12/15/2015

Konuş Benimle - Laurie Halse Anderson

Aralık 15, 2015 2 Yorum
Konuş Benimle


Bu sabah liseye başlıyorum. Yedi tane yeni defterim , nefret ettiğim bir eteğim, bir de karın ağrım var.

  Liseye yeni başlayan gencecik bir kızın öyküsü Konuş Benimle. Amerika filmlerinden hepimiz biliriz, oralarda lise hayatı acılı bir süreçtir. Birçok insan bu dönemde girdiği depresyondan hayatı boyunca kurtulamıyor. Allah'tan bizim ülkemizde lise hayatını gülümseyerek hatırlıyoruz.

     Nefes al , nefes al! Hiçbir şey söyleme! Nefes al! 
   Melinda'nın bir sorunu vardır ve o bu sorununu dile getirmek yerine susmayı tercih etmiştir. Onun suskunluğu en büyük tepkidir. Sessiz çığlıklar atmaktadır fakat onun çığlıklarını duyabilen kimse yoktur. Annesine bile derdini söyleyememiştir  çünkü gerçekten dinleyeceğinden endişeleri vardır.

Konuş Benimle

Tek istediğim uyumaktı. O konuda konuşmamanın,  anıları susturmanın asıl amacı onlardan kurtulmaktı. Kurtulamayacaktım. 
   8. sınıfta sosyal , mutlu ve birçok arkadaşı olan Melinda ; sene sonunda olan bir olay yüzünden dışlanmış , içine kapanmış , kimse ile duygularını paylaşamamış ve onun tercihi de susmaktan yana olmuştur. Ailede zorunlu olmadıkça kimse ile konuşmamaktadır. Depresiftir , yalnızdır, güvensizdir. Kendisi bile kendi başına gelenleri tam olarak kabullenememişken bunu başkalarına nasıl anlatacaktır.

İletişim kurmakla ya da duygularını ifade etmekle ilgili televizyondan duyduğunuz bütün o saçmalıklar yalandan ibaret. Aslında kimse ne söyleyeceğinizi duymak istemiyor. 
   Melinda'nın durumu bir anne olarak beni gerçekten üzdü. Hele o yardım çığlıklarını kimsenin tam olarak anlamamış olması da ayrı bir konu. Bu kadar mı birbirlerinden uzaklar. Hele çok yakın arkadaşları ... Sebebini tam olarak anlamadan , arkadaşlarını dinlemeden onu dışlamaları...

Konuş Benimle

Duygusuz sanat, şekersiz çikolatalı pasta gibidir.Mideni bulandırır.
  Yazar kitabı on iki yıl önce yazmış. Bu on iki yıl boyunca konu ile ilgili aldığı mektup ve e-postalardan kitabın başında yer alan şiir oluşmuş.
    Derim yanmıştı sanki. Bir dikenli çalıdan diğerine sekip duruyordum... Birbirinden nefret eden annemle babam, benden nefret eden Rachel, beni tüy yumağı gibi kusan bir okul. Bir de Header.
Kitabın son otuz sayfası yazarın kitabın nasıl ortaya çıktığını anlattığı , soruları cevaplandırdığı ve Amerika gerçeğini yazdığı bir bölüm olmuş. Bu bölümü okuyunca kitaba daha farklı bir gözle bakmaya başladım ve Amerika'nın aslında gösterildiği gibi bir cennet olmadığını da daha iyi anlıyoruz.
O ŞEY olmuştu. Kaçamazdım. Unutamazdım. Kaçamazdım, uçamazdım, gömemezdim, saklanamazdım...
...Benim suçum değildi bu. Canımı yakmıştı. Ve ben bu anın beni öldürmesine izin vermeyecektim. Büyüyebilirdim. 


