Simon Beckett etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Simon Beckett etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4/21/2020

Mezarın Çağrısı - Simon Beckett

Nisan 21, 2020 1 Yorum
Mezarın Çağrısı

  Fevkalade yaratıklar , değil mi? Lumbricus terrestris. Basit bir organizma , beyin yok , bahsedilecek bir sinir sistemi neredeyse yok , ama ikiye kesersen tekrar büyüyorlar. Burada çıkaracağın bir ders var : Ne kadar karmaşıklaşırsan , başını o kadar belaya sokarsın.


 Simon Beckett'ın en sevdiğim serisi olan David Hunter serisinin dördüncü kitabı Mezarın Çağrısı .

David Hunter serisini o kadar çok sevdim ki bitmesin diye mümkün olduğunca erteledim kitabı fakat sonunda merakıma yenik düşüp okumaya başladım ve her zamanki gibi kitabı elimden bırakamadan bitti.

Seri bizde dört kitap olarak yayımlandı . Ben de seriyi dört kitap zannediyordum . Goodreads'e bakayım dedim kitap bitince orada serinin iki kitabı daha var görünüyor. Umarım yakın zamanda o kitapları da basarlar ve biz okuyucuları sevindirirler.

Simon Beckett Simon Beckett


 Mezarın Çağrısı'nı okumaya başladığım zaman seri sıralamasını mı yanlış yaptılar diye düşündüm ilk olarak . Arka kapağı okusam böyle düşünmezdim fakat artık arka kapakları okumadan kitapları okumaya başladığımı belirtmiştim daha önceki yazılarımda . Bazı arka kapak yazılarını okuyunca kitabı okumaya gerek kalmıyor çok güzel özet geçiyorlar ya da fazla abartarak beklentiyi arttırıyorlar ve sonuç hayal kırıklığı oluyor.

  Kitabın başında şaşırmamın sebebi David Hunter'ın ilk kitapta daha öldüğünü öğrendiğimiz eşi ve kızını canlı olarak bulmamdı . N'oldu , seri sırası mı şaşırdı derken sebebini anladım. Eşi ve kızı sağken aldığı son işlerden birisini okurken eşi ve kızının ölümüne ve nasıl olduğuna da şahitlik ediyoruz okurken . Bir baba ve eş olarak çok acıklı bir olay. Kendini toparlaması zor olsa da bir şekilde yaşama geri dönmüştü Hunter .  Aldığı son işlerden birisi olan ve bir seri katilin cesetleri gömdüğü yerdeki araştırmaları yarım kalmış ve bir sonuca ulaşamamışlardır . Yıllar sonra bu katil hapishaneden kaçar ve o gün orada olanların peşine düştüğü zannedilir.

 Bu olaydan sonra Hunter geçmişin acılarını hatırlarken o günlerde olanları tekrar yaşar ve günümüz olaylarını da bir şekilde çözmeye çalışır .


 Yine şahane bir kurgu idi. Yazarın kalemine ve tarzına bayılıyorum zaten. Bu kitap bir araştırma , polisiye ve gerilim haricinde insanlara ne kadar güvenmemiz gerektiğini de sorgulatıyor bize. Tanıdığımız ya da tanıdığımızı zannettiğimiz herkese güvenebilir miyiz? İnsanlara güvenmeden yaşayabilir miyiz? Araya belli bir sınırı nasıl koymalıyız gibi bir çok soru belirdi aklımda kitabı okurken . Bir de çok basit görünen , anlık verdiğimiz kararların nasıl bir ömür boyu pişmanlığa dönüştüğünü düşündüm kitabı okurken .

