9/10/2018

Eva'nın Çığlığı - Jennifer McMahon

Eylül 10, 2018 6 Yorum
Eva'nın Çığlığı


“Bazen gerçek görmek istemeyeceğin kadar korkunç olabilir Bazen gerçeği bilmemek daha iyidir.”

Bütün kitaplarını çok sevdiğim , bayıla bayıla okuduğum Jennifer McMahon 'un son kitabı Eva'nın Çığlığı 'nı da sonunda okuyabildim. Her kitabı ile beni farklı bir dünyaya götüren yazar bu kitabı ile de hayal gücümün sınırlarını zorladı.

Geçmişte yaşanan bir felaket ile başlayan kitap Eva'nın ailesinin başına gelen farklı bir felaket ile devam ediyor. Bu bölümü okurken dikkatimi çeken bir tuhaflık kitabın sonlarına doğru aydınlanıyor. Ben yazar mı ne yazdığını unuttu diye düşünürken şaşırtıcı bir yol izlediğini okuyarak anlamış oldum.

Kitap birçok farklı karakteri barındırıyor. Ateş yiyen kız, Necco. .. İlerleyen bölümlerde kim olduğu ortaya çıksa da yazar bize ipucu vermiyor ve bu kız da nereden çıktı diye düşünmeme sebep oldu. Diğer karakterleri de kendi anlatımından okuyoruz . İlk başta bu karakterlerin konu ile ne alakası var derken yazar ince işçilik ile konu ve karakterleri dokuyarak birbirine bağlıyor.

Kitap gerilim kitabı olarak kayıtlara geçse de aslında gerilim değil. Gizem, doğaüstü olaylar , heyecan ve sürükleyici bir anlatım var kitapta.
    Bazı olayları ve katili kitabın ortasında tahmin etmiş olsam da Jennifer McMahon 'ın kalemine bayılıyorum. Her yazdığını gözü kapalı alır ve okurum.

Umarım yazım sizin için faydalı olmuştur.

Kitaptan Alıntılar :

"Ben asla başkalarının beklentilerini yerine getirmek için yaşayan koyun sürüsüne dahil olmayacağım."

"İnsanların neler yapabileceğini hiçbir zaman tam olarak bilemezsiniz. Dış görünüşlerinin ardında hiç ummadığınız bir kişilik taşıyor olabilirler. "

"Kimin ne yapıp yapamayacağını asla bilemezsin. Annem her zaman kimsenin farkında bile olmadığı silik insanların süprizlerle dolu olduklarını söylerdi."

Kitap Hakkında Yazılanlar : 

“McMahon Eva’nın Çığlığı’nda korku-gerilim türünde ne kadar başarılı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Kesinlikle okumalısınız!” – The New York Times

 "McMahon'ın son kitabında gizem ve hayal gücü yine akıl almaz bir uyum içinde. Sizi uykusuz geceler bekliyor.” - Booklist -

 “Eva’nın Çığlığı, McMahon’ın yarattığı muhteşem atmosferi ve merak uyandıran anlatımıyla kesinlikle yılın en iyi gerilim romanlarından biri.” - Kirkus Review -


  Kitabın Adı : Eva'nın Çığlığı
Yazar :Jennifer McMahon
Yayınevi : Ephesus Yayınları
Orjinal adı : Burntown
Çevirmen : Elif Bulanalp
Sayfa Sayısı :400



Eva babasının şaşırtıcı şeyler icat etmesine tanık olarak büyümektedir. Bu icatların en ilginci ise insanları ölülerle konuşturduğu iddia edilen, Edison’un mirası da sayılabilecek bir makinedir.
Ama bir gece kasabada çıkan fırtına Evaların nehir kenarındaki evlerini vurur ve aile bu felaketle paramparça olur. Eva’nın o geceden hatırladığı tek şeyse, Edison’a ait makineden gelen bir sesin, “Tehlikedesiniz!” diye bağırmasıdır. Üstelik çok geçmeden Eva tehlikenin kendisine düşündüğünden de yakın olduğunu anlayacaktır.
Korku-gerilim türünde yazdığı pek çok kitapla hem okurlar hem de eleştirmenler tarafından ilgiyle takip edilen Jennifer McMahon son kitabı Eva’nın Çığlığı’nda da kan donduran, sürprizlerle örülü, karanlık bir hikâyenin peşine düşüyor.




