Paul Auster etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paul Auster etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1/11/2021

Kış Günlüğü - Paul Auster

Ocak 11, 2021 2 Yorum
Kış Günlüğü



  Paul Auster'in kendine özgü yazım tarzı ve kitaplarına başlayınca elimden bırakamamak sanırım beni onun kitaplarına bağımlı yapıyor. New York üçlemesi ile tanıştım yazarın kalemi ile . Anlatım tarzını ve o kendine özgü üslubunu sevsem de üçleme için yanlış zamandı belki de . Çünkü tam olarak beklediğim tadı alamadım kitaplardan. Bir ara tekrar okurum belki de , belli mi olur... Geçen sene okuduğum Yanılsamalar kitabı ise en sevdiğim kitaplarından oldu . Çok sevdim kitabı . Anlatım tarzı hoşuma gidince yazarın birkaç eserini kitaplığıma toplamıştım ve bu sene de öncelik kitaplığımdaki kitapları bitirmek olunca yazarın eserlerini de her ay okuyarak bitireceğim. 

  Kış Günlüğü anı türünde bir kitap . Bir çeşit otobiyografi de diyebiliriz. Diyebiliriz diyorum çünkü yazar yine farklılığını ortaya koyarak diğer otobiyografilerden ayrılmayı başarıyor. Kitabı okurken ben yazarın bir masada oturduğunu hayal ettim. Karşısında da gençliği , çocukluğu ve yaşlı hali bulunuyor . Onlara geçmişte yaptıklarını anlatıyor ancak sırayla değil çağrışım yoluyla. Kendini olaylardan soyutluyor sanki ve sen diye anlatıyor kitabı bize de . Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken unsur da bu oldu . Cümleler hep ikinci tekil şahıs ile yazılmıştı . Böyle olunca da okuyucu olarak karakterin yerine kendimizi koyarak içselleştiremiyoruz. Bazen  karaktere hitap ediyormuş gibi hissettim bazen de bana hitap ediliyormuş gibi ... 

2011 yılında altmış dört yaşında kitabı yazmış Paul Auster. Yaşamında artık kış mevsimine geldiğini düşündüğü için kitabın adı Kış Günlüğü . Doksan yaşına kadar dinç bir şekilde yaşayanları görünce altmış dört yaş aslında çok da kış mevsimi gibi durmuyor . Ancak ben babamı altmış sekiz yaşında kaybettim. O yüzden kışın ortası gibi gelmesi de doğal ...  Yazar şu an halen hayatta ve 73 yaşındadır . 

"Bunun senin başına gelmeyeceğini , gelemeyeceğini , dünyada bunlardan hiçbirinin başına gelemeyecek tek kişi olduğunu sanırsın ; sonra tıpkı herkese olduğu  gibi hepsi teker teker senin de başına gelmeye başlar . "

Kitap tam da bu cümle ile başlıyor . Bazen ben de yazar gibi düşünüyorum. Sanki her şey çevremde olup bitiyor ve ben sadece bir izleyiciyim. Olayların dışında kalacağım . Sonra fırtınanın tam ortasında buluyorum kendimi. Paul Auster'in başarısının sırrı kelimeleri tam da sizin hissettiğiniz şekilde bir araya getirip sizi etkilemesi. Bu benim de düşüncem demeniz belki de... 

  Çocukluk anılarını anlatmakla başlıyor yazar. O yaşlardan aklında kalanlar sonra bir anda çağrışım ile yaşlı haline ya da daha genç halinin benzer bir olayda nasıl davrandığına geçiyor. Zaman tünelinde bir o yana bir bu yana savruluyor ve o savrulmalar birbiri ile bağlantılı ve benzer konular çerçevesinde oluyor . Örneğin arabada giderken sıkışıp tuvalet için inmek istiyor ve annesi duramayacağı için altına yap diyor .... Bu olayı anlattıktan sonra yıllar sonrasına gidip direksiyon başında başına gelen hem benzer hem de farklı ve kötü bir olayı aktarıyor. Bu aktarımları ile hem onu daha iyi tanıyoruz hem de o kendisi ile müzakere etmiş oluyor . 

