Virginia Woolf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Virginia Woolf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5/15/2020

Dalgalar - Virginia Woolf

Mayıs 15, 2020 2 Yorum
Dalgalar - Virginia Woolf

 Dalgalar , Virginia Woolf'un bilinç akışı tekniği ile yazdığı kitaplardan bir tanesi. Birçok okura ve eleştirmene göre yazarın en iyi yapıtı . Benim yazarın okuduğum dördüncü kitabı . Okuduğum dördüncü kitap olunca yazarın tarzına iyice alıştığımı düşünebilirsiniz ancak işler hiç de göründüğü gibi değil.

Woolf okuması zorlu bir yazar. Sakin bir kafa ile ve tüm dikkatinizi kitaba vererek okumanız gerekiyor . Yoksa kitaptan hiçbir şey anlamazsınız . Bu durumu tecrübe ile biliyorum  . Okuyamam durumundan #readingslump çıkmak üzereyken kitaba başladım. Zaten benim kafam bir dünya olunca bir de böyle kaya sertliğinde bir kitaba başlayınca ilk darbe acıtıcı oldu . Kitabı okumaya başlayınca öncelikle diğer okuduğum kitaplardan farklı olarak şairane bir anlatımı olduğunu fark ettim. Bana mı öyle geliyor diye bu durumu araştırma gereği duydum ki yazar kendisi de bu kitabı ile ilgili olarak oyun- şiir demiş . Bu durumu fark etmeme kitabı okumamı kolaylaştırmadı tabii. Neredeyse kitabın yarısına kadar bazı bölümleri üç kez okuyarak ilerledim. Hatta bir ara kızıma ben mi bir şey anlamıyorum , ne okudun dersen hiçbir şey söyleyemem çünkü aklımda bir şey kalmadı dedim. Benim aklımda fikirler uçup bilincim oradan oraya akarken bak birisinin bilinç akışını kavramak kolay olmuyor. Kitabın yarısından sonra ise aktı gitti nasıl bitti anlamadım . Kitap bitince nasıl mutlu oldum , kendimle inatlaşarak kitabı sonuna kadar götürdüğüm için nasıl gurur duydum anlatamam. Bu konuda dalga geçebilirsiniz aldırış etmem :D

Dalgalar - Virginia Woolf


Konuya da kısaca değineceğim. Kitap altı arkadaşın hayatından kesitler sunuyor Bu kitapta bir kurgu beklemeyin diyor okuyanlar bize. Bilindik anlamda bir kurgu yok kitapta. Altı arkadaş var ve hayatlarının çeşitli dönemde yaşadıkları yada hissettiklerini onların düşünceleri , monologlarından anlıyoruz. Karakterlerin çevrelerindekileri , hissettiklerini ,olanları öyle bir betimleyerek veriyor ki yer yer gözünüzde canlanıyor yer yer bu ne anlatıyor diyorsunuz. Üç kız üç erkek arkadaş. Çocukluklarından hayatlarının son demlerine kadar onların hayatından çok zihninden geçenlere konuk oluyoruz.

Bölüm aralarında italik yazılarla kısa bölümlere yer vermiş yazar. Bu bölümlerde güneşin doğuşundan başlayıp batışına kadar farklı evrelerine ve bu evreler sahildeki dalgalara ve denizin durumuna yer veriyor . Bu italik bölümden sonra gelen bölümlerde de çocukların hayatlarındaki ve duygu düşüncelerindeki dalgalanmalara yer vermiş yazar.  Yazar italik bölümlerde güneşin doğuşu ile başlayıp batışı ile bitirirken ; ara bölümlerde de bunu çocukların yaşamı ile ilişkilendirmiş. Çocukluktan yaşlılığa doğru bir yolculuk ....

Dediğim gibi okuması zor bir kitap Dalgalar. Yazarın okuduğum kitapları arasında en sevdiğimin hala Kendine Ait Bir Oda olduğunu belirtmeliyim.



Dalgalar
Kitabın Adı : Dalgalar
Yazar : Virginia Woolf
Yayınevi :Aylak Adam Yayınları
Orjinal adı : The Waves
Çevirmen : Sevda Duman
Sayfa Sayısı : 256

Dalgalar'ın ilk kez yayımlandığı sırada yani 1930'lu yıllarda Virginia Woolf'un bu kitapta yapmak istediğini gerçekleştirmek epey zordu : Altı yakın arkadaşın bir olay örgüsüne dayandırılmamış yaşam öykülerini ,tek bir edebi aktarım diline bağlı kalmadan anlatmak. Fakat aslında hayat tam olarak buydu . Beklenenden ziyade aklınızın ucundan geçmeyeni yaşatan, duruldu derken alev alan, bitti denilen yerde tekrar başlayan.

