11/16/2017

Bırakma Ellerimi - Ayşegül Çiçekoğlu || Kitap Yorumu

Kasım 16, 2017 1 Yorum

Bırakma Ellerimi - Ayşegül Çiçekoğlu

  Bırakma Ellerimi , Ayşegül Çiçekoğlu'nun yazdığı  ilk kitabı. Yazarın ilk kitabı şimdi tekrar basıma girdi ve ben bu yeni baskıyı okudum. Eski baskı nasıldı ya da içinde değişikliklere gidildi mi bilemiyorum. Fakat söyleyebilirim ki yazarın okuduğum ilk kitabı ve ben çok çok başarılı buldum.


   Birçok okuduğum romantik kitaplar gibi kitabı sadece hoşça vakit geçireceğim, gülümseyeceğim pembik bir kitap zannettim okumaya başlamadan önce. Fakat kitap beklentimin çok çok üzerinde çıktı. Yazarın birçok kitabı olsa da bu ilk kitabı idi ve birçok ilk kitapta olduğu gibi eksiklikler olabilir demiştim. Fakat tam aksine kitabı çok profesyonel buldum. Ayşegül Hanım'ın kalemine vuruldum ve bundan sonra sürekli okuyacağım bir kitap oldu.

   Kitapta aşk, acı , hayal kırıklığı, umut, aldatılma, körü körüne bağlanma, güven ve yaşama tekrar tutunma gibi duygular anlatılmış. Yazar her bir duyguyu başarı ile anlatmış. O kadar ki okurken karakterler gözünüzün önünde canlanıyor ve bazen yakalarından tutup sarsmak, kendine gel bu kadar da olmaz demek istiyorsunuz.

  Romantik temelli bir kitap olsa da içerisinde birçok  alt mesaj da barındırıyor kitap. Toplumsal bazı yanlış inanışlar ve sorunlar da diyebiliriz bunlara. Her ne kadar olur mu öyle şey modern bir toplum olduk , bu devirde de olur mu denilse de maalesef oluyor böyle şeyler. Neler derseniz biraz konudan bahsederken bu sorunlardan da bahsedeceğim.

    " Mantığında, duygularında 'Evet ' ise peşinden gitmelisin. Ama ' Hayır 'cevabını veriyorsan o zaman onu tamamen hayatından çıkarmalısın. Belkiler senin için zaman kaybından başka bir şey değildir. Ve zaman beklemez akıp gider. ''

  Elif.... 23 yaşında gencecik bir genç kız. Mesleği elinde , çalışıyor. İlk aşkı ilk göz ağrısı, çocukluk arkadaşı Toprak ile 2 yıldır evlidir. Birbirlerini on yıldır tanıyan ve birbirlerinin her şeyi olan iki gencin aşkı evlilik ile noktalanmıştır. Elif her şeyin yolunda gittiğini zannederken Toprak bu evlilikte boğulduğunu söyler ve Elif'i terk eder. Şok olan Elif , Toprak'ın kendisinden vazgeçemeyeceğini düşünüp onu beklese de eline geçen tek şey mahkeme celbi olur.


    Bu noktada Elif'e çok kızdım. Toprak'a kızmadın mı derseniz onu bir kaşık suda boğabilirim. Fakat Elif... Tamam ilk aşkın, tamam acı çekiyorsun anladım da bu kadar senin gururunla oynayan, hiç bir açıklama bile yapmadan terk eden birisi için bu kadar acı çekip onu beklemek , bir ısılığı ile tekrar peşine düşecek hale gelmek olur mu.... Bu şekilde davranan birisine tekrar güvenile bilir mi????

  Bulunduğu şehirde iyi olamayacağını ve kendini toparlayamayacağını anlayan Elif İstanbul'a taşınır ve orada kendisine yeni bir iş bulur. Bu şehirde yaraları sarılacak, umut , güven ve aşkı bulacaktır....


    Türk filmi tadında bazen kızıp bazen gülümsediğim , içimi sıcak duygularla dolduran bir kitap okudum. Elif ve toprağın yaptığı gibi bu kadar erken yaşta evlenmek yanlıştı belki de... Ya da birbirlerinden başka kimseleri tanımamış iki insan birbirinden bir süre sonra sıkılabilir mi? Bu sadece Toprak'ın karakterine mi özgü??  Dul olan gencecik bir kıza asılmak ve ona iftira atmak doğru bir davranış mı??? Günümüz toplumunda hala böyle insanlar var mı??? Seni bırakan birisinin arkasından ona saplanıp kalmak doğru mu? Seni bir defa terk eden tekrar terk etmez mi?? Kendi kendime bir çok soru sordum kitabı okurken. Hem eğlendim hem de düşündüm okuma sürecinde. Sonuç olarak ise kitaplığım harika bir kitap kazanmış ben de harika bir yazarla tanışmış oldum.