Jennifer McMahon Kimdir ?

Jennifer McMahon
 1968 yılında Hartford, Connecticut, ABD'de dünyaya gelmiştir. İlk kısa öyküsünü üçüncü sınıfta yazan yazar 1991 yılında Goddard College'da lisans eğitimini tamamlamıştır. Daha sonra Vermont College'daki Yazı Programı Yüksek Lisansında bir yıl şiir okumuştur.Bir şiir,bir romana dönüşen karasızlığı ile kendine biraz zaman ayırmaya karar vermiştir. Jennifer McMahon, evsiz barınak personeli, yetişkinler ve akıl hastalığı olan çocuklar için danışman olarak çalışmış, 2000 yılında tam zamanlı çalışmak için işinden ayrılmıştır.Halen Vermont'taki Montpelier'deki evinde yaşamaktadır.

Jennifer McMahon'ın Okuduğum Diğer Kitapları :


Şeytanın Eli 

Neptün Cinayetleri

Söylemeyeceğine Söz Ver

29. Oda

Kayıp Kızlar Adası






                                                            Kozmokitap

9/05/2018

İçimdeki Hayal - Steena Holmes || Kitap Yorumu

Eylül 05, 2018 4 Yorum
İçimdeki Hayal


Kesinlikle beklentimin çok üzerinde bir kitaptı İçimdeki Hayal . Hele de 4.90 gibi bir fiyata aldığım düşünülürse ...

Duygusal , gerilim ve belirsizlik öğeleri tam yerinde kullanılmış kitapta . Kitaptaki baş karakter Diane'nin yerinde olmak istemezdim .

Yeni anne olmuş Diane'nin duyguları ile başlıyor kitap. Bebeği doğalı birkaç ay olmuş , artık işe başlama zamanı gelmiştir. Bir de dadı vardır evde Nina . Bebekten çok Diane ile ilgilenmektedir sanki . Kocası ise bebeğin doğumuna yetişememiştir . Birkaç aydır iş gezisinden dönmemiş , eşi ile telefonda da konuşmamıştır .Ortada bir tuhaflık olduğunu sezer Diana . Fakat ne olduğunu anlayamaz.

Biz küçük bebeği olan Diana'i okurken aynı zamanda geçmişe dönüp hamilelik dönemini, eşi ile ilişkilerini , korkularını da okuyoruz.Geçmişin tekrarlanma korkusu bir tarafa bebek ve kariyer arasında bocalayan bir kadının duygularına da şahitlik ediyoruz.

Kitabın sonunda bütün tuhaflıkların ardında yatan acı nedeni de öğreniyoruz. Beni çok etkileyen kitaplardan birisi oldu İçimdeki Hayal. Bazı yerler tahmin edilebilir olsa da konu itibariyle çok etkilendim. Benden tam puan aldı kitap.

Kitaptan Alıntı :

"Dünya tatlısı bebeğimin kırpıştırdığı mavi gözlerine dikkatle baktım ve çok , ama çok uzun zamandan beri ilk kez umudu içimde hissettim." 

İçimdeki Hayal
Kitabın Adı :İçimdeki Hayal
Yazar :Steena Holmes
Yayınevi :Doğan Kitap
Orjinal adı :The Memory Child
Çevirmen :Mehmet Gürsel
Sayfa Sayısı :256


Geçmişiyle yüzleşen bir kadının gizemli hikayesi... Bebeğimi gördüğüm an, kusursuz bir andı. Daha iyi bir güne dair vaatlerin sunulduğu yerde, ağaran günün, perdelerin arasından kendini belli etmeye başladığı, sessizliğin ortasındaki o an... Brian, eşi Diane'in hamile olduğunu öğrenince sevinçten havalara uçmuştu. Çocuk sahibi olmayı yıllarca ertelemişlerdi. Bir sır, Diane'i anne olmaktan alıkoyuyordu. Ama korktuğu gibi olmamış, aradan geçen bir yıl onu haksız çıkarmıştı. Diane, kızı Grace'i heyecanla büyütmeye başlamıştı bile... Ama tuhaf giden bir şeyler vardı. Brian neredeydi? Neden kızını hiç görmemişti? Diane, Grace'in üzerine titrerken, akrabaları ve dostları gözlerini neden ondan kaçırıyorlardı?


