6/13/2019

Yalancının Mumu Aşkla Söner - Mehtap Soyuduru Çiçek

Haziran 13, 2019 6 Yorum
Yalancının Mumu Aşkla Söner


Kahkahalarla okuduğum , bittiği zaman da etrafıma anlatmaya devam ettiğim, kafa dağıtmak için bir kitap arayanlara ya da ne okusam diye fikrimi soranlara tavsiye etmeye doyamadığım bir kitap Yalancının Mumu Aşkla Söner. Tam yaz mevsimine göre kitap. Yormuyor , cıvıl cıvıl ve çok rahat okunuyor .

  Karşısındakine kızınca , başı sıkışınca ya da eğlenmek için hemen yalana sarılan , yalanlar üzerine master yapmış , babaannesi ile yaşayan , anne ve akraba yönünden şansı küsmüş, deli dolu, sevimli bir karakter Funda. Aslında söylediği yalanlara kızmak gerekiyor ama öyle bir şeytan tüyü var ki kızamıyorsunuz.

Cihan ... Esas oğlan ... Yakışıklı , karizmatik , anlayışlı, destekleyici .... Of ki of diyorum ve siz anlıyorsunuz ;) Sakın kitabı okuyup da gerçek hayatta ava çıkmayın böylesi zor bulunur. Sonra hayata küsersiniz , neme lazım baştan çok umutlanmayın. Şansınıza böylesi çıkarsa da söylemeyin ki nazar değmesin ya da sizden çalmasınlar :D

   Bu iki karakteri bir kahve falı ve ödünç bir kitap bir araya getiriyor gibi görünse de kuyruklu bir yalan etrafında birleşip benim de keyifle okuduğum bir maceraya yelken açıyorlar. Baştan iki karakter arasındaki çekimi hissetsek de aradaki o kuyruklu yalan yüzünden nasıl olacak diye merakla okurken , yaşanan olaylar ve ikili arasındaki diyaloglar kitaptan alınan zevki arttırıyor. Yazarın diğer kitaplarını da severek okumuştum ancak bu kitap bambaşka ...

    Çok uzun yazmayacağım herkes alsın okusun , harika bir kitap derken kendime hakim olamadım doldurdum yine. Ben fazla uzatmayayım siz bu kitabı kesinlikle kaçırmayın ...






Yalancının Mumu Aşkla Söner
Kitabın Adı :Yalancının Mumu Aşkla Söner
Yazar :Mehtap Soyuduru Çiçek
Yayınevi :Yediveren Yayınları
Sayfa Sayısı :344


İki aşık, biri yalancı…

Üç vakte kadar çıkan fallara kalmışsa tüm umutlar yalancının mumu yatsıya kadar değil üç vakte kadar yanar ve ancak aşkla söner. Haciz memurları kapısında beklerken gönlünü karizmatik ve başarılı bir psikoloğa kaptıran Funda’nın yalanlarla örülü ağın ortasında çırpınışını kahkahalarla okuyacaksınız.

Sadece komik değil bir de üstüne romantiğiz. Eros ölmedi sevgili okurlar, aşka inanan herkesi bir yerlerde pusuya yatmış bekliyor!









Mehtap Soyuduru Çiçek Kimdir?

23 Ağustos 1987 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Erciyes Üniversitesi mezunu, evli, iki erkek çocuk annesi ve bir kamu kuruluşunda memur olan yazar aslen Yozgatlıdır.
Mehtap Soyuduru Çiçek ilk önce wattpad platformunda yazmaya başladı. Daha sonra lacivert renkli bir ajandaya karalamaya başlamıştır. Yazarın ilk kurgu kahramanları kadınlardı. Yazarın basılan kitaplarının bir çoğunda kahramanları hep kadınlardan oluşmaktadır.







 Mehtap Soyuduru Çiçek'in okuduğum diğer kitapları :

*Pedina 

*Yolcu 

*Gitmesen Olmaz Mı? 

*Çiçek Gelin

*Güven Bana 

* Veda Ederken 

                                                     

6/11/2019

Kadife Pantolonlu Çocuk - Nadia Hashimi

Haziran 11, 2019 3 Yorum
Kadife Pantolonlu Çocuk

    Siz " bacha posh" nedir bilir misiniz? Ben   taa ki bu kitabı okuyasıya kadar. Bazen ne kadar şanslı olduğumuzu unutuyoruz. Bu coğrafyada doğduğumuz için ve yaşam bizim için nispeten daha kolay olduğu için. Aynı havayı soluduğumuz  dünya üzerinde bizim kadar şanslı olmayan , bizim normal kabul ettiğimiz onlar için özgürlük demek olan insanların olduğunu unutuyoruz bazen .

 Afganistan'da bir adettir bacha posh . Erkek çocuğu olmayan aileler küçük kız çocuklarının saçlarını keserek , onları erkek gibi giydirerek ve onlara erkek çocuğu gibi davranarak bir erkek çocukları olacağına inanırlar . Bacha posh erkek gibi giyinmiş kız anlamına geliyor tam olarak . Ergenlik çağına gelmeden bu kız çocukları tekrar normal hallerine döndürülüyorlar.

