesinde zaman ve mekân ötesi bir tespit gerçekleştirmiştir aynı zamanda. "Yaşadığı yerin havası, nemi insan sağlığına etki eder. Siyasi mekanizmanın düzgünlüğü ya da bozukluğu da yine insan hayatının her şeyini etkiler" diyen İbni Haldun'un sadece tarihçiliği üzerine değil, düşünceleri ve felsefesi üzerine de kaleme alınan bu kitapta ilme adanmış bir zihnin düşünce ve fikir disipliniyle de tanışacaksınız.










                                                     

6/24/2020

Fil Saati - Tuğba Sarıünal

Haziran 24, 2020 3 Yorum
Fil Saati

  Çarpışma kitabını okuduktan sonra kalemini çok sevdiğim Tuğba Sarıünal'ın yeni kitabı Fil Saati'ni yine çok sevdim hatta Çarpışma'dan daha çok sevdim.

  Kitabın konusuna ve kitap yorumuna geçmeden önce kitaba adını veren Fil Saati'ndan bahsetmek istiyorum. Bundan 9 asır önce El-Ceziri tarafından tasarlanmış filli su saati.

filli su saati


  El Cezerî kimdir derseniz İslam'ın Altın Çağında çalışmalar yapan Müslüman Arap mucit ve mühendistir.  Sibernetiğin ilk adımlarını attığı ve ilk robotu yapıp çalıştırdığı kabul edilen El Cezeri'nin Leonardo da Vinci'ye ilham kaynağı olduğu düşünülür.

Filli Su Saati


Filli Saat ise 2 buçuk metrelik bir saattir ve  günü 24 eşit parçaya ayırır ve işaretini her yarım saatte bir verir. Bu kompleks yapı şamandıra sistemiyle işler. Filin sırtında bulunan katip her yarım saati elindeki kalemi çizelge üzerinde kaydırarak belirtir. Yarım ve tam saatleri birbirinden ayırmak içinse filin üzerindeki bir figür tam saatlerde sağ, yarım saatlerde sol elini kaldırır. Bu yarım saatlik ara tamamlanınca bir ip yardımıyla kuleden bir küre bırakılır. Küre, saate yerleştirilen figürlerin hepsini hareket ettirmeye başlar. Bir kuş döner, kulenin üstündeki adam ellerini kaldırır, iki yılan aşağı doğru hareket eder. Son olarak filin boynundaki katibin sağ eliyle file sol eliyle trompete vurmasıyla da düzenek diğer yarım saatlik bölüm için ilk haline çevrilmiş olur. (Bu bilgiler Tarihhaber.net sitesinden alınmıştır )

  Tarihi bir saatti de içeren , polisiye , bilim kurgu , fantastik öğeler ve tasavvufu da içinde barındıran harika bir roman Fil Saati. Bütün öğeler öyle bir harmanlanmış ki şu da olsa daha iyi olurdu ya da bu da olmasaydı diyemiyorsunuz. Bu noktada yazarın hayal gücüne hayran oldum ve kalemini bir kere daha takdir ettim.

 Güneş psikolog genç bir hanımdır . Bir gün bir kitapçıda etkileyici genç bir adamla tanışır ve tanıştıkları gün gözlerinin önünde vurularak öldürülür bu genç adam . İşte tam da bu noktada başlıyor kitabımız ve böyle bir başlangıçtan sonra da kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.

Fil Saati


  Çok karakterli ve çok olaylı bir kitap Fil Saati . Cinayetler işleniyor ve polis katil olduğunu düşündüğü/tespit ettiği katilin peşinden gidiyor. Katile götüreceğini düşündükleri tek kişi ise küçük bir çocuk. Anne ve babası ortadan kaybolunca yurda yerleştirilen Eren. Tesadüf bu ya Eren'in psikologu da Güneş. Olayların peşini bırakmayan Komiser Merih . Olaya karışan başka karakterler de var da onları da okumak isteyenlere bırakıyorum. Niyetim kitabın özetini çıkarmak değil. Bilgi verip bana hissettirdiklerini aktarmak.

Kitabı okurken teoriler oluşturmayın benim gibi. Zihninizi serbest bırakın ve bütün olasılıklara açık olun. Çünkü bu kitap gerçekten şaşırtacak . Beni şaşırttı ve işte benim aradığım kitap tarzı dedirtti.

