3/15/2020

# film

Ne İzledim? #3

Herkesin mümkün olduğunca evde vakit geçireceği bu günlerde kitap okumanın  yanında bol bol da film izlenecektir. Bu hafta izlediğim filmleri buraya bırakıyorum. Sizlere bir fikir verir belki ...

Yol - The Road

The Road

1s 59dk  süren film  bilimkurgu, dram türünde. 2009 yılı yapımı olan filmin yönetmeni John Hillcoat .

 Gelecekteki kıyamet günlerini anlatan Yol kitabının  uyarlaması olan film, güçlü oyuncu kadrosuyla kitabın  gölgesinde kalmamış. Konular kitapla birebir tuttuğu için filmi de çok sevdim. Kitabı bu hafta içinde bitirmiş ve yorumunu da girmiştim . Merak ederseniz ➡ buradan  bakabilirsiniz. 

  Kıyamet sonrası atmosferinde Amerika yangın yeridir. Bir baba ve oğlunun istikameti sahildir. Amerika’yı bir uçtan bir uca geçerken ellerindeki basit tabanca ile yaşadıkları macerada esas problem zor hava koşullarında nereye gittiklerini bilmemeleri ve yollarına çıkan kötü adamlar ve açlıktır .
Umutsuzluk dolu bir ortamda minik de olsa umut olduğunu anlatan bir film bana göre.


Bahubali : Başlangıç  - Bahubali : The Beginning


Bahubali Bahubali


 2sa 39dk  sürüyor film. Oldukça uzun gibi görünse de zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz . Aksiyon ve drama türünde olan filmin yönetmeni S.S. Rajamouli Mahishmathi

  Yeni doğmuş ve tahtın sahibi olabilecek bir bebeği öldürmek isterler çocuk bir şekilde sağ kalır ve başka bir yerde büyür . Kader onu geldiği yere haberi olmadan geri dönmesini sağlar. Burada aşkı ve geçmişini bulacaktır .

Hint sinemasının yüzüklerin efendisi serisi ile kıyaslandığı bu zamana kadarki en yüksek bütçe ayrılan bir filmidir. Filmde bolca aksiyon ve savaş sahnesi bulunmasının yanında Hintlilerin kendilerine özgü dansları da yer almaktadır . Kahkahalar eşliğinde seyrettim ben filmi. Ailece seyredilebilecek filmlerden . Bulabilirsem bu hafta da filmin devamını , ikinci bölümünü bulup seyretmeyi düşünüyorum. Bu hafta seyrettiklerim arasında en sevdiğim açık ara farkla Bahubali oldu .




Wolf -  Kurt

Wolf 1sa 25 dk süren film drama türünde.
Ormanda   köpeğini gezdiren  genç bir çocuğun ormanda bir yaratık tarafından saldırıya uğraması ile başlıyor film. Bu noktadan sonra gerilim filmi olacağın düşünüp heyecan ile bekledim. Fakat maalesef beklediğimi bulamadım .
 Roma tarafından dört elçi veba salgını olan Kaledonya'ya barış ve yardım mesajı için gönderilir. Bu dört elçi kaybolur ve bu kayıpları bulması için en iy on adam görevlendirilir. Bu adamlar yola çıkınca onlar onları vebadan daha korkunç bir şeyin beklediğini fark edereler bir canavar...

Film karanlık bir ortamda çekilmiş ve film boyunca kurt bekleniyor ve kendini gösterince de gösterdiğine değmiyor. Kurt için değil de filmi felsefesi için seyretmek isterseniz beğenebilirsiniz. Yoksa benim için hayal kırıklığı oldu .


Monos - 8 Küçük Asker


Dünya çapında tüm dikkatleri üzerinde toplayan, yönetmen ve senarist koltuklarında Alejandro Landes’in bulunduğu 25 film ödülünün yanı sıra 45 tane de film ödülü adaylığı bulunan ve hem konusu hem de işleniş biçimi olarak ağızları açık bırakacak bir tarza sahip olan Monos filmi 102 dakika sürüyor.

 Bir grup genç komondo günün ilk yarısında askeri eğitim ile vakitlerini geçirirken sonraki yarısında kendi çocukça isteklerini canlı tutmaya çalışmaktalardır. Bu daha çocuk sayılabilecek genç komondoların bağını ise ’’Organizasyon’’ adı verilen karanlık bir örgüt oluşturmaktadır. Bu alışılmadık ailenin yeni görevi ise Amerikalı bir kadını rehin tutmaktır. Tam da bu sırada hiç beklemedikleri bir şekilde baskına uğrayan ve ormanın derinliklerine sürülen genç komondolar şu ana kadar uğruna savaştıkları örgüt ve hatta birbirleri ile olan güven ve inancı sorgulamaya başlayacaklardır!

