12/29/2015

Yılgın - Tülin Dursun || Kitap İncelemesi

Aralık 29, 2015 1 Yorum
Yılgın - Tülin Dursun


Kitabın Adı : Yılgın
Yazar : Tülin Dursun
Yayınevi : Yitik Ülke Yayınları
Sayfa Sayısı :190

Kitabın tanıtımını okumak için tık tık...

Yaşadıklarımız ve yaptıklarımız yarınlarımızın yatırımıydı.

  Yılın son günlerinde yoğunluklar arasında koştururken bir kitap daha bitti. Sevgili Tülin Hanım'dan biraz yüzsüzlük de ederek adıma imzalı istediğim kitabın Yılgın bitti.  İyi ki cesaretimi toplayıp kitabı istedim; kitaplığım çok güzel bir öykü kitabı kazanmış oldu...

   Kitap dört öyküden oluşuyor. Hayatın içerisinden gelmiş doğal, hatta o kadar doğal ki bazen karakterleri kucaklamak bazen de boğmak istiyorsunuz. Okurken yazarın kalemini sevdim. Okurken bazen hikayenin içerisinde bazen de yanı başında seyircisi oluyorsunuz. Her halükarda da öykülerden derinden etkileniyorsunuz. Beni etkileyen yılgın insanlardı. Mutlu hikayeler değil. Sonu abartılı bir mutlulukla bitmiyor. Zaten bu hayatta insan ne zaman tamamen mutlu oluyor ki! Bir taraftan mutlu olurken diğer taraftan bir eksiklik mutlaka oluyor.

Yılgın - Tülin Dursun

    İlk Öykü kitaba da adını veren Yılgın. Belki de kitapta sonu mutlu biten tek öykü yılgın. Ailesi sürekli göç edip farklı yerlere yerleşmek zorunda kalan Barış insanlardan çok hayvanlar ile yakınlaşır. Özellikle atlar ile. Tek hayali bir atının olması ve onu yetiştirmektir. Hayatını ve meslek seçimini de bu sevgisi etkileyecektir.

   İkinci öykü Eğri Kapılar. Kitapta beni en derinden etkileyen öykü oldu Eğri Kapılar. Bu öyküdeki Kader'in mutlu çocukluğu, güvende hissettiği ailesi bir anda yok olur. Kendini ait gördüğü dünyası biranda onu dışlar ve kendisini yapayalnız bulur. Fazla ipucu daha vermeden nasıl anlatabilirim bilmiyorum :(( Bir insan ancak bu kadar şanssız olur diyorum. Yeni hayatında güzel insanlar, sevgi biriktirirken hayat bizi öyle bir savuruyor ki mutluluk boğazımızda kalıyor. Bu öyküyü okuduktan sonra sindirebilmeme için kitaba bir süre ara vermem gerekti.

Yılgın - Tülin Dursun

   Üçüncü öykü Hüzün Gülüm. Mutsuz bir evliliği olan , eşinden şiddet gören aldatılan, aşağılanan bir kadın olan Şermin'i anlatıyor. Şermin'i okurken ona üzülebilirsiniz, Başına çok kötü olaylar gelmiş. Fakat emimin ki siz de okuyunca benim gibi kızgınlığınız üzüntünüzü bastıracaktır. Zeki , okumuş bir kadın olan Şermin kacasının tüm olumsuz davranışlarına katlanıyor ve oğlunu bu olumsuz ortamda büyütmeye çalışıyor. Şermin'e gıcık oldum!....

  Son bölüm ise Soma'ya Ağıt. Soma'da ki maden faciasının ardında oradaki insanları, onlara çevrenin davranış biçimlerini ve sıkıntılarını dile getirmiş yazar.

   Sonuç olarak güzel bir öykü kitabı Yılgın. Tavsiye ederim:))




                                                            Kozmokitap

12/22/2015

Kağıttan Kalpler - Courtney Walsh

Aralık 22, 2015 3 Yorum
Kağıttan Kalpler


  Hayalleri tıpkı başka birinin düğün davetiyesine dökülen bir fincan kahve gibi masaya döküldü.

