Doğan Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğan Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8/06/2020

1Q84 - Haruki Murakami

Ağustos 06, 2020 1 Yorum
1Q84

Murakami'nin üç kitaptan oluşan kült eseri 1Q84 uzun süredir okumak istediğim bir eserdi. Bu 1200 sayfalık kitabı üç aya bölerek okudum ki bitince çok rahat söyleyebilirim ki korkmaya gerek yokmuş. 
 
  Üç ayrı kitaptan oluşan 1Q84 ü ayrı ayrı kitaplar halinde alabileceğiniz gibi benim gibi ciltli baskıdan oluşan tek kitap halinde de alabilirsiniz. Ciltli hali benim daha çok hoşuma gitti. Ancak kesinlikle çantada taşınabilecek bir kitap değil bu haliyle . Evde rahat ortamda okuyabileceğiniz kütük gibi bir kitap :D

  1Q84 bilim kurgu , fantastik türlerinin karışımı bir kitap . İki karakter arasındaki paslaşmalarla ilerliyor iki kitap boyunca . Üçüncü kitapta bu iki karaktere bir avukat eskisi dedektif dahil oluyor . 

  Aomame ve Tengo esas karakterlerimiz . Bu ana karakterlerin yanına birçok da yan karakter eklemiş Murakami ve bu yan karakterlerin her birinin de önemli rolleri var kitapta  . Okuyucuya her karakteri ayrıntılı olarak tanıtma görevini üstleniyor yazarımız . Kitap boyunca betimlemelerden ve ayrıntılardan yana bir sıkıntı çekmiyoruz çünkü bunlardan bolca var fakat kitap bitince yine de bazı şeyler havada kalıyor ancak bunları da paralel dünyanın tuhaflığına veriyoruz ve nedeni niçini bilinmiyor. 

 Aomame spor hocasıdır .  Özel müşterilere de kas esnetme egzersizleri yaptırmaktadır . Bu işte kendisini geliştirmiş ve olukça da ustadır . Bu onun görünen işidir. Aomame aynı zamanda bir katildir. Yalnız kadınlara işkence yapan , çocuklara taciz ve tecavüzde bulunan erkekleri öldürmektedir. Bu işte bir prensibi vardır yani. Yaşlı  bir kadın ve onun işlerini yapan birisi ona parasını ödemektedir bu gizli işi için. 

 Tengo bir dersanede matematik öğretmenliği yapmaktadır . Matematik konusunda dahi denilebilecek bir düzeyde olan Tengo haftada birkaç gün çalıştığı bu işi tercik etmiştir ve kalan zamanda da kitap yazmaktadır . Yazdığı kitaplar basılmamış ya da onlarla bir ödül almamıştır ancak yine de denemeye devam eder. Bir gün yeni yazarlara ödül verildiği bir yarışmaya katılan kitaplardan birisini tekrar yazma görevini editörü Tengo'ya verir.  17 yaşındaki Fuku Eri'nin yazdığı Pupa Hava kitabıdır bu  Gizli bir şekilde bu kitabı elden geçirip tekrar yazacaktır Tengo . Etik olarak ona doğru gelmese de konuyu okuyunca içine dalar ve tekrar kaleme alır... 

   Aomame gizli işine gitmek için bir taksiye biner ve trafikte sıkışır kalır . Otabanın ortasında taksiden iner ve çalışanlara ait olarak kapıdan alt kata inerek metroya ulaşmaya çalışır işte bu anda başlar olaylar .. Aomame o andan sonra yeni bir dünyaya adım atar. Herşeyin aynı göründüğü aynı zamanda da farklı olan bir dünya . Aomame bu yeni dünyaya 1Q84 der.

" 1Q84 ... Bu yeni dünyaya bu adı vereyim ...." " Q , question mark'ın Q'su . Dünyanın soru işaretleriyle dolu olduğu anlamındaydı." 

 Bu dünyayı ayıran şey aydır . Kitap boyunca bu yeni dünyanın sembolü de olur . Gökyüzünde iki ay vardır . Ayların özelliklerini de kitaba bırakıyorum... 

  Yıl kitabın adından da anlaşılacağı gibi 1984'tür . Kitapta büyük usta George Orwell ve onun kült eseri 1984 'de atıflarda bulunur sık sık Murakami .  1Q84 ü okumadan önce 1984 ü okumanız atıfları anlamanız için daha iyi olacağı düşüncesindeyim.  3. kitapta ayrınca Proust'un Kayıp Zamanın İzinde kitabından bahsedilmekte ve ona atıfta bulunmaktadır . Ben henüz bu seriyi okumadım ancak kesinlikle okumak istediğim bir seri . Kitap içinde kitap da söz konusu  1Q84 de . Tengo'nun okuduğu Kediler Şehri kitabını onunla birlikte biz de okuyoruz .

İki kişi arasında paslaşma ve paralel bir dünya ... Bu kitabın konusu tam olarak ne dediğinizi duyar gibiyim. Birbiri ile bağlantılı bu iki kişi.  10 yaşında okulda yolları kesişen Tengo ve Aomame bir kez el tutuşmuşlar ve birlerini bir daha görmemişlerdir. Ancak o andan sonra birilerini unutamamışlar hayatlarına giren birileri olsa da aslında birbirlerini beklemişler ve bir gün birbirlerini bulacaklarını düşünmüşlerdir. Bir yönden bu okuyucunun hoşuna gitse de diğer taraftan da tuhaf gelmektedir. Belki kader de birbirleri ile buluşsunlar diye uğraşmaktadır !!! 

Pupa Hava kitabı yayımlanında büyük ses getirir ve bu andan sonra olaylar daha da karışır . Bir cemaatten kaçmıştır Fuku Eri . Disleksik olan bu kız da ayrı bir gizemdir.  Kitapta bahsedilen "Little People " insana benzeyen küçük canlılardır ve havadan pupa yaparlar. Bu canlıların ismini neden Türkçe tercüme ile yazmadılar anlayamadım. Bu da ufak bir eleştiri olsun... İkinci kitabın ortalarına kadar bu havadan pupa ve yazılan kitabın içeriği merak konumdu ancak bu merakımı giderdi yazar. Aomame bu kitabı okurken bize de okutuyor yazar. 

  Cinsel içerikli bölümleri de eklemiş yazar kitaba. Sahilde Kafka kitabından da vardı böyle bölümler . Bu kitapta bir de pedofiliden bahsediyor yazar.  Bunu yapanlara Aomame kadar ben de sinir oldum ve yapandan nefret ettim. Kitabın ortasından sonra yavaş yavaş taşlar yerine oturmaya başlıyor ve biz de anlatılanın , görünenin ötesini görmeye başlıyoruz. 

