10/31/2016

Dostluk Ekmeği - Dorien Gee || Kitap Yorumu

Ekim 31, 2016 2 Yorum
Kozmokitap


 Bir damla gözyaşı ve umutla yoğrulmuş küçük bir hediye , kırılan kalbinizi iyileştirip tüm hayatınızı değiştirmeye yeter mi?  

    Günümüz toplumunda herkes bir koşturmacaya kaptırmış kendisini gidiyor. Okula, işe, kursa, spora , toplantıya.... Bu koşturmaca içerisinde değil komşuları aile üyeleri birbirlerini bile zor görebilmektedirler. Yemekte bir araya gelen sohbet eden aile bireyleri artık çoğu evde bir hayalden ibaret olmaya başlamıştır. Toplum bireyselleşmeye başlamış bu süreçte ise aile ve komşuluk ilişkileri zedelenmiştir. Fırında pişen kekin ya da böreğin komşuya gönderildiği samimi bir toplumdan, birbirlerini hiç tanımayan ya da konuşmaları bir selamdan ileriye gitmeyen bir toplum haline dönüşüyoruz.

    Eski sıcak komşuluk , dostluk ilişkilerinin özlendiği dönemde Dostluk Ekmeği bir ilaç gibi karşımıza çıkıyor. Dostluk Ekmeğini okurken kaybettiğimiz sıcacık ilişkileri, dostluğu , samimiyeti buluyoruz. Yalın bir dil ve akıcı anlatım ile yazılan kitap okuyucuyu kendisine bağlıyor ve o dostluk atmosferinin içerisine çekiyor adeta.

     Kitap üç ana karakter olan Julia, Holly ve Madeline 'in etrafında gelişiyor. Oğlunu kaybettikten sonra hayata küsen, sevdiklerini uzaklaştıran , kocası ile arasına aşılması zor bir mesafe koyan Julia'yı kızı Gracie bile hayata bağlamayı başaramamıştır. Julia, basit bir-iki işi yapmakta ve zorunlu olmadıkça kimse ile konuşmamaktadır. Bir gün evlerinin önüne bir tabağın içerisinde bir ekmek ve tarifi bırakılıncaya kadar....

   Julia'nın evinin önüne bırakılan Amiş Dostluk Ekmeği'dir ve bu tarif başta Julia olmak üzere tüm kasabanın hayatında minik dokunuşlarda bulunacaktır.

    Amiş Dostluk Ekmeği basit bir ekmek değildir. Hazırlanan hamur on gün mayalanmaya bırakılır ve bu süreçte her gün yoğurulması gerekmektedir. Sevgi ve emek ister bu ekmek. Asıl önemli olan ise piştikten sonrasıdır. Onuncu gün dörde bölünen hamurun birisini siz pişirirken kalan üç hamuru ise arkadaşlarınıza dağıtıyorsunuz . Böylece sizi paylaşıma teşvik ediyor aynı zamanda.

    Kasabaya yeni yerleşen ve kocası ile boşanmak üzere olan Holly ; tesadüf üzerine kasabadan geçerken gördüğü bir evi satın alan ve burayı çay salonu yapan Madeline ve Julia arasında başlayan güçlü dostluk onların hayata bakışını da etkileyecektir.

     Kitapta bu üç ana karakter dışında farklı birçok karaktere daha yer verilmiştir. Karakter sayısının fazla olmasına rağmen bir karışıklık söz konusu değildir. Aksine bu karakterler kitabı zenginleştirmiştir. Kitabı okurken bu karakterlerin hayatlarının küçük dokunuşlar ile nasıl değiştiğini ve insanların birbirlerine nasıl kilitlendiğini görüyoruz.

    Dostluk Ekmeğinin tarifini merak edenler için yazar kitabın sonuna tarifi ve bu hamur ile yapılabilecek değişik tatlı tarifleri kitabın sonuna eklenmiştir.

