8/31/2018

Dönüşüm - Luke Kennard || Kitap Yorumu

Ağustos 31, 2018 3 Yorum

Dönüşüm

  Bir ilk roman ile karşınızdayım bugün. Dönüşüm hem yazar Luke Kennard'ın ilk romanı hem de Nebula Kitap'ın yayımladığı ilk kitap.

1981 doğumlu olan Luke Kennard şair ve yazardır. Birmingham üniversitesinde yaratıcı yazarlık dersleri vermektedir aynı zamanda.

  Dönüşüm yarı mizahi dille anlatılan bir çeşit distopyadır bana göre. Birkaç aydır kitaplığımda bekleyen kitaba bir türlü başlayamamıştım. Bayram vesilesi ile elime aldığım kitabı bir çırpıda bitirdim ve açıkçası kitaplığımda bu kadar beklettiğime pişman oldum.

İngiltere'de geçiyor kitabımız. Baş karakter Karl İngiliz Edebiyatı mezunu. Kullanmadığı ürünlere yorum yazarak ve üniversite öğrencilerinin ödevlerini yaparak para kazanıyor. Karısı Geneieve ise öğretmen. Eşinde bipolar bozukluk olduğu için Karl onun üzerine daha çok düşüyor ve başına bir şey gelmesinden endişe ediyor. Kazandıkları para ile geleceğin dünyasında yaşamaları çok zor. Karl'ın tam on yedi tane kredi kartı var ve hepsine borçlu. Borçları biraz olsun ödeyebilmek için dolandırıcılık yapıyor ve yakalanıyor.

  Karl'a iki seçenek sunuluyor ya hapse girecektir ya da değişim adında bir programa altı aylığına katılacaktır. Karl ikinci seçeneği tercih ediyor. Bu programda " Mentor  " dedikleri bir ailenin yanında ve onların gözetiminde kalacaklardır. Çoğul olarak bahsettim çünkü bu programa karısı ile katılması zorunludur.

  Başlarda her şey güzel gibi görünse de sonraları Karl yanında kaldığı aileden ve programdan kuşkulanmaya başlar . Geneieve ise hayatından memnundur. Bütün bu olanlar Karl'ın paranoyası mıdır yoksa bu programın amacı farklı mıdır?

  Geleceğin dünyasına bir yolculuk yapıyoruz Karl ile birlikte. Güzel olan şeylerin yanı sıra olabilecek olanı da görüyoruz. Okuyucuyu şaşırtan ve "güleriz ağlanacak halimize " dedirten bir yazar var karşımızda : Luke Kennard. Yazarın kalemini , konuyu ele alış ve aktarış şeklini de çok sevdim. Bu başarıda yayınevinin de katkısı tartışılmaz. Çeviri çok güzeldi  , üstelik hiç yazım hatasına denk gelmeden rahat bir şekilde okudum. Tereddütsüz tavsiyemdir kitap.


Dönüşüm



Kitap Hakkında Yazılanlar : 

“Black Mirror’ın konusuna daha nazik yaklaşan hâli. Bir kuşağı tanımlayan, yarından sonraki günün romanı.” -Matthew De Abaitua-

 “İnsanın dış dünya ile ilişkini kesen, yüzünü sayfalara gömüp yedi şeritli trafiğin ortasında körü körüne yürüten kitaplardan.”   -The Times-

 “Son derece keyifli... Romanı öne çıkaran şey Black Mirror tarzı kara mizahtan ziyade insanı perişan eden bir akıl hastalığının şefkat dolu tasviri. Neticede anlaşılıyor ki bu distopya aslında bir aşk hikâyesi.” 
-Guardian-

 “Luke Kennard’ı okumak, aklından geçenleri çekip doğrudan sayfaya aktarma gibi esrarengiz bir yeteneğe sahip bir yazarla karşılaşıldığında hissedilen o sinsi telaşı deneyimlemek demektir.” - Shortlist -

“Rahatsız edici şekilde tanıdık... Sürükleyici.”  -Financial Times-

“Karanlık, teknolojik bir distopyanın, uçurtma sörfü ve kahvaltıda dengeli politik bir söylevden hoşlanan, sevimli, ilerici, orta yaşlı bir çiftin banliyödeki evinden doğması kaçınılmaz görünüyor artık. Luke Kennard’ın parlak ilk romanı korkutucu bir biçimde olası yakın geleceğin taze, eğlenceli ve sürükleyici bir tasvirini sunuyor.”     -Joe Dunthorne-

 “Rahatsız edici ve nükteli ama özünde öyle hassas ki kalpleri durdurur. Mükemmel bir kitap. Bir çırpıda okudum.”    -Lisa McInerney-