   Dış kapağı gibi çok şeker bir kitap Kağıttan Kalpler. İki günde bitiririm dediğim kitabı elime alınca hayat durdu sanki benim için sabah başladığım kitaba arada işim çıkmasına rağmen öğleden sonra bitirmiştim. Bitirince kendime kızdım, neden o kadar acelem vardı diye!... Başlayınca bırakamıyor ki insan... Kitap okuyucuyu öyle bir içine çekiyor ki ayrıl ayrılabilirsen. Kitabı okurken bir ara öyle duygulandım ki bir iki damla gözyaşı dökmüş olabilirim. Size diyorum ben sulu gözlüyüm diye. Kitapta ağlanacak bölüm yok fakat ben duygulandım:)))

  "Kimse gerçekten ne yaptığını bilmiyor. Fakat bir şeyler yaptıkları sürece bir yerlere varabiliyorlar. Ve bu , boş oturmaktan çok daha iyidir. "
 Dünya üzerinde Aşıklar Parkı Kasabası diye bir yer olduğunu biliyor muydunuz? Birbirlerine aşık bir çift kurmuş bu kasabayı. O günden sonra kasaba nesiller boyu romantizmi ile tanınmış ve bu orayı turistik bir yer haline getirmiş. Bu çiftin soyundan gelen Abigail ise bekar ve yalnız bir kadın. Otuzuna gelmiş ve evli ya da bir sevgilisinin olamaması başta annesi olmak üzere kasabanın hanımlarının canını sıkmaktadır. Babasından miras kalan kitapçıyı işleten Abigail, kitapların ve işinin arkasına saklanıp yalnızlığını unutmaya çalışmaktadır.


Kağıttan Kalpler

   Kasabaya yeni taşınan yakışıklı doktor Jacob aynı zamanda Abigail'in de işyerinin yeni sahibidir. Doktorum işyeri müdürü olan Kelly ise Abigail'i  işyerinden çıkartmakta kararlıdır. Kitapçı dükkanı için birşeyler yapmaya çalışan Abigail, Aşıklar Parkı kasabası postanesine gönderilmiş olan Kağıttan kalpler sayesinde dükkanın adını duyurmuştur. Bina sahibi ile arasında ise bir inatlaşmadan ziyade bir çekimdir.

O senin düşmanın. Hayallerini yıkıyor. Seni kapı dışarı edecek, o zaman ne yapacaksın? Hiçbir şey.
 Jacob'un işleri ile ilgilenen Kelly karakterine gıcık oldum. Hareket ve tavırları çok sinir bozucuydu. Gönül işi Gönüllüleri Derneğini okuduğum zaman ise güldüm. Aklıma kasabada herşeye burnunu sokan teyzeler geldi ki pek haksız sayılmazdım. Abigail'in işini kurtarmak için yardım ederken bir taraftan da ona müstakbel damat adayı arayışındaydılar. Kitabın son kısımlarına kadar doktorun sırrını ve sakladıklarını merak ettim. Aklıma farklı farklı senaryolar geldi ki hiçbirisi doğru değilmiş.

Kağıttan Kalpler

  Onu belli bir mesafeden gören herkes , adamın iyi biri olduğunu düşünebilirdi. Kimse onu hayal katledicisi olarak düşünmezdi. 

Kağıttan Kalpler aşk, dostluk, umut dolu sımsıcak bir kitap. Bu soğuk kış günlerinde içimizi ısıtacak cinsten. Sıcak çay ya da kahvemizi alıp battaniyeyi de dizlerinizze örtün ve öyle  okuyun derim bu kitabı.....

Kes şunu. Aşk, ihtiyaç duyduğum son şey.
Sen benim gerçekleşen hayalimsin.



Kağıttan Kalpler tanıtım yazısı için tık tık...




