2/02/2017

İpeği İşleyen Kız - Kelli Estes || Kitap Yorumu

Şubat 02, 2017 3 Yorum
kozmokitap


Keder kuşlarının başının üzerinde gezinmesini engelleyemezsin ama saçına yuva yapmasını engellersin...

Arkadya'nın yeni gözdesi ve yazarın ilk kitabı İpeği İşleyen Kız. Gerçek olaylara dayanan kitabı okurken etkilenmedim dersem yalan olur. Etkileyici, duygusal ve bazı bölümleri yürek parçalayan cinsten....

    Sarah Jio ya da Kİmberley Freeman kitaplarını okuyanların alışkın olduğu cinsten bir kitap İpeği İşleyen Kız . Tarzdan kastın iki farklı zamanda ilerleyen bir kitap olması. Geçmiş ve günümüzdeki olaylar beraber ele alınıyor kitapta ve bir noktada bu olayların ve kitaptaki karakterlerin birbirleri ile bağlantılı olduğu ortaya çıkıyor.

Filmlerde bu tarz bir geçmiş bir gelecek şeklinde gösterilmesini sevmesem de kitaplarda bu durum beni rahatsız etmiyor aksine seviyorum:))

kozmokitap


1886 yılında Seatle yaşayan ve Amerika'da doğmuş olan bir Çinlidir Mei Lien. O dönemlerde beyaz adamlar çekik gözlüleri ülkelerinde istememektedirler ve onlar için hayatı zorlaştıracak ne varsa yapmaktadırlar. Bazen de aşırıya kaçarlar.

Mei Lien ve ailesi ile birlikte o bölgede  yaşayan bütün Çinliler zorla gemilere bindirilerek ülkeyi terk etmeye zorlanırlar. Bu gemi yolculuğu onarılamaz  yaralar açacaktır Mei Lien üzerinde....

 Günümüzde İnara , Orcas Adasına teyzesinden miras kalan Malikaneye bakmak için gider. Niyeti burayı satmak iken adanın atmosferi ve geçmişten gelen anılar İnara'nın fikrini değiştirir. Artık bu malikaneyi butik otel yapmak istemektedir. Babası her ne kadar ona karşı gelse de o bütün zorluklara karşı elinden geleni yapmak niyetindedir. Teyzesinin evinde gizlenmiş bir kaftan kolu bulunca da işler daha ilginç hale gelecek bu ipucu geçmişin karanlığını aydınlatacaktır.

  Kitabı okurken çok duygulandığımı ve yapılan bazı fedakarlıkların beni çok etkilediğini söylemek isterim. Bir anne olarak bir annenin çocuğundan ayrılmak zorunda kalmasını okurken boğazıma bir yumrunun oturduğunu söylemeliyim. Yazarın yazımının dışında çeviri de harika olunca kitabın bu kadar etkileyici olmasına şaşırmamak gerekir....

kozmokitap

  Kitabın sonunda yazarın röportajına da yer verilmiş . Bu bölümü de okumanızı tavsiye ederim. Bu röportajda yazar " Amerka'nın bütün ırkları, cinsiyetleri, dinleri, cinsel tercihleri ve etnikleri kucaklayan- ya da en azında o yolda ilerleyen- bir döneminde yaşadığım için şükrediyorum diyor. " Günümüzde olanlar ve haberlerde gördüğümüz ülke hakkında ben böyle düşünmüyorum. Bu kitabı okuduktan sonra ben geçmişten bugüne bu ülkedeki büyük bir kesimin düşünce ve eylemlerinde  değişen bir şey olmadığını hissettim....


Kitap tanıtımı yazımı okumak için burayı tıklayınız.



                                                            Kozmokitap

1/31/2017

Şeytan - Lev Tolstoy || Kitap Yorumu

Ocak 31, 2017 5 Yorum
kozmokitap


  En sevdiğim yabancı klasik eserler Tolstoy'un kaleminden çıkmıştır. Genellikle ağır ilerleyen ve çoğu kişi tarafından okurken sıkıldıklarını itiraf ettikleri klasikler Tolstoy'un kaleminden çıkınca daha sürükleyici oluyor. Yazarın yaşam öyküsü de beni etkilediği için belki kitaplarını bu kadar çok seviyorum.