  Speak filmini seyrettikten sonra kitabı okuyunca aklıma hep filmdeki karakterler geldi. Aslında kitabı okurken karakterlerin kafamda kitaptaki haliyle canlanmasını severim. Buradaki şansızlığım iki yıl önce filmi seyredip kitabını yeni okumuş olmamdı. Melinda'yı okurken Kristen Stewart canlandı zihnimde. Söz oradan açılmışken bana göre rolünün hakkını vermiş. Normalde Kristen Stewart'ın oyunculuğunu pek sevmem, fanları bana kızmasın lütfen:)) Bakışlarını donuk ve hareketlerini tutuk buluyorum. Onun bu doğal hali içine kapanık, konuşmayan Melinda ile çok iyi özdeşleşmiş. Tabi bunlar benim şahsi fikirlerim... Her filmde olduğu gibi kitabın birebir yansıması değildi. Kitap daha etkili ve ayrıntılı... Ayrıca filmdeki patates pürelerini tabaklara koyan kadının yazarımız olduğunu öğrendim. Şimdi filmi bu yüzden tekrar seyredeceğim:))

  Yazar gördüğü bir kabus üzerine bu kitabı yazmaya başladığını söylüyor kitapta. Farklı yazarlara baktığımızda da aslında yazma öykülerinin çok ilginç olduğunu fark ettim. Mesela Dostoyevski en yaratıcı metinlerini epilepsi nöbeti sonrası yazarmış .

Etkileyici, sürükleyici ve hüzünlendirici bir kitap Konuş Benimle. Yazar sade dili  , gençlerin duygu ve davranışlarını kaleme alış şekli ile çok iyi bir iş başarmış. Kitap tavsiye edilir.


Kitabın tanıtım yazısı ve ön okuması için tık tık...

Speak film fragmanı:




                                                            Kozmokitap

12/12/2015

Güneş Çavması 2 - Esra van der Wiel

Aralık 12, 2015 2 Yorum
Güneş Çavması 2
 

  Blogumu açarken bu kitabı okuyordum. İkinci yaşı da yine aynı kitabın devamına denk geldi. İlk kitabı okuyunca çok sevmiştim. O kadar sevdim ki yakınlarıma ve sosyal medyada bu sevgimden ve ne kadar beğendiğimden bahsettim. Benim yorumlarımı beğenip kitabı okuyanlardan çok güzel geri dönüşler aldım. Fakat eleştirilmedim mi? Evek hem de ağır bir şekilde eleştiriler de aldım. Bu kitabı nasıl bu kadar beğenebilirmişim? Zevkler ve renkler tartışılmaz. Ben nasıl bir başkasının okuduğu kitaba neden okudun ya da neden beğendim demiyor isem bana da neden beğendin diye bir soru sorulamaz. Kitabı beğenmeye bilirsiniz , size uymaz anlarım. Ya da yazarın yazım tarzını sevmezsiniz . O zaman da kitabı ya da yazarın kitaplarını okumazsınız. Fakat bir okuyucuya bu kitabı nasıl beğenirsin deyip ağır eleştirilerde bulunmak bana göre çok yalnış. Yazar ilk kitabı yayınlandıktan sonra internett sitesinde ikinci kitabının bir kaç bölümünü yayımlamıştı. Ben de bu siteyi paylaşıp okumak isteyenlere haber vermek istedim. Fakat beni yazarla ortak çalışmak ile suçladılar, işi biraz daha ileriye götürüp para aldığımı bile iddia ettiler. Bir kitabı sevmek ve kitapseverlerle paylaşmak suç mu diye düşünmüş ve o zamanlar çok sinirlenmiştim. Zaman geçtikçe sosyal medyada bu tarz çıkış yapanları görüp önemsememeyi öğrendim. Bu kadar dert yanmak yeter kitabımıza gelelim.
Güneş Çavması 2

İlk kitabı okuyanlar bilirler, bilmeyenler için ise kısaca açıklayayaım. İlk kitapta avukat olarak çalışan Handan en yakın arkadaşı Güneş ölünce işini ve yaşadığı şehri bırakıp Egenin sıcacık bir kasabasına yerlerşir. Buradaki insanlarla olan sımsıcak ilişkileri anlatan kitap bize dostluğu ve o insanların sıcaklığını hissettiriyor.