Yaşananlar yaşandığı ritmiyle anlatılmalı, dalgaların sesine kulak verilmeliydi ve bu Woolf da bunu yaptı . Cesaretinin karşılığında ise yazımının üzerinden geçen onlarca yıla rağmen , onu okuyan herkese hala aynı şekilde dokunan ,aynı şiiri fısıldayan bu metni yaratmak oldu.








Virginia Woolf kimdir ?

Virginia Woolf
 1882 yılında Londra'da doğan Virginia Woolf , Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıdır .  Virginia Woolf, çocukluk yıllarında  kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilmedi. Victoria Devri'nden ve bu devirde olanlardan nefret eden Virginia Woolf  bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayımlatır.

   Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştur ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştur. Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordur. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941’de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a.

Virginia Woolf'un Okuduğum Kitapları :

* Kendine Ait Bir Oda 

* Mrs Dollaway 

* Deniz Feneri 




                                                     

3/28/2019

Deniz Feneri - Virginia Woolf

Mart 28, 2019 5 Yorum
Deniz Feneri - Virginia Woolf

   Her ay bir Virginia Woolf okumasında bu ay Deniz Feneri'ni okudum.  Kendine Ait Bir Oda kitabını okuduktan sonra bir çok kişiye hitap etmeyen bu kitabı çok sevmiş ve yazarın diğer kitaplarını da okumak istemiştim. Kitapları indirimde bulunda beş kitabını daha satın aldım. Bazen kitap alma hastalığım mı var diye düşünmeden edemiyorum :D Toptan almak yerine teker teker alsam daha doğru olur çünkü kitapları sevmeyince vicdan azabı çekiyorum ...

  Deniz Feneri'nde normal kitaplarda olduğu gibi giriş - gelişme ve sonuç kısımları yok. Aslında bakılırsa ilginç bir konusu da yok kitabın . Fakat yazarın en çok sevilen kitabıymış Deniz Feneri . Bilinç akışı tekniği ile yazılan kitap bu alanın öncülerinden sayılıyor. Daha önce okuduğum Mrs. Dalloway kitabını yazarken bu konudan da bahsetmiştim. 




 Tatile giden bir aileyi anlatıyor kitapta Virginia Woolf. Arkadaşları ile birlikte tatile giden bu ailenin küçük çocuğu deniz fenerine gitmek ve görmek istemektedir. Ailenin annesi ertesi günü gideceklerini söylerken babası havanın yağmurlu olacağı için gidemeyeceklerini söyler. Akşam bu konuşmalar ve akşam yemeği , herkesin düşünceleri arasında gidip gelmeler ile devam eder. Kitabın ikinci ölümünde ise aradan yıllar geçmiştir. Ailenin babası yaşlanmış annesi ise ölmüştür. Yıllar önce gidemediği deniz fenerine yıllar sonra giden evin oğlunun hislerini de öğreniyoruz bu bölümde. Hiçbir şey tabii ki çocukken hissedilenler gibi olmuyor.

Deniz Feneri - Virginia Woolf


  Virginia Woolf’un biyografisini yazan  Mina Urgan’ın, “annesine, babasına, çocukluğuna yakılan bir ağıt” şeklinde tanımladığı Deniz Feneri adlı romanında Woolf, özellikle Mrs ve Mr Ramsay karakterinde anne ve babasını yazdığı söylenir . Bu yüzden okurken özellikle bu karakterlere çok dikkat ettim.

   Kitap hakkında biraz bilgi verdikten sonra şahsi okuma tecrübemden de bahsetmek istiyorum . Kitabın başlarında kitabın içine girmek çok zor oldu. Bende mi problem var yoksa çeviriden mi diye çok düşündüm. Hatta ilk on sayfa içerisinde bazı yerleri sanki google çeviri ile çevrilip yazılmış zannettim. Belki çeviride bir problem olabilir fakat yazarın tarzından da kaynaklanıyor bu durum. Yazın bırakılmış cümleler . Benzer ifadelerin birbiri ardına kullanılması .. Açıkçası benim için zor bir okuma süreci oldu. Beni hiç bir klasik yıldıramaz derden Virginia Woolf kitapları bezdirdi ... Bu kitap ile şunu anladım ki yazarın tarzı bana göre değil. Şİmdi neden yazının başında toptan aldığım için pişmanlık duyduğumu anladınız mı!!! Kendime bazen kızsam da oluyor böyle şeyler :D Okumadığım sıfır kitapları satmayı planlarken kızım engel oldu. Sakın yapma sonra bundan da pişman olursun diye .... Neyse elimdeki kitapları okumaya devam...