  Şeytan yazarın ölümünden sonra bulunan bulunmuştur. İncecik olan bu kitap hızla bitiyor. Bu kitabın önemli bir özelliği de yazarın bu kitap için iki farklı son yaratmış olması. Belli bir noktaya gelince yazar seçimi bize bırakıyor. Hangi sonu okumak istersek ona yönlendiriyor ya da sırası ile ikisini de okuyabileceğimizi belirtiyor.

  İsmi Şeytan olsa da kitabın bu bir gerilim kitabı değil öncelikle onu belirteyim. Aslında bir dram kitap. Biraz psikolojiye de girersem id ile süper egonun tartışması da diyebiliriz.

   Yergeni babasından miras kalan çiftliği borçlarından kurtarıp büyük babasının zamandaki bolluğuna ve refahına kavuşturmak istemektedir. Bunun için şehirden ayrılıp çiftliğe annesinin yanına yerleşir ve çiftlik için elinden geleni yapmaya başlar. Bu arada da bekar ve genç bir erkek olduğu için hanım arkadaşlarla görüşmek ister. Bu küçük çevrede bunu nasıl yapacağını düşünürken bir aracı vasıtası ile köylü ve evli bir genç hanım ile görüşmeye başlar.....

kozmokitap


     Yevgeni bu ilişkiyi bitirip evlenir. Fakat bir süre sonra bu hanımı aklından çıkaramamaya başlar ve bu nokta da sorunlar başlar...

   İdin sürekli hatırlattığı tutku ve süper egonun direttiği toplumsal baskı ya da adına vicdan diyelim. Yevgeni bu iki etken arasında kimseye belli edemediği bir cehennem yaşamaktadır.

  Bu kitapta Tolstoy da bu ikilemi ve Yevgeni'nin tercih edebileceği iki farklı sonu da kendi üslubu ile bize aktarıyor. Ben de kalemine sağlık büyük üstat diyorum!.....







Kitabın Adı :Şeytan
Yazar :Lev Tolstoy
Yayınevi :Paris Yayınları
Çevirmen :Osman Çakmakçı
Sayfa Sayısı :80


"Tolstoy'un ölümünden sonra bulunan kitap!"
 Lev Tolstoy daha çok Rus toplumunu analiz eden epik romanlarıyla tanınır, ama elinizde tuttuğunuz Şeytan adlı bu novella onun en kişisel, kendisini, açığa vuran kitabıdır. Kitabın yaratacağı skandaldan korkarak sağlığında yayımlamamış ve kitaplığındaki çekmecelerden birinde saklamıştır. Kitap ancak ölümünden sonra bulunup yayımlanabilmiştir. Kitapta anlatılan hikâye kendi mülkünden köylü bir kadınla yasak ilişkiye giren toprak sahibi Tolstoy'un kendi yaşadığı bir ilişkiyle benzerlik gösteriyor. Her ne olursa olsun, kitapta cinsel çekim ve insan arzuları derinlemesine bir bakışla ele alınıyor. "Her şeyden önce Yevgeni fethedilmiş olduğunu, kendi iradesinin efendisi olmadığını ama içinde başka bir gücün ona hükmettiğini, sadece iyi talihin kendisini içinde bulunduğu durumdan kurtarabileceğini, bugün değilse bile yarın ya da ertesi gün her halükarda mahvolacağını hissediyordu. 'Evet, mahvolacağım,' başka türlü olması mümkün değildi: sevgili genç karısını köylü bir kadınla aldatmak, hem de herkesin önünde - bu mahvolmaktan başka neydi ki, bütünüyle mahvolmak, öyle ki yaşamak imkânsız olacaktı. Hayır, bir şeyler yapılmalıydı."