On yaşında bir kız çocuğudur Obayda. Ailesinin erkek çocuğu yoktur. Yengesinin önerisi ve aslında bir tür baskısı ile annesini ikna eder Obayda'yı bacha posh yapmak için. Saçları kısacık kesilir , erkek kıyafetleri giydirilir ve Obayda artık Obayd'dır. Anne ve babası ona oğlum diye seslenmektedir. Artık kız kardeşleri gibi anneline yardım etmesine , ev işi yapmasına gerek yoktur çünkü artık bir erkektir. Dışarıya çıkıp erkek çocukları ile oynaması , ağaca tırmanması , bisiklete binmesi beklenir. Okulda da erkek tarafında okumalıdır bir de. Afganisan'da kız ve erkekler ayrı binalarda okumaktadırlar. Kızların bir çok yönden özgürlükleri kısıtlanmıştır. Bu nedenle bacha posh olan kızlar başta zorluk çekseler de kavuştuğu özgürlüklerden vazgeçmek sonra zor gelir.

Obayda'nın ailesi diğer ailelere göre daha hoşgörülü olsalar da yaşadıkları sıkıntılar onları bu tuhaf adeti yapmaya yönlendirmiştir. Her zaman bu yenge gibi bir insan çıkar ortaya. Hepimizin hayatında buna benzer bir figür vardır aslında. Kitabı okurken sürekli olarak bacha posh olan kızların psikolojisini düşündüm. Bir anda artık sen erkeksin ona göre davran deniyor. Toplumdaki herkes de bu " oyuna " ortak oluyor. Aslında onların kız çocuğu olduğunu fark eden yok mu ?? Çoğunluk farkında fakat bu oyuna devam ediyorlar. Erkek gibi davranmaya başlayan , erkekler ile arkadaşlık kurup onlardan biri olduğunu düşünmeye başlayan kıza ergenliğe dönmeden önce tamam artık geri eski haline dön sen kızsın dendiği zaman hissettiklerini düşünebiliyor musunuz? Aklıma gelen ilk şey kimlik karmaşası oluyor. Her ne kadar erkek giysileri giyen bir kız olsa da zamanla , etrafındaki herkesin davranışı ile o da kendisini erkek gibi hissetmeye başlayabilir. Offf , aklıma gelen ı kadar çok şey var ki!!! Bu çocuklara çok üzüldüm. Bu insanlar nasıl bir çaresizlik içinde ki böyle akla mantığa aykırı bir adeti devam ettiriyorlar. Daha önce de dediğim gibi dışarıdan onları eleştirmek çok kolay. İçinde olmadan , o şartlarda yaşamadan fikir üretmek ne kadar doğru olabilir.

  Kadife Pantolonlu Çocuk beni etkileyen , çok beğendiğim bir kitap oldu. Beyaz Balina Yayınları 'nın okuduğum tüm kitapları gibi bu kitap ta her yaşa hitap eden ve rahatça okunabilecek bir kitap. Yetişkinler kadar çocukların da okuyup , bu dünyada onlar kadar şanslı olmayan çocukların olduğunu öğrenmesi ve onlara yardım etmek için neler yapılabileceğini düşünmesi gerekir.


Kadife Pantolonlu Çocuk Alıntılar : 

Bir erkek gibi davranmaya çalışmak , yeni bir dil öğrenmeye benziyordu ve ben kelimeleri bulmakta zorluk çekiyordum . 
Neden tuhaf görüneceğini düşünüyorsun? Kısa saçlı bir kız mı yoksa koltuk değnekli bir hayalet görecekleri için mi? Sana söz veriyorum ,görecekleri tek şey tek bacaklı kayıp bir ruhu yürüyüşe çıkarmayı başaran sihirli bir çocuk olacak .
Eğer bildiklerinizi paylaşmazsanız o şeyi bilmenizin hiçbir anlamı olmaz . Hiçbir şey bilmemekle aynıdır. 
En azından okula gidebildiğimiz için şanslı olduğumuzu bilirdik  çünkü bazı çocuklar okula gitmek yerine çalışıyordu. 
Sen daha yenisin. Kız olmanın ne demek olduğunu bildiğin anlamına geliyor. O şekilde yaşamaya değer mi? 
Bütün yetişkinler bir zamanlar çocuk olduklarını unutmuyor muydu sanki ?









Kadife Pantolonlu Çocuk
Kitabın Adı :Kadife Pantolonlu Çocuk
Yazar :Nadia Hashimi
Yayınevi :Beyaz Balina Yayınları
Orjinal adı :One Half From The East
Çevirmen : Yasemin Büte
Sayfa Sayısı :296


Bacha posh nedir bilir misiniz?

Afganistan’da, hiç erkek çocuğu olmayan aileler, genellikle ailenin en küçük kızını bir süreliğine erkeğe çevirirler. Böylece eve şans geleceğine ve bir sonraki bebeğin erkek olacağına inanırlar. Obayda ve ailesi de Kâbil’de kendi hâllerinde, mutlu bir hayat sürerken yaşanan bir kazayla her şey altüst olur. Bacağını kaybeden babası artık çalışamayacak durumdadır. Aile geçinebilmek için küçük bir köye, akrabalarının yanına yerleşir. Hiç erkek kardeşi olmayan Obayda, ablaları ile bu yeni hayata alışmaya çalışmaktadır. Ancak ailenin büyüğü olan yengeleri, Obayda ve ailesinin talihsizliğinden hoşnutsuzdur. Günün birinde Obayda’nın annesini, onu bir erkeğe çevirmesi için ikna edince, Obayda’nın bildiği her şey elinden alınır. Artık upuzun saçları, giymeye bayıldığı birbirinden güzel elbiseleri yoktur. Güzel Obayda, kadife bir pantolonun içindeki ürkek bir çocuk olup çıkmıştır. Bu hiç bilmediği yeni dünyada kaybolmaktan korkarken Rahim’le tanışır. Bu iki çocuğun sıra dışı dostluğu ve kesişen kaderleri, her şeyi değiştirecektir.