Yazarla ilgili öğrendiğim ilginç bir anıyı da burada paylaşmak istiyorum. İnstagramda yazmıştım fakat kalıcılık açısından burada da bulunmasını istiyorum.

   Son yıllarda ( tarihi tam hatırlamıyorum ) ortaya çıkan bir mektuptan öğrenilmiş bu olay. " Yıl 1910. İngiliz donanmasının en yeni ve en büyük gemisi Dreadnaught’u görmek için Habeşistan kralının İngiltere’ye geleceği bilgisi telgrafla İngiliz donanmasına ulaşır. Kral ve heyetine, bahsi geçen gemide donanma tarafından bir karşılama töreni hazırlanır. Hatta Habeşistan bayrağı bulunamayınca Zanzibar bayrağım göndere çekilir. Habeşistan’ın milli marşı bile çalınır. Ancak sonraki günlerde gazetelerde flaş bir haber patlar; hem de fotoğraflarla kanıtlı! Yüzlerine kömür sürüp Habeşli gibi giyinerek orduyu selamlayan bu beş kişilik grup, uyduruk bir dil ve sahte bir çevirmenle koskoca İngiliz donanmasını trollemiştir. Daha da garibi, bu beş kişilik gruptan biri takma bıyık takmış bir kadındır; ve o muzip şakayı yapan kadın Virginia Woolf’tan başkası değildir! " Diğerleri de yazar ve oyuncudur. Hatta karşılamaya giden askerlerden birisi Woolf'un yeğenidir ve o da tanımamıştır yazarı








Deniz Feneri - Virginia Woolf
Kitabın Adı :Deniz Feneri
Yazar :Virginia Woolf
Yayınevi :Aylak Adam Yayınları
Orjinal adı : To the Lighthouse
Çevirmen : Sevda Duman
Sayfa Sayısı :240


Modernist edebiyatın öncü yapıtlarından olan ve karakterlerinin iç dünyalarını keşfe çıkan eşsiz bir bilinç akışı tekniğine sahip Deniz Feneri yirminci yüzyılın en büyük edebî başarılarından biri olarak kabul edilir. Bir aile tatilinin canlı, izlenimci bir betimlemesi olarak ele alınabilecek roman, evlilik, ebeveynlik, çocukluk, keder, zulüm ve acı hakkında okuru bir iç hesaplaşmaya sevk eder. Bu psikolojik içe bakışla ele alınan bellek, anılar ve sürekli değişen bakış açıları romana samimi ve şiirsel bir öz verir. Virginia Woolf, 1927'de yayımlanan yapıtıyla Victoria ve Edward dönemi edebî geleneğini reddederken, yitik zamanlara ve aile yaşamına döneminin çok ötesinde bir ağıt yakar.


Yazarın Okuduğum  Kitapları :

* Kendine Ait Bir Oda

* Mrs. Dalloway 


Virginia Woolf kimdir ?

Virginia Woolf
 1882 yılında Londra'da doğan Virginia Woolf , Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıdır .  Virginia Woolf, çocukluk yıllarında  kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilmedi. Victoria Devri'nden ve bu devirde olanlardan nefret eden Virginia Woolf  bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayımlatır.

   Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştur ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştur. Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordur. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941’de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a.


                                                     

1/29/2019

Mrs Dalloway - Virginia Woolf

Ocak 29, 2019 4 Yorum
Mrs. Dalloway

Feminizm ve edebiyat tarihinin önemli isimlerinden olan Virginia Woolf'un kitabı Mrs. Dalloway'a  geçmeden önce kendisi hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum . 

Virginia Woolf kimdir ?

Virginia Woolf
 1882 yılında Londra'da doğan Virginia Woolf , Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıdır .  Virginia Woolf, çocukluk yıllarında  kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilmedi. Victoria Devri'nden ve bu devirde olanlardan nefret eden Virginia Woolf  bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayımlatır.

   Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştur ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştur. Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordur. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941’de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a.