İlk tek başına eve çıkmasından sonra yıllar içerisinde 21 ev değiştiriyor ve her birini bize aktarıyor .  Neler yaşadığı , neler hissettiği .... Ailesi , karısı , kızı . En çok da kitaplarla dolu odası etkiledi beni. Bazı bölümlerde de o kadar detaya girdi ki kahkahalarla gülmeye başladım yazdıklarına . 

  Yazarın kalemini seviyorum hem de onu daha iyi tanımak istiyorum derseniz bu kitap tam size göre. Ben zevkle okudum kitabı ve iki günde bitti. Okurken sıkılmadım aksine çok ilginç buldum. Sıradan biyografilerden olmadığı için bir roman gibi de düşünülebilir . O yüzden biyografi okumayı sevmeyenler bile bu kitabı sevebilirler. 

  


Kış Günlüğü
Kitabın Adı : Kış Günlüğü 
Yazar : Paul Auster  
Yayınevi : Can Yayınları 
Orjinal adı : Winter Journal 
Çevirmen : Seçkin Selvi
Sayfa Sayısı :200

Her yazar, kitaplarına kendini de saklar. Ama gün gelir satır aralarında anlatmaktan vazgeçer kendisini. Artık yaş kemale ermiştir. Yaşadıkları, yaşayamadıkları, düşleri, gerçekleri... Hesaplaşma zamanıdır. Paul Auster’ın kendi hikâyesine dönerek yazdığı Kış Günlüğü, sıradan bir yaşamöyküsü değildir, usta bir kalemden çıkmış roman gibi bir yaşamdır.

Yazar bu kitabı neden yazdığını kendi cümleleriyle şöyle açıklar:

"Ne de olsa zaman azalıyor. Belki de şimdilik hikâyelerini bir yana bırakıp hayatının anımsadığın ilk gününden bugüne kadar bu bedenin içinde yaşamanın nasıl bir duygu olduğunu incelemeye çalışsan iyi olur."







Paul Auster Kimdir?

Paul Auster 3 Şubat 1947 doğumlu Paul Auster, çağdaş Amerikan edebiyatının en parlak temsilcilerinden. Yazı yazmaya 12 yaşında başladı. Columbia Üniversitesi'nde Fransız, İngiliz ve İtalyan edebiyatı okudu. Fransızca'dan çeviriler yaptı. 1971-75 yılları arasında Fransa'da oturdu, 1977'de oğlu doğdu, 1979'da babasının ölümünden sonra, onu konu aldığı yaşamöyküsel romanı Yalnızlığın Keşfi'ni yazdı. Denemelerini ve şiirlerini çeşitli yayın organlarında yayınladı. 1981 yılında şimdiki eşi yazar Siri Hustvedt'le evlendi. Yirminci yüzyıl Fransız şiiri üzerine önemli bir antoloji yayınladı. 1986-1990 yılları arasında Princeton Üniversitesi'nde çeviri dersleri verdi. Romancılık, şairlik, çevirmenlik, deneme ve senaryo yazarlığı gibi çeşitli yönlere sahip bir yazar olan Paul Auster, eşi ve iki çocuğuyla New York'ta, Brooklyn'de oturmaktadır.


Paul Auster'in Okuduğum Diğer Kitapları :

* New York Üçlemesi
  1- Cam Kent
  2 - Hayaletler
  3- Kilitli Oda

* Yanılsamalar Kitabı 


                                                     

6/30/2020

Yanılsamalar Kitabı - Paul Auster

Haziran 30, 2020 2 Yorum
Yanılsamalar Kitabı

"Resimler ne kadar güzel ya da çarpıcı olursa olsun, beni asla sözcüklerin tatmin ettiği kadar etmiyordu."

 Haziran ayında @biryazarbinokur grubumuzla birlikte @fatmainak 'ın seçimi ile Paul Auster okuduk. Benim seçtiğim kitap Yanılsamalar Kitabı oldu . Aslında yazarın daha fazla kitabını okumak isterdim ancak çok yoğun olduğum için sadece bir kitap okuyabildim.

