11/07/2014

Çağıran Uzaklar - Gözde Şahin

Kasım 07, 2014 2 Yorum

Kozmokitap

    Dokuz adet kısa öykünün yer aldığı Çağıran Uzaklar kitabı Gözde Şahin'in ilk öykü kitabı. Yazarın anlatım tarzını ve yazı dilindeki sadeliği çok sevdiğimi söylemeliyim.
Hiç hayali olmayan insanlar için üzülüyordum.Asıl onların yaptığı delilik. Bir düşünsene, hayal kurmadan insan nasıl yaşar?
    Bazen uzaklar çağırır bizi , bulunduğumuz ortamdan kaçmaya, bazen de kendimizden kaçmaya ihtiyacımız vardır. Ne kadar uzaklaşırsak uzaklaşalım bütün problemler aslında yanımızda taşıdığımızı unuturuz. Bazen de kaçış noktası hayaller olur belki de bize destek olan hayali bir arkadaş... Hayallerimizdir bize ayakta kalma , isteğimize kavuşma azmi veren. Belki de bir aynadır bize aslında gözümüzün önünde olan fakat göremediklerimizi gösteren... Bazen de hiç olmayan bir şeye umudumuzu bağlarız. Ona gereğinden fazla anlam yükleriz. Gözlerimiz kör olmuştur gerçeği göremeyiz. Biz fark etmeden bize gerçeği gösterecek bir kılavuza ihtiyaç duyarız...

    Öyküler okunduğunda basit, sade; düşünüldüğünde derin , manidar.... Kitabı sevdiğimi söylemeliyim. En çok da ilk ve sonuncu hikayeyi. Üç, iki bir gülümse ve kudret ağacı.

Sevgilerle...

Çağıran Uzaklar
Gözde Şahin
Yitik Ülke Yayınları
112 sf.

11/05/2014

Mutluluğun Öteki Yüzü - Sere Prince Halverson

Kasım 05, 2014 0 Yorum



Kozmokitap

                         En hakiki mutluluk acılardan gelendir.    


   " Geçenlerde, insanların sonradan mutlu olmadıklarını iddia eden bir makale okudum. Makaleye göre mutlu olunmaz, mutlu doğulurdu ve bu tamamen genetikti. Yani mutlu bir gen neşeyle gülümseyen bir kuşaktan diğerine geçiyordu. Bir çiçekle bahar gelmez ya da parayla saadet olmaz gibi eski atasözlerini anlayacak kadar hayatı tanıyor olsam da mutluluğumuzun ancak gen havuzunuz kadar derin olabileceği teorisine katılmıyorum...."
    
    Kitabımız böyle başlıyor. Ben de mutluluğun genlerden geçtiğine inanmıyorum.(genetik olarak depresyona yatkın olmak dışında) Ben mutluluğun bulaşıcı olduğuna inanıyorum. Mutluluğumuz ve çevremize yaydığımız ışıltı doğal bir reaksiyon olarak çevreye yayılır. 
 


11/03/2014

Yeni Kitaplarım....

Kasım 03, 2014 4 Yorum

kozmokitap
 Çoktandır yeni kitaplarımı yazmak istiyordum fakat bir türlü nedense elim klavyeye uzanmadı. Biraz tembellik var üzerimde. Nedendir bilinmez bir isteksizlik vardı üzerimde. Hiçbir şey yapmayayım , olduğum yerde kıpırdamadan kalayım başka bir şey istemiyordum. Belki güneşin yüzünü az göstermesi sebebi ile ruhsal durumum oynadı.Ben güneş insanıyım, enerjimi güneşten alıyorum. Neyse bu kadar kendimi anlattığım yeter. İnsanoğlu ortama kolay ayak uydurur, ben de sonbahara ayak uydurmaya başladım.

11/01/2014

Ekim ayında okunanlar...

Kasım 01, 2014 2 Yorum

    Merhaba;


Normalde  okuduğum kitapları okur okumaz paylaştığım için geçtiğimiz ayda okunanlar diye ayrı bir yazı halinde yayınlamıyordum. Bu ay bir değişiklik yapıp Ekim ayında okuduklarımı puanlandırarak yayınlamaya karar verdim. Ekim ayında toplam 8 kitap okudum.Şimdi hangi kitaplarmış hatırlayalım:

10/31/2014

Bilinmeyen Kadını Portresi - Vanora Bennett

Ekim 31, 2014 0 Yorum
                                                kozmokitap
     Tanıdığımız karakterlerden oluşan bu kitap elimde biraz süründürmeme rağmen nihayet bitti. Tanıdığımız karakterler kim mi, Thomas More, Prens Richard, Henry  Tudor, Anne Boleyn. Tarihi gerçeklerden kurgulanmış bir roman Bilinmeyen Kadının Portresi.

    1962 doğumlu bir  İngiliz yazar olan Venora Bennett'in ilk romanıdır Bilinmeyen Kadının Portresi. 2007 yılında bu kitabı ile Yazar Kulubü İlk Roman Ödülü için aday olmuştur. Bu romanı yazmadan önce de yazar 1997 yılında Rusya'da yaptığı çalışmalardan ötürü Yırtdışı Basın Ödülü, 2004 yılında ise gazatecilik için İngiliz Orwell Ödülü almıştır. Toplam Dört tarihi romanı yayınlanmıştır yazarın.

10/30/2014

Biraz da nostalji....

Ekim 30, 2014 0 Yorum
kozmokitap

    Kitaplarımı düzenlerken elime lisede okuduğum kitaplarım geçti. Bu kitaplara baktıkça okuduğum okulu, arkadaşlarımı hatırladım. Ben lisede yatılı okulda okudum. Haftada beş gün 7/24 bir arada idik arkadaşlarımla. Lise yılları  cıvıl cıvıl bir dönemdi. Ben en yakın arkadaşımla kütüphane kolu idim - kitap kurtlarından başka ne beklenir ki:) - O dönemlerde pembe dizi kitapları çok severdik, bize romantik gelirdi. Öğrenci bütçesi de belli tabii! Biz de sahaftan kitaplar alırdık, o zaman çok fazla sahaf alternatifimiz yoktu.

10/29/2014

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun....

Ekim 29, 2014 0 Yorum


 Türk milletinin yeniden doğuşu ile kurulan Cumhuriyetin 91. yılını kutlamanın onur ve gururunu yaşamaktayız. Umarım bize verilen bu armağanın değerini bilir, barış ve huzur içerisinde daha nice bayramlar kutlarız. Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun. 

  Günün anlam ve önemine uygun bir şiir aramıştım yazmak için. Fakat bana göre bu güne  uyan  tek şiir İstiklal Marşı. O yüzden sizlerle İstiklal Marşını paylaşmaya karar verdim.

   Sevgiyle kalın ♥♥♥
     

         İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehrene ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.

Garb'ın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
''Medeniyet!'' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri ''toprak!'' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli:
Değmesin ma'bedimin göğsüne na-mahrem eli;
Bu ezanlar --  ki şehadetleri dinin temeli --
Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -- varsa -- taşım;
Her cerihamda, İlahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım!
O zaman yükselerek Arş'a değer, belki, başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal.

Mehmet Akif ERSOY

Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.