                                                            Kozmokitap

6/10/2019

Mayıs Ayında Okuduğum Kitaplar

Haziran 10, 2019 6 Yorum
Mayıs Ayında Okuduğum Kitaplar

  Uzun bir aradan sonra merhaba …  Bayram hazırlığı ve bayram derken bloga yazı girmem gecikti. Öncelikle hepinizin geçmiş bayramı kutlu olsun.  Önceden yazı hazırlasam iyi olacak sanırım , böyle zamanlarda kurtarıcı olur :))


  Bu senen ramazan hayatımdaki en kötü ramazandı . Bir hastalık peyda oldu , ramazanın sonuna kadar da geçmedi. Bu nedenle istediğim performansta kitap okuyamadım. Gerçi fotoğraf çekmek için kitapları toparlarken okuduğum kitap sayısının 10 olduğunu fark ettim ama o isteğine ulaşamama hissi hiç gitmedi üzerimden. Sanırım bu okumaya başladığım kitaplardan bir tanesinin bitmemiş olması ile alakalı da olabilir. Ramazanda bitirmeyi planladığım "Aşkname " yarım kalan kitabımdı . Bu ay da kitabı az az , sindire sindire okuyup bitireyim diyorum. Acelesi kalmadı nasıl olsa …


Gelelim okuduğum kitapların isimlerine ve kısa bilgilerine  :


Son Nöbet
1- Son Nöbet

Stephen King'in Bill Hodges üçlemesinin son kitabı Son Nöbet . Yazarın tarzının dışına çıktığını düşündüğüm seride en sevdiğim kitap ilk kitap Bay Mercedes idi. Polisiye ve paranormal olayları harmanladığı bu kitap ile ilgili yorumumu okumak → burayı  ← tıklayabilirsiniz.




Dert Etme Sabret
2- Dert Etme Sabret :
Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi kitabın ana teması " Sabır " . Çoğu bölümde konu ile ilgili kısa hikayelere yer veriliyor ve arkasında sohbet ediyormuş gibi okuyucu kısa açıklamalarda bulunuyor ; sabrı , sabretme karşılığında daha da olgunlaşacağımızı ve sabrın sonunun güzel olacağından bahsediyor. Kitabın yorumunu okumak için → burayı  ← tıklayabilirsiniz.





Ya Nasip
3- Ya Nasip :

 Ramazan ruhuna uygun kitaplar okumaya gayret etmiştim mayıs ayında . Ya nasip de o kitaplardan bir tanesi idi. Ya Nasip bir roman . Aslında bir aşk romanı da diyebiliriz. Nasıl olur da bir aşk romanı Ramazan ruhuna uygun derseniz, tasavvufla, sahabelerimizin hayatı ile bezeli bir kitap.  Kitabın yorumu blogumda yok , instagramda paylaştığım kitaplardan . Oradaki yazımı okumak için → burayı  ← tıklayabilirsiniz.





Kya'nın Şarkı Söylediği Yer 4 - Kya'nın Şarkı Söylediği Yer :

Kya’nın Şarkı Söylediği Yer , Kya isimli bir kızın hayatını anlatmaktadır. Küçük yaşta annesi sonra sırası ile kardeşleri tarafından terk edilen bir kızdır Kya. Zor şartlarda Kya'nın hayata tutunmasını , kendini geliştirmesini ve başına gelenler etkileyici bir biçimde yazmış yazar. Çok sevdiğim ve tavsiye listemde olan bir kitap .Kitabın yorumunu okumak için → burayı  ← tıklayabilirsiniz.





Yargıç 5 - Yargıç :

Kalemini çok sevdiğim polisiye yazar Günay Gafur'un son kitabı Yargıç. Kitap başlarda beni sarmasa da yarıdan sonra elimden bırakamaz hale geldim. İyi ki okduğum dediğim kitaplardan .  Kitabın yorumunu okumak için → burayı  ← tıklayabilirsiniz.





Körleşme - Elias Canneti 6- Körleşme:


Basit bir roman gibi karakterler sinir olarak okuyacağımız bir kitap olduğu gibi Körleşme , anlamının dışında metaforik olarak da değerlendirilebilir. Başta Kien olmak üzere her bir karakter bu dünya üzerindeki bir kesimi temsil eder .Kalın bir kitap olması gözünüzü korkutmasın hızla okunuyor kitap. Kitabın yorumunu okumak için → burayı  ← tıklayabilirsiniz.




Hay Bin Yakzan 7- Hay bin Yakzan :

Hay bin Yakzan  bir kaç kelime ile özetlenemeyecek dev bir eser. Sakin bir kafa ile , araştırma yaparak ve düşünerek okunması gerekiyor.Kitabın yorumunu okumak için → burayı  ← tıklayabilirsiniz.