                                                            Kozmokitap

Zamansız Fırtına - Linda Howard || Kitap Yorumu

Eylül 05, 2018 3 Yorum

Zamansız Fırtına

'' Adil bir oyuna var mısın? ''
'' İşte burada yanılıyorsun. Ben kazanmak için oynarım güzelim. ''

  Kalemini çok sevdiğim , romantizm ile gerilim unsurlarını başarı ile birleştiren nadir yazarlardan Linda Howard. Bu nedenle bulduğum tüm kitaplarını okumaya çalışıyorum .

  Zamansız Fırtına adıyla de ilgimi çeken bir kitap . Yazarın en son okuduğum kitabında çağlar arasında seyahat edince aklıma yine o tarz bir şeyler geldi. Fakat burada yazan fırtına tam anlamıyla bildiğimiz fırtına :)

Angie güçlü , tek başına yaşayan ve babasının işlerine sahip çıkmış onu devam ettiren bir kadındır. İşi de av rehberliğidir. Dağda ava çıkmak isteyenlere rehberlik yapar ve av sonuna kadar onlarla beraber kalır.

Zamansız Fırtına


 İşler yolunda giderken Dare isminde bir adam çıkagelir ve aynı işi yapmaya başlar. Güçlü kuvvetli bir erkek olmasından dolayı çoğu insan iş konusunda onu tercih eder ve Angie'nin işleri kötü gitmeye başlar.

   Zihninin '' o zaman '' ı silip '' şu an '' a odaklanması kendini daha iyi hissetmesini sağlıyordu.


Birbirleri arasında gerilim hat safhadadır bu ikilinin.

Angie iki kişiye av için yine rehberlik etmek için dağa çıkar. Fakat bu sefer işler bambaşkadır ve büyük bir tehlikenin içindedir. Ona yardım edecek kişi isi en son görmek istediği kişi Dare'dir....

Heyecanlı , sürükleyici, gerilim dolu ve romantizmin doruklarında bir kitap Zamansız Fırtına. Kitabı her ne kadar çok sevsem de Gözyaşlarımı Sildiğim Gün ve Kara Melek'ten bir tık geride kaldı benim için.



 Kitap Hakkında Yazılanlar :

 "Dikkat çekici bir hikâye... Romantik gerilim söz konusu olduğunda Linda Howard'ın romanlarından daha iyisini bulmak zor."    -Romance Reader-

 "Baştan çıkartıcı bir hayatta kalma hikâyesi. Dur durak bilmeyen bir roman."    -Book Reporter- 

"Romantik gerilime vurulan sağlam bir mühür. Kalp atışlarınızı hızlandıracak, güçlü bir mizaha sahip, ateşli bir roman."    -RT Book Reviews- 

"Zamansız Fırtına, macerayı ve keskin virajları seven okurlar için tadına doyulmaz bir roman." -Fresh Fiction-




Zamansız Fırtına
Kitabın Adı : Zamansız Fırtına
Yazar :Linda Howard
Yayınevi :Martı Yayınları
Orjinal adı :Prey
Çevirmen :Duygu Özen
Sayfa Sayısı :416


Otuzlu yaşlarında, kötü bir evliliği geride bırakmış bir kadın ile ordudaki görevinden ayrılmış, içine kapanık, sert ve çekici bir adamın yolları aynı kasabada av rehberliği yapan iki rakip olarak kesişir. Her şey Angie'nin, müşterilerini götürdüğü av sırasında görmemesi gereken bir cinayete tanık olmasıyla başlar. Genç kadın artık dolu bir silahın yanlış tarafındadır, onu bu beladan kurtaracak tek kişi ise rakibi Dare'dir. Kör edici fırtına patlak verdiğinde olaylar tahmin edilemez bir hızla gelişir. Tehlikenin doruklarına ulaşan bu kaçma kovalamaca, iki rakibi beklenmedik bir sona doğru sürükleyecektir. Gölge Kadın, Gözyaşlarını Sildiğim Gün ve Aşk Tuzağı'yla okurları kendine bağlayan Linda Howard, ateşli duygularıyla savaşmak zorunda kalan karakterleriyle tutkulu bir maceraya daha imza atıyor.