 “Aşırı zeki ve aşırı eğlenceli. Luke Kennard’ın ilk romanı şirketleşmiş yüzyılımızı ustaca parçalarına ayırıyor. Aynı zamanda bizi Lucky Jim’den beri tanıdığımız bahtsız kahramanların en sevimlilerinden biri ile tanıştırıyor. Gerçek olan her şeyin yıkılamıyorsa dış kaynak olarak kullanıldığı bir dünyada Dönüşüm gibi bir kitap âdeta bir ışık demeti; tek kelimeyle hayati bir kitap.”   -Paul Murray-

 “Borç içinde yüzen genç kuşaklar için olmazsa olmaz bir okuma. Eğlenceli, elzem ve rahatsız edecek kadar dürüst.”   -Jenn Ashworth-

 “Tam anlamıyla sürükleyici; şevk, güven ve keskin bir zekâyla sergilenen eşsiz bir fikir.”  -Isy Suttie-




Kitabın Adı :Dönüşüm
Yazar :Luke Kennard
Yayınevi :Nebula Kitap
Orjinal adı :The Transition
Çevirmen :Funda Başak Dörschel
Sayfa Sayısı :340


Yakın bir gelecekte İngiltere: otomatik arabalar, kendi kendine dolan akıllı buzdolapları, daha da akıllı tabletler... Diğer yanda ise bir türlü ödenemeyen, ödenemedikçe katlanan borçlar. Otuzlu yaşlarını süren Karl ve Genevieve çifti “kaybedenler kulübü”nün adaylarından: Karl, son umut olarak tutunduğu sayısıyız kredi kartıyla ne kirayı ne de biriken borçlarını ödeyebiliyor. Bu noktada iki seçeneği var: hapse girmek ya da Dönüşüm Programı’na dahil olmak. Daha cazip seçenek olarak öne çıkan ve sadece çiftlerin katılabildiği altı aylık bu program süresince kendilerinden yaşça büyük, başarılı bir çift olan mentorlarının yanında kalacak ve sorumluluk, kariyer, bütçeleme, beslenme, spor, kendine güven gibi konularda aldıkları hayat dersleriyle sisteme yeniden, bu sefer “kazananlar” olarak dâhil olacaklar... Elbette kişiliklerinden ilişkilerine sürekli test edilecekleri bu zorlu süreci atlatabilirlerse.

Luke Kennard, Dönüşüm’de hayal etmesi hiç de güç olmayan, distopyaların bile “mutenâlaştırıldığı” zamanların tekinsizliğini seriyor gözler önüne. Günümüz değerlerine eleştirel bir bakışla yaklaşan, kara mizahı eksik etmeden okuru son sayfasına kadar kendine bağlayan bir ilk roman.


                                                            Kozmokitap

4. Maymun - J.D. Barker

Ağustos 31, 2018 5 Yorum
4. Maymun


3 Maymun’un isimleri; Mizaru ‘görmedim’ demek, Kikazaru ‘duymadım’ demek, Iwazaru ise ‘bilmiyorum’ demek. “İlk üç maymun genel yaşantı kurallarını anlatır ancak dördüncüsü çok önemlidir.” “Sihazura,” dedim. “Adı Sihazura.”
“Kötülük yapmamak demektir,” dedi babam.

Selam herkese. Son zamanlarda okuduğum en güzel polisiye-gerilim kitabı yorumu ile geldim bugün : 4. Maymun. Kitap piyasa çıkar çıkmaz almama rağmen okumayıp beklettiğim kitaplardan oldu. Bazen bir kitap hakkında çok fazla paylaşım görünce o kitapran soğuyorum ve okumayı erteliyorum. Bu kitap için de öyle oldu. Kitabı bitirdikten sonra erteleme için kendime kızsam da sonunda okumuş olmaktan dolayı mutluyum :)

 Öncelikle kitabın kapağını ve dizaynını çok sevdiğimi belirteyim. Ne kadar kapağa göre kara vermeyeceğim desem de beni çekiyorlar , ne yapayım :D

Chicago'da geçiyor kitabımız . 4MYMN adıyla bilinen bir katil vardır ve bu katil kurbanlarını kaçırdıktan sonra ailelerine önce bir kulak kesip göndermektedir. Sonra kaçırdığı kişinin gözlerini çıkarıp gönderir. Sonra sırada dili vardır. En son ise öldürüp bir kenara bulunsun diye atmaktadır. Polis ne kadar araştırma yaparsa yapsın bu caniyi yakalayamaz , hiç ipucu yoktur.

  Bir gün bir trafik kazası olur. Belediye otobüsü bir yayaya çarkar . Bu yaya da elinde bir kutu taşımaktadır ve kutuda da bir kulak vardır...

  4MYMN katilinin öldüğünü düşünen polis şimdi bu kulak kimin onu bulmak zorundadır. Bir yerlerde kapalı bir kurban vardır ve süre daralmaktadır...