Bazı olaylardan görünenin ötesi vardır . Bu kitaptaki olaylarda da görünenin ötesi var. Okurken izlediğim bir film aklıma geldi ve umarım onun gibi değildir dedim.Bu film Predestination'dı . Bir çok insan çok beğense de filmin mantığını sevmemiştim. Neyse ki kitabın dayanağı daha farklı çıktı. Tam bu beni çok şaşırttı derken sonunda yine ters köşe yaptı yazar. Kitabın devamı da gelecek . Çünkü öyle bir şekilde bitti ki olacakları ve kitabın bizi nereye götüreceğini çok merak ediyorum . Hazır filmlere benzetmişken belirteyim ki son kısım biraz bana İnvasion filmini hatırlattı. ( İnvasion filmini merak ediyorsanız burayı tıklayabilirsiniz. )  Filmle aralarındaki benzerliğin boyutu devam kitabını okuyunca netleşecek aklımda. Umarım yazar beni ve benim gibi kitabı çok sevenleri fazla bekletmez umarım.







Fil Saati Kitabın Adı : Fil Saati
Yazar :Tuğba Sarıünal
Yayınevi : Destek Yayınları
Sayfa Sayısı : 192

Her şey tek bir sorudan evrilir, gelişir ve değişir:

“Bu dünyadaki yerim nedir?”

Elmasın kömürde, ipliğin pamukta gizli olduğu dünya burası.

Sır hem gözünün önünde hem de gören gözün sindiremeyeceği kadar derinde.

Aldığı nefesi kendi içinde kaybettiğini bilmeyen insan, kendi dışında arasa da neyi bulacak sanki?

Hareket ediyoruz. Karşılaşıyoruz. Hatırlıyoruz. Unutuyoruz. Görünmeyeni arayan hareket hali içinde, yalnızca kendimizden kendimize doğru ilerliyoruz.
Kâinat kocaman bir ayna.
Hakikati aramak, kendini bulmak...
Sevginin nefrete dönüşmesi de bunun yokluğundandır. Yeşeremeyen kararır.

“Çok iyi, çok başarılı ve doğrudan yazılmış, büyük bir takdirle okuduğum sarsıcı bir roman.”

Prof. Dr. Uğur Batı








Tuğba Sarıünal Kimdir?

Tuğba Sarıünal18 Mart 1988 yılında dünyaya gelmiştir. Ankara Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu. Bir süre yüksek lisans düzeyinde eğitimine devam etti.

 Ardından Drama İstanbul Senarist Geliştirme Okulu’nda yaratıcı senaristlik eğitimi gördü. Reklam ve TV programı metin yazarlığı yaptı. İlk romanı Nakil 2011 yılında yayımlanmıştır.

 2012 yılında katıldığı Best Model yarışmasında en iyi fizik ödülünü aldı. Dinle Sevgili, Türk’ün Uzayla İmtihanı dizilerinde ve İncir Reçeli 2 filminde rol aldı. Günümüzde senaristlik ve yazarlık yapmaya devam eden Sarıünal’ın yayımlanmış 6 romanı ve 2 senaryo projesi mevcuttur.


Tuğba Sarıünal'ın Okuduğum Diğer Kitapları:

* Çarpışma


                                                     

8/20/2019

Zor Olsa da Hayat Devam Ediyor - Rövşen Abdullaoğlu

Ağustos 20, 2019 5 Yorum
Zor Olsa da Hayat Devam Ediyor  - Rövşen Abdullaoğlu

   Azerbeycan'ın çok satan yazarlarından aynı zamanda da filozof , doğu bilimci ve psikolog olan Rövşen Abdullaoğlu'nun ülkemizde yeni yayımlanan  kitabı Zor Olsa da Hayat Devam Ediyor. Yazarın kitaba verdiği isme katılmamak elde değil. Hayat gerçekten çok zor ve ne kadar zor olsa da devam ediyor. Yapacak bir şey yok ... 

 Kişisel gelişim türünde olan kitap Destek Yayınları tarafından yayımlandı ve motivasyon psikolojisi kitapları serisinde yer alıyor. 

Kitap kısa bölümlerden oluşuyor. Yazarın anlatım dili , verdiği örnekler , ayetler ile konuyu pekiştirmesi , kısa hikayeler , gerçek hayattan verdiği örnekler ile hızla okunan başucu kitabı niteliğinde bir kitap olmuş. 