Yazarın bloğumda yer alan diğer kitapları :

Gölge Kadın 

Aşk Tuzağı

Kara Melek

Gözyaşlarımı Sildiğim Gün 

Yanlış Zaman Doğru İnsan 


                                                            Kozmokitap

İnsan Sürümü: 0,4 - Mike Lancester || Kitap Yorumu

Eylül 05, 2018 0 Yorum
İnsan Sürümü: 0,4

Peki ya bütün bu olanlar kısa devre yapan beynimin ürettiği saçmalıklarsa?
Halüsinasyonlar!
Paranoya!
Danny'nin gösterisinin sebep olduğu bir akli bozukluk?
Yoksa menenjit mi geçiriyorum?
Suçiçeği?

 Point 4 Serisinin ilk kitabı İnsan Sürümü 0.4  İsmi, kapak görseli, arka kapağı ile beni etkileyen kitap hakkındaki yorumları gördükten sonra acaba almasa mıydım diye düşündürdü. Beğenenlerin yanında çok vasat bulanları da görünce tereddütte başladım kitaba. Başladıktan sonra hiç de korktuğum gibi olmadığını gördüm. Bu kez de içgüdülerim beni yanıltmamıştı. Hızla okunan ve farklı bir kitap bulmuştum. Yazar konuyu fazla uzatmadan kısa ve öz yazmış kitabı. Konu olarak da farklıydı ve ben çok sevdim. 5 üzerinden 4 veririm kitaba .

Bilim kurgu türünde kitap. Bizden çok sonra bizim teknolojimizi ilkel bulanların olduğu bir dönemde merdiven altında üç analog kaset bulurlar. Bu kasetleri dinlerlerken biz de yaşanılanlar öğreniyoruz.

   Bir kasabada yapılan yetenek yarışmasında dört kişi hipnotize edilir. Kendilerine geldiklerinde bütün kasabanın adete donup kaldığını görürler. Hiçbir alet de çalışmamaktadır. Telefon , bilgisayar gibi. Kasaba halkı hareket etmeye başladığında ise her şeyin aynı olmasına rağmen bir o kadar da farklı olduğunu görürler...

  Okurken kitap daha detaylı ve daha derin yazılabilir miydi diye düşündüm. Yazar kısa ve öz yazmasına rağmen konu daha da detaylandırarak ve aralara gerilim öğeleri okuyucuya hissettirilerek kalın bir roman şeklinde de yazılabilirdi ki  bence bu haliyle sevmeyen kesim o haliyle kitabı çok severdi. Hatta kitaptan harika bir sinema filmi de yapılır. Görsel efektler ve animasyonların da eklenmesi ile muhteşem bir iş çıkar ortaya.

Çok keyif alarak okudum kitabı. Serinin ikinci kitabı 1.4 bizde çevrilmedi bildiğim kadarıyla . O da dilimize kazandırılırsa okumayı çok isterim.


İnsan Sürümü: 0,4
Kitabın Adı :İnsan Sürümü: 0,4
Yazar :Mike Lancester
Yayınevi :Altın Kitaplar
Orjinal adı :Human.4
Serisi : Point #1
Çevirmen :Berna Gülpınar
Sayfa Sayısı :224


Kyle Straker'ın eski kasetlere okuduğu hikâye böyle başlıyor. Bu kasetlerin düzmece olduğunu düşünebilirsiniz. Ama ya değilse?
 Ya içlerinde geçmiş dünyanın tarihi gizliyse?
 İnandığınız ya da bildiğinizi sandığınız her şey koca bir yalandan ibaretse?
 Peki ya siz?
Her şeyin yalan olduğu bir dünyada, siz gerçek olabilir misiniz? "Yoksa rüya içinde bir rüya mı hep gördüğümüz"
                 Edgar Allan Poe


                                                            Kozmokitap

9/02/2018

Avokado Bahçesi - Robert Hellenga || Kitap Yorumu

Eylül 02, 2018 1 Yorum
Avokado Bahçesi

   Konusu hakkında fazla bilmeden sırf adından ve avokadoyu çok sevdiğim için aldığım bir kitap Avokado Bahçesi. Üstelik New York Times 'ın " Şirin ve sevimli ... Büyüleyici , macera dolu bir masal ..." dediği bir kitap kötü olamaz diye düşündüm. Nereden biliyorsun diyorsanız kitabın üzerinde yazıyordu :))

Rudy isimli bir adamı anlatıyor kitap. Eşini kaybetmiş ve üç kızı olan bir baba. Bir gün evini satarak Teksas'ta avokado bahçesi satın alır ve oraya yerleşir. Rudy'nin yaşamını , felsefeye olan ilgisini, kendi felsefi düşüncelerini , kızları ile olan ilişkisini okuyoruz kitapta. Bir de kitabı renklendiren Norma Jean var. Norma Jean bir fil ve resim yapıyor .