                                                            Kozmokitap

12/20/2015

Kayıp Denklemler - Scott Baker

Aralık 20, 2015 2 Yorum
Kayıp Denklemler


"Bu günlük bundan iki bin yıldan daha fazla bir zaman sonra , M.S. 13 Haziran 2014'te bulunacaktır. Benim adım Gramer Fontaine ve ben herşeyi hatırlıyorum ."
   İsmini  duyduğun  anda "İşte tam bana göre bir kitap " diye geçirdiği Kayıp Denklermler'i kütüphane ziyaretimde görünce hemen aldım... Kitapta macera, bilim kurgu, aksiyon... hepsi mevcuttu ve hislerimde yanılmadığıma sevindim.

Scott Baker'ın ilk kitabı Kayıp Denklemler. Bu sıralar okuduğum kitaplar tesadüf eseri yazarların ilk kitapları oluyor. Yeni kalemler tanımaktan oldukça memnunum.

   Bir lise öğretmeni olan  Shaun bir konferan için davetiye gelince eşi ile birlikte hemen yola çıkarlar. Uçağa yetişebilmek için uzun bir araba yolculuğu yapmak zorundadırlar. Issız bir bölgede arabaları ile giderken bir adama çarparlar. Bir evsiz gibi görünen adamı hastaneye götürmeye çalışırken gizemli bir araç kendilerini takip etmeye başlar ve kısa bir süre sonra bu arabadakilerin kendilerini öldürmek istediklerini anlarlar. Bir yandan kaçıp hayatta kalmaya çalışırlarken bir yandan da çarptıkları gizemli yabancının elinde buldukları 2000 yıllık günlüğü okuyarak gizemi çözmeye çalışmaktadırlar...

   Geçmiş ve geleceğin birleştiği ;zaman yolculuğunun mümkün olduğu ; okuduklarınıza inanamayacağınız;  İsa'nın zamanında, gladyatör arenalarında ve afganistan dağlarında dolaşacağınız ilginç bir kitap Kayıp denklemler...

   Kitabı sevdim ve bu kitabı fda film haline getirirlerse hiç şaşırmam. Çünkü harika bir bilim kurgu filmi olur. Kitapta tek eleştirdiğim nokta günlüğün okunduğu kısımlarda konu gereksiz yere uzatılmıştı. Gladyatör sahnelerinin o kadar uzun anlatılmasına gerek yoktu ve bana göre sıkıcı olmuş bu bölümler. Bu bölümlerin uzatılması sayfa şişirilmesinden başka işe yaramamış. Onun haricinde ilginç bir konu ve okumaya değer.

Kayıp Denklemler
Kitabın Adı :Kayıp Denklemler
Yazar :Scott Baker
Yayınevi : Olimpos Yayınları
Orjinal adı :The Rule of Knowledge
Çevirmen :Esra Gül Coşkun
Sayfa Sayısı : 592

İki bin yıldır mühürlü kalmış bİr kİtap tüm sırları çözüyor...
İnanç, Tarih, Bilim ve Aşk hızla ilerleyen bu Aksiyon-Macera kitabında çarpışıyor.
 Lise öğretmeni Shaun Strickland yıllardır üzerinde çalıştığı uzay ve zaman arasındaki ilişki üzerine bir konuşma yapması için Cambridge Üniversitesi'den son dakikada bir davet alınca büyük şaşkınlık yaşar. Bu, onun çok istediği fırsat olabilirdi. Ancak eşiyle birlikte uçaklarını yakalamak için North Carolina'da yolculuk yaparlarken arabaları çalıların arasından fırlayan bir şeye çarpar. O andan itibaren akıl almaz bir sır çözülmeye başlar. Tuhaf bir paket tüm bunları çözecek anahtar gibi görünür. Mührü kıran Shaun İbranice, Yunanca ve Aramice dillerinde yazılmış, eski zamanlardan kalma bir deste el yazması bulur. Ama sayfalar arasında başka bir şey daha vardır: mükemmel bir İngilizceyle yazılmış, görünüşe göre bin yıldır hava almayacak bir şekilde mühürlü kalmış ve tarihi değiştirecek bir hikâye anlatan bir kitap. Kısa süre sonra Shaun başkalarının da kitabın peşinde olduğunu keşfeder ve bu kişiler hiçbir şeyin kendilerine engel olmasına izin vermeyeceklerdir.