 Daha önce New York Üçlemesi ile yazarın kalemi ile tanışmıştım  . Bu nedenle çok yabancılık çekmedim okurken . ➡ New York Üçlemesi ;  Cam Kent , Hayaletler , Kilitli Oda kitaplarından oluşmaktadır .  ⬅

  David bir üniversitede öğretim üyesidir.  Aynı zamanda yazar ve çevirmendir. Eşi ve iki oğlunu uçak kazasında kaybettikten sonra dünyadan kopmuş , boşluk içerisinde kalmıştır. Bir gün televizyonda sessiz film üzerine izlediği bir belgeselde Hector Mann ile karşılaşır . Bu siyah beyaz film sanatçısını seyrederken kahkaha attığını fark eder. Uzun süredir kahkaha değil gülümsememiştir bile . Bu kahkaha sonrası David , Hector Mann üzerine düşünmeye ve araştırmaya başlar. Kimdir bu Hector Mann? Yıllar önce ortadan kaybolup sırra kadem basan bu adam ve filmlerini daha çok merak etmeye başlar . Ülkenin farklı yerlerinde filmleri olduğunu öğrenir ve bunları aramak için yola çıkar . Bu yolculuk başında da bu konuda bir kitap yazma fikri doğar....


 David bu kitabı yazdıktan yıllar sonra bir mektup alır . Mektubu yazan kadın Hector Mann'ın eşi olduğunu söylemekte ve Hector'ı görmesi için onu çiftliğe davet etmektedir. İşte tam olarak bu mektubu aldığı zaman başlar kitabımız da....

  New York Üçlemesi beni çeken olduğu kadar iten bir kitaptı da . Yanılsamalar Kitabı ise tam tersi çekti beni . Elimden bırakamadan okudum. Çok farklı ve canlı bir kitaptı  . Okuduğum herşey o kadar net canlandı ki gözlerimde o yüzden canlı diyorum. Kitap bizi çok farklı yolculuklara çıkarıyor. İlk olarak David ve onun yaşadıkları ve ruh hali var. Kitap boyunca da zaten David'in ağzından okuyoruz herşeyi. İkinci olarak da filmler . Filmleri David kare kare aktarıyor bize. Bu nedenle filmi seyretmiş kadar oluyoruz. Bu kitap aynı zamanda film de içeriyor dersem yanlış demiş olmam . Son olarak da Hector Mann'ın hayatından bir kesiti de içeriyor. Alma , David'e uçakta Hector'ı anlatırken biz de Hector'ın gözünden onun yaşadıklarına tanık oluyoruz. Bu nedenle çok yönlü bir kitap olduğunu da söyleyebilirim. Okuduğum en farklı kitaplardan birisiydi . Paul Auster kaleminin sihrini konuşturmuş bana göre.

  Ben kitabı çok sevdim. Tavsiye noktasında ise net bir şey söyleyemiyorum.  Goodreads'e göre kitabı sevmeyenler de var. Bu nedenle konu ilginizi çektiyse alın pişman olmazsınız diyorum.






Yanılsamalar Kitabı
Kitabın Adı :Yanılsamalar Kitabı
Yazar : Paul Auster
Yayınevi : Can Yayınları
Orjinal adı :The Book of Illusions
Çevirmen :İlknur Özdemir
Sayfa Sayısı :306