   Havaların soğumaya başladığı bu günlerde bir battaniye , sıcak bir çay/kahvenin yanında okunacak harika bir kitap Dostluk Ekmeği. Okurken içinizin sımsıcak hislerle dolduğunu hissedecek , yeri geldiğinde duygulanacak yeri geldiğinde gülümseyeceksiniz.




kozmokitap
Kitabın Adı :Dostluk Ekmeği
Yazar :Dorien Gee
Yayınevi :Arkadya Yayınları
Orjinal adı :Friendship Bread
Çevirmen :Simge Ölmez
Sayfa Sayısı :480


Kaderin ona oynadığı acımasız oyun karşısında Julia Evarts, yaşama sevincini kaybetmiştir. Çektiği tüm acıların ise tek bir sorumlusu vardır. Bir zamanlar en yakın arkadaşı olup da artık yüzünü bile görmek istemediği kız kardeşi...
Bir gün küçük kızı Gracie ile birlikte eve geldiklerinde, kapının önünde çiçek desenleriyle bezenmiş bir tabak ve yanında bir tarif bulurlar. Üzerine ise bir not iliştirilmiştir: "Umarım beğenirsiniz." Julia, bu beklenmedik hediyeden kurtulmak istese de kızını mutlu etmek adına tarifi denemeye karar verir.
Çok geçmeden kasabalarına yeni taşınmış olan iki kadınla tanışır. Eşini kaybetmiş olan Madeline Davis, hayata tek başına devam etmenin bir yolunu ararken, ünlü çellist Hannah Wang de Brisay ise kocasıyla boşanmak üzeredir. Teselliyi, adeta bir sığınak olarak gördükleri dostluklarında bulacak olan bu üç kadın, gün gelip de şu cümleyi söyleyebilecek midir? Her şeye rağmen hayat güzeldir.

Bizi bize anlatan sıcacık, lezzetli bir hikâye... Kâh ağlatan kâh sinirlendiren kâh güldüren Dostluk Ekmeği, imkânsız gibi görünenleri gerçekleştirmenin, aslında bizim elimizde olduğunu muhteşem bir dille anlatıyor.




                                                            Kozmokitap

10/30/2016

Kurt Gölü - John Verdon || Kitap Yorumu

Ekim 30, 2016 1 Yorum
kozmokitap

    Sonunda merakla beklediğim John Verdon'un yeni kitabı Kurt Gölü'nü okudum . Çoğu polisiye kitabını okurken sonunu , suçlu kim tahmin edebiliyorum , kitapları keyifle okusam da sonuçları tahmin edince bir eksiklik hissetmedim dersem yalan olur...  Kurt Gölü ise heyecan ve büyük bir merakla okumak dışında tahmin edemediğim ve  beni şaşırtan bir kitap oldu.

    Yazarın anlatım tarzı ve konuyu işleyişi muhteşem. Kitabın kapağı hakkında da fazla konuşmaya gerek yok bence. Koridor Yayınlarının bu beyaz kapaklarını zaten çok seviyorum ve John Verdon kitapları da farklı tarzı ile ilgi çekici bana göre.

    Emekli olan ve eşi ile bir tatile gitmeye hazırlanan Gurney , arkadaşı Hardwick'in kendisinden bir dava ile ilgili yardım istemesi ile birlikte kendisini karmakarışık bir olayın içerisinde bulur.

    Bu dava ile ilgili Kurt Gölüne giden Gurney orada  araştırma yaparken eşi Madeleine de geçmişine gömdüğünü zannettiği anıları ile mücadele etmeye başlar. Gurney eşindeki değişimi fark etmekte fakat ona yardım etmek için elinden bir şey gelmediği için üzülmektedir.

   Bir takım intihar olayları olmuş ve bu intiharların Hipnoterapist Hammond ile bağlı olduğu düşünülmektedir. Gurney ise işin aslını , gerçeği ortaya çıkarmak için oradadır. Hammond'un bu hipnoz seansları ile bazı müşterilerinin kabus görmelerini sağlayıp intihara sürüklediği düşünülmektedir ki bu fikir bana saçma gelmektedir. Hipnoza inanan bir kesim olduğunu biliyorum ve bana kızmamanızı istiyorum. Bana göre çoğu durum insanın iradesine bağlıdır.