 İlk iki kitabı merakla ve zevkle okudum.  Üçüncü kitapta da bazı yerlerde yazarın çok fazla tekrara düştüğünü gördüm.  Kitaba ara vererek okursanız bu çok rahatsız etmiyor . Ancak üç kitabı da ara vermeden üst üste okursanız bu tekrarlar sıkıcı olabilir .  Sonuç olarak ise ben sevdim kitabı . İleride tekrar okur muyum???? Tabii ki de okurum:))



1Q84
Kitabın Adı : 1Q84
Yazar : Haruku Murakami 
Yayınevi : Doğan Kitap 
Orjinal adı : 1Q84
Çevirmen : Hüseyin Can Erkin 
Sayfa Sayısı :1256

"Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir" 

 Sarsıcı bir yolculuğa hazır mısınız? 
 Öyleyse kemerlerinizi bağlayın. Erkekleri, titizlikle geliştirdiği bir yöntemle öteki dünyaya gönderen genç bir kadınla tanışacaksınız. Ve amansız bir takiple onun peşine düşen fanatik bir cemaatin müritleriyle… Romantik misiniz? Evet, bu kitapta aşk da var… İki dünya bir araya gelmeden mümkün olmayan bir aşk. Yaşadığınız dünya gerçek mi, hiç düşündünüz mü? Düşündüyseniz, paralel bir evrene geçmek sizi heyecanlandıracaktır o zaman. Hayatı algılayışınızı değiştirecek bir kitabın kapağını açmak üzeresiniz şu an. 

 Yaşayan en büyük yazarlardan biri olarak kabul edilen Haruki Murakami başyapıtı, tüm dünyada milyonlarca satan kitabı 1Q84'le bir imkânsızı başarıyor. 





Haruki Murakami Kimdir?

Haruki Murakami


  12 Ocak 1949 yılında Japonya’nın Kyoto kentinde dünyaya geldi. Dünya ve Japon edebiyatının en önemli yazarlarından olan Murakami dilimize çevrilen eseri İmkânsızın Şarkısı ile büyük bir beğeni toplamıştır. Babası Budist bir din adamı olan yazar gençlik yıllarını Kobe’de geçirmiştir. Tokyo Vaseda Üniversitesinde üniversite öğrenimini tamamlayarak mezun oldu. 1986 yılında 1995 yılına kadar Avrupa ve Amerika’da yaşadı. Çocukluk yıllarından beri edebiyata büyük bir ilgi duyan yazar birçok büyük yazarın kitaplarını da okumuştur. Batı edebiyatına duyduğu ilgiden dolayı eleştirilmiş olsa da post modern yazarlardan olan Kurt Vonnegut ve Richard Brautigan’ın etkisinde kalmıştır.  






Haruki Murakami'nin Okuduğum  Kitapları : 

1Q84 



                                                    

5/26/2020

1Q84 - 1. Kitaptan Alıntılar

Mayıs 26, 2020 5 Yorum
1Q84


"Görünüş sizi aldatmasın . Gerçek daima tektir ."

" Gerçek daima soğuk ve ebediyyen yalnız başınadır . "

" ... risk , insan yaşamının baharatıdır ."

" Bilincim ve belleğimde bir anormallik yoktur ; ne olduğu belirsiz bir güç devreye girmiştir ve çevremdeki dünya bu gücün etkisiyle değişim geçirmiştir. "

" 1Q84 ... Bu yeni dünyaya bu adı vereyim ...." " Q , question mark'ın Q'su . Dünyanın soru işaretleriyle dolu olduğu anlamındaydı."






" Pazar günleri zamanın akışı tuhaflaşıyor , görüntüler esas hallerinden uzaklaşıyor ." 

" Her sanat , her arzu , dahası her eylem ve arayışın iyiye doğru bir yöneliş olduğu düşünülür. O yüzden de , olguların yöneldiği hedefe bakarak iyi olanı doğru şekilde belirlemek mümkündür. "

"Kalori hesaplamayı unutun . Doğru şeyleri seçerek , uygun miktarda yeme yetisi kazanırsanız , rakamlara ihtiyacınız kalmaz ." 

" Yürekten sevdiğin bir insan varsa , bir kişi olsun yeter , hayatın kurtulmuş demektir . O seni sevmese bile ." 

"Gelecek de , bir an gelir gerçek haline dönüşüverir." 

" Gerçek tarihi gasp etmek insanın kişiliğinin bir kısmını gasp etmekle aynı şeydir. "

" Dünya dediğin şey Aomame , birbiriyle çelişen anıların sonu gelmez savaşıdır."












                                                     

4/13/2019

İsimsiz Ceset - Tess Gerritsen

Nisan 13, 2019 4 Yorum
İsimsiz Ceset

   Tess Gerritsen ne yazsa okurum dediğim yazarlardan.  Cerrah ile tanıştığım yazar bende bağımlılık yarattı.  Her kitabı çıktığında bilinçaltımdan bir ses sürekli kitabı almamı fısıldıyor :D Şaka bir yana gerçekten hayran olduğum bir yazar.  Tıp camiasından geldiği için de tıbbi gerilim kitaplarını  daha profesyonel yazıyor .

   Yazarın okumadığım üç kitabı var.  Tam onları da almayı düşünüyordum ki matbaa zammından nasiplerini aldılar.  Ne kadar kitapları ve yazarı sevsem de öncelikle kendi bütçemi düşünmek zorundayım.  O nedenle güzel bir indirim bekliyorum.  Matbaa ve kağıt zammından konu açılmışken söylemeden edemeyeceğim.  Basılı kitaplar için bu zam bahane edildi de e-kitap için bahane ne ??? Onların fiyatları da basılı kitaplarla yarışıyor hatta kimisi daha pahalı.  Kağıt, matbaa, dağıtıcı masrafı yok.  Bu fahiş fiyatlar neden kaynaklanıyor ??¿¿¿


Bu kadar fiyatlardan serzeniş ettikten sonra İsimsiz Ceset'i de normal fiyattan aldığımı düşünmediniz değil mi ;)  Yüzde elli indirim ile aldım kitabı.  İncecik bir kitap için normal fiyatının çok pahalı olduğunu söylemeliyim.  Zaten Doğan Kitap'ın fiyatları da diğer yayınevlerine göre pahalı.  Onlara hala kızgınım , bu nedenle çok sevdiğim bir yazar ya da çok iyi bir indirim olmadıktan sonra almıyorum.  Neden kızgınsın derseniz daha önce bahsetmiştim, kısaca tekrar söyleyeyim.  Birkaç yıl önce onların instagram hesabından çekiliş ile bir kitap kazandım ve kitabı göndermediler.  Esas mesele kitabın gelmemesi değil durumu sormak için attığım yorum,  DM ve maillere hiçbir surette dönmemeleri.  Sosyal medya hesabını kim yönetiyorsa şirkete bu şekilde büyük zararı dokunuyor çünkü benim hiç güvenim kalmadı Doğan Kitap 'a.  Ne onları takip ediyorum ne de bir faaliyetlerine katılıyorum artık !!!

İsimsiz Ceset


   İsimsiz Ceset'e gelirsem - konuyu çok uzattım affınıza sığınıyorum - yine bir Rizzoli -Isles macerası.  88 sayfa kitap ve içinde çizimler de var.  Çizimler ne kadar güzel olsalar da hayalimdeki Maura daha güzel :D

Bir yardım gecesine katılan Maura orada çekici bir adam ile tanışır.  Sabah evinde kanepede, akşam giydiği giysilerle uyanınca geceye ait hiçbir şeyi hatırlayamadığını fark eder.  Saldırı kurbanı olduğunu  düşünürken evine gelen Rizzoli isimsiz bir ceset bulduklarını söyler.  İsimsiz ceset Maura’nın akşam tanıştığı adam çıkınca da şüpheli konumuna gelir Maura ...