Karısıyla iki küçük oğlunu bir uçak kazasında yitiren David Zimmer, yaşayan bir ölüye dönüşmüştür, kederini alkole gömerken günlerini kendine acıyarak geçirmeyi sürdürür. Bir gece televizyon izlerken, sessiz film döneminin komedi oyuncularından Hector Mann üzerine bir belgesele rastlayınca hayata bakışı bir anda değişir. Altmış yıl önce ansızın ortadan kaybolan ve o zamandan beri kendisinden haber alınamayan bu gizemli oyuncunun filmlerinin peşine düşen, Avrupa ve Amerika'da dolaşan David, sonunda onun hakkında bir kitap yazar. Kitap yayınlandıktan hemen sonra aldığı ve başka bir dünyadan gelmişe benzeyen ilginç bir mektupla hayatı geri dönülmez biçimde değişecektir. Soluk kesici bir tempoda ilerleyen bu şaşırtıcı roman, okuru gülünçle trajik olanın, gerçekle hayalin, şiddetle yumuşaklığın birbirinin içinde eridiği bir imgeler evreninde dolaştırıyor. Önceki romanlarında olduğu gibi rastlantıların insan yaşamında oynadığı rolün altını çizen, bütün olayların birbirine bağlanıp çözüldüğü "Yanılsamalar Kitabı", Amerika'nın en güçlü ve özgün yazarlarından Paul Auster'ın, içeriği en yoğun, duygusal yanı en zengin romanlarının başında geliyor.




Paul Auster Kimdir?

Paul Auster 3 Şubat 1947 doğumlu Paul Auster, çağdaş Amerikan edebiyatının en parlak temsilcilerinden. Yazı yazmaya 12 yaşında başladı. Columbia Üniversitesi'nde Fransız, İngiliz ve İtalyan edebiyatı okudu. Fransızca'dan çeviriler yaptı. 1971-75 yılları arasında Fransa'da oturdu, 1977'de oğlu doğdu, 1979'da babasının ölümünden sonra, onu konu aldığı yaşamöyküsel romanı Yalnızlığın Keşfi'ni yazdı. Denemelerini ve şiirlerini çeşitli yayın organlarında yayınladı. 1981 yılında şimdiki eşi yazar Siri Hustvedt'le evlendi. Yirminci yüzyıl Fransız şiiri üzerine önemli bir antoloji yayınladı. 1986-1990 yılları arasında Princeton Üniversitesi'nde çeviri dersleri verdi. Romancılık, şairlik, çevirmenlik, deneme ve senaryo yazarlığı gibi çeşitli yönlere sahip bir yazar olan Paul Auster, eşi ve iki çocuğuyla New York'ta, Brooklyn'de oturmaktadır.


Paul Auster'in Okuduğum Diğer Kitapları :

* New York Üçlemesi
  1- Cam Kent
  2 - Hayaletler
  3- Kilitli Oda

                                                     

9/22/2017

Kilitli Oda - Paul Auster

Eylül 22, 2017 6 Yorum
Kilitli Oda


Paul Auster’ın kaleminden çıkan New York Üçlemesini sonunda bitirdim.

İlk iki kitabı olan Cam Kent yorumunu 👉 buradan 👈, Hayaletler yorumunu ise 👉 buradan 👈 okuyabilirsiniz.

Cam Kent benden 5 üzerinden 3 puan alırken Hayaletler ise 2 puan almıştı. Böyle olunca da son kitap nasıl olacak, beklentimi karşılayacak mı yoksa bu da hayal kırıklığı mı olacak endişeleri taşıyordum . Kitabı bitirince derin bir nefes aldığımı fark ettim. Bu kitap yani Kilitli Oda benden 5 üzerinden 5 aldı. Serinin en sevdiğim kitabı oldu :)))

Bütün kitapların ortak özelliği New York 'da geçmesiydi. İlk iki kitapta ayrıca dedektiflik konusu işleniyordu. Kilitli Oda ise bir dedektiflik kitabı değildi. Yine kendine özgü bir konusu vardı.

Kilitli Oda 'da baş karakter Fanshawe diyebiliriz. Adı var cismi yok ... Kitap boyunca ondan bahsediliyor, onu çok iyi tanıyoruz fakat kendisi ile tam anlamıyla tanışamıyoruz . Bu nasıl mı oluyor, anlatayım.





Kitaptaki anlatıcımız çeşitli yerlere kısa yazılar , makaleler yazarak hayatını geçirmektedir. Bir gün bir mektup alır. On yıldır görmediği çocukluk arkadaşı Fanshawe 'ın eşinden gelmektedir. Arkadaşının ortadan kaybolduğunu ve onunla görüşmek istediğini bildirmektedir. Bu mektup ile bizde bu iki arkadaşın geçmişini ve yakınlık derecelerini öğreniyoruz anlatıcımızdan.