  Heyecanlı sürükleyici bir kitap 4. Maymun. Ölen kişinin üzerinde bulunan günlüğü dedektif okurken biz de bir katil nasıl büyür , nasıl eğitilir onu okuyor ve ailenin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.

  Kitabı okurken hiç bir kusur , eksik nokta bulamadım. Bayıla bayıla okudum. Polisiye-gerilimin hakkını sonuna kadar veren bir yazarı okumaktan çok mutlu oldum. Kitap serinin ilk kitabı  . Serinin ikinci kitabı sanırım şu an çeviri aşamasında. Çünkü Nemesis Kitap instagram sayfasında "yazarın ikinci kitabı için hazır mıyız " diye paylaşım yapmıştı. Bizi fazla bekletmezler umarım. Polisiye ve gerilim kitabı okumayı benim gibi çok sevenler bu kitabı kaçırmayın derim :))

4. Maymun


Kitap Hakkında Yazılanlar : 


“Ürkütücü, korkunç… Ve elinizden bırakmanız imkânsız! 4. Maymun bir gerilim romanında olması gereken her şeye sahip.Mutlaka okunmalı!”   -Heather Graham-

“Se7en ve Olağan Şüpheliler geleneğini hatırlatacak şekilde yazılan 4. Maymun, baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bir solukta okuyacaksınız!”   -David Morrell-

 “Seri katil kurgularından bugünlerde çok fazla var, eşsiz olanı ortaya çıkarmak için güçlü bir görüş ve kurnaz bir planlama gerekiyor. 4. Maymun tam olarak bunu yapıyor ve bize birden fazlasını veriyor. Yapboz hayranları için eşi bulunmaz, hikâye içinde hikâye barındıran, garip ve şaşırtıcı bir roman bu. Baştan sona gerçek ve sağlam bir gelirim.”    -Jack Ketchum-

 “Cesur ve ustaca yazılmış bir gerilim romanı. Dâhi bir katilin zihnine yapılan karanlık bir yolculuk ve iyilik için onu durdurmakla görevli insanlar… Barker bir katilin hikâyesini, kendine özgü bir tutku ve zekâyla yazmış. Lee Child, dengini buldun.”   -Tosca Lee-

 “Ürpertici ve leziz, sürükleyici bir kitap.”   -Kelley Armstrong-

 “Sürükleyici, bağımlılık yapan ve şeytanî bir zekâyla ilerleyen olaylar… Açılıştan itibaren okuru yaylım ateşine tutan 4. Maymun, sizi yakalayacak ve gitmenize asla izin vermeyecek. J.D. Barker müthiş bir yeni yetenek.”   -Barry Lancet-


4. Maymun - J.D. Barker
Kitabın Adı :4. Maymun
Yazar :J.D. Barker
Yayınevi : Nemesis Kitap
Orjinal adı :The Fourth Monkey
Serisi : 4MK Thriller, #1
Çevirmen : Tolga Toprak
Sayfa Sayısı :488


Annem ve babam elleri birbirine kenetli, gözlerinde aşkla, yaşlı bir ağacın gölgesinden beni seyrederlerken, ben diğer çocuklarla oynardım. Bir top ya da frizbinin peşinden koştururken annemle babamın şakalaşıp gülüştüklerini duyardım. “Bana bakın!

Bana bakın!” diye seslenirdim. Bakarlardı. Ailelerin çocuklarını seyrettikleri gibi beni seyrederlerdi. Beni gururla izlerlerdi. Oğulları, neşeleri... Geriye dönüp o yaşlarıma bakıyorum da...

O ağacın altında ikisi de gülümserken onlara bakardım. Boğazlarının bir kulaktan diğerine kadar kesik olduğunu hayal ederdim, açık yaradan kan fışkırıyor ve o fışkıran kan önlerindeki çimenlerin arasında birikiyordu. Gülerdim, kalbim güm güm atardı, çok gülerdim.

Tabii ki bu yıllar önceydi, ancak elbette bunun başladığı yıllar o yıllardı.




                                                     

8/30/2018

Sır - Mehtap Erel

Ağustos 30, 2018 2 Yorum
Sır - Mehtap Erel


   İzmit Kitap Fuarından aldığım kitaplardan biriydi Sır. Kitabı kitaplığıma koymuş ve okumak için uygun anı bekliyordum. Bazen - daha doğrusu sık sık dediğim gibi bazı kitapların zamanı olduğuna inanıyorum. Sır için de uygun zaman Kurban Bayramı idi :))

  Kurban bayramı iş bayramı diye boşuna dememişler . Bayramda yorgunluktan bir kenarda sızmışken hangi kitaba başlayayım diye düşünüyordum ki aklıma Sır geldi. Kitaplığımda okumamı bekliyordu ve ben de bu fırsatı kaçırmadım .