                                                            Kozmokitap

12/18/2015

Pembe Dünyam blogundan kazandığım hediyelerim geldi!...

Aralık 18, 2015 9 Yorum

hediye

   Pembe Dünyam blog çekilişinden kazandığım hediyelerim sabah elime ulaştı. Sevgili Ümran bana ayın 14 ünde göndermesine rağmen PTT kargo yeni getirebildi. Bu sıralar sitemlerimi duyanlar bilirler  Ptt kargodan hiç memnun değilim. Neyse bu durumun neşemi bozmasına izin vermeyeceğim. Güzel hediyelerimi sizlere de göstermek istiyorum.

Eyeshadows



                              

3K Mutluluk Postası

Aralık 18, 2015 4 Yorum
   Sevgili Heybemdeki Huzur blogunda bir hediyeleşme etkinliği başlattı ve ben de ensevdiğim üçlü bir araya gelince hemen katıldım. Bu üçlü ne derseniz kitap, kahve ve kupa. Bu etkinlik dahilinde ben O Bir Anne blogunun sahibesi Müge hanım ile eşleştik. Kendisi bana çok güzel hediyeler gönderdi. Hepisine bayıldığımı söylemeliyim. İşte İstanbul'da bana ulaşan hediyelerim:

3K Mutluluk Postası
3K Mutluluk Postası
3K Mutluluk Postası
3K Mutluluk Postası


Benim gönderdiklerimi merak ediyorsanız onlar da aşağıdaki resimdeler:

3K Mutluluk Postası


                                                            Kozmokitap

12/17/2015

Lamia Kan Bağı - Orkide Ünsür

Aralık 17, 2015 0 Yorum
Lamia Kan Bağı

 
"Görünüşe aldanma. Bazen canavar, masum bir güzelliğin arkasına yerleşir, bazen şeytan sandığının içinde bir melek gizlenir!"

  Mart 2015 te Altınpost Yayıncılıktan çıkan Lamia Kan Bağı kitabının yazarı Orkide Ünsür kısa film/ belgesel dalında ödüllü bir yönetmen ve senaristtir. İstanbul Üniversitesi İşletme  mezunu olan Orkide Ünsür ulusal TV kanalları ve prodüksiyon firmalarında muhabir, yönetmen&prodüksiyon asistanı , metin yazarı, yardımcı yönetmen, yönetmen ve prodüktör olarak çalışmıştır . Kısacası çok becerikli bir bayandır Orkide Ünsür. Kendisine beni bu güzel kitap ile tanıştırdığı için bir kez daha teşekkür ediyorum.
Lamia Kan Bağı

    Lamia Kan Bağı 19.yy lın sonunda geçen gotik, romantik, heyecanlı ve çok güzel bir kitap . Zeki, güzel, yetenekli bir kız olan Lamia Paris'te Güzel Sanatlarda resim öğrencisidir. Annesi onun doğumundan hemen sonra ölmüş babasını ise hiç tanımamıştır. Onu anneannesi ve teyzesi büyütmüştür. Ağır hasta olan teyzesi ölmeden önce Lamia'yı İstanbul'a çağırır ve ona ailevi bir sırdan bahseder. Bu sırdan sonra Lamia'nın hayatı tamamen değişir. Vampir olduğunu düşündüğü babasını aramaya başlar ve bu yolda hayatının aşkı ile karşılaşır ve bu yol onu maceraya sürükler. İstanbul, Paris ve Bavyera'da dolaşıyoruz Lamia ile birlikte.

