
İlk çıktığı andan itibaren ismi ve konusu ile ilgimi çeken bir kitaptı Pusudaki Kız . Bazen bir kitap çıkar ve hakkında hiçbir şey bilmeden sizi çektiğini hissedersiniz ... Bu durum size olur mu bilemiyorum ancak bana oluyor . Çekildiğimi hissediyorum ancak alıp almamakta kararsız kalıyorum. Bu kitap için de bunları hissettim . Kitabı satın almadım , okumak için ödünç aldım ben de . İyi ki de ödünç aldım dedim kendime kitabı bitirince ...
1983 temmuz ayında altı genç ormana kamp yapmaya giderler ve sadece beş tanesi geri döner . Aralarında en küçükleri olan Aurora - on dört yaşında - kaybolmuştur . Zamanın en büyük arama çalışmaları yürütülür fakat bulunamaz...
Otuz yıl sonra ormanda kamp yapmaya giden bir ailenin küçük kızı insan kalıntıları bulur . Olaya çağrılan Dedektif baş komiser Jonah Sheen ilk görüşte bunların Aurora'ya ait olduğunu anlar. Kayıp vakası yaşandığında o henüz genç bir polis memurudur ve bu olay onu etkilemiştir.
Çift zamanlı olarak ilerliyor kitap. Aurora'nın katilleri aranırken otuz yıl önceye gidip Aurora'nın ağzında kampta olanları okuyoruz. Çift zamanlı ilerlemeyi oldukça başarılı bir şekilde yürütmüş yazar.
Otuz yıl önce kampa giden çocuklar tekrar çağrılır ve ifadeleri tekrar ele alınır . Geçmişte verdikleri ifadeler ve yeni ifadeleri karşılaştırılır. Aradaki farklılıklar ortaya konulur ve saklanılanlar ortaya çıkarılmaya çalışılır .
Konu olarak ilgimi çekti kitap . Okurken konu olarak açıkta kalan bir nokta olmamasına rağmen kitaptaki duyguları alamadım ben . Ne ailedeki üzüntüyü , ne ceset bulunduğu zamandaki şaşkınlığı , ne de araştırmadaki gerilim ve heyecanı . Belki ilk kitap olduğu içindir diye düşündüm. Serinin diğer kitapları nasıl bilemiyorum . Bizde kitabı okuyanlardaki yorumları okudum ve herkes çok beğenmiş . Ben de goodreads'e baktım . Orada da benim gibi düşünenleri görünce sorun bende değilmiş dedim... Bu nedenle kitabı satın almayıp ödünç alarak okuduğum için sevindim . Kitabı ortalama buldum çünkü ben .
Pusudaki Kız Hakkındaki Övgüler :
“Çok sevdim. Olağanüstü bir polisiye kitap.”
Marian Keyes
“Çok çekici ve adamakıllı bir polisiye roman... Sayfalar arasında gezinirken, uykumdan oldum. Konu iyi, karakterler parlak, yazım güzel: tam isabet!”
Jo Spain, çoksatar İtiraf kitabının yazarı
“İki zamanlı, gelecek vadeden güçlü bir gerilim romanı. Gizemli, şık ve tamamen etkileyici.”
Will Dean, Kara Çamlar kitabının yazarı
“Bazen zarif, bazen vahşi, bazen ateşli, bazen soğukkanlı, Pusudaki Kız, insanı olduğu yere çivileyen, hızla okutan, bitirmeyi hem isteyeceğiniz hem de istemeyeceğiniz nadir ilk romanlardan biri. Cidden etkileyici.”
Chris Whitaker, Uzun Meşeler kitabının yazarı
“Böyle zevkle okuduğum bir ilk roman hatırlamıyorum - böylesine karmaşık bir öyküyü büyük ustalıkla anlatıyor ve karakterler çok güzel.”
Helen Callaghan, çoksatar Sevgili Amy kitabının yazarı
Kitabın Adı :Pusudaki Kız
Yazar :Gytha Lodge
Yayınevi : Flamingo Yayınları
Orjinal adı : She Lies in Wait
Serisi : DCI Jonah Sheens #1
Çevirmen : Uğur Gülsün
Sayfa Sayısı : 432
1983 yılının sıcak bir Temmuz gecesinde, altı okul arkadaşı ormanda kamp yapmaya gider. Aurora Jackson da, bu her biri göz alıcı ve muhteşem gençlerle gitmek için can atmaktadır. Otuz yıl sonra bir ceset keşfedilir. Başkomiser Sheens, olay yerine çağrılır ama zaten onu neyin beklediğini çok iyi bilmektedir: Aurora Jackson, sonunda bulunur. Ama hepsi bu kadar da değildir. Yıllar boyunca hiç kimseye bir suç isnat edilemez. Ta ki ceset, sadece bu altı kişinin bildiği bir yerde bulununcaya kadar... Görünüşe göre, katil çok yakınlardadır.
Gytha Lodge Kimdir ?
Bol ödüllü oyun yazarı , roman yazarı olan Gytha Lodge çok bilmiş küçük bir çocuk yetiştirmekle ilgili bir blog da yazıyor. Yazar kitap yazmadığı zamanlarda genelikle video oyunları yazmakta ve global bir çeviri firmasında metin yazarlığı ekibini yönetmektedir.Yazmaya ve oyunlarını sergilemeye 2002-2005 yılları arasında Cambridge Üniversitesi , Corpus Chiristi Koleji'nde İngilizce okurken başladı . Ayrıca UEA'da yaratıcı yazarlık eğitimi aldı .2009 yılında En İyi Oyun dalında Geoffrey Whitworth Ödülü'nü, aldıktan sonra kendi tiyatrosunu kurdu . Tek kişilik oyunu Otherwise 2010 'da Fringe Ödülü 'nü kazandı . Yeovil Edebiyat Ödülü ve Sanat Konseyi Kurgu Ödülü için aday gösterildi . Wattpad platformunda , genç yetişkinlere ve çocuklara yönelik yazıları toplamda beş milyon kez okundu . Pusudaki Kız yazarın ilk romanı.