İlginç ve güzel bir filmdi. Çocukların ıssız bir yerde bulunup hem askeri eğitim alıp hem de oynamaya vakit bulmaları ve farklı eğlence anlayışlarını seyretmek ilginçti. Çocuklar yine de o kadar baskı altındalar ki yanlışlıkla onların sorumluluğunda bulunan bir ineği vurup öldürmeleri sonrası grubun lideri olan çocuğun bu sorumluluk altında ezilip intihar etmesi ve kalanların bir kişiyi daha kurban vermemek için ineği onun öldürdüğünü söylemesi benim için en etkileyici sahnelerden birisiydi. İzlerken çocuklardan oluşan topluluğu görünce aklıma Sineklerin Tanrısı da geldi.

Kiralık Oda

Kiralık Oda Yönetmenliğini  Tommy Stovall 'ın yaptığı , başrollerinde  Lin Shaye, Oliver Rayon, Ryan Ochoa, Valeska Miller  oynadığı  2019,   ABD yapımı film  Gerilim türünde .
 81 dk sürüyor film. Çatıyı tamir ederken düşerek yaşamını yitiren kocasının ardından dul kalan yaşlı bir kadın Joyce kendisine kalan mirası almaya gider. Ancak karşılaştığı tablo birikimler yerine borç olur. Üstelik artık bu borcu kendisi ödemelidir. Bu durumda nakit paraya ihtiyaç duyan Joyce evinde bir oda kiralamaya karar verir. Bir ev sahibi olarak sorumlulukları yaşam tutkusu ile sonuçlanan Joyce, ilk müşterisi  genç yazar Sarah'la dostça bir arkadaşlık kurar. Joyce'a daha sonra gelen gizemli misafir Bob ile ise işler karmakarışık bir hal alır. Yalnız Joyce, yeni kiracısı ile olan ilişkisini korumak için her türlü takıntılı tavrı takınmaya başlar.

Kiralık Oda, silik ve kendi halinde bir insan gibi görünen yaşlı kadının dengesiz doğasını  ve karanlık tarafını gözler önüne seriyor . Yaptıkları ve davranışları ile beni şaşırtmadı Joyce. Yer yer kahkaha yer yer de karakterlere söylenerek izledim filmi.


Karanlıktan Gelen - Dark Skies

Karanlıktan Gelen  Yönetmenliğini  Scott Stewart'ın yaptığı filmde başrolleri   Dakota Goyo, Jake Brennan, Josh Hamilton, Keri Russell paylaşıyor .  2013  ABD  yapımı film  bilim kurgu , gerilim , Korku türünde ve 97 dk sürüyor.

  Şehrin ufak mahallesinde yaşayan genç bir aile, Daniel ve Lacey Barett çifti huzurlu ve güvenli yaşamlarına devam ederken ev kredisini ödemeye çalışmaktadırlar .  Bir anda tehdit eden bir dizi rahatsız edici olaylara tanık olmaya başlıyorlar . Tahmin edilemez derecede korkunç bir kuvvet tarafından tehdit edildiklerini anladıklarında Barret ailesi, durumu kendi yolları ile çözmeye çalışarak bu ölümcül gizemin peşine düşüyorlar.

Uzaylılar , kaçırılma olaylarından yola çıkmış gibi görünen filmin bazı sahneleri bana paranormal aktiviyeyi hatırlattı. Bir çok gerilim filminde nedense mantık öğesi geri planda kalıyor ve karakterler mantıksız hareket ediyorlar. Bu filmde de genelde bu şekildeydi. Boş zamanda daha iyi bir film yoksa seyredilebilecek bir film .


Flash Genius - Zeka Pırıltıları 

Zeka Pırıltıları Dram türünde olan filmin yönetmeni Marc Abraham , süresi ise  1 saat 59 dk .

Yağmurlu havalarda silecekleri şoförler elleri ile kontrol etmek zorundadırlar . Bir mühendis ve mucit olan Profesör Robert buna bir çözüm bulur . Günümüz silecekleri gibi bir düğme ile silecek çalışmakta ve yağmurun hızına göre hızı ayarlanmaktadır. Prototipini hazırlar ve bu silecekleri kendisi seri üretime geçirmek ister. Bunun için arkadaşı aracılığı ile Ford firması ile görüşür. Onlar da kabul ederler ancak önce prototipi Washington'a kendi bilim insanlarına göstermek isterler. Burada benim tüm ikazlarıma rağmen gönderdi . Sonuç mu ?  Fikri ve icadı çalındı tabii ki...  Bundan sonrası ise uzun bir mahkeme süreci. Büyük bir firmaya karşı yalnız bir adam . Üstelik kendi avukatlığını yapmaktadır . Bu süreçte çok yıpranıp ailesi de zarar görmüştür.

Ailece izlenebilecek güzel bir filmdi. Ford firması için de güzel bir reklam olmadığını belirtmeliyim.


Vtorzhenie - İnvasions

Vtorzhenie - İnvasions  Bilim kurgu türünde olan filmin yönetmeni Fedor Bondarchuk . Oyuncuları ise  Konstantin Bogomolov, Oleg Badyu, Sergey Garmash, Yuriy Borisov paylaştığı film Rus yapımı.