Hay bin Yakzan'ı Okumak
8- Hay bin Yakzan'ı Okumak :

Araştırmacı yazar Avner Ben Zaken  Hay bin Yazan'ın kısa özeti ile başladığı kitapta , İbn Tufeyl'in hayatını ve kitabın yazdığı çağdan günümüze kadar farklı tarih ve coğrafyalarda etkilediği felsefecileri ve yazarları , Hay bin Yakzan'dan etkilenerek yazılan kitaplar yer alıyor. Bu kitap da sakin bir kafa ile ve bol bol not alarak okunması gereken kitaplardan.






Mehmet Akif Ersoy ve Zekai
9- Mehmet Akif Ersoy ve Zekai :

Şiire meraklı ve ileride büyük bir şair olmak isteyen Zekai , okulda İstiklal Marşı konulu bir yarışma olduğunu öğrenince yarışmaya katılmak ve birinci olmak ister. Yarışma için yazacağı şiiri düşünürken okulda Profesör Keşşaf ile tanışır ve onunla geçmişe İstiklal Marşı'nın yazıldığı zamana bir yolculuk yapar …

Keyifli, bilgilendirici, çocukları öğrenmeye ve araştırmaya teşvik eden bir kitap Mehmet Akif Ersoy ve Zekai. Bölüm başlarında verdiği kelimeler ve anlamları ile çocukların kelime dağarcığı gelişimine katkı sağlamayı amaçlayan kitap bazı bölüm sonlarında bıraktığı boş sayfalarla da onlara görevler vererek etkileşimi arttırıyor. Kitaptaki çizimleri de çok sevdim. Çocuklar boyayabilir aynı zamanda bu çizimleri. Bu kitabı gönül rahatlığı ile tüm çocuklara tavsiye ederim.



10- Farahnaz'ın Çiçeği :
,
Farahnaz'ın Çiçeği
Ne yazsa tereddüt etmeden alıp okuduğum ve okuduğuma asla pişman olmadığım yazarlardan Yaprak Öz 'ün son kitabı Farahnaz'ın Çiçeği . Her kitabı ile farklı bir olay örgüsü ve yaşamlara bizi götüren Yaprak Hanım bu kitabı ile de bizi  Zonguldak 'a Kılıç Sitesine götürüyor. 1970 li yılların sonu ve hala sıcacık komşuluk ilişkilerinin olduğu bir yer. Kitabın baş karakteri Yıldız Alatan. 50 li yaşlarda , ev hanımı, bir eş, anne, anneanne, iyi bir komşu , terzi, sıkı bir kitap okuyucu ve acemi dedektif. Gerçi kitapta polislerin bile çözemediği olayları çözdü.  Severek , gülümseyerek okuduğum kitaplardan oldu.





                                                     

5/25/2019

Mayıs Ayında Kitaplığıma Eklenenler

Mayıs 25, 2019 11 Yorum


   Merhaba , Mayıs ayı içerisinde kitaplığıma eklenen kitaplar ile geldim bugün. her ne kadar her zaman dediğim gibi elimdekiler bitesiye kadar yeni kitap yok desem de eksiklerimi uygun fiyata bulunca dayanamıyorum. Ay boyunca kitaplığıma eklenenleri biriktirip yazmayı uygun buldum. Her kitap için ayrı yazı yazmaktansa böylesi daha güzel oluyor bence .

Yeni Kitaplarım


 İlk olarak Oğlak Yayınlarının güzelliklerini sizlere göstermek istiyorum. Türk polisiyesinin birçok kaliteli yazarı ile Oğlak Yayınları sayesinde tanıştım ve o zamandan beri vazgeçilmezlerim arasına girdiler. Maceraperest Kitaplar serisinden beş kitap birden eklendi kitaplığıma . Cep kitap boyutunda olan kitapların puntoları normal boyutlarda olduğu için rahat okunuyor ve çantada da bana rahatlıkla eşlik ediyorlar.
Kitaplarım :
*  Park Cinayetleri - Armağan Tunaboylu
* Beria - Cenk Çalışır
* Sokratis ve Siyahlı Kadın  - Suphi Varım
* Farahnaz'ın Çiçeği - Yaprak Öz
* Yağmurdan Önce - Ercan Akbay

Yeni Kitap


  Eskişehir Yediler Kültür Merkezinde kitaplarda indirim olduğunu duydum ve geçerken uğramıştım. 2 al 1 öde kampanyasındaki kitaplardan bazıları dikkatimi çekti. Pdf olarak okuduğum ve elimde olmayan Tess Gerritsen - Mefisto Kulübü 'nü görünce hemen aldım . Yanında hediye olarak da Jale Demirdöğen - Kan Ağacı kitabını aldım . Yazardan övgüyle bahsediliyordu . Ben kalemi ile yeni tanışacağım. Farklı kampanyalar da vardı Kültür Merkezinde. Yolu düşen bakabilir. Kitapların arasında gördüğüm Grange kitaplarında gözüm kaldı . Bütçemi aştığım için sadece baktım maalesef.

Yeni Kitap


İnstagram üzerinde D&R mağazasında 12.90 TL lik kitaplar olduğunu görmüştüm. Özellikle Murakami'nin Fırın Saldırısı  kitabında gözüm kaldı. Espark D&R mağazasına gittiğimde maalesef Murakami'nin kitabını bulamadım. İndirimde bir çok kitap olsa da benim ilgimi çeken iki kitap oldu. Paulo Coelho - Hippi ve Witold Gombrowicz - Kozmos kitapları da bu sayede kitaplığıma eklenmiş oldu .