  Sonuç olarak hem güzel ve sürükleyici bir kurgu okudum hem de derin felsefi düşüncelere daldım kitabı okurken . Tavsiyemdir :))






Mezarın Çağrısı
Kitabın Adı :Mezarın Çağrısı
Yazar : Simon Beckett
Yayınevi :Yabancı Yayınları
Orjinal adı :The Calling of the Grave
Çevirmen :Nur Küçük
Sayfa Sayısı :342

Dedektif Terry Connor, David Hunter'ın kapısında belirince kötü anıları da beraberinde getirmişti. Yıllar önce bir tartışma sonucu araları bozulmadan önce çok yakın arkadaşlardı. Ancak tatsız bir geçmişle beraber, kötü haberleri de vardı. Tecavüzcü ve katil olan Jerome Monk, tutulduğu yüksek güvenlikli hapishaneden kaçmıştı.
Hunter sekiz yıl önce Monk'un ergen yaşlardaki kurbanlarının cesetlerini arayan bir ekiple beraber çalışmıştı. Fakat öldürülen kızlardan sadece birinin cesedini bulabilmişlerdi. Monk'un da bu arayışa dahil olması, olayları daha da karıştırmıştı. Şimdi ise katil hapisten kaçmış ve bu aramada görev alanları yeni kurbanları olarak belirlemişti. Hunter çok geçmeden geride bırakmaya çalıştığı şeylerin, istediği gibi geçmişte kalamayacağını anlayacaktı.
“Kitabın konusu her ne kadar rahatsız edici olsa da okuru kesinlikle hayal kırıklığına uğratmıyor.”
- Financial Times -
“İnanılmaz ürkütücü ve gergin bir kurgu. Nabzımızı yükseltmekten ve kanımızı dondurmaktan keyif alan bir yazar.”
- Barry Forshaw -








Simon Beckett Kimdir ? 

Simon Beckett 1960 yılında Sheffield’da doğdu. İngiliz filolojisi üzerine yüksek lisansını tamamlamasının ardından, eğitmen olarak İspanya’ya gitti. Oradan döndükten sonra serbest gazetecilik yapmaya başladı ve şimdiye kadar The Times, The Daily Telegraph, The Observer gibi gazeteler için yazı yazdı. Uluslararası çok-satanlardan olan dört kitaplık David Hunter serisinin diğer kitapları Ölümün Kimyası, Kemiklerin Şifresi, Ölülerin Fısıltısı ve Mezarların Çağrısı .





Yazarın Okuduğum Diğer Kitapları : 

 * Kapan  

David Hunter Serisi:

* Ölümün Kimyası 

* Kemiklerin Şifresi

* Ölülerin Fısıltısı 
                                                     

3/02/2020

Ölülerin Fısıltısı - Simon Beckett

Mart 02, 2020 1 Yorum
Ölülerin Fısıltısı - Simon Beckett

   Simon Beckket'ın David Hunter serisinin üçüncü kitabı Ölülerin Fısıltısı . Yazarın kitaplarını ve tarzını seviyorum .

 David Hunter  ikinci kitap olan Kemiklerin Şifresi'nde başına gelen olaylardan sonra biraz uzaklaşmaya ihtiyacı olmuş ve İngiltere'den Amerika'ya gitmiştir. Orada Tenessee'de ceset çiftliğinde eski hocalarının yanında konuk olarak bulunmakta ve inceleme yapmaktadır .

  Bu ceset çiftliğini ilk olarak bir belgeselde görmüştüm . O yüzden şaşırmadım . Bilmeyenler için kısaca bilgi vereyim burası hakkında . Tenessee Üniversitesine bağlı bulunuyor ceset çiftliği .Knoxville’deki arazide bulunan küçük arsa, insan kalıntıları inceleyen üniversitenin adli antropoloji bölümüne aittir . Buraya bağışlanan cesetler çiftlikte kimisi açıkta bırakılıyor , kimisi yarı gömülüyor , kimisi ağacın kimisi suyun yanına bırakılıyor . Burada cesetlerin çürüme evreleri  , ortamın çürümeye etkisi , böceklerin ve larvaların evreleri kayıt altına alınıyor . Antropologlar da burada çalışmalarını yürütüyorlar .

  İşte adli antropolog olan David Hunter 'da kitabın başında bu çiftlikte çıkıyor karşımıza . İlk kitapta Pratisyen Hekim olarak karşımıza çıkan Hunter sonra eski işi olan adli antropologluğa geri dönmüş polise de yardım etmeye başlamıştır . Amerika'ya eğitim ve uzaklaşmak amacıyla gelmiş olsa da burada da olaylar onun peşini bırakmaz . Ama bu sefer bedeni dışında ruhu da hasar olmuş bir David vardır .