Kitabın Adı :Sansar

Kitabın Adı :Aramızdaki En Kısa Mesafe
1sa 25 dk süren film drama türünde.
Dünya çapında tüm dikkatleri üzerinde toplayan, yönetmen ve senarist koltuklarında Alejandro Landes’in bulunduğu 25 film ödülünün yanı sıra 45 tane de film ödülü adaylığı bulunan ve hem konusu hem de işleniş biçimi olarak ağızları açık bırakacak bir tarza sahip olan Monos filmi 102 dakika sürüyor.
Yönetmenliğini Tommy Stovall 'ın yaptığı , başrollerinde Lin Shaye, Oliver Rayon, Ryan Ochoa, Valeska Miller oynadığı 2019, ABD yapımı film Gerilim türünde .
Yönetmenliğini Scott Stewart'ın yaptığı filmde başrolleri Dakota Goyo, Jake Brennan, Josh Hamilton, Keri Russell paylaşıyor . 2013 ABD yapımı film bilim kurgu , gerilim , Korku türünde ve 97 dk sürüyor.
Dram türünde olan filmin yönetmeni Marc Abraham , süresi ise 1 saat 59 dk .
Bilim kurgu türünde olan filmin yönetmeni Fedor Bondarchuk . Oyuncuları ise Konstantin Bogomolov, Oleg Badyu, Sergey Garmash, Yuriy Borisov paylaştığı film Rus yapımı.
Yönetmenliğini Francis Annan yaptığı filmde başrol oyuncular Daniel Radcliffe, Daniel Webber . Daniel Radcliffe'i Harry Potter'daki Harry rolünden de hatırlıyoruz. Oyuncuya sakal ve bıyığın yakıştığını belirtmeliyim. 2020 yapımı film Avustralya, İngiltere ortak yapımı . 106 dk süren film gerilim kategorisinde yer alıyor .
Filmin hikayesi geçmişte yaşanan Maratha ve Afganistan Kralı Ahmad Şah Abdali arasında 1761 Ocak 14 gerçekleşen Panipat üçlü savaşına dayanmaktadır. Panipat'ın üçüncü Savaşı, 14 Ocak 1761'de Panipat'ta, Maratha İmparatorluğu'nun Kuzey seferi gücü ile Afganistan Kralı Ahmad Shah Durrani'nin koalisyonu arasında Delhi'nin yaklaşık 95.5 km kuzeyinde gerçekleşmiştir. 2019 Hindistan yapımı film aksiyon türünde .