Yeni Kitap


Yeni çıkan kitaplardan Kayıp:  Ruhlar Savaşı okuyup objektif olarak yorumlamam için gönderildi. Fantastik tarzda olan kitabı okumak için sabırsızlanıyorum.

Yeni Kitap


Çarşıda alışveriş yaparken yolum sahafa denk geldi. Eskişehirli olanlar İnsancıl Sahafı bilirler. Yolum ne zaman oraya düşse uğrar , gezerim içeriyi. Bazen oldukça uygun fiyata temiz kitaplar bulsa bazen de ikinci el fiyatları internetteki sıfır kitaplardan daha pahalı oluyor. Ben bu gidişimde sıfır olarak Richard Bach - Hipnozcu  ve Zweig - Lyon'da Düğün aldım. Zweig'i zaten çok seviyorum. Bach ise benim için özeldir .  İş hayatına atıldığımda kendi maaşımla aldığım ilk kitap Bach'a aittir. İkinci el olarak da çok merak ettiğim Gözlerinin Ardında kitabını aldım.

Yeni Kitap


İnstagramda Sarı Bezli Kadınlar sayfasının çekilişinden  yazardan imzalı olarak Ali Lidar - Olmamış Kahraman Emeklisi kitabını kazandım. Bu kitap da benim için özel. Çünkü Ali Lidar da Eskişehirli ve aynı zamanda oğlumun felsefe hocası...



Yeni Kitaplarım


  Son olarak da Kitap Sihirbazı internet sitesinde indirim görünce girip bir bakayım demiştim. Siteye üye olmama rağmen hiç alışveriş yapmamıştım. 9.90 lık kitapları göründe dayanamadım. Aslında daha istediğim kitaplar vardı ancak nefsimi frenleyip en çok istediklerimi aldım. Jale Demirdöğen 'den Leyl ve O İyi Mi? kitaplarını , Michael Connelly - Kara Yankı kitapları nı attım sepete . 9.90 a , üstelik de ikisi ciltli kitaplar. Optimum kitaplardan bazılarını sepete ekleyince kargo bedava oluyordu . Ben de çok merak ettiğim Kerry Wilkinson- Siyahlı Kadın kitabını ekledim. Kızımın Shakespeare külliyatı için eksik olan Atinalı Timon kitabını da sepete ekledim . Hızla, hasarsız temin edilip gönderildi  kitaplar. Üstelik telefonla aradığım zamanlar da sorunu hızla halledip yardımcı oldular. Zweig- Olağanüstü Bir Gece ve ayraçlar ise hediye olarak geldi. Artık sık sık alışveriş yapacağım bir site Kitap Sihirbazı .


Bu ay kitaplığıma eklenen tüm kitaplar bunlar . Aralarında sizlerin okuduğunuz kitaplar var mı? Düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim .





                                                            Kozmokitap

5/23/2019

Körleşme - Elias Canneti

Mayıs 23, 2019 8 Yorum
Körleşme - Elias Canetti

  Uzun zamandır okumayı istediğim fakat gerek kalınlığından dolayı gerek zor okunduğu düşüncesiyle ön yargıya sahip olduğum için okumayı hep ertelediğim bir kitaptı Körleşme . Zaten bu ön yargılar bizi hep engelleyen . Kalın bir kitap Körleşme kalın olmasına da okunması ise bir o kadar kolay . Yalın ve sade anlatım ile yazılan kitap çok rahat okunuyor . Okurken bizi zorlayan esas unsur karakterler...

  Kitaba geçmeden önce yazar Elias Canneti'den bahsetmek istiyorum. 1905'te Bulgaristan'da doğmuş olan yazar Osmanlı Yahudisi imiş. Zorunu göç sebebi ile birçok ülkeyi gezip oralarda yaşayan yazan kitaplarını Almanca yazmıştır. Körleşme 'yi yazdığında henüz yirmi altı yaşındadır yazar. Kafka'nın Dönüşüm isimli eserinden etkilenerek basit ve yalın bir anlatım ile yazar kitabını . Her ne kadar yalın ve basit bir anlatımı hedeflemiş olsa da kitabının 500 küsur sayfa olmasını engelleyemez. 1981 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü aldığında yazar 76 yaşındadır . Edebiyatçılar tarafından James Joyce ve Dostoyevski ile kıyaslanır Elias Canneti .

Elias Canneti , Körleşme'yi üç bölüme ayırmış. Her bölümü nakış işler gibi işleyerek oluşturmuş yazar. Her bir karakter , karakterlerden beklenen davranışlar ve olan olayları oldukça güzel tasarlamış yazar.




 İlk bölümün ismi “Dünyasız Bir Kafa”  . Bu bölümde kitabın ana karakteri olan Kien'i tanıyoruz. Kien kendi tabiri ile bir kitaplık sahibi , aynı zamanda da dünyanın en iyi sinologu. Tüm zamanını kitap okuyarak , çeviriler yaparak ve makaleler yazarak geçiriyor. Üniversitelerde kendisine bir kürsü vermek isteseler de o kabul etmiyor. Çünkü bir yere bağımlı olmak istemiyor. 25 000 kitabı ile evinde tüm zamanını kendi işlerine vermek istiyor. Para derdi de yok çünkü kendisine kalan miras ile yaşıyor. Belki bu yüzdendir paranın hesabını tutmaması belki de aşırı kitap düşkünlüğünden...   Kien'in hayatta tek önem verdiği şey kitaplardır. Onun dışındakilerin önemi yoktur. Bu anlamda bencildir , insanları cahil olarak görür. Bu nedenle arkadaşı da yoktur. Evinin temizliği ve özellikle de kitaplarının da temizliği için evine bir hizmetçi tutar. 8 yıl yanında çalışan Therese onun huylarını ve zaaflarını öğrenip onun eşi olacaktır. Ah o Therese beni bitirdi kitap boyunca . O davranışları hele de o kolalı mavi eteği ... Olmaz olsun böyle bir karakter. Kİtap boyunca öyle karakterler görüyoruz ki gerçek hayatta bir araya gelmesi neredeyse imkansız karakterler . Yine de çevremizde yok mu böyle insanlar !!!