Bir kulübede ceset bulunur . Hocası ve meslektaşı Tom vakaya giderken David'i de yanına alır . Bu egoları tavan yapmış Amerikalı dedektiflerin hoşuna gitmese de Tom onu yanında istemekte kararlıdır. Bir şekilde gayri resmi de olsa olaylara dahil olur David .

Ölülerin Fısıltısı'nı okurken kendimi Bones dizisinde hissettim. Bones'u seyrettiniz mi bilmiyorum. Başrollerini Emily Deschanel, David Boreanaz paylaştığı dizide  Washington DC Jeffersonian Enstitüsü’nde çalışan antropolog Dr. Temprance Brennan ve FBI ajanıolan Seeley Booth'un  cinayetleri çözmeye çalışmalarını izliyoruz. Bones'un kemikleri inceleme aşamaları , kemiklerin üzerindeki kısımlardan ayrılmaları için yapılan işlemler ve kaynatma aşamasını morgda cesetler üzerinde çalışılırken de okuyoruz. Bu nedenle okudukların tek tek gözümde canlandı . Cesetlerin o çürümüş ve pelteleşmiş görüntüleri bile hayal gücüme sızdılar ki Allah'tan kokuları gelmedi....

Yine bir seri katilin peşindeler bu kitapta da . Bu seferki katil bir narsist . Araştırmacılarımızın da hayatı tehlikeye giriyor bir noktada...

 Kitabı elimden bırakamadan okudum yine . Serinin bir kitabı kaldı okumadığım ama bitecek diye üzülüyorum açıkçası . Çok sevdim ben David Hunter'ı . Kitabın son üçte ikisinde ağzımdan birdenbire kesin .....  diye bir isim telaffuz ettim ki yine katili bildim ....  Son olarak yine tahminimde yanılmadığımı söyleyerek havamı atar kaçarım ....




Ölülerin Fısıltısı
Kitabın Adı :Ölülerin Fısıltısı
Yazar :Simon Beckett
Yayınevi :Yabancı Yayınları
Orjinal adı :Whispers of the Dead
Serisi : David Hunter  #3
Çevirmen :Nur Küçük
Sayfa Sayısı :334


Tennessee'nin yaz sıcağında David Hunter, ıssız Puslu Dağ'daki bir kulübede işlenmiş cinayeti incelemesi için çağrılmıştı. Karşısındaki sahne hem dehşet verici hem de tuhaftı.

Ceset masaya bantla yapıştırılmıştı. Yaralardan, en ufak delillere kadar her şey adli tıp uzmanlarının yöntemlerini boşa çıkaracak şekildeydi. Çok geçmeden Hunter bir seri katille karşı karşıya olduğunu ve bu kişinin adli tıp hakkında birçok şey bildiğini anlamıştı. Ancak katil, Hunter'ı kandırmaya devam ediyordu. Cesetleri tuzak kurmak için kullanıyor, bir ceset bulunduktan sonra yerine yenisini yerleştiriyordu. Fakat çok geçmeden katil gözlerini David Hunter'a dikecekti...

“Beckett gerilimi iyice artırıyor. Sonuna kadar da kopacak kadar gerilmişken sizi hiç beklemeyeceğiniz bir yerden yakalıyor. Ölülerin Fısıltısı, Beckett’ın polisiye türünde ön sıralarda olması gerektiğini bir kez daha kanıtlıyor.”

- Publishers Weekly -






Simon Beckett Kimdir ? 

Simon Beckett 1960 yılında Sheffield’da doğdu. İngiliz filolojisi üzerine yüksek lisansını tamamlamasının ardından, eğitmen olarak İspanya’ya gitti. Oradan döndükten sonra serbest gazetecilik yapmaya başladı ve şimdiye kadar The Times, The Daily Telegraph, The Observer gibi gazeteler için yazı yazdı. Uluslararası çok-satanlardan olan dört kitaplık David Hunter serisinin diğer kitapları Ölümün Kimyası, Kemiklerin Şifresi, Ölülerin Fısıltısı ve Mezarların Çağrısı .