         Tavsiye ederim , okuyunuz, okutunuz  ...






Bırakma Ellerimi - Ayşegül Çiçekoğlu
Kitabın Adı :Bırakma Ellerimi
Yazar : Ayşegül Çiçekoğlu
Yayınevi :Müptela Yayınevi
Sayfa Sayısı :521


“Koltukta oturmuş, biraz önce sevdiğim adamın söylediği kelimeleri doğru anlayıp anlamadığımı düşünüyordum. Karşımda gözünü kırpmadan bana bakıyordu. O gözlerde hiçbir duygu yakalayamadım. Biraz acıma vardı belki ama sevgi hiç yoktu. Bu bir rüya olmalıydı. Evet, biraz sonra uyanacak ve oh çok şükür rüyaymış diyecektim. Çünkü bu, rüyadan başka bir şey olamazdı. Böyle şeyler ancak rüyalarımızda başımıza gelebilirdi. Gerçek hayatta bunun olması mümkün değildi. Üstelik biz daha yeni evliydik. İki yıllık evlilik yeni sayılırdı, değil mi?” Romanlarda okudukları mutlu sonlara, kendi hikâyesinde yer olmadığını anladıklarında henüz iki yıllık evliydi Toprak ile Elif; Toprak şimdiyse, gitmek istiyordu. Elif’i ardında bırakıp giderken gerçekten mutlu olabilecek miydi, bilmiyordu. Bildiği tek şey, artık Elif ile de mutlu olamadığıydı. Elif, birlikte büyüdüğü ilk aşkı ile evlenip mutluluğu yakaladığına inanarak yanılmış mıydı? Toprak'ın gitmesiyle ailesini, işini, arkadaşlarını bırakarak hiç bilmediği başka bir şehirde onu unutmaya çalışacaktı. Bırakılan elleri bir başkası tarafından tutulduğunda gerçek aşkı bulacak, hayatına giren yeni Toprak ile ilkinin acılarını silebilecek miydi? Yoksa ilki gibi, o da bir yanılgı mı olacaktı? Bırakma Ellerimi; umudun, güvenin ve yeniden sevmenin hikâyesi…


                                                            Kozmokitap

11/13/2017

Öldüm Çık - Perihan Gün || Kitap Yorumu

Kasım 13, 2017 2 Yorum
Öldüm Çık - Perihan Gün



" İnsanın kendine üzülmesi her şeyden daha vahim bir şeymiş. Başımı öne çevirip asansöre bindiğimde dolu gözlerimle aynaya bakarken, gözyaşlarım akmasın diye başımı yukarı kaldırdığımda öğrendim. "

Perihan Gül 'ün kaleminden Öldüm Çık, Koridor Yayınlarının son çıkan kitaplarından. Kitabın ismi onu okumak istemem için en büyük sebep oldu. Ne konuyu araştırdım ne de yazar kimmiş baktım. Kitabın ismini duyduğum an ben kendine çekti ve okudum ...

Gerçek olaylardan esinlenerek yazıldığını okuduğum zaman kitap benim için daha önemli oldu. Gerçek olaylar ve onlardan beslenen kurgular her zaman ilgimi çekmiştir. Eminim aranızda benim gibi düşünenler vardır. Çünkü kurgu bir yere kadar...





Kuzeninin dövülerek ağır yaralanması ve ölmesi ile başlıyor kitap. Bu olay toplumsal olarak büyük bir yaramız. Gerçek hayatta da yazarın kuzeni , platonik olarak ona aşık birisi tarafından öldürülmüş. Acı, tarif edilemez isyanlar, sessiz feryatlar yazarın kalemi ile can buluyor. Hissettiği acı ve veremediği tepkiler okuyucuya kalemi aracılığı ile yansıtılıyor. Yazar kaçışı alkolde buluyor. Herkesin tepkisi ve acıyı yaşama biçimi farklıdır.

Bu olaydan sonra bulunduğu ortamdan uzaklaşmak isteyen Perihan iş ve şehir değişikliğine gider ki bu noktada da farklı bir olay ile yüzleşmek zorunda kalır...

