Küvetteki Adam - Tuna Yukay || Kitap Yorumu

Küvetteki Adam


   Merhaba , yeni bir kitap yorumu ile sizlerleyim. Bu sefer Dedalus Yayınlarından çıkan Küvetteki Adam kitabı hakkındaki fikirlerimi yazmaya çalışacağım.

   Küvetteki Adam kitabını Dedalus Yayınları'nın twitter sayfasında yapılan bir çekilişten kazanmıştım. Bir iki ay oldu kitabı kazanalı. Sürekli elime alıp okumak istesem de bir türlü okuyamamıştım. Her kitabın bir zamanı olduğuna inanırım .  Küvetteki Adam'ın sırası da yeni geldi demek ki...

 Tuna Yukay'ın üçüncü kitabı imiş Küvetteki Adam. Ben yazarın kalemi ile yeni tanıştım. Yazar kimdir diye araştırınca  Karışık Odalar ve Çürük Tavşan isminde olan diğer kitaplarını da gördüm. 1977 doğumlu olan yazar halen, Şule Yayınları'nda editörlük yapmakta ve Pendik Belediyesi Kavakpınar Gençlik Merkezi'nde yazı ve şiir dersleri vermekteymiş.

  Kitap ilk olarak kapak tasarımı ve görseli ile dikkatimi çekti. Renklerin kullanımı bakımından depresif bir hava seziliyor kitaptan ki ilk sayfayı okumaya başladığınızda bu sezgi doğrulanmış oluyor.

  Baş karakterimiz Hasan. Kendisi ressam . İllet dediği bir hastalıktan müzdarip ki kitabın sonuna kadar hastalığını öğrenemiyoruz. İlk bölümde intihar etme düşüncesi ve eylemi ile bizi karşılıyor Hasan. Öyle sıradan bir intihar da değil. Japon tarzı . Onurunu kurtarmak için japon savaşçıların yaptığı türde. Her şey hazır , ortam dahil. Peki kendisi hazır mı??

İlk bölüm boyunca intihar düşüncesi , nasıl yapmayı planladığı ve bu eylemin düşündürdüklerini anlatıyor yazar bize. Onun kelimeleri aracılığı ile Hasan'ın zihnine giriyor , onu tanımaya uğraşıyor - uğraşıyor diyorum çünkü tam anlamıyla tanıyabildiğim söylenemez - eyleminin sebeplerini öğrenmeye çabalıyoruz. Kelimeleri adeta dans ettiren yazar Hasan'ın iç dünyasını , bir sanatçının karmakarışık hislerini gözler önüne sermeye çalışıyor.

  Hasan ilk bölümde intihar etti mi???  İntihar etseydi kitap bu kadar uzun sürmezdi değil mi ??? Sonunda çay istediğine karar veriyor. Evet bir bardak demli çay... Zorluğu seçiyor aslında Hasan. Bu hayatla mücadele etmek varken intihar kolaylık ya da korkaklık olmaz mı zaten.

  İlginç bir başlangıçla tanıdığımız Hasan'ın aile yaşantısına , ailesindeki karakterlere de giriş yapıyor yazar. Çünkü tüm karakterler aslında kitapta önemli yer kaplıyorlar. Zaten karışık bir kişiliğe sahip olan Hasan , aile içi ilişkiler ve aile bireyleri ile de daha karışıyor.

 Aile içinde ortaya çıkan büyük sır onları yavaş yavaş dağıtırken iş yaşamında olanlar da ayrı bir kafa karıştırıcıdır.

 Kitap boyunca Hasan'ı yakından tanıyor , onun en derin en gizli düşüncelerine ortak oluyor , kimseye anlatmak istemediklerini , gizlediklerini film seyreder gibi seyrediyoruz. Kitabın içine giremiyor aynı zamanda da dışına çıkamıyoruz. Bu nasıl bir ironidir derseniz , biz sadece seyirci kalarak kitabı okuyoruz , kitabı elimizden bırakamadığımız için de dışına da çıkamamış oluyoruz.

  Hasan kendi yaşamı , olaylar , çelişkiler haricinde bir de yaşamı ve Tanrı'yı da sorguluyor aslında. Karamsar dünyasının renklerini kelimeler aracılığı ile bize nakletmeye çalışıyor ki bence bunu çok da güzel başarıyor.

 Küvetteki Adam farklı bir kitaptı. Arka kapakta distopik olarak bahsetse de ben tam olarak bir kategoriye dahil edemedim. Kendine özgü demeyi
tercih ederim . Arada farklı ve çizgi dışı okumak iyidir. Ufkumuzu genişletir , monotonluktan çıkarır. Farklı kitap arayanlar kitaba bakabilirler.



Küvetteki Adam
Kitabın Adı :Küvetteki Adam
Yazar :Tuna Yukay
Yayınevi : Dedalus Kitap
Sayfa Sayısı :207


“Hâlâ bir bardak çay içmek isteyen insan hiçbir şekilde ölmemeli.”

Tuna Yukay bu üçüncü romanında, Fransız klasiklerinden fırlamış gibi görünen bir karakterle tanıştırıyor bizleri: Ölümcül bir hastalığa sahip olan Hasan, kendini resme ve sanata adamış bir ressam. Hayatın anlamını, anlamsızlığını sorgularken etrafında yaşanan trajediyi (cinayetler, iç savaş, toplumsal karmaşa) alayla gözlemliyor. Romandaki diğer karakterler gibi, soğukkanlı ve umursamaz. Belki de değil. Yazar, karakterlerin bu bakış açısını kullanarak konfor peşindeki insanları rahatsız etmeye çalışıyor. Modern çağın yapaylığı ile roman dilini birleştiriyor.

Küvetteki Adam anlatmak için değil göstermek için yazılan distopik bir roman. İnsanın iç dünyasındaki çelişkiler, zıtlıklar, kabullenişler, reddedişler sahne sahne kuruluyor. Sayfalar sinematografik bir görüntü seli halinde okurun zihnine işliyor.



                                                            Kozmokitap

5 yorum:

  1. enteresan bir kitap başlığı ama okumadan anladım ki sanırım adam ölmüş küvette :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :DDD Küvette ölü birisi var ama ölen baş karakter değil ;))

      Sil
  2. İntihardan çaya uzanan bir yolu olduğuna göre oldukça karışık bir ruh hali varmış ki onu da yansıtmış zaten ..

    YanıtlaSil
  3. Bu yazarın kitaplarını merak ediyordum. Bu iyi oldu. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  4. hımmmm anlattığın kadarıyla sevdim konusunu. yazarı da bilmiyodum iyi olduuuu :)

    YanıtlaSil

Scroll To Top