12/29/2016

Rüya Dedektifi - Bülent Ata || Kitap Yorumu

kozmokitap


   Bir rüya gördüm. Yaşlı, bir kadın dedi ki " Her rüya bir evdir. Rüya aleminde sen de bir misafirsin. Ne zaman can bedenden çıkar artık sen de bir ev sahibi olursun."

  Erdem Yayınlarından okuduğum ikinci kitap Rüya Dedektifi. İlk olarak Ela'yı okumuştum. Bir yapı zeka romanı olan Ela farklı konusu ile beni cezbetmişti. Şimdi ikinci kitap olarak ise Rüya Dedektifi'ni okudum. Diyebilirim ki bu da farklı bir tarzda yazılmış bir kitaptı. Siz de benim gibi farklı tarzları keşfetmeyi seviyorsanız bu kitapları seveceksiniz...

   Bir rüya gördüm. Yaşlı, sakallı bir amca dedi ki " Her rüya bir yolculuktur, Rüya aleminde alırsın, verirsin ama hiçbir şeyi değiştiremezsin. Sadece sen değişirsin bu yolculukta.

   Rüyalar bilinmezliğini korurken insanlar da rüyalara karşı meraklarını her daim canlı tutarlar. Rüyalarını hatırlayamayanlar olduğu gibi gördüğü rüyaların söyleyen insanlar da vardır. Hal böyle olunca Rüyalar ile ilgili kitaplar da daha ilgi çekici oluyor. Rüya dedektifi de adını ilk duyduğum zamandan beri dikkatimi ve ilgimi çeken bir kitap oldu. Alacaklar listemde yer alan kitap Babil.com aracılığı ile Erdem yayınları tarafından gönderilince çok mutlu oldum:))))

   "Evvel zaman içinde bir yol varmış. Yolun iki kıyısında deniz gibi tarlalar. Şehrazat , elinde tuttuğu güvercini boynundan öpüp açık pencereden uçurmuş. Güvercin kanatlarını açıp bir zaman parisi gibi alemi katlandığı, dürüldüğü yerlerden açıp yol bulmuş kendine." Kitap bu cümleler ile başlıyor. Böyle başlayınca da meraktan elimden bırakamadan bir günde bitirdim kitabı...

" Rüya öğretir. Öğrenme biçimleri hep bir müfredata ve öğretici kabiliyetine bağlıdır. Oysa rüyada anlayıverirsin bilinmeyeni,sırası gelmeden . Bilginin havuzunda yüzersin ve gözüne su kaçar gibi bilgi sana ulaşır ve sende kalır. "

    Kitap farklı bir tarz ile yazılmış dedim. Bu tarz her bölümde bir karakterin bakış açısı ile anlatılıyor. Başlarda sanki biraz karışık gibi gelen kitap okudukça , karakterleri tanıdıkça anlam kazanıyor ve sonunda ne olacağını merak ediyorsunuz.

" Rüyada mazur sayılırsın gördüklerinden . Kim olduğun değişmemiş olabilir. Ama değişebilir de her an . Bir bakmışsın hiç tanımadığın biriymişsin. Hiç bilmediğin bir şehirde bundan yıllarca önce , belki yıllarca sonradasın. Aynı anda birkaç kişisin. şekillerin ve zamanın dünyanın bilinen bilinen fizik kurallarını pek tanımadığı söylenebilir. Gördüğün canlı ve cansızlar biçin değiştirebilir. "

  Kitapta bir polis olan Ali boşanma sürecindedir. Aynı zamanda bir suçtan dolayı zanlı konumuna düşmüştür. Bu zor durumlardan kurtulma çabalarını ve kendisine kurulan kumpasın aydınlatılması anlatılıyor kitapta. Rüya dedektifi denmesinin sebebi de Ali'nin bir çok olayı ve gerçeği rüyasında görmesidir.

   Farklı bir anlatım tarzını keşfetmek isterseniz kitaba bir şans verin derim:)) Ben kitabı çok sevdim.....


kozmokitap
Kitabın Adı :Rüya Dedektifi
Yazar :Bülent Ata
Yayınevi : Erdem Yayınları
Sayfa Sayısı :120


Senaryodan denemeye, masaldan öyküye her türlü anlatıya dönen bir kaleme sahip Bülent Ata. İnsan hikâyelerini her yolla görünür kılmak için aralıksız çalışan yazarlardan. Onun insanları, ulaşılmaz uzak yerlerin, bilinmedik dünyaların yaşayanları değil. Tam içimizden, şehrimizden, semtimizden, mahallemizden... Yaşadığınız herhangi bir an, umut etmek istediğiniz uzun geceler, bitmek bilmeyen günler... Bülent Ata tadı damakta kalacak bir anlatıyla rüyadan rüyaya, kalpten kalbe geçiriyor okuyucuyu. Çaresizlikten aşka, hüzünden umuda kadar hayatın her türlü cilvesini rüya âlemlerinin somut eşyaları hâline getiren unutulmaz bir hikâye...
"Bir rüya gördüm. Yaşlı, sakallı bir amca dedi ki 'Her rüya bir yolculuktur. Rüya âleminde alırsın, verirsin ama hiçbir şeyi değiştiremezsin. Sadece sen değişirsin bu yolculukta.'
Bir rüya gördüm. Yaşlı, bir kadın dedi ki 'Her rüya bir evdir. Rüya âleminde sen de bir misafirsin. Ne zaman can bedenden çıkar artık sen de bir ev sahibi olursun.'

Onu tanıdığımda kanatları kırılmıştı. Revirdeydi. Muhsin Ağabey başında. 'Üzülme.' diyordu. Bana döndü 'Evine kadar bırak.' dedi. İstemedi önce. Muhsin Ağabey ısrar edince çaresiz kabul etti. Birlikte emniyetten çıktık. Yüzüne baktım. İyi görünmüyordu. 'Ne tarafa?' diye sordum. Bir şey söylemeden öylece sustu. Nereye gideceğini bilmediğinden öyle kalakalmış filan değildi. Uçmak istiyordu. Her ileri atılışında çaresizce düşüyor, kalkıyor yeniden uçmaya çalışıyordu. Anlamıyordu kanatlarının kırık olduğunu, bir anlam veremiyordu. Peşinde birileri varmış gibi uzaklara gitmek isteyen biri. Gözlerini gördüm. Güvercin gözlerini."


                                                            Kozmokitap

0 yorum:

Yorum Gönder

Scroll To Top