Eşi Sarah , Fanshawe 'un öldüğünü düşünmektedir. Uzun bir süredir ortada yoktur , kendisi ve küçük oğullarını aramamıştır. Fanshawe, kendisine bir şey olursa bunca yıldır yazdığı yazıları arkadaşına vermesini ve onun inceleyip basılmaya değer ise yayımlanmasını istemiştir.

İnceleme sonunda bu müsvettelerden çok okunan roman , şiir ve oyunlar çıkmıştır. Üstelik anlatıcımız ve Sarah arasında da bir yakınlık olmuştur. Günlerden bir gün ise anlatıcımıza bir mektup gelir, yazan ise Fanshawe 'dır...

Psikolojik gerilim, drama, kara kurgu , bilinmezlik arasında seyreden farklı bir kitaptı Kilitli Oda. Bu kitap bir sona bağlanıyor, bu mutluluk vericiydi benim için. Ayrıca ilk kitaptan tanıdığımız Quinn, Henry Dark ve Stillman 'ın isimleri de geçiyor kitapta.

Her ne kadar ilk iki kitap beni tatmin etmemiş olsa da seri ile birlikte Paul Auster 'ın kalemi ile tanıştım, farklı bir anlatım tarzı gördüm. Geriye dönüp baktığımda seriyi okuduğuma pişman değilim. Okumasaydım yazarı merak edip duracak belki de gözümde fazla büyüyecektim. Bir de ilk kitap Cam Kent nisan ayında Amerkika'da tiyatro oyunu halinde sergilemiş. Eminim ilginç bir oyun olmuştur.

                                     Keyifle kalın , kitapsız kalmayın.

Kilitli OdaKitabın Adı :Kilitli Oda
Yazar :Paul Auster
Yayınevi :Can Yayınları
Orjinal adı :The Locked Room
Serisi : New York Üçlemesi
Çevirmen : İlknur Özdemir
Sayfa Sayısı :143


Paul Auster Kilitli Oda’da kahramanlarını soyut ya da somut kilitli odalara sokarak, özgürlüklerini ancak oradan kaçmakla elde edebilecekleri bir dünya kuruyor. Romanın kahramanı, romancı olmayı isteyen ama o yaratıcı yeteneğe sahip olmayan biri. Umutsuzluğunun son noktasına geldiği sırada çocukluk arkadaşı olan ama uzun zamandır görmediği bir yazar, geride karısını, çocuğunu ve kilit altında sakladığı roman, oyun ve şiir dosyalarını bırakarak ortadan kayboluyor. Romancı olmaya heveslenen kahramanımız kaybolan kişinin kimliğiyle özlediği şan ve şöhrete kavuşabilir mi? yoksa kendi kurduğu bir tuzağın tutsağı mı olur? Paul Auster polisiye tadındaki bu romanında benliğin kilitli kapılarını zorluyor.






Paul Auster Kimdir?

Paul Auster 3 Şubat 1947 doğumlu Paul Auster, çağdaş Amerikan edebiyatının en parlak temsilcilerinden. Yazı yazmaya 12 yaşında başladı. Columbia Üniversitesi'nde Fransız, İngiliz ve İtalyan edebiyatı okudu. Fransızca'dan çeviriler yaptı. 1971-75 yılları arasında Fransa'da oturdu, 1977'de oğlu doğdu, 1979'da babasının ölümünden sonra, onu konu aldığı yaşamöyküsel romanı Yalnızlığın Keşfi'ni yazdı. Denemelerini ve şiirlerini çeşitli yayın organlarında yayınladı. 1981 yılında şimdiki eşi yazar Siri Hustvedt'le evlendi. Yirminci yüzyıl Fransız şiiri üzerine önemli bir antoloji yayınladı. 1986-1990 yılları arasında Princeton Üniversitesi'nde çeviri dersleri verdi. Romancılık, şairlik, çevirmenlik, deneme ve senaryo yazarlığı gibi çeşitli yönlere sahip bir yazar olan Paul Auster, eşi ve iki çocuğuyla New York'ta, Brooklyn'de oturmaktadır.