                                                            Kozmokitap

1/30/2017

Rastlantı - Nazlı Ozan || Kitap Yorumu

Ocak 30, 2017 2 Yorum
kozmokitap


   Nazlı Ozan'ın ikinci kitabı Plaza Kızları'nın reklamlarını gördüğüm zaman yazarı merak ettim. Yazılan yorumlardan da ilk kitabı Rastlantı'nın da harika bir romantik komedi olduğunu öğrenince hemen kitabı alıp okumalıyım diye düşündüm. Kitap Yurdunda da kitap hazır 9.90 a düşmüşken aldım. Bu arada kitabın internet dışında kitapçılarda bulunamadığını duydum. Şahsen bakmadım yine de almak isteyen olursa internette daha rahat bulunuyormuş kitap.

   Kapaklarında insan resimlerine yer verilmesini sevmiyorum. Kitaba başlarken de aynısını düşündüm ve kitabı merak etmeseydim sırf kapağı yüzünden kitabı almayabilirdim. Fakat kitabı bitirdikten sonra kapağın konuya çok uyduğunu fark ettim. Bazen çok mu ön yargılı oluyorum ne????

   Kitabı okumaya başlayınca daha ilk sayfalarda ben şok!!!! Kitabın ana karakteri Aslı'nın yaptıkları beni şoka uğrattı. Tamam deli dolu , zıpır biri olabilirsin ama bunu da hiç beklemiyordum.... Şimdi ne ? dediğinizi sorar gibiyim.  Çok ayrıntıya girmeden biraz bahsetmek istiyorum konudan ....

  Aslı 25 yaşında bir genç kız ve İtalyanca öğrenmek için altı aylığına İtalya'ya gidiyor. Orada bir kursa kaydolan Aslı'yı son ana kadar annesi vazgeçirmeye çalışır ama nafile... Uçağa binen kızımız yanında oturan ve ilk dakikadan papaz olduğu  yakışıklı İtalyan Roberto'nun hem hayatının aşkı hem da patronu olacağını bilseydi yine aynı davranır mıydı ? Evet davranırdı... Bence Roberto'nun ilgisini çeken de Aslı'nın farklı , çatlak davranışları , ilk dakikadan kendisini taciz etmesiydi....


   Kitabı gülümseyerek okudum . Çok eğlenceli bir kitap oldu benim için. Tüm karakterler çok sevimliydi ve diyaloglara bayıldımmm....

   Romantik komedi severler bu İtalya yolculuğu size iyi gelecek!....


kozmokitap
Kitabın Adı: Rastlantı
Yazar :Nazlı Ozan
Yayınevi :Olimpos Yayınları
Sayfa Sayısı :376


Bazı yolculuklar sizi aşka götürür... "Aşkın gelişi, aklın gidişidir." Acaba gerçekten öyle midir? Ya da bir dil bir insan, iki dil... Ah, neyse boş verin şimdi dili falan! Burada asıl önemli olan, aşkın dili! Neşeli, sevimli, az biraz inatçı, ama yeri gelince masum bir kedi olan Aslı Karahan ile Roma'yı fethetmeye hazır mısınız? Yalnız, çapkın İtalyanların, aşk dolu kahkahaların ve enfes lezzetlerin de eşlik edeceği bu yolculuk için sizi baştan uyarıyorum. Kemerlerinizi sakıca bağlayın ve yanınızda oturan yol arkadaşınıza dikkatlice bakın! Belki siz de Aslı gibi hayatınızın aşkıyla, hiç ummadığınız bir yerde ve kesinlikle kimseye anlatmak istemeyeceğiniz bir şekilde tanışabilirsiniz. Kim bilir? Pekâlâ, hazır mıyız? O hâlde "Rastlantı" kalkışa hazır...