    Hayat olarak zor bir süreçten geçtiğim zamana denk geldi kitap. Şu an en çok ihtiyacım olan şey motivasyon ve kendimi toplamak idi. Hızla okunacak bir kitap olsa da ben bölüm bölüm , dinlenerek ve özümseyerek kitabı okumayı tercih ettim. Çoğu bilgi ve anlatılanlar her ne kadar bu yaşıma kadar olan tecrübem ve okuduklarım ile benzer olsa da bazen insan beyni duruyor ve tekrar hatırlatılmaya ihtiyacı oluyor. Rövşen Abdullaoğlu'nun  kalemini okurken da karşılıklı bir sohbet havası hissettim. Sanki o an benim neye ihtiyacım olduğunu hissediyormuş da o konuda bana yardım ediyormuş gibi. Okudukça kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Tekrar mantığım devreye giriyor ve hayatımın kontrolünü tekrar elime aldığımı hissettim. Bu nasıl oluyor derseniz , bazen yaşamda bizim dışımızda gelişiyor olaylar. Müdahale etmeye kalktığınız zaman elinizden geleni yapsanız da sizin dışınızdaki etmenler olayların akışını berbat bir hale getirebiliyor. Siz çabaladıkça battığınızı hissediyorsunuz. Son gücünüzle çabalarken bu çaba görmezden gelinip sürekli dışlandığınızı ve çaba göstermediğinizin ima edildiğini düşünün. Ve sizin önerileriniz dinlenmeyip işleri daha berbat hale getirdiklerini ve bu konuda yine sizi suçladıklarını ... İşte tam da böyle bir dönemde yolum Zor Olsa da Hayat Devam Ediyor ile kesişti.  Hayat zor  ve bundan kaçış yok . Sizin yolunun çiçeklik olda da sizin bildiniz olmadan yolunuza diken ve ayağınızı parçalayacak taşları döşeyenler oluyor. Tam çöküşü hissederken elinizden birinin tutup size umut olduğunu göstermesi ve bu dikenleri temizleyerek yola devam etmeyi hatırlatması gerekiyor bazen . Çünkü dediğim gibi bazen beyin duruyor ve tekrar işlemeye başlaması için bir etkene , güce ya da motivasyona ihtiyacı oluyor.

   Kitap bu konuda bana çok yardım etti. Sıkıntıların çok büyük bir tecrübe olduğunu ve beni daha da güçlendirdiğini tekrar ve tekrar fark ettim. Bu hayatta bir kere test edilmiyoruz maalesef . Aralarda farkına varalım veya varmayalım test ediliyoruz. Başarı ile verdiğimiz her sınav bizi daha güçlü hale getirirken hayatımıza da katkı sağlıyor. Bazen unutuyoruz ancak nefes aldığımız her saniye mucize aslında. Arada bunun birileri tarafından hatırlatılmasına ihtiyaç duyuyoruz maalesef....

  Size hem kitaptan hem de kendi sıkıntılarımdan bahsettim. Bu kitap dediğim gibi bana çok iyi geldi. Eminim size de iyi gelecektir. Kişisel gelişim kitaplarına ön yargınız varsa bunu bu kitap ile kırabilirsiniz. Sıkılmadan parça parça okuyabileceğiniz kitap unuttuklarınızı hatırlatacak , bildiklerinizi pekiştirecek , öğrendiğiniz yeni bilgiler ile kendinizi geliştirmenizi sağlayacak . Tavsiyemdir ...

"Zor Olsa da Hayat Devam Ediyor "Kitabından Alıntılar :