Kısa ve güzel bir hikayeydi.  Çizimler de kitabı zenginleştirmişti.  Fakat dediğim gibi fiyatı kitap için fazla.  İndirimde bulursanız alabilirsiniz :)





İsimsiz Ceset - Tess Gerritsen
Kitabın Adı :İsimsiz Ceset
Yazar :Tess Gerritsen
Yayınevi :Doğan Kitap
Orjinal adı :John Doe
Çevirmen :Özge Onan
Sayfa Sayısı :88



Tess Gerritsen’den soluk soluğa bir Rizzoli & Isles öyküsü Maura Isles şık bir partiye gider. Yakışıklı bir adam ona yanaşır; hoş ve kibardır. Maura adamla flört edip şampanya içer. Ancak sonrası kocaman bir boşluktan ibarettir. Ertesi gün bildiği sadece iki şey vardır: Bir adam öldürülmüştür ve adamın cebinde Maura’nın üzerinde ev adresi yazan kartviziti bulunmuştur…


Tess Gerritsen : 

Tess Gerritsen Tess Gerritsen ABD’nin San Diego kentinde doğdu. Stanford Üniversitesi’nde antropoloji konusunda lisans yaptı, California Üniversitesi’nden tıp diploması aldı. New York Times’ın çok satanlar listesine giren Hasat’l8a dünya çapında başarı kazandı. Yazarın Kemik Bahçesi, Mefisto Kulübü, Cerrah, Çırak, Günahkâr, İkiz Bedenler, Ruh Koleksiyoncusu, Buz Gibi Soğuk, Sessiz Kız, Bir Sırrım Var, Kayıp Kızlar, Kan Gölü adlı romanları ve Ucubeler adlı öykü kitabı Doğan Kitap tarafından yayımlandı ve büyük okur kitlelerine ulaştı.






Yazarın Okuduğum Kitapları :


Rizzoli – Isles Serisi

 1–Cerrah
2- Çırak
3- Günahkar
4- İkiz Bedenler
5-Siliniş
6–Ruh Koleksiyoncusu
7-Buz Gibi Soğuk
8-Sessiz Kız
9-Sona Kalan
10-Diriliş
11-Bir Sırrım Var

Romantik Gerilim Kitapları

 Gece Yarısından Sonra
 Bıçak Sırtı
 Asla Arkana Bakma
 Proje: Ölümcül Virüs
 Masumiyetin İçin Savaş
 Karanlığın Ayak İzleri
 Gölgesizlerin Tutkulu Dansı
 Aşk Ölümden Uyanıştır
 Ruhundaki Zehirle Yüzleş

 Bağımsız Gerilim Kitapları 

Hasat
 Gece Nöbeti
 Kan Gölü
 Yörünge
 Kemik Bahçesi
 Ateşin Şarkısı


                                                            Kozmokitap

9/05/2018

İçimdeki Hayal - Steena Holmes || Kitap Yorumu

Eylül 05, 2018 4 Yorum
İçimdeki Hayal


Kesinlikle beklentimin çok üzerinde bir kitaptı İçimdeki Hayal . Hele de 4.90 gibi bir fiyata aldığım düşünülürse ...

Duygusal , gerilim ve belirsizlik öğeleri tam yerinde kullanılmış kitapta . Kitaptaki baş karakter Diane'nin yerinde olmak istemezdim .

Yeni anne olmuş Diane'nin duyguları ile başlıyor kitap. Bebeği doğalı birkaç ay olmuş , artık işe başlama zamanı gelmiştir. Bir de dadı vardır evde Nina . Bebekten çok Diane ile ilgilenmektedir sanki . Kocası ise bebeğin doğumuna yetişememiştir . Birkaç aydır iş gezisinden dönmemiş , eşi ile telefonda da konuşmamıştır .Ortada bir tuhaflık olduğunu sezer Diana . Fakat ne olduğunu anlayamaz.

Biz küçük bebeği olan Diana'i okurken aynı zamanda geçmişe dönüp hamilelik dönemini, eşi ile ilişkilerini , korkularını da okuyoruz.Geçmişin tekrarlanma korkusu bir tarafa bebek ve kariyer arasında bocalayan bir kadının duygularına da şahitlik ediyoruz.

Kitabın sonunda bütün tuhaflıkların ardında yatan acı nedeni de öğreniyoruz. Beni çok etkileyen kitaplardan birisi oldu İçimdeki Hayal. Bazı yerler tahmin edilebilir olsa da konu itibariyle çok etkilendim. Benden tam puan aldı kitap.

Kitaptan Alıntı :

"Dünya tatlısı bebeğimin kırpıştırdığı mavi gözlerine dikkatle baktım ve çok , ama çok uzun zamandan beri ilk kez umudu içimde hissettim." 

İçimdeki Hayal
Kitabın Adı :İçimdeki Hayal
Yazar :Steena Holmes
Yayınevi :Doğan Kitap
Orjinal adı :The Memory Child
Çevirmen :Mehmet Gürsel
Sayfa Sayısı :256


Geçmişiyle yüzleşen bir kadının gizemli hikayesi... Bebeğimi gördüğüm an, kusursuz bir andı. Daha iyi bir güne dair vaatlerin sunulduğu yerde, ağaran günün, perdelerin arasından kendini belli etmeye başladığı, sessizliğin ortasındaki o an... Brian, eşi Diane'in hamile olduğunu öğrenince sevinçten havalara uçmuştu. Çocuk sahibi olmayı yıllarca ertelemişlerdi. Bir sır, Diane'i anne olmaktan alıkoyuyordu. Ama korktuğu gibi olmamış, aradan geçen bir yıl onu haksız çıkarmıştı. Diane, kızı Grace'i heyecanla büyütmeye başlamıştı bile... Ama tuhaf giden bir şeyler vardı. Brian neredeydi? Neden kızını hiç görmemişti? Diane, Grace'in üzerine titrerken, akrabaları ve dostları gözlerini neden ondan kaçırıyorlardı?


                                                            Kozmokitap

8/29/2018

En Derinde - Sabine Durrant || Kitap Yorumu

Ağustos 29, 2018 1 Yorum
En Derinde


Polisiye - gerilim , psikolojik - gerilim kitaplarını çok seviyorum. Her tarz kitabı okusam ve her birinden ayrı tat alsam da bu iki tarz benim vazgeçilmezim. Hal böyle olunca da En Derinde'yi görünce aldım.

  Kitabı aldım dedim fakat bu tabir pek doğru olmadı. Dergi alırken yanında hediye veriyorlardı kitabı. Elle dergisi bazı aylar kitap hediye ediyor . Ben de böyle bir dönemde aldım dergiyi. Sanırım mayıs ayı idi. Hediye kitapların içerisinde polisiye-gerilim kategorisinde bir tane görünce kaptım. Aslında düşünmem gerekirdi neden hediye ediyorlar ,kitap sevilmedi mi , vasat mı diye :))

Öncelikle söyleyeyim kitap polisiye kategorisinde olsa da polisiye sayılmıyor bana göre. Kitap bitesiye kadar da gerilimin "g" sini hissetmedim.