  İkinci kitabımız ise kaldığı yerden devan ediyor. Handan ve Yannis'in ilişkisi daha da sağlamlaşırken Mecnun ve Ece de yavaş adımlarla ilerliyorlar. Uğur ,Meriç'in acısına dayanmaya çalışırken karısı Aysel de olanlar karşısında değişmeye başlıyor.

  Kitabı okurken artık unutulan sıcacık komuşuluk ilişkilerini hatırladım. Şimdi herkes günü kurtarma derdinde... Yakın ilişkiler kalmadı ve artık kime güvenebileceğimizi de bilemiyoruz. Zaman ve şartlar insanlara olan güvenimizi de alıp götürüyor.

    Her mahallede olan dırdırcı ve dedikoducu teyzeleri de görüyoruz Güneş Çavması' nda.  İkinci kitapta hayatın onları getirdiği noktada kendilerini eleştirerek geliştiriyorlar. Bizim dedikoducu teyze dedikoduyu bırakıp kendini değiştiriyor ve hatta 50 yaşından sonra arkadaşı ile iş bile kuruyor.

   Ben bu kitapta dert ettiğimiz şeylerin aslında ne kadar gereksiz olduğunu, süper egomuzun sesini biraz kıstığımız zaman daha mutlu olduğumuzu gördüm.
 
   Bu kitabın neresini bu kadar sevdin derseniz belki de basitliğini sevdim. Sıradan insanlar... Günümüzde etrafımızda bulamadığımız sıcaklığı kitap sayfaları arasında buluyoruz. Aralara serpiştirilmiş minik hikayeleri de sevdim ben . İki kitabı karşılaştırmak gerekirse ben Güneş Çavması 1 i daha çok sevdim.

Kozmokitap



Kitabın Adı : Güneş Çavması 2
Yazar : Esra van der Wiel
Yayınevi :Epsilon Yayınları
Sayfa Sayısı : 448

    Eskiden... Çok eskiden... İnsanlar kavganın varlığından habersizken... Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken... Para icat olmamışken... Fakir ya da zengin yokken... Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken... Ormanlar neşeli, sular berrakken... İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken... Dünya sevgiden ibaretken...
Yani hayat basitken, doğum kadar sevilirmiş ölüm... Doğum gibi parçasıymış hayatın... Ve doğum gibi kabul edilirmiş... Gülümseyerek... Ölüm, saklanmazmış o zamanlar...
İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren, güzel mi güzel, huzurlu mu huzurlu, çiçek kokulu bir ışıkmış... Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış... Ve herkes bu ışığı görürmüş... İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar...
Güneş Çavması... Düşmüşken ve düşsüzken yokluğa meydan okuyanların... Dünyayı yıldızlardan dinleyenlerin... Kalbi dellenip delirirken insanlığı bütün olanların... Bir nefes fesleğene ihtiyaç duyanların... Zorluk vaktinde nazının geçtiği maziye sığınanların... Maviyle yeşili bölüşüp bahar olanların... Uzak hatıraların yakınına düşenlerin... Yağmuru anlayanların... Aynaya bakınca kendini bulabilenlerin... Aşkı kimsesiz bırakmayanların hikâyesi…




                                                            Kozmokitap

12/10/2015

Yeni kitaplarım...

Aralık 10, 2015 8 Yorum
kozmokitap

   Çoktandır yeni kitaplarımı yazmadığımı farkettim. Hazır ı verdiğim siparişlerim de gelmişken ben de yazayım aradan çıksın dedim. Yeni çıkan ve okumak istediğim  o kadar çok kitap çok ki !... Hepsini almam imkansız. Araştırıp sepete atıyorum sonra da eleme yapıyorum almak için. Şu an bilgisayar da sorun yarattığı için zor yazıyorum. Yeni yüklenen güncellemelerden sonra yazarken kelimeleri değiştiriyor, yazdıklarımı siliyor ya da farklı sayfalar açıyor. Yazı yazmak da benim için işkenceye dönüşüyor. Yazılarımda hata olusa kusuruma bakmayın . Sorun bilgisayardan kaynaklanıyor.
kozmokitap