Sosyal medyanın ve akıllı telefonların yaşamımızda çok fazla yer kapladığı günümüzde arkadaşlıklar da sanallaştı. Yüzünü görmediğimiz , sesini duymadığınız insanlar ile haberleşiyor, dertleşiyoruz. Her ne kadar bunun tehlikeleri hakkında bas bas bağırsa da , bu uyarıları önemsemeyen bir grup da var. Aman ne olacak ki ??? diyen !!!

Perihan Gün de kitabında bize bu olumsuzlukları kurgulaştırarak anlamış. Bu olumsuzluklardan çevremde denk gelen, birebir tanık olduğum olaylar da oldu. Bu büyülü dünyanın aslında göründüğü gibi olmadığını fark ederek içerinde olursak kendimizi bir nebze korumuş oluruz.

Perihan Gün 'de kitabında bir yerde sosyal medya fenomeni olduğunu belirtmiş. Bu noktaya kadar yazarı araştırmayan ben bu noktada merakımı yenik düşüp araştırdım. Twitter ve instagramda takipçi sayısı fazla imiş kendisinin. Ben kendisinden bu kitap sayesinde haberdar oldum, öncesinde tanımıyorum. Zaten bir kitabı bitirdikten sonra blogda yazmadan önce tüm yazarları araştırırım yanlış bir bilgi vermemek adına.


Öldüm Çık - Perihan Gün


Hızla okunan , akıcı bir kitap olmuş Öldüm Çık. Sevdiğim ve sevmediğim bölümler , katıldığım ve katılmadığım fikirler ve eleştirip kızdığım davranışlar oldu. Genel olarak baktığımda ise günümüz sorununa değindiğini söyleyebilirim.

Son olarak ise benim takıldığım nokta, yazar kitapta " Ve şimdi kitabı elinde tutan diğer okuyanlar... Bir sigara yakıp siz de şarkıyı dinlerseniz, size de teşekkürü borç bilirim. " diye bir paragraf yazmış. Şarkıyı seve seve dinlerim fakat ben sigara kullanmıyorum , vücudumu ve ciğerlerimi seviyorum. Birine sigara teklif eden insanların da dost olmadığını ve onların kötülüğünü düşündüğüne inanan birisi olarak bu paragraf farklı bir şekilde yazılsaydı diye düşünüyorum. Siz ne düşünürsünüz bilemiyorum ¿¿¿¿

Kitabın Adı : Öldüm Çık
Yazar : Perihan Gün
Yayınevi : Koridor Yayınları
Sayfa Sayısı : 296


İnsan hiç görmediği birini özleyebilir mi?

Ben içimden “Kanayıp ne kadar tutabilirsin gül uğruna dikeni,” diye mırıldanırken, Özlem’in “Bu şehirden gideceksin,” diyen sesi yankılanıyordu kulaklarımda. Doktorun “Zamanın daralıyor,” dediği dakikada, Tuana’yı sonsuzluğa uğurladığımız günün her saniyesindeydim. Şimdi ve bundan sonra yapacak hiçbir şeyim kalmadığını ilk defa bu kadar yürekten hissetmiştim.

Güvendiği tüm dağlara karlar yağan Perihan elindeki tek gidişlik bileti, kırık dökük umudunu sığdırdığı bavulu ve sırtına taktığı kemanıyla İstanbul’a gelmişti. Midesinde kelebekler uçuşturan, uykusunu kaçıran bir adamın peşinde saklambaç oyununa dönen hayatını tepetaklak eden soruların tuzağına mı düşecekti yoksa kalbini inatla aynı yerden kıran kadere külahını ters mi giydirecekti?


                                                            Kozmokitap

11/10/2017

Gece Fısıltıları - Judiht McNaught || Kitap Yorumu

Kasım 10, 2017 2 Yorum

Gece Fısıltıları - Judith McNaught

  İsmini sürekli duyduğum ve kitaplarını neredeyse herkesin sevdiği bir yazar olan Judiht  McNaught'ın okuduğum ilk kitabı Gece Fısıltıları .

  Kitabı kesin beğeneceğimi düşünerek okumaya başlamadım. Çünkü herkesin beğendiğini söylediği , sosyal medyada herkesiz ayılıp bayıldığı bazı kitaplar bende hayal kırıklığı yarattı . O yüzden kendim bir karar vermek için kitabı görünce satın aldım. Söylenenler gerçek olabilir mi , yoksa abartılıyor mu? Kendi gözlerimle görmemde fayda vardı. Migrosta kitabı indirimde görünce hemen aldım ve okumaya başladım.