Avokado Bahçesi


  Sakin ve ağır bir tempoda ilerliyor kitap. Bu sebeple hareket bekleyen okuyucu bu kitabı okurken sıkılabilir. Şahsen ben ağır tempoda birçok kitabı zevkle okumuş birisi olarak bu kitabın bazı yerlerinde sıkıldığımı itiraf ediyorum. Kitabı yarım bırakmak istemediğim için inatla okuyarak kitabı bitirdim.

  Yazarın ilk olarak The Sixteen Pleasures isimli romanında Rudy'nin bazı bölümleri varmış. Bu kitap bir nevi o kitabın devamı niteliğinde. O kitabı okuduktan sonra bu kitabı okusam farklı düşünürdüm belki. Fakat bu durumu kitabı bitirince arkadaki yazar ile yapılan söyleşide okudum.

   Kitap olarak biraz sıkıcı olsa bile filmi yapılsa bu kitabın sakin ve dinlendirici festival filmlerinden birisi olabilir diye düşünüyorum.


Avokado Bahçesi - Robert Hellenga
Kitabın Adı :Avokado Bahçesi
Yazar :Robert Hellenga
Yayınevi :Maya Kitap
Orjinal adı :Philosophy Made Simple
Çevirmen :Melda Uytun
Sayfa Sayısı :296


Rudy Harrington, karısı öldükten ve kızları büyüdükten sonra kendini bir boşlukta bulur. Artık hayatının sona erdiğine inanmaktadır. Kızlarının kendisini önemsemediği fikrine kapılan Rudy, evini satışa çıkarır ve avokado yetiştirmek üzere Teksas’a taşınır. Burada her gün 4 muhteşem soyut resim yapan fil Norma Jean, kasabayı sihirli bir şekilde kargalardan kurtaran aksi bir Hindu rahip, nazik bir Meksikalı çiçekçi ve hepsi birbirinden renkli diğer karakterlerle tanıştıktan sonra Rudy’nin yaşamının seyri tamamen değişir.

Kahramanımıza bu maceralarında Hayatı Kolaylaştıran Felsefe adlı bir kitap eşlik eder. Rudy, günlük hayatın sıradanlığı içerisinde hayatın anlamını bulmaya çalışır.

“Robert Hellenga’yı, Amerika’nın en çok beğenilen yazarları listesine ekleyelim. Çünkü Avokado Bahçesi, sonsuz bir okuma keyfi sunan modern bir roman.”

-Chicago Tribune-


                                                            Kozmokitap

8/31/2018

Dönüşüm - Luke Kennard || Kitap Yorumu

Ağustos 31, 2018 3 Yorum

Dönüşüm

  Bir ilk roman ile karşınızdayım bugün. Dönüşüm hem yazar Luke Kennard'ın ilk romanı hem de Nebula Kitap'ın yayımladığı ilk kitap.

1981 doğumlu olan Luke Kennard şair ve yazardır. Birmingham üniversitesinde yaratıcı yazarlık dersleri vermektedir aynı zamanda.

  Dönüşüm yarı mizahi dille anlatılan bir çeşit distopyadır bana göre. Birkaç aydır kitaplığımda bekleyen kitaba bir türlü başlayamamıştım. Bayram vesilesi ile elime aldığım kitabı bir çırpıda bitirdim ve açıkçası kitaplığımda bu kadar beklettiğime pişman oldum.