Paul Auster'in Okuduğum Diğer Kitapları :

* New York Üçlemesi
  1- Cam Kent
  2 - Hayaletler
  3- Kilitli Oda

* Yanılsamalar Kitabı 


                                                     

9/21/2017

Hayaletler - Paul Auster

Eylül 21, 2017 7 Yorum

Hayaletler - Paul Auster


   New York Üçlemesinin ikinci kitabı Hayaletler. Hayaletler deyince korku ya da gerçek hayalet zannetmeyin sakın , alakası yok.))  Bu da ilk kitap Cam Kent gibi dedektiflik öyküsü.

   - Cam Kent yorumumu okumak için burayı tıklayınız. -

   Üçlemenin ilk kitabını okuduktan sonra yazarın tarzına alıştım. Bu nedenle ikinci kitap olan Hayaletleri okurken tarzı yabancılamadım. Artık tanıdık sularda yüzdüğüm için bu tarz bana farklı gelmedi.

   Kitapta karakterlerin soy isimleri renklerden oluşuyor. Kahverengi ,Mavi, Siyah , Beyaz, Pembe ,... gibi . Bu nedenle kitaba başlayınca biraz şaşırdım doğrusu.  İlk birkaç satırı tekrar tekrar okudum. Kaçırdığım nokta var mı diye?






   Kahverengi bir dedektif. Emekliye ayrılınca yardımcısı Mavi patron oluyor. Mavi'nin yanına Beyaz ismindeki birisi geliyor ve ondan Siyah'ı takip etmesini istiyor. Takibin bir süresi yok. Beyaz tamam diyesiye kadar devam edilecek.

   Başta takip fikri heyecanlı gelse de Maviye sonraları sıkılmaya başlıyor. Çünkü Siyah'ın hayatı rutin bir şekilde devam ediyor ve kayda değer bir şey olmuyor. Mavi rapor yazıp postalamaya devam eder ve karşılığında da ücretini almaya devam etmektedir.

  Bu takip bir işinde Mavi'nin bir sürü teorileri olsa da hiçbiri gerçekleşmeyince kendisini dinlemeye ve kendi özelliklerini fark etmeye başlar ....

   Dedektiflik işi , takip , farklı karakter isimleri bana başta cazip gelse de sayfalar çevrildikçe ben de Mavi gibi sıkılmaya  ve kitap biran önce bitse diye bakamaya başladım. Kitabın ince olması büyük bir avantaj olsa da bu bile bitmek bilmedi...  Evet açıkça söylüyorum kitabı okurken sı-kıl-dımmm ....

   Bu kitap da ilk kitapta olduğu gibi baş karaktere ne olduğunu öğrenemeden bitiyor. Hayal gücünüzü kullanın. Bu kitapta olduğu gibi çoğu zaman belirsizlikle biten kitapları sevmiyorum. Son kesin olmalı bana göre...

    Şimdi serinin son kitap Kilitli Oda'da sıra. Umarım onu okurken sıkılmam.))))



Hayaletler - Paul Auster
Kitabın Adı :Hayaletler
Yazar :Paul Auster
Yayınevi :Can Yayınları
Orjinal adı : Ghosts
Serisi : New York Üçlemesi
Çevirmen : İlknur Özdemir
Sayfa Sayısı : 80


Mavi, bir özel dedektif. Müşterisi Beyaz için Turuncu Cadde’de oturan Siyah’ı izleyip hakkında ayrıntılı rapor yazmaya çalışıyor. İnsanların sadece renklerle var olduğu, kimin gerçek, kimin hayal ürünü ya da hayalet olduğu anlaşılmayan bir ortamda gerilim yaratan olaylar sonunda Mavi, neredeyse Siyah’ın yaşamı içinde kaybolma noktasına geliyor. Bir başkasını izleme teması üzerine kurulu polisiye roman şablonu bu kitapta kişinin kendi kendini izlemesi sonucuna vararak genel geçer klişenin dışında bir özgünlük taşıyor. Kişilerin benlik arayışları ve gerçek arasındaki ilişkiler, Paul Auster’ın akıcı diliyle hayata geçiyor.