   Gurney ne kadar başarılı ve öngörüleri kuvvetli bir dedektif olursa olsun sevdiği kadın söz konusu olunca bir şey yapamadığı için nasıl üzüldüğünü de görüyoruz kitapta. Bazı konularda insanı en yıpratan olay eli- kolunun bağlı olmasıdır.

  Olay örgüsü ve karakterler sürükleyici olsa da bana bazı  durumlar havada kalmış geldi. Kitabın sonunda suçlu ya da suçlular ortaya çıksa da tam olarak olayların nasıl geçekleştiği ortaya konulmadı . Bu durum da doğal olarak soru işaretleri oluştu  aklımda.... Daha detaylı anlatılsaydı olayın oluşumu daha da çok severdim kitabı.

  Sürükleyici bu kitapta olayların ve insanların aslında göründükleri gibi olmadığını okuyoruz . Hızlı okunan ve son ana kadar  merak ettiren , hayal gücünü çalıştıran bir kitap Kurt Gölü.

   Kitabı çok sevdiğimi söylemeliyim. Polisiye severlere tavsiyemdir....

 - Kurt Gölü  tanıtım yazımı okumak için → buraya ← tıklayınız. -
 





                                                            Kozmokitap

10/28/2016

Erik Ağacı - Ellen Marie Wiseman || Kitap Yorumu

Ekim 28, 2016 2 Yorum
kozmokitap


   Kurgu ve gerçek yaşanmışlıkları harmanlayarak kaleme alan Ellen Marie Wiseman 'ın yalın ve sade anlatımına hayran kaldım Erik Ağacı'nı okurken. Erik Ağacı İkinci Dünya Savaşı zamanında geçiyor,  yazar annesinin anılarından ve yaşadıklarından esinlenerek yazmış kitabı. Kitabı okumak isteyenler için de belirtmek isterim kitabın sonunda yazar ile yapılmış bir röportaj bulunuyor.

    Daha önce İkinci Dünya Savaşı ve Yahudilere yapılanlar hakkında çok fazla kitap okumuş ve film seyretmiştim. Bunların çoğunluğu ise yahudilerin gözünden anlatılmıştı. Erik Ağacı ise bir Alman kızının gözünden anlatılıyor. Alman bir genç kız ve yahudi delikanlının aşkının etrafında olan olaylar ve insanların yaşadıkları yer alıyor kitapta.

   Christine ve annesi Bauerman'ların evinde yardımcı olarak çalışmaktadır. Bauerman'lar zengin bir ailedir, bu zenginlikleri naziler yönetime gelinceye kadar devam edecektir. Hitler'in yönetime geçmesi ile birlikte nazi birlikleri yavaş yavaş yahudi aleyhtarı eylemlere başlamışlardır. Önce onlar ile alışveriş ve konuşma yasaklanırken sonra eşyalarına el koyulmuş, yiyecek verilmemeye başlanmış ve son olarak da toplama kamplarına gönderilmişlerdir. Christine ve Bauerman'ların oğlu Isaac birbirlerine karşı bir şeyler hissetmeye başlamışlardır ve tam birbirlerine açıldıkları sırada ayrı kalmak zorunda kalırlar ülkedeki durum yüzünden. Birbirleri ile komşu olan , dost olan insanlar birbirlerinden uzaklaştırılmış , hatta bazıları Hitler ve nazilerin söylediklerine inanarak yahudilerin gerçekten de ülkelerinin aleyhine çalıştığına inanmışlardır. Savaşmak istemeyen ve yapılanların korkunç olduğunu düşünen insanları ölümle tehdit ederek ve bazılarını da öldürerek susturmuşlardır naziler.

     Christine ve ailesi de bir çok sıkıntı ve zorluk çekmesine rağmen Christine Isaac'ten asla vazgeçmemiştir.

    Bir bölümde Hitler'in kasabaya gelişi  ve insanların bir çoğunun ondan nasıl tiksindiği de yer alıyor .Korku ve zorbalıkla azınlığın , çoğunluğu nasıl yönlendirdiği ve insanlara nasıl zulmettiği yer alıyor kitapta.

   Son derece duygusal ve hüzünlü bir kitap Erik Ağacı. Kitabın ilk yarısı biraz yavaş ilerlese de sonradan hızlandı ve büyük bir heyecanla okudum kitabı.