   İlk olarak takas kitaplarımdan bahsetmek istiyorum. İnstagramdan bir arkadaş ile takas yaptık. Arkadaş diyorsam ilk defa takas sayesinde tanıştık. Daha önce blogda bazı kitaplarımı satışa çıkarmıştım fakat takas için güvenemediğim için bu işe kalkışmamıştım. İnstagramdan takas için benimle iletişime geçilince neden olmasın dedim. Kitaplar da okumayı istediğim kitaplar olunca hemen kabul ettim. Bana gelecek olan kitaplar PTT kargo sayesinde 3 gün geç gelse de sonunda kavuştum. Üçü de çok güzel kitaplar.
kozmokitap

Konuş Benimle kitabı Go! Kitap tarafından çıkarılan yeni bir kitap. Okuyup yorumlamam için hediye olarak gönderdiler. Kitabı en kısa zamanda okumaya başlayacağım. Kitabın filmi olan Speak filmini yaklaşık bir yıl önce seyretmiştim. Başrolde Kristen Steward oynuyordu. Filmi izledikten sonra şimdi kitabını daha çok merak ediyorum.

kozmokitap

Kağıttan Kalplar , Arkadya kitap tarafından hediye olarak gönderildi. Kitabın kapağı çok şirin. Kitabın yanında hediye olarak da bir kutu içerisinde kalp mesaj kağıtları göndermişler. Hepsine bayıldım.
kozmokitap

Lamia Kan Bağı kitabı nın yazarı sayın Orkide Ünsür , instagram üzerinden irtibata geçerek bana imzalı kitabını göndermek istediğini söyledi. Tabii ki hemen kabul ettim. İnstagram paylaşımlarında yeni keşfettiğim bu kitabı merak ediyordum. Kitabı bu ay içerisinde okumayı planlıyorum. Yazarımız Orkide Ünsür'e tekrar teşekkür ederim.
kozmokitap

Yitik Ülke Yayınları mail olarak "Yılgın " kitabının basın bültenini gönderirken yazarı Tülin Dursun'un mail adresini de yazmışlardı. Ben de yüzsüzlük ederek yazara bana imzalı kitabını göndermesini rica ettim. O da sağ olsun beni kırmadı ve gönderdi. Bu kitabı da çok merak ediyorum. Tekrar teşekkür ederim Tülin Hanım:))

kozmokitap

Yakamoz yayınlarının instagram hesabından kazandığım kitabım. "Ben senin bildiğin kızlardan değilim " çok eğlenceli bir kitaba benziyor. Kitabın yani da bir de kokulu defter göndererek Jest yapmışlar , çok mutlu oldum. Defteri kızıma hediye ettim.
Twitterda April yayınları ve Carpe Diem kitaptan da hediye kazandım ne zaman gelir bilmiyorum. Farklı bir yerden de blogumun doğum günü hediyesi olarak 3 kitap gelecekti. Ancak oradan da ses seda çıkmıyor. Onlarda geldiği zaman sizlerle paylaşırım. Ya da tekrardan kazandığım gelmeyen kitaplar isimli bir post yayınlarım.
Gelelim satın aldığım kitaplara:
kozmokitap

Çocuklar için test kitabı almak için dışarıya çıkmıştım ve gittiğim kitapçıda Kafka'nın Bir Kardeş Cinayeti kitabını görünce dayanamadım onu da kendime hediye aldım.
kozmokitap

Yeni yıl gelirken okullarda da çekiliş heyecanı başladı. Kızım okulda çekilişle hediye vereceği arkadaşı Dr Who hastası olunca ona hediye olarak Dr Who Siluet kitabını aldık. Yanına da Tardis kumbara aldık. Umarım arkadaşı bu hediyeye sevinir. Ben de 3k mutluluk postası için bir kitap siparişi verdim. O sürpriz olduğu için burada yazmıyorum. Mutluluk postası için ayrı bir post olarak sizlerle paylaşacağım. Hazır internetten sipariş verirken kitap yurdunun ilk 100 kitap 5 tl kampanyasından 18 Saat kitabını da aldım. Doğan kitap'ın 5 tl kampanyasını görünce Menüde Aşk Var kitabını da ekledim sepete. Kitapların temini biraz uzun sürse de dün hepsi elime geçti. Ben de vakit kaybetmeden sizlerle paylaşmak istedim.
  Şimdilik bu kadar...  Bir sonraki alışveriş yazısında görüşmek üzere:))