 Moskova'da yaşayan ve sıradan sayılabilecek bir hayata sahip olan Yulya, kendisine gelen teklifi cazip bularak kabul edecektir. Kendisine teklif edilen ise laboratuvarlarda kobay olarak kullanılmasıdır. Bu gerçeği öğrendikten sonra artık geri dönüşü olmayan yola giren Yolya, üzerinde yapılan çeşitli deneylerden sonra inanılmaz yeteneklere kavuşacaktı. Bilim adamları ve ordu, Yulya'nın içinde büyüyen, artmakta olan insanüstü güçlerin doğasını çözmek için duygularını, hislerini ve düşüncelerini atomlara ayırmaya başlar ve işler düşündüklerinden daha da korkutucu bir hal alır. Yulya'nın yetenekleri ne yazık ki sadece dünyayı telaşlandırmamaktadır, Dünya, ikinci bir istila tehlikesiyle karşı karşıyadır ve dünya'da insanlığın yok olması kaçınılmazdır. Herkes ortak kurtuluş uğruna milyonlarca insan hayatının bağlı olduğu bir seçim yapması gerektiğinde; sevgi, sadakat ve merhamet, merhametsiz güç ve yabancı teknolojiden daha güçlü hale gelebilir mi? Ne dersiniz . Görüntüleri ve konusu ile bu filmi çok sevdim.


Escape From Pretoria

Escape From Pretoria Yönetmenliğini  Francis Annan yaptığı filmde başrol oyuncular Daniel Radcliffe, Daniel Webber . Daniel Radcliffe'i Harry Potter'daki Harry rolünden de hatırlıyoruz. Oyuncuya sakal ve bıyığın yakıştığını belirtmeliyim.  2020 yapımı film Avustralya, İngiltere  ortak yapımı .  106 dk süren film gerilim kategorisinde yer alıyor .

Konuya geçmeden önce gerçek hayattan uyarlama olduğunu belirtmeliyim. Afrika’da hala siyahilere ırkçılık yapılan dönemlerde Denis ve Tim beyaz olmalarına rağmen bu ırkçılığa karşı çıkan iki kişidir. Tim ve Denis ANC üyeleridir ve hükümete karşı çıktıkları için 12 ve 8 yıl olmak üzere hapis cezası yemişlerdir. Ancak orada uzun süre kalmaya hiç niyetleri yoktur. Girdikleri günden itibaren oradan kaçabilmenin hükümete karşı verilecek en iyi cevaplardan biri olduğunu düşünen bu ikili hapiste oldukları sürede her şeyi imtina ile hazırlayacak ve büyük kaçış planlarını devreye sokmaya hazırlanacaklardır. Her saniyesinden keyif alarak seyrettiğim harika bir filmdi.



Panipat 

Panipat Filmin hikayesi geçmişte yaşanan Maratha ve Afganistan Kralı Ahmad Şah Abdali arasında 1761 Ocak 14 gerçekleşen Panipat üçlü savaşına dayanmaktadır. Panipat'ın üçüncü Savaşı, 14 Ocak 1761'de Panipat'ta, Maratha İmparatorluğu'nun Kuzey seferi gücü ile Afganistan Kralı Ahmad Shah Durrani'nin koalisyonu arasında Delhi'nin yaklaşık 95.5 km kuzeyinde gerçekleşmiştir. 2019 Hindistan yapımı film aksiyon türünde .

Bollywood bu filmde Hinduları kahraman , cesur ve masum gösterirken Müslümanları kötü  adam olarak karşımıza çıkıyor . Kendilerini ne kadar iyi gösteremeye çalışsalar de fitne ve fesat davranışları yüzünden çok zarar görüyorlar. Hele filmin sonlarına doğru erkekler savaş meydanında savaşırken kaybetmek üzereler , sevdiği adam öldürülüyor ve kadınlar bu olayı film seyreder gibi seyrediyorlar. Bu durum beni çok kızdırdı . Biz Türk kadını olarak böyle bir durumda seyretmek yerine elimize ne geçerse savaş meydanına koşardık. Öylece seyredip sonrada ayılıp bayılmalarına gıcık oldum.



                                                     

4 yorum:

  1. Bir sürü izlenmiş. Listeme ekleyeyim. Ne zaman izlerim bilinmez.

    YanıtlayınSil
  2. Filmlerin hiçbirini bilmiyormuşum, faydalı bir yazı oldu benim için :)

    YanıtlayınSil
  3. Harika seçimler, bir kısmını izledim ama listeme aldıklarım var. Escape From Pretoria filmini çok övüyorlardı, ilk ondan başlayacağım.

    YanıtlayınSil
  4. Charlize Theron u çok severim bakayım o filme ☺️

    YanıtlayınSil

Yorumlarınızda link vermemeye dikkat ediniz. Link verdiğiniz yorumları yayımlamıyorum maalesef :(

Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.