Unutma ki gerçek zahit hiçbir şeyi olmayan değil , hiçbir şeye bağımlı olmayandır .
İhtiyaçlarınız ,istekleriniz, bağımlı olduğunuzu sandığınız insanların sayısı arttıkça ruhsal sıkıntılarınız, endişeleriniz de doğal olarak artar . İhtiyaçlarınızı, insanlara bağımlılığınızı en aza indirgeyin ,o zaman gerçek anlamda özgürlüğe kavuşursunuz. 
 İnsanın mutlu olmasını engelleyen, içinde sonsuz üzüntüye sebep olan başlıca iki etken vardır: Birincisi dünya malına bağlılık, olmayacak isteklerde bulunmak ve başkalarına muhtaç olmak; ikincisi ise haset. 
 Hayat sadece siyah yada beyaz çizgilerden oluşmaz .
 Hayat siyah ve beyaz çizgilerin tekrarından oluşur. 
 Haklı olduğun halde herkes seni haksız olmakla itham ediyor diye haksız olmazsın . Haksız olduğun halde herkesin senin haklı olduğunu iddia etmesiyle haklı olmazsın. Çünkü gerçek biriciktir. 
 Şu üç özellik kimde bulunuyorsa bu, onun büyüklüğünü göstergesidir : Kızdığında öfkesini boğmak, başkalarını affetmek ,malı ve canı ile yakınlarıyla ilişkisini sürekli kılmaya çalışmak. 
 Mutlu insan geçmişte veya gelecekte yaşayan değil, yalnız şimdiki zamanda yaşayandır . Ludwig Wittgenstein
Zayıf insanlar şansa ,güçlüler ise sebep sonuç ilişkisine inanır. Ralph Waldo Emerson 
 Tesadüfe inanmayan insan için ,hayatında yaşanan her beklenmedik olayın perde arkasında pek çok hikmet ve derin anlam vardır. Her şeyi kabullenmek, mutsuzluğun sonuçlarından kurtulmaya doğru atılan ilk adımdır. William James, filozof 
 Kurak bir vadinin yalnız ağacı yeşil çimenlerin ağacından daha dayanıklı olur.



Zor Olsa da Hayat Devam Ediyor  - Rövşen Abdullaoğlu
Kitabın Adı :Zor Olsa da Hayat Devam Ediyor
Yazar :Rövşen Abdullaoğlu
Yayınevi :Destek Yayınları
Orjinal adı :Çətin Olsa da, Həyat Davam Edir
Sayfa Sayısı :272


Sen kimsin? Hangi gizli hazinelere sahipsin? Hayat için bunun bir önemi yok. NE YAPIYORSUN? Başarı sadece hareket halinde olanları sever.

Yaşadıklarınızı nasıl tanımlarsanız tanımlayın yanılmış olmazsınız çünkü hayata hangi pencereden bakarsanız bakın, göreceğiniz şey aslında görmek istediğinizdir.

Zorluk ve rahatlık... Bu iki boyacı ellerine bir fırça alarak ömrümüzü sırayla boyar. Bugün siyah boyasıyla hayatımızın üstünden geçen zorluk isimli boyacının elindeysek, hiç endişelenmeyin, yakında sıra diğerine de gelecektir. Hayatta sürünenlerden olmamak için mutlaka bu pozitif bakış açısına sahip olmalısınız. Bunun için her şeyin en güzel tarafını ve sizin için faydalı olabilecek en üstün amaçları arayıp bulun! İyimser ile kötümserin arasındaki fark buradadır. Aslında iyimserin iyimser olması, durumunun iyi olmasından, kötümserin mutsuz ve üzgün olması ise hayat koşullarının kötü olmasından kaynaklanmaz. Hayır, aralarındaki fark, çevreye bakışlarında, hayat felsefelerindedir.

Azerbaycan’da binlerce okurun hayatını değiştiren bu kitabın çok satanlar listesinde olmasının sırrı burada işte. Geçmişi geçmişte bırakarak başarısızlıklardan nasıl ders çıkaracağınızı, isteklerinizi ve gizli potansiyelinizi hedeflere doğru nasıl yönlendireceğinizi gösterip, kuru nasihat çerçevesinden çıkarak, insana hayatını kökten değiştirme yöntemleri önermekte, becerilerini gerçekleştirmek için özgüven duygusu aşılamakta.


Rövşen Abdullaoğlu Kimdir ? 

Azerbaycanlı yazar, filozof, oryantalist ve psikolog Rövşen Abdullaoğlu, 28 Eylül 1978 yılında Bakü'de dünyaya gelmiştir. Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesinden mezun olmuş, çeşitli üniversitelerde teoloji ve felsefe üzerine yüksek eğitimini sürdürmüştür.

   Azerbaycan, Türk, Arap, Fars ve Rus dillerini bilen Rövşen Abdullaoğlu, Moskova Pozitif Teknoloji ve Danışmanlık Enstitüsü Psikolojik Danışmanlık Fakültesi Gestalt-terapi üzerine danışman psikolog olarak mezun olmuştur.

Azerbeycan'ın çok satan yazarlarından birisidir. 2016'da yayımlanan " Bu Şehirde Kimse Yok " romanının 16.  baskısı bitemek üzeredir belki de ben bu yazıyı kaleme aldığımda bitmiştir. Yoğun talep üzerine basılmaya devam edileceği söylendi kitabın. Bir diğer polisiye romanı "Abaddon" ise yayımlandığı gün sadece 3 saat içinde tükenmiştir.