  Yazarın kitaplarını tamamen pembiş romantik kitaplar zannediyordum. Okumaya başladıktan sonra ne kadar yanıldığımı anladım. Kitapta romantizmin yanı sıra gerilim polisiye karışımı bir şey vardı. Net olarak hangi sınıfa koyacağıma karar veremediğim için böyle bir tabir kullanıyorum .






   Sloan bir polis memurudur. O küçükken babası annesi ve onu bırakıp gitmiştir. Yıllar sonra gelen bir telefon ile babası tekrar hayatına girmek istiyor ve onun ile tanışmak istiyordur. Babasına karşı tepkili olan Sloan onunla tanışmak istememektedir. Fakat bir FBI ajanının babası ile ilgili bir soruşturma olduğu ve unun da kendilerine yardım etmesi gerektiğini söylemesi üzerine babasının yanına gitmeye razı olur Sloan . Farklı bir meslekten gibi yaparak babasının yanına giden Sloan , FBI ajanını da arkadaşı olarak tanıtır. Burada ailesinin bilmediği kısmını tanıyan Sloan aşkı da bulur. Fakat işler o kadar da toz pembe olarak devam etmez....

  Kitap konu olarak ve yazarın anlatımı bakımından çok hoşuma gitti. Yazar gerçekten de anlatıldığı kadar varmış. Şimdi yazarın diğer kitaplarına da denk gelirsem alıp okuyacağım. Özellikle Cennet kitabının çok güzel olduğu söyleniyor. Fakat kitabın basımı yok . Kitaba sahaflara gittiğimde hep bakıyorum. Nasıl olsa bir ara denk gelir. :)))

  Kitaptaki beğenmediğim noktalar yazardan değil yayınevinden kaynaklanıyor. Yayınevinin diğer kitapları kadar olmasa da bu kitapta da iki yerde yazım yanlışı vardı. Artık lütfen bu yanlışları yapmayalım .... Okuma sürecini çok kötü etkiliyor.

Kitap hakkında yazılanlar: 

* Popüler romanın en tanınmış yazarlarından olan Judith McNaught okuyucular için tam anlamıyla bir hazine.                     
               - Literary Times -

* Judith McNaught'ın, bir aşk romanın soluk kesici bir maceraya çeviren, eşi bulunmaz bir yeteneği var.
   
              - Naney R. E. O'Brien

Gece Fısıltıları - Judiht  McNaught
Kitabın Adı : Gece Fısıltıları
Yazar : Judiht  McNaught
Yayınevi : Epsilon Yayınları
Orjinal adı :Night Whispers
Çevirmen :Mine Atafırat
Sayfa Sayısı : 398


Küçük ve sakin bir kasabada polis olan Sloan Reynolds, güzel, akıllı, kendine güvenen ve herkesin sevdiği bir genç kadındır. Her zaman herkesin yardımına koşar; bir miniğin dallara takılan uçurtmasını indirmek için ağaca tırmanırken de, bir yaşlının kayıp köpeğini ararken de, hep aynı sevecenlik içindedir. Derken, otuz yıldır kendisini hiç aramamış olan babası, Sloan'ı, kız kardeşini ve kendisini yakından tanıyabilmesi için, son derece şık bir kasaba olan Palm Beach'e davet eder. Genç kız gitmek istemez, ancak FBI ajanı Paul Richardson devreye girer ve Palm Beach'te yapacağı bir araştırmaya yardımcı olabilmesi için, Sloan'ı bu teklifi kabul etmeye zorlar.
Sloan Palm Beach'e gider, yaşamı boyunca hiç karşılaşmadığı babasını, kız kardeşini, ninesini yakından tanır ve "Beyaz Atlı Prens"i ile karşılaşır. Yakıcı bir aşk yaşarken umulmadık gelişmeler olacak ve Sloan üzücü ikilemler yaşayacaktır.


                                                            Kozmokitap

11/09/2017

Sakın Hata Yapma - Jane Casey

Kasım 09, 2017 1 Yorum
Sakın Hata Yapma - Jane Casey


  Her ayın beşinde bir Jane Casey etkinliğinde bu ay Keriggan serisinin beşinci kitabı Sakın Hata Yapma kitabını okuduk  .

  Jane Casey'in okumaya başlayınca bağımlılık yaptı ve her ayın beşini sabırsızlıkla beklemeye başladım. Bu kitap yani Sakın Hata Yapma da en çok merak ettiklerimden birisiydi. Büyük bir heyecan ile başladığım kitap bende hayal kırıklığı oldu.