  Kitap baş karakterin ağzından anlatılıyor. Bu yönü ile çok güzel . Fakat kitapta akıcılık eksik . Bazı şeyler de tahmin edilebiliyor , çok şaşırmadım yani sonuna . Konudan çok bahsetmiyorum çünkü aşağıya arka kapak yazısını bıraktım . Orada ayrıntılı olarak bahsetmişler. Sözün kısası para verip almadığıma sevindim kitabı. Hediye gelir ya da promosyon olarak alırsanız okuyabilirsiniz fakat bana göre para verip almaya değmez...



Kitabın Adı :En Derinde
Yazar :Sabine Durrant
Yayınevi : Doğan Kitap
Orjinal adı :Under Your Skin
Çevirmen :Sıla Okur
Sayfa Sayısı :320


Gaby’nin kusursuz bir hayatı vardı… Parkta bulduğu cesetle her şey alt üst oldu. Şimdi Gaby için hem masumiyetini kanıtlama hem de kusursuz hayatını koruma zamanı! Gaby, uzaktan her şeye sahip bir kadın gibi görünüyordu: yakışıklı ve başarılı bir eş, dünya güzeli bir çocuk, Londra’nın elit bölgesinde konforlu bir ev, kendisine hem ün hem de bol para getiren bir kariyer. Bir kadın daha ne isteyebilirdi ki?
   Ancak bir gün Gaby’nin genç bir göçmen kadını ölü olarak parkta bulmasıyla bu güzel rüya sona erdi. Kısa süre içinde polis Gaby’yi sorguya, hatta cinayet şüphesiyle gözaltına aldı.
    Şimdi Gaby için hem masumiyetini kanıtlama hem de sahip olduğu bu kusursuz hayatı koruma zamanı!

  Vicdanı, tutkusu, doğru ve yanlışları arasında gidip gelen bir kadının içsesi, Sabine Durrant’ın ustalıklı kalemiyle ete kemiğe bürünmüş. Yazar anlatımıyla okurunu da maceranın kalbine çekiyor, adeta katilin peşine düşürüyor.


                                                            Kozmokitap

7/04/2018

Bir Sırrım Var - Tess Gerritsen || Kitap Yorumu

Temmuz 04, 2018 1 Yorum
Bir Sırrım Var


    Çok sevdiğim yazar Tess Gerritsen'in nihayet yeni kitabı çıktı. Kitabı indirime girmesini bekleyemeden aldım. Bazı konularda çok sabırlı olsam da konu Tess olunca maalesef sabırlı olamıyorum.

   Yazarın her kitabını çok severek okusam da Rizzoli - Isles serisi bambaşka benim için. Kitaplarını büyük bir keyifle okudum ve dizisini de seyrettim. Başlarda kitaptan çok farklı gelişen diziye biraz kızsam da sonradan sevmeye başladım ve yayınlanan bütün bölümlerini seyrettim. Kitabı okumaya başlayınca hayalimde farklı canlanan Rizolli ve Isles , diziyi seyrettikten sonra son kitapta dizideki oyuncular olarak gözümde canlanmaya başladı :)))

  Serinin 12. kitabı Bir Sırrım Var. Tess'in kitaplarının Martı Yayınlarından çıkan halini daha çok seviyordum açıkçası. Doğan Kitap pahalıya satıyor ve pek de indirim olmuyor kitaplarında...

Birbiriyle alakasız görünen cinayetleri soruşturuyor bu kitapta ikilimiz. Cinayetlerin alakasız görünmesinin yanı sıra delil de yok . Katil temiz çalışmış ve geriye de iz bırakmamış... Ne kadar katil zeki olursa olsun Maura ve Jane'in elinden kurtulamaz , değil mi??

  İşlenen cinayetler , geçmişte olmuş bir kayıp vakası ...Tüm bu işlerin ortasında bir de Maura'nın biyolojik annesinden haber alırlar. Yoksa o da mı davayla bağlantılıdır???

  Kitapta bazı şeyler tahmin edilebilir olsa da yine de okuması çok keyifliydi. Hatta ki,tabın sonunda " ben sana demiştim Jane , ama beni dinlemedin " bile dedim. Her zaman dediğim gibi sakalım yok ki dinlesinler
 : D)))  Tess hayranları okuyun . pişman olmazsınız...



Bir Sırrım Var
Kitabın Adı :Bir Sırrım Var
Yazar :Tess Gerritsen
Yayınevi : Doğan Kitap
Orjinal adı : I Know a Secret
Serisi : Rizzoli Isles #12
Çevirmen :Algan Sezgintüredi
Sayfa Sayısı :308


Polisiye meraklılarının kaçırmaması gereken bir roman. Tess Gerritsen’in en iyi kitaplarından biri.

- San Francisco Review of Books -

Korku filmi yapımcısı genç bir kadınla, bekâr bir muhasebecinin cesedi bulunduğunda bu iki farklı cinayeti birbirine bağlayan hiçbir kanıt yoktur ortada. Cesetlerde belirgin yaralar bulunsa da ölüm sebebi belli değildir. Adli tabip Maura Isles bu iki cinayetin birbirine bağlı olabileceğini düşününce, dedektif Jane Rizzoli hummalı bir araştırmaya girişir.

Soruşturma geçmişte büyük bir taciz vakasının kurbanı olan genç bir kadına, gerçek bir hikâyeye dayanması muhtemel bir korku filmine, gaddar ve sıra dışı ölümlere maruz kalmış azizlere doğru genişler. Rizzoli ile Isles tam katili köşeye sıkıştırdıklarını düşündüklerinde çok uzun süre saklı kalmış bir sır yüzeye çıkıp başka masumların da hayatını tehdit etmeye başlar...


                                                            Kozmokitap

7/20/2017

Aç Kapıyı Ben Geldim - Metin Köse || Kitap Yorumu

Temmuz 20, 2017 8 Yorum
Aç Kapıyı Ben Geldim - Metin Köse

Zonguldaklı yazar Metin Köse'nin Doğan Kitaptan çıkan yeni kitabı Aç Kapıyı Ben Geldim.

Mübadele yıllarında zorla Safranbolu'dan göç ettirilenleri anlatıyor kitabında yazar.

Kitapta anlatılan sadece zorla göç ettirilenler mi? Tabii ki değil. Göç ettirilenler , ayrılanlar, dostluklar, komşuluklar, aşklar ....

  İki tarih arasında gidip geliyor kitap. 1924 ve 2014 . Çoğu yerde bir bölümün bittiği cümleyle diğer tarihte diğer bölüm başlıyor . Bu tarz yazması yazarın çok daha etkileyici olmuş bana göre.