   Daha önce "Sır" ın tanıtım yazısını yazmıştım. Buradan okuyabilirsiniz.

İlginç bir konusu olduğunu biliyordum kitabın da yazarın kaleminin bu kadar eğlenceli olduğunu bilmiyordum. Mehtap Erel'in okuduğum ilk kitabı oldu Sır. Şimdi diğer kitaplarını da listeme ekledim .

  Öncelikle kitaptaki baş karakterin ismi de yazar gibi Mehtap . Ve o da bir yazar. Yazar kendisini mi yazmış derseniz bilmiyorum fakat her yazar karakterlerine kendilerinden bir şeyler katar.

İstanbul'da oturan Mehtap evli ve bir çocuk annesidir. Oğlu okul gezisi için yurt dışına gidince o da fırsattan istifade bir türlü geçmeyen ve doktorların tedavisinden fayda görmediği sırt ağrısı için nefesi kuvvetli bir hocaya gider kocası ile . Orada başına tuhaf bir olay gelir ve bunun sonrasında paranormal bazı olaylar olmaya başlar...

Her ne kadar yazarın kalemi eğlenceli ve bol esprili olsa da kitapta dram ve gizemli olaylar da yer alıyor. Paranormal olaylardan tırsanlar bu kitabı okumak istemeyebilirler. Benim gibi etkilenmeyen ya da bu konulara meraklı olanlar kitabı çok seveceklerdir.

  Sır iyi ki okudum ve yazarın kalemi le tanıştım dediğim kitaplardan oldu.







Mehtap Erel'in Okuduğum Diğer Kitapları : 





                                                     

8/29/2018

En Derinde - Sabine Durrant || Kitap Yorumu

Ağustos 29, 2018 1 Yorum
En Derinde


Polisiye - gerilim , psikolojik - gerilim kitaplarını çok seviyorum. Her tarz kitabı okusam ve her birinden ayrı tat alsam da bu iki tarz benim vazgeçilmezim. Hal böyle olunca da En Derinde'yi görünce aldım.

  Kitabı aldım dedim fakat bu tabir pek doğru olmadı. Dergi alırken yanında hediye veriyorlardı kitabı. Elle dergisi bazı aylar kitap hediye ediyor . Ben de böyle bir dönemde aldım dergiyi. Sanırım mayıs ayı idi. Hediye kitapların içerisinde polisiye-gerilim kategorisinde bir tane görünce kaptım. Aslında düşünmem gerekirdi neden hediye ediyorlar ,kitap sevilmedi mi , vasat mı diye :))

Öncelikle söyleyeyim kitap polisiye kategorisinde olsa da polisiye sayılmıyor bana göre. Kitap bitesiye kadar da gerilimin "g" sini hissetmedim.

  Kitap baş karakterin ağzından anlatılıyor. Bu yönü ile çok güzel . Fakat kitapta akıcılık eksik . Bazı şeyler de tahmin edilebiliyor , çok şaşırmadım yani sonuna . Konudan çok bahsetmiyorum çünkü aşağıya arka kapak yazısını bıraktım . Orada ayrıntılı olarak bahsetmişler. Sözün kısası para verip almadığıma sevindim kitabı. Hediye gelir ya da promosyon olarak alırsanız okuyabilirsiniz fakat bana göre para verip almaya değmez...



Kitabın Adı :En Derinde
Yazar :Sabine Durrant
Yayınevi : Doğan Kitap
Orjinal adı :Under Your Skin
Çevirmen :Sıla Okur
Sayfa Sayısı :320


Gaby’nin kusursuz bir hayatı vardı… Parkta bulduğu cesetle her şey alt üst oldu. Şimdi Gaby için hem masumiyetini kanıtlama hem de kusursuz hayatını koruma zamanı! Gaby, uzaktan her şeye sahip bir kadın gibi görünüyordu: yakışıklı ve başarılı bir eş, dünya güzeli bir çocuk, Londra’nın elit bölgesinde konforlu bir ev, kendisine hem ün hem de bol para getiren bir kariyer. Bir kadın daha ne isteyebilirdi ki?
   Ancak bir gün Gaby’nin genç bir göçmen kadını ölü olarak parkta bulmasıyla bu güzel rüya sona erdi. Kısa süre içinde polis Gaby’yi sorguya, hatta cinayet şüphesiyle gözaltına aldı.
    Şimdi Gaby için hem masumiyetini kanıtlama hem de sahip olduğu bu kusursuz hayatı koruma zamanı!

  Vicdanı, tutkusu, doğru ve yanlışları arasında gidip gelen bir kadının içsesi, Sabine Durrant’ın ustalıklı kalemiyle ete kemiğe bürünmüş. Yazar anlatımıyla okurunu da maceranın kalbine çekiyor, adeta katilin peşine düşürüyor.