Yazarın Okuduğum Diğer Kitapları : 

 * Kapan  

David Hunter Serisi:

* Ölümün Kimyası 

* Kemiklerin Şifresi


                                                     

10/18/2019

Kemiklerin Şifresi - Simon Beckett

Ekim 18, 2019 7 Yorum
Kemiklerin Şifresi


David Hunter serisinin ikinci kitabı Kemiklerin Şifresi . İlk kitap Ölümün Kimyası'nı okuduktan sonra yazarın kalemini , tarzını çok sevmiştim . Sakin bir tonda ilerleyen kitapta son sayfaya kadar merakı körükleyen yazar olayın akışı ile de takdirimi kazanmıştı . Hal böyle olunca da serinin tüm kitaplarını - hele de indirimi bulmuşken - topladım.

       Bu yazımı da  okumak isteyebilirsiniz : Son Zamanlarda Kitaplığıma Eklenenler 

Serinin ilk kitabı Ölümün Kimyası'nı okumayanlar için kısaca David Hunter kimdir bahsedeyim. David Hunter bir adli antropologdur. Kendi deyimi ile yaptığı iş " Ölüleri , hikayelerini anlatmak için tatlılıkla ikna etmek " . Başına gelen acı bir olaydan sonra pratisyen hekim olarak bir kasabada yaşamaya başlar . Orada da başına serinin ilk kitabındaki olaylar gelince asıl mesleği olan adli antropologluğa geri döner .

     ➜ Bu yazımı da  okumak isteyebilirsiniz : Ölümün Kimyası - Simon Beckett 

Bazı olaylarda polisle birlikte çalışan Hunter yine böyle bir işten dönerken gelen telefonla yeni bir olayla karşı karşıya kalır. İskoçya'nın kuzeybatı kıyılarının millerce açığında Runa adında küçük bir adada yanmış bir ceset bulunmuştur. Polis gücünün çoğunun bir tren kazası ile ilgilendiği için bu olaya fazla adam gönderemeyeceklerdir. Bu nedenle Hunter'ın bu olaya bakmasını ve kaza mı cinayet mi karar vermesini isterler . Başta tereddüt etse de Hunter işi kabul eder .

Kemiklerin Şifresi


Ceset kendi kendine yanma olayı gibi görünmekteyse de bulunan ip uçları olayın bir cinayet olduğunu gösterir . Gelen fırtına , telefon hatlarının kesilmesi ile birlikte Hunter ve iki polis memuru adada mahsur kalır. Olayı aydınlatmak için yardım alamazlar ve olay yeri inceleme ekibi gelemez. Onlara  emekli bir polis dışında  yardım edecek kimse yoktur .

Her karakterin itina ile yerleştiren Simon Beckett biz okuyucular için çok az ipucu bırakır. Kİtapta karşıma çıkan olayların çoğunu tahmin edemedim. Sakin tempolu bir kitap desem de gelişen olaylar sakinlikten uzaktı aslında . Fırtınalı bir havada , küçük bir adada bir katil ile mahsur kalmışlardır . Katil o an adada olan herkes olabilir . Hele de yeni cinayetler işlenince  ortalık iyice ısınır ...

Kemiklerin Şifresi


  Benim tahminim belli bir kişide toplansa da yazar yine yapacağını yaparak beni şaşırtmayı başardı . Şok üstüne şok yaşatırken kitabın sonunda yaşayacağım büyük şoku tahmin dahi edemedim .

 Polisiye severler için tam bir ziyafet olan kitabı tavsiye ederim. Serinin diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum. Umarım onlar da bu kitap - Kemiklerin Şifresi - kadar iyidir .