  Sadece kendisi ve kitapları ile ilgilenen bir adam ve ondan evliliğin gereğini bekleyen bir kadın . Bu kadın ki kitaplarla aslında hiç alakası yok. Bu tuhaf çiftin evliliği ve yaşamını okurken sinir olacaksınız. Kien öyle kendi içine kapanmıştır ki tüm dünyaya karşı körleşmiştir. Yalnızlığı çoğumuz severiz ve ben de kitapları çok severim ama Kien gibi saplantı seviyesinde ya da çevreme karşı körleşecek kadar değil ...

“Körlük, zamanı ve mekânı alt etmeye yarayan bir silahtır; varlığımız tek dayanağını duyularımızla, gerek yapıları gerek kapsamları bakımından pek yetersiz olan duyularımızla kavradığımız birkaç kırıntının dışında, sonsuzluğa dek uzanıp giden bir körlükte bulur. Evrende egemen olan kuram, körlüktür. Körlük, birbirlerini görmeleri halinde beraberlikleri düşünülemeyecek nesnelerin ve yaratıkların yan yana bulunmalarına olanak tanır. Zamanın artık çekilmez olduğu, taşınması olanaksız bir yüke dönüştüğü noktada koparılabilmesi ancak körlüğün yardımıyla düşünülebilir”

İkinci bölüm ise " Kafasız Bir Dünya " . Bu bölümde dışarıya , dış dünyaya açılıyor Kien. Burada Fischerle ile tanışıyor. Bu bölümün öne çıkan karakteri .Kambur bir cüce olarak tarif ediliyor ve en büyük hayali Amerika'ya gidip satranç şampiyonu olmak. Kien'e yardım eder görünüyor bu karakterde fakat aslında yine onun zaaflarını öğrenip onu kandırma derdinde. Aslında kitaptaki çoğu karakter kitapları kullanarak Kien'e yaklaşıp onun parasını alma derdinde.

  Üçüncü ve son bölümde " Kafadaki Dünya " .  Bu bölümde emekli polis memuru ve aynı zamanda da Kien'in kapıcısı  olan Benedikt'i yakından tanıyoruz. Bu karakter de ne sevgi ne de sempati duyabileceğimiz bir karakter. Bu da yardım etmek için Kien'i evine alır . Ancak yaptıkları amacını aşar. Bu arada bu karakterin de geçmişine göz atıyoruz ve aslında ne kadar sevilmeyecek bir karakter olduğunu anlıyoruz. Aslında en başlarda yazar bunun ip uçlarını vermişti bize.

  Kitap boyunca saçma sapan davranışlarda bulunan Kien en mantıklı konuşmalarını kendisine yardım etmek için gelmiş olan kardeşi ile yapar ...

 Basit bir roman gibi karakterler sinir olarak okuyacağımız bir kitap olduğu gibi Körleşme , anlamının dışında metaforik olarak da değerlendirilebilir. Başta Kien olmak üzere her bir karakter bu dünya üzerindeki bir kesimi temsil eder . Ayrıca kitapta dikkatimi çeken bir husus da kadınlara bakış ve davranış tarzları . Kadınları  küçümsemek bir tarafa kadına şiddeti normal hatta gerekli gören karakterler var.   Zaten bu karakterlerin diğer davranışları doğru mu ki bu doğru olsun ... Yine de bu husus beni rahatsız etti.

 Oğuz Atay'ın tavsiyesi ile dilimize çevrilen kitap kitaplığımın en özel köşelerinden birisine sahip oldu. Olayların farkına varmak ve çevremize özellikle de kendimize körleşmemek dileğiyle ...









Körleşme - Elias Canneti
Kitabın Adı :Körleşme
Yazar :Elias Canneti
Yayınevi : Sel Yayınları
Orjinal adı :Die Blendung
Çevirmen : Ahmet Cemal
Sayfa Sayısı : 565


Dünya edebiyatının başyapıtlarından biri olduğu tartışmasız kabul edilen Körleşme, Almanya'da edebiyatın, politikanın kirli gölgeleri altında yitip gitmeye yüz tuttuğu bir dönemde yazılmıştır. Ancak, Elias Canetti kurguladığı zaman ve mekân, kullandığı dil ve üslup, karakterlerindeki soyutlamanın isabetliliği ve bunları aktarmadaki başarısı sayesinde sınırları aşmış, evrenselliğin en üst boyutlarına ulaşmıştır.

Çoktandır kendi fildişi kulesine çekilmiş bir aydının trajedisinde cisimleşen Körleşme, insanoğlunun kendi eliyle kurduğu, sonra da kendisine yabancılaşmış, düşman kesilmiş bulduğu dış çevreyi, son derece özgün bir biçimde ve en uçta sayılabilecek araçlarla tasvir etmeyi başarıyor.