Yazarın Okuduğum Diğer Kitapları : 

* Bu Şehirde Kimse Yok mu? 

                                       

                                                   

7/05/2018

Oyuncu Olmak İsteyen Parmak Kaldırsın - Tümay Özokur || Kitap Yorumu

Temmuz 05, 2018 1 Yorum
Oyuncu Olmak İsteyen Parmak Kaldırsın


     "İyi bir oyuncu olmak için önce iyi bir insan olmak gerekir . "


   Hayatta hepimiz farklı rollerde yol alırız , doğduğumuz andan öldüğümüz ana kadar . Evlat , kardeş, arkadaş, dost, öğrenci, patron, işçi ... Hatta bazen o kadar ileri gideriz ki kendimize karşı bile rol yaparız. Kendimizi kandırmayı ne derece başardığımız ise şaibelidir. Bazen bu rollerde başarılı oluruz bazen de tökezleriz ... Hayat zaten bu değil midir? İnişli çıkışlı bir yol ... Her zaman her işte çok başarılı olduğunu söyleyen aslında kendisini kandırmış olur. Bazen de oynadığımız rollerde o kadar ileri gideriz ki maskeler takmaya başlarız ve belli bir süre sonra maske aslında bizim kişiliğimiz olmaya başlar ve gerçek " ben" i sonsuza kadar kaybedebiliriz.

    Tümay Özokur " Oyuncu Olmak İsteyen Parmak Kaldırsın" yıllarca edindiği tecrübelerini kitaplaştırarak oyuncu adayları için iyi bir rehber oluyor.  On iki bölümden oluşan kitapta yazar oyuncu olmak ve meslekte iyi bir yer edinebilmek için gereken her aşamayı düşünerek kaleme almış kitabı. Kitap her ne kadar oyuncular için gibi görünse de aslında hayatın her bölümünde faydalanılacak bir bilgi birikimini barındırıyor. Yani kitabı okumak için illa meslek olarak oyunculuk yapmanıza gerek yok. Zaten hayatın her alanında çeşitli roller üstlendiğimiz için her birimize hitap ediyor kitap.

  "Dünyada diploma sorulmayan tek meslek oyunculuktur. - Biket İlhan - " 

   İyi bir kariyer sahibi olmaktan , iyi bir CV hazırlamaya ve iş görüşmesinde nasıl davranılması gerektiğine kadar en ince detayları , hiçbir şey atlamadan kaleme almış yazar.

  Akıcı bir anlatıma sahip olan Tümay Özokur aralarda yer alan çeşitli alıntılar ile de kitabı zenginleştirmiş.

Bu kitabı kendini geliştirmek isteyenlerin yanı sıra , üniversite tercihlerinde "Sinema ve Tiyatro " yazmayı düşünen gençlerimizin de okumasını tavsiye ediyorum. Şimdiden iş ortamları hakkında bilgi sahibi olup rakiplerinin önüne geçebilirler...





Oyuncu Olmak İsteyen Parmak Kaldırsın

Kitabın Adı :Oyuncu Olmak İsteyen Parmak Kaldırsın
Yazar : Tümay Özokur
Yayınevi : Destek Yayınları
Sayfa Sayısı : 255


Vazgeçmeyenlerin ve vazgeçmesi gerektiği yeri bilenlerin kitabı...

Hayat bir sahne...
Doğduğun an senin için aralanır perde. Sana yazılan senaryoda ve biçilen süre içerisinde bazen evlat, bazen dost, bazen sevgili, bazen patron, bazen doktor, bazen oyuncu, bazen baba, bazen kardeş ve daha birçok bazen diye başlayan kimlik ya da diğer adıyla rollerinle hayatının başrolünü oynarsın.

Oyunun sonunda takdir görmek ister insan, alkışlanmak, onaylanmak ister. O da olur elbet ama olmayabilir de bazı zaman... Aslında eylemin ne olduğu değil sizin nasıl bir ruhunuz olduğu önemlidir. İyi bir oyuncu olmak için önce iyi bir insan olmak gerekir.