Kemiklerin Şifresi - Simon Beckett Kitabın Adı :Kemiklerin Şifresi
Yazar :Simon Beckett
Yayınevi : Yabancı Yayınları
Orjinal adı :Written in Bone
Serisi : David Hunter #2
Çevirmen : Nur Küçük
Sayfa Sayısı :360


David Hunter'ın sevdiği kadınla ve peşini bırakmayan geçmişiyle birlikte Londra'da olması gerekiyordu. Onun yerine ıssız bir ada olan Hebrides'e insanı şaşkına çeviren kalıntıları incelemek üzere yola çıkmıştı. Bir adli tıp uzmanı olarak bugüne kadar birçok farklı vahşi yöntemle parçalanmış beden görmüş, ancak bu sefer karşısındaki onu bile yerine mıhlamıştı: Hiçbir şekilde hasar görmemiş bir kulübenin içinde duran, kimliği belirlenemeyecek derecede yanmış bir ceset. Yerel polis bunu bir kazaya atfetmek istese de Hunter bunun bir cinayet olduğunu biliyordu.

“Eşsiz... Beckett anlatıcı ve ilahi bakış açısından yazmakta ve gerilim yaratmak için ikisini karıştırmakta tam bir usta.”

- Publishers Weekly, starred review - “Dikkatle kurgulanmış karakterler ve inanılmaz bir atmosfer... Bu tam tamına bir dedektiflik romanı.”

- Denver Post -




Simon Beckett Kimdir ? 

Simon Beckett 1960 yılında Sheffield’da doğdu. İngiliz filolojisi üzerine yüksek lisansını tamamlamasının ardından, eğitmen olarak İspanya’ya gitti. Oradan döndükten sonra serbest gazetecilik yapmaya başladı ve şimdiye kadar The Times, The Daily Telegraph, The Observer gibi gazeteler için yazı yazdı. Uluslararası çok-satanlardan olan dört kitaplık David Hunter serisinin diğer kitapları Ölümün Kimyası, Kemiklerin Şifresi, Ölülerin Fısıltısı ve Mezarların Çağrısı .







Yazarın Okuduğum Diğer Kitapları : 

 * Kapan  

David Hunter Serisi :

* Ölümün Kimyası 

* Ölülerin Fısıltısı 


                       
                                                      

4/29/2019

Ölümün Kimyası - Simon Beckett

Nisan 29, 2019 4 Yorum
Ölümün Kimyası

  Daha önce hiç Simon Beckett'ın kitaplarını okudunuz mu? Ben okudum yazarı "Kapan" isimli kitap ile tanıdım. ( Kapan yazıma➡ buradan ⬅ulaşabilirsiniz .) Kapan ile beraber Simon Beckett'ı kalemine ba-yıl-dımmm. Yazarın David Hunter serisini okumuş olanlar Kapan'ı vasat bulduklarını söyleyip, David Hunter serisini tavsiye etmişlerdi. Meraktan araştırınca serinin satışta olmadığını gördüm ve şehrimdeki sahaflarda da bulamadım . İnternette bulunan sahafları araştırdım bir çoğunda her zamanki gibi fiyatlar fazla idi. Bir kitabın basımı bitince fiyatlar uçmaya başlıyor. Bir kaç tane uygun buldum fakat güvenmediğim için almak istemedim .

    David Hunter serisi Yabancı Yayınları tarafından tekrar basılınca internetten çok güzel bir indirim ile serinin ilk kitabını aldım. Ölümün Kimyası için söyleyebilirim ki okuyanların bayıldığı kadar da varmış.

    Kitapta Hunter karakteri siz olup olayları bizzat araştırmıyorsunuz. Fakat her adımda onun yanında olduğunuzu hissettiriyor Simon Beckett. Tüm heyecan ve aksiyona ortak oluyorsunuz. Bu da Simon Beckett 'ı çok başarılı bir yazar yapıyor kişisel fikrime göre. 


     David Hunter cinayetlerde polise yardım eden bir adli antropologdur .➡ Adli antropolog olduğunu okuyunca aklıma Bones dizisi geldi, seyretmeyen varsa seyretmesini tavsiye ederim. Çok güzeldi . ⬅ Karısı ve kızı bir kazada ölünce Hunter işini ve yaşadığı yeri bırakıp sessiz bir kasabada pratisyen olarak çalışmaya başlar. Geçmişinden ve gerçek mesleğinden kimseye söz etmez .