İnsanın gerçeklik karşısında ne ölçüde körleşebileceğini, her dönemde ve her toplumda rastlanabilen "aymaz" aydın karakterinde ustalıkla yansıtan Canetti, düşünce ile gerçeklik arasındaki kopuşun hikâyesini anlatırken yarattığı dehşet atmosferiyle okuru derinden sarsıyor.


                                                            Kozmokitap

5/21/2019

Son Nöbet - Stephen King

Mayıs 21, 2019 8 Yorum
Son Nöbet


  Her ay bir kitabını okuyarak Bill Hodges üçlemesini bitirmiş bulunuyorum. Yazarın tarzından farklı bulduğum seriyi merakla okudum. Gelen zamlardan sonra iyi ki seriyi zam öncesi aldım diye bittiği zaman da şükrettim. Çünkü indirim yaptığını söyleyen sitelere girdiğim zaman indirimli hali benim aldığım fiyattan daha fazla. Gelir aynı ama giderler fazla maalesef. Bu güdüşle kütüphane yollarını daha fazla aşındıracağız. Bu arada Eskişehir'de İl Halk Kütüphanesi yeni bina inşası halen devam ediyor. Temennim kısa süre içerisinde bitip faaliyete geçmesi. Çünkü geçici yeri çok küçük ve kitapların hepsi bulunmuyor maalesef. Bazı kitaplar depoda bekliyor sanırım.

  Bay Mercedes ile başlayan macera Kim Bulduysa Onundur ile devam etti ve Son Nöbet ile noktayı koydu yazar. Seriyi nasıl sonlandıracağını merak ediyordum açıkçası. Gerçi diğer kitaplarda bazı ip uçları vermişti Stephen King , fakat yine de yazarın sağı solu belli olmaz diyerek tahmin hakkımdan vazgeçmiş ve beni şaşırtmasını beklemiştim.

  İlk kitap olan Bay Mercedes tam anlamıyla gerilim- polisiye türündendi. İkinci kitap olan Kim Bulduysa Onundur ise psikolojik yönü ağır basan bir kitaptı. Son Nöbet ise  polisiye yönünün yanı sıra telekinezi gibi konulara değinerek paranormal alanda da yer alıyor.

  Seriyi okumamış ve okumak isteyenler bu noktadan sonra olan yerleri okumasınlar. Kitap hakkında ip uçları içerir !!

********************************************************************************
 İlk kitabın sonunda Hodges ve ekibi Brady 'yi durdurmuş ve onu hastanelik etmişlerdir. Komada olan Brady için doktarlar umut olmadığını boş bir kabuk olduğunu belirtmişlerdir. Ne derlerse desinler Bill , Brady'nin hala orada bir yerde olduğunu bilmektedir.

 Bill haklıdır. Brady'nin vücudu eski haline gelmemiş olsa da o hastalıklı beyni eskisi gibi çalışmaya başlamış ve bedeninin dışına çıkma yolunu bulmuştur. Bir tablet ve tablette bulunan bir oyun sayesinde. Tek amacı da insanları intihara yönlendirmektir.. .

******************************************************************************

Komadaki bir hasta üzerinde yapılan bir deney , bir tablet ve tabletteki balık oyunu sayesinde insanları etkisi altına alan bir psikopat  ve intihara yönlendirilen insanlar. Bu olanları durdurmaya çalışan emekli polis memuru  Bill Hodges. Bu sefer Hodges'in sağlık durumu da iyi değildir. Kendisinden daha çok Brady'yi durdurmayı düşünmektedir dedektif.

Yine heyecanla okuduğum bir kitap oldu Son Nöbet. Seriyi puanlayacak olursan orta seviyede olduğunu söyleyebilirim ve seri içerisinde de en çok sevdiği kitap ilk kitap olan Bay Mercedes'tir.



Son Nöbet

Kitabın Adı :Son Nöbet
Yazar :Stephen King 
Yayınevi : Altın Kitaplar 
Orjinal adı : End of Watch
Çevirmen :Esat Ören
Sayfa Sayısı :376
Serisi : Bill Hodges Üçlemesi  #3


“Mercedes Katili” geri döndü. Bu kez düşmanlarını intihara sürükleyip intikam almayı planlıyor. Bill Hodges ve Holly Gibney, Brady Hartsfield’i durdurmanın bir yolunu bulmak zorundalar, yoksa kendileri de onun kurbanı olacaklar. Stephen King, Bay Mercedes ve Kim Bulduysa Onundur ile süren Bill Hodges üçlemesini dehşet verici bir macerayla sonlandırıyor.



Stephen King Kimdir?

Stephen King Stephen Edwin King, 21 Eylül 1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Maine eyaletindeki Portland şehrinde dünyaya geldi.1970 yılında Maine Üniversitesi’nde Edebiyat Fakültesi’ne girdi. Kendisi gibi bir yazar olan Tabitha Spruce ile evlendi ve üç çocukları oldu.

Psişik güçlere sahip bir kızı anlattığı ilk romanı Göz (Carrie), 1974 yılında yayımlandı ve büyük başarı elde etti. King, bu başarıyla birlikte kendini tamamen yazmaya adadı. Göz’ün getirdiği başarı, Stephen King’i korku öyküleri dalında zirveye taşıdı. Ardından okuyucular tarafından çok beğenilen diğer kitaplarını yazdı .