                                                            Kozmokitap

1/27/2017

Güvencesizlikteki Bilgelik - Alan W. Watts || Kitap Yorumu

Ocak 27, 2017 0 Yorum
kozmokitap

Güvencesizlikteki bilgelik 128 sayfalık incecik bir kitap. Kimisine göre bir aydınlanma , kimisine göre kişisel gelişim kimisine göre ise saçmalıklar içeren bir kitap. Kitabın yurtdışında çok sevildiğini yapılan yorumlardan ve ve instagramda kitabı paylaşırken bana yapılan geri dönüşlerden biliyorum. Bu kadar görüş açısından kitap bana göre ne diye sorarsanız bir felsefe kitabı . Bu ay üst üste çok felsefe kitabı okudum. Genellikle arlarına hep zaman koyarım fakat bu ay böyle denk geldi.

  1915-1973 yılları arasında yaşamış olan Watts'ın "hem teoloji mastırı hem de ilahiyat doktorası bulunmaktadır. Çin ve Hint felsefesi ve özellikle de Zen Budizmi'nin çevirmeni olarak bilinen yazarın yirmiden fazla kitabı bulunmaktadır.

kozmokitap

   Deepak Chopra'nın " Her kitap bir yolculuktur " cümle ile başlayan giriş yazısını okuyarak  Allan Watts'ı ve kitabı daha iyi anlıyoruz.

Kitap dokuz bölümden oluşuyor ve her bölümde farklı konularda okuyucuya yol gösteriyor kitap . Yazarın sade olan anlatımı kendisiyle ve karşısındaki ile konuşur şekilde ilerleyince kolay okunuyor. Kitabı okurken doğu esintilerini de fark ediyoruz.

   Zevkle fakat yavaş bir şekilde okuduğum kitapta birçok yerde altını çizdim bölüm olduğu kadar katılmadığım ve bana doğru gelmeyen bölümlerinin de olduğunu söylemeliyim. Bilim ve dinin birleştiği ve ayrıldığı noktaları ortaya koymaya çalışan Watts psikopos rahip olarak da çalışmıştır. Bir rahip olmasından ötürü onun inandığı bazı detaylar ile benim inandıklarım farklı ; bu noktada yazara katılmadığım bölümler ortaya çıkıyor.

   Felsefe kitaplarından hoşlanıyorsanız bu kitaba şans verebilirsiniz.



kozmokitap
Kitabın Adı :Güvencesizlikteki Bilgelik
Yazar :Alan W. Watts
Yayınevi :Zepros Yayınları
Orjinal adı :The Wisdom of Insecurity: A Message for an Age of Anxiety
Çevirmen :Pelin Vural
Sayfa Sayısı :128


"Çağdaş Batı dünyası için Doğu disiplinlerinin belki de en önemli yorumcularından olan Watts, "yazılamaz olanı güzel bir şekilde yazma" yeteneğine sahiptir."
-Los Angeles Times-
Geleceğe dair plan yaparak ve bekleyerek çok zaman harcıyoruz. Bir sonraki ânın keyifli olmasını sağlamak amacıyla kaygılı bir çaba içine girerek, genellikle ânın keyfini çıkarmayı ıskalıyoruz. Doğu felsefesi ve öğretilerine dayanarak Watts, neyi bilmediğimizi ve bilemeyeceğimizi kabul ederek, sahiden bilmeye değer bir şey bulabileceğimizi söylüyor. Tatminkâr bir hayat sürmek için insan şu ânı kucaklamalı tam olarak şimdi'de yaşamalıdır.

Zarifçe düşünülmüş, berrak bir şekilde yazılmış bu felsefi eser Watts'ın uzun kariyerini öne çıkaran bütün bilgeliğini ve ruhunu kapsayarak hâlâ bizimle birlikte yankılanmaktadır.

Mutluluk, gelecekten beklenen bir şeye bağlıysa, sürekli elimizden kaçacak bir hayali kovalıyoruz demektir.