2014 Bölümün sonu:
   Ve Balzac kendini tutamayıp söylendi:
" İşte o ! Yemin ederim o!"
Mayıs 1923 
" İşte o ! Yemin ederim o!"
Bu söz ansızın ağzından çıkıvermiş , çıkar çıkmaz da korkuyla etrafına bakınmıştı Yordan. 

1924 yılında mübadele ile göç edenlerin göçüyle başlayan kitap bir sene öncesine dönerek bize olayları ayrıntıları ile anlatıyor. Safranbolu'da yaşayan müslüman ve hristiyan halkın dostluğu ve burada yaşayan hristiyanların da Türkçe dışında bir dilmediklerinden , kurtuluş savaşında Kuvvayi Milliyeye yardım ettiklerinden bahsediliyor. Bu günlük yaşam koşturmacasında da filizlenen bir aşktan: Yordan ve Güldane'nin aşkından bahsediyor bize. Lozan ile alınan mübadele kararı ile Safranbolu'da yaşayan hristiyan nüfus Yunanistan'a göçe zorlamıyor. İstemeseler de vatanı olarak Türkiye'yi görseler de gitmek zorundadırlar. Evlerini , eşyalarını , dostlarını ve gözü yaşlı sevenlerini arkada bırakıp gitmek zorundadırlar...

Aç Kapıyı Ben Geldim - Metin Köse

  2014 yılında ise bir kültür turu ile Safranbolu^yu gezmeye gelen bir grubu konuk ediyoruz evlerimize. Rehber, Murat , Tekin, Filiz ve eşi Andon'un sohbetlerine tanıklık ediyoruz. Turda Japon ve Güney Korel,i turistler olsa da kitapta ana konu bu grup oluyor. Tekin bir yazar , Murat bir şair. Onların ve bu tur sayesinden birçok detay öğrendim Safranbolu hakkında. Bu tur ile birlikte beni de gezdirmiş yörenin tarihi atmosferi hakkında bilgi sahibi yapmış oldular. Ayrıca Balzac hakkında da bilmediğim detayları öğrenmiş oldum. Yani tam anlamıyla bir kültür turu idi.

   Efsaneye göre ; Yörük  Beyi'nin oğlu , Konarı Beyi'nin kızına aşık olur, iki aşık gizli gizli Konarı Gölü'nde buluşurlar. Sonunda Yörük Beyi oğluna Konarı Bey'nin kızını istemeye gider. Konarı Beyi bu evliliğe razı olmaz. " Siz yabansınız göçersiniz!Yarın bir gün göçüp gittiğinizde ben kızımın hasretine dayanamam" der. Araya büyükler girse de Konarı Beyi razı olmaz. Mevsimler değişir. Yörük Obası'nın  göçme vakti gelir. Bakarlar ki Yörük Beyi'nin oğlu ortada yok. Ne kadar arasalar da bulamazlar. Bu arada Konarı Beyi'nin kızının da kayıp olduğu anlaşılır. İki taraf da aramaya çıkar . Bir çoban söyler âşıkların yerini, "Göl kıyısında olabilirler" der. Giderler Konarı Gölü'ne. Kızın yazmasını bulurlar kıyıda. İki taraf da ağlamaya başlar. İşte tam o an bir çift ördek havalanır gölden. Biri yeşil, biri beyaz…

Kitapta yer alan bu efsane beni çok etkiledi. İmkansız iki aşığın sonu. Kitapta da imkansız iki aşık var Yordan ve Güldane....


  Kültür turundaki grubumuz da aslında göründüğü gibi olmadığının sinyallerini veriyor okurken. Filiz'in tuhaf davranışları ve herkesin Safranbolu hakkında çok bilgili olup burayı bilmediklerini söylemesi... gibi.

Aç Kapıyı Ben Geldim - Metin Köse


   Kitabın sonunda bütün sırlar açığa çıkıyor ve biz aşkın nesiller sonrasında bile devam ettiğini anlıyoruz.


  Efsane ile bezeli , gerçeklerden yola çıkarak hazırlanmış bilgi dolu bir kurgu Aç Kapıyı Ben Geldim. Kitaptan aldığım lezzeti anlatamam. Çok tatmin edici bir kitap oldu benim için. Tavsiyemdir...



Kitabın Adı :Aç Kapıyı Ben Geldim
Yazar :Metin Köse
Yayınevi :Doğan Kitap
Sayfa Sayısı :320


   Bir çoban söyler âşıkların yerini, "Göl kıyısına bakın" der. Giderler Konarı Gölü'ne. Kızın yazmasını bulurlar kıyıda. İki taraf da ağlamaya başlar. İşte tam o an bir çift ördek havalanır gölden. Biri yeşil, biri beyaz…
1924 yılında Safranbolu'dan Skydra'ya (Yunanistan) gönderilen 485 hanedeki 3.212 Kıranköylü ile Balkanlardan Anadolu'ya gönderilen yüzbinlerin dramı. Yanlarında bir avuç toprak, bir tutam safran götüren bu insanların izini yaşatan Safranbolu… Ve geçmişin yükünü omuzlarında taşıyan çocukların, torunların hikâyesi… Aç Kapıyı Ben Geldim, yurdunu kaybedenlere, toprağından edilenlere, mübadillere, yarım kalan sevdalara adanmıştır.




                                                            Kozmokitap

2/28/2017

Murakami'nin Kedisi - Aylin Oflaz || Kitap Yorumu

Şubat 28, 2017 1 Yorum
Kozmokitap


   Kitap yurdunun  her hafta yaptığı ilk 100 kitap 5 tl kampanyalarına bayılıyorum. Bu harika kitabı da bu kampanya ile 5 tl ye aldım. Bu hafta farklı bir kitabı daha sipariş verdim bakalım. Onu da çok merak ediyorum.

  Murakami sevdiğim bir yazardır ,şimdiye kadar üç kitabını okudum. En sevdiğim kitabı da Murakami'nin Kedisi'nde de adı geçen Sahildeki Kafka İdi. Kendine has bir tarzı olan yazar bir çok kişi tarafından da çok sevilmektedir.

Kozmokitap

   Murakamin Kedisi iki saatte bitti. Ben da hayret ettim. Kitaba başladım ve bitirmeden bırakamadım. Kitaba başladığınız zaman kelimeler uçuşmaya, etrafınızda dans etmeye başlıyor ve siz de bu büyüye kapılarak kitabın nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Aylin Oflaz harika bir iş başarmış ; eğlenceli , komik ve hızla okunan bir kitap yazmış .

  Lal karakteri ilginç ve biraz da bana göre çatlak bir karakter. Böyle olunca da daha sevimli olmuş .En sevdiği yazar 'Murakami ' yüzünden eşi ile tartışan Lal , eşini terk ederek arkadaşının evine gider. Arkadaşı yurt dışındadır , ev ile Lal ilgilenmektedir. Murakami 'nın İstanbul'da olduğunu öğrenen Lal , kaldığı otele gider . Bu macerası Murakami 'nın kedisini çalması ile sonuçlanır ve sonrasında ise.... İşte eğlence de bundan sonra başlar. ...

kozmokitap


 Birbirinden tuhaf ve komik karakteri bir araya getiren kitapta yok yok... Bu kadar ince bir kitaba bu kadar olay nasıl sığdı diyorsanız kitabı okumanız gerekir.Keyifli ve yormayan bir kitap arıyorsanız Murakami'nin Kedisi tam size göre ;)  Tavsiyemdir ...