                                                            Kozmokitap

12/09/2015

Kozmokitap 2 yaşında... || Çekiliş sonucu

Aralık 09, 2015 9 Yorum
kozmokitap


    Merhaba arkadaşlar:)) Blogumu açalı tam iki yıl oluyor. Bu iki yıl boyunce sizlerle olmaktan , okuduklarımı paylaşmaktan çok mutlu oldum. Bu süre boyunca 299 yayın ve 244 takipçim oldu. Geriye dönüp baktığımda çok yol katettiğimi görüyorum. Başlarda yazı yazarken çekiniyordum. Nasıl yazmalıyın, beni okurlar mı, çok eleştiri alır mıyım... gibi aklımda birçok soru vardı. Fakat sizlerin destekleri ve olumlu yorumları ile ilerlemeye devam ettim. Çevremde bazı olumsuz tepkiler alsam da - işi gücü olmayanların işi bu, seni kim okur ki, aaa okuyorlar mı, - yolumda ilerlemeye devam ettim. Ve iki yilımızı doldurduk, emeklerken artık yürümeye başladım. Bu süre boyunca yanımda olduğunuz , yorumların ve geri dönüşleriniz için teşekkür ederim....

   Çekilişime gelir isek toplam 56 katılım hakkı oldu.

Kozmokitap


Çekilişimin kazananı ise Özlem Tuna . Tebrik ederim Özlem. En kısa zamanda seninle irtibat kuracağım.
Bir sonraki çekilişte görüşmek üzere:))))





                                                     

12/07/2015

Pepuk - Serhat Güven

Aralık 07, 2015 0 Yorum

Kozmokitap

    Pepuk kuşunun efsanesini daha önce duymuş muydunuz? Erzincan-Tunceli yöresine ait bu efsane oldukça acıklı. İki kardeşi anlatıyor. Annelerini küçük yaşta kaybetmiş , üvey ananın eziyetlerine maruz kalan iki kardeş. Sonları ise oldukça acıklı. Hepsini burada anlatmayayım. Merak edenler internetten araştırabilirler.
Kozmokitap

   Pepuk ile ilk kitabına imza atmış olan Serhat Güven , Pepuk Kuşu efsanesinden yola çıkmış . Kitabın çıktığını duymadan yorumlarını okudum sosyal medyadan. Anlatanlar bir efsaneden ,  duygulandıklarından, gözyaşlarını tutamadıklarından  bahsediyorlardı.  Efsaneleri, tarihin derinliklerinden gelen öyküleri çok seven biraz fazlaca sulu gözlü olan ben de bu kitabı mutlaka okumalıyım dedim. Uzun aramalarım sonucunda kitabı bulunca da bitirmem bir gün bile sürmedi.

Kozmokitap

   Yazar bir röportajında kitabı okurken limon kokularını duyacak, Egenin meltemini hissedeceksiniz diyordu. Ben kitabı okurken ne meltem ne de limon kokuları duydum. Kitapta kasvet , iletişim kopukluğu , güvensizlik buldum. Normalde dediğim gibi çok sulu göz olmama rağmen bir damla yaş süzülmedi gözümden. Kitabı okurken ipuçlarını yakaladım ve sonu tahmin ettiğim gibi çıktı.