Paul Auster Kimdir?

Paul Auster 3 Şubat 1947 doğumlu Paul Auster, çağdaş Amerikan edebiyatının en parlak temsilcilerinden. Yazı yazmaya 12 yaşında başladı. Columbia Üniversitesi'nde Fransız, İngiliz ve İtalyan edebiyatı okudu. Fransızca'dan çeviriler yaptı. 1971-75 yılları arasında Fransa'da oturdu, 1977'de oğlu doğdu, 1979'da babasının ölümünden sonra, onu konu aldığı yaşamöyküsel romanı Yalnızlığın Keşfi'ni yazdı. Denemelerini ve şiirlerini çeşitli yayın organlarında yayınladı. 1981 yılında şimdiki eşi yazar Siri Hustvedt'le evlendi. Yirminci yüzyıl Fransız şiiri üzerine önemli bir antoloji yayınladı. 1986-1990 yılları arasında Princeton Üniversitesi'nde çeviri dersleri verdi. Romancılık, şairlik, çevirmenlik, deneme ve senaryo yazarlığı gibi çeşitli yönlere sahip bir yazar olan Paul Auster, eşi ve iki çocuğuyla New York'ta, Brooklyn'de oturmaktadır.


Paul Auster'in Okuduğum Diğer Kitapları :

* New York Üçlemesi
  1- Cam Kent
  2 - Hayaletler
  3- Kilitli Oda

* Yanılsamalar Kitabı 


                                                     

9/20/2017

Cam Kent - Paul Auster

Eylül 20, 2017 2 Yorum
Cam Kent


   Adını sürekli duyduğum ve yazım tarzını merak ettiğim bir yazardı Paul Austen. New York Üçlemesinin ilk iki kitabı bana hediye gelince üçüncüyü de ben aldım ve seriyi tamamlamış oldum. Serinin hepsini bitirip yorumlamayı düşünmüştüm fakat Cam Kent 'i bitirince etkisi geçmeden hemen yazmak istedim.


   Yazarın ilginç bir anlatım tarzı var. Kelimeleri dans ettiriyor , bu dans bazen çok karmaşık bir hale gelebiliyor. Ustaca yan yana gelmiş kelimelere ve kelimelerin ötesindeki anlama hayran kalırken bir taraftan , diğer taraftan da çok uzatmış bu kadar detaya gerek yoktu diyebiliyorsunuz.

Konu ve konunun farklılığı okuyucu olarak benim ilgimin dağılmasını önledi ve kitap bitesiye kadar elimden bırakamadım. Benim ilgimi çekmemiş ve kelime oyunları ile dikkatimin dağılmasını engellemiş olmasaydı kitap uzun süre elimde sürünebilirdi .

   " Her şeyi başlatan yanlış bir numaraydı, telefon gecenin ilerlemiş bir saatinde üç kez çalmış, karşı taraftaki ses birini istemişti, ama o biri kendi değildi. "

  Kitap bu cümleler ile başlıyor ve ilk andan itibaren dikkatleri çekmeyi başarıyor. Baş karakter Quinn bir yazar, polisiye kitap yazarı. Kitaplarını kendi ismi ile yazmadığını belirtiyor.Bu nedenle de bir karakter karmaşası yaşıyor. Quinn olarak geri plana itildiğini, yazar ve kitaplarının baş kahramanı olan  karekterinin kendisini ele geçirdiğini düşünüyor.


 

   Gece gelen bu telefonlardaki ses Paul Auster isminde bir dedektifi aramaktadır. Yazar burada kendi ismi ve eşi Siri'nin ismini de kitaba dahil etmiştir. Başta yanlış numara olduğunu söylese de sonda Quinn oyuna katılır ve kendisinin Auster olduğunu söyler.