Lamia Kan Bağı

   Vampirlikle ilgili ipucu vermeye çekinmiyorum , zaten kapağa bakınca ne olduğu anlaşılıyor. Vampir efsanesine Orkide Hanım bambaşka bir yolla yaklaşmış ve yeni bir vampir efsanesi oluşturmuştur.

   Son zamanlarda özellikle Wattpad yazarları çoğaldıktan sonra yeni çıkan kitapların çoğu bana balon misali geliyor. Bu kitabı gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz , yazar çok güzel bir iş başarmış ve kalıcı bir kitap oluşturmuş. Kitap hediye geldi diye abarttığımı düşünmeyin çünkü yazar gerçekten de övgüyü hak ediyor. Farklı ülkemizde olmayan farklı bir konu üzerine yazdığı kitap Yurt dışında yazılan vampir kitaplarından daha güzel bana göre. Osmanlı 'nın son zamanlarında geçen kitap dönemin özellikleri ile şekillenmiş . Tasvirler , dönem insanlarının hareket ve düşünceleri yazıya büyük bir başarı ile yansıtılmış. Kitabı okurken ağır ağır tadını çıkara çıkara okudum.

Lamia Kan Bağı

   Sonuç olarak kitabın konusunu , gidişatını ve yazarın kalemini çok sevdim. Kaleminize sağlık Orkide Ünsür!...

"Yaşamımız boyunca kalbimizin kaç vuruş yapacağı , henüz biz dünyaya gelmeden önce belirlenmiştir. Yüreğin ne kadar hızlı atarsa, ölüme de o kadar çabuk yaklaşırsın...." 

Lamia Kan Bağı
Kitabın Adı : Lamia Kan Bağı
Yazar :Orkide Ünsür
Yayınevi : Altınpost Yayınları
Sayfa Sayısı : 320
' Lamia-Kan BAĞI, benim daima desteklediğim, Türkiye'de çıkmasını arzu edip beklediğim türde yazılmış ve bu açıdan öncü olması gerektiğini düşündüğüm bir ilk roman.Orkide Ünsür'ün dili ise etkileyici ve oldukça sinematografik.'
 -Giovanni Scognamillo Yazar , Araştırmacı, Sinema Tarihçisi , Eleştirmen , Çevirmen , Eğitmen-


                                                            Kozmokitap

12/15/2015

Konuş Benimle - Laurie Halse Anderson

Aralık 15, 2015 2 Yorum
Konuş Benimle


Bu sabah liseye başlıyorum. Yedi tane yeni defterim , nefret ettiğim bir eteğim, bir de karın ağrım var.

  Liseye yeni başlayan gencecik bir kızın öyküsü Konuş Benimle. Amerika filmlerinden hepimiz biliriz, oralarda lise hayatı acılı bir süreçtir. Birçok insan bu dönemde girdiği depresyondan hayatı boyunca kurtulamıyor. Allah'tan bizim ülkemizde lise hayatını gülümseyerek hatırlıyoruz.

     Nefes al , nefes al! Hiçbir şey söyleme! Nefes al! 
   Melinda'nın bir sorunu vardır ve o bu sorununu dile getirmek yerine susmayı tercih etmiştir. Onun suskunluğu en büyük tepkidir. Sessiz çığlıklar atmaktadır fakat onun çığlıklarını duyabilen kimse yoktur. Annesine bile derdini söyleyememiştir  çünkü gerçekten dinleyeceğinden endişeleri vardır.

Konuş Benimle

Tek istediğim uyumaktı. O konuda konuşmamanın,  anıları susturmanın asıl amacı onlardan kurtulmaktı. Kurtulamayacaktım. 
   8. sınıfta sosyal , mutlu ve birçok arkadaşı olan Melinda ; sene sonunda olan bir olay yüzünden dışlanmış , içine kapanmış , kimse ile duygularını paylaşamamış ve onun tercihi de susmaktan yana olmuştur. Ailede zorunlu olmadıkça kimse ile konuşmamaktadır. Depresiftir , yalnızdır, güvensizdir. Kendisi bile kendi başına gelenleri tam olarak kabullenememişken bunu başkalarına nasıl anlatacaktır.