Ege'nin şirin bir kasabasında üniversitede okuyan gençler. Ülkemizin farklı yörelerinden gelmişler , güzel dostluklar edinmişler. Yelda da sonradan ek yerleştirme ile gelen bir öğrenci. Hacer, Dilan, Damla ile Yelda aynı evi paylaşırlar. Emre deli dolu , cana yakın bir çocuktur. Eren  yakışıklı şiir ve şarkıları ile öğrencilerin gönlünde taht kurmuş bir çocuktur. Bu gençler arasında okulların açılması üzerinden fazla zaman geçmemesine rağmen çok güzel bir dostluk vardır. Yelda'nın ailesi Dİyarbakır'da bir bombalı saldırıda şehit olmuştur. Bir şehit çocuğudur Yelda. Dİlan ve Eren ise Tunceli'dendir. Dilan'ın babası siyası suçludur. Okulda bu durum öğrenciler arasında kutuplaşmaya sebep olmaktadır. Her şey bir kıvılcım ile bir anda alev alır ve ortalık karışır.

  Kitapta önyargıyı, kendini ifade edememeyi görüyoruz. İletişim eksikliği de var. Eren bildiklerini başta açık etse olaylar farklı olabilirdi. Yazarın ilk romanı olduğu için ufak tefek aksamalar olmuş. Bir de kitapta çok fazla yazım yanlışları vardı. Bu durum da okurken kopmalara sebep oldu. Kitaptaki olaylar 2007 yılında geçiyordu. O yıllar öğrencilerin bol olarak internet kullandığı ve araştırma yaptığı yıllardı. Hele ki üniversiteye sıkı çalışıp yüksek puan alan Yelda gibi bir karakterin internete girip araştırma yapmaması düşünülemez. Babasının yüzünü unuttuğunu söylüyor. Bir tek resmi bile yok. Oysa ki şehit olayında , olayın nasıl gerçekleştiği iki tık ötede. Kitap 90 lı yıllarda geçse bu konuya takılmazdım. Ancak 2007 de böyle olunca mantık hataları var diyorum kitapta.

   Sonuç olarak kitap bana uymadı. Vermek istediği duyguları hissedemedim.



Kozmokitap


Kitabın Adı : Pepuk
Yazar : Serhat Güven
Yayınevi : Gece Kitaplığı
Sayfa Sayısı :462
Türü:  Roman
Hangi kente sığınsam
Çarcıradır bütün meydanlar
Ferman verilir, mahkemeler kurulur
Sorgulanır tenim, kırılır kalem,
Hangi mevsime sığınsam,
Dökülür yaprakları akasyaların,
Neşter vurulur bahara
Kan kaybeder gelincik...
-Dündar Sansur-
(Tanıtım Bülteninden)



                                                           

                                                          Kozmokitap

12/05/2015

Av Mevsimi - Mason Cross || Carter Blake Serisi #1

Aralık 05, 2015 6 Yorum

Kozmokitap


    Av Mevsimi kitabı  ile yeni bir yazar ile tanıştım. Mason Cross. Polisiye ve gerilim kitaplarını çok severim. Bu kitap da konusu ve kapak dizaynı ile beni görür görmez cezbetti. Kitabı alırken bu kitabın bir seri olduğunu bilmiyordum. Hatta kitapta bile seri olduğu yazmıyor. ;İnternette yurt dışı sitelerde yazarı araştırırken bu kitabın bir seri olduğunu öğrendim. Serinin ikinci kitabı " The Samaritan " yurtdışında satışa sunulmuş. Serinin üçüncü kitabı Winterlong ise 2016 ilkbaharında satışa sunuluyor. Umarım serinin diğer kitapları da fazla beklemeden bizim ülkemizde de satışa sunulur.

kozmokitap


    Av Mevsimi, Carter Blake serisinin ilk kitabı olmasının yanında yazarın da ilk kitabı. Yazarın kısa suç öyküleri de dergilerde yayınlanmıştır.

    Benim hakkımda bilmeniz gereken ilk şey adımın Carter Blake olmadığıdır. 

Carter Blake , kendisinin de dediği gibi gerçek adı değil sadece kullandığı birçok isimden birisidir. Kendi tabiri ile bulunmak istemeyenleri bulan birisidir. Kendisi ile irtibata geçenlerin kimliklerini açıklamaz. Bu sefer ondan yardım isteyen ise federallerdir.