                                                            Kozmokitap

8/28/2018

Büyük Kaçış Nevbahar - Emine Doğan || Kitap Yorumu

Ağustos 28, 2018 2 Yorum
Büyük Kaçış Nevbahar


  Büyük Kaçış serisinin ikinci kitabı Büyük Kaçış Nevbahar. İlk kitap Büyük Kaçış Zemheri'yi okuyunca çok sevmiştim. Üstelik öyle bir yerde bitmişti  ki ikinci kitap Nevbahar'ı sabırsızlıkla bekliyordum.

        "Ali, huzurun beden almış şekliydi. Artık benliğim oydu. Yuvam kalbiydi."


  Kitap hakkından çok fazla ipucu vermeden nasıl konudan bahsedeceğim bilemiyorum. İlk kitabı okumamış olanları kızdırmamak için birazcık bahsedeceğim. Kitabı tamamen anlatıp özetini çıkaranlara ben de sinir oluyorum. Kitap okuma şevkim kırılıyor.

  Yalnızlıklar ve büyük zorluklar içinde büyüyen Ayşe ve Ali'nin bir araya gelişini okumuştuk ilk kitapta. Zaten kitabın başında bir araya geldikleri için bana kızmazsınız :)) Bu kitapta da Ali ve Ayşe'nin sonunda mutlu sona ermesini okuyoruz. Tabii öyle kolay değil hemen mutlu sona kavuşmak. Daha aşmaları gereken bir çok zorluk ve Ayşe'nin geçmişi var önlerinde.

Ali, bir erkeğin kâbus tutsaklığından kurtulup aşka tutsak olmanın adıydı Ayşe için.

İlk kitapta yalnız ve çekingen bir Ayşe varken bu kitapta daha kendine güvenen bir Ayşe ile karşılaşıyoruz. Ve yine onu koruyup kollayan bir Ali. Her zamanki gibi arada kırgınlıklara yol açan iletişim kopuklukları. Karşımızdakini korumak için bazen sakladığımız şeyler ilişkinin felaketi ile sonlanabiliyor. Okuduğum çoğu kitapta ve hayatta karşılaştığım olaylarda da aynı şekilde. Bir de onun ne düşündüğünü biliyorum cümlesi var ya sinir oluyorum. Kusura bakmayın ama kimse müneccim değildir ve kimsenin aklından geçenleri okuyamazsınız. Siz deyince üzerinize alınmayın tabii , genelleme yapıyorum .

"Bir insan doğduğu günden beri yalnız olabilir miydi? Ben doğduğum günden beri yalnızdım, yalnızlığa esirdim."

Sevdiğim bir seri daha sonlanmış oldu. Ali ve Ayşe'nin hikayesini çok sevdim ben . Tabii bazı bölümler daha kısa yazılabilirdi. Fakat bu hali ile de güzel olmuş...




Büyük Kaçış Nevbahar
Kitabın Adı :Büyük Kaçış Nevbahar
Yazar :Emine Doğan
Yayınevi : Müptela Yayınları
Sayfa Sayısı :432


“Dünyaya bir melek bıraktık ama kanatları olmayı beceremedik.”
Geçmişinin gölgesinden sıyrılmak hiç de kolay değildi. Ayşe, babasının mektubundan sonra yüz yüze geldiği gerçekle o sancılı günleri resmen yeniden yaşamaya başlamıştı. Hayat onun için her zaman zor olmuştu. Fakat bu sefer daha da zordu.

Ali, bir erkeğin kâbus tutsaklığından kurtulup aşka tutsak olmanın adıydı Ayşe için. Bu sefer sevdiği adam vardı. Kanatsız meleği… Endişesi onunla boyut değiştirmiş, korkuları onun için göklere çıkmıştı.
Çünkü biliyordu, o adam durmayacaktı.
Kaçtığı gerçeğin bir adım ötesinden geldiğinden habersiz hayatını sürdürmeye devam ederken her şey tepetaklak olmuştu. Kaçışı aslında tam da sandığı gibiydi. Tehditlerin boşuna olmayışını kötü bir şekilde yaşayarak öğrendiğinde, kendini tehlikeli bir yol ayrımında bulmuştu. Çok iyi biliyordu ki seçtiği yol onun sonuydu, kaçtığı gerçekti.
Bir mektup…

Bir karanlık geçmiş…

Bir puslu gelecek…

“Bir geçmiş düşünün, bir sis gibi sinsice etrafınızı saran ve amacı sadece ölüm olan.”
Büyük Kaçış Nevbahar; umuda sımsıkı tutunanların, mutluluk arayanların, bir çırpınışın, bir özgürlüğün ve huzurda boğulmak isteyenlerin hikâyesi.

“Ali, benim nevbaharımdı.”