Mrs Dalloway - Virginia Woolf






Mrs Dalloway Kitap Yorumu :

Yazarın kalemini Kendine Ait Bir Oda kitabını okurken tanıdım . ( Yorumu  için → burayı ← tıklayabilirsiniz )  Yaşadığı dönemde kadınların nasıl ikinci planda kaldığını çok net ifade etmişti bu kitabında yazar. Hazin hayat öyküsü ve kalemini sevdiğim için bazı kitapları hazır indirimdeyken kitaplığıma kazandırdım ve aksilik olmazsa her ay birini okumayı planlıyorum. Ocak ayında Mrs. Dalloway ile başladım okumaya.

Mrs. Dalloway kitabında yazar Clarissa Dalloway 'in oniki saatini anlatıyor bize. Zamanı daha iyi anlayabilmemiz için de Big Ben saat kulesinden ve saatin vuruşlarından sıkça bahsetmiş. Hatta yazar kitabına " Saatler " ismini koymayı da düşünmüş okuduğum kadarıyla sonra Mrs. Dalloway'de karar kılmış

Woolf bu kitabını Bilinç akışı tekniği ile yazmış .  Hazır konusu açılmışken bu teknikten de biraz bahsedeyim . Merak edenler olabilir .)

Bilinç Akışı Tekniği :

Bilinç Akışı tekniğinde karakterin zihninden akıp giden düşüncelerde mantıksal bir bağ yoktur. Daha çok çağrışım ilkesine göre akarlar. Romanda  gramer kuralları da gözetilmez. Bilinç akımında yalnız düşünceler değil, duyumlar, imgeler de yer alabilir.

Mrs Dalloway - Virginia Woolf


Savaş sonrası Londra'da geçer kitap. Clarissa o gün bir parti verecektir. Parti için çiçekleri kendisi almak için dışarıya çıkar. Etrafta yürüyüş yaparken kah geçmişe gider kah çevrede olup bitenlere gözü takılır. Clarissa tanıdık birisini görünce kitap o kişiye aqtlar ve bu sefer onu , yaşamını , hislerini ve geçmişini gözler önüne serer. Bu olay bu şekilde karakterler arasında gezinmeye devam eder. Karakterlerin hepsi Clarissa'nın şahsen tanıdığı kişilerdir. Bir tanesi hariç  Septimus . O Clarissa'dan tamamen farklı bir karakterdir. Burjuvaların içine girmemiş , girmemek için elinden geleni yapmıştır. Savaştan yeni döndüğü için de psikolojisi bozuktur. Oysa Clarissa Burjuvaların arasında olmayı seviyordur. PArti vermek sanki onun hayatının amacıdır. Bugün vereceği partiye uzun süredir görmediği çocukluk arkadaşı Peter de gelecektir. Birbirlerini çok iyi tanımaktadırlar. Hatta Peter Clarissa'yı kocasından daha iyi tanıdığını düşünür. Bir zamanlar Clarissa'ya evlilik teklif etmiştir. O ise kabul etmemiştir. Bunun üzerine Peter Hindistan'a gitmiş ve pek de parlak olmayan bir hayat yaşamıştır. Onun gelecek olması Clarissa'yı geçmişe , Peter'a karşı hissettiklerine ve kocasına karşı olan duygularına götürmüştür. Partinin sonuna kadar bütün karakterleri ve neler hissetlerini yaşamlarına yakinen tanık oluyoruz.

 Her eserinde olduğu gibi Mrs. Dalloway'de de Wollf'tan bir şeyler bulmak mümkün. Eşcinsel olan ve bunu hiçbir zaman da saklamayan Woolf , Clarissa'nın da bu eğilimini kelimelerin arasına serpiştirmeyi başarıyor. Bir erkekle arasında hep mesafe olduğunu hisseden ve onunla aslında hiç yakın olmadığını düşünen Clarissa , eski arkadaşı Sally'e karşı başka hisler beslemektedir. Hep Clarissa'nın yakından tanıdığı kişiler arasında dönen kitapta Septimus'un neden yer ettiğini soranlar da olabilir.  Okuduğum bazı yazılarda Clarissa'nın Woolf'un dişi yönünü temsil ederken Septimus'un erkek yönünü temsil ettiğini okudum. Bana göre Woolf'un karakterini en iyi temsil eden karakter Septimus'tur . Aynı ölcüde depresif ve yine aynı ölçüde intihara meyilli. Zaten ikisinin sonu da aynı olmuştur. Bir başka teori daha ortaya arayım : Bipolar bozuklukluğu olduğunu okuduğum Woolf'un manik yönünü parti yapmayı seven Clarissa üzerinden görürken , depresif yönünü de Septimus üzerinden görüyoruz.