   O gözlere bakmış ve tetiği çekip çekemememin sahibinin umurunda bile olmadığını fark etmiştim. Gözlerinde, büyük beyaz köpekbalığının azmi dışında ne bir korku, ne de duygu görmüştüm .    
Kozmokitap

Calep Wardell, idama mahkum bir suçlu. Eski asker Calep öldürmüş olmak için öldüren birisi. Sebebi olmadan sıradan insanları tesadüfi olarak seçen ve onları vuran bir keskin nişancı. Onu farklı bir hapishaneye götüren nakil aracı saldırıya uğrar ve Calep kaçar. Kaçışının hemen ardından öldürme olayları geri başlar.

   Calep Wardell'i bulmak için görevlendirilen FBI ekibinden Ajan Castle ve  Ajan Banner , Blake ile birlikte çalışmak zorundadırlar. Kİm olduğunu bilmedikleri Blake'den pek hoşlanmazlar.

    Kaçan bir mahkumun ardından bir sürek avı... Onlardan bir adım önde olan ve masum vatandaşları rastgele öldüren bir katil... Hızla geçen zaman....

   Bu tarz kitapları sevdiğimi daha önce de belirtmiştim ve bu kitap da beni hayal kırıklığına uğratmadı. Altı günlük bir zaman dilimini günü gününe anlatıyor kitap. Zamanlar da bölümün başında belirtilmiş. Bu yönü ile bana TV de yayınlanan 24 dizisini hatırlattı. Bu dizide de 24 saatlik olaylar anlatılıyor,  her bölümde de bir saat. Kitap bu şekli ile daha sürükleyici olmuş.

  Kitapta bazı bölümlerde yazım yanlışları vardı. Bir sonraki kitaplar ve diğer basımlar daha dikkatli yapılır umarım.

kozmokitap



Kitabın Adı : Av Mevsimi
Yazar : Mason Cross
Yayınevi : Panama Yayıncılık
Orjinal adı : The Killing Season
Çevirmen : Merve Gözlü Otlu
Sayfa Sayısı : 446
Türü: Polisiye- gerilim

     İntikam peşinde, acımasız bir seri katil. 
    Ailesi ile kariyeri arasında kalmış bir FBI ajanı. 
    Ve asla bulaşmak istemeyeceğiniz bir adam. 
    Av başlıyor.
   "Chicago Keskin Nişancısı" adıyla ünlenmiş Wardell, ölüm cezası infaz edilmeden iki hafta önce firar ettiğinde, FBI, yakalanması imkânsız gibi görünen kişilerin psikolojisi konusunda uzmanlaşmış Carter Blake'ten yardım ister. Üstelik Wardell, Blake'e hiç de yabancı değildir. Blake, kariyeri hızla yükselen, meraklı ajan Banner ile birlikte Wardell'in izini sürmek zorundadır. Bu sırada Wardell ise tüm Amerika'ya korku salmakta, önüne geleni öldürmektedir. Ne var ki Blake ile Banner çok geçmeden davadan bertaraf edilirler. Sırf heyecan için cinayet işleyen bir adamın bir sonraki eylemini ümitsizce tahmin etmeye her çalıştıklarında, kendilerini yalanlarla ve yolsuzluklarla örülmüş bir olaylar ağının içinde bulurlar. Blake eğer Wardell'i durdurmak istiyorsa öncelikle kuralları göz ardı etmeli ve tüm ülkeyi yerinden sarsacak bir cinayet komplosunu açığa çıkarmalıdır.




                                                            kozmokitap

12/01/2015

Kasım ayında okuduklarım....

Aralık 01, 2015 2 Yorum
kozmokitap

   İyisiyle kötüsüyle bir ay daha eksildi ömrümüzden. Zaman aslında düşündüğümüzden de daha hızlı geçiyor ve biz çoğunlukla bu hıza ayak uyduramıyoruz. Geçmiş , gelecek düşüncelerimizi işgal edinde şu anı yaşamak ve hissetmek çok çok zor oluyor. Aslında hepimiz sadece şu anda yaşamıyor muyuz!... O halde yaşadığımızın farkına varıp şu anı değerlendirelim.