                                                            Kozmokitap

8/27/2018

İtiraflarım - Tolstoy || Kitap Yorumu

Ağustos 27, 2018 8 Yorum
İtiraflarım


  Doğu edebiyatında en sevdiğim yazarlardandır Tolstoy. Kendimce bulduğum bütün kitaplarını okuyup , kitaplığımda yer vermeye çalışıyorum. İyi - kötü Tolstoy külliyatına sahip oldum. Kitaplardan bazılarını çok eski tarihlerde aldığımdan dolayı farklı yayınevlerine aitler. Bazılarının çevirilerinden çok memnun olmasam da yaşanmışlıkları ve hatıralarından dolayı kitaplığımda bulunuyor. Belki ileri tarihlerde farklı yayınevlerinden düzgün çeviri ve basımlı olanlarını eklerim kitaplığıma.

Lev Tolstoy'un bütün kitaplarını çok sevmeme rağmen Anna Karenina benim için çok özeldir. Tolstoy kelimeleri ile ruha dokunmayı bilen ve sıkmadan konuyu aktarabilen yazarlardandır.


  Kelimelerini , anlatım tarzını çok sevdiğim Tolstoy'u bir de kendi ağzından dinlemek için İtiraflarım'ı okudum. Kitabı bitireli neredeyse bir hafta olmasına rağmen kelimelerimi yeni toparlayıp kitap yorumunu yeni girebiliyorum.

  96 sayfalık ince bir kitap İtiraflarım . İnce olmasına rağmen Tolstoy'u daha yakından tanımak için ara vere vere ve yavaş yavaş okunmalı bana göre kitap. Ben şahsen bu şekilde okudum.

İtiraflarım

  Çocukluk döneminden kendisini anlatmaya başlıyor Tolstoy. Hissettikleri , yaşadıkları, çevresindekiler ve özellikle de hayatı sorgulayışı yer alıyor kitapta. Geçen yıllarda birlikte kendisi büyüse ve fikirleri az çok değişse de hayatı sorgulayışı , mutluluğu arayışı değişmiyor. Kitaptan edindiğim izlenime göre dönem dönem depresif bir ruh haline bürünüyor yazar. Bu halleri de oldukça uzun sürüyor. Yazar ve edebi kişiliği sebebi ile daha hassa bir karaktere sahip olduğu için yaşamdan ve olaylardan daha çok etkilenmiş olabilir diye düşünüyorum. Sonuçta hayata bakış açısı ve beklentileri çok farklı.

  Hepimiz dönem dönem depresif ruh hali içerisinde bulunuruz. Fakat umut bizi ayakta tutar. Bir şeylerle uğraşmak ve bazen düşüncelerden uzaklaşabilmek kendimizi iyi hissettirir.

  Tolstoy'u kelimelerin arasında rahatça bulabileceğimiz kitap yazarın felsefi ve dini düşüncelerini ve bu fikirleri yer yer eleştirmesini de içeriyor.

 Kendi kaleminden Tolstoy'u anlamak eşsiz bir deneyimdi benim için . Siz de Tolstoy'u merak ediyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun. Kitabın çeviri ve basım açısından da kaliteli olduğunu belirtmeliyim.


İtiraflarım

Kitaptan Alıntılar : 

Şimdi geçmişe dönüp baktığımda hayvan içgüdülerinin dışında yaşamını etkileyen , sahip olduğum tek gerçek inancın mükemmeliyete duyduğum inanç olduğunu açıkça görüyorum. 

Yazılarımda hayatıma anlam katan iyi şeylere dair o özlemleri , ilgisizlik ve hatta latife kisvesi altında saklamak üzere defalarca plan yapardım. Bunda başarılı oldum ve takdirle karşılandım. 

Yazdıkça kendimce tek gerçek olan şeyi öğrettim: Kendimiz ve ailemiz için en iyisini yaşamamız gerekiyor. 

İnsanın ulaşabildiği tek mutlak bilgi , hayatın anlamsız olmasıdır.

" Bilge insan hayatı boyunca ölüme arar , bu yüzden ölüm onun için korkutucu değildir." 

Kıyı Tanrı'ydı , akıntı gelenekti ve kürekler , Tanrı ile buluşacağım yer olan kıyıya ulaşmam için bana verilen özgür iradeydi . Böylece içimdeki hayat enerjisi yenilendi ve bir kez daha yaşamaya başladım. 

Ne istediğimi kendim de bilmiyordum; hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum ama gene de hayattan bir şeyler bekliyordum.

O zaman şimdi olduğu gibi Ortodoks inancının açıkça iddiası ve itirafı, ağırlıklı olarak kendi kibirine kapılan dar görüşlü, acımasız ve ahlaksız insanlar arasında görülürdü. Öte yandan anlayış, onur, doğruluk, iyi huyluluk ve ahlaklılık daha çok inançsız olduğunu iddia eden insanlar arasında görülüyordu.