Okurken benim neler hissettiğime gelirsem kitabın içine girmek ve ilerlemek zor oldu açıkçası. Bilişsel akış tekniği ile yazılmış bir kitap Mrs. Dallowoy. Bu nedenle geçmişe ve geleceğe gidiş gelişler , karakterler arası dolaşmalar bir satırdan diğerine geçerken değiştiği için adaptasyon süreci sancılı oldu. Benim de fikir uçuşmalarını son sürat yaşadığım bir dönemde karakterler de uçuşmaya başlayınca nerdeyim ben , neler oluyor sürecini zor atlatınca keyif ala ala kitabı okudum. Bu teknik yani bilinç akışı tekniği herkese hitap etmeyebilir  , okumak isteyenler için belirteyim. Ben - kitap okumayı ve en zor klasikleri inatla okuyan kişi - kitapta zorlandığımı itiraf ediyorum.






Kitaptan Alıntılar : 

   " Güller, diye düşündü acı acı . Bir alay çöp canım . Gerçekten de yemek , içmek, çiftleşmek, iyi ve   kötü günler düşünülürse , hayat güllerden ibaret olmamıştı . "
Herkes evlenirken bazı şeylerden vazgeçerdi.
Zekâ saçmalıktı. İnsan hissettiğini söylemeliydi.
Kendisinde neyin eksik olduğunu görebiliyordu. Güzellik değildi; akıl değildi. İçe işleyen, temel bir şeydi; yüzeyleri kıran, kadınla erkeğin, ya da iki kadının soğuk temasını canlandıran ılık bir şey.






Mrs Dalloway - Virginia Woolf
Kitabın Adı :Mrs Dalloway
Yazar :Virginia Woolf
Yayınevi : Kırmızı Kedi Yayınları
Orjinal adı :Mrs. Dalloway
Çevirmen :İlknur Özdemir
Sayfa Sayısı :208


Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda Londra. Sıcak bir yaz günü Clarissa Dalloway o akşam vereceği büyük partiye hazırlanmaktadır. Aynı gün Hindistan'dan beklenmedik bir ziyaretçi gelir: İlk aşkı Peter Walsh. Onun bu apansız gelişi uzak bir geçmişin anılarını, eski arkadaşlıkları ve Clarissa'nın gençliğinde yaptığı tercihleri canlandırır zihninde. Bütün yaşamı, ilişkileri ve sıradan, tekdüze evliliğine götüren olaylar bir bir geçer gözlerinin önünden.

Clarissa çevresinde sürüp giden hayata ve o hayatın içindeki sayısız insana odaklanırken, yazar da çeşitli karakterler arasında gidip gelir ve onların yaşadıklarını Mrs. Dalloway'in akıp giden gününün içine yerleştirir. Virginia Woolf, 'Clarissa Dalloway'in hayatında bir gün' ü, en yetkin temsilcisi olduğu bilinçakışı tekniğiyle anlattığı bu romanında, erkekle kadın ve iki kadın arasındaki ilişkilere de bir pencere açıyor; karakterlerin her birinin iç dünyasına okuru da dahil ediyor; geçmişe ait benzersiz ama acı veren imgeleri bugünün imgelerine katıyor, toplumun dayattıklarının altında boğulan arzuları incelikle işliyor. Hayatı ve dış dünyayı her bir karakterinin gözünden ve zihninden muhteşem bir çözümlemeyle sunarken, zamanının ruhunu da başarıyla yansıtıyor.

 Virginia Woolf 'un Okuduğum Kitapları : 

* Kendine Ait Bir Oda 

* Deniz Feneri




                                                                  

7/01/2017

Kendine Ait Bir Oda - Virginia Woolf

Temmuz 01, 2017 1 Yorum
Kendine Ait Bir Oda - Virginia Woolf


   Hep okumak istediğim bir yazardı Virginia Woolf. Kitaplığımda Kendine Ait Bir Oda ve Mrs Dalloway okunmayı bekleyen kitapları . Farklı bir yayınevinden almıştım Kendine Ait Bir Oda'yı. Sonra kitap hakkında okumasan da olur gibi yorumlar okuyunca hiç başlayamadım , kitap öylece kaldı. Yazarın intihar ettiğini ve biraz da depresif olduğunu bildiğim için elimdeki diğer kitabı Mrs Dalloway'e de bir türlü başlayamadım. Biraz tırstım da denilebilir. Koridor Yayınları da Kendine Ait Bir Oda çıkarınca üstelik de ciltli -ki ben ciltli kitaplara dayanamıyorum :))) - olunca kitaplığıma ekledim ve korka korka da olsa okumaya başladım...