KozmokitapKitabın Adı :Murakami'nin Kedisi
Yazar :Aylin Oflaz
Yayınevi :Doğan Kitap
Sayfa Sayısı :144


Murakami’nin Kedisi, Beyoğlu’ndan Prag’a, pagan büyülerinden psikanalize uzanan geniş bir yelpazede, sayfalardan adeta fırlayan renkli karakterleri ve soluksuz okunan akıcılığıyla büyülü bir roman.

O an kendime geldim, resmen ve fiilen Murakami’nin pek mühim kedisini çalmış bulunuyordum. Oh olsun! İçimi bir huşu kapladı, bir kedi çaldığım için kendimi böylesine iyi hissedeceğim hayatta aklıma gelmezdi.

Senaryo yazarı Lal, eşi Umut’a öfkelenip ardına bakmadan evi terk etti. Kendini

Beyoğlu’nda, St. Antoine Kilisesi apartmanlarında buldu. Çok sevdiği yazar Haruki Murakami’nin Pera Palas’ta yapılacak bir panel için İstanbul’da olduğunu öğrenince kulaklarına inanamadı. Otele geldiğinde kapıda bir kargaşa vardı, biricik Murakami ise suratını asmış, lobide öylece oturuyordu. Edebiyat devinin kedisi yer yarılmış, içine girmişti!

Murakami’nin Kedisi, Beyoğlu’ndan Prag’a, pagan büyülerinden psikanalize uzanan geniş bir yelpazede, sayfalardan adeta fırlayan renkli karakterleri ve soluksuz okunan akıcılığıyla büyülü bir roman.


                                                            Kozmokitap

7/13/2016

Kadınsız Erkekler - Haruki Murakami || Kitap Yorumu

Temmuz 13, 2016 2 Yorum
                             Kadınsız Erkekler

     Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. O köşeyi bir kez dönünce, orası artık senin için mümkün olan tek dünya olacak. O dünyada sen kadınsız erkeklerden biri olarak anılacaksın, hep bu soğuk çoğul eki ile.  

     Haruki Murakami okumaya başladığım zaman bir huzur hissederim. Yazarın yazım tarzı o kadar sade ve dolambaçsızdır ki onu okurken başka bir şey hissetmek elimden gelmez. Hırs , ihtiras ya da yorucu bir anlatım tarzı yoktur yazarın. doğuya özgü o durgun ve sakin havada anlatır anlatacaklarını yazar. Yorulmadan saatlerce okuyabilirsiniz kitaplarını. Farklı konularda anlatacakları vardır yazarın . her kitabında farklı bir konu ile bizi şaşırtır. Bu kitabının konusu ise adından da anlaşılacağı gibi kadınsız erkeklerdir.

     Yedi kısa öykü yer alır kitapta. Bu öykülerin kahramanları farklıdır fakat hepsinin ortak noktası kadınsız oluşlarıdır. Drive my car da eşi ölmüş bir tiyatro oyuncusu vardır. Yalnızlığa alışması ne kadar zor olsa da eşinin onu aldatması özellikle de bunun nedenini öğrenemeden ölmesi daha zordur. Kitabın konusu kadınsız erkeklerdir. Bunlardan eşi ölenler olduğu gibi eşi aldattığı için ayrılanlar ya da yıllar sonra eski sevgilisinin intiharını öğrendikten sonra psikolojisi altüst olanlar da vardır. Bu yalnız kalış, aldatılış ile farklı farklı yollarlar başa çıkmaya çalışır karakterler. Karakterlerin bir tür kendileri ile hesaplaşmaları yer alır kitapta. Yazarın Kafka sevgisi de yer bulur kendisine Aşık Samsa öyküsü ile. Kafka'nın böceğe dönüşen Gregor Samsa'sını bilmeyen yoktur. Bu kitapta da tam tersi olur. Gregor Samsa'ya dönüşür karakterimiz. Öncesinde ne olduğunu hatırlayamaz.

   Kolayca zarar görebilecek bir bedenle ( üzerinde ne onu koruyan bir kabuk , ne de saldırmak için kullanabileceği bir silah vardı ) , bu dünyada yaşamayı nasıl beceriyordu acaba? 

   Yazarın okuduğum diğer kitapları gibi bu kitabını da çok sevdim. Okumam için kitabı bana veren kardeşime teşekkür ederim:))






Kitabın Adı : Kadınsız Erkekler
Yazar : Haruki Murakami
Yayınevi : Doğan Kitap
Orjinal adı :Onna Noinai Otokotachi
Çevirmen : Ali Volkan Erdemir
Sayfa Sayısı :224


    Bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek demek… Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. O köşeyi bir kez dönünce, orası artık senin için mümkün olan tek dünya olacak. O dünyada sen kadınsız erkeklerden biri olarak anılacaksın. Hep bu soğuk çoğul eki ile... Bir kadının özlemini çeken, yasını tutan; bir kadın tarafından aldatılmış, terk edilmiş olmanın acısıyla yaşayan, aşkla kendinden vazgeçen erkeklerin öyküleri… Haruki Murakami'den aşka ve kadınlara yazılmış yedi ağıt…


Haruki Murakami Kimdir?

Haruki Murakami


  12 Ocak 1949 yılında Japonya’nın Kyoto kentinde dünyaya geldi. Dünya ve Japon edebiyatının en önemli yazarlarından olan Murakami dilimize çevrilen eseri İmkânsızın Şarkısı ile büyük bir beğeni toplamıştır. Babası Budist bir din adamı olan yazar gençlik yıllarını Kobe’de geçirmiştir. Tokyo Vaseda Üniversitesinde üniversite öğrenimini tamamlayarak mezun oldu. 1986 yılında 1995 yılına kadar Avrupa ve Amerika’da yaşadı. Çocukluk yıllarından beri edebiyata büyük bir ilgi duyan yazar birçok büyük yazarın kitaplarını da okumuştur. Batı edebiyatına duyduğu ilgiden dolayı eleştirilmiş olsa da post modern yazarlardan olan Kurt Vonnegut ve Richard Brautigan’ın etkisinde kalmıştır.  






Haruki Murakami'nin Okuduğum  Kitapları : 

1Q84 



                                                    

10/28/2015

Sahilde Kafka - Haruki Murakami

Ekim 28, 2015 3 Yorum
Kozmokitap

  Sahilde Kafka bol ödüllü bir kitap ve Murakami'nin en iyi kitabı olduğu söyleniyor. Ben kitaplarının hepsini henüz okumadığım için bir şey söyleyemeyeceğim ancak benim de çok sevdiğim kitaplar arasında en üst sıralarda tahtını kurdu. 600 küsur sayfalık kitaba başlarken bir haftada okurum diye düşünmüştüm. Yoğun işler sebebi ile fazla vakit ayıramam diye. Fakat kitaba başlayınca nasıl bir bağımlılık yaptı anlatamam , kitabı elimden bırakamadım. Mutfakta yemek yaparken bile kitap masanın üzerindeydi ve gelip geçerken okudum.