Tüm mezheplerin din adamları ,akidelerinin en iyi temsilcileri hep bana aynı şeyi söyledi: şöyle ki onlarınki hakiki inançtır ve tüm diğerleri hatalıdır; diğerleri için yapabilecekleri tek şey, onlar için dua etmektir.

Cinayetin kötü olduğu ve tüm inançların en temel ilkesine ters düştüğü yadsınamazdı. Buna rağmen, kiliselerde silahlarımızın başarısı için dua ediyorlar ve inanç öğretmenleri cinayeti inancın bir neticesi olarak görüyorlardı.

Yalnızca Tanrı’ya inandığım zaman yaşamış olduğumu hatırladım. Kendime şöyle dedim: Öyleyse bundan sonra’ Tanrı’yı bildiğim sürece yaşıyorum; unuttuğum zaman, ona inanmadığım zaman ise ölüyorum.

Artık kendimiz ile tımarhanede yaşayanlar arasında hiçbir fark olmadığını görüyorum; o dönem bu hususta yalnızca belli belirsiz şüphelerim vardı ve her deli gibi, benim dışımdaki herkes delidir diye düşünüyordum.

Kitabın Adı : İtiraflarım
Yazar :Lev Tolstoy
Yayınevi :Zeplin Kitap
Orjinal adı : Исповедь
Çevirmen :Burçin Karabolat
Sayfa Sayısı :96


Lev Tolstoy, Savaş ve Barış’ı ve Anna Karenina’yı dünya edebiyatına kazandırdıktan sonra, 51 yaşında hayatına dönüp bakar ve yaşamının anlamdan yoksun olduğunu fark eder. İtiraflarım, büyük Rus yazarın estetik ideallerin peşinden gitmeyi bırakıp dinî ve felsefi meselelere yönelişine dair öngörülerle dolu, kısa ama çok güçlü bir kitaptır. Bir anlamda Tolstoy’un manevî orta yaş krizini anlatan İtiraflarım son derece özgün ve etkileyici bir metin olmasının yanında, hayatın anlam ve değeri üzerine yazılmış en önemli eserlerden biridir.


Tolstoy'un blogumda yer alan diğer kitapları  :

* Şeytan 


                                                            Kozmokitap

8/17/2018

Sırrını Derine Göm - Liane Moriarty || Kitap Yorumu

Ağustos 17, 2018 6 Yorum
Sırrını Derine Göm - Liane Moriarty


   Liane Moriarty'nin ikinci okuduğum kitabı Sırrını Derine Göm. Yeniden Başlamak İçin Güzel Bir Gün kitabı ile tanıştım yazarın kalemi ile. Sakin ve dinlendirici üslubu var yazarın . Bol hareketli ya da buram buram aşk kokan kitaplardan  değil . Bu tarz kitap okumak isteyenler için hayal kırıklığı olabilir. Dram ile bezeli güçlü kadın öyküleri Liane Moriarty'nin kaleminden dökülenler.

  Kitap ağır bir tempoda başlıyor. Bu noktada sakın vazgeçmeden devam edin çünkü sayfalar ilerledikçe konu açılıyor ve daha merak uyandırıcı bir hale geliyor.

 Üç farklı kadının hikayesi anlatılıyor kitapta. Tess ,Rachel ve Cecilia . Tess eşi ve oğlu ile birlikte yaşamaktadır. Bebeliğinden beri sürekli birlikte olduğu ve bir ikizden daha yakın gördüğü kuzeni de onlarla sürekli görüşmektedir. Onu ailesinden ayırmaz Tess ve ayırmayı da hiç düşünmez. Kocasını da çok sevmektedir ve işlerin yolunda gittiği düşünür. Taa ki bir gün eşi ve kuzeni ile hiç ummadığı bir konuşmayı yapasıya kadar. Bu konuşma sonrası oğlunu da yanına alarak annesinin yanına gider...

   Rachel ... Yalnız yaşayan bir kadındır. Kızı küçük yaşta cinayete kurban gitmiş ve katili asla bulunamamıştır. Evli bir oğlu vardır. Ona karşı davranışlarından çoğu zaman pişmanlık duysa da torunu onun yaşama sevincidir . Torunundan ayrılacağı için çok üzülen Rachel bir taraftan da hala kızının katilini düşünmekte ve birisinden kuşkulanmaktadır.

Sırrını Derine Göm - Liane Moriarty

  Cecilia ... Evli ve üç çocuk annesi bir kadındır. Aynı zamanda katalogdan plastik ürünler satan bir markanın da satış temsilcisidir.  Düzenli , sosyal , mutlu bir hayatı vardır. Bir gün tesadüf eseri bir mektup bulasıya kadar ... Mektubu kocası yazmıştır ve o öldükten sonra okumasını istemektedir. Mektubu başta okumayan Cecilia sonra kuşkusuna yenik düşerek okumuş ve bir anlamda dünyası kararmıştır...