   Kitaba ramazanda başladığım için bitirmem uzun sürdü. Kitap öyle sürükleyici bir roman değil. Bulunduğu dönemi ve kadınları, erkek egemenliğini eleştiren Woolf'un kelimelerini okumak için sakin ve sağlam bir kafaya ihtiyaç var. Kitabı okuyabilmek için onu sevmeli ve yazdıkları size hitap etmelidir. Ramazanda kan şekerim dibini bulduğu için algı kapasitem düştü ve kitap kötü olduğu için değil ben kötü olduğum için uzun sürdü.

Kendine Ait Bir Oda


   Woolf'tan kadınlar ve kurmaca edebiyat hakkında konuşması isteniyor ve o da bu konu hakkında düşünmeye başlıyor. Bu konu bir konuşma ile anlatılamayacağı için o da bu konuyu uzun uzun ele aldığı bir kitap yazıyor.

    Kurmaca edebiyatta 20.yy başlarında çok fazla kadın yazar karşımıza çıkmıyor. Bu konuda yazan kadınların çoğu da eserlerini bir erkek ismi ile yayımlatıyorlar. Çünkü kadın ismi ile basılırsa okunmayacağını düşünüyorlar ki haklılar. O devirlerde bu konuda ön yargılar had safhadaydı. Bir kadının kütüphaneye girmesi için bile bir refakatçi ya da bir tavsiye mektubu gerekiyordu. Erkekler " sen o güzel aklını yorma , nasıl olsa anlayamazsın " havasında idiler. Bazı kadınlar sınırları zorlamış bazıları ise kaderine razı olmuşlardır. O dönem İngilteresinde kadın kendine mal edinemiyor, kadının olan bütün mallar da evlendiği zaman kocasına ait oluyordu. Kadın da kocasının malı sayılıyordu. Bu kitabı okurken o dönemin şartlarına ve insanların kafa yapılarına sinir olmanız için feminist duyguların ağır basmasına da gerek yok. Haksızlıklar o kadar büyük ki bazı cümleleri sesle okudum ve çocuklar bile bu durumlara sinir oldular....

   Woolf'un bahsettiği gibi her kadının kendisine ait bir odası olması gerekiyor. Bu odada rahatça yazılarını yazabilecek . TAMAMEN KADINA AİT BİR ODA....

   Günümüze bakıldığında o dönemlere göre oldukça rahat bir ortam olsa da hala ailesi tarafından okumasına izin verilmediği için intihar eden kız çocuklarının haberlerini okuyoruz. Demek ki hala yolunda gitmeyen ve değiştirilmesi gereken bazı şeyler var....

 





Kozmokitap
Kitabın Adı :Kendine Ait Bir Oda
Yazar :Virginia Woolf
Yayınevi : Koridor Yayınları
Orjinal adı :A Room of One's Own
Çevirmen :Handan Ünlü Haktanır
Sayfa Sayısı :152


Kadınlardan neden Shakespeare gibi bir deha çıkmıyor sorusuna Kendine Ait Bir Oda ile tokat gibi bir cevap veren Virginia Woolf, yaratıcılığın gizemli ama tehlikeli coğrafyasına açılan kapıları aralamış ve kadınların sesini edebiyata kazımıştır.

Kadın özgürlüğünün her anlamda kısıtlandığı bir dönemde yaşamasına rağmen edebiyat tarihinin gelmiş geçmiş en önemli yazarlarından biri olarak anılan Woolf’a göre, dünyanın gidişatını değiştirebilecek güçte eserler bırakmanın anahtarı zihinsel özgürlüktür. Bu da ancak “kendine ait bir oda” ile mümkündür.


Yazarın okuduğum  Kitapları :

* Mrs. Dalloway 

* Deniz Feneri 





Virginia Woolf kimdir ?

Virginia Woolf
 1882 yılında Londra'da doğan Virginia Woolf , Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıdır .  Virginia Woolf, çocukluk yıllarında  kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilmedi. Victoria Devri'nden ve bu devirde olanlardan nefret eden Virginia Woolf  bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayımlatır.

   Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştur ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştur. Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordur. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941’de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a.




                                                     
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.