
Azerbeycan'da iki yıl boyunca çok satanlar listesinde yer alan Bu Şehirde Kimse Yok Mu? 'yu çok merak ediyordum . Rövşen Abdullaoğlu'nun kişisel gelişim türünde yer alan Zor Olsa da Hayat Devan Ediyor kitabını okumuş ve çok sevmiştim. Hatta baş ucu kitaplarımdan biri haline gelmişti. O kitabı okurken yazarı araştırırken bu kitabın ismini duymuş ve bize de gelse de okusam diye içimden geçirmiştim. Nihayet bizde de yayımlandı ve okudum.
Bu Şehirde Kimse Yok Mu ? bir roman . Fakat çok farklı bir roman . Psikolojik analizler , alıntılar , kişisel gelişimin içine girebilecek paragraflar ve kurgu iç içe geçmiş kitapta. Farklı bir tınısı ve büyüsü var kitabın. Okurken bağlanıyorsunuz kitaba. Şahsen bende öyle oldu . Kitabı bırakamamak bir kenara kendinizden bir şeyler de buluyorsunuz .
Willy 'yi anlatıyor kitap. Willy bir onkoloji merkezinde temizlik görevlisi olarak çalışmakta , evli ve iki çocuk babasıdır. Hayatında insanlar var gibi görünse de Willy kendisini çok yalnız hissetmekte böyle olunca da herkesten uzaklaşıp kabuğuna çekilmiştir. İçinden geçenleri eşiyle bile paylaşamamaktadır . Böyle olunca hissettiği yalnızlık daha da büyümekte bu onu daha da yalnızlaştırmaktadır . Bir tür kısır döngüye girmiştir aslında.

Biz yetişkin Willy ile tanıştıktan sonra yazar bizi geçmişe Willy'nin çocukuğuna götürür ve bize onun yaşadıklarını onun penceresinden hissettikleri ile beraber verir. Annesi ve babası ... Willy ile ilişkileri ve boşanma sonrası ... Willy'nin yalnızlığı çocukluğunda başlamış ve bu travmayı yetişkin olarak da atlatamamıştır. Gençliğinde başarılı ve geleceği olan bir sporcudur .Ancak o hayata küserek geleceğini da bırakarak farklı bir yol çizmiştir.
Karamsar bir çizgide ilerileyen Willy 'nin yolu hasranedeki hastalardan biri olan Wisman ile kesişir. Wisman genç yaşına rağmen iyi bir gözlemci ve bilge birisidir. Willy'yi fark eder ve o kaçınsa da onunla iletişim kurmaya çalışır. Onun içine dönük ve insanlara küşmüş haline üzülerek onun önce kendisi sonra ise insanlarla barışması için çaba sarf etmeye başlar...
Farklı bir lezzet aldım kitabı okurken ben . Kurgu yönü ile çok başarılı bulduğum ve ne olacağını merak ettiğim kitabın psikolojik tahlilleri ve alıntıları ile de ruhumu doyurduğunu hissettim. Bir yönden huzur veriyor kitap. Yalnızlaşmamızın sebebinin aslında sadece çevremiz değil biraz da kendimiz ve olaylara bakış açımız olduğuna vurgu yapıyor. Bu yönden geçmişe bir bakış attığımızda hepimizin hataları olabilir . Mühim olan geçmiş ile barışarak geleceğe sağlam adımlar ile ilerlemek...
"Bu şehirde kimse yok gizemli bir cümledir . Anlamı sonuna getirilen ekle veya noktalama işaretiyle ortaya çıkar . Soru mu yoksa ünlem mi? Hayat felsefesi derken bunu kastediyorum. ."
Willy yalnız ihtiyarın sözlerini hatırladı . Bizi bu hale zaman getirdi. İnsanı değiştiren tek şey zamandır .
Willy ise şöyle düşünüyordu : İnsanları zaman değil , insanlar değiştirir.

Son olarak da belirtmek isterim kitabın orijinal kapağı daha güzel ve anlamlı. Bizde de bu kapak ile basılmış olsa okuyucunun dikkatini daha fazla çekerdi ve okunma ve satış oranı daha da artardı diye düşünüyorum.
Kitabın Adı :Bu Şehirde Kimse Yok Mu?
Yazar :Rövşen Abdullaoğlu
Yayınevi : Destek Yayınları
Sayfa Sayısı : 280
Bu Şehirde Kimse Yok mu? Eskiden başarılı bir sporcuydu Willy... Şimdilerdeyse köşesine çekilmiş bir temizlik görevlisi... Ölümcül bir hastalıkla mücadele etmekte olan Lübnanlı bir göçmenle tanışır çalıştığı yerde...Günden güne ölüme bir adım daha yaklaşan Wisman’ın her şeye rağmen yaşama sımsıkı ve sevgiyle tutunmayı başarabiliyor olması, etrafındaki herkesi, hayatı ve ölümü yeniden sorgulamaya iter.Willy ve Wisman arasındaki arkadaşlık, insanın anlam arayışına yepyeni bir pencere açacaktır.Azerbaycan’da iki yıl boyunca çok satanlar listesinde yer Bu Şehirde Kimse Yok mu? umuda, hayata ve anlama dair nahif ama güçlü bir hikâye...
Rövşen Abdullaoğlu Kimdir ?
Azerbaycanlı yazar, filozof, oryantalist ve psikolog Rövşen Abdullaoğlu, 28 Eylül 1978 yılında Bakü'de dünyaya gelmiştir. Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesinden mezun olmuş, çeşitli üniversitelerde teoloji ve felsefe üzerine yüksek eğitimini sürdürmüştür.Azerbaycan, Türk, Arap, Fars ve Rus dillerini bilen Rövşen Abdullaoğlu, Moskova Pozitif Teknoloji ve Danışmanlık Enstitüsü Psikolojik Danışmanlık Fakültesi Gestalt-terapi üzerine danışman psikolog olarak mezun olmuştur.
Azerbeycan'ın çok satan yazarlarından birisidir. 2016'da yayımlanan " Bu Şehirde Kimse Yok " romanının 16. baskısı bitemek üzeredir belki de ben bu yazıyı kaleme aldığımda bitmiştir. Yoğun talep üzerine basılmaya devam edileceği söylendi kitabın. Bir diğer polisiye romanı "Abaddon" ise yayımlandığı gün sadece 3 saat içinde tükenmiştir.
Yazarın Okuduğum Diğer Kitapları :
* Zor Olsa da Hayat Devam Ediyor

