
Gurme kitapların yazarı olan Deniz Gürsoy bu alanda da çokça kitaba imza atmıştır. Komiser Nazlı Polisiyeleri ile de roman yazmaya başlamıştır. Serinin ilk kitabı Birinci İntikam polisiye türünde ve yazarın da ilk romanıdır. İkinci İntikam , Komiser Nazlı Polisiyeleri serisinin ikinci kitabı .
Seriyi direk ikinci kitabından okumaya başlayan birisi olarak bir eksiklik hissetmedim. Yazar çoğu bilgiyi veriyor kitapta. Yine de ileride ilk kitabı da alıp okumak isterim.
Komiser Nazlı şehit edilmiş bir babanın kızı . Çocukluğu yetiştirme yurtlarında geçmiş. Şimdi de çok iyi bir polis , iyi bir keskin nişancı . Kendisi ayrına KR ( Kare ) adında bir teşkilatın da içerisinde bulunuyor . Emniyet içerisine yerleşmiş cemaatçilerden , kanunsuz yapılan tutuklamalar ve atamalardan rahatsız olan emniyet mensupları bir lider altında toplanıp bu teşkilatı kurmuşlar. Nazlı da bu teşkilatta henüz alt kademelerden birisinde bulunuyor.
Bu teşkilat için bazı işleri yaparken aynı zamanda da bir cinayet soruşturmasını yürütüyor. Bunların yanında da geçmişin intikamı için iz sürüyor Nazlı. Kitaptaki olayları takip ederken onun acılı geçmişini de öğreniyor ve intikamında ne kadar da haklı olduğunu okuyoruz.
Hızla biten bir kitaptı . Yazarın farklı bir tarzı var ve en bu tarzı sevdim. Farklı kitap ve anlatımlar hayal gücümüzü besler.
Kitabın Adı :İkinci İntikam
Yazar :Deniz Gürsoy
Yayınevi :Oğlak Yayınları
Sayfa Sayısı :248
‘‘…Silahı bıraktı ve kollarını açarak dairesel üç hareket yapıp tekrar silahı kaptı. İşe yaramıştı. Nefes verdi, biraz aldı ve tuttu, hazırdı. Zamanı gelmişti. Gözünü dürbüne yaslayıp parmağını tetiğin üzerine yerleştirdi. An meselesiydi. …Acı tazeyken, kenarları keskin bir bıçak gibi etrafındaki sinirleri, yani gerçekle bağlantını kesiyor olmalı ki, pek bir şey hissetmiyorsun. Ama zamanla o acı kalıcı hâle geldiğinde, gerçekçi düşünebiliyorsun ve bedel ödetmek istiyorsun. İşte o anda içinde bir yerlerde intikam ateşi yanıyor ve yemin ediyorsun intikam almaya, bu da ikinci intikamım oldu.’’ Komiser Nazlı ikinci kez intikam alma peşinde, kaldığı yerden devam ediyor. Bir yandan teşkilatın içinde ilerleme kaydederken, diğer yandan gizemli bir cinayeti aydınlatmaya çalışıyor…
Deniz Gürsoy Kimdir?
1949 yılında İstanbul’da doğdu. 1968’de Robert Academy’yi, 1972’de Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli şirketlerde üst düzey yöneticilik ve Genel Müdürlük görevlerinde bulundu.
1987’de STFA grubunda, Hizmet ve İşletmecilik AŞ’de Genel Müdürlük görevine getirildi. 1992’den, emekliye ayrıldığı 2007 yılına kadar Sofra Yemek ve Üretim ve Hizmet AŞ’de Genel Müdür olarak çalıştı.
Deniz Gürsoy, Oğlak/Yemek dizisindeki yeme içme kültürüyle ilgili “Tiridine, Tiridine, Suyuna da Bandım...”, Baharat ve Güç, Çilingir Sofrasında Rakı, Çilingir Sofrasında Rakı Mezeleri, Demlikten Süzülen Kültür Çay, Aşkın İlacı Çikolata, Midenin Cilası Çorba, Yöresel Mutfağımız, gibi çoksatan kitapları ile Tespih, Parmak Uçlarındaki Huzur, Bir Nefes Keyif, Nargile ve Puro, Mavi Dumandaki Lezzet adlı kitaplarının yanı sıra yemek sanayiine yönelik Yemek ve Yemekçiliğin Evrimi ve Toplu Yemek Üretimi gibi kitapları ve Maceraperest Kitaplar’dan çıkan İlk Kan / Komiser Nazlı Polisiyeleri adlı kitabıyla da tanınıyor.