    Çoktandır okuduklarım başlığı ile bir yazı yazmıyordum. Bu ay bir değişiklik yapıp yazmaya karar verdim.  Kasım ayında toplam 12 kitap okudum ve bana göre verimli bir ay oldu. Yeni yazarlarla ve kitapları ile tanıştım. Aslında kitap sayısı değildir önemli olan , okuduğumuzun içeriği ve bize kattıklarıdır.
kozmokitapkozmokitap

Bu ay iki tane Linda Howard kitabı okudum. Bu yazar da bu ay yeni tanıştıklarım arasında. Yazarın anlatım tarzını ve konuyu işleyişini çok sevdim. İki kitap da tür olarak farklı olmasına rağmen ikisi de gönlümde taht kurdu. 
Kara Melek yorumum için tık tık...
Gözyaşlarımı  Sildiğim Gün yorumum için tık tık...

kozmokitap

Osman Aysu çok severek okuduğum ve kalemine hayran olduğum bir yazardır. Kitaplarını elime geçtikçe alırım ve bu kitabı da oldukça sürükleyiciydi.
Devlet Sırrı yorumum için tık tık...

kozmokitap

Ted Dekker & Tosca Lee'nin kaleme aldığı Faniler Üçlemesisinin son kitabı Hükümdar. Gerilim kitapları ile tanıdığım Ted Dekker fantastik türünde de oldukça başarılı olduğunı bu seri ile gördüm. Serileri kitapların basım süreleri arasında fazla zaman geçince kitaplara tekrardan adapte olmak zor oluyor. Aynen güzel bir filmin arasına koyulmuş uzun süreli reklam gibi. Konuyu unutuyoruz.
Hükümdar yorumum için tık tık...

kozmokitap


Selma Fındıklı da bu ay keşfettiğim bir yazar. Osmanlının son günlerinde geçen bu kitabı çok sevdim. Yazarın diğer kitaplarını da buldukça almayı düşünüyorum.
Saray Meydanı'nda Son Gece yorumum için tık tık...

kozmokitap


Lisa Gardner ile ilgili fazla konuşmaya gerek yok . Kadın bir harika , her kitabını son sürat okuyorum ve her seferinde çok beğeniyorum.
Korkuya Yer Yok yorumum için tık tık...

kozmokitap

Yüzyılın en iyi romanı arasına giren Eşekarısı Fabrikası bu ünün sonuna kadar hak ediyor. Kitabı merakla okudum ve yazarın sonu ile ilgili beni şaşırttığı nadir kitaplardan birisi oldu kendisi.
Eşekarısı Fabrikası yorumum için tık tık...

kozmokitap

Bu ay tanıştığım yazarlardan bir diğeri de Andrew Miller. 2011 Costa ödülü sahibi bu kitabı pek bana uymadı.
Saf yorumum için tık tık...

kozmokitap

Historical ve romantik kitapları okumayı sevenler kaçırmasınlar derim. Harika bir kitap.
Siyah Kadife yorumum için tık tık...


kozmokitap

Kafka ve Gezgin Bebek , gerçek bir olaydan esinlenilmiş bir kurgu. Okumanızı öneririm.
Kafka ve Gezgin Bebek yorumum için tık tık...


kozmokitap



Mason Cross'da bu ay tanıştığım yazarlardan . Carter Blake serisinin ilk kitabı olan Av Mevsimi aynı zamanda yazarın da ilk kitabı. Sürükleyici bir kitap olan Av Mevsimi yorumum yakında blogda olacak. 

kozmokitap


Bu ay yeni yazarları keşfetme ayı oldu. Bunlardan bir tanesi de Serhat Güven. Yazarın kitabı ile ilgili güzel yorumlar okuyup merek edip aldım. Bir günde bitirdim kitabı. Kitap hakkındaki düşüncelerimi yakında blogda yazıya dökeceğim. 




                                                            kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.