Stephen Edwin King, 21 Eylül 1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Maine eyaletindeki Portland şehrinde dünyaya geldi.1970 yılında Maine Üniversitesi’nde Edebiyat Fakültesi’ne girdi. Kendisi gibi bir yazar olan Tabitha Spruce ile evlendi ve üç çocukları oldu.

23 Ağustos 1987 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Erciyes Üniversitesi mezunu, evli, iki erkek çocuk annesi ve bir kamu kuruluşunda memur olan yazar aslen Yozgatlıdır.




3 Şubat 1947 doğumlu Paul Auster, çağdaş Amerikan edebiyatının en parlak temsilcilerinden. Yazı yazmaya 12 yaşında başladı. Columbia Üniversitesi'nde Fransız, İngiliz ve İtalyan edebiyatı okudu. Fransızca'dan çeviriler yaptı. 1971-75 yılları arasında Fransa'da oturdu, 1977'de oğlu doğdu, 1979'da babasının ölümünden sonra, onu konu aldığı yaşamöyküsel romanı Yalnızlığın Keşfi'ni yazdı. Denemelerini ve şiirlerini çeşitli yayın organlarında yayınladı. 1981 yılında şimdiki eşi yazar Siri Hustvedt'le evlendi. Yirminci yüzyıl Fransız şiiri üzerine önemli bir antoloji yayınladı. 1986-1990 yılları arasında Princeton Üniversitesi'nde çeviri dersleri verdi. Romancılık, şairlik, çevirmenlik, deneme ve senaryo yazarlığı gibi çeşitli yönlere sahip bir yazar olan Paul Auster, eşi ve iki çocuğuyla New York'ta, Brooklyn'de oturmaktadır.

28 Mart 1868 yılında dünyaya geldi. Çocukluk yılları Astrahan’da geçen yazar 5 yaşındayken babasını kaybetti. Daha sonra annesi tekrar evlendi. Gorki’yi büyükannesi ve büyükbabasının yanına gönderdi.
Ünlü yazar 11 yaşındayken annesini Verem’den dolayı kaybetti. Çok kısa bir süre okula gidebildi ve daha sekiz yaşındayken çalışmaya başladı. Küçük yaşlarda çalışmaya başlayınca Rus işçi sınıfının yaşamına yakından tanıklık etti. 1 Mayıs marşının sözleri Maksim Gorki’ye aittir.
Gorki on yaşına geldiğinde bir ayakkabı mağazasında çalışmaya başladı ve burada kaynar çorbadan elleri yanınca büyükannesinin evine döndü. İyileştikten sonra bir mimarın yayına çırak olarak verildi. Mimarın evinde hizmetçilik yaptı ancak ağır şartlardan dolayı 1 yıl sonra kaçtı. Volga’daki gemilerden birine girdi aşçı yamaklığı yaparak bulaşık yıkadı. Okuma merakı başlayan yazar, Rusçada yoksulluk ve acı anlamlarına gelen Gorki takma ismini aldı. İntihara kalkıştı ve bundan sonra 5 yıl serseri gibi Rusya’yı dolaştı.
Maksim Gorki çocukluğunu ve gençlik yıllarını yoksulluk ve acı içinde geçirdi. Dünya edebiyatında klasik olan "Çocukluğum" ve "Ekmeğimi Kazanırken" isimli eserlerinde bu dönemlerini detaylı olarak anlatıyor. Çocukluk döneminde yaşadığı acıların tek avuntusu büyükannesiydi. İyi yürekli bir kadın olan büyükanne Maksim Gorki’nin her zaman arkasında oldu. "Ekmeğimi Kazanırken" ve "Benim Üniversitelerim" adlı eserlerinde ninesine olan sevgisini anlattı.
Öykülerinde ülkesinin toplumsal zorluklarını işledi. Sistemi eleştiren yazar daha sonra ideolojik edebiyatı savundu. 1898 yılında yayınlandığı ilk kitabı "Hikaye Denemeleri" çok beğenildi. "Ayak Takımı Arasında" ve "Küçük Burjuvalar" oyunları sahnelendi. Bu yıllarda ünü gün geçtikçe hızla artmaya başladı. Rus devrimine adadığı en başarılı romanı "Ana" günümüzün en iyi eserleri arasında yer alır.
Çar rejimine karşı olan tutumundan dolayı defalarca tutuklandı. Gorki, Lenin ile tanışarak samimi bir arkadaşlık kurdu.
Yakalandığı verem hastalığından dolayı devlet onu İtalya’ya gönderdi. 1928 yılında geri döndü ve 14 Haziran 1936 yılında Moskova’da zatürreden yaşamını yitirdi.




Kitabın Adı : Fil Saati
18 Mart 1988 yılında dünyaya gelmiştir. Ankara Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu. Bir süre yüksek lisans düzeyinde eğitimine devam etti.