İngiltere'de geçiyor kitabımız. Baş karakter Karl İngiliz Edebiyatı mezunu. Kullanmadığı ürünlere yorum yazarak ve üniversite öğrencilerinin ödevlerini yaparak para kazanıyor. Karısı Geneieve ise öğretmen. Eşinde bipolar bozukluk olduğu için Karl onun üzerine daha çok düşüyor ve başına bir şey gelmesinden endişe ediyor. Kazandıkları para ile geleceğin dünyasında yaşamaları çok zor. Karl'ın tam on yedi tane kredi kartı var ve hepsine borçlu. Borçları biraz olsun ödeyebilmek için dolandırıcılık yapıyor ve yakalanıyor.

  Karl'a iki seçenek sunuluyor ya hapse girecektir ya da değişim adında bir programa altı aylığına katılacaktır. Karl ikinci seçeneği tercih ediyor. Bu programda " Mentor  " dedikleri bir ailenin yanında ve onların gözetiminde kalacaklardır. Çoğul olarak bahsettim çünkü bu programa karısı ile katılması zorunludur.

  Başlarda her şey güzel gibi görünse de sonraları Karl yanında kaldığı aileden ve programdan kuşkulanmaya başlar . Geneieve ise hayatından memnundur. Bütün bu olanlar Karl'ın paranoyası mıdır yoksa bu programın amacı farklı mıdır?

  Geleceğin dünyasına bir yolculuk yapıyoruz Karl ile birlikte. Güzel olan şeylerin yanı sıra olabilecek olanı da görüyoruz. Okuyucuyu şaşırtan ve "güleriz ağlanacak halimize " dedirten bir yazar var karşımızda : Luke Kennard. Yazarın kalemini , konuyu ele alış ve aktarış şeklini de çok sevdim. Bu başarıda yayınevinin de katkısı tartışılmaz. Çeviri çok güzeldi  , üstelik hiç yazım hatasına denk gelmeden rahat bir şekilde okudum. Tereddütsüz tavsiyemdir kitap.


Dönüşüm



Kitap Hakkında Yazılanlar : 

“Black Mirror’ın konusuna daha nazik yaklaşan hâli. Bir kuşağı tanımlayan, yarından sonraki günün romanı.” -Matthew De Abaitua-

 “İnsanın dış dünya ile ilişkini kesen, yüzünü sayfalara gömüp yedi şeritli trafiğin ortasında körü körüne yürüten kitaplardan.”   -The Times-

 “Son derece keyifli... Romanı öne çıkaran şey Black Mirror tarzı kara mizahtan ziyade insanı perişan eden bir akıl hastalığının şefkat dolu tasviri. Neticede anlaşılıyor ki bu distopya aslında bir aşk hikâyesi.” 
-Guardian-

 “Luke Kennard’ı okumak, aklından geçenleri çekip doğrudan sayfaya aktarma gibi esrarengiz bir yeteneğe sahip bir yazarla karşılaşıldığında hissedilen o sinsi telaşı deneyimlemek demektir.” - Shortlist -

“Rahatsız edici şekilde tanıdık... Sürükleyici.”  -Financial Times-

“Karanlık, teknolojik bir distopyanın, uçurtma sörfü ve kahvaltıda dengeli politik bir söylevden hoşlanan, sevimli, ilerici, orta yaşlı bir çiftin banliyödeki evinden doğması kaçınılmaz görünüyor artık. Luke Kennard’ın parlak ilk romanı korkutucu bir biçimde olası yakın geleceğin taze, eğlenceli ve sürükleyici bir tasvirini sunuyor.”     -Joe Dunthorne-

 “Rahatsız edici ve nükteli ama özünde öyle hassas ki kalpleri durdurur. Mükemmel bir kitap. Bir çırpıda okudum.”    -Lisa McInerney-

 “Aşırı zeki ve aşırı eğlenceli. Luke Kennard’ın ilk romanı şirketleşmiş yüzyılımızı ustaca parçalarına ayırıyor. Aynı zamanda bizi Lucky Jim’den beri tanıdığımız bahtsız kahramanların en sevimlilerinden biri ile tanıştırıyor. Gerçek olan her şeyin yıkılamıyorsa dış kaynak olarak kullanıldığı bir dünyada Dönüşüm gibi bir kitap âdeta bir ışık demeti; tek kelimeyle hayati bir kitap.”   -Paul Murray-

 “Borç içinde yüzen genç kuşaklar için olmazsa olmaz bir okuma. Eğlenceli, elzem ve rahatsız edecek kadar dürüst.”   -Jenn Ashworth-