Yirmi yıldır sinema ve dizi sektöründe oyuncu menajeri ve eğitmeni olarak hizmet veren Tümay Özokur’un, birikimlerinden derleyerek kaleme aldığı OYUNCU OLMAK İSTEYEN PARMAK KALDIRSIN, hem oyuncu adaylarına motivasyon ve bilgi kaynağı olarak rehberlik edecek hem de hayatının oyuncusu olarak kalmak isteyenlere mutlu ve başarılı olmanın kapılarını aralayacaktır.

Tümay Özokur şöyle diyor: “Oyunculuk insan gibidir, bazen diptedir bazen gökte, beslenmezse, toprağın altında...”
“Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil. Daha iyi yenil!”
-Samuel Beckett-


                                                            Kozmokitap

6/09/2018

İyiliğin Hareket Hali, İyiliğin Bilim Hali - Metin Hara || Kitap Yorumu

Haziran 09, 2018 5 Yorum

İyiliğin Hareket Hali,  İyiliğin Bilim Hali


  Metin Hara'nın Destek Yayınları'ndan son kitapları İyiliğin Hareket Hali ve İyiliğin Bilim Hali gerek kapak tasarımı ve renkleri gerekse içi bakımından pozitif duygular oluşturuyor. Kitap yorumu yaparken iki kitabı bir arada ele almak istedim. Çünkü birbirlerini tamamlıyorlar ve bana göre ayrı düşünülemezler.

  İyiliğin Bilim Hali 'ni yazar " insan doğası kötüdür , kabul et ." sorusuna yanıt vermek için kaleme almış. 210 madde yer alan kitabın sonunda ayrıntılı bir kaynakçaya yer verilerek akılda soru işareti kalmaması sağlanmış ve büyük bir araştırmanın ürünü olduğu da ortaya koyulmuş oluyor.

Yaptığımız her iyilik ve hissettiğimiz pozitif duygular önce bizi etkiliyor. Boşuna dememiş Atalarımız "iyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir " veya " iyilik eden iyilik bulur " diye. İlk önce karşılığını insan kendisi alıyor. Nasıl mı ? Sağlık olarak. Karşılık beklemeden yapılan iyilikler insanı mutlu eder, stresi azaltır. Bu da daha az hastalık demek . Üstelik insan üzerindeki pozitif etkisi de dalga misali yayılır. Önce en yakınımızda olanlardan başlar sonra etrafta tanımadığımız insanlara yayılır.

Kitapta hayatın her alanından örneklere ve araştırmalara yer verilmiş. Bebeklerden annelere, alzheimer hastalığından suyun gücüne, danstan strese kadar. Sonuç olarak yok yok kitapta.

İyiliğin Hareket Hali 'nde ise yazar " Dünyayı tek başına nasıl değiştirebilirsin ki?" sorusuna cevap vermek için kaleme almış. Bedensel sağlık , zihinsel denge, ilişkiler, ekoloji, verimlilik , içsel yolculuk ve iyilik hareketinden oluşan yedi ana alanda oluşturulmuş 210 madde yer alıyor.


İlk sayfayı açar açmaz ne kadar farklı ve renkli bir kitap ile karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz. Şekiller ve emojilerle karşılıklı etkileşim sağlanması amaçlanmış. Üstelik bazı maddelerin de İyiliğin Bilim Hali 'ndeki hangi madde ile ilgili olduğu belirtilerek iki kitap arasında dayanışma sağlanmış.



   Kitapta mikro eylemler ile hayatta nasıl farklılık yaratabileceğimiz anlatılmaya çalışılmış. Büyük değişimler birden bire olmaz ufak adımlar ile başlar.

" Koşulsuz, kuralsız, alışverişsiz ve sınırsız sev. "

Her alanda farklı , minik minik tüyolar ile yazar farkındalık yaratmaya çalışıyor. Belki kitapta yazılanların çoğunu biliyoruz fakat bilmek yeterli mi ?? Ne kadarını uygulayabiliyoruz. .. İşte bu durum şaibeli.

İki kitap da tavsiyemdir. Herkesin okuması gereken kitaplar olduğunu düşünüyorum.

Kitaptan alıntılar : 

" Doğa insan olmadan da yaşar ama insan doğa yok olduktan sonra yaşayamaz. "- Poul Ehrlich-

Ayakkabılarını çıkar, toprağa yalınayak bas. Toprağın cömertliğini teninde hisset.

Daha önce reddedemediğin için kabullendiğin bir şeye bu kez "Hayır!" demeyi dene.

Hayatındaki her canlıya karşı cömertliğini göster.










                                                            Kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.