  Kerrigan ve arkadaşları bir arkadaşlarının düğününe giderler. Düğünde bir polis memurunun vurularak öldürüldüğü haberi gelir ve konuyu araştırmak için bizim ekip harekete geçer.

   Bu olay araştırılırken farklı bölgede başka polis memurlarının öldürülmesi ile soruşturma bambaşka bir boyuta taşınır...





  Bu noktadan bakıldığında heyecanlı bir kitapmış gibi geliyor fakat tam eksi. Düğün bölümü  , konuşmalar olaylar fazla uzatılmıştır. Kİtap bir polisiyeden çok bir drama benzemiş benim kişisel fikrime göre. Kerrigan'ın kişisel sorunları, etrafına bakış açısı , olan bazı olaylar ve yazarın konuyu ele alış şekli sıkıcı olmuş. Evet tam terim bu ... Polisiye bir kitabı okurken sıkıldım. Hiç adrenalin ya da merak uyandırıcı unsurlar yoktu. Kitabın son 1/4 lük kesimi biraz güzeldi ve hareket vardı. Açıkçası kitabı biran önce bitirmek için acele ettim yoksa bıraksam bir daha elime almazdım.

   Üzgünüm Jane :( Şu ana kadar okuduğum kitapları arasında en sevmediğim ve kötü bulduğum kitabı oldu....

 



Sakın Hata Yapma
Kitabın Adı : Sakın Hata Yapma
Yazar : Jane Casey
Yayınevi : Olimpos Yayınları
Orjinal adı : The Kill
Çevirmen : Alp Ege
Sayfa Sayısı :480


Sakinleşmek için bir milyona kadar say... Hedefinde polislerin olduğu bir katil nasıl yakalanır? Bir katil Londra'ya korku salmaktadır ama bu defa hedefte polisler vardır. Erkek polis memurlarına karşı yapılan vahşice saldırıları soruşturmakla yine hemen Maeve Kerrigan ve amiri Josh Derwent görevlendirilmiştir. Ancak katilin polis gücüne duyduğu bu öfkeye neyin sebep olduğu hakkında çok az bilgileri vardır. Üstelik katilin yeni bir saldırı gerçekleştirmesinin an meselesi olduğunu da bilmektedirler. Casey, serinin yeni kitabı için hem çetrefilli bir bulmaca hem de şaşırtıcı bir partnerlik tasarlamış.



Jane Casey Kimdir?

Jane-Casey
Jane Casey 1977 yılında dünyaya gelmiştir. Genç ve güzel yazar bir ceza avukatı ile evlidir. Suç ve polisiye bir aile takıntısıdır.

Yazar seri katillerin kaldığı hücrelerden bu hücrelerin kokularına kadar bir çok kurguyu kitaplarında işlemektedir. Bu realist bakış açısı ile birlikte tüm dünyada bestseller romanlar yazmıştır.

Yazarın romanları Türkçeye'ye çevrilmeye başlanmıştır. Güzel yazarın ilk yayınlanan kitabı 2010 yılında The Missing olmuştur.




Maeve Kerrigan Serisinin sıralaması:

 5. Kurban
Acımasız
Sessiz Kurban
Parafili
Sakın Hata Yapma
11. Kat
Ölülerin Konuşmasına İzin Ver


                                                     

11/06/2017

Büyük Kaçış Zemheri - Emine Doğan || Kitap Yorumu

Kasım 06, 2017 4 Yorum
Büyük Kaçış Zemheri - Emine Doğan


    Sessiz ol, ses çıkarma ve sakın dikkat çekme! Bunlar bana verilen hayatımdaki en öncelikli kurallardı. Ama nedendi, işte bunu bilmiyordum.     

   Altın bir kafes içerisine hapsedilmiş yaralı, çaresiz, kimsesiz bir kuştu Ayşe. Doğduğundan beri yaşadığı bu evde kimse ona sevgi göstermemiş hatta istendiğini dahi belli etmemiştir. Ev sahipleri onu istemezken çalışanların iyi davranması beklenebilir mi?

   Üniversiteyi bitirir bitirmez bir fırsatını bulup evden kaçar Ayşe. Kafesten dışarıya hiç çıkmamış bir kuş ne kadar hayatta kalabilir? Hele de peşinde vahşi , kana susamış avcılar varken... Tüm gücü ile kaçar Ayşe , bu kaçışı  Ali ile son bulur.