1968 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi’nde Ekonometri okudu. Başta bankacılık ve finans olmak üzere, birçok sektörde uzun süre çalıştı. Maltepe Üniversitesi Felsefe bölümünde yüksek lisans yaptı.

(1844-1912)
Tanzimat devrinin önde gelen yazarlarındandır. Gazetecilikle başladığı yazı hayatına hikâye ve roman yazarlığını da ekleyerek çeşitli alanlarda sayısı yüz elliyi bulan eser kaleme almıştır. Yazıyı halkı eğitmek için bir araç olarak gördüğünden ansiklopedik bilgilerle dolu eserlerinde okuyucuyla daima diyalog halindedir. Sofya’da Tuna gazetesinde önce yazar, daha sonra başyazar olarak gazeteciliğe adım atar. Mithat Paşa’yla gittiği Bağdat’ta ressam Osman Hamdi Bey, Muhammed Zühavi ve Şirazlı Bakır Can Muattar gibi isimlerin de bulunduğu oldukça geniş kültürlü bir çevreye girerek Batı ve Doğu kültürleri üzerine bilgisini derinleştirir. Tahtakale’deki evinde kendi matbaasını kurup kitaplarını yayımlamaya başlar. Bir yandan da yayımladığı Devir, Bedir, Dağarcık, Kırkambar gibi gazete ve dergilerle gazeteciliğe devam eder. Yazılarından dolayı Abdülaziz yönetimi Namık Kemallerle birlikte onu da sürgüne gönderir. Üç yıl süren Rodos sürgününde çocuklar için bir okul açarak ders vermeye başlar ve ilk romanlarını yazar. İstanbul’a döndüğünde çeşitli memuriyetlerde bulunur ve Türk basın tarihinin en uzun soluklu gazetelerinden Tercüman-ı Hakikat’i kurar. Hemen her konuda, üstelik yeni tekniklerle de yazan Ahmet Mithat’ın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikler Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.


1982 yılında Ankara’da doğdu. 2000 yılında eğitimine başladığı Doğu Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 2004 yılında mezun oldu. Mimarlık fakültesini bitirdikten sonra Kıbrıs’ta kalıp Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları’nda çalışmaya başladı.
1 saat 27 dakika süren film animasyondur.
















1983 yılında Eskişehir’de doğan ama aslen Kütahyalı olan, oralarda da hiç yaşamamış olup asker kızı olmanın gerekliliğini sonuna kadar yerine getiren ve şehir şehir gezen Aslı, Dokuz Eylül Üniversitesi ÇEKO bölümünden 2006 yılında mezun olduktan sonra öğrenimine Dudley College’da devam etmiştir. Firmaların pazarlama ve kurumsal iletişim departmanlarında 7 yıl görev aldıktan sonra, “9-6 çalışmaya yeter” deyip kendi işini kurma aşamasına geçmiştir. 5 yıldır AKA ile ilgilenmekte, daha çok sosyal medyada algı yönetimi üzerine uzmanlaşmaktadır. Aynı zamanda kendi sosyal medya hesapları için de içerikler üretmektedir. Yazarın İnkılâp Kitabevi’nden çıkan diğer kitabı: Benden Ne Olur?