Kozmokitap

   Kitap hakkında söylenenler kesinlikle abartı değil muhteşem bir kitap. Yalnız aralara serpiştirilmiş +18 lik bölümler var baştan uyarayım. Konu ilginç karakterler onlardan da ilginç. Bir de usta Murakami anlatımı eklenince şaheser bir yapıt çıkmış ortaya.
Sahilde Kafka

  Kitap birbirine paralel iki öykü olarak ilerliyor ve öykü bir noktada birbiri ile ilişkilendiriliyor. Birinci öyküdeki karakterimiz Kafka Tamura. Tamura gerçek isim fakat Kafka ismi evden kaçan onbeşlik karakterimizin tanınmamak için kendisine verdiği isim. Kafka'nın yanında arada belirip onunla konuşan , ona akıl veren Karga isimli bir delikanlı var. Bu da yazarın başka bir benliği, kendisi. Kafka Çek dilinde karga demekmiş. Babasının kendisi ile ilgili söylediği kehanet ya da lanet yüzünden Kafka Tamura evden kaçar. Henüz onbeş yaşında olmasına rağmen vücudunu spor ile geliştirmiş ve onyedi yaşında bir görünüme ulaşmıştır. Evden kaçması ile birlikte Kafka Tamura birçok kişi ile tanışır ve yeni dostlar edinir. Yolda karşılaştığı genç kız, kütüphanedeki Oşima, Saeki Hanım gibi. Karakterlerdeki tuhaflıkları anlıyor fakat kendileri açıklamadan ne olduğunu anlayamıyorsunuz. Ortadaki gizem kitaba daha çok bağlanmayı sağlıyor ve sayfalar birbiri ardına çevrilirken bu dünyadan kopuyor bambaşka bir aleme yolculuk ediyorsunuz.
Sahilde Kafka

İkinci öykü ise bir hayli ilginç . İkinci dünya savaşı sırasında bir dağda ders sırasında sebepsiz yere çocuklar bayılır. Birisi hariç diğerleri bir süre sonra kendilerine gelirler. Fakat Nakata kendisine gelemez ve uzun bir süre bilinçsiz kalır. Kendine geldiği zaman ise belleği silinmiştir. Ne kendisini ne de çevresindekileri hatırlayamaz. Okuma - yazmayı bile unutmuştur ve bir daha da öğrenemez. Bizim hikayemize Nakata 60 yaşlarında dahil olur. Valiliğin engelli yardımı ile yaşayan Nakata ek iş olarak kedi buluculuğu yapar. Kedilerle konuşabildiği için kayıp kedileri bulması kolay olur. Susam isimli kediyi bulmaya çalışırken başına ilginç olaylar gelecek ve o da bir yolculuğa başlayacaktır.
Sahilde Kafka


Çeşitli metaforlar , ilginç olaylar, gizem , kehanet kitabı farklı ve özel kılıyor. Kitabı çok sevdim ve mutlaka okumanızı tavsiye ederim.



KozmokitapKitabın Adı: Sahilde Kafka
Yazar: Haruki Murakami
Yayınevi: Doğan Kitap
Orjinal adı:Kafka on the Shore
Çevirmen:Hüseyin Can Erkin
Sayfa Sayısı: 656
  Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir düzenek gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibi peşindedir Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar.
   Sahilde Kafka, XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kitapları bağımlılık yaratan kült yazar Haruki Murakami'den, hayatın yavan gerçekliğine karşı büyülü bir dünyanın kapılarını açan bir roman.


Haruki Murakami Kimdir?

Haruki Murakami


  12 Ocak 1949 yılında Japonya’nın Kyoto kentinde dünyaya geldi. Dünya ve Japon edebiyatının en önemli yazarlarından olan Murakami dilimize çevrilen eseri İmkânsızın Şarkısı ile büyük bir beğeni toplamıştır. Babası Budist bir din adamı olan yazar gençlik yıllarını Kobe’de geçirmiştir. Tokyo Vaseda Üniversitesinde üniversite öğrenimini tamamlayarak mezun oldu. 1986 yılında 1995 yılına kadar Avrupa ve Amerika’da yaşadı. Çocukluk yıllarından beri edebiyata büyük bir ilgi duyan yazar birçok büyük yazarın kitaplarını da okumuştur. Batı edebiyatına duyduğu ilgiden dolayı eleştirilmiş olsa da post modern yazarlardan olan Kurt Vonnegut ve Richard Brautigan’ın etkisinde kalmıştır.  






Haruki Murakami'nin Okuduğum  Kitapları : 

1Q84 



                                                    

7/22/2015

Sufle - Aslı E. Perker

Temmuz 22, 2015 1 Yorum

sufle
   " Güzel kaprisli bir kadın gibiydi sufle; ne gün ne yapacağı belli değildi. "
  İsmi oldukça ilginç olan bir kitap Sufle. Adına bakınca bir yemek kitabı zannedilebilir kitap . Aslında öyle değil. Dünyanın farklı yerlerinde olan üç farklı insanın üç farklı hikayesi. Hepsinin ortak noktası bir kitapçıdan aldıkları kitap: Sufle.
   Neredeyse bir yıldır kitaplığımın konuğu olan kitap için uygun okunma zamanı şu anmış. Kaç kere elim kitaba okumak için gitti, nedendir bilinmez son anda okumaktan vazgeçtim. Ben herşeyin bir zamanı olduğuna inanırım. Sufle için de doğru zaman  yeni geldi ve kitabı okurken gerçekten çok keyif aldım. Olayların içerisindeydim ve çok rahat gözümün önünde canlandılar. Çok heyecanlı, gerilim dolu bir kitap değil. Daha sakin. Okumaya başlayınca bu sakinliğie rağmen kitap beni öyle bir kendisine bağladı ki bırakmak istemedim. Karakterlerin hayatlarındaki döngüleri, bir sonraki adımları merak etim. Onlarla birlikte yaşadım adeta. Ve kitaba bayıldım.....
  Türkiye'den Ferda, Fransa'dan Marc, Amerika'dan Lilia..... Her bölümde hepsinin hayatından kısa kesitler okuyoruz. Üç farklı hayatın puzzle olarak önümüzde ve her bölümde bir parça daha birleştiriyoruz. Ferda evli ve iki çocuk annesi. Oğlu Türkiye'de, onun da iki çocuğu var. Kızı ise Fransa'da Ferda'nın. Ferda yemek yapmayı çok seviyor. Ferda'nın annesi problemli bir kadın. Her olayı abartıyor. Bir gün kalça kemiğini kırınca mecburen Ferda'da kalmak zorunda kalıyor. Çok inatçı bir kadın olan Nesibe Hanım kendisini yatalak olarak görüp fizik tedaviyi reddediyor ve düzelme imkanı varken yatalak olarak kalıyor. Bundan sonra Ferda'nın hayatı annesine bakmak  ve ev işleri arasında sıkışıyor.