   Arkadaşları ile çıktığı bir gezide karanlıkta denk gelir Ali yaralı bir ceylana. Peşinde avcılar vardır ve acımaları da yoktur. Dayanamaz onun masumluğuna ve çaresizliğine , hemen kol kanat gerer ona..






   Harika bir kitap okuyup bitirdim. Kitap için yorumu nasıl yapsam diye düşünürken kitabın başında çiftin karşılaşmasını benim gözümden görün istedim. Ürkek bir kız Ayşe ve onun kaçışına yardım eden , sonra da onu koruyup kollayan ve onun ayaklarını sağlam basmasına yardım eden yakışıklı , sevimli  ve çekici Ali'nin öyküsünü okuyoruz kitapta.

  İkili arasındaki atışmalar , paslaşmalar çok sevimli . Yüzümde aptal bir gülümseme ile okudum kitabı. Bu ikili ve onların diyalogları beni bitirdi. Bir taraftan da Ayşe'nin geçmişini, kaçtığı insanları ve ne olacağını merak ettim. Hadi tam ortaya çıkacak derken kitabın bir seri olduğunu öğrendim.

Büyük Kaçış Zemheri - Emine Doğan


  Kitap tam da adından anlaşıldığı gibi Ayşe'nin büyük kaçışını anlatıyor. Bu kaçış sırasında olgunlaşırken aşkı da buluyor hiç ummadığı bir zamanda.

  Kitapta kaçış ve bu kaçışta hemen beyaz atlı prens ile karşılaşma ancak kitaplarda ve masallarda oluyor. Gerilim kitapları çok seven birisi olarak okuduğum her kitapta her an iyi adam zannedilen kişi kötü kurda dönüşecek diye düşünmeden edemiyorum. Ya da farklı bir şekilde komplo teorileri üretiyorum. Kitap macera ve romantizm ağırlıklı olduğundan - romantizm daha ağır basıyor - teorilerimden hiç birisi gerçekleşmedi. Gerçi bu serinin ilk kitabı . Diğer kitaplarda bekleyip göreceğim bakalım benim teorilerim gerçekleşecek mi?

  Romantik kitap severler bu kitaba bayılacaklardır. Tavsiye derim :)))





Kitabın Adı :Büyük Kaçış Zemheri
Yazar :Emine Doğan
Yayınevi :Müptela Yayınları
Sayfa Sayısı : 456


"Arkama bakarak koşuyordum. Bu büyük kaçış, yarıda kalmamalıydı. Hayatımı tükettiğim o evden kurtulmuşken bu kadar çabuk yakalanamazdım. Özgürlük kelimesi, benim için sadece sözlükte yer alan, tadamayacağımı sandığım, yaşayamayacağımı bildiğim bir kavram olarak kalmamalıydı. Düşüncelerim bir şeye çarpmamla dağıldı ve işte o an sanırım bütün korkum tavan yaptı. Bacaklarımın titremesiyle kalbimin atışı aynı oranda arttı. Çarptığım şeyle gözlerimi kapattım ve ağzımdan çıkacak olan çığlığa engel olacak hiçbir savunmam olmaksızın kendimi salıverdim. Bir el tarafından tutulmuştum. Korkuyla gözlerimi sımsıkı kapattım. Ve o an anladım üşüdüğümü... Yakalanmış mıydım? O soğuk dört duvar arasına geri mi dönecektim şimdi? O yıllarca hayalini kurduğum büyük kaçış gerçekleşmeyecek miydi?"

Dört duvar arasında büyümüş ürkek bir kızdı Ayşe. Yirmili yaşlarına kadar hayatını tükettiği öz amcasının evinde bir esirden farkı yoktu. Bu esaretin sebebini bir gün anlayacak ve o gün hayatına yeni bir yön verebilecekti. Ama şimdi, o evde ölümü beklemektense kendini ne ile karşılaşacağını bilmediği bir maceraya atması verdiği en doğru karardı. Bu kaçış ona yeni bir hayat sunabilirdi. Denemeye değmez miydi?

Cesur, yakışıklı, ne istediğini bilen genç bir iş adamıydı Ali. Duru güzelliği, onunla ilk göz göze geleni büyüleyebilecek kadar etkileyici olan ürkek kızla karşı karşıya geldiğinde hissettiği şeyin aşk olduğunu anlamıştı. Ali, Ayşe'nin sığınabileceği en güvenli limandı ve kaçışının amacına ulaşması için buna mecburdu. Ali ile Ayşe'yi bekleyen heyecan dolu macera ise bundan sonra başlayacaktı.