                                                            Kozmokitap

Gitme Zamanı - Aret Vartanyan || Kitap Yorumu

Ocak 27, 2017 1 Yorum
kozmokitap

" Bence gerçek ölüm , yaşarken ölmek... Yaşamı unutup, insanın kendi elleri sayesinde yarattıklarıyla ölümü silmeye çalışması. Yaşamın anlamını yok etmesi. Ruh da sıkılıyor , beden de. Bir sebep arıyor gitmek için, buluyor da. Bazısı kaldıkça daha çok acı çekiyor, isyanı başkaldırıya dönüşüyor, boşluğu doldurmak için başkalarının yaşamını yok ediyor. Dolaylı ya da dolaysız..."

   Uzun zamandır kitaplığımda bekleyen Gitme Zamanı'nı okuma zamanının geldiğini hissettim sonunda ve kitaba başladım. Her kitabı okumanın belli bir zamanı olduğuna inanırım. Zamansız başlanan kitaplardan zevk alamayız ve hatta bu kitapları bitirmekte de zorlanırız. Bu bahsettiğim kitaplar çerez kitaplar değil elbette. Çerez kitaplar bazen kafa dağıtmak bazen de hoş vakit geçirmek için okunur. Gitme Zamanı ise bu gruba girmiyor.  Felsefe ve kurgunun harmanlandığı, düşünmeye sevk eden bir kitap.

                                 Batın ile zahir arasında gidip geliyor insan...

kozmokitap


  Kitap batın ile zahir arasında gidip geliyor. Görünen, çevremizde gördüklerimizden oluşan bir çevre ve görünmeyen ,fantastik , felsefi öğelerle dolu bir evren.... Zahir bölümünde Selim anlatılıyor kitapta. He zaman farklı birisi olmuş ve derinliği olan bir adam Selim. Eşi Burcu'nun kendisini aldattığını öğrenince sorgulama dönemi başlıyor Selim için . Kendisini, eşini, evliliğini ve hayatı sorguluyor Selim. Eşi fiziksel olarak kendisini aldatmamış olsa bile yaptığı bir dönüm noktası olur. Çoktandır çatırdayan bir evlilik sonunda kopma noktasına gelmiştir. Bu noktadan sonra Selim değişim sürecine başlarken biz de çevresindekileri ve birbirlerini etkileşim süreçini okuyoruz kitapta.

     "İnsan hem şimdide, hem gelecekte hem de geçmişte bulunabilir: Yaşadığımız şimdi , aslında bir öncesinin geleceği ve aynı zamanda bir sonrasının geçmişidir. Geçmiş ve gelecek yoktur, sonsuz bir şimdi vardır." 


kozmokitap

   Batın kısımlarında ise Yunus Emre'den Mevlana'ya , hristiyanlıktan müslümanlığa birçok felsefi şahsiyet ve dinler örnek olarak verilirken okuyucuya yol gösteriyor. bu iki bölümden birbirlerinden bağımsız ilerliyor gibi görünürken kitabın sonunda aslında ayrı olmasıklarını görüyoruz.

                 "Hayatın sana verdikleri değil , senin hayata ne verdiğin gerçek olandır. "

   Dört ciltlik bir serinin ilk kitabı Gitme Zamanı. Serinin ikinci kitabı Siyah Gözyaşı da elimde ve onu da şubat ayında okumayı düşünüyorum.  Normal bir roman ya da kurgu bekleyenler kitabı okurken hayal kırıklığına uğramasınlar diye hatırlatmak isterim ki kitap felsefe ve kurgunun bir araya getirilmiş hali. Kitabı okumaya karar verirken bu özelliğini göz önünde bulundurmalısınız.


kozmokitap
Kitabın Adı :Gitme Zamanı
Yazar : Aret Vartanyan
Yayınevi :Destek Yayınları
Sayfa Sayısı :400


"Gök ile yer arasında köprü kuran asa misali, Bâtın ile Zâhir arasında gidip geliyor insan..."