   Bir gün bir ceset bulununcaya kadar hayat sakin bir biçimde devam eder . Bu cinayet olayı ile birlikte polis Hunter'ın kim olduğunu öğrenir ve ondan yardım ister. aşta isteksiz olsa da mesleki içgüdülere karşı koyamayarak yardım eder . Fakat bir süre sonra iş kişisel hal alır ...

    Son sayfalara kadar adrenalini düşmeyen ve kendini okutturan bir kitaptı Ölümün Kimyası. Serinin ilk kitabı olarak da oldukça başarılı buldum. Şimdiden serinin devam kitaplarını merak ediyorum. Yine çok güzel bir indirim denk getirirsem kitapları almayı düşünüyorum.


Ölümün Kimyası Hakkında Övgüler : 

“Bir solukta okunan' nitelemesini sonuna kadar hak eden bir roman.”
                                - Robert Goddard, Into the Blue'nun yazarı -
“Beckett harika bir yetenek sergileyerek tüyler ürperten bir dehşet atmosferi yaratıyor.”
                                        - Guardian -
“Üstün nitelikli bir eser... Seri cinayetleri konu alan bir dizinin ilk romanı... Elinizden bırakamıyorsunuz.”
                                             - Publishers Weekly -
“Bütün ayrıntılarıyla insanın kanını donduran cinayetler. CSI dizisinin müdavimleriyle, Patricia Cornwell ve Kathy Reichs hayranlarını tatmin edecek. Ancak romanın başarısının asıl nedeni yer verdiği psikolojik ayrıntılar.”
                                                 - Library Journal -





Ölümün Kimyası - Simon Beckett
Kitabın Adı :Ölümün Kimyası
Yazar :Simon Beckett
Yayınevi :Yabancı Yayınları
Orjinal adı : The Chemistry of Death
Serisi : David Hunter #1
Çevirmen :Nur Küçük
Sayfa Sayısı :344


Üç sene önce David Hunter Londra'daki hayatından, adli tıbbın yorucu temposundan ve onu neredeyse yerle bir eden bir olaydan kaçmıştı. Her gece rüyalarında ölen eşi ve kızını gören Hunter, Norfolk'un ücra bir köyünde doktorluk yapıyordu. Ancak yaşadığı yere yakın bulunan ormanda bir kadın cesedi ve katilin ardında bıraktığı bir işaret ortaya çıkınca kendini bu olaylardan uzak tutmakta zorlanmaya başlayacaktı. Bir anda Hunter'ın sığınak bellediği sakin hayatı, gerçeklerden saklanamayacağı bir yere dönüşecekti.


Simon Beckett Kimdir ? 

Simon Beckett 1960 yılında Sheffield’da doğdu. İngiliz filolojisi üzerine yüksek lisansını tamamlamasının ardından, eğitmen olarak İspanya’ya gitti. Oradan döndükten sonra serbest gazetecilik yapmaya başladı ve şimdiye kadar The Times, The Daily Telegraph, The Observer gibi gazeteler için yazı yazdı. Uluslararası çok-satanlardan olan dört kitaplık David Hunter serisinin diğer kitapları Ölümün Kimyası, Kemiklerin Şifresi, Ölülerin Fısıltısı ve Mezarların Çağrısı .


 



Yazarın Okuduğum Diğer Kitapları : 

 * Kapan 

David Hunter Serisi:

* Kemiklerin Şifresi 

* Ölülerin Fısıltısı 



                                                     

8/04/2017

Kapan - Simon Beckett || Kitap Yorumu

Ağustos 04, 2017 2 Yorum
Kapan - Simon Beckett

  Kaçabilirsin ama gerçekten saklanabilir misin? 


Simon Beckett 'in okuduğum ilk kitabı Kapan. Dağa önce dört kitaptan oluşan bir seri yazmış Simon Beckett . Kapan seriden bağımsız bir kitap olduğu için tercih ettim. Yazarı merak ediyordum ve seri okuma havamda değildim ;))

   Kitabı aldıktan sonra kitabın beğenilmediğini öğrendim.  " Keşke seri kitaplarından alsaydın, onlar çok güzeldi diyenler " oldu. Ben yazarı ya  da diğer kitapları bilmediğim için beklentisiz başladım okumaya. Beklentisiz okuyunca kitaptan daha çok keyif aldığımı belirtmeliyim.