Büyük Kaçış Zemheri, umudun, hayata bağlılığın, ilk aşkın ve yaşanmak istenen hayata kaçışın hikâyesi.


                                                            Kozmokitap

11/04/2017

Hayaletin Zamanı - Diana Wynne Jones || Kitap Yorumu

Kasım 04, 2017 2 Yorum

Hayaletin Zamanı - Diana Wynne Jones


  Hayako Miyazaki imzalı animasyon filmlerini ailece çok seviyoruz. Yürüyen Şato'yu   defalarca tv de seyretmeme rağmen dvd sini de satın aldık kolleksiyonumuzda bulunsun diye.  Kitap ile ne alakası var bu konunun diyebilirsiniz.  Yazar Diana Wynne Jones ile bu animasyon sayesinde  tanıştım.  Onun kitabından uyarlanmış film. 

   Diana Wynne Jones 'un en bilinen kitapları Şato üçlemesi.  Bu seri bende eksik ,yakın zamanda tamamlamayı düşünüyorum.  Hayaletin Zamanı ise seriden bağımsız , farklı bir kitabı yazarın.  

 Kitabı satın almamdaki en büyük sebepler yazarı, kapak görseli ve İthaki kalitesi ile basılmasıydı. 

  Kitap küçük bir kız ile başlıyor.  Tek bildiği bir kaza olduğu,  kötü bir şey olduğu.  Ne adını , ne ne olduğu , ne de bulunduğu yeri hatırlıyor.  Yürümeye devam ettikçe aslında bir bedeni de olmadığını fark ediyor.  O bir hayalettir . Yürümeye devam edince çevreyi hatırlar,  evine gider, ailesini hatırlar.  Ne olduğunu hatırlamadığı için kardeslerine musallat olmak için döndüğünü bile düşünür. ... 





  Sally ailesi ile birlikte bir okul binasında yaşamaktadır.  Ailesi bu okulu işlemektedir.  Üç kız kardeşi daha vardır Sally'nin.  Korkunç bir kaza geçiren Sally geçmişe hayalet olarak dönmüş ve olacak korkunç bir olayı engellemeye çalışmaktadır. 

   Hayalet olarak dönüp olayları değiştirmek hele de sizi kimse fark etmezken çok zordur.  

  Yazar kızları , davranışlarını, aile yapılarını detaylı olarak anlatıyor.  Bazı yerlerde aklımda soru işaretleri ile dikkatimin dağılmasını engellese  de kitabı sürükleyici bulmadım.  Öyle ki bazı bölümlerinde sıkıldım.  Daha heyecanlı bir kitap beklemiştim.  Kitap farklı olmasına farklı fakat aradığım heyecanı bulamadım kitapta ...

Kitap hakkında yazılanlar :


"Okuyucuların hafızalarından kolayca silinmeyecek muhteşem ve ilginç bir hikâye."

                        -ALA Booklist -





Hayaletin Zamanı - Diana Wynne Jones
Kitabın Adı : Hayaletin Zamanı
Yazar : Diana Wynne Jones
Yayınevi : İthaki Yayınları
Orjinal adı : The Time Of The Ghost
Çevirmen : Sevinç Kayır
Sayfa Sayısı :274


Bir kaza oldu!

Bir şeyler ters gidiyor!

Gelecekten gelen bir hayalet geçmişte bir hayatı kurtarabilir mi?

Hikâyemizin kahramanı olan hayalet bir yaz günü, eskiden aşina olduğu dünyaya, bir zamanlar ailem dediği insanların arasına döner. Dört kız kardeşten biridir, ama hangisi olduğunu bir türlü çıkaramaz. Tek bildiği, feci bir kaza geçirdiğidir. Kim olduğunu öğrenmek için mücadele ederken, etrafında kıpırdanan kötü gücün farkına varır. Korkunç şeyler olmak üzeredir. Eğer hayalet geleceği kullanarak geçmişi yeniden şekillendirmezse, kardeşlerden biri ölecektir.

Peki, kız kardeşler onun varlığından bile habersizken, kahramanımız onları nasıl uyaracaktır?

Diana Wynne Jones, 1934 yılında Londra'da doğdu. Otuz yılı aşkın süredir hem cocuklar hem de büyükler icin fantazya romanları yazan Jones, bu türün öne çıkan yazarlarından sayılmaktadır. The Chrestomanci Books, Yürüyen Şato, Uçan Şato, House of Many Ways ve The Derkholm Books yazarın en önemli eserlerinden bazılarıdır.