   Kendisini tutan Stillman çiftidir. Peter Stillman çocukken babası tarafından yıllarca kapalı ve karanlık bir odada tutulmuştur. Bu olay ortaya çıktıktan sonra Peter yıllarca tedavi görmüştür. Babasının sonunda New York 'a döneceğini öğrenmişlerdir ve korkmaktadırlar . Austen yani Quinn'den yaşlı Stillman 'ı takip etmesini ve kendilerini korumasını isterler. Bu noktadan sonra Quinn kendisini bu davaya kaptırır.

  İlginç bir dava ve sonuçta ilginç bir kitap ortaya çıkmıştır. Uzun süre konuşmadan ve dilden uzak büyüyen çocukların sonunda Tanrısal dili konuşacağı teorisi, Hristiyanlık öğretileri, Babil Kulesi gibi pek çok detay ve noktaya değinilmiş kitapta.

  Farklı bir tür kitap okumuş ve sonunda çok merak ettiğim bir yazarla tanışmış oldum . İlla okumak gerekir mi derseniz hayır, illa okunması gereken bir kitap değil. Fakat kitabın içindeki karmaşada, anlatım farklılığında , konunun özgünlüğünde farklı bir çekicilik olduğunu da itiraf etmeliyim.

Şimdi okumaya New York Üçlemesinin ikinci kitabı Hayaletler ile devam edeceğim. Herkese keyifli okumalar; )



Cam Kent - Paul Auster

Kitabın Adı :Cam Kent
Yazar :Paul Auster
Yayınevi :Can Yayınları
Orjinal adı : City Of Glass
Serisi : New York Üçlemesi #1
Çevirmen : İlknur Özdemir
Sayfa Sayısı :160


  İnsanın sadece kentte değil kendi içinde de kaybolduğu, sonu gelmez bir dolambaca benzeyen New York sokaklarında takma adının maskesinden dışarı çıkmayan bir polisiye romanlar yazarı. Gece gelen gizemli telefonlar. Sonunda telefonda, "beni öldürecekler, beni korumanızı istiyorum", diyen bir ses. Korunmak isteyen de takma ad kullanan biri. Dahası insanın tıpatıp aynısı olan ikinci kişiler. Ve bütün bunların yazıldığı kırmızı bir defter. Paul Auster'ın ve eşinin de karakterler arasında yer aldığı çarpıcı, akıl karıştırıcı bir roman.
    Ve havada asılı kalan şu soru:
     "Kırmızı defterde boş sayfa kalmayınca ne olacak?"






Paul Auster Kimdir?

Paul Auster 3 Şubat 1947 doğumlu Paul Auster, çağdaş Amerikan edebiyatının en parlak temsilcilerinden. Yazı yazmaya 12 yaşında başladı. Columbia Üniversitesi'nde Fransız, İngiliz ve İtalyan edebiyatı okudu. Fransızca'dan çeviriler yaptı. 1971-75 yılları arasında Fransa'da oturdu, 1977'de oğlu doğdu, 1979'da babasının ölümünden sonra, onu konu aldığı yaşamöyküsel romanı Yalnızlığın Keşfi'ni yazdı. Denemelerini ve şiirlerini çeşitli yayın organlarında yayınladı. 1981 yılında şimdiki eşi yazar Siri Hustvedt'le evlendi. Yirminci yüzyıl Fransız şiiri üzerine önemli bir antoloji yayınladı. 1986-1990 yılları arasında Princeton Üniversitesi'nde çeviri dersleri verdi. Romancılık, şairlik, çevirmenlik, deneme ve senaryo yazarlığı gibi çeşitli yönlere sahip bir yazar olan Paul Auster, eşi ve iki çocuğuyla New York'ta, Brooklyn'de oturmaktadır.


Paul Auster'in Okuduğum Diğer Kitapları :

* New York Üçlemesi
  1- Cam Kent
  2 - Hayaletler
  3- Kilitli Oda

* Yanılsamalar Kitabı 


                                                     
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.