9/19/2014

Sahipsiz İskele - Yusuf Gürer

Yusuf Gürer


     Bazı kitaplar vardır bir yudumda içer bitirirsiniz. İçerken size haz verir, bittiğinde ise susuzluğunuzu giderecek başka bir kitap alır ve arkanıza  bakmazsınız. Klasik kitaplarda ise durum biraz farklıdır. Bir kerede kafaya dikip bitiremezsiniz. Bunu yaparsanız boğazınıza durur, canınızı yakar, hazmedemezsiniz. Bu tarz kitapları ağır ağır, sindire sindire okumak gerekir ki susuzluğunuzu tek başına gidersin... Hücrelerinize rahatça nüfus edebilsin. İşte bence Sahipsiz İskele de ikinci grup kitaplardan. Ağır ağır okunmalı ki sindirebilesiniz.


    Sahipsiz İskele kısa hikayelerden oluşan bir kitap. Her biri farklı konu ve karakterlerden oluşmakta. Karakterler biraz sorunlu kişiler, biraz da ağzı bozuk... Hepsi tek ortak noktada buluşuyorlar: Özgürlük. Hepsi Özgürlük isteyen , bunun mücadelesini veren bireyler. Düşündüğümüz zaman aslında ne kadar özgürüz. Toplum içerisinde yaşadığımız zaman hiçbir zaman tam anlamıyla özgür olamayız. Kendi evimizde bile özgür müyüz gerçekten? Toplumsal kuralların yanı sıra süperegomuz da bizi baskılamaktadır. Kitaptaki hikayelerimiz belli bir sonla bitmezler. Bir yerlerde hala yaşamaya devam ederler...

 
Zamanın ötesine geçmekten çekindiği gibi , istemeden ete , kana, vücuda getirdiği bu insanların, olmaz yere bugünün zaman aralığında kül olup gitmesini istemiyordu. 
Ne kimseyi gözünde büyült. Ne de eksilt. Seviyorsan sevgini çok verme. Sevmiyorsan da kayıtsız ol ki insanlığından utansın.
Susarak, içten içe başlayan ve  ansızın nefes alırken ağzımızdan kaçırdığımız dua kelimelerine benzeyen şeyler dolanıyor dudaklarımda. Seni seviyorum... Seni seviyorum...
Kendimi öldürüyorum, çünkü var değilim ve siz de insan kardeşlerim, hiçsiniz.
Özgürlük, üzerinde yüzyıl sonra açınız mührü bulunan mektuptu ve zaman bu mektup için geriye doğru akıyordu.

 Sahipsiz İskele
Yusuf Gürer
Düz Yazı Yayınevi
108 sf


Sevgilerle......
                                             

    

0 yorum:

Yorum Gönder

Scroll To Top