1933'te doğdu. 1953'te üniversite eğitimini yarıda keserek ABD hava kuvvetlerine katıldı. Hava kuvvetlerinde geçirdiği dört yılın ikisinde Alaska'da bir radyo programı yaptı. Sonra üniversiteye döndü, ilk öyküleri o sırada yayımlandı. Evlendi ve okulu yarıda bıraktı. Sık sık Herman Melville ve William Faulkner ile karşılaştırılan McCarthy'nin ilk romanı Orchard Keeper 1965'te Faulkner'ın editörü tarafından fark edilerek yayımlandı ve ilk romanlara verilen Faulkner Ödülüne layık görüldü. Son romanı The Road (Yol) ile 2007 yılında Pulitzer Ödülünü kazandı. Halen New Mexico'da son eşi ve dokuz yaşındaki oğluyla yaşıyor. Başlıca eserleri: Outer Dark (1968), Child of God (1974), Suttree (1979), Blood Meridian (1985), Sınır Üçlemesi: All the Pretty Horses (1992, O Güzel Atlar), The Crossing (1994), Cities of Plain (1998). O Güzel Atlar ile başlayan Sınır Üçlemesi ve Pulitzer Ödüllü Yol Kanat Kitap tarafından yayımlanacak.

1903 yılında Liège'de doğmuştur. Genç yaşlarda okulu bırakıp gazete muhabirliğine atılmış ve 19 yaşında Paris'e yerleşmiştir. İlk polisiye romanlarını bu dönemde Sim takma adıyla yayımlamıştır. 1945'te Amerika'ya yerleşmiş ve 20 yıl bu ülkede yaşadıktan sonra, önce Fransa'ya sonra da İsviçre'ye geçmiştir. 1989 Eylülünde Lozan'da ölmüştür. Polisiyeler dışında psikolojik romanlar ve denemeler de yazmıştır. Polisiyelerindeki psikolojik derinlik, gerilimi sürekli ayakta tutmakta ve okurun ilgisini sürekli sonuca yönelik olmaktan çıkarmaktadır. Birçok romanı sinema ve televizyona uyarlanmıştır. Bazı yapıtları: Pietr-le-Leton (1931, Letonyal Pietr), La Maison du Canal (1933, Kanaldaki Ev), L'homme Qui Regardait Passer les Trains (1938, Trenlerin Geçişini İzleyen Adam), La Chambre Bleue (1964, Mavi Oda).

Pedro Antonio de Alarcon Y Ariza, 10 Mart 1833'de o zamanlar tanınmış bir ailenin on çocuğunun dördüncüsü olarak Granada, Guadix'de doğdu. Alarcon doğduğunda ailesi oldukça zor günler geçiriyordu, bu nedenle Alorcon'un çocukluğu sıkıntılar içinde geçti. Okumaya hevesli çalışkan bir çocuktu ve daha on yaşına basmadan ilk şiir denemelerini kaleme almıştı. Ekim 1847'de hukuk eğitimi almak için Granada Üniversitesine girdi, ama ailesinin maddi durumunun kötüleşmesinden dolayı öğrenimine devam edemedi.
Alarcon, İspanya içinde pek çok şehir dolaştı ve Fransa ve İtalya'ya pek çok defa gidip geldi. İspanya'nın Fas Sultanıyla olan kısa savaşında (1859-60) General O'Donnell'ın hizmetinde bulundu. 1850li yıllar boyunca Alorcon editörlükle ilgili pek çok işe girip çıktı, sonrasında kariyerine bir gazeteci olarak devam etti. Bu süre içinde şiirleri, kısa hikayeleri, bir oyunu ve ilk romanı El Final de Norma'yı (1855) içeren kendi edebi denemelerini bastırdı. 1861 yılından sonraki dokuz yıl boyunca edebi çalılşmalarını ara verdi ve politkaya atıldı. 1870 yılında Poesias Serias y Humoristicos ile tekrar edebiyata döndü ve bunu El Sombrero de Tres Picos (1874), El Escandalo 81875), El Nino de la Bola (1880), El Capitan Veneno (1881) ve La Prodiga (1882) izledi. Alarcon, Madrid'de 19 Temmuz 1891'de öldü.