- Kitabın tanıtım yazıma → buradan ← ulaşabilirsiniz. -




                                                            Kozmokitap

10/24/2016

Yeni Kitaplarım || Kitap Alışverişi #11

Ekim 24, 2016 10 Yorum

Kozmokitap

      Merhaba:)) Her ne kadar kitaplığımdaki okunmayı bekleyen kitaplar bitmeden yeni kitap almayacağımı söylesem de dayanamıyorum ve alıyorum her seferinde.... Okumayı çok istediğim kitaplar ve bir de yeni çıkan harika kitaplar olunca dayanmak gerçekten de çok zor oluyor... Bazen aklıma gelmiyor değil bunun bir bağımlılık olduğu....

kozmokitap


    Bu ayın ilk kitap alışverişini Babil.com dan yaptım. Kitaplar hasarsız ve hızlı bir şekilde elime ulaştı.
Arka Kapak Ekim ayı sayısında Peyami Sefa'yı ele alıyor , okumazsam olmaz:))) Kızımın mangaları Bleach ve Naruto'nun yeni sayılarını sepete eklemezsek olmazdı. Kızım her ay dört gözle yeni sayılarını bekliyor. Linda Sue Park'ın kitaplarının harika olduğunu okudum ve yazarın iki kitabı Suya Kavuşuncaya Dek ve Kırık Çömlek Parçası da aldıklarım arasına eklendi. Kağıt Ev ve Ay Yağmurları  ise çoktandır istediğim kitaplardı onları da fırsattan istifade aldım.

Kozmokitap


Kadran Dergi Twitter çekilişinden de sevdiğim bir yazar olan İhsan Oktay Anar'ın Kitab-ül Hiyel kitabını kazandım.

kozmokitap


Bu ay bir ilk de geçekleştirdim. Daha önce hiç oku oku'dan kitap almamıştım. Bir de bu siteyi deneyeyim diyerek oradan da sipariş verdim. Kitap hızlı bir şekilde kargoya verildi fakat kargo firmasının bir gün geciktirmesi ile elime geçti. Kitapları hasarsız olarak teslim aldım ya ona mutluyum:))  Oğlum için çok istediği Bioshock  Rapture Şehri'ni aldım. Kendim için ise Her Gün ve Berlinli Apatmanı'nı aldım. Normalde okuoku'da 75 tl üzeri kargo bedava. Bu nedenle alışveriş yapmıyordum. Sitelerini incelerken kargo ödeyen kitapları gördüm. Sevdiğim bir yazar olan Lİnda Howard'ın Aşk Tuzağı kitabını da ekleyince kargo bedavaya geldi:))

Kozmokitap


Bu ay ayrıca Erdem Yayın Grubunun instagram çekilişinden Ela isimli kitabı kazandım. Arka kapakta bir yapay zeka romanı yazıyor ve bu beni çok meraklandırdı.

Kozmokitap


Çirkin Kurbağalar Ülkesinden Senfoniler ise yazarı sevgili Nalan Tekin tarafından imzalı olarak gönderildi.

Kozmokitap


Erik Ağacı, Kurt Gölü ve Tess&Q-Dönüşüm yayınevleri tarafından okumam için gönderildi.

Bu ay çok güzel kitaplarım oldu. Hepsini okumak için sabırsızlanıyorum. Bu ay siz neler aldınız?...











                                                          Kozmokitap

10/21/2016

Tess & Q – Dönüşüm || Pepper Winters || Karanlık Serisi #2 || Kitap Tanıtımı

Ekim 21, 2016 2 Yorum


Kitabın Adı :Tess & Q – Dönüşüm
Yazar :Pepper Winters
Yayınevi :Arkadya Bitter Yayınları
Orjinal adı :Quintessentially Q
Etiket Fiyatı : 20.00 TL
Türü : Roman
Çevirmen :Esra Çetin
Sayfa Sayısı : 480
Baskı Tarihi : Ekim 2016
Çıkış Tarihi : 21 Ekim

Sen, benim esclave’imsin, ruh eşimsin.