   Sean geçmişini arada bırakarak Fransa'ya kaçmıştır.  Burada kırsal bir bölgede arabasından kurtularak yola yaya olarak  devam eder. Yol kenarındaki bir çiftliğe şu istemek için uğrar , çıkışta ise bir kapana basar.  Bu kocaman metal dişli kapan atağını büyük bir oburlukla kapmıştır, bırakmaya da niyeti yoktur .

Kapan - Simon Beckett


  Çiftlikte bir baba ve iki kızı ile minik torunu yaşamaktadır.  Sean'ı çiftliğe alan büyük kız Mathilde onu tedavi etmeye kararlıdır.

  Yabancıları, özellikle polisleri sevmeyen çiftliktekiler, konuşmayı fazla sevmeyen ve polisten kaçan Sean. Aslında iyi bir ekip olmuş gibi görünüyorlar.

   Bu çiftlikte kimse fazla konuşmuyor ve aslına bakılırsa hepsinin davranışları fazlasıyla garip.  Sean'ın da minik minik detaylarla ara ara öğrendiğimiz bir geçmişi var.  Kitabı sonuna doğru yine bütün gerçeği öğreniyoruz.

   Kitap bir gerilim romanına göre gerilimi hiç yok denecek kadar az.  Kitabın büyük çoğunluğu da yavaş tempoda ilerliyor.  Ben kitaba gerilimden çok dram türüne daha yakın buldum.

   Eskiden pazar filmleri olurdu televizyonda.  Oturup seyrederdik, bir tür deşarj olurduk seyrederken.  Yormazdı ve fazla düşündürmezdi.  Ben kitabı bu filmlere benzettim. Okurken yorulmadım ve dinlendim.  İçindeki o sakinliği sevdim.  Sonuç mu ?? Kitaptaki bir detay hariç hepsi tahmin ettiğim gibi çıktı.

   Ben kitap hakkındaki hislerimi ve düşüncelerimi yazdım.  Okuyup okumamak size kalmış; )





Kapan - Simon Beckett


Kitabın Adı : Kapan
Yazar : Simon Beckett
Yayınevi : İthaki Yayınları
Orjinal adı : Stone Bruises
Çevirmen : Aslıhan Kuzucan
Sayfa Sayısı :344


              Asıl Dehşet Evdedir.
    Dört kitaptan oluşan David Hunter serisinin ardından Simon Beckett, yeni kitabı Kapan'la yeniden, geçmişi arkasında bırakmaya çalışan bir adamın hikâyesini anlatıyor.
    Polisten kaçarken kendisini Fransa'da bulan Sean bir kapana basar ve o andan itibaren, gizem dolu bir dünyanın kapıları ardına kadar açılır. Bir yandan geçmişin sancılarıyla uğraşırken, diğer yandan kuralları sahibinin koyduğu bir çiftlikte, yeni maceralara bulaşmak istemediği halde kendisini ölümcül sırların ortasında bulur. Ortadan kaybolan kişiler, çarpık ilişkiler…
    Simon Beckett Kapan'la birlikte okuyucularına tekinsiz, gerilim dozu yüksek, etkisinden kolayca çıkılamayacak bir deneyim sunuyor.




Simon Beckett Kimdir ? 

Simon Beckett 1960 yılında Sheffield’da doğdu. İngiliz filolojisi üzerine yüksek lisansını tamamlamasının ardından, eğitmen olarak İspanya’ya gitti. Oradan döndükten sonra serbest gazetecilik yapmaya başladı ve şimdiye kadar The Times, The Daily Telegraph, The Observer gibi gazeteler için yazı yazdı. Uluslararası çok-satanlardan olan dört kitaplık David Hunter serisinin diğer kitapları Ölümün Kimyası, Kemiklerin Şifresi, Ölülerin Fısıltısı ve Mezarların Çağrısı .







Simon Beckett'ın Okuduğum Diğer Kitapları : 

* Ölümün Kimyası 

* Kemiklerin Şifresi 

* Ölülerin Fısıltısı 



                                                     
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.