 “Tam anlamıyla sürükleyici; şevk, güven ve keskin bir zekâyla sergilenen eşsiz bir fikir.”  -Isy Suttie-




Kitabın Adı :Dönüşüm
Yazar :Luke Kennard
Yayınevi :Nebula Kitap
Orjinal adı :The Transition
Çevirmen :Funda Başak Dörschel
Sayfa Sayısı :340


Yakın bir gelecekte İngiltere: otomatik arabalar, kendi kendine dolan akıllı buzdolapları, daha da akıllı tabletler... Diğer yanda ise bir türlü ödenemeyen, ödenemedikçe katlanan borçlar. Otuzlu yaşlarını süren Karl ve Genevieve çifti “kaybedenler kulübü”nün adaylarından: Karl, son umut olarak tutunduğu sayısıyız kredi kartıyla ne kirayı ne de biriken borçlarını ödeyebiliyor. Bu noktada iki seçeneği var: hapse girmek ya da Dönüşüm Programı’na dahil olmak. Daha cazip seçenek olarak öne çıkan ve sadece çiftlerin katılabildiği altı aylık bu program süresince kendilerinden yaşça büyük, başarılı bir çift olan mentorlarının yanında kalacak ve sorumluluk, kariyer, bütçeleme, beslenme, spor, kendine güven gibi konularda aldıkları hayat dersleriyle sisteme yeniden, bu sefer “kazananlar” olarak dâhil olacaklar... Elbette kişiliklerinden ilişkilerine sürekli test edilecekleri bu zorlu süreci atlatabilirlerse.

Luke Kennard, Dönüşüm’de hayal etmesi hiç de güç olmayan, distopyaların bile “mutenâlaştırıldığı” zamanların tekinsizliğini seriyor gözler önüne. Günümüz değerlerine eleştirel bir bakışla yaklaşan, kara mizahı eksik etmeden okuru son sayfasına kadar kendine bağlayan bir ilk roman.


                                                            Kozmokitap

4. Maymun - J.D. Barker

Ağustos 31, 2018 5 Yorum
4. Maymun


3 Maymun’un isimleri; Mizaru ‘görmedim’ demek, Kikazaru ‘duymadım’ demek, Iwazaru ise ‘bilmiyorum’ demek. “İlk üç maymun genel yaşantı kurallarını anlatır ancak dördüncüsü çok önemlidir.” “Sihazura,” dedim. “Adı Sihazura.”
“Kötülük yapmamak demektir,” dedi babam.

Selam herkese. Son zamanlarda okuduğum en güzel polisiye-gerilim kitabı yorumu ile geldim bugün : 4. Maymun. Kitap piyasa çıkar çıkmaz almama rağmen okumayıp beklettiğim kitaplardan oldu. Bazen bir kitap hakkında çok fazla paylaşım görünce o kitapran soğuyorum ve okumayı erteliyorum. Bu kitap için de öyle oldu. Kitabı bitirdikten sonra erteleme için kendime kızsam da sonunda okumuş olmaktan dolayı mutluyum :)

 Öncelikle kitabın kapağını ve dizaynını çok sevdiğimi belirteyim. Ne kadar kapağa göre kara vermeyeceğim desem de beni çekiyorlar , ne yapayım :D

Chicago'da geçiyor kitabımız . 4MYMN adıyla bilinen bir katil vardır ve bu katil kurbanlarını kaçırdıktan sonra ailelerine önce bir kulak kesip göndermektedir. Sonra kaçırdığı kişinin gözlerini çıkarıp gönderir. Sonra sırada dili vardır. En son ise öldürüp bir kenara bulunsun diye atmaktadır. Polis ne kadar araştırma yaparsa yapsın bu caniyi yakalayamaz , hiç ipucu yoktur.

  Bir gün bir trafik kazası olur. Belediye otobüsü bir yayaya çarkar . Bu yaya da elinde bir kutu taşımaktadır ve kutuda da bir kulak vardır...

  4MYMN katilinin öldüğünü düşünen polis şimdi bu kulak kimin onu bulmak zorundadır. Bir yerlerde kapalı bir kurban vardır ve süre daralmaktadır...