Biz birbirimize aitiz, sonsuza kadar benimsin…

Q tüm dengeleri kontrolü altında tutsa da söz geçirmekte zorlandığı tek bir şey vardı. İçindeki karanlık… Elli sekiz numaralı kölenin dünyasına girmesiyle durumu daha da zorlaştı. Ama kendisi gibi kavgacı olan bu ruh, ona iki yanlışın tek bir doğru edebileceğini gösterdi.

Q’yu tamamlayan Tess’ti. Tess’in vazgeçilmezi de Q… Şimdi onu bütün eden kadının intikamını almak için yemin eden Q’nun vermesi gereken bir sınavı daha vardı. Sınırlarını yok edip zırhını ortadan kaldırmak… Ve dönüşümü kucaklamak.

Q karanlığın timsali olabilirdi ama o karanlık tamamen Tess’e aitti.

İhtiyacım olanı bana ver, bırak nehirler aksın, içimizdeki karanlık kazansın…

Karanlık Serisi’nde Dönüşüm’e hazır mısınız?


                                                            Kozmokitap

Kesin Ki Seni Seviyorum - Nilgün Şimşek || Kitap Tanıtımı

Ekim 21, 2016 0 Yorum

kozmokitap

Kitabın Adı :Kesin Ki Seni Seviyorum
Yazar :Nilgün Şimşek
Yayınevi :Yitik Ülke Yayınları
Sayfa Sayısı :316


   Büyük ilgi gören "Siyah Sardunyalar" adlı romanın yazarı Nilgün Şimşek'ten yeni bir eser: "Kesin ki Seni Seviyorum"

    Tren tünele girmişti. İyice karardı her yer. İs kokusu sardı etrafı. Yavaşça saçlarımdan öptü. Öylece kaldım, havada asılı kalan soruları araladım. Bu karanlık kardan çıkmak istiyordum artık. Işık her şeyi çözer diye düşündüm. Göğsüne başımı yaslayıp, "Sakın bir yerlere gitme, benimle kal!" dedim. İnci bir ömrü, aşkını, düşüncesini ona mektuplarla açan Vural'a adar.

     Altmışların başlarında genç bir eczacı kadın olarak, ailesine rağmen aşkının peşinden İstanbul'dan Malatya'ya sürüklenen İnci, varoluşu edebiyatta arayan Vural'la çalkantılı bir hayat geçirecektir. Bir gün sormadan edemez, ben kimdim? Kimi sevdim? Peki ya Vural?

     Kesin ki Seni Seviyorum, okuru Vural Bilgin'in mektuplarının derinliğinde İnci Uslu'nun hatıralarının ışığında Orta Anadolu'da sıkışıp kalmış aydınların hüzünlü ve zorlu aşk hikâyesine sürüklüyor.




                                                            Kozmokitap

10/20/2016

Maruha - Bade Osman Erbayav || Kitap Tanıtımı

Ekim 20, 2016 2 Yorum

kozmokitap

Kitabın Adı :Maruha
Yazar :Bade Osman Erbayav
Yayınevi :Yitik Ülke Yayınları
Sayfa Sayısı :364


    Okyanusların kalbinde iki asi ruh. Farklı zamanlarda yaşamış iki yürekli kadın. Boğaziçi'nin usulca kaynayan sularından ölgün ışıklarıyla geçen gemilere binerek Paris'e gitme hayalleri kuran Çingene ruhlu ressam Maruha ile Sheerness'li korsan Mary Anne'in rüyalarda kesişen büyülü hikâyesi.

   Tatavla'da Bir Delirme Vakası adlı kitabın yazarı Bade Osma Erbayav'ın ilk romanı Maruha, ustalıklı bir dille kurguladığı çok katmanlı anlatımıyla okura nitelikli bir kadın korsanlar atlası sunuyor.

   Ayaklarıyla yeri dövebilen İspanyol kadınlar gördüm. Güçlü ciğerleriyle ağıtlar yakabilenleri. Tutkuyla havada döndürdükleri elleriyle karanlıktan aydınlık yaratabildiklerini gördüm, en alımlılarını ve en mahzunlarını izledim. O kadınlar hep benim içimdeler... Biliyorum oradalar. Bulacağım onları.




                                                            Kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.