  Pandora'nın kutusu efsanesi ile başlıyor kitap. Yazar bazı sırların pandoranın kutusu gibi olduğuna dikkat çekiyor. Bazen merakımıza yenik düşüp ne olursa olsun sırları ortaya çıkarıyoruz ve sonrasında olanları ise engelleyemiyoruz. Domino taşları gibi ufak bir hareket birbiri ardına taşları yıkmaya başlıyor ve bize seyirci kalmaktan başça çare kalmıyor bazen .

Bu kadınların hayatlarını , olayların nasıl pamuk ipliği gibi birbirlerine bağlı olduğunu okuyoruz kitapta. Yazar sakin bir tempoda farklı hayatları gözlerimizin önüne seriyor.

 Yazarın Yeniden Başlamak İçin Güzel Bir Gün kitabını sevdiğim gibi bu kitabını da çok sevdim. Bu sıralar tam da aradığım kitaptı. Her şeyden bunaldığım bir anda sığınılacak bir liman oldu benim için. Kİtabı okurken de aklıma hep yıllar öncesinden bir şarkı nakaratı geldi : " Aşk her şeyi affeder mi? " Kitabın konusunu ve içeriğini o kadar güzel özetliyor ki bu mısra.... Başka söze gerek yok. Sonuç itibari ile çok sevdim ben kitabı ...






Kitaptan alıntılar : 

* Ben o kadar cesur olamazdım yani. Bütün bunlara değmez diye düşünürdüm. Duvarın arkasında kalmışsak kalmışız, en azından hayattayız ya, çocuklarımız yaşıyor ya, ben ona bakarım. Özgürlük için ölmek fazlasıyla yüksek bir bedel bence.

* Âşık olmaktan kolay bir şey mi vardı? Herkes âşık olabilirdi. Önemli olan onu devam ettirebilmekti.

*   Hayatlarımızın gidebileceği,hatta gitmesi gereken yolları hiçbirimiz bilemeyiz. Belki de böylesi daha iyidir. Bazı sırların sonsuza kadar sır kalması gerekiyordur.

*  Hata yapmak insani,affetmekse ilahi.

*  Bazen keder oluyordu içine düştüğü; saf , ilkel bir acı ... Başka zamanlarda öfke oluyordu bu ; birilerine tırnaklarını geçirmek, vurup dökmek, öldürmek isteyen bir öfke. Bazense, şimdi olduğu gibi sıradan, tekdüze bir his gelip yoğun bir sis gibi yavaşça üzerine bırakıyordu kendini.
 Bunun adı da hüzün oluyordu.


Kitap hakkında yazılanlar: 

"Eşimi benden iyi kimse tanıyamaz diyenlerden misiniz? Bu kitabı okuduktan sonra bundan eskisi kadar emin olamayacaksınız."   -Star-Telegram-

"Yer yer esprili diyalogların bulunduğu, çarpıcı bir gerçeklikle yazılmış ezber bozan bir roman."
     -Entertainment Weekly-

"Bazı sırlar insanı canlı canlı yer, bazılarıysa özgürlüğe açılan kapılardır. İşte, Liane Moriarty sırların bu gücünü, uzun yıllardır okuduğum en heyecanlı hikâyelerden birine dönüştürmüş. Tek kelimeyle bayıldım."
     -New York Times bestseller yazarı Dorothea Benton Frank-


Sırrını Derine Göm Kitabın Adı :Sırrını Derine Göm
Yazar :Liane Moriarty
Yayınevi :Neo Kitap
Orjinal adı :The Husband's Secret
Çevirmen : Cumhur Mısırlıoğlu
Sayfa Sayısı :512


Sevgili Cecilia, sen bu satırları okurken, ben çoktan ölmüş olacağım…

Kocanızın, ilk çocuğunuzun doğduğu gün, öldükten sonra açılmak üzere bir mektup yazdığını ve bu mektupta en gizli, en karanlık sırrını paylaştığını hayal edin. Birlikte kurduğunuz mutlu yuvanızı yıkmakla kalmayıp, daha pek çok kişinin dünyasını yerle bir edecek güçte bir sır... Ve o mektubun elinize, kocanız hâlâ hayattayken geçtiğini düşünün.

Yardımsever bir işkadını ve iyi bir anne olan Cecilia için, tavan arasında bulduğu mektupla birlikte zaman bir anda durur. İçini kemiren vicdan belasıyla sevdiklerine karşı sorumlulukları arasında sıkışıp kalan genç kadın, eski mutlu günlerini geri getirmek için doğru kararı vermek zorundadır.


                                                            Kozmokitap

Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.