"Hazır mısın?"
"Hiçbir zaman hiçbir şeye hazır olmadım."
"Korkuyor musun?"
"Korkmadığım anım da olmadı."
"Neden buradasın?"
"Nerede olduğumu hiç bilmedim. Belki de olabileceğim başka bir yer yoktu."
"Başlayalım mı?"
"Her başlangıç bir son… Yeni bir sona başlayalım."
                               ***
Bir yanda Zâhir, bir yanda Bâtın… Bir yanda görünen dünya, bir yanda insanın ötesi, evrenin varoluşu… Bir yanda bireyin günlük yaşam akışı içinde kendini, çevresindeki karakterleri ve bulunduğu yaşamı sorgulayan bir hikâye; diğer yanda felsefik ve ruhani sırları irdeleyen, kadim bilgileri ve bilgeleri bugüne taşıyan gizemli, mistik bir yolculuk… Bir yanda ağacın altında uyuyan Yedi, denizden çıkan çift başlı düalite, zaman ustası saatçi, bilge simyacı, Schrödinger'in kedisi, mahkeme salonuna doluşmuş düşünürler ve daha nice ezoterik kahraman... Diğer yanda aşk, tutku, aldatma, entrika ve yaşam kavgası…
                                       ***
Kitapları ve insan odaklı çalışmalarıyla milyonlarca ruha dokunan Aret Vartanyan, daha önce denenmemiş tarzda kaleme aldığı bu romanında yüreğiyle mantığı, gerçekle illüzyon arasında sıkışan insanlığı kendi içinde bir yüzleşmeye davet ediyor.


                                                            Kozmokitap

1/23/2017

İlk Gece - Marc Levy || Kitap Yorumu

Ocak 23, 2017 2 Yorum
kozmokitap


    “Yaptığınız keşifleri açıklayacak olursanız, ilk gün, dördüncü dünya ülkelerinde yüz binlerce insan ölecek, ilk hafta içinde de üçüncü dünya ülkelerinde milyonlarca insan ölecek. Ertesi hafta, dünyanın göreceği en büyük göç dalgası başlayacak. Bir milyar aç insan, kendilerinde olmayana el koymak amacıyla kıtaları aşmak için denizlere açılacak. Herkes gelecek için ayırdığı birikimiyle günü kurtarmaya çalışacak. Beşinci hafta, ilk gece başlamış olacak.”
Marc Levy yazım konusunda beni hayran bırakan bir yazardır.  İlk Gün kitabını okuduktan sonra çok etkilendim ve devam kitabı olan İlk Gece kitabını da okumak istedim. Kitabı o dönem hiç bir yerde bulamadım. Sahafları da aradım , şansıma yoktu:(( Sonra araya zaman girdi ve kaldı öylece. İnstagramda kitabı @inc_tanem 'de görünce kitabı zamanında arayıp bulamadığımı söyleyince kitabı bana gönderdi ve hediye etti. Çoook mutlu oldum:))))

  İlk kitabı İlk Gün'ü okumamın üzerinden fazla zaman geçmiş olmasına rağmen ilk sayfadaki Walter'ın mektubunu okurken , sanki ilk kitabı dün okumuşum gibi tüm kitap gözlerimin önünden geçti. İlk Gece kitabına hiç ara vermeden başlıyormuş gibi hissettim.

   İlk Gün kitabını merak edenler buradan incelememi okuyabilirler.

  Kahramanımız Adrian macerasına kaldığı yerden devam ediyor kitapta. Bu araştırmasında yalnız değil Adrian . Yanında olanlar olduğu gibi onu durdurmak isteyenler hatta bu uğurda cinayet dahi işlemeyi göze almış olan bir grup var. Adrian bir astrofizikçi. Arkeolog arkadaşı ile buldukları , binlerce yıl öncesine ait olan taşın eksik parçalarını aramaya devam ediyor. Bu parçalar bir araya geldiğinde büyük bir sırrı ,dünyanın ilk zamanlarını aydınlatabilir. Hatta belki ilk insanı bile bulabilirler....