Edebiyatta olduğu kadar vizyonda da büyük başarı yakalayan ve övgüyle bahsedilen Stephen King filmleri arasında Yeşil Yol da bulunmaktadır. 1996 yılında yayımlanan eserin Hollywood uyarlamasında Tom Hanks’in etkileyici oyunculuğunu görürürüz. Ayrıca Johnny Depp’in başrolünde oynadığı Gizli Pencere filmi, bir Stephen King uyarlamasıdır. John F. Kennedy süikastini konu aldığı 11/22/63 adlı romanı sinemaya uyarlanan eserleri arasına çoktan girdi bile.
Stephen King kitapları gibi filmlerinde de sayısız ödül kazanmıştır. Hikayelerindeki korku temalarını ve fantastik ögeleri mevcut toplumsal sorunlara ve insan psikolojisine dayandırarak anlatır ve yazarın başarısı bu temaları harmanlama konusundaki üstün yeteneğinden kaynaklanır.






Yazarın Okuduğum Kitapları :

* Kurt adamın Döngüsü 

* Tom Gordon'a Aşık Olan Kız

* Yüzyılın Fırtınası

* Rüyalar ve Karabasanlar 1-2-3

* Ruhlar Dükkanı

* Çılgınlığın Ötesi

* Christine

* Falcı

* Rüya Avcısı

* Doktor Uyku

* Tılsım

* Bay Mercedes 

* Kim Bulduysa Senindir 

* Son Nöbet 

* Gwendy'nin Düğme Kutusu 


                                                     

5/15/2019

Dert Etme Sabret - Bilal Civelek

Mayıs 15, 2019 4 Yorum
Dert Etme Sabret

        " Rabbim takdir senindir , sabır benim !" 

   Merhaba , Bilal Civelek'in kalemi ile tanışma kitabım oldu Dert Etme Sabret . Yazarın ismini duymuş ve ondan fazla kitabı olduğunu biliyordum fakat okumak nasip olmamıştı. Bu kitap içinde bulunduğumuz Ramazan ayının ruhuna uygun olduğunu düşündüğüm için bu ay içerisinde okumak istedim ve tam da düşündüğüm gibi Ramazan ruhuna uygun bir kitap çıktı.

  İlk olarak kitabı elime aldığımda kapağına bayıldığımı söylemeliyim. Sade ve çiçek sayesinde çekici bir kitap olmuş. Kitabın içinde de yazıların puntoları büyük olduğu için rahat okunuyor. Yazarın sanırım öğretmen olmasının bir getirisi olarak anlatımı sade ve kolay anlaşılır. Her kesime hitap etmeyi istediği için basit bir anlatımı tercih etmiş yazar.

 Kitap kısa bölümler halinde ilerliyor ve her bölümün başında kısa bir şiir var. Sabır ile ilgili şiirler  şair Murat Kuşçubaşı 'a aitmiş .

Dert Etme Sabret


 Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi kitabın ana teması " Sabır " . Çoğu bölümde konu ile ilgili kısa hikayelere yer veriliyor ve arkasında sohbet ediyormuş gibi okuyucu kısa açıklamalarda bulunuyor ; sabrı , sabretme karşılığında daha da olgunlaşacağımızı ve sabrın sonunun güzel olacağından bahsediyor.

        Sabret ve seyret ! Her şey güzel olacak ! 
Hızla okuduğum , şiirleri ve kıssaları sevdiğim bir kitap oldu. Yazarın tasavvufa değinen anlatımı da dediğim gibi ramazan ruhuna uygun düştü.

" Resulullah (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurdular ;
Nasıl yaşarsan yaşa fakat bil ki, bir gün mutlaka öleceksin.
 Kimi seversen sev ama unutma ki, bir gün ondan ayrılacaksın.
 Dilediğin gibi davran lâkin şu da her zaman hatırında olsun ki;
 Her yaptığının karşılığını mutlaka göreceksin." 




Kitabın Adı : Dert Etme Sabret
Yazar : Bilal Civelek
Yayınevi : Yediveren Yayınları
Sayfa Sayısı : 168


Ufkunda hüzün doluysa, sabrın kalmamışsa;
Bu kitaba göz at kardeşim!
Bu kitap dert alır, derman satar!
Doksan dokuza olmadı deme can!
Düşen son taştaki, yüzdedir sabır
Ateşe bakıp da küle aldanma,
Külün altındaki közdedir sabır…
Kürsünün sahibi dedi ya sana
Sabredenler için döner bu dünya.
Eyüp’ün canına düşen kurt var ya
Acıyı hak bilen hazdadır sabır.
Bekledi de elmas oldu ya kömür, toprağın içinde, gizdedir sabır
Çok mu oldu derdin, üst üste geldi, yokluğun özünde azdadır sabır.


Bilal Civelek Kimdir ? 

Bilal Civelek
Romancı, çevirmen, eğitimci. 1 Ocak 1963, Elazığ doğumlu. İlk, orta ve liseyi Elazığ’da tamamladı. Çukurova Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu. Stuttgart Üniversitesinde yüksek lisansını yaptı.

  Almanya’nın Stuttgart şehrinde Alman okullarında Türkçe ve Türk Kültürü öğretmeni olarak beş yıl görev yaptıktan sonra yurda döndü.  Evli ve iki çocuk babası olan Civelek halen öğretmenlik görevine devam etmektedir.




                                                             Kozmokitap

Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.