                                                     

11/03/2017

Kupa Valesi - Andrew Gross || Kitap Yorumu

Kasım 03, 2017 0 Yorum

Kupa Valesi - Andrew Gross




  " Hesap günü geldiğinde, kimsenin  ruhu duymayacak, bugün gücü elinde tuttuğunu sananların bile ... "


Andrew Gross yazdığı kitaplar ile gönlümde taht kuran yazarlardan bir tanesi.  Gizemli Sular ve 15. Saniye kitaplarını çok sevdikten sonra Eskişehir kitap fuarından yazarın diğer kitaplarını da aldım.  Ayın ilk kitabı olarak da Kupa Valesi'ni okudum bitti.

   Yazar Kupa Valesi'ni gerçek bir olaydan esinlenerek yazmış.  Bu kitabın  konumunu benim gözünde daha da önemli hale getirdi. Yazarın manik depresif olan yeğeni , bir uçurumdan düşüp ölmüş olarak bulunur.  Bir kaza mı yoksa intihar mı bilinmez.  Yeğeninin bir ayakkabısı kayıptır ve bulunamaz.  Bu olay kitaba aynen  taşınmış ve bu olayın etrafında diğer kurgu ve karakterler gelişmiş yazar.




  Doktor Jay ve eşi evlilik yıl dönümlerini kutlarken yeğeninin ölüm haberini alırlar.  Böyle bir durumda kardeşinin yanında bulunmak ister ve hemen onların yanına gider.  Kardeşi ve ailesinin maddi durumları kötüdür ve onlara Jay destek olmaktadır   Yeğeninin ölüm olayında bazı tuhaflıklar gözüne çarpar  . Bu olaylara arkasını dönüp gidemez ve işin aslını araştırmaya başlar.  Bu araştırma geçmişin karanlığında saklanan sırları ortaya çıkartırken birçok insanın  da hayatı tehlikeye girecektir.  Bu basit bir olay değildir....

  Kitabı heyecan içerisinde okudum  . Yazar harika bir kurgu yaratmış.  Bazı noktalar tahmin edilebilir olsa da son sayfaya kadar beni bağlamayı başardı kitap. Kitabı okurken Kupa Valesi ne alaka diye düşündüm :)) Kitabın sonlarında ortaya çıkıyor kupa valesi ve ne olduğu; )

 Gerilim sevenler bu kitabı kaçırmasınlar...

Kitap hakkında yazılanlar : 

" Yazarın kendi hayatından , tüyler ürpertici ve sürükleyici bir roman. ''

                 - People -

" Gerçekçi karakterlerle işlenmiş ,  asla hız kesmeyen ,  dehşet verici ve bir o kadar da duygusal bir mücadelenin hikayesi. "

                 - Kirkus Reviews -

" Kupa Valesi ,  her sayfasıyla tüylerinizi diken diken edecek , gerilim ve akıl oyunları ile dolu,  hafızalara kazınacak türden bir roman ."

                - Feathered Quill Book Reviews -




Kupa Valesi - Andrew Gross
Kitabın Adı :Kupa Valesi
Yazar :Andrew Gross
Yayınevi :Arkadya Yayınları
Orjinal adı :Eyes Wide Open
Çevirmen :Bahar Yaldız Çelik
Sayfa Sayısı :440


Kupa Valesi'ni bilir misin, doktor? Bilsen iyi edersin.
 Morro Körfezi uçurumunda cesedi bulunan genç bir çocuk... Ölümünün ardında yatan korkunç bir sır ve hayatı pahasına o sırrın peşine düşen bir cerrah... Adı ayin cinayetleriyle anılan eski bir katil...

 Doktor Jay Erlich'in ağabeyi Charlie, yıllar önce büyük bir hata yapmıştır. Ancak sonrasında her şeyi geride bırakarak hayatına devam etmiş ve bir aile kurmuştur. Ne var ki ardında bıraktığını sandığı şeytanlar aslında hiçbir zaman tam anlamıyla kaybolmamıştır.
 Geçmişe ait bir gölge çok daha ölümcül bir şekilde dönüyor. Artık hiçbir şey göründüğü gibi değil.

 Beni ardında bıraktığında
Fedakârlık etmemi, hazır olmamı söylemiştin.
Bana ihtiyaç duyacaktın çünkü.
Ve işte şimdi hazırım.
Bunu sana ispatlayacağım.

Andrew Gross'un yaşanmış bir olaydan esinlenerek kaleme aldığı bu baş döndürücü romanın her sayfasında nefesiniz kesilecek.


                                                            Kozmokitap
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.