    Heyecanlı , sürükleyici, aksiyon dolu bir kitap İlk Gece. Kitabın sonunda tüm sırlar açığa çıkıyor.... Bu sırları çok ilginç bulabilirsiniz. Kim bilir belki bu sırlar insanın yaratılışını da aydınlatır , kim bilir ;)))





kozmokitap


Kitabın Adı :İlk Gece
Yazar :Marc Levy
Yayınevi :Can Yayınları
Orjinal adı :La Première Nuit
Çevirmen :Aykut Derman
Sayfa Sayısı :432


“Bellekler tablasını parçalara ayırdım, parçaları grupların etkili ve bilge kişilerine emanet ettim...”
 On beş yıl sonra karşılaştılar... İki eski sevgili Keira ve Adrian. İkisi de ayrı yollardan aynı hedefe yürüyen iki bilim insanıydı. Evrenin bilinmeyenlerini keşfetmek, bilinenleri tersyüz ederek çok ötelere ulaşmak... Biri ilk güne, biri ilk insana... Uzun bir serüven başladı; ölüm, her adımda onların yolunu gözlüyordu...
 “Yaptığınız keşifleri açıklayacak olursanız, ilk gün, dördüncü dünya ülkelerinde yüz binlerce insan ölecek, ilk hafta içinde de üçüncü dünya ülkelerinde milyonlarca insan ölecek. Ertesi hafta, dünyanın göreceği en büyük göç dalgası başlayacak. Bir milyar aç insan, kendilerinde olmayana el koymak amacıyla kıtaları aşmak için denizlere açılacak. Herkes gelecek için ayırdığı birikimiyle günü kurtarmaya çalışacak. Beşinci hafta, ilk gece başlamış olacak.”


                                                            Kozmokitap

1/21/2017

İpeği İşleyen Kız - Kelli Estes || Kitap Tanıtımı

Ocak 21, 2017 3 Yorum
Kozmokitap


Kitabın Adı : İpeği İşleyen Kız

Yazar :Kelli Estes

Yayınevi :Arkadya Yayınları

Orjinal adı :The Girl Who Wrote in Silk

Çevirmen : Duygu Parsadan

Sayfa Sayısı :456

Etiket Fiyatı : 20.00 TL

Türü : Roman

Baskı Tarihi : Ocak 2017

Çıkış Tarihi : 20 Ocak

  Keder kuşlarının başının üzerinde gezinmesini engelleyemezsin ama saçına yuva yapmasını engellersin…

Bir Çin atasözü der ki: “Keder kuşlarının başının üzerinde gezinmesini engelleyemezsin ama saçına yuva yapmasını engellersin…” Büyükannesi ve babasıyla yaşayan Mei Lien’in tek bildiği topraklar, doğup büyüdüğü Seattle’dı. Sırf Çinli olduğu için beyaz adamlar ona bulaşmasın diye erkek kılığına girerek dolaştığı topraklardı burası. Ta ki beyaz adamlar onu ve onun gibi olanları ülkelerinde istemediklerini söyleyip hepsini bir gemiye doldurana kadar…


Mei Lien gemiye bindiği sabahın gecesinde yaşananları hiç unutmadı. Herkesin yaptığı gibi hayatına devam etti belki ama unutmadı. Tek dayanağı, deniz ve onlardan bir işaret gelsin diye beklediği atalarıydı. Sözlerine kulak verilmeyeceğini bildiği için kimseye anlatmadı yaşadıklarını. İpeği eline aldı ve tüm hayatını ona işlemeye başladı.


Uzun zaman alsa da adaletin er ya da geç yerini bulacağının farkındaydı çünkü gerçekler ortaya çıkmak için gün sayardı…

Gerçek olaylardan esinlenerek romanını oluşturan Kelli Estes, kadınların ne kadar güçlü olabileceğini ve bedeli ağır olsa da asla doğrulardan kaçmadıklarını çarpıcı bir dille ortaya koyuyor. Kalbe dokunan bu hikâye, geçmişimizden arınmadığımız sürece günümüzle uzlaşamayacağımızın bir kanıtı…

                                                            Kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.