  Heyecanlı sürükleyici bir kitap 4. Maymun. Ölen kişinin üzerinde bulunan günlüğü dedektif okurken biz de bir katil nasıl büyür , nasıl eğitilir onu okuyor ve ailenin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.

  Kitabı okurken hiç bir kusur , eksik nokta bulamadım. Bayıla bayıla okudum. Polisiye-gerilimin hakkını sonuna kadar veren bir yazarı okumaktan çok mutlu oldum. Kitap serinin ilk kitabı  . Serinin ikinci kitabı sanırım şu an çeviri aşamasında. Çünkü Nemesis Kitap instagram sayfasında "yazarın ikinci kitabı için hazır mıyız " diye paylaşım yapmıştı. Bizi fazla bekletmezler umarım. Polisiye ve gerilim kitabı okumayı benim gibi çok sevenler bu kitabı kaçırmayın derim :))

4. Maymun


Kitap Hakkında Yazılanlar : 


“Ürkütücü, korkunç… Ve elinizden bırakmanız imkânsız! 4. Maymun bir gerilim romanında olması gereken her şeye sahip.Mutlaka okunmalı!”   -Heather Graham-

“Se7en ve Olağan Şüpheliler geleneğini hatırlatacak şekilde yazılan 4. Maymun, baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bir solukta okuyacaksınız!”   -David Morrell-

 “Seri katil kurgularından bugünlerde çok fazla var, eşsiz olanı ortaya çıkarmak için güçlü bir görüş ve kurnaz bir planlama gerekiyor. 4. Maymun tam olarak bunu yapıyor ve bize birden fazlasını veriyor. Yapboz hayranları için eşi bulunmaz, hikâye içinde hikâye barındıran, garip ve şaşırtıcı bir roman bu. Baştan sona gerçek ve sağlam bir gelirim.”    -Jack Ketchum-

 “Cesur ve ustaca yazılmış bir gerilim romanı. Dâhi bir katilin zihnine yapılan karanlık bir yolculuk ve iyilik için onu durdurmakla görevli insanlar… Barker bir katilin hikâyesini, kendine özgü bir tutku ve zekâyla yazmış. Lee Child, dengini buldun.”   -Tosca Lee-

 “Ürpertici ve leziz, sürükleyici bir kitap.”   -Kelley Armstrong-

 “Sürükleyici, bağımlılık yapan ve şeytanî bir zekâyla ilerleyen olaylar… Açılıştan itibaren okuru yaylım ateşine tutan 4. Maymun, sizi yakalayacak ve gitmenize asla izin vermeyecek. J.D. Barker müthiş bir yeni yetenek.”   -Barry Lancet-


4. Maymun - J.D. Barker
Kitabın Adı :4. Maymun
Yazar :J.D. Barker
Yayınevi : Nemesis Kitap
Orjinal adı :The Fourth Monkey
Serisi : 4MK Thriller, #1
Çevirmen : Tolga Toprak
Sayfa Sayısı :488


Annem ve babam elleri birbirine kenetli, gözlerinde aşkla, yaşlı bir ağacın gölgesinden beni seyrederlerken, ben diğer çocuklarla oynardım. Bir top ya da frizbinin peşinden koştururken annemle babamın şakalaşıp gülüştüklerini duyardım. “Bana bakın!

Bana bakın!” diye seslenirdim. Bakarlardı. Ailelerin çocuklarını seyrettikleri gibi beni seyrederlerdi. Beni gururla izlerlerdi. Oğulları, neşeleri... Geriye dönüp o yaşlarıma bakıyorum da...

O ağacın altında ikisi de gülümserken onlara bakardım. Boğazlarının bir kulaktan diğerine kadar kesik olduğunu hayal ederdim, açık yaradan kan fışkırıyor ve o fışkıran kan önlerindeki çimenlerin arasında birikiyordu. Gülerdim, kalbim güm güm atardı, çok gülerdim.

Tabii ki bu yıllar önceydi, ancak elbette bunun başladığı yıllar o yıllardı.




                                                     
Web sitemizdeki fotoğrafların, yazıların izin alınmadan kopyalanması, yayınlanması, alıntı olduğu ve kaynağı belirtilmeden bir takım amaçlar için kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına aykırıdır. İzin alınmadan kopyalanan resim ve yazılarımızla ilgili dilekçe ve dava açma hakkımız saklıdır.