İletişim kurmakla ya da duygularını ifade etmekle ilgili televizyondan duyduğunuz bütün o saçmalıklar yalandan ibaret. Aslında kimse ne söyleyeceğinizi duymak istemiyor. 
   Melinda'nın durumu bir anne olarak beni gerçekten üzdü. Hele o yardım çığlıklarını kimsenin tam olarak anlamamış olması da ayrı bir konu. Bu kadar mı birbirlerinden uzaklar. Hele çok yakın arkadaşları ... Sebebini tam olarak anlamadan , arkadaşlarını dinlemeden onu dışlamaları...

Konuş Benimle

Duygusuz sanat, şekersiz çikolatalı pasta gibidir.Mideni bulandırır.
  Yazar kitabı on iki yıl önce yazmış. Bu on iki yıl boyunca konu ile ilgili aldığı mektup ve e-postalardan kitabın başında yer alan şiir oluşmuş.
    Derim yanmıştı sanki. Bir dikenli çalıdan diğerine sekip duruyordum... Birbirinden nefret eden annemle babam, benden nefret eden Rachel, beni tüy yumağı gibi kusan bir okul. Bir de Header.
Kitabın son otuz sayfası yazarın kitabın nasıl ortaya çıktığını anlattığı , soruları cevaplandırdığı ve Amerika gerçeğini yazdığı bir bölüm olmuş. Bu bölümü okuyunca kitaba daha farklı bir gözle bakmaya başladım ve Amerika'nın aslında gösterildiği gibi bir cennet olmadığını da daha iyi anlıyoruz.
O ŞEY olmuştu. Kaçamazdım. Unutamazdım. Kaçamazdım, uçamazdım, gömemezdim, saklanamazdım...
...Benim suçum değildi bu. Canımı yakmıştı. Ve ben bu anın beni öldürmesine izin vermeyecektim. Büyüyebilirdim. 


  Speak filmini seyrettikten sonra kitabı okuyunca aklıma hep filmdeki karakterler geldi. Aslında kitabı okurken karakterlerin kafamda kitaptaki haliyle canlanmasını severim. Buradaki şansızlığım iki yıl önce filmi seyredip kitabını yeni okumuş olmamdı. Melinda'yı okurken Kristen Stewart canlandı zihnimde. Söz oradan açılmışken bana göre rolünün hakkını vermiş. Normalde Kristen Stewart'ın oyunculuğunu pek sevmem, fanları bana kızmasın lütfen:)) Bakışlarını donuk ve hareketlerini tutuk buluyorum. Onun bu doğal hali içine kapanık, konuşmayan Melinda ile çok iyi özdeşleşmiş. Tabi bunlar benim şahsi fikirlerim... Her filmde olduğu gibi kitabın birebir yansıması değildi. Kitap daha etkili ve ayrıntılı... Ayrıca filmdeki patates pürelerini tabaklara koyan kadının yazarımız olduğunu öğrendim. Şimdi filmi bu yüzden tekrar seyredeceğim:))

  Yazar gördüğü bir kabus üzerine bu kitabı yazmaya başladığını söylüyor kitapta. Farklı yazarlara baktığımızda da aslında yazma öykülerinin çok ilginç olduğunu fark ettim. Mesela Dostoyevski en yaratıcı metinlerini epilepsi nöbeti sonrası yazarmış .

Etkileyici, sürükleyici ve hüzünlendirici bir kitap Konuş Benimle. Yazar sade dili  , gençlerin duygu ve davranışlarını kaleme alış şekli ile çok iyi bir iş başarmış. Kitap tavsiye edilir.


Kitabın tanıtım yazısı ve ön okuması için tık tık...

Speak film fragmanı:




                                                            Kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.