    Fransa'dan Marc...
Marc ve Clara'nın çok mutlu bir evlilikleri var. Taa ki Marc birgün işten döndüğünde çok sevdiği eşini evde ölmüş bulasıya kadar. Bundan sonrası Marc için çok zor. Eşinin yokluğuna alışmak, hayatına devam etmeye çalışmak ve insanlardan kaçmamayı başarmak. MArc'ın hikayesinde onun tekrar hayata dönüşünü ve yaşama bir yerlerden tutunma çabasını okuyoruz.

    Amerika'dan Lilia...
   Aslen Filipinli olan Lilia Amerika'ya yerleşmiş ve orada evlenmiştir. Vietnam'dan iki de çocuk evlat edinmişlerdir. Çocuklar şimdi büyümüş ve kendi hayatlarını kurmuşlardır. Eşi Arnie ile Lilia yıllardır ayrı odalarda kalmaktadırlar ve birbirleri ile nadiren konuşurlar. Bir sabah Lilia eşini odasında bayılmış olarak bulur. Arnie'nin beyin damarlarında tıkanma olmuştur ve tek tarafı kuvvetsizdir. 60 yaşını geçmiş Lilia için bu durum çok zor olacaktır. Hastane masrafları için bankadaki birikimleri harcayınca gelir olarak evlerinden birkaç odayı kiraya verirler. Her zorluk ile Lilia tek başına mücadeleye başlar.

   Hikayeler içerisinde belki de en hüzünlü olanı Lilia'nın hikayesidir. Bitirmeden bırakamadığım kitabı tavsiye ederim.


Kitabın Adı: Sufle
Yazarı: Aslı E. Perker
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 306

"Dünyanın merkezi bilim adamlarının dediği gibi dev bir demir küre değil, her evin mutfağı.''
"Lilia, suflesinin ortası her çöktüğünde kendi yaşamını görüyordu sanki. Kendi yaşamında da ne kadar çabalarsa çabalasın bir anda ruhunun ortası çöküveriyor, hayat etrafına yıkılıveriyordu. İniş çıkışları efsanevi sufleden farklı değildi. Ne zaman fazladan sevinecek olsa bir anda bir mutsuzluk gelip kapısını çalıveriyordu."
Karısı Clara'nın yasından arınmak için yemek yapmayı öğrenen Marc...Yatalak olmak için elinden geleni ardına koymayan annesinden tek kaçışı mutfakta bulan Ferda...Ve evinde kalan pansiyonerlere yemek yaparak geçmişin hayal kırıklıklarından kurtulmaya çalışan Lilia...


Kozmokitap

3/05/2015

Gül Yaprağı Kumsalı - Dorothy Koomson

Mart 05, 2015 8 Yorum
 
Dorothy Koomson
   Yaklaşık bir yıldır kitaplığımda duran kitabı birkaç kere elime alsam da okumadan yerine koydum. O zamanlar beni sarmayacağına inanmıştım. Şimdi düşünüyorum da bir sayfasını bile okumadığım bir kitap hakkında çok önyargılı davranmışım. Şimdi kitap bittiktan sonra yazarı en sevdiğim yazarlar katagorisinde yerini aldı. Anlatım tarzı bir yana karakterleri yerleştirmesi , onların duygularını ifade etmesi ve olayların kurgusu müthişti. Tek kelime ile " BAYILDIM" ....

12/17/2014

Kemal " Hadi gel , bi kahve içelim... " - Gül Sunal

Aralık 17, 2014 6 Yorum
 
Kozmokitap

Çocukluğum belki de bir çoğumuzun çocukluğu onun filmlerini izlemekle geçti. İlk ne zaman O'nun filmleriyle tanıştım hatırlamıyorum bile . Çocukluğumuz , gençliğimiz , tek kanallı dönem çok kanallı dönem .... Hep onun filmleri oldu hayatımızda. Televizyona çıkınca konuşmasa bile içimizden gülümsemek gelirdi. O içimizden birisiydi, hepimizin sevgili İnek Şabanı'ydı.

12/11/2014

Aranmayan Özellikler - Selçuk Orhan

Aralık 11, 2014 0 Yorum
Kozmokitap



   Kendi işinde çalışan deneyimli finans danışmanı olan Faruk,  bir arkadaşı aracılığı ile global bir şirket için gizli bir iş alır. Şirket içinde bazı yolsuzlukların yapıldığından kuşkulanılmaktadır. Şirketin eski insan kaynakları müdürünün sahte işe alımlar yaptığı ve şirketi yüklü bir miktarda dolandırdığı düşünülmektedir. Birleşme aşamasında olan şirket ismine leke gelmeden el altından araştırma yapması için tutulmuştur Faruk.

11/27/2014

Hasat - Tess Gerritsen

Kasım 27, 2014 0 Yorum
Kozmokitap

    Woow, muhteşem bir kitap daha bitti, hele Tess olunca tadına doyum olmaz oluyor. Kitap hemen bitmesin diye yavaş yavaş okudum. Ne kadar ağırdan alsam da sonunda bitiyor maalesef. Tess Gerritsen'in adını tüm dünyaya duyuran roman Hasat'tır. Bu kitap ile tıbbi-gerilim romanları yazmaya başlamıştır yazar.

    Abby , Bayside hastanesinde cerrahi asistanıdır. Asistanlığının ikinci yılındadır ve çok yoğun çalışmaktadır. Aynı hastanede çalışan göğüs cerrahı Mark ile birlikte yaşamaktadırlar ve şimdiden organ nakil ekibinden bir iş teklifi almıştır. Abby'nin trafik kazası geçirmiş bir hastasının beyin ölümü gerçekleşir ve hastanın eşini organ

10/17/2014

Pembe ve Yusuf - Canan Tan

Ekim 17, 2014 4 Yorum
kozmokitap

Her yeni başlangıç, yeni bir umudu da beraberinde getirdi...

    Usta yazar Canan Tan'ın kaleminden Pembe ve Yusuf tanıtım yazılarında ilgimi çeken bir kitaptı. Tavsiye Kanalı bana hediye olarak gönderdiği zaman çok mutlu oldum. Pembe ve Yusuf okuduğum ilk Canan Tan kitabı oldu. Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu olan yazarın çok sayıda  kitabı ve senaryo çalışmaları vardır. Bir çok ödül sahibi olan yazarın kitaplarını okumak istememe rağmen  nedendir bilinmez

9/22/2014

Uyuyana Kadar - S.J. Watson

Eylül 22, 2014 4 Yorum
kozmokitap


    Merhaba;
    Okumaya başladığım kitap henüz bitmediği için sizlerle daha önce okuduğum bir kitabı paylaşmak istedim. Üstelik kitabın tekrar basımı ve filme çekilmesi dolayısı ile tekrar gündemde. Kitabımız Uyuyana Kadar. Yazarın ilk kitabı Uyuyana Kadar. Kitap, yazarın 2009 da Faber Akademisinde katıldığı "Roman Yazma " kursunun ürünü. 42 ülkede satılan kitap, Galaxy Ulusal Kitap Ödülleri'nde en iyi polisiye-gerilim kitap ödülünü ve İngiliz Polisiye Yazarları Derneği John Creasey Hançer Ödülü'nü kazanmış.

Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.